Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni’nde yaptığı konuşmada “İçinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askerî caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir. Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni”ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, aktivasyonunu yapacakları yeni nesil mobil iletişim altyapısı 5G’nin ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak, haberleşme, teknoloji, enerji ve üretim verimliliğini yükseltecek, dijital bağımsızlığını daha da perçinleyecek 5G teknolojisinin hazırlık çalışmalarından test ve kurulum süreçlerine emeği geçen tüm kurumları, şirketleri, mühendis ve sektör çalışanlarını tebrik etti.
Ülkenin önünde iletişimin yanı sıra, ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime geniş bir alanda yepyeni bir sayfa açacak 5G teknolojisinin bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sözlerimin hemen başında şu hususun altını çizmekte fayda görüyorum; değerli kardeşlerim, günümüz dünyasında egemenlik, coğrafya temelli, fiziki ve sadece belirli bir toprak parçasıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. Küresel güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde, teknoloji ve dijitalleşme alanında meydana gelen baş döndürücü gelişmeler, klasik anlamdaki egemenlik mefhumunu aşındırmıştır. Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada söz, etki ve itibar sahibi olmak istiyorsanız bir defa siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak, siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız. Verilerin toplanması, işlenmesi, analiz edilmesi, katma değere dönüştürülmesi ve en önemlisi veri güvenliğinin temin edilmesi bu süreçte kritik bir rol oynamaktadır. Özellikle son dönemde Lübnan, Gazze ve İran başta olmak üzere yakın çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalar, siber güvenliğin önemini hepimize bir kez daha göstermiştir. Şurası tartışılmayacak kadar ortadadır, içinde bulunduğumuz veri çağında, siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askerî caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir. Tam tersine bunlar birbirinin tamamlayıcısı, eskilerin ifadesiyle mütemmim cüzüdür.”
“GÜÇLÜ BİR SİBER GÜVENLİK MİMARİSİ OLUŞTURMAK İÇİN NE GEREKİYORSA YAPTIK”
“Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız, egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü, sadece toprağı kontrol edenler değil, bununla birlikte veriyi yönetenler olacaktır. Bu bakımdan 5G’nin veri merkezleri, bulut altyapıları, yapay zekâ ve siber güvenlik kapasitesiyle birlikte düşünüldüğünde dijital egemenlik ve millî güvenlik meselesi olduğu son derece açıktır. Biz de bugün attığımız tarihî adıma, diğer hususlar yanında elbette dijital egemenlik zaviyesinden de bakıyoruz. Nitekim son 23 yılda bunun altyapısını çok güçlü bir şekilde hazırladık. Dijital dönüşümde attığımız stratejik adımlarla ülkemizi bu alanda parmakla gösterilen seviyelere çıkardık. Bu süreçte bir yandan dijital hız ve kapasitemizi artırırken, diğer yandan güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık. 2002’de 81 bin kilometre olan fiber hat uzunluğumuzu, 2025’in üçüncü çeyreği itibarıyla 657 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı dönemde geniş bant internet abone sayımızı 3 binden 98 milyona, mobil telefon abone sayımızı ise 23 milyondan alıp neredeyse 100 milyona çıkardık.”
SİBER GÜVENLİK TEDBİRLERİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 55 milyonu aşkın vatandaşın bugün güvenli internet hizmetlerini kullandığını, hâlihazırda Türkiye’de mobil ve sabit hatlardan 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleştiğini dile getirdi.
Türkiye’nin aylık ortalama 494 dakika mobil kullanım süresiyle Avrupa’da birinci sırada olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Geçtiğimiz sene kurduğumuz Siber Güvenlik Başkanlığımız, haberleşme sistemlerimizin güvenliğini sağlamak, kritik altyapılarımızı korumak ve siber tehditlere karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor. Aynı şekilde emniyet birimlerimiz, istihbarat teşkilatımız ve ilgili tüm kurumlarımız da her senaryoya hazırlıklı bir şekilde kendi önlem, aksiyon ve karşı koyma planlarını başarıyla planlayıp hayata geçiriyor. Burada şunun da altını çizmek durumundayım, biz siber güvenliğe sadece tehditler karşısında gösterilen bir tepki değil, ulusal güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak bakıyoruz. Yabancı menşeili anlık mesajlaşma ve arama uygulamalarının, özellikle Gazze soykırımından beri çeşitli tartışmalara konu olduğu görülüyor. Biz de bu tartışmaları çok yakından takip ediyoruz. Devlet kurumlarına ait verilerin güvenliğini özellikle güçlendirme noktasında ilave tedbirleri önümüzdeki dönemde peyderpey devreye alacağız.”
