Bizimle iletişime geçin

DÜNYA

“Hükûmetlerimizin en büyük yatırımı eğitime, dolayısıyla insanadır”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025- 2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Müfredatta yaptığımız düzenlemeleri, öğretmenlerimizin özlük haklarında ve çalışma koşullarında yaptığımız iyileştirmelerle destekliyor, okul ve dersliklerimizin fiziki ve teknik imkânlarını güçlendiriyoruz. Hükûmetlerimizin en büyük yatırımı eğitime, dolayısıyla insanadır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi’nde düzenlenen 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında bu sabah İzmir’den herkesi derinden sarsan acı bir haber aldıklarını söyledi.

Balçova Salih İşgören Polis Merkezi’ne yönelik silahlı saldırı sonucunda iki polisin şehit olduğunu, iki emniyet görevlisinin ise yaralandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Menfur saldırıda şehit olan 1. Sınıf Emniyet Müdürümüz Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ile Polis Memurumuz Hasan Akın’a Cenabı Allah’tan rahmet, polis memurlarımız Ömer Amilağ ile Murat Dağlı’ya acil şifalar diliyorum. Hadisenin faili olan 16 yaşındaki bir şahıs yakalanmıştır. Bağlantıları araştırılmaktadır. Tüm emniyet teşkilatımızın başı sağ olsun diyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni eğitim öğretim yılının tüm öğrenciler, öğretmenler, veliler, idareciler ve maarif teşkilatlarının her bir mensubu için hayırlı, uğurlu olması temennisinde bulundu.

“BU YILKİ EĞİTİM ÖĞRETİM FAALİYETLERİMİZİN ANA TEMASINI AİLE VE YEŞİL VATAN OLARAK BELİRLEDİK”

Geçen hafta okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin ders zilinin uyum eğitimleri için çaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Minik yavrularımız büyük bir heyecanla okullarına başlamıştı. Bugün de 81 ilimiz ve 922 ilçemizde birinci dönemin ilk gününe hep birlikte adım atıyoruz. Buradaki öğrencilerimizden başlayarak yaz tatillerini verimli şekilde geçirdiklerine inandığım tüm evlatlarımızın tek tek gözlerinden öpüyorum. Türkiye Yüzyılı’nın sancaktarları olan tüm çocuklarımıza Rabbimden üstün başarılar niyaz ediyorum. İstikbalimizi Allah’ın izniyle, gönül huzuruyla emanet edeceğimiz bu yavrularımızı en güzel şekilde yetiştiren anne ve babalarımıza ayrı ayrı teşekkürlerimi iletiyorum. Bu evlatlarımızı eğiten, hayata hazırlayan, cevheri işleyip mücevhere dönüştüren tüm öğretmenlerimize de burada şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yılki eğitim öğretim faaliyetlerimizin iki ana temasını aile ve yeşil vatan olarak belirledik. ‘Her çocuk bir fidan, ilk ders yeşil vatan’ başlığı ile ilk hafta okullarımızda pek çok etkinlik düzenlenecek. Ayrıca 10 ay boyunca ‘Yeşil vatan benim okulum geleceğe çare’ başlığı altında verilecek eğitimler, ailelerimizi de sürece doğrudan dâhil edecek” ifadelerini kullandı.

İklim, çevre ve aile odaklı bu takvimden ötürü hem Millî Eğitim Bakanlığını hem de Tarım ve Orman Bakanlığını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu bir defa altını çizerek ifade etmek istiyorum. Maarif ordumuzun öncü ve örnek aktörleri olan öğretmenlerimiz vatanımızın dört bir yanında büyük bir özveriyle görev yapmaktadır. Öğrencilerini evlatları gibi gören, onlar için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan, onlara sevgi, merhamet ve şefkatle yaklaşan hocalarımız, her türlü takdire, her türlü taltife ziyadesiyle layıktır. Öğretmenlerimizin mahir ellerinde büyüyen, gelişen, öğrenen filizlenen evlatlarımız aydınlık yarınlarımızın en güçlü teminatıdır. Vazifelerini bu bilinçle icra eden öğretmen ve idarecilerimizin her biri aziz milletimizin övünç madalyasıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda içinde bulundukları Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi’nde 10 sene boyunca idarecilik yapan ve geçtiğimiz yıl ebediyete uğurlanan Sibel Turhan’ın, kendisini okuluna ve öğrencilerine adamış kıymetli bir edebiyat öğretmeni olduğunu söyledi.

