Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tek bir masumun daha ölmemesi ve Gazzeli yavruların yüzünün gülmesi için ne yapılması gerekiyorsa Türkiye olarak bunu yapmaya devam edeceğiz. Küresel Sumud Filosu’nun umut yolcularını da ülkemize getiriyoruz. Rabbim Gazze’nin huzura kavuştuğunu görmeyi bize, milletimize, Filistin davasına destek olan vicdan sahibi herkese nasip etsin diyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Sultanbeyli Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kent meydanında düzenlenen törende yaptığı konuşmasında, katılımcıları ve İstanbul’un 39 ilçesindeki her bir vatandaşı en kalbi duygularıyla selamladığını söyledi.
Bugün Fatih Sultan Mehmet’in emaneti İstanbul’un en güzel ilçelerinden birinde olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların her birine sevdaları ve coşkuları için teşekkür etti.
“GAZZE’DE 2 YILDIR DEVAM EDEN SOYKIRIMIN DURDURULMASI İÇİN YOĞUN ÇABA İÇERİSİNDEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm İslam dünyası ve insanlığın yakından takip ettiği bir hususa değinmek istediğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazze’de 2 yıldır devam eden soykırımın durdurulması için yoğun çaba içerisindeyiz. İnsani yardımdan diplomatik temaslara, her alanda imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Amacımız, Gazzeli kardeşlerimizi bir an önce huzura, barışa ve güvenliğe kavuşturmaktır. Geçen hafta hem New York’ta hem de Washington’da bu yönde temaslarda bulunduk. İnsani felakete dikkat çektik. Mazlumların sesi olduk. Birleşmiş Milletler’de Gazzeli çocukların yaşadığı acıları fotoğraflarla tüm dünyanın gündemine taşıdık. Amerikan Başkanı Sayın Trump’la da bu meseleyi detaylıca konuştuk. Barış için atılması gereken adımları değerlendirdik.”
“BÖLGEMİZDE KALICI BARIŞ İÇİN BİR FIRSAT PENCERESİ ARALANDI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından MİT Başkanı’nı Katar’a, Dışişleri Bakanı’nı da Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne gönderdiğini dile getirerek, “Dün akşam Sayın Trump’la olan telefon görüşmemizin en önemli gündemi yine Gazze’ydi. Gazze’ye barışı ve istikrarı getirmekti. Hamas’ın Sayın Trump’ın barış planına verdiği cevabı memnuniyetle karşılıyoruz. Hamas, daha önce defalarca yaptığı gibi barışa hazır olduğunu gösterdi. Böylece bölgemizde kalıcı barış için bir fırsat penceresi aralandı. İsrail’in saldırılarını derhal durdurması, bu bakımdan çok önemlidir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, filizlenen barış umutlarının solmasına müsaade edilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, tüm tarafların sorumluluk duygusuyla hareket etmesi hâlinde akan kanı dindirmenin ve barışı tesis etmenin mümkün olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Tek bir masumun daha ölmemesi ve Gazzeli yavruların yüzünün gülmesi için ne yapılması gerekiyorsa Türkiye olarak bunu yapmaya devam edeceğiz. Küresel Sumud Filosu’nun umut yolcularını da ülkemize getiriyoruz, öyle zannediyorum ki bir saat sonra İstanbul Havalimanı’na Sumud Filosu’nun sadece Türkiye’den gidenler değil Malezya ve farklı ülkelerden de bazı Sumud Filosu yolcuları, gelen kafilenin içerisinde yerlerini alacaklar. Bir saat sonra İstanbul’a inmiş olacaklar. Rabbim Gazze’nin huzura kavuştuğunu görmeyi bize, milletimize, Filistin davasına destek olan vicdan sahibi herkese nasip etsin diyorum. Buradan Gazzeli mazlumlara dayanışma mesajlarımızı iletiyor, Türkiye’nin her zaman yanlarında olacağını tekrar ifade ediyorum.”
“41 PROJENİN RESMÎ AÇILIŞI İLE 9 PROJENİN TEMEL ATMASINI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Sultanbeyli ile aralarında hep özel bir bağ olduğunu söyledi.
Sultanbeyli’nin 31 Mart 2024 seçimlerinde tercihini bir kez daha eser ve hizmet siyasetinden yana kullandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçe sakinlerine 31 Mart seçimlerindeki destekleri için şükranlarını sunduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm Türkiye’de olduğu gibi Sultanbeyli’de de vatandaşların emeklerine, her bir kuruşlarına, tüyü bitmemiş yetimin hakkına sahip çıktığını anlatarak, “Sizin kaynaklarınızı sizin için kullandık ve kullanıyoruz. İşte bugün bunların toplu açılışını yapmak üzere Sultanbeyli’deyiz. Karşımdaki katılım bugünkü tüm kardeşlerimin bu toplu açılış törenine, temel atmaya ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Hem sizlerle hasret gideriyoruz hem de 41 projenin resmî açılışı ile 9 projenin temel atmasını gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.
Bir İstanbullu olarak eser ve hizmetleriyle proje ve yatırımlarıyla Sultanbeylilerin huzurunda olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kentsel dönüşüm projelerinden gençlik ve spor merkezlerine, sıfır atık projelerinden çevre ve yeşil alan düzenlemelerine, mesleki eğitim ve bilim merkezlerinden prestij caddelere toplam değeri 8 milyar 425 milyon lirayı bulan projelerimizin ilçemize ve İstanbulumuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 1,5 yıl gibi oldukça kısa bir sürede tam 50 projeye imza atan Sultanbeyli Belediyemizi, Ali Tombaş kardeşim ve ekibini huzurlarınızda tebrik ediyorum. Bu yatırımlarda emeği geçen işçisinden mühendisine, mimarından proje personeline tüm kardeşlerime de ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ HAYATİ ÖNEME SAHİP”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli’nin insanıyla, tabiatıyla ve genç nüfusuyla öne çıkan bir ilçe olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti: “Biz de ilçemizin bu vasfını daha da güçlendirmenin gayretindeyiz. 140 bin metrekare alana yayılan Fetih Korusu’nu ve 110 bin metrekare büyüklüğündeki Aydos Korusu’nu hizmete açarak İstanbul’a yeni oksijen depoları kazandırdık. Kent meydanı düzenleme projemizle meydan çevresindeki cadde ve sokakları rehabilite ettik, altyapıyı güçlendirdik. Deprem, malumunuz ülkemizin en sancılı gerçeği. 6 Şubat’ta yaşadığımız asrın felaketinde depreme dayanıklı binaların ne kadar önemli olduğunu hep beraber gördük. Perşembe günü yaşanan 5 büyüklüğündeki sarsıntı bize Marmara’da da elimizi çabuk tutmamız gerektiğini hatırlattı.”
İstanbullulara bir kez daha geçmiş olsun dileklerinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin engellenemeyeceğini ama can ve mal kayıplarının önüne geçmenin mümkün olduğunu, bunun için de kentsel dönüşüm projelerinin hayati önemi bulunduğunu kaydetti.
Büyükşehir belediye başkanlığından itibaren kentsel dönüşüm meselesindeki hassasiyetini herkesin çok iyi bildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli’deki kentsel dönüşüm çalışmalarına da bu anlayışla hız verdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Battalgazi Mahallesi’nde 15 bin metrekarelik alanda 450 bağımsız bölüm ve 3 ticari üniteyle birlikte sosyal yaşam, kültür ve spor alanları, Mimar Sinan Mahallesi’nde 70 bin metrekare alanda 710 bağımsız bölüm, 3 ticari ünite, 4 bin 500 metrekare ticari bölüm ve yeni yaşam alanları inşa edeceklerini belirterek böylelikle toplam 6 milyar 625 milyon liralık yatırımı ilçeye kazandırmış olacaklarını anlattı.
“EL ELE VEREREK BU PROJELERİ HAYATA GEÇİRİRSEK ÇOK KISA SÜREDE ÇOK BÜYÜK İŞLER BAŞARIRIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşüm projelerini hızla yapabilmeleri için vatandaşların da desteği ve yardımına ihtiyaç duyduklarını bildirdi.
Meseleye “Önce can, önce güvenlik, önce huzur” hesabıyla bakılması gerektiğini kaydede Cumhurbaşkanı Erdoğan, “El ele vererek bu projeleri hayata geçirirsek inşallah çok kısa sürede çok büyük işler başarırız. Fakat ana muhalefetin ve marjinal örgütlerin tezviratlarına prim verirsek neticede kaybeden yine biz oluruz. İnanıyorum ki Sultanbeyli burada da şu andaki tabloyla örnek bir duruş sergileyecektir. Sadece Sultanbeyli’den değil tüm İstanbul’dan tüm İstanbullulardan bu konuda yapıcı tavır bekliyorum” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Yıllarca bizim projelerimize ‘rantsal dönüşüm’ diyerek çamur attılar. İşin bir yanından tutmak yerine vatandaşı kışkırtıp çabalarımızı sabote etmeye kalktılar. Peki, sonra ne oldu? Olan maalesef millete oldu. Bizim yüreğimiz yandı. ‘Rantsal dönüşüm’ iftirasıyla projelerimize kara çalanların hiçbiri 6 Şubat depremlerinde ortalıkta yoktu. En fazla 1-2 fotoğraf çektirdiler sonra sırra kadem bastılar ama biz hamdolsun tüm kapasitemizle deprem bölgesindeydik. Hâlen 3 bin 481 şantiyemizle oradayız. Şehirlerimizi tekrar ayağa kaldırana kadar da inşallah oralardan ayrılmayacağız. Geçen ay 304 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim ettik. Önümüzdeki ay 350 bininci konutumuzun kurasını çekiyoruz. Yılbaşına kadar toplam 453 bin bağımsız bölümü hak sahibi ailelerimize teslim etmek için gece gündüz çalışıyoruz.”
“81 İLİMİZDE 500 BİN SOSYAL KONUT İNŞA ETMEK İÇİN DÜĞMEYE BASIYORUZ”
“Bedava ev vereceğiz” diyerek, meydanlarda ahkâm kesenleri ise bir daha bölgede gören ve duyan olmadığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir’de, ‘TOKİ’den bile iyi olacak’ iddiasıyla başlattıkları projede de sonuç büyük bir hüsran oldu. Binlerce vatandaşın parasını aldılar, insanımızı boş yere umutlandırdılar, sonra da milleti dolandırıp yüz üstü bıraktılar. Şimdi mahkemede bunun hesabını veriyorlar. Kötüledikleri TOKİ’miz ise vatandaşa güvenli, dayanıklı, hesaplı yuvalar inşa etmeye devam ediyor” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, bugüne kadar 1 milyon 740 bin sosyal konut üreten TOKİ’nin projelerine yenilerini eklediğini söyledi.
“Yüzyılın Konut Projesi”ni geçen kabine toplantısında açıkladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan,”81 ilimizde 500 bin sosyal konut inşa etmek için düğmeye basıyoruz. İstanbul’daki fahiş kira artışlarını dengelemek için TOKİ eliyle ilk kez kiralık sosyal konut kampanyasını hayata geçireceğiz. Artık devlet olarak vatandaşımıza biz kiralık konut vereceğiz. Projenin detaylarını önümüzdeki günlerde milletimizle paylaşacağız” diye konuştu.
“BİZ MİLLETİN HAK VE HUKUKUNU KORUMAKLA MÜKELLEFİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tüm bu gerçekler ortadayken biz bunlara, ‘Millete yanlış yapmayın, biraz dürüst olun’ deyince, beyler hemen rahatsız oluyor. Peki, buradan soruyorum: Halkın parasını oy vaadiyle alıp bunları iç etmek tokatçılık değil midir? Bedava ev sözü verip, sonra bir daha hiç oralı olmamak dolandırıcılık değil midir? Meydanlarda bol keseden atıp tutup, sonra bunların arkasında durmamak yalancılık değil midir? Öyle ya madem yapmayacaktınız milleti niçin umutlandırdınız? Madem çark edecektiniz vatandaşa onca sözü niçin verdiniz? Biz, bunları sizin yüzünüze çarpmayalım mı? Bunları size hatırlatmayalım mı? Bunların peşine milletimiz adına düşmeyelim mi? Kusura bakmayın, biz milletin hak ve hukukunu korumakla mükellefiz. Bu görevimizi de Allah’ın izniyle sonuna kadar yerine getireceğiz.”
“MİLLETİN HAK VE HUKUKUNA SAHİP ÇIKMAKTAN BİZİ KİMSE ALIKOYAMAZ”
Aynı şekilde yargı ve emniyet mensuplarının da vazifelerini yapacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna tehditlerin, hakaretlerin, yargı ve emniyeti hedef göstermelerin engel olmayacağını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortada harcanan milyarlar var ama eser yok, hizmet yok, icraat yok. Şimdi bunun hesabı yargımız tarafından sorulmasın mı? Meblağlar büyümüş ama sorunlar küçülmemiş hatta daha da artmış. Kesilen faturaların tutarı büyürken, hizmetin kalitesi değil, suç örgütünün banka hesapları büyümüş, ahtapotun kolları büyümüş, bavulların ebadı büyümüş, bir de döviz dolu baklava kutularının hacmi büyümüş. Yetimin, öksüzün, esnafın, emekçinin, emeklinin parası bir avuç soyguncu tarafından talan edilmiş, gasbedilmiş, birilerine peşkeş çekilmiş. Bu soygun düzenine bizzat kendileri göz yummuş. Şimdi bunlar ortaya dökülünce, CHP’nin başındaki zat ‘siyasi operasyon’ diyerek belediye soyguncularına sahip çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, skandalları ihbar edenlerin de yine CHP’li olduklarını vurgulayarak, “Rüşveti alan da veren de bunu ihbar eden de kendi partisinden. İhbar gelmiş, yargı ve emniyetimiz de anayasal görevini yerine getirmiş. Ne yapsalardı, yolsuzluğa sizin gibi yol mu verselerdi? Beyefendi hiç alınmasın, hiç gücenmesin, kendi cürümleri için başkalarını da hiç suçlamasın. Kaç kişinin hakkına girdilerse, kamunun kaynaklarını kimlere peşkeş çektilerse hepsinin hesabını mahkemelerde tek tek veriyorlar, verecekler” diye konuştu.
Kendilerinin 86 milyonun emanetini taşıdığını, milletin hak ve hukukuna sahip çıkmaktan kendilerini kimse alıkoyamayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin başındaki zat hiç alıkoyamaz. Biz bunun takipçisi olacağız, her fırsatta yaptıklarını yüzlerine vuracağız” dedi.
“DAHA TEMİZ BİR SULTANBEYLİ İÇİN GERİ DÖNÜŞÜME HIZ VERDİK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gayelerinin Sultanbeylileri hak ettiği hizmetlerle buluşturmak olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı: “Kadın girişimcilerimizin mesleki becerilerini geliştirmelerine büyük önem veriyoruz. Kadınlarımızın kendi ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturabildiği Kadın El Emeği Pazarı’nı hizmete açtık. Yine mesleki eğitim merkezimiz SULMEK’le cam, seramik, ahşap, yazılım ve dikiş nakış gibi alanlarda kursiyerlerimizi meslek sahibi yapıyoruz. Bin 200 metrekare alan üzerine kurulu Orhan Gazi Polis Karakolumuzu ilçemize kazandırdık. Yıllık 250 ton üretim kapasitesine sahip kompost tesisimizi hizmete aldık. Atık yağ toplama noktalarıyla, mobil atık toplama alanlarıyla, 300 noktadaki giysi kumbaralarıyla Sıfır Atık Projesi kapsamında daha temiz bir Sultanbeyli için geri dönüşüme hız verdik. Ambulans, su tankeri ve çöp toplama kamyonlarından oluşan yeni araçları filomuza katarak sahadaki hizmetlerimizin hız ve etkinliğini güçlendirdik.”
Gençlerin kendilerini en güzel şekilde yetiştirmelerini istediklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Bilim Sultanbeyli Merkezi’yle robotikten astronomiye, matematikten tasarıma farklı atölyelerle evlatları geleceğin dünyasına hazırladıklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, etüt sınıflarıyla, kütüphaneleriyle, spor tesisleri ve meslek edindirme kurslarıyla Hasanpaşa Gençlik Merkezi’ni de hizmete sunduklarını vurgulayarak, “26 bin metrekare inşaat alanına sahip Mehmet Akif Spor Kompleksi’yle Sultanbeyli’ye tarihinin en büyük spor yatırımını kazandırıyoruz. Olimpik yüzme havuzu, futbol, basketbol ve voleybol sahaları, kütüphane, kafeterya ve daha birçok sosyal alanıyla kompleksimiz inşallah ulusal ve uluslararası organizasyonlara da ev sahipliği yapacak” değerlendirmesini yaptı.
Temelini attıkları toplam 1 milyarlık yatırımın ilçeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her mahallemize bir spor sahası anlayışıyla Ahmet Yesevi, Abdurrahman Gazi, Hamidiye ve Mecidiye Spor Sahalarımızı Sultanbeyli’deki kardeşlerimizin hizmetine verdik. Gençlere evlilik desteğimizle genç çiftlerimiz Sultanbeyli ilçemizdeki nikâh salonlarından ücretsiz yararlanabiliyor. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız gıda ve kıyafetlerini Vefa Dayanışma Merkezimizden temin edebiliyor” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin, ailelerin ve vatandaşların her alanda yanında olmaya bundan sonra da devam edeceklerini dile getirerek, başta Sultanbeyli Belediyesi olmak üzere eserlerde emeği olan herkese teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Kanada Başbakanı Mark Carney, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin, anlaşmaların imza töreninin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve heyetini tarihî dönemdeki ziyareti vesilesiyle Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek, kendisine “hoş geldiniz” dedi.
İki ülke arasındaki üst düzey ziyaretlerin sürekli olmasını temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile bugünkü görüşmelerinde ikili ilişkileri etraflıca değerlendirdiklerini, bölgesel ve küresel meselelere değinme imkânı bulduklarını söyledi.
“TİCARET HACMİMİZİ İLK OLARAK 5 MİLYARA, AKABİNDE 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI TEMENNİ EDİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu ziyaretin en somut çıktılarından birini hiç şüphesiz Kanada ile ilişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine yükseltme kararımız teşkil etti. Stratejik ortaklık kararımızın katkısıyla önümüzdeki dönemde enerji, ticaret, ulaştırma ve savunma sanayii gibi birçok alanda yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu yönde atacağımız somut adımları içeren bir eylem planını da bugün kabul ettik. Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yılsonundan önce başlanmasını kararlaştırdık. Bu sürece paralel olarak ekonomi alanındaki ilişkilerimizi tüm boyutlarıyla ele almak üzere Ortak Ekonomik ve Ticari Komite dâhil mevcut mekanizmaları daha etkin şekilde kullanacağız. Bu komitenin müteakip toplantısına 2027 yılında bu defa özel sektörlerimizin de katılımıyla ev sahipliği yapacağız. Atacağımız bu adımlarla hâlen yaklaşık 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi ilk olarak 5 milyara, akabinde de 10 milyar dolara çıkarmayı temenni ediyoruz.”
Güncellenen Hava Ulaştırma Anlaşması ile iki ülke arasındaki doğrudan uçuşları yaklaşık iki katına çıkaracaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün ayrıca üçüncü ülkelerde ortak yatırım fırsatlarını da değerlendirdik. Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Asya’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir coğrafyada önemli işbirliği fırsatlarının bulunduğuna inanıyoruz. Yarın Türk Eximbank ile Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu arasında imzalanacak mutabakat zaptının üçüncü ülkelerde ortak projelere vesile olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu.
Kanada ile savunma sanayii ve nükleer enerji alanlarında yakın temas hâlinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii iş birliğinin önemine vakıf iki müttefik olduklarını kaydetti.
Bunu son olarak Ankara’da yapılan NATO Zirvesi sırasında da gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, biraz önce de “Savunma Sektörü Ortaklıkları Mutabakat Zaptı”nın imzalandığını anımsattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefiklerin savunma sanayilerine finansman sağlamak amacıyla Kanada öncülüğünde kurulmakta olan Savunma, Güvenlik ve Dayanıklılık Bankasının iki ülke arasındaki savunma sanayii iş birliğini desteklemesini beklediklerini kaydetti.
Enerji alanında, madencilikten LNG’ye, kritik minerallerden nükleer enerjiye kadar geniş bir işbirliği alanının mevcut olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülkenin Enerji Bakanlıkları arasında kabul edilen “Enerji Alanında İşbirliğine Dair Ortak Bildiri”nin de nükleer dahil bu alandaki ciddi potansiyele işaret ettiğini söyledi.
Kanada Başbakanı Carney ile Gazze, Ukrayna ve Körfez dâhil birçok bölgesel gelişmeyi de değerlendirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerek Ukrayna’da, gerek Körfez’de olsun diplomatik yöntemlerin kalıcı barışa giden yolu açmasını temenni ediyoruz. Bu noktada ortak görüşte olduğumuzu teyit ettik. Gazze’de ise Kanada’nın diğer bazı müttefiklerle birlikte istilacı yerleşimlere yönelik yaptırım adımlarını, İsrail hükûmetinin ihlallerinin caydırılması noktasında isabetli bir adım olarak görüyoruz. Bölgemizde barış ve istikrarın tesisi noktasında bu yöndeki tutumlarını sürdürmelerini temenni ediyoruz” diye konuştu.
“İLİŞKİLERİMİZİN GELECEĞİNE YÖNELİK TARİHÎ BİR ADIM ATTIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Başbakan Carney ile ilişkilerimizin geleceğine yönelik tarihî bir adım attık. Çok geniş yelpazeye yayılan iş birliği potansiyelimizi gerçek anlamda hayata geçirmek için önemli bir süreci başlattık. İlişkilerimizi stratejik ortaklık düzeyine çıkarmamız kâğıt üzerinde kalacak sembolik bir adım olmayacaktır. Bu konuda Sayın Carney’nin ekonomi alanındaki engin tecrübesi ve siyaset sahnesinde sergilediği sağduyulu ve dirayetli duruşla önemli rol oynayacağına inanıyorum.”
Kanada Başbakanı Carney’ye, konuşmasının ardından, anlamlı ve dolu dolu ifadeleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Gerçekten uzun yıllara sâri bir Türkiye-Kanada kopukluğunu bugün gidermiş olduk. Şimdi yeni bir dönemi Türkiye ve Kanada arasında başlatıyoruz. İnşallah iş adamlarımızı bir araya getireceğiz ve ben de Kanada’ya yapacağım ilk iş adamlarıyla birlikte ziyaretimde, orada iş adamlarımızı bir araya getirerek adımlarımızı atacağız.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Kanada Başbakanı Mark Carney’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney’in tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Kanada Başbakanı Carney’in tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.
Türkiye ve Kanada bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney, daha sonra baş başa görüşmelerini gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanlığı Külliyesine geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Muhtarlar Günü Buluşması” programında yaptığı konuşmada, “Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen “Muhtarlar Günü Buluşması” programına katılarak bir konuşma yaptı.
Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.
Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015’te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu’muzda Türkiye’nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye’nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb’im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın.”
“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah’a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb’im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. ‘Aşkınan koşan yorulmaz’ diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk’tan gelir, Hakk’a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet’e, Her can, her gönülde tutar bir sevda…” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti’nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb’im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum.”
“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: “Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. ‘Muhtar bile olamaz’ diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara’ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye’nin değiştiğini, Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette “bir muhtar açılımı” yaşandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha önce ‘muhtar’ deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye’de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah’ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.
Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması’nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.
Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.
“19 EKİM’İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: “Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS’i hayata geçirdik. 19 Ekim’i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002’de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017’den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.
“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025’te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik” bilgisini paylaştı.
Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi’ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü’nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi’ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, “Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.
“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”
Türkiye’nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran’daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen’de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan’ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad’daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan’a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye’den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya ‘etrafımız ateş çemberi’ diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye’nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik.”
“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.
“Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah’ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.
Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb’im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü’nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.