“TEKNOLOJİDE TAM BİR SEFERBERLİK İLAN ETTİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte teknolojik gelişmeleri yalnızca takip eden, çağa ayak uydurma kaygısından öteye geçemeyen, yeni teknolojileri tribünden izleyen, başkalarına imrenen, öz kaynaklarını değerlendiremeyen bir Türkiye’nin olduğunu belirterek, “Başörtüsü, saç-sakal, kılık-kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan, dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı” ifadesini kullandı.
Yıllarca Türkiye’nin özellikle belli alanlarda geri kalmışlığını, milletin inanç değerlerine, kültür kodlarına ve insanların giydiği kıyafete bağladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Yaklaşık 6 asır boyunca cihana nizam vermiş bir ecdadın torunları olarak bu kötü gidişe, bu atalete, bu ideolojik bağnazlığa biz itiraz ettik. ‘Biz yapamayız, biz beceremeyiz’ diyen öz güven yoksunlarına kulak asmadan, bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik. Çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik. Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyoruz hem yeniliklere öncülük ediyor hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz.”
“GÜÇLÜ TÜRKİYE’Yİ ADIM ADIM İNŞA EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İlk yerli ve millî haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı 2024’te uzaya fırlattık, 2025’te resmen hizmete aldık ve böylece dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmayı başardık. Savunma sanayii başta olmak üzere teknolojik imkân ve kabiliyetlerin belirleyici olduğu tüm sektörlerde çağa ufuk çiziyor, yön tayin ediyoruz. Ar-Ge’den seri üretime, kendi ürün ve yazılımlarımızla kendi tesis ve mühendislerimizle yeni dünyanın semalarında kutup yıldızı gibi parlıyoruz. Avrupa ve Amerika dâhil pek çok yerde gençler daha kendi ülkelerinin haritadaki yerini gösteremezken, ayak sesleri yalnızca Türkiye’yi değil kıtaları inleten TEKNOFEST Gençliği yeni projelerle, yeni tekliflerle dünyaya rol model oluyor. Velhasıl önümüze konulan bentleri yıkarak, her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye’yi adım adım inşa ediyoruz.”
Bu başarılarda emeği geçen tüm kurumları, firmaları, sivil toplum kuruluşlarını, mühendisleri ve özellikle de gençleri ayrı ayrı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün milletimizin hizmetine sunacağımız 5G teknolojisiyle, bu başarılarımıza bir yenisini daha eklemenin haklı gururunu yaşıyoruz. 5G’nin hazırlıklarını 2016’da başlattık, 2018’de ilk testlerimizi yaptık, 2019’dan sonra da Gazi Meclisimizde, stadyumlarımızda ve geniş katılımlı organizasyonlarımızda pilot uygulama olarak kullanıma açtık” diye konuştu.
“81 İL MERKEZİMİZDE DEVREYE ALACAĞIMIZ 5G’Yİ, 2 SENE İÇİNDE ÜLKEMİZİN HER KARIŞINDA HİZMETE SUNACAĞIZ”
Yaygın kapsama hedefiyle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece çok geniş bir alanda hem yüksek hız hem de yüksek kapasiteyi aynı anda sunabilecek bir sistemler manzumesi oluşturduk. Başlangıçta 81 il merkezimizde devreye alacağımız 5G’yi, 2 sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız” bilgisini paylaştı.
Şebeke altyapısında mümkün olan en yüksek seviyede yerli ve millî ürün kullanımını hedeflediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranında yerli malı, belgeli ürün, yüzde 30 oranında millî haberleşme ürününü kullanacak. Devamında bu rakamlar peyderpey arttırılabilecek” sözlerini sarf etti.
“İLETİŞİM HIZIMIZ TAM 10 KAT ARTIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G’nin neler getireceğini genel hatlarıyla paylaşmak istediğini söyleyerek, şunları kaydetti: “Beşinci nesil mobil haberleşme altyapısı, yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere üç ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G, saniyede iki gigabyte veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor, yani iletişim hızımız tam 10 kat artıyor. 4,5 veya 4G’de ortalama 30-40 milisaniye olan gecikme süresi, 5G ile bir milisaniyeye kadar düşüyor. Son olarak daha önce binlerle ifade edilen eş zamanlı bağlantı kapasitesi 5G ile milyonlarca cihaza erişiyor. Nesnelerin internetini çok daha verimli ve süratli hâle getirecek bu sistemle kilometrekare başına milyonlarca cihaz aynı anda kesintisiz ve güvenli biçimde birbiriyle irtibat kurabilecek. 5G’yi diğerlerinden ayıran bir diğer önemli ayrıntı da bulut tabanlı ve yazılım odaklı çekirdek mimarisidir. Bu özellik şebekeyi daha esnek, daha akıllı ve ihtiyaca göre şekillenebilen bir yapıya kavuşturuyor. 5G ile birlikte iletişimin sadece hızlanmakla kalmadığı, aynı zamanda bütünüyle şekil değiştirdiği bir dönemin kapılarını aralıyoruz.”