Sibel Turhan’ın, okulun konferans salonunda düzenlenecek bir etkinliğin sahne hazırlıklarını yaparken geçirdiği elim bir kazada hayatını kaybettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendisine Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyor, ailesine, öğrencilerine, mesai arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Yine bu vesileyle Necmettin Yılmaz evladımızı, Aybüke Yalçın kızımızı, eğitim ordumuzun tüm şehitlerini de burada rahmetle şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları inşallah cennet olsun. Yine burada üzerimde emeği olan kendi öğretmenlerimi de rahmetle yâd ediyor, hayatta olan hocalarıma sağlık ve afiyet temelli ediyorum” diye konuştu.

“YENİ MAARİF MODELİMİZLE MEDENİYET İNŞA ETMEYE ÇALIŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, maarif davasının fikir emekçilerinden merhum Nurettin Topçu’nun, bundan tam 65 yıl önce yaptığı “Millet ruhunu meydana getiren maariftir. Maarifin düşmesi millet şuurunu yerlere serer. Maarife değer vermeyiş millet ruhunun yıkılışını hazırlar. Maarif hangi yönde yürürse millet ruhu da onun arkasından gider. Şu hâlde millet, maarif demektir” tespitini aktardı.

Maarif vizyonunun millet tasavvurunu, millet olma şuurunu yansıttığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçmişi anlamak, bugünü okumak ve geleceği şekillendirmek istiyorsanız hepsinden öte güçlü bir millet olma amacını taşıyorsanız maarif ufkunuzun geniş bir sahayı kapsaması gerekir. İstiklalden istikbale Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek nesiller yetiştirmek bu ilkeyle yürüttüğümüz yeni maarif modelimizle sadece insan yetiştirmekle kalmıyor aynı zamanda bir medeniyet inşa etmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde demokratikleşme, fırsat eşitliği, kapsayıcılık ve etkin katılım anlayışıyla 21. yüzyılın koşullarına uygun bir program uygulandığını belirterek, şöyle devam etti: “Çağın tüm ihtiyaçlarına cevap veren, beceri merkezli şekillenen, millî ve manevi değerlerimizle bütünleşen çok katmanlı bir metot takip ediyoruz. Müfredatta yaptığımız düzenlemeleri öğretmenlerimizin özlük haklarında ve çalışma koşullarında yaptığımız iyileştirmelerle destekliyor okul ve dersliklerimizin fiziki ve teknik imkânlarını güçlendiriyoruz. Şimdi bakınız değerli arkadaşlar, hükûmetlerimizin en büyük yatırımı eğitime, dolayısıyla insanadır. Şu rakamlar bu çabalarımızın sadece özeti durumundadır. Fatih Projesi kapsamında 629 bin 277 etkileşimli tahtayı sınıflarımıza kurduk. Öğrencilerimize tam 2 milyon 407 bin tablet bilgisayar dağıttık. 2002’de 13 bin 851 olan kütüphane sayımızı 40 bin 944’e çıkardık. Bugüne kadar 4 milyar 78 milyon adet ders kitabını evlatlarımıza ücretsiz olarak ulaştırarak velilerimizi önemli bir mali külfetten kurtardık. Bu sene de çocuklarımız okula başladıklarında kitaplarını masalarında hazır bulacak hem kendilerinin hem de ailelerinin kafası rahat edecek. Laboratuvar sayımızı 21 bin 849’dan 49 bin 666’ya yükselttik. Bilim ve sanat merkezlerimizin sayısını son 22 yılda 20 kat artırarak 364’e çıkardık. 23 yıl önce yalnızca 2 bin 791 spor salonumuz vardı, bugün itibarıyla 81 ilimizde tam 12 bin 214 spor salonumuz gençlerimizin hizmetinde. Eğitime ayrılan toplam bütçe 2002 yılında yalnızca 10,44 milyar liraydı. 2025 yılında eğitime tahsis ettiğimiz bütçe tam 2 trilyon 186 milyar liradır.”

