Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da “Ev Sahibi Türkiye” konut kura çekim töreninde yaptığı konuşmada, “Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olarak başlattığımız ve 24 Ekim’de tanıtımını yaptığımız ‘Ev Sahibi Türkiye’ projemizle 81 ilimizde 500 bin konut inşa edeceğimizin müjdesini milletimize vermiştik. Yüzyılın konut projesi hamdolsun milletimizin nezdinde büyük bir teveccüh gördü” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen; “Ev Sahibi Türkiye” 31 bin 73 Konut Kura Çekim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
İstanbul Çekmeköy’de dün bir lisede uğradığı menfur saldırıda vefat eden öğretmen Fatma Nur Çelik’e Allah’tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Merhum öğretmenimizin ailesine ve yakınlarına sabır, büyük bir fedakârlıkla ülkemize hizmet eden eğitim camiamıza başsağlığı temenni ediyorum. Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi, hiçbir mazereti olamaz. Bırakın şiddeti, Hazreti Ali Efendimizin ‘Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum’ buyurduğu öğretmene, hocaya yönelik saygısızlık etmek bile inancımızda ve kültürümüzde kabul edilemez bir davranıştır. Başsavcılığımız adli, Bakanlığımız idari soruşturmayı başlatmıştır. Milletçe hepimizi hüzne boğan bu olayın üzerine kararlılıkla gidilecek, failin hak ettiği cezayı alması için gereken mutlaka yapılacaktır. Aynı saldırıda yaralanan öğretmenimize ve öğrencimize de yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum. Rabb’im Fatma Nur öğretmenimizin mekânını inşallah cennet eylesin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlamlı merasimi tertiplemek suretiyle bir araya gelmelerine vesile olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına teşekkür etti.
500 Bin Sosyal Konut Projesi kapsamında birazdan kuralarını çekecekleri 31 bin 73 konutun Ankara ve ülke için hayırlı, uğurlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Deprem bölgemizde bu sene içinde, Ankara’mız dâhil diğer şehirlerimizdeyse önümüzdeki yılın mart ayından itibaren tamamlayıp teslim edeceğimiz bu hanelerde hak sahibi kardeşlerimizi şimdiden sağlıkla, huzurla, ağız tadıyla oturmaları için Rabb’imden niyaz ediyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı töreni aynı zamanda 11 ayın sultanı ramazanın manevi lezzetini milletçe tattıkları bir dönemde gerçekleştirdiklerini dile getirdi.
BÖLGESEL GELİŞMELER
Gazze’de, Batı Şeria’da ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarında yaşayanların ramazanı yine mahzun bir şekilde karşıladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İsrail hükûmeti, insani yardım girişlerini kasten engelleyerek ekim ayındaki mutabakatı açıkça ihlal ediyor. Ateşkese rağmen son 5 ayda 620’nin üzerinde Gazzeli kardeşimiz İsrail saldırılarında şehit oldu. Somali’de, Sudan’da, Arakan’da ve daha pek çok yerde mazlumlar şehri ramazanı ne yazık ki buruk bir kalple geçiriyor. Bunların üzerine bölgemizdeki gerilim dalgası maalesef günden güne yayılma eğilimi gösteriyor. Geçtiğimiz hafta Afganistan ile Pakistan arasında patlak veren çatışmalara, siyonist lobinin tahrikleriyle İran’a karşı düzenlenen hava harekâtı eklendi. Körfez’deki kardeş ülkelere yönelik füze ve kamikaze dron saldırıları ise istikrarsızlık ortamını daha da derinleştirdi. Maalesef bu mübarek günlerde bölgemizin farklı noktalarındaki topraklar kan ve gözyaşıyla ıslanmaya devam ediyor. Coğrafyamızın dört bir ucunda bu hadiseler yaşanırken Türkiye olarak barış, huzur ve istikrar odaklı çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.”
“BARIŞ ODAKLI DİPLOMASİ”
Türkiye’yi ve Türk milletini bu tehlikelerden uzak tutabilmek için gerekli tüm önlemleri aldıklarını ve almaya devam ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Yürüttüğümüz barış odaklı diplomasiyle sorunların masa başında, diyalog ve müzakere yoluyla, adil ve hakkaniyetli bir biçimde çözümü için yoğun gayret sarf ediyoruz. Daha fazla kan dökülmeden, ateş daha fazla yayılmadan, kardeş ülkeler arasına daha fazla husumet girmeden bölgemizin bu cendereden bir an önce kurtulması için tüm imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Sizlerden, dayanışma mevsimi olan ramazan-ı şerifte gönül ve kültür coğrafyamızdaki kardeşlerimizi unutmamanızı bilhassa istirham ediyorum. Hem edeceğiniz dualarla hem de yapacağınız yardımlarla mazlum ve mağdurların yanında olacağınıza yürekten inanıyorum.”
Millete hizmet yoluna erdemliler hareketi olarak çıkmış bir kadro olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu milletin hizmetkârı olmayı, milletin emanetine sahip çıkmayı kendileri için şeref ve haysiyet meselesi olarak gördüklerini belirtti.
“Bugüne kadar ne yaptıysak Cenabıallah’ın yardımı, aziz milletimizin de desteğiyle yaptık. Önümüze konulan tüm engelleri aziz milletimizin basiretiyle, ferasetiyle, dirayetiyle aştık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şeyh Edebali’nin o hikmet dolu öğüdünü, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” prensibini kendilerine her alanda rehber edindiklerini söyledi.
Büyük millet olmanın ne demek olduğunu, aynı maziyi paylaşmanın, aynı vatanda yaşamanın, aynı ufka bakmanın ne manaya geldiğini kalplere ve zihinlere titizlikle nakşettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum Nurettin Topçu’nun, “Bin yıllık tarihî içerisinde üç kıtada yüzlerce şehir yapan, medeniyet merkezleri açan, Anadolu’nun benzi soluk çocukları” olarak tarif ettiği bu milletin yüzünü güldürmek, geleceğini inşa etmek için geceyi gündüze kattıklarını kaydetti.
Özellikle altyapı ve şehircilik noktasında gerek bakanlıklarla gerekse belediyelerle üzerlerine ne düşüyorsa yapmaya çalıştıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirleri yalnızca binalardan, meydanlardan, cadde ve sokaklardan ibaret görmediklerini belirtti.
“ŞEHİRLERİ MEDENİYETİMİZİN ŞİİRLERİ OLARAK GÖRDÜK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehirleri yaşayan, nefes alan, hafızası olan, geçmişle gelecek arasında köprü kuran canlı birer varlık olarak, insanıyla, kültürüyle, tarihiyle, tabiatıyla, mimari yapılarıyla birer sanat eseri olarak gördüklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehirleri medeniyetimizin şiirleri olarak gördük. İşte bu anlayışla hamdolsun sayısız eseri, yatırımı, proje hizmeti şehirlerimize ve milletimize kazandırmanın kıvancını yaşadık. Vatandaşlarımızın güvenli ve konforlu bir şekilde hayatını sürdürebilmesi, barınma ihtiyacını olabilecek en düşük maliyetlerle gidermesi noktasında farklı projeleri devreye alıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşüm seferberliğini 2012’de İstanbul Başakşehir’de başlattıklarını hatırlatarak, aradan geçen 14 yılda milyonlarca vatandaşın ev ve iş yerlerini dönüştürdüklerini, dar gelirli vatandaşları yeni yuvalarıyla buluşturduklarını söyledi.
Şehirleri parklarıyla, millet bahçeleriyle, yürüyüş ve bisiklet yollarıyla, gençlik merkezleri ve sosyal yaşam alanlarıyla donattıklarını ve güzelleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, altyapısı hazır olan arsaları vatandaşların kullanımına tahsis ettiklerini kaydetti.