Vatandaşların, 5G ile internet kullanımında yüksek hızlarla tanışacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sabit internetin ulaşamadığı yerlerde sabit, kablosuz erişim sayesinde fiber hızına yakın bir deneyim sunulacak. Aynı fiziksel altyapı üzerinde farklı sektörlere ait sanal ağlar kurulabilecek” dedi.
Böylelikle sağlık, üretim, lojistik ve güvenlik gibi birbirinden farklı alanlarda ihtiyaca özel hizmetler verilebileceğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kurumlar, kendi yerleşkeleri veya tesisleri içinde kendilerine özel, güvenli ve düşük gecikmeli şebekeler kullanabilecek. Verinin merkeze gitmeden, kaynağa en yakın noktada işlenmesi mümkün olacağı için karar alma ve tepki verme süreleri ciddi şekilde kısalacak. Diğer taraftan mobil iletişimde ve dijital hizmetlerde bekleme süreleri azalırken, gigabyte hızları artacak, evde, işte veya hareket hâlindeyken daha güçlü ve kesintisiz bir bağlantı standardı oluşacak” diye konuştu.
“GERÇEK ZAMANLI BAĞLANTI GEREKTİREN UYGULAMALAR DAHA STABİL ÇALIŞACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G ile gerçek zamanlı bağlantı gerektiren uygulamaların daha stabil çalışacağı bilgisini verdi.
Asıl önemli değişimin üretimde yaşanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akıllı sensörler, robotik sistemler ve üretim hatlarının gerçek zamanlı verilerle yönetildiği, arızaların henüz oluşmadan tespit edilip üretkenliğin zirveye ulaştığı yeni bir döneme giriyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrikaların daha çevik, verimli ve rekabetçi hâle geleceğini ifade ederek, “Organize sanayi bölgelerinde, limanlarda, büyük tesislerde ve kritik üretim tesislerinde münhasır 5G şebekeleri yaygınlaşacak. Bu dönüşüm ise hiç şüphesiz Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim kapasitesinde çarpan etkisi oluşturacak” ifadelerini kullandı.
KOBİ’lerden büyük sanayi kuruluşlarına kadar tüm işletmeler için yeni iş modellerinin önünün açılacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulusal iş markalarının yurt dışı pazarlardaki rekabet gücünün daha da pekişeceğini, sağlıkta uzaktan müdahale imkânlarının gelişeceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerçek zamanlı görüntü aktarımı ve kritik sistemlerin eş zamanlı çalışmasının yaygınlaşacağını belirterek, şunları kaydetti: “Ultra düşük gecikme kapasitesi sayesinde, örneğin bir doktor hastasını yüzlerce kilometre öteden ameliyat edebilecek, hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek. Ulaşımda araçlar altyapı ve trafik sistemleri anlık veri paylaşabilecek, böylece yollar daha güvenli olacak, can kayıpları inşallah azalacak. Eğitimde artırılmış gerçeklik, sanal laboratuvar, simülasyon ve gerçek zamanlı etkileşim daha fazla kullanılacak. Tarımda, akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacak. Daha fazla veriyi daha düşük enerji üretimiyle taşıyabilen 5G ile kamu hizmetlerinde ve akıllı şehirlerde milyonlarca sensörle donatılmış altyapılar sayesinde enerji, su, ulaşım sistemleri anlık yönetilebilecek. Bu da hem hizmet kalitesini artıracak hem de kaynak kullanımında önemli bir tasarrufu beraberinde getirecek.”
“5G İLE GÜVENLİK ALANINDA DA YENİ KAZANIM VE AVANTAJLAR ELDE EDECEĞİZ”
5G ile güvenlik alanında da yeni kazanım ve avantajlar elde edileceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Yeni nesil altyapımızın şebeke dilimleme özelliğiyle farklı kullanım alanlarına mahsus güvenlik politikalarını uygulama imkânı bulacağız. Uç bilişim yaklaşımı marifetiyle verinin kaynağa yakın işlenmesi sayesinde siber riskleri daha da azaltacağız. Kolluk kuvvetlerimizin sahada kullandığı sistemler 5G altyapısıyla çok daha etkin, hızlı ve öngörülebilir bir yapı arz edecek. Kent Güvenlik Yönetim Sistemi’nden Plaka Tanıma Sistemi’ne, hudut kapısı sisteminden narkotik UYUMA sistemine, suç analiz uygulamasından KADES’e, polis teşkilatlarımızın suç ve suçluyla mücadelesinde kullanılan sistemlerin işlevselliği daha da artmış olacak.”
“Çok geniş bir yelpazede olumlu etkilerini göreceğimiz 5G’nin ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, iletişim operatörleri ve 5G’nin hayata geçirilmesinde emeği olan herkese teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.