“ADALETSİZ UYGULAMALARA VE KATSAYI ZULMÜNE SON VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 821 binden fazla öğretmenin atamasını yaparak eğitim ordusunun gücüne güç kattıklarını ifade etti. Yalnızca altyapı eksiklerini gidermekle kalmadıklarını, eğitim sistemini felç eden yasakları kaldırdıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Adaletsiz uygulamalara ve katsayı zulmüne son verdik. Eğitimde fırsat eşitliğini en ince ayrıntısına kadar yeniden hâkim kıldık. Eğitim öğretim desteklerimizle yatırımlarımızla reformlarımızla hizmet ve eserlerimizle Türkiye’nin yarınlarını inşa edecek kuşakların önünü açtık. Burada saymaya kalksak saatlerimizi, hatta günlerimizi alacak daha nice çalışmayı, yeniliği düzenlemeyi hayata geçirdik. Bundan sonra da aynı aşkla bu ülkenin aydınlık yarınlarını inşa edecek gençlerimiz için çalışmayı inşallah sürdüreceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknolojinin çok hızlı bir şekilde ilerlediğini söyledi. Eğitim teknikleri, öğrenme biçimleri, bilgiye ulaşma ve analiz yöntemlerinin her geçen gün çeşitlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yapay zekânın, nükleer bilimlerin, havacılık ve uzay teknolojilerinin, bilişim ve yazılım sektörlerinin geldiği baş döndürücü noktanın inanıyorum ki sizler de farkındasınız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimizde biz de tabii ki bu sürece en etkili şekilde uyum sağlıyor, hatta çoğu zaman liderlik ediyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fakat şu gerçeği de asla gözden kaçırmıyoruz. Şartlar ne kadar değişirse değişsin, teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin, tarih boyunca başarıya giden yol hep aynı olmuştur. O yol da disiplinli bir şekilde çalışmak, öğrenmek ve sonuna kadar sebat etmektir” dedi.

Bir diğer hususun merak ve iştiyak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Merak, ilmin ve bilginin anahtarıdır. Çocuklarımızın merak etmesi, yeni şeyler keşfetmek için heveslenmesi, öğrenmenin en önemli lokomotifidir. Soran, sorgulayan, araştıran, yeni buluşlar peşinde koşan ve elbette hayal kuran nesillerin önünü ne kadar açabilirsek o kadar başarılı olabiliriz. Gençlerimizin başımıza yeni icat çıkarması tenkit edilecek değil, bilakis takdir edilecek bir davranıştır. Çünkü tarih boyunca insanlığın ufkunu genişletenler, mevcutla yetinmeyip yeni icat çıkaranlar olmuştur. Gençlerle her buluşmamızda onlara şu dört ilkeyi hatırlatıyorum. Oku, düşün, uygula, neticelendir. Bize göre başarının sırrı bu formülde gizlidir. Ömrü boyunca nice engelle, nice zorlukla karşılaşmış bir siyasetçi olarak hep bu anlayışla hareket ettik ve hamdolsun sonuçta hedeflerimize ulaştık.”

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI SİZLER HAYATA GEÇİRECEKSİNİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki gençlerin de bu prensiple hareket ederek ülke, millet ve insanlık için çok önemli işler başaracağına inandığını belirterek, şöyle devam etti: “Sevgili evlatlarım, unutmayın sizler bu ülkenin geleceğisiniz. Türkiye’yi yarın sizler yöneteceksiniz. Büyük ve güçlü Türkiye’ye giden yolun taşlarını sizler döşeyeceksiniz. Her biriniz hayatın farklı kulvarlarında çok önemli roller üstleneceksiniz. Spordan sanata, siyasetten bilime, iş dünyasından eğitime birçok alanda ülkemize aşkla hizmet edeceksiniz. Ortaya koyacağınız başarılarla bizim, öğretmenlerimizin, ailelerinizin ve size güvenen milletimizin inşallah kıvanç kaynağı olacaksınız. ‘Türkiye Yüzyılı’nı tüm kalbimle inanıyorum ki sizler hayata geçireceksiniz. Biz de bu yolculuğunuzda tüm imkânlarımızla sizin yanınızda olacağız. Sizin hayallerinizi, bu hedeflerinizi gerçekleştirebilmeniz için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya devam edeceğiz. Sizin de bir milletin evlatları olduğunuzun bilinciyle öz güvenli ve başı dik bir şekilde çalışacağınızdan hiçbir şüphe duymuyorum.”

