Bizimle iletişime geçin

DÜNYA

DÜNYAYÖK BAŞKANI EROL ÖZVAR: “ÜNİVERSİTELERDE ÖRGÜN EĞİTİM YÜZ YÜZE BAŞLAYACAKTIR”

Haberler

on

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, ülkemizdeki üniversite rektörleri ile ilk kez bir araya geldi. Ankara’da gerçekleştirilen toplantıya Devlet ve Vakıf olmak üzere bütün üniversite rektörlerinin yanı sıra YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri de katıldı. ​

“Yükseköğretim Kurulunun geleceğe dair yeni vizyonunu” açıkladı

YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversite rektörleriyle ilk kez bir araya geldiği programda, “Yükseköğretim Kurulunun geleceğe dair yeni vizyonunu” açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kendisini YÖK Başkanlığına atadığı için teşekkür eden YÖK Başkanı Erol Özvar, toplantının amacının yükseköğretim kurumlarının yeni akademik yıl ve eğitim faaliyetleri hakkında istişarelerde bulunulması olduğunu kaydetti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’de bugün itibarıyla 127 devlet ve 73 vakıf üniversitesi ile 4 vakıf meslek yüksekokulunda 8 milyon öğrencinin eğitim aldığını aktararak, “Yeni vizyonumuzun ana hatlarını yükseköğretimde büyük veri, istihdam odaklı üniversiteler, akademik üretkenlik, güçlü akademik performans, üniversite-sanayi iş birliğine dair yeni modeller, üniversitelerimizin uluslararası etkileşimleri ve nihayet son yılların önemli bir terminolojisi olan bilgi diplomasisinin yaygın kullanılması oluşturacak.” diye konuştu.

Analitik projelerin başarılı olabilmesi için iyi liderlerin öncülüğünde veri, teknoloji ve istatistiki bilgilerin önemli rol oynadığına dikkati çeken YÖK Başkanı Erol Özvar, “Yükseköğretime dair elimizde olan devasa miktardaki veriden faydalanabilmek ve üniversitelerimizi küresel bilimsel rekabette güçlendirecek şekilde dönüştürebilmek ve yönlendirebilmek ancak bu büyük verinin tahlil edilmesiyle mümkün olacaktır. İnanın, bunu başarmak üniversitelerimizde çok güçlü bir dönüşüm yaratacaktır diye düşünmekteyim.” değerlendirmesinde bulundu.

Üniversitelerden istihdamı özel bir odak haline getirmeleri beklenecek”

YÖK Başkanı Erol Özvar, yeni dönemde yükseköğretim kurumlarından istihdamı özel bir odak haline getirmelerinin bekleneceğini bildirerek, şöyle devam etti: “Yeni dönemde bir diğer önemli konumuz, Türkiye’de iş gücü piyasası ve üniversitelerimizin kendi mezunlarının istihdamlarını izleyen bir yönetim anlayışını harekete geçirmek olacaktır. Üniversitelerimizde mezun takip sistemlerinin özenle ve hızla hayata geçirilmesi, bu sistemlere sahip üniversitelerimizde ise aktif hale dönüştürülmesi ve daha işlevsel kılınmasını dilemekteyim. Ayrıca, bugün ülkemizde de kar amacı gütmeyen birçok organizasyon bu takip sistemlerinin kurulmasında ve işlemesinde üniversitelerimize katkı verebilmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak paydaş kurum ve kuruluşlarla tam bir uyum ve eşgüdüm içinde üniversitelerimizin, ülkemizin istihdam kapasitesine nasıl daha nitelikli katkı sağlayacağı sorusu etrafında bir dizi çalışmalar başlatacağımızı buradan ilan etmek isterim.”

YÖK Başkanı Erol Özvar, istihdam için klasik üniversite eğitim anlayışının dışında hem sırada hem sahada eğitim-öğretimin güncele hızla taşınması gerektiğini dile getirerek, “Bu çerçevede yükseköğretim kurumlarımızın tüm programlarında alan yeterliklerini de dikkate alarak farklı disiplinlerden seçmeli dersler alınmasına imkân verecek düzenlemeleri yapmaları ve mümkün olduğunca bu seçimlik ders oranını artırmaları elzem hale gelmektedir.” ifadesini kullandı.​

“Hâlihazırdaki önceliğimiz yüz yüze eğitimdir”

Konuşmasında yeni eğitim-öğretim yılı üzerinde değerlendirmelerde bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, neredeyse son 1,5 yıl boyunca Kovid-19 salgını nedeni ile yükseköğretimde olağanüstü anlamda ciddi güçlükler ve değişimler ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, “Salgın sürecinde öğrendiklerimiz, yükseköğretimin klasik değerlerini değiştirmemiş olabilir. Ama bu salgının pek çok sektöre olduğu gibi çalışma, üretme ve bilgiyi aktarma biçimimize ciddi etkileri oldu.” değerlendirmesinde bulundu.YÖK Başkanı Erol Özvar, şöyle devam etti: “Dijital okuryazarlıktan, çevrim içi ders anlatma tekniklerine, çevrim içi dersleri desteleyecek nitelikte ders notlarından farklı materyallere, çevrim içi konferanslar ve seminerlere, çok şey öğrendik. Ve hız kazandık. Üniversitelerimiz yöntem, içerik ve nitelik anlamında ciddi çalışmalar gerçekleştirdiler. Ama net olarak ifade etmek isterim ki başta Cumhurbaşkanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm kurumların desteği ve kararları çerçevesinde hâlihazırdaki önceliğimiz yüz yüze eğitimdir.”

“Üniversite yönetimlerini kutlamak isterim”

Kovid-19 salgınının başlamasıyla birlikte ilk haftalardan itibaren Yükseköğretim Kurulu ve üniversitelerin hızla hareket ederek gerekli tedbirleri almayı başardıklarına işaret eden YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversitelerde kurulan koronavirüs komisyonları ile de sahada sürecin basiretle yönetildiğini vurguladı.

Geçen yıl YÖK tarafından üniversiteler ve farklı kurum ve kuruluşlarla görüşülerek hazırlanan Küresel Salgında Yeni Normalleşme Süreci Kılavuzu’nun üniversitelere salgın sürecinde eğitimin devam edebilmesi için çerçeve kararlar sunduğunu dile getiren YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversitelerin ilgili kurulları tarafından salgının bölgesel ve yerel seyrine göre farklı programların farklı uygulamaları özelinde planlama yapılması gerektiği belirtilerek, üniversite senatolarının karar almada yetkili kılındığını hatırlattı.

Buna karşılık üniversite yönetimlerinin mahalli şartları dikkate alarak programlarına dair hızla yeni düzenlemelere giderek bir yandan sağlık öncelikli politikalar devreye soktuğunu, diğer yandan eğitim-öğretimin aksamaması için gerekli alt yapı yatırımlarını olgunlaştırdıklarını anlatan Özvar, “Üniversite yönetimlerini, bu olağanüstü şartlarda faaliyetlerini aksatmadan ve kesintiye uğratmadan yürütebilmiş olmaları dolayısıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanı olarak kutlamak isterim.” dedi.

“Üniversitelerde örgün eğitim yüz yüze başlayacaktır”

Kampüslerin tüm ülkede kapanmanın yaşandığı günler hariç açık kaldığını, uygulamalı eğitimlerin bir kısmı ile Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerde devam ettiğini aktaran YÖK Başkanı Erol Özvar, hibrit yani karma eğitim modeliyle, çevrim içi uygulamalarla birlikte tedbirler alınarak yüz yüze uygulamalı eğitimlerin de sağlık programları başta olmak üzere çeşitli programlarda yapılabildiğini dile getirdi.

Yine de küresel salgının eğitim ve öğretim süreçlerinde hasarlar oluşturduğunun bir gerçek olduğunu kaydeden YÖK Başkanı Erol Özvar, şöyle devam etti: “Bu yıl, yani 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında salgının gelişme seyri ve ilgili kurum ve kuruluşların uyarıları da dikkate alınarak üniversitelerde örgün eğitim yüz yüze başlayacaktır. Bununla birlikte yükseköğretim kurumlarımızla koordinasyonun sağlanabilmesi için salgının seyrine göre harmanlanmış eğitim modeli de örgün programlarda halen olduğu gibi kullanılmaya devam edebilecektir. Özellikle uygulamalı eğitimlerin gerekli tüm tedbirler alınarak yüz yüze yapılmasının sağlanması program kazanımlarının elde edilmesi açısından oldukça önem arz etmektedir. Teorik derslerin ise salgının seyrine göre yüz yüze veya belirli bir oranda uzaktan öğretimle verilebileceğini hatırlatmakta yarar görmekteyim.”

“Riskler belirlenmeli ve buna göre önlemler alınmalıdır”

YÖK Başkanı Özvar, kampüslerde eğitim faaliyetlerinin yanı sıra akademik araştırmalar, çeşitli hizmetler ve idari faaliyetler de yürütüldüğüne işaret ederek, “Dolayısıyla yükseköğretim kurumları tarafından salgının kontrolünde sadece eğitim yönünden değil faaliyet alanlarına göre de riskler belirlenmeli ve buna göre önlemler alınmalıdır.” ifadesini kullandı.

Yurtlarla ilgili çeşitli temaslarda bulunuldu

Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtların yönetiminin Gençlik ve Spor Bakanlığı uhdesinde olduğunu hatırlatan YÖK Başkanı Erol Özvar, YÖK Başkanlığı olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile temas ettiklerini ve yurtların kullanımı konusunda gerekli açıklamaların yapılmasını beklediklerini söyledi.

Yükseköğretim kurumlarının salgın dönemlerinde yüz yüze eğitimde riski azaltacak ve yayılmayı engelleyecek bazı koşulları sağlaması gerektiğini belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, bu doğrultuda dünyada da çeşitli kurum ve kuruluşların enfeksiyonla mücadele için çeşitli önerilerde bulunduğunu ve uygulamaya başladığını aktardı.

Farklı programlar ve uygulamalar için farklı tedbirler hayata geçirilmeli

Salgının bölgesel ve yerel seyrinin de farklılık gösterebildiğini, yerel otoritelerle yakın iletişimde olunmasının salgının yayılmasının önlenmesi ve kontrolü anlamında önem taşıdığını vurgulayan YÖK Başkanı Erol Özvar, şu bilgileri verdi: “Dolayısıyla üniversitelerimizden, salgın süreçlerinde eğitim ve öğretimin uygulanmasına yönelik plan yapmaları ve farklı programlar ve uygulamalar için farklı tedbirleri hayata geçirmeleri beklenmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak kampüs ve yerleşkeler için Kovid-19’a yönelik tedbirleri içeren bir Güvenli Kampüs kılavuzu ile eğitim öğretim süreçlerine yönelik ikinci bir rehber, bu yıl güncellemelerle birlikte çerçeve kararlarımızı içeren bu iki rehber uygulamalarda yol gösterici olacaktır. Alınan kararları da içeren bir web sitesi de anlık takipler için yardımcı olacaktır.”

Kampüs ve yurtlardaki Kovid-19 önlemleri

YÖK Başkanı Erol Özvar, yüz yüze eğitime hazırlanırken akademik ve idari personel ile öğrencilerin aşılanmalarının tamamlanmasının teşvik edilmesinin, ayrıca sosyal ve ortak kullanım alanlarında alınması gereken tedbirlere riayet edilmesinin son derece önemli olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Kampüs ve yerleşkelerde maske ve mesafe kurallarına uyulması, yurtlarda mümkünse aşılı kişilerle aşısız kişilerin ayrı yerlerde kalmasının sağlanması, yine yurtlarda aşısız bireylerin PCR takiplerinin yapılması, belirti gösterenler için izolasyon odalarının bulundurulması ve hem yurt hem de yerleşkelerde tıbbi danışmanlık verilebilmesi, dersliklerin mümkün mertebe havalandırılması, ders saatlerinin sınırlı tutulması blok derslerin yapılmaması, mutlaka ara vererek dersliklerin havalandırılmasının sağlanması basit gibi görünen ancak salgının yayılmasını azaltmada büyük önem taşıyan önlemlerdir. Havalandırma koşulları iyi olmayan amfi ve dersliklerle laboratuvarlarda maksimum kişi sayısı ve kapasitenin aşılmaması, öğrencilerin gruplara bölünmesi de yine önemli uygulamalardır.”

Üniversiteler salgınla mücadelede Ar-Ge çalışmalarına hız vermeli

Dünya Sağlık Örgütü’nün bilgi kirliliği salgınına dikkat çektiğini, salgın yönetiminde toplumda kanaat önderleri ile birlikte çalışmayı önerdiğini ve maneviyatın desteklenmesinin önemine işaret ettiğini aktaran YÖK Başkanı Erol Özvar, Amerika’da pek çok üniversitede akıl ve ruh sağlığı açısından danışmanlık hizmetlerinin de verildiğini söyledi.

YÖK Başkanı Erol Özvar, “Küresel salgının, gençlerimiz ile akademik ve idari personelimiz üzerinde oluşturduğu olumsuz etkileri en aza indirmek, avantajları görmelerini sağlamak öncelikli görevlerimiz arasında yer almalıdır. Üniversiteler olarak salgınla mücadelede Ar-Ge çalışmalarımıza hız vermeli, çok disiplinli çalışmalı, sosyal bilimlerle birlikte bilgi kirliliği ile mücadeleye destek vermeli, toplumumuzun ve gençlerimizin yanında olmalıyız.” diye konuştu.

“Birkaç gün içinde yayınlanmasını beklediğimiz genelgelerle netliğe kavuşacaktır”

Salgınla mücadelenin bitmediğini vurgulayan YÖK Başkanı Erol Özvar, “Başkalarına karşı sorumluluk taşıdığımızı unutmadan ve birbirimizi destekleyerek inşallah bu afetten de kurtulacağız.” diye konuştu.

Kampüslerin geçen senelerde olduğu gibi yine açık olduğunu, kütüphane ve diğer imkânlardan üniversite yönetimlerinin belirleyeceği usullerle öğrencilerin istifade etmeye devam edeceğini aktaran Özvar, “Salgınla mücadele ve mahallinde yükseköğretimi bağlayacak kararlar ilgili bakanlıkların bugüne kadar aldığı kararlar ile kısmen açıklığa kavuşmuştur ve ilgili diğer hususlar da birkaç gün içinde yayınlanmasını beklediğimiz genelgelerle netliğe kavuşacaktır.” dedi.

YÖK ile üniversiteler daha katılımcı ve yakın iletişimde olacak

YÖK Başkanı Erol Özvar, yeni dönemde YÖK Başkanlığı ile üniversitelerin daha katılımcı ve yakın iletişim ile yükseköğretim hayatına birlikte katkı sağlayacaklarına inandığını dile getirdi. Üniversiteler ile daha yakından, belki bölgesel yakınlıklar dikkate alınarak belirli zamanlarda başkanlık olarak bir araya gelmeyi ve çalışmayı planladıklarını bildiren YÖK Başkanı Erol Özvar, bu programı yakında ilan edeceklerini belirtti.

“Üniversitelerimiz arasında devlet ve vakıf ayrımı yoktur”

“En önemli kamu hizmeti olarak değerlendirdiğimiz eğitim-öğretim hizmeti vermek bakımından üniversitelerimiz arasında devlet ve vakıf ayrımı yoktur.” değerlendirmesinde bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, nasıl ki kamu hizmeti bölünemezse kurumların da bölünemez olduğuna dikkat çekti. YÖK Başkanı Erol Özvar, “Eğitim-öğretimin kaliteli verildiği, ilmi çalışmaların ödüllendirildiği ve nihayet topluma duyarlı hizmetlerin üretildiği bütün kurumlarımız hepimizce takdire şayandır. Bugüne kadar yapılan hizmetleri devam ettirmeyi ve yenilerini onların üzerine koymayı bir vazife telakki ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Niçin üniversitelerimizin dünya ölçeğinde bir başarı hikâyeleri olmasın?”

“Niçin üniversitelerimizin dünya ölçeğinde bir başarı hikayeleri olmasın?” sorusunu yönelten YÖK Başkanı Erol Özvar, “Ben kendi adıma her bir kurumumuzun böyle bir hikayeyi inşa edecek kapasite ve potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. Kadim kültür ve medeniyetimizden intikal eden zengin ilmi miras bize bir kez daha muvaffakiyetin ipucunu veriyor. Yeter ki çok çalışalım.” dedi.

Rektörlerde söz alarak soru ve görüşlerini ilettiler

YÖK Başkanı Erol Özvar’ın konuşmasının ardından toplantının “soru ve temenni” bölümüne geçildi. Toplantıya katılan çok sayıda üniversite rektörü söz alarak, YÖK Başkanı Erol Özvar’a soru, görüş ve temennilerini iletme fırsatını buldular.

Yaklaşık iki saat süren toplantı YÖK Başkanı Erol Özvar ile rektörlerin aile fotoğrafı çektirmesi ile sona erdi.

YÖK Başkanı Erol Özvar’ın toplantıda yaptığı konuşma metni için tıklayınız.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜNYA

“Türk Ordusu, bölgesel ve küresel barışın en önemli güvencesidir”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.

Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.

Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.

“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”

Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”

“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”

Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.

Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Tüm Yurtta 19 Mayıs Coşkusu

Haberler

on

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.

Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.

Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:

“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.

Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasında emeği olan, ülkenin bugünkü seviyelere gelmesinde payı ve katkısı bulunan tüm iş insanlarına teşekkür etti.

Birliğin her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakârlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi.

Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkânlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hâle geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”

“ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi.

Hâlihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dâhil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”

“YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkânları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti.

Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.”

“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA BİR ÜST LİGE BİZLER TAŞIDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete ve memlekete hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bırakmak üzere olduklarını belirtti.

Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren milletin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarında taşımanın bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23,5 yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.

“Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek millî geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı millî geliri ise 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyledi.

“DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 820 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız” dedi.

Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay ihracatın önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdığını, bu rakamın aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçtiğini anımsattı.

Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artışın son 53 ayın en yüksek ihracat artışı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatının güçlü ivmesini koruduğunu ve 166 ülkede ihracatın artış gösterdiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yapıldığını, yıllıklandırılmış mal ihracatının 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatının 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Hizmetler ticareti fazlasının 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bu tutarın cari dengeye güçlü bir katkı sağladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6. ülkesi konumuna yükseldiğini bildirdi.

“İŞSİZLİK ORANIMIZI YÜZDE 8,1’E İNDİRDİK”

Savunma ve havacılık ihracatının geçen sene 10 milyar doları aştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandığını kaydetti. İhracatta yakalanan ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladıklarını, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor” diye konuştu.

“EKONOMİ YÖNETİMİMİZ, PİYASANIN YAŞADIĞI STRESİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYOR”

Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcıların da son 23 yılda Türkiye’de 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar. Tüm bunları söylerken elbette her şeyin güllük gülistanlık olmadığının farkındayız. Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaşlarımız hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı biliyoruz. Şu gerçeğin en yakın şahidi sizlersiniz, iktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim hâlindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz, piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıyayız. Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır” dedi.

“BİZİM İŞ VE TİCARET AHLAKIMIZ BİN YILLIK AHİLİK GELENEĞİ İLE ŞEKİLLENMİŞTİR”

Birilerinin, girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşların cebine, kesesine, kazancına el uzattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneği ile şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur” dedi.

Ahiliğin, dayanışma, yardımlaşma, Hakk’ın rızasını, halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sizlerden de bu konuda destek beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet şeref belgesi ve plaket alanları tebrik etti.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA2 gün önce

“Türk Ordusu, bölgesel ve küresel barışın en önemli güvencesidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu,...

DÜNYA4 gün önce

Tüm Yurtta 19 Mayıs Coşkusu

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla...

DÜNYA5 gün önce

“Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin...

DÜNYA1 hafta önce

“TDT bünyesinde siber güvenlik alanındaki eş güdüm ve iş birliğini daha ileri taşıyacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Siber güvenlik, bugünün dünyasında tıpkı kara, hava ve denizdeki güvenlik gibi...

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan’ın Türkistan şehrinde düzenlenen, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmî Zirvesi’ne katıldı. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in...

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Bağımsızlık Sarayı’nda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmî ziyaret için bulunduğu Kazakistan’ın başkenti Astana’da Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev tarafından resmî törenle karşılandı....

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kazakistan’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı ve Türk Devletleri Teşkilatı Gayriresmî Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni’nde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıl Dönümü ve “Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni”nde yaptığı konuşmada, “Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, “Ekonomik Misyon” kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü’nde...

DÜNYA2 hafta önce

“Savunma sanayiinde tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar durmadan, duraksamadan çalışacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı Kapanış Programı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin savunma, havacılık ve...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish