Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Üniversitelerimizin asli misyonlarına uygun şekilde araştırmaya, özgün ve nitelikli bilgi üretmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açan projeler geliştirmeye odaklanmasının şart olduğuna inanıyorum. İster Boğaziçi gibi köklü, isterse hükûmetlerimiz döneminde açılmış yeni üniversitelerimizden olsun 208 yükseköğretim kurumumuzun Türkiye’nin vizyon merkezi olmasını canıgönülden arzu ediyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Boğaziçi Üniversitesi Erkek ve Kız Yurtları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı açılış töreni münasebetiyle katılımcılarla beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getirerek programa katılan misafirlere, gençlere ve öğrencilere teşekkür etti.
“ÜLKEMİZİN İSTİKBALİ OLAN GENÇLERLE BİR ARAYA GELMEYE HASSASİYET GÖSTERİYORUM”
Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfının tüm mensuplarına ve üniversite rektörünün şahsında üniversite yönetimine şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında bir gerçeği açık yüreklilikle ifade etmek arzusunda olduğunu dile getirerek şöyle devam etti: “Yarım asrı bulan siyaset ve devlet hayatının her safhasında gençlerle yol yürümüş, gençlerin önünü açmış bir kardeşinizim. Ülkemizin istikbali olan gençlerle farklı vesilelerle sık sık bir araya gelmeye hassasiyet gösteriyorum. Bugün de aynı heyecanı ve sevinci yaşadığımın bilinmesini isterim. Gençlerimizin çehresindeki şu aydınlığı, gözlerindeki şu ışık ve kararlılığı gördükçe bizler de her seferinde güç ve enerji tazeliyoruz. Geleceğe olan inancımızı, büyük ve güçlü Türkiye’ye olan sevdamızı, Türkiye Yüzyılı tutkumuzu sizlere baktıkça, gençlerimizle buluştukça inanın daha da perçinliyoruz. Rabb’im yolunuzu da bahtınızı da açık eylesin diyorum. Buradaki genç arkadaşlarımla birlikte kalbi Türkiye için çarpan tüm gençlere yüce Allah’tan hayırlı, sağlıklı, bereketli ömürler niyaz ediyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 210 kişi kapasiteli erkek öğrenci yurdu ile 706 kişilik Kuzey Kampüs Kız Öğrenci Yurdu’nun resmî açılış töreni ile öğrenci sosyal alanlarıyla kapalı otoparkıyla ve diğer imkânlarıyla bu iki eseri üniversitenin hizmetine verdiklerini aktararak, “Toplam 1 milyar 150 milyon lira değerindeki bu yatırımları hayata geçiren Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfımızı yürekten tebrik ediyorum. İşçisinden mimar ve mühendisine, yurtlarımızın yapımında emeği geçen her bir kardeşimi canıgönülden tebrik ediyorum. Yükseköğrenim süreçleri boyunca bu yurtlarda kalacak gençlerimize Rabb’imden üstün muvaffakiyetler diliyorum. Farklı şehirlerden gelen öğrencilerin gönül huzuruyla konaklayacağı, ailelerinin gözünün inşallah arkada kalmayacağı bu yurtların gençlerimize, üniversitemize ve şehrimize hayırlı uğurlu olması temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
Bir şeyi de ayrıca paylaşmak istediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Araştırma faaliyetlerinden inovasyon teşviklerine, uluslararası iş birliklerinden akademik destek programlarına, oldukça geniş bir yelpazede Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfının kuruluşundan itibaren 3 yıllık süreçte aldığı mesafe takdire şayandır. Toplam 916 öğrencinin huzur-u kalple barınacağı iki öğrenci yurdunu bu kadar kısa bir süre içerisinde nihayete erdirmek kolay bir iş değildir. Bunun için de vakfımızın tüm mensuplarını ayrıca tebrik ediyor, her birine çalışmalarında üstün başarılar diliyorum” diye konuştu.
“ÜNİVERSİTE, İLMİ FİKRİN YANİ BİLGİNİN ÜRETİM VE İŞLEME MERKEZİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şair ve yazar Sezai Karakoç’un bir yazısında “Hayatımızı yöneten ilke sadece zekâ değildir. Zekanın güçlenmişi ve olumsuzluklardan arınmışı akıl, ondan daha güçlüsü gönül ve hepsinde daha da güçlüsü ruhumuz vardır” dediğini aktardı.
Karakoç’un kaleme aldığı bu tespitlerin bugün daha da anlamlı hâle geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Merhum Karakoç’un dediği gibi bizler dünyaya ve ötesine sadece bilgisiyle değil, ruhuyla da gönlüyle de sezişiyle de bakan insanlarız. Hikmet ve hakikati müminin yitik malı olarak tarif eden inancımız, bize bir arayış içinde olmamızı emrediyor. Bunun yolunu ise Peygamberimiz bizlere şöyle gösteriyor. ‘Ya öğreten ol ya öğrenen ol. Ya dinleyen ol ya da ilmi destekleyen ol. Beşincisi olma helak olursun.’ Evet. İşte tüm mesele budur. Meselenin özü işte bu kadar açık ve sarihtir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilimin, kendileri için hikmet ve hakikate giden yolun altın anahtarı olduğunu vurgulayarak “Bizim için üniversite, ilmi fikrin yani bilginin üretim ve işleme merkezidir. Bizim için öğrenci yani talebe ise ilmi talep ettiği için bilgiye talip olduğu için talebedir. Bakınız bu topraklar asırlar boyu dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları ilim ve kültür erbabını ağırladı. Bilim insanlarımız cebirden tıbba, astronomiden coğrafyaya, mimariden şiire edebiyata kadar, ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya kıymetli katkılar yaptı” diye konuştu.
İnsanlığın yolunu aydınlatan ışığın, uzun yıllar doğudan yükseldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle İstanbul’un ilmin, bilimin yuvası, her alanda bir merkez ve bir ışık kaynağı olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu kazanımların mümkün mertebe muhafaza edilmeye, akademik müktesebatın daha da güçlendirilmeye çalışıldığını aktararak “Yani geçmişle gelecek arasındaki bağ, aksayan yönleri olsa da bir şekilde sağlandı” dedi.
Üniversitenin akademisyenlerine seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Değerli hocalarım şimdi bu birikimi daha da güçlendirmemiz, aksayan taraflarını giderip eksiklerini tamamlayarak daha iyi hâle getirmemiz gerekiyor. Bilhassa üniversitelerimizin asli misyonlarına uygun şekilde araştırmaya, özgün ve nitelikli bilgi üretmeye, Türkiye’nin yolunu ve ufkunu açan projeler geliştirmeye odaklanmasının şart olduğuna inanıyorum. İster Boğaziçi gibi köklü, isterse hükûmetlerimiz döneminde açılmış yeni üniversitelerimizden olsun 208 yükseköğretim kurumumuzun Türkiye’nin vizyon merkezi olmasını canıgönülden arzu ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Dünya hızla değişirken, Türkiye’de toplum, özel sektör, iş çevrelerimiz bu değişime ayak uydururken tüm bunların üzerine küresel ölçekte yıldızı giderek parlayan bir Türkiye gerçeği varken, üniversitelerimiz de buna adapte olmalı, kendilerini yenilemeli ve güncellemelidir. Değişimden, dönüşümden, tekamülden asla korkmamalıyız. Şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum. Unutulmasın ki eğer bir yerde hareket varsa orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme kaçınılmaz hâle gelir. Duran pas tutar, yosun bağlar, bir müddet sonra da denklem dışı kalır. Biz Boğaziçi dahil tüm üniversitelere böyle bakıyoruz.”
“ÜNİVERSİTELERİ İDEOLOJİLERİNİN ARKA BAHÇESİ OLARAK GÖRENLER İMTİYAZLARINI KAYBETMEK İSTEMİYOR”
Üniversitelerin bu atmosfere kavuşması amacıyla var güçleriyle çalıştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Elbette bu süreçte önümüzü kesenler, önümüze engel çıkartanlar oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, üniversitelere de keyiflerince işlettikleri bir derebeylik kuranlar doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. Türkiye’nin normalleşmesi, bilim, kültür ve sanat hayatımızın çeşitlenmesi, Türk üniversitelerinin formatlanma yerine asli misyonlarına odaklanması maalesef bu kesimlerin işine gelmiyor. Üniversiteleri özgür birer bilim yuvası değil, ideolojilerin harp meydanında kontrol edilmesi gereken birer mevzi olarak gören sözde özgürlükçü fakat özde baskıcı bu zihniyete rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, durmadan, duraksamadan ilerlemeye kararlılıkla devam edeceklerinin altını çizerek “Üniversite ve hocalarımızın bir yandan evrensel nitelikte işler yaparken diğer yandan yerlileşme hamlelerini devam ettirmelerini önemsiyoruz. Boğaziçi Üniversitemizin son dönemde bu yönde önemli adımlar atmasını büyük bir memnuniyetle karşılıyorum” dedi.
“350 BİNİ AŞKIN MİSAFİR ÖĞRENCİ ÜNİVERSİTELERİMİZDE YÜKSEK STANDARTLARDA ÖĞRENİM GÖRÜYOR”
Üniversite yönetimine, Boğaziçi mezunlarına ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Boğaziçi Üniversitemizin dünyanın önde gelen eğitim kurumlarında öğrenim görmüş genç akademisyenleri kadrosuna katarak tersine beyin göçüne liderlik etmesi ayrıca kayda değerdir. Türkiye’nin en seçkin yükseköğretim kurumlarından biri olan Boğaziçi Üniversitemiz inanıyorum ki Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek bilgili, şuurlu ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesine anlamlı katkılar sunacaktır” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin takdiriyle Türkiye’nin kaptan köşküne geçtikleri günden beri eğitimin üzerinde hassasiyetle durdukları alanların en başında geldiğini belirterek, “Üniversitelerimizin bilhassa uluslararası başarı listelerinde daha yüksek sıralara tırmanması için tüm imkaânlarımızı seferber ettik. 23 yıl önce eğitime ayrılan bütçe yalnızca 7,5 milyar liraydı, 2026 yılında bu rakam yükseköğretim dahil 3 trilyon lirayı buldu. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e, akademik personel mevcudunu ise 70 binden 187 bine ulaştırdık. Hâlihazırda üniversitelerimizde 6 milyon 830 bin öğrenci eğitim alıyor. Dünyanın 198 ülkesinden gelen 350 bini aşkın misafir öğrenci aynı şekilde üniversitelerimizde yüksek standartlarda öğrenim görüyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun yıllar Türkiye’nin kanayan yarası olan yurt sorununu yürüttükleri projelerle çözüme kavuşturduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2002’de 190 olan yurt sayımızı bugün 880’e çıkardık. Yatak kapasitemizi 182 binden aldık, 1 milyona getirdik. Başvuran her öğrencimize burs veya kredi imkânı sağlıyoruz. Geçen ay müjdesini verdiğimiz Gençliğin Üretim Çağı Programı’yla genç arkadaşlarımızın iş hayatına katılma süreçlerinde de yanlarında oluyoruz” dedi.
Boğaziçi Üniversitesi’nde 2021 yılında kurdukları Hukuk Fakültesinin bu sene ilk mezunlarını vereceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha evvel izole bir bölgede bulunan hazırlık okulunun yer problemini çözmek için Anadolu Hisarı Kampüsü’nü Boğaziçi Üniversitesi’ne kazandırdıklarını kaydetti.
“BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NE TAM TEŞEKKÜLLÜ VE MODERN BİR LABORATUVAR BİNASI KAZANDIRACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün iki önemli müjde paylaşacağını belirterek, şöyle devam etti: “Geçen yıl depreme dayanıksız olduğu için yıkılan Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesi’ni çok yakın bir zamanda inşallah yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz üniversitemiz ve öğrencilerimiz için şimdiden hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık bir yatırımla Boğaziçi Üniversitesi’ne tam teşekküllü ve modern bir laboratuvar binası kazandıracağız. Bu yatırımlarımız da aynı şekilde şimdiden hayırlı uğurlu olsun.”
Üniversiteler için çalışmaya, gençler için üretmeye, “Türkiye Yüzyılı” hedeflerine doğru koşar adımlarla ilerlemeye devam edeceklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurtların bir kez daha hayırlı olmasını diledi.
Boğaziçi Üniversitesi Geliştirme Vakfı ile üniversite yönetimini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Boğaziçi Üniversitemizden yakaladığı ivmeyi sürdürmesini, doğru bildiği yolda kararlılıkla ilerlemesini bekliyor, açılış törenimize iştirak eden tüm misafirlerimize tekrar teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Naci İnci tarafından celi talikle yazılan “İlim ikidir, beden ilmi ve din ilmi” şeklindeki hadisi şerifin yazılı olduğu tablo takdim edildi.
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, kurdele kesimi öncesinde programda dua etti. Duanın ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burası 400 kişilik bir salon. Rektörümüze de söyledik. Valimize de gerekli talimatı verdik. Büyükçe bir konferans salonunu Boğaziçi Üniversitemize yakışır şekilde, bir seneyi geçmeyecek şekilde yapalım, bitirelim. Valimizden de sözünü aldık. Boğaziçi Üniversitesinin para babaları da bayağı fazla zaten. Onların da destekleriyle inşallah süratle yeni konferans salonumuzu bitirelim ve Boğaziçi Üniversitemize inşallah teslim edelim” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ideathon Yarışması’na ilişkin programda yaptığı konuşmada, “Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza, tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen Ideathon Yarışması’na ilişkin programa katıldı.
“Fikir Maratonu Programı” kapsamındaki buluşmada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar” temasıyla düzenlenen Fikir Maratonu’na 81 ilden 264 takım ve bin 302 yarışmacının katıldığını belirtti.
Yarışmaya katılanların, yeni fikir ve önerilerini inşa ettiklerini, diğer yandan da pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımın finale kalma başarısı gösterdiğini söyledi.
Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında, yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olmasının dikkati çekici olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu tablo, kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor” diye konuştu.
AK Parti’yi yaklaşık çeyrek asırdır milletin kalbinde, Türkiye’nin kaptan köşkünde tutanın akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyeti olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir. Hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına, AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı, süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken, etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle Fikir Maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecinde AK Parti’ye ve millete çok önemli katkılar sağlayacağından en ufak bir şüphe duymadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından “aile” kurumunun hedef tahtasına konulduğuna işaret ederek, ailenin, toplumun hareket ve mukavemet merkezi olduğunu söyledi.
Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılmanın tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getireceğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir millî güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz” diye konuştu.
“SON YILLARDA ARTAN TEHDİTLER KARŞISINDA AİLENİN KORUNMASI VE GÜÇLENDİRİLMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARA HIZ VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samiha Ayverdi’nin aileye yönelik “Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi” sözlerini çok kıymetli bulduğunu belirterek, şunları kaydetti: “Merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? ‘Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.’ Evet, ailenin toplumdaki yeri budur, misyonu budur, oynadığı rol işte budur. Bu anlayışla, hükûmet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024’te Nüfus Politikaları Kurulu’nun kurulduğunu, 2025’in “Aile Yılı” ilan edilerek, teşvik ve destek paketlerinin devreye alındığını anımsattı.
Önce deprem bölgesinde, ardından 81 ilde hayata geçirilen Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerin yanında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“GÜNÜMÜZDE FARKLI TÜRLERİYLE BAĞIMLILIK AİLEYE YÖNELİK TEHDİTLERİN EN BAŞINDA YER ALIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Bağımlılıkla mücadele için çaba gösterdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya, çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz. Özellikle son dönemde yapay zekâ ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkinin tütün ürünü kullandığını, dünyada her yıl 8 milyondan fazla kişinin tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybettiğini aktardı.
Saha çalışmalarının, elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye’de sigaraya başlama yaşının düştüğünü gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum, sigara denilen illete harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından, ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor” dedi.
“BAĞIMLILIK HEM MİLLETİMİZİN RUH VE BEDEN SAĞLIĞINA KASTETMEKTE HEM DE EKONOMİMİZ İÇİN GİDEREK BÜYÜYEN BİR KARA DELİĞE DÖNÜŞMEKTEDİR”
Bir diğer sorunun ise kumar bağımlılığı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis, şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun hâline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı’nı uygulamaya geçirdik. İlk 6 aylık veriler, aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu, doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor, yasa dışı bahis, şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeşilay tarafından geçen sene hazırlanan bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının Türkiye ekonomisine yıllık maliyetinin 78 milyar dolar olduğunu belirterek, “Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir” dedi.
“BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE KAMUOYU SAHİPLENMESİ NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA, BAŞARI ORANLARIMIZ DA O DERECE ARTACAKTIR”
Devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi aldıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın kollarının, bağımlılık eğitimleri kapsamında 81 ilde sadece 1,5 ayda 52 bin kadına ulaşmasını, eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu söyledi.
Bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticelerin görülemeyeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa, başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fikir Maratonu toplantısının AK Parti, Türkiye ve Türk milleti için hayırlara vesile olmasını diledi, ödül alan takımları tebrik etti.
Türk enerji filosu, ilk kez denizaşırı bir bölgede arama ve sondaj faaliyeti yürütecek. Filonun yeni üyesi Çağrı Bey, Somali açıklarında bulunan Curad-1 kuyusunda petrol emareli bir bölgede sondaj yaparak enerji tarihinde yeni bir sayfa açacak.
Ultra derin deniz sondaj gemisi Çağrı Bey’in Somali’ye varışı nedeniyle Mogadişu Limanı’nda bir tören düzenlendi. Törene katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Bugün attığımız bu tarihi adımla Türk petrol doğal gaz aramacılığında yeni bir dönem başlıyor. Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajını Somali’de gerçekleştirecek.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Somali Devlet Başkanı Hasan Şeyh Mahmud’a güven ve destekleri için teşekkür eden Bakan Bayraktar, “İnşallah birkaç ay sonra hayırlı bir haberi, güzel bir keşif müjdesini hem Somali halkına hem de milletimize vermek inancıyla sizleri saygıyla hürmetle selamlıyorum.” diye konuştu.
Türk Heyet Somali’de
Çağrı Bey’in Somali’ye ulaşması nedeniyle Türkiye’den bir heyet, bu ülkeye gitti. Heyette Bakan Bayraktar’ın yanı sıra TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş da yer aldı.
Somali Cumhurbaşkanı ile Görüşme
Bakan Bayraktar, Somali’de ilk olarak Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Daha sonra da heyetlerarası görüşmeye geçildi.
Gemiye Ziyaret
Görüşmelerin ardından da Mogadişu Limanına demirleyen Çağrı Bey ziyaret edildi. Gemide, operasyon hakkında brifing alan Bakan Bayraktar, personele başarılar diledi.
Karşılama Töreni
Ziyaretin ardından Çağrı Bey için karşılama töreni düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan törende Somalililer, geleneksel gösterilerini sundu. Somali Cumhurbaşkanı Mahmud, Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre, Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed birer konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Selamı
Kürsüye gelen Bakan Bayraktar, konuşmasına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Somali’nin birlik ve bütünlüğünün her şart altında muhafazası, bizim için öncelikli meseledir” sözlerini hatırlatarak ve selamını ileterek başladı.
Yeni Bir Dönem
Ekim 2024’te Sismik Araştırma Gemisi Oruç Reis’i karşılamak için yine Mogadişu Limanı’na geldiğini anımsatan Bakan Bayraktar, “Oruç Reis, 7 ay süren bir sismik çalışma yürüttü. 3 blokta 4 bin 500 kilometrekarelik 3 boyutlu veri topladı. Sismik çalışmaların değerlendirilmesi ve yorumlanması sonucunda, bölgede umut vadeden bir jeolojik yapı gözlemlendi. Açılacak kuyunun adını, Somali’de yeni doğan ilk bebek anlamına gelen Curad olarak koyduk. Mogadişu’ya yaklaşık 370 kilometre uzaklıktaki ilk kuyumuz olan Curad-1 ile inanıyorum ki enerjide Somali’de yeni bir dönem açılıyor.” dedi.
En Büyük Dördüncü Filo
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin 2016 yılında önemli bir değişiklik ile dünyanın 4’üncü büyük derin deniz arama filosuna sahip ülkesi haline geldiğini belirterek “Aradan geçen 10 yılda geliştirdiğimiz bu kabiliyet ve tecrübeli insan kaynağımızla, Karadeniz’de doğal gaz bulduk ve şimdi ülkemizdeki 4 milyon evin doğal gazını burada üretiyoruz.” diye konuştu.
53 Günde Ulaştı
Çağrı Bey’i 15 Şubat’ta Mersin’den uğurladıklarını, geminin Akdeniz’i bir ucundan bir ucuna geçtiğini, sonra Afrika kıtasını baştan sona dolaştığını ve 53 günlük seyrüseferin ardından Mogadişu açıklarına demirlediğini anlatan Bakan Bayraktar, “Bugün attığımız bu tarihi adımla Türk petrol doğal gaz aramacılığında artık yeni bir dönem başlıyor. Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajını burada Somali’de gerçekleştirecek.” dedi.
En Derin İkinci Deniz Sondajı
Bakan Bayraktar, Curad-1 kuyusunun karaya 370 kilometre uzaklıkta ve yaklaşık 3 bin 500 metrelik bir su derinliğine sahip olduğunu dile getirerek “Deniz tabanından itibaren yaklaşık 4 bin metrelik bir sondaj planlıyoruz. Toplamda 7 bin 500 metrelik derinliğe ulaşacağız. Curad-1, bu derinlikle dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacak.” diye konuştu.
6-9 Ay Sürecek
İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonunun 6-9 ay arasında tamamlanmasının planlandığını ifade eden Bakan Bayraktar; Altan, Korkut ve Sancar isimli destek gemileri ile TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarının Çağrı Bey’e eşlik edeceğini kaydetti.
Yeni Bir Aşama
Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011 yılında Mogadişu’yu ziyaret ettiğini hatırlatarak “Karşılıklı saygı, güven ve kazan-kazan anlayışına dayalı ilişkilerimiz, 2011 yılından bu yana yoğun bir ivme kazandı. Yatırımdan ticarete, savunmadan enerjiye birçok alanda iş birlikleri geliştirdik.” ifadelerini kullandı.
Teknik Kapasite ve Operasyonel Kabiliyet
Türkiye’nin, bugün itibarıyla sınırları dışında da derin deniz sondajı yapan ülkeler ligine yükseldiği vurgulayan Bakan Bayraktar, “İnanıyorum ki Oruç Reis ile başlayan Çağrı Bey ile devam eden bu süreç hem Türkiye Somali ilişkileri hem de Türk petrol doğal gaz aramacılığında yeni bir sayfa açıyor. Türk enerji tarihinde Somali görevi, denizaşırı arama ve üretim faaliyetlerini, teknik kapasitesini ve operasyonel kabiliyetini farklı bir seviyeye yükselttiğinin önemli bir göstergesidir. İnanıyorum ki bu faaliyet bizi, uluslararası alanda daha görünür kılarak yeni fırsatlara kapı aralayacaktır.” değerlendirmesini yaptı.
Bölgesel İstikrara Katkı
Bakan Bayraktar, bu önemli projenin sadece Somali’ye değil aynı zamanda bölgesel istikrar ve güvenliğe de katkı sağlayacağını bildirerek şunları kaydetti: Bu zor ve meşakkatli yolda bizlere istikamet ve hedef gösteren, her zaman destek verip, güvenen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve ülkesinin adeta kaderini değiştirecek stratejik adımları kararlılıkla atan Somali Devlet Başkanı Sayın Hasan Şeyh Mahmud’a şükranlarımı arz ediyorum. Buradan inşallah birkaç ay sonra hayırlı bir haberi, güzel bir keşif müjdesini hem Somali halkına hem de milletimize vermek inancıyla sizleri saygıyla hürmetle selamlıyorum.
Somalice Jesti
Bakan Bayraktar’ın konuşmasının başlangıç ve kapanış kısmını Somalice yaptı. Bayraktar’ın bu jesti, Somaliler tarafından alkışlarla karşılandı.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 6 Nisan 2026 Pazartesi günü, “GÖKBEY Hava Ambulansı Havalanma Lansmanı, Üretimi ve Uçuş Test Faaliyetini Yerinde İnceleme Programı”na katıldı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu konuşmasında, 2026 yılının sonuna kadar 3 adet GÖKBEY ambulans helikopterin Sağlık Bakanlığına teslim edileceğini söyleyerek “Mühendisiyle, teknisyeniyle, bilişimiyle, kokpitiyle, dizaynıyla tamamen yerli, insanlarımıza şifa olacak ambulans helikopterimizin şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
Bakan Memişoğlu, “Şu an hissettiğim gururu ve heyecanı tarif etmek kelimelerle imkânsız. Bugün burada sadece bir helikopterin uçuş testini değil, Türkiye Yüzyılı’nın gökyüzündeki şifa imzasına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Biraz sonra izleyeceğiniz havalanış aslında yerli ve millî mühendisliğimizin, insanımızın emeğinin ve ‘en iyisini biz yaparız’ iddiamızın yükselişidir.” şeklinde konuştu.
Acil durumlarda her saniyenin altın değerinde olduğunu ve GÖKBEY ambulans helikopterin en zorlu coğrafya şartlarında, en sert iklimlerde vatandaşlara uzanan devletin şefkat eli olacağını ifade eden Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetinin başladığı 2009 yılından bugüne kadar 70 binden fazla vatandaşımızın sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağladık. Hâlihazırda 2 uçak, 15 helikopterden oluşan hava ambulans filomuzla yurdumuzun en uzak noktalarına kadar erişebiliyoruz.” bilgilerini paylaştı.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Hava ambulansı hizmetine başladığımızda bir hayal kurmuştuk. Bugün o hayali kendi evlatlarımızın alın teriyle gerçekleştiriyoruz.” diyerek Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha büyük başarılara imza atmayı hedeflediklerini söyledi. Bakan Memişoğlu, “Önemli olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi bir olmamız, beraber olmamız, hep birlikte büyük Türkiye olmamız.” ifadelerini kullandı.
GÖKBEY ambulans helikopter hakkında bilgi aktaran Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Dünyanın pek çok yerinde yüksek teknoloji maalesef yıkmak, yok etmek için havalanırken Türkiye’nin teknolojisi Türkiye Cumhurbaşkanımızın liderliğinde can kurtarmak, nefes almak için havalanıyor. Pandemi döneminde 45 günde solunum cihazı üreten o adanmışlık, bugün GÖKBEY ile sağlık filomuzu taçlandırıyor.” dedi.
Ankara’da Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Anonim Şirketi (TUSAŞ) Merkez Yerleşkesi’nde düzenlenen program, protokol konuşmalarının ardından yapılan GÖKBEY ambulans helikopterin uçuş gösterisiyle tamamlandı.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.