“Şartlar ne olursa olsun kendiniz için ülkeniz için insanlık için ideallerinizi asla yitirmeyin” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazze ve işgal altındaki Filistin topraklarında insanlık düşmanı bir şebeke tarafından okulları bombalarla yıkılmış, öğretmenleri ve arkadaşları katledilmiş kardeşlerinizi asla aklınızdan ve kalbinizden çıkarmayın. Sizlerden yarını değil, çok daha ötesini hedefleyerek çalışmanızı, kendinizi geliştirmenizi, bilgi ve donanımınızı sürekli arttırmanızı bekliyorum. Ben sizlere sonuna kadar güveniyorum. Her birinize şimdiden başarılar diliyorum. Rabbim yolunuzu da bahtınızı da zihninizi de açık eylesin diyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025-2026 eğitim öğretim yılının hayırlara vesile olmasını temenni ederek, öğrencilere, öğretmenlere, ailelere, eğitim camiasının tüm fertlerine başarılarla dolu bir eğitim ve öğretim yılı diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, program öncesinde okul bahçesine fidan diktikten sonra sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın sonunda beraberindeki öğrencilerle yeni eğitim öğretim yılının ilk ders zilini çaldı.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

DÜNYA

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam bin yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihî Millî Parkı’nda düzenlenen 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve bazı siyasi partilerin genel başkanları ile katılımcıları selamlayarak başladı.

Dün Anadolu’nun giriş kapısı Ahlat’taki etkinlik alanını ziyaret ederek gençlerle kucaklaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Kabine Toplantısı’nı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesi’nde üçüncü kez gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Bizans’ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu’nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt’te sizlerle beraberiz. Konuşmamın başında Malazgirt Zaferi’mizin 955. yıl dönümü mübarek olsun diyorum. Malazgirt’te hem dehasının hem de bileğinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemal-i edeple yâd ediyorum” ifadelerini kullandı.

Etkinlik meydanını tıka basa doldurarak, dünyaya çok güçlü birlik ve beraberlik mesajı veren vatandaşlara şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Gelecekteki zaferlerimizin, istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum. Tarihinize, ruh köklerinize, ecdadın mukaddes emanetine sahip çıktığınız için, Alparslan’ın ve gaza erlerinin o mübarek ruhlarını bugün bir kez daha şad ettiğiniz için, şu muhteşem kardeşlik tablosu için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Rabbim sizleri korusun. Rabbim bu aziz millete, bu büyük devlete en güzel, en hayırlı hizmetleri yapmayı siz gençlerimize nasip eylesin. Bugün aynı zamanda Anadolu’nun harimiismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz’un 104. seneidevriyesini idrak ediyoruz.”

“SÖZ KONUSU VATANIMIZ OLDUĞUNDA, KİMSEYE BOYUN EĞMEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle Millî Mücadele’de bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim. Sevgili gençler, biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin devletin bekası, milletin varlığı, bayrağın göklerde gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir millet olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. İnşallah bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde, bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Malazgirt’in öneminin başlı başına bir tarih olmasından kaynaklandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bayrak şairimiz merhum Arif Nihat Asya, burada yazılan o muhteşem destanı işte bu sözlerle ifade etmişti. Bakınız bundan tam 955 sene önce, 26 Ağustos 1071’de, Sultan Alparslan ordusuyla birlikte cuma namazını eda etti. Ardından askerleriyle birlikte Cenabı Allah’a dualar etti. Dua bitince o yiğit Sultan ordusuna dönüp şunları söyledi, ‘Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman çoğunlukta olduğu hâlde böyle bekleyeceğiz. Ben bizzat Müslümanların minberlerde bizim için dualar ettikleri vakitte düşmanın üzerine atılmak istiyorum. Galip gelirsek ne ala, aksi takdirde şehit olarak cennete gideceğiz. Şu anda karşınızda ne emreden bir sultan ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerden biriyim. Sizinle beraber kılıç sallayacağım. Benimle gelmek isteyenler gelsin, istemeyenler geri dönsün’ Sözlerini bitirince ‘Ölürsem kefenim olsun’ diyerek giydiği beyaz elbisesi sırtında, okunu ve yayını aldı, atının kuyruğunu bağladı. Düşmana yaklaştığında atından inip yüzünü toprağa sürerek yine Rabbine dualar etti, niyazda bulundu. Sonra atına tekrar binerek kendisi önde, Gazanferler yanında, düşmanın üzerine ok gibi atıldı. Savaşın sonunda ordusuyla beraber Malazgirt’te tarihe geçen görkemli bir destan yazdı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan Alparslan’ın muhteşem zaferiyle sadece Anadolu’nun kapılarını millete açmadığına işaret ederek, “Selahaddin Eyyubi ile Kudüs’e, Sultan Fatih’le İstanbul’a, Osmanlı Cihan Devleti’yle üç kıtaya giden yolları da açtı. Mevlana’yla, Yunus Emre’yle, Hacı Bektaşi Veli’yle, İdris-i Bitlisi ve Ahmed-i Hani’yle gönüllere giden yolları da açtı. Anadolu’dan Balkanlara, Hicaz’dan Kuzey Afrika’ya, Adriyatik’ten Atayurdu’muza giden yolları da açtı. Kilit diyoruz ya işte o kilidi Sultan Alparslan ve ordusu açtı. Merhum Fazıl Hüsnü Dağlarca bunu şöyle anlatıyor. ‘Bağladı atının kuyruğunu, yaptı bir topuz/Ölümü ölüme doladı Alparslan/Sürdük atlarımızı üstüne 300 binin atıldık/Sağlı sollu, damar damar yarıldı gökyüzü/Allığından varırken tanrısına bir şehit gökçe yollu/Her gören taş kesildi ulu görkemimizden/Atlar dört başlı, işte yiğitler sekiz kollu’ Alparslan ve yiğitlerinin aziz ruhları şad olsun. Medeniyet coğrafyamızı ihya eden ecdadın ruhu şad olsun. Bin yıldır şehitler tepesini boş bırakmayan cümle şühedanın ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.

