Cumhurbaşkanı Erdoğan, 300 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bugün Malatya’da 300 bininci konutun anahtarını teslim ediyoruz. Bugün itibarıyla deprem bölgesindeki her 3 hak sahibi vatandaşımızdan 2’sini yeni yuvasına hamdolsun, kavuşturmuş oluyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya Büyükşehir Belediyesi arkasında düzenlenen “Asrın İnşasında 300 Bin Yuva Tamam” 300 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına Malatyalıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 FIVB Dünya Şampiyonası’nda Japonya’yı 3-1 yenerek finale yükselen A Millî Kadın Voleybol Takımı ile 2025 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda İsveç’i yenerek çeyrek finale çıkan A Millî Basketbol Takımı’nı tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın 2026 FİFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri’nde İspanya ile karşılaşacak A Millî Futbol Takımı’na da başarılar diledi.
Bugün aynı zamanda yeni yatırımların resmî açılışlarını yapmanın heyecanını yaşadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Modern, güvenli ve estetik bir anlayışla inşa edilen yeni yuvalarımızın Malatya ve diğer illerimizdeki kardeşlerime hayırlı olmasını diliyorum. Hak sahibi her bir vatandaşımızın bu hanelerde gönül huzuruyla, ağız tadıyla, sıhhat ve afiyet içinde oturmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konutların inşasında emeği geçenlere teşekkür etti.
“MALATYA HEM TÜRKİYE’NİN HEM BÖLGESİNİN EN GÖZDE MERKEZLERİNDEN BİRİDİR”
Bugün insanı, doğası, tarihi ve kültürüyle ışıl ışıl parlayan Malatya’da olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “İmanıyla ve cengâverliğiyle maruf Battal Gazi’nin diyarında, gönüllere taht kuran Niyazi Mısri’nin memleketindeyiz. Sadreddin Konevi’nin doğduğu, Muhyiddin İbnü’l Arabi’nin yaşadığı topraklardayız. Her zaman olduğu gibi bizleri yine bağrına basan Malatya halkına ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Rabb’im sizlerden razı olsun. Burada sizlerin de çok iyi bildiği şu gerçeği tekrar ifade etmek isterim. Malatya hem Türkiye’nin hem bölgesinin en gözde merkezlerinden biridir. Malatya’nın bizdeki yeri çok çok müstesnadır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aşık maşukuna kavuşunca nasıl mutlu oluyorsa biz de buraya her gelişimizde adeta vuslata eriyoruz. Ülkemize önemli katkılar yapan bu şehirle gurur duyuyoruz. Bugüne kadar şartlar ne olursa olsun Malatya’yı asla ihmal etmedik. Malatyalı kardeşlerimizin bize olan teveccühünü boşa çıkarmadık. Eşi benzeri bulunmaz Malatya’ya ve Malatya halkına aşkla hizmet ettik. İnşallah bundan sonra da aynı azimle, aynı coşkuyla, aynı sevdayla sizler için çalışmaya devam edeceğiz” diye ekledi.
“DEVLETİMİZİN TÜM KURUMLARI CANINI DİŞİNE TAKARAK 7 GÜN 24 SAAT ÇALIŞTI”
Malatya’nın 6 Şubat 2023’teki depremlerden en fazla etkilenen illerden biri olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “O gece maalesef dünya tarihinin en yıkıcı afetlerinden birini yaşadık. 11 ilimizde 53 bin 737 canımızı, içimiz kan ağlayarak kara toprağın bağrına verdik” dedi.
Deprem şehitlerine bir kez daha Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Depremden sonra geride kalan kardeşlerimize Rabb’imden sabır diliyorum. Mevla böylesine büyük bir acıyı bizlere bir daha yaşatmasın” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Merhum Niyazi Mısri asırlar öncesinden şöyle sesleniyordu: ‘Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş. Burhan sorardım aslıma, aslım bana burhan imiş’ Evet, 6 Şubat’ın acısı, sızısı, sancısı bizim derdimiz oldu. Bu derdi yüreğimizin en derininde, hem de tüm ağırlığıyla hissettik ama bu dert aynı zamanda bize dayanışma, bir ve beraber olmayı, yeniden başlamayı öğretti. ‘Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır’ diyerek hemen kolları sıvadık. ‘Milletimizle el ele vererek bu yaraları saracağız. Şehirlerimizi yeniden ayağa kaldıracağız’ dedik. Devletimizin tüm kurumları canını dişine takarak 7 gün 24 saat çalıştı. Kaybettiğimiz vatandaşlarımızı geri getiremesek de kısa sürede enkazları kaldırdık, yaraları sardık, umutları sıfırdan yeşertmeyi başardık.”