TOKİ’nin bu süreçte fevkalade bir performans ortaya koyduğunu ve böylelikle 1 milyon 740 bin sosyal konutu milletin hizmetine sunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, alt gelir grubundaki 5 milyonu aşkın vatandaşın depreme dayanıklı ve emniyetli yaşam alanlarında ikamet etmesini sağladıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehircilikte en büyük başarı hikâyesini deprem bölgemizde yazdık. Milletimize verdiğimiz sözü tutarak 3 yıl içinde tam 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık. 455 bin konutun altyapı masraflarının tamamını devlet olarak biz üstlendik ve kalan fiyat üzerinden vatandaşlarımıza yüzde 50 indirim yaptık. Ayrıca depremzedelerimiz için çok rahat ve oldukça avantajlı bir ödeme planı oluşturduk. Buna göre yeni evlerine yerleşecek vatandaşlarımız ilk iki yıl boyunca hiç ödeme yapmayacak. Devamında ise 18 yıla yayılan sabit ve çok düşük bedelli taksitlerle zorlanmadan ödemesini gerçekleştirecek. Peşin ödemek isteyen vatandaşlarımız da Meclisimizde yapacağımız düzenlemeyle neredeyse dörtte biri fiyatına ev sahibi olacak. Kredi kullanmayı planlayan kardeşlerimize ise kamu bankalarımız gerekli kolaylıkları sağlayacak. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum.”
“DEVLETİNE GÜVENEN, MİLLETİNE İNANAN TÜM KARDEŞLERİME TEŞEKKÜR EDİYORUM”
Ev Sahibi Türkiye Projesi’nde hak sahiplerinin ödeme miktarları ve takviminden çok memnun olduğunu, hak sahiplerinin kendileri için hayır dualar ettiğini bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bizleri milletimize mahcup etmeyen Cenabıallah’a hamdolsun. Tabii burada şunu da ayrıca ifade etmek isterim. Asrın felaketini yaşadığımız günlerde devlet ve millet olarak yeniden ayağa kalkmaya çalışırken ana muhalefet partisi başta olmak üzere bulanık suda balık avına çıkıp, selden kütük kapma yarışına girenlere, depremzedelerimizin acısını ahlaksızca istismar etmeye girişenlere, meydanlarda içi boş vaatlerde halkımızı kandırmaya çalışıp bedava ev, bedava iş yeri, bedava traktör sözleri verenlere, iktidarımızın ve ittifakımızın enkaz altında kalması için kendilerini seferber edenlere, ezcümle deprem turistlerinin tamamına böylece en güzel cevabı vermiş olduk. Bu vesileyle devletine güvenen, milletine inanan o imtihan günlerinde ümit ve metanetini koruyarak bizlere destek olan tüm kardeşlerime bir kez daha canı gönülden teşekkür ediyorum. 6 Şubat’ta ebediyete uğurladığımız kardeşlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyor, geride kalanlara başsağlığı diliyorum. Rabb’im bizleri bir daha böyle büyük acılarla, afetlerle sınamasın diye dua ediyorum.”
“DEĞERLERİMİZİ VE KÜLTÜRÜMÜZÜ TÜM RENKLERİYLE YAŞATACAK MAHALLELER”
Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olan Ev Sahibi Türkiye Projesiyle 81 ilde 500 bin konut inşa edeceklerinin müjdesini millete verdiklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüzyılın Konut Projesi’ne milletin büyük bir teveccüh gösterdiğini ve projeye 8 milyon 800 bin kişinin başvurduğuna dikkati çekti.
Ev Sahibi Türkiye kampanyasına gösterilen yoğun ilginin aynı zamanda hükûmetlerine olan güvenin de bir göstergesi olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şehirlerimizin çoğunda kuralarımızı çektik. Hak sahiplerimizi belirledik. Bugün de sizlerle birlikte Etimesgut, Gölbaşı, Mamak, Pursaklar ve Sincan’da toplam 21 bin 780, Sincan Temelli’de 4 bin, Polatlı’da 1500, Beypazarı’nda 750, Çubuk ve Elmadağ’da toplam 1000, Kahramankazan’da 300, Nallıhan’da 200, Çayırhan’da 100, Şereflikoçhisar ve Çamlıdere’de toplam 400, Güdül’de 142, Bala’da 110, Evren’de 41, Akyurt, Ayaş, Haymana, Kalecik ve Kızılcahamam’da ise toplam 750 olmak üzere Ankara genelindeki 31 bin 73 konutumuzun kuralarını çekeceğiz. Yeni evlerimizin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Şunu da ayrıca hatırlatmak istiyorum. 500 Bin Sosyal Konut Projemizde sadece bina yapmıyoruz. Değerlerimizi ve kültürümüzü tüm renkleriyle yaşatacak mahalleler de inşa ediyoruz. İçinde çocuklarımızın neşeyle oynayacağı, gençlerimizin spor yapacağı, yaşlılarımızın sağlık hizmeti alacağı ve vatandaşlarımızın misafirlerini ağırlayacağı mahalle konaklarımızı da şehirlerimize kazandırıyoruz. Bunlar da ülkemize, milletimize hayırlı uğurlu olsun.”
Yapıların inşasında emeği olan tüm kurum ve çalışanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 31 bin 73 konutun Ankara’ya hayırlı olması dileğinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Parlamenter Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye; güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası olan İstanbul’da katılımcılarla bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu söyledi. NATO Parlamenter Zirvesi’nin verimli geçmesi temennisini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katkı sunacak herkese teşekkür etti.
“AVRUPA-ATLANTİK GÜVENLİĞİ TARİHÎ BİR DÖNEMEÇTEN GEÇİYOR”
Bu önemli toplantının 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi öncesinde ayrı bir anlam taşıdığına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Müttefik ülke parlamentoları arasında iş birliği ve dayanışmanın güzide bir nişanesi olarak gördüğüm bu zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenleri tebrik ediyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa-Atlantik güvenliği tarihî bir dönemeçten geçiyor. İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler, güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken, yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız” değerlendirmesinde bulundu.
“YAKIN DÖNEMDE ŞAHİT OLDUĞUMUZ KATLİAMLAR ULUSLARARASI KURUMLARIN İTİBARINI YERE SERMİŞTİR”
Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamaların, bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başta Gazze ve Lübnan’da yaşananlar olmak üzere, yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar, insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu ortamda hem NATO’nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hâle geldiğine inanıyorum” diye konuştu.
“TÜRKİYE OLARAK YENİ DÖNEMİN RUHUNU EN İYİ OKUYAN ÜLKELERDEN BİRİYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut jeopolitik denklemin NATO’nun üstlendiği rolün önemini artırdığını vurgulayarak, “Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi, gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz. Ankara Zirvesi, tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır” görüşünü paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi’ne yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: “Parlamenterler olarak en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşamasını sağlayacak koşulların oluşturulmasıdır. Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin millî güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak bu alanda ittifaktan beklentilerinin çok olduğunu söyledi.
“NATO MİSYON VE HAREKATLARINA EN FAZLA KATKI SAĞLAYAN İLK 5 MÜTTEFİK ARASINDAYIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak, müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken, savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız kararların uygulanması, bu bakımdan çok ama çok mühimdir. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Son olarak, Lahey Zirvesi’nde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk 5 müttefik arasında yer alıyoruz” ifadesini kullandı.
Türkiye’nin bu katkılarına rağmen Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye’nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Türkiye’nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi, dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas’tan Ankara’ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız” diye konuştu.
“MÜTTEFİKLERİMİZ TÜRKİYE’NİN SAVUNMA SANAYİSİ ALANINDA KATETTİĞİ ÖNEMLİ MESAFEYİ GÖRMÜŞ OLACAK”
Ankara Zirvesi’nin bir diğer ayırt edici özelliğinin, savunma sanayisi iş birliğine yapacağı vurgu olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu’nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken, diğer yandan da bu iş birliğini çok daha etkili hâle getirecek tedbirleri ele alacağız. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz, Türkiye’nin savunma sanayisi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacak. Ayrıca, NATO’nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz. Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri’yle İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar’ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz” bilgisini paylaştı.
“1967 SINIRLARINDA BAĞIMSIZ BİR FİLİSTİN DEVLETİ MUTLAKA KURULMALIDIR”
Bölgeye ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan’ı hedef alan saldırıları yakından takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gasbı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğünü haiz bir Filistin Devleti mutlaka kurulmalıdır. Bu süreçte siz parlamenterlere de önemli görevler düşmektedir. Burada şuna da dikkatinizi çekmek isterim. Türkiye gerek tarihiyle gerek toplumsal yapısıyla gerek jeostratejik konumuyla Avrupa’dan Asya’ya ve Balkanlar’dan Afrika’ya uzanan geniş coğrafyayla, aynı anda iletişim sağlama tecrübesine sahip güçlü bir ülkedir. Biz bu potansiyelimizi, bölge barışı ve dünya barışı için azami ölçüde kullanmayı arzu ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rusya-Ukrayna savaşının diyalogla çözümü noktasında önümüzdeki dönemde netice almamız gerektiğini, bilhassa vurgulamak istiyorum. Her iki tarafla da konuşabilen, netice veren süreçleri başlatan hakkaniyetli duruşuyla her iki tarafın da güvenini kazanmış bir müttefik olarak barış çabalarına aktif katkı vermeyi sürdüreceğiz. Sözlerimin hitamında, bugün savunma sanayisi şirketlerimize yapacağınız inceleme geziniz bütünüyle buna dahil olmak üzere, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığımıza bu güzel buluşma için teşekkür ediyorum. İstişarelerinizin ve aldığınız kararların, ittifakımız ve dünya barışı için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” sözlerini sarf etti.
Programda daha sonra, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un ev sahipliğinde düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla aile fotoğrafı çekildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 33. Genel Kurulu ve İhracat Şampiyonları Ödül Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız artık millî motivasyon kaynağımız hâline gelmiş durumda. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) 33. Genel Kurulu ve İhracat Şampiyonları Ödül Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
İhracat şampiyonları olarak ödül alacak firmaları ve sektör birincisi iş insanlarını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aktaracağı rakamların her kuruşunun nasıl kazanıldığını, hangi zorlu mücadelelerin verildiğini ancak bunun derdiyle dertlenenlerin bilebileceğini belirterek, ticaretten gelen biri olarak bu başarıların öyle kolay elde edilmediğini, azim, sabır, gayret, kabiliyet ve kararlılık gerektirdiğini çok iyi bildiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle ihracatın artık sadece mal alıp başka bir yere satmanın ötesinde olduğuna işaret ederek, “Sizler, kimi zaman bir ihracatçı kimi zaman bir gönül elçisi kimi zaman da Türkiye’nin önüne çıkarılan engelleri aşmak için mücadele eden birer serdengeçti olarak ülkemizin yükünü omuzluyorsunuz. Bu vesileyle TİM Başkanı’na, yönetim kurulu üyelerine ve bugüne kadar TİM çatısı altında hizmet etmiş tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Yol, dava ve kader arkadaşlarım olarak gördüğüm ihracatçılarımızın daima yanında oldum, bundan sonra da yanınızda olmayı sürdüreceğim” ifadelerini kullandı.
Türkiye’deki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini ve 140 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisinin amacının dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefine ulaşmak olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın en ücra köşelerinden en rekabetçi pazarlarına kadar üzerinde Türkiye mührü taşıyan her üründe bu devasa ailenin alın terinin, dinamizminin ve küresel vizyonunun bulunduğunu ifade etti.
“KESİNTİSİZ BÜYÜME PERFORMANSIMIZI SON 23 ÇEYREĞE TAŞIDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yıldan yıla artan başarı grafiğinin ortada olduğunu, karşılaştığı çeşitli güçlüklere rağmen nereden nereye geldiğini dünyayı takip eden, ufku ve gözleri açık herkesin görebildiğini belirterek, şunları kaydetti: “Konjonktürel gerilimlerin gölgesinde 2025 yılında yüzde 3,6’lık büyüme ve 2026 yılının ilk çeyreğinde ise yüzde 2,5 oranında büyüme kaydettik ve kesintisiz büyüme performansımızı son 23 çeyreğe taşıdık. Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız, artık millî motivasyon kaynağımız hâline gelmiş durumda. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız, 395,9 milyar dolarla cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara çıktı. Küresel mal ihracatındaki payımız, binde 55’ten yüzde 1,04’e, hizmet ihracatımızdaki payımız da binde 89’dan yüzde 1,28’e ulaştı. İhracatta yakaladığımız ivme, hamdolsun 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor. Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama oldu ama 22 Mayıs tarihinde günlük ihracatta 2,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek değerine ulaştık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin ihracatındaki artışın sadece nicelik olarak değil nitelik olarak da büyük bir gelişim gösterdiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında 10 milyar dolar olan orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatının 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldiğini, yıllıklandırılmış orta yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayii ürünleri ihracatının ise 114,4 milyar doları bulduğunu dile getirdi.
“SAVUNMA İHRACATIMIZDA YILIN İLK BEŞ AYINDA YÜZDE 29,5 ARTIŞ OLDU”
Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatının Ocak-Mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk beş ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayii ihracatından bugün aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik. Yani bir yılda yaptığımız ihracatı, hamdolsun, artık bir haftada yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu rakamların Türkiye’nin teknoloji yoğun ürünlere olan yöneliminin bir sonucu olarak gerçekleştiğini ve bu payın daha da artırılmasını hedeflediklerini kaydetti.
Bir diğer gündemlerinin ihracatı ülke sathına yaymak olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunda da hamdolsun önemli ilerlemeler kaydettik. Ocak-Mayıs döneminde 21 ilimiz, 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı. Daha fazla ilimizi ihracatta pay sahibi kılmak için çalışmalarımız sürüyor. Şunu bir defa herkesin bilmesini temenni ederim. Etrafındaki onca sıkıntıya, çatışmaya, krize rağmen dünyada ülkemizin ihracattaki bu hızlı yükselişiyle mukayese edilebilecek pek az örnek vardır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette buralarda durmayacağız, mevcutla yetinmeyeceğiz. Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek, ihracatçımızın yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkânlar geliştirerek, artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikâyesini daha da ileriye taşıyacağız. İnşallah bunu da 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte başaracağız” sözlerini sarf etti.
“NOTLARIMDA İHRACATÇILARIMIZIN, YATIRIMCILARIMIZIN TALEPLERİ HEP ÜST SIRALARDADIR”
Limanlardan kalkan gemilerin, sınırlardan çıkan tırların Türkiye’de üretilen ürünleri taşıması, kargo uçaklarının iş insanları için çalışması için üzerlerine düşeni yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İhracatçımız için yeri geldi kendi bürokrasimizi hızlandırdık, yeri geldi diğer ülkelerle müzakere ederek engelleri kaldırdık. Ne zaman bir devlet ve hükümet başkanıyla bir araya gelsem notlarımda ihracatçılarımızın, yatırımcılarımızın talepleri hep üst sıralardadır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyu mutlaka muhatabıyla masaya yatırdığını ve çözüm iradesinin ticaret yollarına yansıması için de arkadaşlarını görevlendirdiğini anlatarak, “Daha sonra da bu görevlerin takibini çok sıkı bir şekilde yaparım. Diğer ülke liderleri de bizim bu tutumumuzu bildikleri için iş insanlarımıza kapılarını açmış, Türk iş dünyasını bağırlarına basmışlardır. Serbest ticaret anlaşmalarından tercihli ticaret anlaşmalarına, yatırımların karşılıklı teşvikinden çifte vergilendirmenin önlenmesine kadar sizleri teşvik edecek her türlü hukuki altyapıyı kurduk, kuruyoruz” açıklamalarında bulundu.
Özellikle uzak ülkelere ihracatı 2028 yılına kadar 50 milyar dolara ulaştırmayı hedeflediklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ciddi potansiyel barındıran İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmak için çalışıyoruz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, taşımayı kolaylaştırmak için dijitalleşmenin tüm imkânlarını kullanarak gümrük süreçlerini sürekli hızlandırdıklarının altını çizerek, finansman araçlarının çeşitlendirilmesi ve erişilebilirliğinin artırılması için önemli adımlar attıklarını söyledi.
Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi eliyle ihracat menzilini genişletecek destekleri kesintisiz sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Eximbank’ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yılsonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Öte yandan faaliyetlerine yakın zamanda başlayan Türk Ticaret Bankası 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar lira finansman desteği verdi. İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi ise 2025 yılı sonu itibariyle ihracatçılarımızın 228 milyar liralık kredisine 200 milyar lira değerinde kefalet sağladı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Merkez Bankası’nın kullandırdığı reeskont kredilerinin son bir yılda 1 trilyon 300 milyar lira olduğunu vurgulayarak, başta Avrupa pazarı olmak üzere küresel pazarların içinde bulunduğu olumsuz atmosfer sebebiyle yaşanan zorlukların farkında olduklarını dile getirdi.
Özellikle bu güçlükleri aşmaya yardımcı olmak gayesiyle ihracatçılara döviz dönüşüm desteği sunup, üretim ve rekabet güçlerini desteklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle sevindirici bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. Biliyorsunuz daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya yükseltmiştik. Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu rakamı 5 milyar liraya çıkarıyoruz. Bir diğer ifadeyle, 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz. Tüm ihracat ailemize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bölgemizdeki her türlü siyasi, ekonomik, sosyal gerilim elbette bizi de etkiliyor, etkileyecektir. Ancak Türkiye dünün kendi içine kapanık Türkiye’si de değildir. Artık her alanda dünya ile bütünleşmiş, göz hizasında ilişkiler kurma kabiliyeti kazanmış, büyük devletlerin saygı duyduğu bir Türkiye vardır” diye konuştu.
Küresel krizlerle her yüzleşmenin siyasi ve ekonomik kazanımlara dönüştürülecek bir yaklaşımla ele alınacağını, ihracatçılarla birlikte yeni fırsatlara ve yeni kıtalara doğru ilerlenen bir döneme girildiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devlet, özel sektör el ele vererek inşallah bu yeni dönemde ülkemizin ihracat çatısını çok daha yükseklere çıkaracağız. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu duygularla bir kez daha Türkiye İhracatçılar Meclisimizin genel kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyor, ihracatın şampiyonları ödülüne layık görülen firmalarımızı ve iş insanlarımızı tekrar tebrik ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve TİM Başkanı Mustafa Gültepe 2025 yılı ihracat şampiyonalarına ödüllerini verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki ile gerçekleştirdikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avrupa’nın güvenlik ve savunma mimarisinde vazgeçilmez yere sahip olan iki NATO müttefiki olarak iş birliğimizi güçlendirmek için çalışıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki ve heyetini Türkiye’de misafir etmekten memnuniyet duyduğunu belirterek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Polonya ile 6 asrı aşan köklü tarihimizden aldığımız güçle, iki müttefik ve stratejik ortak olarak her alanda iş birliğini geliştiriyoruz. Bugünkü istişarelerimizde bu irademizi tekrar teyit ettik, atacağımız müşterek adımları değerlendirdik” ifadelerini kullandı.
“İHA’LAR VE SAVUNMA PROJELERİNDE ÇOK ÖNEMLİ ORTAKLIKLARA İMZA ATMIŞTIK”
Görüşmelerinde, ticaretten yatırımlara, savunma sanayinden enerji ve beşerî ilişkilere kadar birçok başlıkta fikir alışverişinde bulunduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine erişilmesinin ardından 15 milyar dolarlık hedef belirlediklerini bildirdi.
Yeni hedef doğrultusunda çalışmaya devam ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Polonya, yaklaşık 9 milyar dolar tutarındaki projeyle müteahhitlik firmalarımızın en faal olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Bu projelerin sayısının daha da artmasını temenni ediyoruz. Polonya ile potansiyel bir diğer alanı ulaştırma teşkil ediyor. Polonya’nın da desteğiyle stratejik ortak olduğumuz Üç Deniz Girişimi bu konuda önemli bir platform sunuyor. Savunma sanayi de ikili iş birliğimizin öne çıkan gündem maddelerinden biri. Malumunuz bu alanda geçmişte gerek İHA’lar gerek diğer savunma projeleri olsun çok önemli ortaklıklara imza atmıştık. Avrupa’nın güvenlik ve savunma mimarisinde vazgeçilmez yere sahip olan iki NATO müttefiki olarak bu işb irliğimizi güçlendirmek için çalışıyoruz. Köklü ikili münasebetlerimizin eğitim ve kültürden, bilim ve turizme uzanan geniş bir alanda güçlendirilmesi de dostluğumuzun geleceğine yapacağımız müşterek bir yatırımı teşkil edecektir.”
“AVRUPA BİRLİĞİ İLE İŞ BİRLİĞİMİZİ KARŞILIKLI FAYDA VE SAYGI TEMELİNDE İLERLETME İRADESİNE SAHİBİZ”
Görüşmelerinde Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileriyle güncel, bölgesel ve küresel meseleleri de ele aldıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her vesileyle vurguladığımız üzere Avrupa Birliği ile iş birliğimizi karşılıklı fayda ve saygı temelinde ilerletme iradesine sahibiz. Bu vesileyle, Polonya’nın Avrupa Birliği üyelik sürecimize verdiği destek için teşekkür ediyor, bu desteğin artarak sürmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.
NATO bağlamındaki gelişmeleri de Nawrocki ile birlikte değerlendirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenleyeceğimiz NATO Zirvesi kapsamında, İttifak’ın Avrupa sütununun güçlendirilmesi ve caydırıcılığının tahkim edilmesi ortak önceliğimizi oluşturuyor. Bu noktada Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gibi transatlantik bağın pekiştirilmesini önemli görüyoruz. Görüşmemizde Rusya-Ukrayna savaşındaki son durum ve İran bağlantılı gelişmeleri de etraflıca değerlendirdik. Her iki alanda da barışa duyulan ihtiyaca dikkat çektik. Bu minvalde asla gölgede kalmaması gereken hususların başında, Filistin ve Orta Doğu’da kalıcı barışa giden süreç geliyor. Filistin Devleti’ni tanıyan ülkeler arasındaki Polonya’dan iki devletli çözüme olan desteğini sürdürmesini bekliyoruz.”
POLONYA CUMHURBAŞKANI NAWROCKİ: “BUGÜNKÜ TEMASLARIMIZ, BU TARİHÎ, GÜZEL VE DOST TEMELİNDE KURULAN İLİŞKİLERİMİZİN SİMGESİDİR”
Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki, Türkiye ile Polonya arasındaki iş birliğinin stratejik önemi bulunduğunu ve iki ülke arasındaki iş birliklerinin değişik alanlarda geliştiğini, onlardan birinin de savunma sanayisi alanında olduğunu söyledi.
İki ülke arasındaki dostluğun asırlara dayandığını dile getiren Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki, “Bugünkü temaslarımız bu tarihî, güzel ve dost temelinde kurulan ilişkilerimizin simgesidir. Yaklaşan NATO Zirvesi’ne katılma şansım olacak. Zirvenin Ankara’da düzenlenmesi nedeniyle Türkiye’yi tebrik etmek istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.