“MİLLET OLARAK NE ZAMAN BİR OLDUYSAK BAŞARIDAN BAŞARIYA, ZAFERDEN ZAFERE KOŞTUK”

Tarihte bazı hakikatlerin tahrif edilmesinin, yok sayılmasının, inkâr edilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gerçeklerden biri de şudur. Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak, sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. 955 yıl önce Malazgirt destanını, unutmayın, böyle yazdık. Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz’da zorlukları böyle aştık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefrikaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi özellikle vurgulamak istediğini belirterek, şunları kaydetti: “Biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam bin yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için, yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz güçlü olmak zorundayız. Savunmadan diplomasiye, eğitimden ulaştırmaya, ekonomiden sağlığa tüm çabamız müessir ve müreffeh bir Türkiye’yi inşa etmek içindir. Bu uğurda elimizle birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız.”

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA ETMEK İÇİN ATIMIZIN KUYRUĞUNU BAĞLADIK”

Millet olarak çok eski bir gelenekleri olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın bölgemizde tarih yeniden yazılıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön verdiğini, bunun önünü artık hiç kimsenin kesemeyeceğini vurgulayarak, “Tahriklerle, tuzaklarla Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek, azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Mevla yolumuzu açık etsin diyorum” ifadelerini kullandı.

Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünün mübarek olmasını dileyerek, Anadolu’yu vatan eyleyen şehit ve gazilere Allah’tan rahmet niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, etkinliklere bu yıl 10. defa öncülük ederek gençlere tarih şuuru kazandıran Okçular Vakfı’nı tebrik etti, misafirlere teşekkürlerini iletti.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü kutlama törenleri kapsamında Ahlat’taki etkinlikte yaptığı konuşmada, “Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız. İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah, milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü kutlama törenleri kapsamında Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen etkinliğe katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi, bazı siyasi partilerin genel başkanlarını, Okçular Vakfının mensuplarını ve katılımcıları selamlayarak başladı.

Anadolu’nun giriş kapısında, asırlar boyunca ilmin, sanatın, medeniyetin merkezi olan ata şehri Ahlat’ta katılımcılarla beraber olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin şahsında Güroymak’tan Adilcevaz’a, Mutki’den Hizan ve Tatvan’a, Bitlis’in dört bir yanındaki kardeşlerime Ahlat’tan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı şekilde, 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımıza, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza Ahlat’tan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı programı düzenleyen Okçular Vakfını canıgönülden tebrik ettiğini, organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kuruluşları, belediyeleri, vakıf ve dernekleri ayrı ayrı kutladığını söyledi.

Kendilerini hüsnükabulle karşılayan Ahlat ve Bitlis halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, birlik, beraberlik ve kardeşliğin daim olması temennisinde bulundu.

“ANADOLU’NUN DÜĞÜMÜ, AHLAT’TA ÇÖZÜLMÜŞTÜR”

Yarın Türk tarihinin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünün idrak edileceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ahlat’tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedecek, fethin mukaddes havasını bir kez daha teneffüs edeceğiz. Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum. Ahlat, şehadete ermişlerin, yani şehitlerin, Ahlat, saadete, selamete ermişlerin, yani saitlerin, selimlerin Ahlat, İ’la-yı Kelimetullah yolunda gaza şuuruna ermişlerin, yani gazilerin mekânıdır. Ahlat, Anadolu’da yoğrulan millet ruhunun, hamurunun mayasıdır. Ahlat, 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu ordudan fırtına gibi esen alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat’ın her hâliyle şüheda ocağı, gaziler otağı, milletin kimlik vesikası ve tarihin iftihar sayfası olduğunu kaydederek, “Şurası muhakkak ki Malazgirt’e giden yol, Ahlat’tan açılmıştır. Anadolu’nun düğümü, Ahlat’ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyar-ı Rum’u Darülislam hâline getiren, bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat’ta ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat’ın Kubbetü’l İslam olduğunu, bu toprakları imar, inşa ve ihya eden ecdadın Anadolu’ya giriş kapısı olduğunu söyledi.