Ocakta 201 bin, haziranda ise 250 bininci konutun depremzedelere tahsis edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Deprem bölgemizdeki beş ilimizde Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Osmaniye ve Adana’da anahtarların çok önemli bir kısmı hak sahiplerine teslim edildi. Malatya, Kahramanmaraş, Hatay, Adıyaman, Şanlıurfa ve Elazığ’da çalışmalarımız son sürat devam ediyor” diye konuştu.
Bugün Malatya’da 300 bininci konutun anahtarının teslim edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘Hükûmet bu enkazın altında acaba ne zaman kalacak’ umuduyla tam 2,5 yıldır bekleyen deprem turistlerini bir kez daha hüsrana uğratıyoruz. Şunu da büyük bir gururla ifade etmek isterim. Bugün itibarıyla deprem bölgesindeki her 3 hak sahibi vatandaşımızdan 2’sini yeni yuvasına kavuşturmuş oluyoruz” ifadelerini kullandı.
Bugüne kadar Malatya’nın merkez ve ilçelerinde 27 bin 541 konut, kırsalında ise 6 bin 828 köy evi olmak üzere toplam 34 bin 369 hanenin depremzedelere teslim edildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugünkü törenle de il ve ilçe merkezlerinde 7 bin 23’ü konut, 2 bin 16’sı köy evi olmak üzere toplam 9 bin 39 konutun kurasını çekiyoruz. Böylece Malatya genelinde tam 43 bin 408 hak sahibi kardeşimiz yeni yuvasının anahtarlarına kavuşuyor. İş yerlerimizin de yapımı sürüyor. Bugün kuraları çekilecek 2 bin 8 iş yeri ile birlikte teslimatını yaptığımız toplam iş yeri sayısı 3 bin 25’e çıkıyor” açıklamasını yaptı.
“YENİ EVİNE, YENİ İŞ YERİNE KAVUŞMAMIŞ TEK BİR VATANDAŞIMIZ KALMAYANA KADAR YORULMADAN ÇALIŞACAĞIZ”
Sadece Malatya’da değil, diğer illerde de çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Hatay’ımızda 16 bin 993 konut ve köy evi ile bin 355 iş yerini, Kahramanmaraş’ımızda 5 bin 749 konut ve köy evi ile 662 iş yerini, Adıyaman’ımızda bin 430 konut ve köy evi ile 44 iş yerini, Diyarbakır’ımızda 5 bin 713 konut ve köy evini, Adana’mızda 4 bin 60 konut ve köy evini, Gaziantep’imizde 2 bin 449 konut ve köy evini, Şanlıurfa’mızda 2 bin 676 konut ve köy evini, Elazığ’ımızda bin 709 konut ve köy evini, Osmaniye’mizde 313 köy evini tek seferde teslim ediyoruz. Böylelikle 300 bin sınırımızı da aşarak bugüne kadar 13 ilimizde, 295 bin 929’u konut ve 8 bin 907’si iş yeri olmak üzere toplam 304 bin 836 bağımsız bölümü hak sahibi vatandaşlarımıza veriyoruz. İnşallah yılbaşına kadar deprem bölgemizde 453 bin bağımsız bölümü tamamlamak niyetindeyiz. Yeni evine, yeni iş yerine kavuşmamış tek bir vatandaşımız kalmayana kadar yılmadan, yorulmadan çalışacağız.”
Malatya’nın dört bir yanında yapımı tamamlanan 41 projenin toplu açılışını gerçekleştirdiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplam yatırım bedeli 5 milyar 940 milyonu bulan bu yatırımlarımızla Malatya’mıza yepyeni bir çehre kazandırıyoruz. Depremde zarar gören tarihî hükûmet binamızı restore ederek yeniden ayağa kaldırdık. Yeşilyurt, Battalgazi, Darende, Akçada ve Doğanşehir’de 6’sı ilkokul, biri anaokulu ve 5’i ortaokul olmak üzere 212 derslikten oluşan toplam 12 eğitim yuvamızın kapılarını da öğrencilerimize açıyoruz” dedi.
Yol, köprü, içme suyu hattı, tarımsal sulama, kaldırım, menfez ve spor tesisleri yapımları kapsamında birçok projeyi başarıyla tamamladıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malatyalıların hayatına dokunan tüm bu yatırım, hizmet ve tesisleri bugün resmen sizlerin istifadesine sunuyoruz. Tüm bu yatırımların, bu eserlerin Malatyalı kardeşlerimiz için bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu yatırımlarda emeği geçen bakanlıklarımızı, büyükşehir belediyemizi, kurumlarımızı ve hayırseverlerimizi canıgönülden tebrik ediyorum” diye konuştu.
“TARIM SİGORTASI OLMAYAN ÇİFTÇİLERİMİZE YAKLAŞIK 3,8 MİLYAR LİRA DESTEK ÖDEMESİ YAPIYORUZ”
Nisan ayında çok ciddi bir zirai don hadisesinin yaşandığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirai don maalesef Malatya’da kayısı üretimine de zarar verdi. Tarım sigortası yaptıran Malatyalı çiftçilerimizin hasar tazminatı olan 3,1 milyar liralık ödemelerini bitirdik. Tarım sigortası olmayan çiftçilerimizin masraflarının karşılanması için de yaklaşık 3,8 milyar lira destek ödemesi yapıyoruz. Destek ödemelerine bu ay içinde başlıyoruz” bilgisini verdi.
Hükûmet olarak bu süreçte sadece yeni konutlar inşa etmediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Aynı zamanda şehirlerimizi medeniyet ufkumuzu merkeze alan modern ve güvenli bir yapıya da kavuşturuyoruz. Malatya’da Şire Pazarı’yla birlikte 100. Yıl ve Kuyumcular Çarşısı’nı da yeniden ayağa kaldırdık. Kahramanmaraş’ta Kapalı Çarşı ve Demirciler Çarşısı’nı aslına uygun şekilde restore ediyoruz. Hatay’da Uzunçarşı’yı, Habibi Neccar Camii’ni, Kemalpaşa ve Kurtuluş caddelerini tarihî kimliğiyle yeniden bütünleştiriyoruz. Adıyaman’da Kent Meydanı’nı, Şanlıurfa, Osmaniye ve Elazığ’da kültürel mirasımızı tekrar canlandırıyoruz. Yeniden inşa ve ihya sürecini her alanda kararlılıkla devam ettireceğiz.”
“HER TÜRLÜ KARANLIK SENARYOYA KARŞI HAZIRLIKLIYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, gündemlerinde ülkeye ve millete hizmetin, vatandaşların yeni ve güvenli yuvalarına kavuşturulmasının, Malatya ile diğer illerin huzurunun, refahının, kalkınmasının ve hak ettiği hizmetle buluşmasının, Türkiye’yi terörden kurtarmanın olduğunu söyledi.
Ocaklara ateşlerin düşmediği, annelerin yüreklerinin evlat acısıyla kavrulmadığı, Türkiye’nin hiçbir hanesinden ağıtların yükselmediği bir Türkiye için sabırla, samimiyetle, soğukkanlılıkla çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Menzile yaklaştıkça görüyoruz ki saldırıların dozu da artmaya başladı. Kandan, çatışmadan ve istikrarsızlıktan beslenenler, kampanyalarına son dönemde hız verdi. Bir taraftan mesnetsiz haberlerle şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi endişeye sürüklemeye çalışıyorlar, diğer taraftan ‘muhtarlıklar kapanacak’, ‘güvenlik korucuları işsiz kalacak’ gibi yalanları köpürterek bölgedeki kardeşlerimizi tedirgin ediyorlar. Muhtarlıkların kapanması diye bir şey asla söz konusu değildir. Bir başka taraftan Cumhur İttifakı’nın ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine yönelik samimiyetini sorgulayarak akıllarınca fitne çıkarmayı deniyorlar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Eş zamanlı olarak örgütün Suriye’deki uzantılarını kışkırtarak Arz-ı mevud peşindeki siyonistlerin bölgemize yönelik emellerine destek veriyorlar. Yani ellerinin altındaki bütün aparatlarını harekete geçirmiş durumdalar. Yalan, provokasyon, iftira ve dezenformasyon, ne ararsan hepsi bunlarda var. Hedefleri belli, o da ilerleyen o süreci yavaşlatmak ama bilmedikleri bir şey var. Biz bu sefer çok ama çok idmanlıyız. Her türlü karanlık senaryoya karşı hazırlıklıyız. Allah’ın izniyle kurulmaya çalışılan tuzağa düşmeyeceğiz. Kadim devlet aklı ve siyasi tecrübe ile ilmek ilmek dokuduğumuz süreci ihtiraslara, yanlış hesaplara ve emperyalist oyunlara kurban etmeyeceğiz.”
“TÜRKİYE’NİN VE BÖLGEMİZİN ÖNÜNDE YENİ KAPILAR AÇILACAK”
Savaş ve terör baronlarının hedeflerine ulaşamayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Evlatlarımızın hayatı üzerinde yükselen terör duvarını yıkarak, iç cephemizi tahkim mücadelemiz aynı kararlılıkla devam edecek. Kardeşliğimiz güçlenecek, muhabbetimiz artacak, dayanışmamız inşallah perçinlenecek. Türkiye’nin ve bölgemizin önünde yeni kapılar açılacak. Burada tekrar altını çizerek söylüyorum: Şehitlerimizin ruhunu incitecek hiçbir işin içinde bugüne kadar olmadık, evelallah bundan sonra da olmayacağız. Gazilerimizi rahatsız edecek hiçbir adım atmadık, bundan sonra da asla atmayacağız. Ne yapıyorsak onların emanetini yüceltmek için yapıyoruz ve yapacağız” değerlendirmesini yaptı.
Ana muhalefete de eleştirilerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ana muhalefetin içler acısı hâlini inanıyorum ki sizler de görüyorsunuz. Ne hizmet ne yatırım ne ülkenin kanayan yaralarına derman olmak… Bunların hiçbiri beyefendilerin gündeminde yer almıyor. Dünyada ve bölgemizde ne olup bittiğinden zaten habersizler. Ara sıra yolları Avrupa’ya düşüyor, orada da tek yaptıkları Türkiye’yi Batılılara ve yabancı medyaya şikâyet etmek. İç tartışmaları bırakıp yurt dışına gittiklerinde Türkiye partisi olacaklardı fakat neticede ülkemizin başını yere eğdiren bir utanç kaynağı oldular. Halkın parasını talan eden bir avuç belediye hortumcusunu aklamak için hem kendilerini küçük düşürüyorlar hem de Türk siyasetinin itibarına zarar veriyorlar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uzaktan kumandayla idare edilen Genel Başkan’ın ağzından çıkanı artık kulağı duymuyor. Türk siyasetine ve bulunduğu konuma asla yakışmayan seviye yoksunu bir üslupla önüne gelene hakaret ediyor. İş öyle bir hâl aldı ki, bu şahıs konuşmaya başlayınca aileler çocukları olumsuz etkilenmesin diye hemen kanal değiştiriyor. En son Sinop’taki balıkları diline doladı ama baltayı yine taşa vurdu. İzmir’de kıyıya vuran ölü balıkları görmeyip de Sinop’taki balıklar için endişelenmesini kendi seçmeni dâhil kimse inandırıcı bulmadı” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin derdinin balıklar ve turistler olmadığını vurgulayarak, “Bunların sorunu Türkiye’nin atılımlarıyla, Türkiye’nin başarılarıyla, genel başkan değişse dahi CHP’nin savunma sanayi hamlelerimize karşı düşmanca tavrında hiçbir değişim olmuyor. Hatırlayın, bunun Bay Kemal adındaki selefi de böyleydi. O da yalan ve iftiralarla aylarca tank palet fabrikamızı hedef almıştı. Sonra bize yüklü miktarda tazminat ödemek zorunda kaldı. Şimdi ne sesi çıkıyor ne de ortalıkta görülüyor. Milletten sandıkta öyle bir şamar yedi ki, 2,5 yıldır hâlen kendine gelemedi. Tabii en büyük tokadı kendisini coşkuyla alkışlayanlardan aldı. Ne diyelim? Al birini vur ötekine. Biz bunların ikisini de muhatap almıyor, CHP içindeki Bizans oyunlarıyla kendilerini baş başa bırakıyoruz. Onlar birbirlerini hançerlemeye devam etsinler” ifadelerini kullandı.
Malatya’ya ve tüm Türkiye’ye hizmet için koşturmaya devam ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, anahtar teslimi yapılan yeni konutların, iş yerlerinin ve açılışı gerçekleştirilen yatırımların vatandaşlara hayırlı olmasını diledi.
Yeni yuvalarda huzurlu, bereketli ve mutlu bir yaşam temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını “Tekrar buluşmak temennisiyle sizleri Allah’a emanet ediyorum” sözleriyle tamamladı.
Törenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremzede Ahmet Zengin ve ailesini yeni evlerinde ziyaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 300 Bininci Afet Konutu Kura Çekimi, Anahtar Teslimi ve Yapımı Tamamlanan Yatırımların Toplu Açılış Töreni öncesinde Malatya Valiliğinin yeni hizmet binasının açılışını yaptı.
Açılışın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Valiliği ziyaret ederek Vali Seddar Yavuz’dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay bu ülkenin övünç kaynağıdır, Kızılay medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi tebrik ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türk Kızılay Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılayın 158. yaş gününün ülke, millet, sivil toplum camiası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.
Milletin vicdan ve merhametinin, inanç ve hamiyetinin sembolü olan hilalin ışığını yeryüzünün dört bir yanına taşıyan gönüllülere, hayırseverlere, bağışçılara ve Kızılay çalışanlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılaya canından can katan, kanından kan veren, bu müesseseyi imar ve ihya eden tüm vatandaşlara yürekten teşekkür etti.
“Dünyanın farklı bölgelerinde kalbi bizimle atan, Kızılaya yaptığı bağışlarla ahdine, mazisine, geleceğine, vahdet ve uhuvvetine sahip çıkan tüm dostlarımızdan Allah razı olsun diyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılayın kurucuları Dr. Marko Paşa, Dr. Abdullah Bey, Kırımlı Aziz Bey ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa’yı saygıyla yâd etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yapının küresel bir iyilik ve dayanışma hareketine dönüşmesinde payı olan, emeğiyle, çabasıyla, gayretiyle, alın ve fikir teriyle bu kuruluşa katkı sunan fakat artık fani dünyadan ebedi âleme göç eden tüm büyüklere Allah’tan rahmet niyaz etti.
Kriz ve çatışma bölgelerinde, afet ve acil yardım çalışmalarında, aziz milletin yardım elini mağdurlara, mazlumlara, masumlara uzatırken şehit düşenleri rahmetle anan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dört ana kategoride ödüllerini verecekleri kişi, kurum, kuruluş ve firmaları şahsı ve milleti adına tebrik etti, başarılarının daim olmasını diledi.
“DERDE DEVA OLMAK İÇİN KELİMEYE, CÜMLEYE İHTİYAÇ DUYULMAZ”
Tarihin her sayfasında Türk milletinin yer aldığı kısımlarda daima ahlakla, erdemle, şefkat ve merhametle karşılaşıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi Dayanışma gibi, paylaşma gibi, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletler bizim millî seciyemizin temel unsurlarıdır, hamurumuzun özü ve mayasıdır. Bunlar, millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hâl ve istikbal hattında asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir. Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta, ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için, hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz. İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine, kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmet Akif’in ifadesiyle ‘Hakkı tutup kaldırmak’, rıza-i ilahiden başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz. Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz, tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 Haziran 1868’de Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla kurulan Türk Kızılayın bu müesseselerden biri olduğunu ifade etti.
Cephe gerisindeki hastaneleriyle, hasta taşıma servisleriyle, donattığı hastane gemileriyle, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılarla Türk Kızılayın 93 Harbi’nden Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar milletin varoluş mücadelesi verdiği tüm savaşlarda Mehmetçiğin yardımına koştuğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bilhassa, Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı’nda Kızılayın rolü çok ama çok önemlidir. Kızılayımız, millî mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla cefakâr milletimizin, aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır. Bakınız merhum Mehmet Emin Yurdakul, Hilal-i Ahmer hanımlarına ithaf ettiği şiirinde o kahraman yürekleri nasıl selamlıyor; ‘Size selam, size hürmet, ey hilalin kadınları. Size selam, size hürmet, ey yurdun pak alınları. Ölümlerin önlerinde sargıları bağlayan siz, cenazeler üzerinde matemlerle ağlayan siz. Yara sarmak, can kurtarmak, bu ne iyi, ne güzel iş. Kullarına Cenabıhakk bundan güzel iş vermemiş. Bırakmasın Allah’ımız çatıları merhametsiz, vatanları merhametsiz, bizi sizsiz ve şefkatsiz.’ Ben de Rabbim bizi Kızılaydan mahrum bırakmasın diyorum.”
“Kızılay, Filistin’de, Bosna’da, Afganistan’da, Somali’de, Irak’ta, Suriye’de ve daha pek çok yerde yürüttüğü çalışmalarla gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin sadece kalplerine değil zihin ve hafızalarına da kazınmıştır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin, iç savaşlardan dolayı vatanını terk etmek zorunda kalan muhacirlere bir ensar şuuruyla yaklaştığını ve şefkat kucağını açtığını söyledi.
Hilal-i Ahmer’in, doğal afet ve salgın dönemlerinde bakım, barınma ve beslenme faaliyetleriyle de ön safta yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi bugün bir kez daha tebrik ediyorum” diye konuştu.
“KIZILAYIMIZ BUGÜNE KADAR 26 BİN TONU AŞKIN İNSANİ YARDIM MALZEMESİNİ GAZZE’YE ULAŞTIRDI”
Türk Kızılayın afet yönetiminden kan hizmetlerine, uluslararası yardımlardan sağlık ve sosyal hizmetlere, eğitim çalışmalarından barınma, beslenme ve psiko-sosyal desteklere çalışmalarını bugün de başarıyla sürdürdüğünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şube, temsilcilik ve delegasyonlarıyla kan bağışı, hastane, lojistik ve tıp merkezleriyle ihtiyaç sahiplerine yönelik ücretsiz butik mağazalarıyla tüm bu faaliyetler özverili bir şekilde sınır ve engel tanımadan devam ediyor. Gönüllülerimiz ve Kızılay mensuplarımız hizmetlerine ihtiyaç duyulan her yerde adeta arı gibi çalışıyor. Netanyahu’nun başını çektiği siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de, Kızılayımız bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim’den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptık. Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı.
Vekâletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti. Ateşkes sonrası başlattığı ‘Gazze, Neşeli Çocuklar Projesi’yle Gazze’deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psiko-sosyal destek faaliyetleri ifa ediyor. Kızılay Gazze Ofisi, eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor. Gazze’nin yanı sıra siyonist barbarların hedefi olan Lübnan’da da Kızılay, gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır. Dünkü grup konuşmamda ifade ettiğim gibi İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür”
“Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek, mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Hitler’in yolundan gidenler unutmasınlar ki böyle devam ederlerse tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır” dedi.
Türkiye’nin bir taraftan mazlumlara yardım elini uzatırken diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada şunu da gururla ifade etmek isterim, Kızılayımız, 190’ı aşkın üyeye sahip Kızılay-Kızılhaç Cemiyeti içinde geçtiğimiz yıl en fazla sayıda ülkeye en çok yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet olmuştur” diye konuştu.
Kızılayın elde ettiği bu başarının aynı zamanda Türk milletinin cömertliğinin, alicenap karakterinin ve dayanışma bilincinin de en açık göstergesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunun da altını önemle çizmek durumundayım, 6 Şubat depremlerinde Kızılayımız tarihinin en büyük afet müdahale operasyonunu icra etmiştir. Kızılay, asrın felaketinden çıkardığı derslerle afetlere hazırlık vizyonunu güçlendirmiş, kapasitesini yeniden ve daha güçlü biçimde inşa etmiştir. Deprem bölgesinde 400 milyonun üzerinde sıcak yemek ve paketli gıdayı afetzedelerimize dağıtmıştır. On binlerce çadır ve battaniye yardımının yanı sıra AFAD’ımızın barınma hizmetlerine destek olmuştur. Mobil mutfak, mobil fırın, mobil aşevleri ve ikram araçlarıyla sahada beslenme hizmetlerinin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamıştır.
Depremden en çok etkilenen altı ilimizde kurulan toplum hizmet merkezleriyle koruma, barınma, su ve sanitasyon alanlarında kapsamlı projeler gerçekleştirilmiştir. Esnaf ve Çiftçi Destek Programları dâhilinde on binin üzerinde esnaf ve çiftçimize nakit destek verilmiştir. Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Kızılay ve AFAD’ımızla birlikte arama-kurtarma çalışmalarından, şehirlerimizin yeniden inşasına deprem bölgemizin ayağa kaldırılmasında emeği geçen tüm kurumlarımıza, gönüllü kuruluşlarımıza ve hayırseverlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum.”
“KRİTİK İLAÇLARI ARTIK ÜLKEMİZDE ÜRETECEĞİZ”
Kızılayın geçtiğimiz yıl 3 milyon ünitenin üzerindeki kan bağışıyla yeni bir rekora imza attığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kızılayımız, sağlık sektöründeki yerli ve millî yatırımlarını da başarıyla devam ettiriyor. Birazdan inşallah canlı bağlantıyla temelini atacağımız Çubuk ilçemizde 130 bin metrekare alana sahip Protürk Fabrikası da bunlardan biridir. Protürk Projesiyle kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz. Bu ilaçları kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız. Böylelikle Türkiye’yi plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dâhil ederek bu ilaçlarda dışa bağımlılığa inşallah son vereceğiz” ifadesini kullandı.
Projenin ülke ve millet için hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri kutladı.
Yurt dışından ithal edilen kan torbalarının da Türkiye’nin kendi imkânlarıyla üretileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Silivri’deki fabrikamızın da kuruluş çalışmaları sürüyor. Bu fabrikanın tamamlanmasıyla yıllık yaklaşık 3 milyon kan torbasını ülkemizde ve kendi tesisimizde imal ederek 1 milyar liralık ithalat maliyetini sıfıra indireceğiz. Çok yakın bir dönemde hizmete alacağımız bu yatırımın da hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kızılay camiamızın her bir mensubuna, iyiliği omuzlayan merhamet çınarımıza gözü gibi bakan tüm gönüllülerimize, bağışçılarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”
Konuşmasının ardından Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Millî Mücadele döneminde Hilal-i Ahmer Cemiyeti gönüllüsü ve Balkan Harbinde iki evladını şehit veren Bandırmalı Nuriye Hanım’ın Filistin Cephesinde düşmana karşı kahramanca mücadele eden ve cephenin düşmesi neticesinde kendisinden haber alınamayan son oğlu Murat’ın akıbetini öğrenmek üzere Türk Kızılayına hitaben kaleme aldığı mektubun yer aldığı bir tablo takdim etti.
Kızılay Ödülleri kapsamında Filistin Özel Ödülü’ne layık görülen 12 yaşındaki Gazzeli Renad Attallah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tasarımını kendisinin yaptığı ve üzerinde “Free Palestine” yazılı tişörtü hediye etti.
Ödül törenin ardından Ankara Çubuk’ta kurulacak Protürk plazma ilaç tesisinin canlı yayın bağlantısıyla temel atma töreni gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, davetine icabetle Türkiye’yi ziyaret eden Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’i resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’ndeki karşılama töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, ikili ve heyetler arası görüşmeye geçti.
Görüşmede, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat hazır bulundu.
Koç Topluluğu, kuruluşunun 100. yılını temellerinin atıldığı Ankara’da özel bir davetle kutladı. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç yaptığı konuşmada, “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hamlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir” dedi.
Koç Topluluğu’nun Cumhuriyet’le birlikte şekillenen 100 yıllık yolculuğunun yolculuğunun aktarıldığı davette, Topluluğun hikâyesini anlatan ve yapay zekâ ile hazırlanan özel film gösterildi. Ayrıca Semahat Arsel ve Rahmi M. Koç’un tanıklıklarıyla aile hafızasına ve iki yüzyıla uzanan birikime ışık tutan “İki Kardeş İki Yüzyıl” filmi de davetlilerle buluştu. Davete Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, siyasi parti liderleri ve temsilcileri, yüksek bürokratlar, yabancı misyon temsilcilikleri ve iş dünyasından isimlerle çok sayıda seçkin konuk katıldı.
Koç Topluluğu, kuruluşunun temellerinin atıldığı Ankara’da, 100. yıl etkinlikleri kapsamında Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da özel bir davet düzenledi. Davette, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, siyasi parti liderleri ve temsilcileri, yüksek bürokratlar, yabancı misyon temsilcilikleri ve iş dünyasından isimlerle çok sayıda seçkin konuk bir araya geldi. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel, Yönetim Kurulu Üyesi Caroline N. Koç, Yönetim Kurulu Üyesi İpek Kıraç ve Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu da davete katıldı.
Koç Topluluğu’nun kurucusu merhum Vehbi Koç’un 100 yıl önce Ankara’da mütevazı bir ticarethanede attığı adımla başlayan yolculuğunun aktarıldığı davette, Topluluğun Cumhuriyet’le birlikte şekillenen 100 yıllık hikâyesini anlatan ve yapay zekâ ile hazırlanan özel film davetlilerle buluştu. Rahmi M. Koç ve Semahat Arsel’in tanıklıklarıyla hazırlanan “İki Kardeş İki Yüzyıl” filminin de özel gösterimi gerçekleştirildi.
Ömer Koç: “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hâmlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir.” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç konuşmasına “Ankara; Millî Mücâdele yıllarında milletimizin istiklâl kararlılığının simgesi olmuş, Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte kalkınma ve çağdaşlaşma irâdesinin de merkezi hâline gelmiştir. Bu şartlarda, Vehbi Koç’un kurduğu teşkilât; çatısı altında bulunduğumuz Ankara Ticaret Odası’na 31 Mayıs 1926 tarihinde kaydedilmiştir. O teşebbüsün, bugün ülkemizin sanâyi, üretim ve mühendislik gücünü dünyâ ölçeğinde temsîl eden itibârlı bir müesseseye dönüşmüş olması bize gurur veriyor” diyerek başladı.
Ömer Koç, Koç Topluluğu’nun asırlık hikâyesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınma yolculuğuyla aynı istikâmette geliştiğini vurgulayarak, “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hamlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir. Ülkemizde ilk anonim şirketin kurulması, ilk endüstriyel girişim, ilk uluslararası ortaklık, ilk halka arz, ilk holding olma ve ilk özel vakfı kurma gibi pek çok alanda öncü olmuştur. Genç Cumhuriyet’in çalışma azmi, üretim heyecânı ve aydınlık istikbâl tasavvurunda filizlenen topluluğumuz; sanâyileşmeyi vatan için üstlendiğimiz çok mühim bir mesûliyet olarak değerlendirmiştir. Vehbi Bey’in “Ülkem varsa ben de varım, demokrasi varsa hepimiz varız” şiârı yalnızca ferdî bir yaklaşımı değil; nesilden nesile taşınan bir vâzîfe anlayışını ifâde etmektedir” diye ekledi.
Ömer Koç: “Asıl başarıyı; memleketimizin sanâyi ve mühendislik birikimini güçlendirmekte, beşerî sermayeyi desteklemekte ve Türkiye’nin rekâbet gücünü ileriye taşımakta gördük.” Koç Topluluğu’nun geride bıraktığı ilk yüzyıl boyunca büyümeyi hiçbir zaman sâdece rakamlarla tarîf etmediğini vurgulayan Ömer Koç, “Bu anlayışla; geride bıraktığımız yüz yıl boyunca attığımız her adımda yatırımı ve istihdâmı müşterek refâhın unsurları olarak telâkki ettik. Büyümeyi hiçbir zaman sâdece rakamlarla tarîf etmedik. Asıl başarıyı; memleketimizin sanâyi ve mühendislik birikimini güçlendirmekte, beşerî sermayeyi desteklemekte ve Türkiye’nin rekâbet gücünü ileriye taşımakta gördük” diye konuştu.
Ömer Koç, Topluluğun sâdece iktisâdî anlamda değil; eğitim, kültür-sanat ve sağlık alanlarında da fayda sağlamayı öncelik addettiğini belirterek, “Kuşaklar boyunca inşâ edilen birikim neticesinde 60’ın üzerinde ülkede 120 binden fazla çalışma arkadaşımızla faâliyet gösteren uluslararası bir topluluk hâline geldik. Bugün 155 ülkeye ihracat yapıyor, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 8’ini gerçekleştiriyoruz. Koç Holding olarak Fortune Global 500’de yer alan tek Türk şirketi olma başarısını sürdürüyoruz. Otomotivden enerjiye, dayanıklı tüketimden finans ve turizme kadar pek çok sektörde katma değer sağlıyor, hizmet veriyor ve mühendislik kapasitemizi geliştiriyoruz. Hangi coğrafyada faâliyet gösterirsek gösterelim, dâimâ memleketimize karşı duyduğumuz mesûliyetin ve bayrağımızı dünyânın dört bir yanında dalgalandırmanın şevkiyle hareket ediyoruz. Hangi alanda çalışırsak çalışalım; işimizi dâimâ ülkemize kalıcı değer üretme hedefiyle yürütüyoruz. Sâdece iktisâdî anlamda değil; eğitim, kültür-sanat ve sağlık alanlarında da fayda sağlamayı öncelik addediyoruz” dedi.
Ömer Koç: “İkinci yüzyılımızda da aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yolumuza devâm edeceğiz.” İkinci yüzyıllarına aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yürümeye devâm edeceklerini belirten Ömer Koç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “İkinci asrımıza adım atarken; genç nüfusumuzun girişimcilik kâbiliyetinden, sanâyi tecrübemizin ve yetişmiş insan kaynağımızın ülkemizi çok daha ileriye taşıyacağına eminiz. Koç Topluluğu olarak; ilk yüzyılımızı büyük bir gayret ve kararlılık duygusuyla geride bıraktık. Bundan sonra da Büyük Atatürk’ün açtığı medeniyet yolunda lâik cumhuriyetin değerlerine sâhip çıkarak aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yolumuza devâm edeceğiz. Çok iyi biliyoruz ki; elde ettiğimiz başarılar, emekleri ve bağlılıklarıyla topluluğumuza güç veren çalışma arkadaşlarımızın, bayilerimizin ve iş ortaklarımızın sâyesinde mümkün oldu. Kendilerine ve ayrıca bize bir asırdır teveccüh gösteren milletimize ve desteklerini esirgemeyen devletimize müteşekkiriz.”
Davette Ömer Koç’un ardından konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Koç Topluluğu’nun hikayesi Cumhuriyet’imizin ekonomik kalkınma serüveniyle kesişen, örtüşen bir hikayedir. Ankara’nın köklü ticaret kültürü ahilik geleneğinden beslenen iş ahlakı ve girişimcilik anlayışı içinde filizlenen bu yolculuk zamanla ülkemizin en büyük sanayi ve hizmet topluluklarından birine dönüşmüştür. Merhum Vehbi Koç’un henüz genç yaşlarda Ankara’da başladığı ticaret hayatı çalışkanlık, dürüstlük ve ileri görüşlülük temelinde yükselmiş ortaya koyduğu vizyon nesiller boyunca taşınan güçlü bir kurumsal yapının temelini oluşturmuştur. Topluluğun tarihine bakıldığında Türkiye’nin sanayileşme yolculuğunun birçok önemli durağında izlerini görmek mümkündür” ifadelerini kullandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.