“Önce Malazgirt’e, devamında ebedî yurdumuz Anadolu’ya, ardından üç kıtaya şerha şerha yayılan o ruh bugün yine buradadır, Allah’a hamd olsun dimdik ayaktadır.” Diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat halkına ata mirasına sahip çıktıkları, coşkuları ve heyecanları, dosta güven düşmana korku salan dik duruşları için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat halkının teveccühüne layık olabilmek için çalışmaya kararlı bir şekilde devam ettiklerini dile getirdi.

Bitlis’in Tatvan, Ahlat ve Güroymak ilçeleri sınırlarında bulunan alanın Nemrut Kalderası’nın millî park ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece, tarihî ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum” ifadesini kullandı.

Ahlat’taki Selçuklu Mezarlığı’nda ecdadın tezyin ettiği 10 bine yakın mezar taşı bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ayetlerle, kandillerle, mihrap ve hatlarla süslü, ataların âdeta dile getirdiği şahidelerimiz var. Bu şahideler, bizim bu topraklardaki bin yıllık varlığımızın şahitleridir. Bu şahidelerdeki mukarnaslar, işletmeler, milletimizin hikmet ve estetikte ulaştığı seviyenin simgesidir. Bu şahidelerdeki çift başlı ejderler, tıpkı çift başlı Selçuklu Kartalı gibi kuvvet ve kudretimizin, basiret ve ferasetimizin nişanesidir. Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir. Bizim millî hafızamız işte bu eserlere hem de silinmemek üzere kazınmıştır. Anadolu’yu yurt kılan şehit ve gazilerimizin her birinin ruhları şad olsun. Buradaki akıncı beylerinin, gaza erlerinin, komutanların, cümle ecdadın mekânı cennet olsun. Malazgirt Zaferi’nden İstanbul’un fethine, Çanakkale’den Millî Mücadele’ye, terörle mücadeleden 15 Temmuz destanına, bin yıldır bu aziz vatan için, bu asil millet için canlarını veren cümle şehitleri bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Bugün burada olduğu gibi, ecdadın hatırasına sahip çıkan, birliğimize, beraberliğimize dört elle sarılan herkesten Allah razı olsun diyorum.”

“AHLAT, MİLLET OLMA BİLİNCİMİZİN, BİRLİK VE BERABERLİĞİN EN GÜÇLÜ İŞARETİDİR”

Konuşmasında gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ahlat asırlar boyunca, farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde bir arada ve kardeşçe yaşadığı belde olarak tebarüz etmiştir. İlim, kültür ve medeniyet yüzyıllar boyu burada neşet etmiştir. Burada yetişen alimler, edipler, büyük şahsiyetler Anadolu’yu mamur etmiş, şenlendirmiş, Ahlat’tan hareket edip gönüllere girmişlerdir. Burası yalnızca orduların hareket üssü değil, kalplerin ve zihinlerinde çekim merkezi olmuştur. Ahlat, millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğin remzidir, en güçlü işaretidir. Bitlisli merhum bir şairimizin de çok veciz bir şekilde ifade ettiği gibi ‘Her fikre hürmet et, olgun karşıla. Mücadele olmaz silahla taşla. Yabanı ağaca meyve aşıla, marifet kökünden kesmekte değil. Eksiltme yüzünden ar perdesini, kulak ardı etme Hakk’ın sesini. İnsan rozeti tak, at gerisini. Marifet birlikte, nifakta değil.’ Evet, insan rozeti takıp Hakk’ın sesine uyanlar, marifeti nifakta değil birlikte arayanlar işte buradadır. Aynı devleti, aynı milleti müdafaa edenler işte buradadır. Aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı mefkûreyi namus bilenler işte buradadır. Aynı istikbalin, aynı hedefin, aynı ümidin peşinden gidenler işte buradadır. Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Alevi’siyle, Sünni’siyle omuz omuza verenler işte buradadır.”

“TÜRKİYE’Yİ ÇOK DAHA GÜÇLÜ YARINLARA TAŞIYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönül, ülkü ve kader birliği içinde Ahlat’ta tarihî bir destan yazıldığını vurgulayarak “Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız. 86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada, Ahlat’ta olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz. Şundan kimsenin şüphesi olmasın, büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine buradaki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz. Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak. Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”

Türkiye’yle ve Türk milletiyle birlikte coğrafyadaki tüm kardeş halkların kazanacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Onlara diyorum ki ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşle kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz. Ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz. Biz, bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan, kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var. Hepsinden önemlisi âlemlerin Rabb’i olan Cenabıallah’ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek. Kan tüccarları kaybedecek, terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek. Coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek. Kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak, barış ve istikrar olacak, kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak. Kimsenin tereddüdü olmasın büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı sökmüştür, Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Allah’ın izniyle önümüz de ufkumuz da açıktır. Rabb’imiz yar ve yardımcımız olsun diyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın kutlanacak Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünün hayırlı ve mübarek olması temennisinde bulunarak, “Buluşmamıza teşrif eden, bizleri samimiyetle bağrına basan siz kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Okçular Vakfımız başta olmak üzere programda emeği geçen tüm kurumlarımızı, kuruluşlarımızı tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla” diye konuştu.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Hyundai Motor Türkiye, İlk Elektrikli Aracı IONIQ 3’ün Üretimine Başladı.

Haberler

on

Hyundai Motor Türkiye, İzmit fabrikasında düzenlenen törenle IONIQ 3’ün seri üretimine başladı. Hyundai bu adımla, Türkiye’de elektrikli araç üreten ikinci otomotiv üreticisi oldu.
Etkinlikte yaptığı konuşmada değerlendirmelerde bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, “Hyundai Motor Türkiye, 250 milyon Euro’luk yatırımla ilk aşamada yılda 30 bin IONIQ 3’ü ülkemizde üretecek” dedi.
Hyundai Motor Europe CEO’su Xavier Martinet ise “IONIQ 3’ü Türkiye’de üretme kararımız, Hyundai’nin Türkiye’ye ve bu ülkenin Avrupa’nın mobilite dönüşümünün bir parçası olarak sahip olduğu potansiyele olan güvenini yansıtıyor. Ve bu güvenimiz IONIQ 3’ün ötesine uzanıyor” açıklamasını yaptı.

Türkiye’de yaklaşık 30 yıldır faaliyetlerini sürdüren Hyundai Motor Türkiye (HMTR), İzmit’teki üretim üssünde tamamen elektrikli IONIQ 3 modelinin seri üretimine başladı. Hyundai bu adımla, elektirifikasyon stratejisi ve Avrupa’daki üretim faaliyetleri açısından önemli bir kilometre taşına imza attı. IONIQ 3 seri üretimi için İzmit’teki üretim üssünde geçtiğimiz 2 yılda kapsamlı bir dönüşüm gerçekleşti. Bu dönüşümle yeni nesil elektrikli araç üretimi için gerekli altyapı oluşturulurken; Türkiye’nin bir üretim üssü olma konumunu da güçlendirmesi hedefleniyor. İzmit fabrikasında üretilen araçların yüzde 80’i ihraç edilirken; bu da HMTR’nin hem Türk ekonomisini hem de Hyundai’nin bölgedeki stratejisini ve üretim faaliyetlerini desteklemedeki hayati rolünü vurguluyor.

Büyümeyi ve İhracat Başarısını Destekleyen Güvenilir Bir Üretim Merkezi

Hyundai’nin 1997’den beri faaliyet gösteren ve Güney Kore dışındaki en uzun süreli yurtdışı tesisi olan İzmit fabrikası, yıllık 200 bin araç kapasitesine ve toplamda 3,4 milyon adedin üzerinde üretime sahip. Başta Avrupa olmak üzere 2,6 milyondan fazla araç ihraç eden HMTR, Türkiye otomotiv endüstrisine önemli bir katkı sağlıyor. Yatırımlar arasında 1997’den bu yana HMTR’ye yapılan 1,47 milyar Euro, IONIQ 3, yenilenen i20 ve Bayon (elektrikli araçlar, hibrit araçlar, içten yanmalı motorlu araçlar dahil) için planlanan 715 milyon Euro yer alıyor.

HMTR’nin İzmit’teki fabrikasında düzenlenen IONIQ 3 Seri Üretim Başlangıç Töreni’ne Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Sukjong Boo, Hyundai Motor Europe (HME) CEO’su Xavier Martinet, HMTR CEO’su Alex Kim ve Kibar Holding CEO’su Ali Kibar’ın yanı sıra HMTR yetkilileri, merkezi ve yerel yönetim temsilcileri ve iş dünyası temsilcileri katıldı.

Etkinlikte yaptığı konuşmada değerlendirmelerde bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, “Hyundai Motor Türkiye, 250 milyon Euro’luk yatırımla ilk aşamada yılda 30 bin IONIQ 3’ü ülkemizde üretecek. Hyundai Motor Türkiye’nin IONIQ 3 yatırımı; yeni nesil mobilite vizyonumuzun küresel otomotiv üreticileri nezdinde karşılık bulduğunun, ülkemizin güvenilir ve ölçeklenebilir bir üretim merkezi olarak konumlandırıldığının ispatıdır. Türkiye olarak; yatırım yapan, üreten, teknoloji geliştiren, nitelikli istihdam oluşturan ve ülkemizi küresel değer zincirlerinde daha ileri noktalara taşıyan tüm yatırımcıların yanındayız” dedi.

Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Sukjong Boo ise “Bugün üretime başlayan IONIQ 3, Hyundai Motor Türkiye’nin geleceğe yönelik vizyonunu, teknolojik mükemmelliğini ve ileri inovasyon yoluyla Türkiye otomotiv sektörüyle birlikte büyüme konusundaki sarsılmaz kararlılığını yansıtıyor” dedi.

Yeni Hyundai IONIQ 3 ‘Aero Hatch’ modelinin üretimi fabrika için yeni bir dönemin başlangıcını simgelerken; IONIQ 3’ün yanı sıra yeni nesil Hyundai BAYON ve Hyundai i20 modellerinin üretimine yönelik hazırlıklar da HMTR’nin, Türkiye’deki yerli otomotiv tedarik sanayisini destekleme konusundaki kararlığını ortaya koyuyor.

Bu anlamda Türkiye’nin HME için önemine dikkat çeken Hyundai Motor Europe CEO’su Xavier Martinet, “Türkiye, güçlü bir otomotiv geleneğine, yetenekli bir iş gücüne, rekabetçi bir tedarikçi tabanına ve Avrupa ile Asya arasında stratejik bir konuma sahip. IONIQ 3’ü burada üretme kararımız, Hyundai’nin Türkiye’ye ve bu ülkenin Avrupa’nın mobilite dönüşümünün bir parçası olarak sahip olduğu potansiyele olan güvenini yansıtıyor. Ve bu güvenimiz IONIQ 3’ün ötesine uzanıyor” dedi.

Hyundai Motor Türkiye CEO’su Alex Kim ise konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye’de IONIQ 3’ü üretmekten gurur duyuyoruz. Dönüşüm sürecimizin bir parçası olarak, fabrikamızın yaklaşık yüzde 50’si modernize edildi ve bu dönüşüm boyunca binden fazla çalışan farklı roller üstlendi. IONIQ 3, Hyundai Motor Company, Hyundai Motor Europe ve Hyundai Motor Türkiye için uzun vadeli bir taahhüdü temsil ediyor. Önümüzdeki yıllarda üretim kapasitemizi daha da artırmak için çeşitli alanlara yatırım yapmaya devam etmeyi hedefliyoruz.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA18 saat önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam...

DÜNYA2 gün önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü kutlama törenleri kapsamında Ahlat’taki etkinlikte yaptığı konuşmada, “Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep...

DÜNYA6 gün önce

Hyundai Motor Türkiye, İlk Elektrikli Aracı IONIQ 3’ün Üretimine Başladı.

Hyundai Motor Türkiye, İzmit fabrikasında düzenlenen törenle IONIQ 3’ün seri üretimine başladı. Hyundai bu adımla, Türkiye’de elektrikli araç üreten ikinci...

DÜNYA2 hafta önce

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”nda yaptığı konuşmada, “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını,...

DÜNYA2 hafta önce

“Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Abbas ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Gazze halkı barıştan yana olduğunu, barış istediğini,...

GÜNCEL2 hafta önce

Filistin Devlet Başkanı Abbas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Filistin...

DÜNYA2 hafta önce

“Avusturya ile ticaret hacmini 5 milyar dolara ulaştıracağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi,...

DÜNYA2 hafta önce

Avusturya Şansölyesi Stocker Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi: “1. 04...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish