Bizimle iletişime geçin

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde konuştu

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Tek bir masumun daha ölmemesi ve Gazzeli yavruların yüzünün gülmesi için ne yapılması gerekiyorsa Türkiye olarak bunu yapmaya devam edeceğiz. Küresel Sumud Filosu’nun umut yolcularını da ülkemize getiriyoruz. Rabbim Gazze’nin huzura kavuştuğunu görmeyi bize, milletimize, Filistin davasına destek olan vicdan sahibi herkese nasip etsin diyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da Sultanbeyli Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kent meydanında düzenlenen törende yaptığı konuşmasında, katılımcıları ve İstanbul’un 39 ilçesindeki her bir vatandaşı en kalbi duygularıyla selamladığını söyledi.

Bugün Fatih Sultan Mehmet’in emaneti İstanbul’un en güzel ilçelerinden birinde olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların her birine sevdaları ve coşkuları için teşekkür etti.

“GAZZE’DE 2 YILDIR DEVAM EDEN SOYKIRIMIN DURDURULMASI İÇİN YOĞUN ÇABA İÇERİSİNDEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm İslam dünyası ve insanlığın yakından takip ettiği bir hususa değinmek istediğini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazze’de 2 yıldır devam eden soykırımın durdurulması için yoğun çaba içerisindeyiz. İnsani yardımdan diplomatik temaslara, her alanda imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Amacımız, Gazzeli kardeşlerimizi bir an önce huzura, barışa ve güvenliğe kavuşturmaktır. Geçen hafta hem New York’ta hem de Washington’da bu yönde temaslarda bulunduk. İnsani felakete dikkat çektik. Mazlumların sesi olduk. Birleşmiş Milletler’de Gazzeli çocukların yaşadığı acıları fotoğraflarla tüm dünyanın gündemine taşıdık. Amerikan Başkanı Sayın Trump’la da bu meseleyi detaylıca konuştuk. Barış için atılması gereken adımları değerlendirdik.”

“BÖLGEMİZDE KALICI BARIŞ İÇİN BİR FIRSAT PENCERESİ ARALANDI”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından MİT Başkanı’nı Katar’a, Dışişleri Bakanı’nı da Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne gönderdiğini dile getirerek, “Dün akşam Sayın Trump’la olan telefon görüşmemizin en önemli gündemi yine Gazze’ydi. Gazze’ye barışı ve istikrarı getirmekti. Hamas’ın Sayın Trump’ın barış planına verdiği cevabı memnuniyetle karşılıyoruz. Hamas, daha önce defalarca yaptığı gibi barışa hazır olduğunu gösterdi. Böylece bölgemizde kalıcı barış için bir fırsat penceresi aralandı. İsrail’in saldırılarını derhal durdurması, bu bakımdan çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, filizlenen barış umutlarının solmasına müsaade edilmemesi gerektiğine dikkati çekerek, tüm tarafların sorumluluk duygusuyla hareket etmesi hâlinde akan kanı dindirmenin ve barışı tesis etmenin mümkün olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Tek bir masumun daha ölmemesi ve Gazzeli yavruların yüzünün gülmesi için ne yapılması gerekiyorsa Türkiye olarak bunu yapmaya devam edeceğiz. Küresel Sumud Filosu’nun umut yolcularını da ülkemize getiriyoruz, öyle zannediyorum ki bir saat sonra İstanbul Havalimanı’na Sumud Filosu’nun sadece Türkiye’den gidenler değil Malezya ve farklı ülkelerden de bazı Sumud Filosu yolcuları, gelen kafilenin içerisinde yerlerini alacaklar. Bir saat sonra İstanbul’a inmiş olacaklar. Rabbim Gazze’nin huzura kavuştuğunu görmeyi bize, milletimize, Filistin davasına destek olan vicdan sahibi herkese nasip etsin diyorum. Buradan Gazzeli mazlumlara dayanışma mesajlarımızı iletiyor, Türkiye’nin her zaman yanlarında olacağını tekrar ifade ediyorum.”

“41 PROJENİN RESMÎ AÇILIŞI İLE 9 PROJENİN TEMEL ATMASINI GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Sultanbeyli ile aralarında hep özel bir bağ olduğunu söyledi.

Sultanbeyli’nin 31 Mart 2024 seçimlerinde tercihini bir kez daha eser ve hizmet siyasetinden yana kullandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçe sakinlerine 31 Mart seçimlerindeki destekleri için şükranlarını sunduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm Türkiye’de olduğu gibi Sultanbeyli’de de vatandaşların emeklerine, her bir kuruşlarına, tüyü bitmemiş yetimin hakkına sahip çıktığını anlatarak, “Sizin kaynaklarınızı sizin için kullandık ve kullanıyoruz. İşte bugün bunların toplu açılışını yapmak üzere Sultanbeyli’deyiz. Karşımdaki katılım bugünkü tüm kardeşlerimin bu toplu açılış törenine, temel atmaya ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Hem sizlerle hasret gideriyoruz hem de 41 projenin resmî açılışı ile 9 projenin temel atmasını gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

Bir İstanbullu olarak eser ve hizmetleriyle proje ve yatırımlarıyla Sultanbeylilerin huzurunda olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kentsel dönüşüm projelerinden gençlik ve spor merkezlerine, sıfır atık projelerinden çevre ve yeşil alan düzenlemelerine, mesleki eğitim ve bilim merkezlerinden prestij caddelere toplam değeri 8 milyar 425 milyon lirayı bulan projelerimizin ilçemize ve İstanbulumuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. 1,5 yıl gibi oldukça kısa bir sürede tam 50 projeye imza atan Sultanbeyli Belediyemizi, Ali Tombaş kardeşim ve ekibini huzurlarınızda tebrik ediyorum. Bu yatırımlarda emeği geçen işçisinden mühendisine, mimarından proje personeline tüm kardeşlerime de ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ HAYATİ ÖNEME SAHİP”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli’nin insanıyla, tabiatıyla ve genç nüfusuyla öne çıkan bir ilçe olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti: “Biz de ilçemizin bu vasfını daha da güçlendirmenin gayretindeyiz. 140 bin metrekare alana yayılan Fetih Korusu’nu ve 110 bin metrekare büyüklüğündeki Aydos Korusu’nu hizmete açarak İstanbul’a yeni oksijen depoları kazandırdık. Kent meydanı düzenleme projemizle meydan çevresindeki cadde ve sokakları rehabilite ettik, altyapıyı güçlendirdik. Deprem, malumunuz ülkemizin en sancılı gerçeği. 6 Şubat’ta yaşadığımız asrın felaketinde depreme dayanıklı binaların ne kadar önemli olduğunu hep beraber gördük. Perşembe günü yaşanan 5 büyüklüğündeki sarsıntı bize Marmara’da da elimizi çabuk tutmamız gerektiğini hatırlattı.”

İstanbullulara bir kez daha geçmiş olsun dileklerinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, depremin engellenemeyeceğini ama can ve mal kayıplarının önüne geçmenin mümkün olduğunu, bunun için de kentsel dönüşüm projelerinin hayati önemi bulunduğunu kaydetti.

Büyükşehir belediye başkanlığından itibaren kentsel dönüşüm meselesindeki hassasiyetini herkesin çok iyi bildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanbeyli’deki kentsel dönüşüm çalışmalarına da bu anlayışla hız verdiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Battalgazi Mahallesi’nde 15 bin metrekarelik alanda 450 bağımsız bölüm ve 3 ticari üniteyle birlikte sosyal yaşam, kültür ve spor alanları, Mimar Sinan Mahallesi’nde 70 bin metrekare alanda 710 bağımsız bölüm, 3 ticari ünite, 4 bin 500 metrekare ticari bölüm ve yeni yaşam alanları inşa edeceklerini belirterek böylelikle toplam 6 milyar 625 milyon liralık yatırımı ilçeye kazandırmış olacaklarını anlattı.

“EL ELE VEREREK BU PROJELERİ HAYATA GEÇİRİRSEK ÇOK KISA SÜREDE ÇOK BÜYÜK İŞLER BAŞARIRIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kentsel dönüşüm projelerini hızla yapabilmeleri için vatandaşların da desteği ve yardımına ihtiyaç duyduklarını bildirdi.

Meseleye “Önce can, önce güvenlik, önce huzur” hesabıyla bakılması gerektiğini kaydede Cumhurbaşkanı Erdoğan, “El ele vererek bu projeleri hayata geçirirsek inşallah çok kısa sürede çok büyük işler başarırız. Fakat ana muhalefetin ve marjinal örgütlerin tezviratlarına prim verirsek neticede kaybeden yine biz oluruz. İnanıyorum ki Sultanbeyli burada da şu andaki tabloyla örnek bir duruş sergileyecektir. Sadece Sultanbeyli’den değil tüm İstanbul’dan tüm İstanbullulardan bu konuda yapıcı tavır bekliyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Yıllarca bizim projelerimize ‘rantsal dönüşüm’ diyerek çamur attılar. İşin bir yanından tutmak yerine vatandaşı kışkırtıp çabalarımızı sabote etmeye kalktılar. Peki, sonra ne oldu? Olan maalesef millete oldu. Bizim yüreğimiz yandı. ‘Rantsal dönüşüm’ iftirasıyla projelerimize kara çalanların hiçbiri 6 Şubat depremlerinde ortalıkta yoktu. En fazla 1-2 fotoğraf çektirdiler sonra sırra kadem bastılar ama biz hamdolsun tüm kapasitemizle deprem bölgesindeydik. Hâlen 3 bin 481 şantiyemizle oradayız. Şehirlerimizi tekrar ayağa kaldırana kadar da inşallah oralardan ayrılmayacağız. Geçen ay 304 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim ettik. Önümüzdeki ay 350 bininci konutumuzun kurasını çekiyoruz. Yılbaşına kadar toplam 453 bin bağımsız bölümü hak sahibi ailelerimize teslim etmek için gece gündüz çalışıyoruz.”

“81 İLİMİZDE 500 BİN SOSYAL KONUT İNŞA ETMEK İÇİN DÜĞMEYE BASIYORUZ”

“Bedava ev vereceğiz” diyerek, meydanlarda ahkâm kesenleri ise bir daha bölgede gören ve duyan olmadığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir’de, ‘TOKİ’den bile iyi olacak’ iddiasıyla başlattıkları projede de sonuç büyük bir hüsran oldu. Binlerce vatandaşın parasını aldılar, insanımızı boş yere umutlandırdılar, sonra da milleti dolandırıp yüz üstü bıraktılar. Şimdi mahkemede bunun hesabını veriyorlar. Kötüledikleri TOKİ’miz ise vatandaşa güvenli, dayanıklı, hesaplı yuvalar inşa etmeye devam ediyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, bugüne kadar 1 milyon 740 bin sosyal konut üreten TOKİ’nin projelerine yenilerini eklediğini söyledi.

“Yüzyılın Konut Projesi”ni geçen kabine toplantısında açıkladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan,”81 ilimizde 500 bin sosyal konut inşa etmek için düğmeye basıyoruz. İstanbul’daki fahiş kira artışlarını dengelemek için TOKİ eliyle ilk kez kiralık sosyal konut kampanyasını hayata geçireceğiz. Artık devlet olarak vatandaşımıza biz kiralık konut vereceğiz. Projenin detaylarını önümüzdeki günlerde milletimizle paylaşacağız” diye konuştu.

“BİZ MİLLETİN HAK VE HUKUKUNU KORUMAKLA MÜKELLEFİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Tüm bu gerçekler ortadayken biz bunlara, ‘Millete yanlış yapmayın, biraz dürüst olun’ deyince, beyler hemen rahatsız oluyor. Peki, buradan soruyorum: Halkın parasını oy vaadiyle alıp bunları iç etmek tokatçılık değil midir? Bedava ev sözü verip, sonra bir daha hiç oralı olmamak dolandırıcılık değil midir? Meydanlarda bol keseden atıp tutup, sonra bunların arkasında durmamak yalancılık değil midir? Öyle ya madem yapmayacaktınız milleti niçin umutlandırdınız? Madem çark edecektiniz vatandaşa onca sözü niçin verdiniz? Biz, bunları sizin yüzünüze çarpmayalım mı? Bunları size hatırlatmayalım mı? Bunların peşine milletimiz adına düşmeyelim mi? Kusura bakmayın, biz milletin hak ve hukukunu korumakla mükellefiz. Bu görevimizi de Allah’ın izniyle sonuna kadar yerine getireceğiz.”

“MİLLETİN HAK VE HUKUKUNA SAHİP ÇIKMAKTAN BİZİ KİMSE ALIKOYAMAZ”

Aynı şekilde yargı ve emniyet mensuplarının da vazifelerini yapacaklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna tehditlerin, hakaretlerin, yargı ve emniyeti hedef göstermelerin engel olmayacağını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortada harcanan milyarlar var ama eser yok, hizmet yok, icraat yok. Şimdi bunun hesabı yargımız tarafından sorulmasın mı? Meblağlar büyümüş ama sorunlar küçülmemiş hatta daha da artmış. Kesilen faturaların tutarı büyürken, hizmetin kalitesi değil, suç örgütünün banka hesapları büyümüş, ahtapotun kolları büyümüş, bavulların ebadı büyümüş, bir de döviz dolu baklava kutularının hacmi büyümüş. Yetimin, öksüzün, esnafın, emekçinin, emeklinin parası bir avuç soyguncu tarafından talan edilmiş, gasbedilmiş, birilerine peşkeş çekilmiş. Bu soygun düzenine bizzat kendileri göz yummuş. Şimdi bunlar ortaya dökülünce, CHP’nin başındaki zat ‘siyasi operasyon’ diyerek belediye soyguncularına sahip çıkıyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, skandalları ihbar edenlerin de yine CHP’li olduklarını vurgulayarak, “Rüşveti alan da veren de bunu ihbar eden de kendi partisinden. İhbar gelmiş, yargı ve emniyetimiz de anayasal görevini yerine getirmiş. Ne yapsalardı, yolsuzluğa sizin gibi yol mu verselerdi? Beyefendi hiç alınmasın, hiç gücenmesin, kendi cürümleri için başkalarını da hiç suçlamasın. Kaç kişinin hakkına girdilerse, kamunun kaynaklarını kimlere peşkeş çektilerse hepsinin hesabını mahkemelerde tek tek veriyorlar, verecekler” diye konuştu.

Kendilerinin 86 milyonun emanetini taşıdığını, milletin hak ve hukukuna sahip çıkmaktan kendilerini kimse alıkoyamayacağını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “CHP’nin başındaki zat hiç alıkoyamaz. Biz bunun takipçisi olacağız, her fırsatta yaptıklarını yüzlerine vuracağız” dedi.

“DAHA TEMİZ BİR SULTANBEYLİ İÇİN GERİ DÖNÜŞÜME HIZ VERDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gayelerinin Sultanbeylileri hak ettiği hizmetlerle buluşturmak olduğuna işaret ederek, şu ifadeleri kullandı: “Kadın girişimcilerimizin mesleki becerilerini geliştirmelerine büyük önem veriyoruz. Kadınlarımızın kendi ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturabildiği Kadın El Emeği Pazarı’nı hizmete açtık. Yine mesleki eğitim merkezimiz SULMEK’le cam, seramik, ahşap, yazılım ve dikiş nakış gibi alanlarda kursiyerlerimizi meslek sahibi yapıyoruz. Bin 200 metrekare alan üzerine kurulu Orhan Gazi Polis Karakolumuzu ilçemize kazandırdık. Yıllık 250 ton üretim kapasitesine sahip kompost tesisimizi hizmete aldık. Atık yağ toplama noktalarıyla, mobil atık toplama alanlarıyla, 300 noktadaki giysi kumbaralarıyla Sıfır Atık Projesi kapsamında daha temiz bir Sultanbeyli için geri dönüşüme hız verdik. Ambulans, su tankeri ve çöp toplama kamyonlarından oluşan yeni araçları filomuza katarak sahadaki hizmetlerimizin hız ve etkinliğini güçlendirdik.”

Gençlerin kendilerini en güzel şekilde yetiştirmelerini istediklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Bilim Sultanbeyli Merkezi’yle robotikten astronomiye, matematikten tasarıma farklı atölyelerle evlatları geleceğin dünyasına hazırladıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, etüt sınıflarıyla, kütüphaneleriyle, spor tesisleri ve meslek edindirme kurslarıyla Hasanpaşa Gençlik Merkezi’ni de hizmete sunduklarını vurgulayarak, “26 bin metrekare inşaat alanına sahip Mehmet Akif Spor Kompleksi’yle Sultanbeyli’ye tarihinin en büyük spor yatırımını kazandırıyoruz. Olimpik yüzme havuzu, futbol, basketbol ve voleybol sahaları, kütüphane, kafeterya ve daha birçok sosyal alanıyla kompleksimiz inşallah ulusal ve uluslararası organizasyonlara da ev sahipliği yapacak” değerlendirmesini yaptı.

Temelini attıkları toplam 1 milyarlık yatırımın ilçeye hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her mahallemize bir spor sahası anlayışıyla Ahmet Yesevi, Abdurrahman Gazi, Hamidiye ve Mecidiye Spor Sahalarımızı Sultanbeyli’deki kardeşlerimizin hizmetine verdik. Gençlere evlilik desteğimizle genç çiftlerimiz Sultanbeyli ilçemizdeki nikâh salonlarından ücretsiz yararlanabiliyor. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımız gıda ve kıyafetlerini Vefa Dayanışma Merkezimizden temin edebiliyor” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin, ailelerin ve vatandaşların her alanda yanında olmaya bundan sonra da devam edeceklerini dile getirerek, başta Sultanbeyli Belediyesi olmak üzere eserlerde emeği olan herkese teşekkür etti.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜNYA

“Kızılay bu ülkenin övünç kaynağı, medeniyetimizin kimlik vesikasıdır”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay bu ülkenin övünç kaynağıdır, Kızılay medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi tebrik ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türk Kızılay Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılayın 158. yaş gününün ülke, millet, sivil toplum camiası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Milletin vicdan ve merhametinin, inanç ve hamiyetinin sembolü olan hilalin ışığını yeryüzünün dört bir yanına taşıyan gönüllülere, hayırseverlere, bağışçılara ve Kızılay çalışanlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılaya canından can katan, kanından kan veren, bu müesseseyi imar ve ihya eden tüm vatandaşlara yürekten teşekkür etti.

“Dünyanın farklı bölgelerinde kalbi bizimle atan, Kızılaya yaptığı bağışlarla ahdine, mazisine, geleceğine, vahdet ve uhuvvetine sahip çıkan tüm dostlarımızdan Allah razı olsun diyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılayın kurucuları Dr. Marko Paşa, Dr. Abdullah Bey, Kırımlı Aziz Bey ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa’yı saygıyla yâd etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yapının küresel bir iyilik ve dayanışma hareketine dönüşmesinde payı olan, emeğiyle, çabasıyla, gayretiyle, alın ve fikir teriyle bu kuruluşa katkı sunan fakat artık fani dünyadan ebedi âleme göç eden tüm büyüklere Allah’tan rahmet niyaz etti.

Kriz ve çatışma bölgelerinde, afet ve acil yardım çalışmalarında, aziz milletin yardım elini mağdurlara, mazlumlara, masumlara uzatırken şehit düşenleri rahmetle anan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dört ana kategoride ödüllerini verecekleri kişi, kurum, kuruluş ve firmaları şahsı ve milleti adına tebrik etti, başarılarının daim olmasını diledi.

“DERDE DEVA OLMAK İÇİN KELİMEYE, CÜMLEYE İHTİYAÇ DUYULMAZ”

Tarihin her sayfasında Türk milletinin yer aldığı kısımlarda daima ahlakla, erdemle, şefkat ve merhametle karşılaşıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi Dayanışma gibi, paylaşma gibi, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletler bizim millî seciyemizin temel unsurlarıdır, hamurumuzun özü ve mayasıdır. Bunlar, millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hâl ve istikbal hattında asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir. Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta, ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için, hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz. İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine, kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmet Akif’in ifadesiyle ‘Hakkı tutup kaldırmak’, rıza-i ilahiden başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz. Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz, tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 Haziran 1868’de Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla kurulan Türk Kızılayın bu müesseselerden biri olduğunu ifade etti.

Cephe gerisindeki hastaneleriyle, hasta taşıma servisleriyle, donattığı hastane gemileriyle, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılarla Türk Kızılayın 93 Harbi’nden Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar milletin varoluş mücadelesi verdiği tüm savaşlarda Mehmetçiğin yardımına koştuğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bilhassa, Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı’nda Kızılayın rolü çok ama çok önemlidir. Kızılayımız, millî mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla cefakâr milletimizin, aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır. Bakınız merhum Mehmet Emin Yurdakul, Hilal-i Ahmer hanımlarına ithaf ettiği şiirinde o kahraman yürekleri nasıl selamlıyor; ‘Size selam, size hürmet, ey hilalin kadınları. Size selam, size hürmet, ey yurdun pak alınları. Ölümlerin önlerinde sargıları bağlayan siz, cenazeler üzerinde matemlerle ağlayan siz. Yara sarmak, can kurtarmak, bu ne iyi, ne güzel iş. Kullarına Cenabıhakk bundan güzel iş vermemiş. Bırakmasın Allah’ımız çatıları merhametsiz, vatanları merhametsiz, bizi sizsiz ve şefkatsiz.’ Ben de Rabbim bizi Kızılaydan mahrum bırakmasın diyorum.”

“Kızılay, Filistin’de, Bosna’da, Afganistan’da, Somali’de, Irak’ta, Suriye’de ve daha pek çok yerde yürüttüğü çalışmalarla gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin sadece kalplerine değil zihin ve hafızalarına da kazınmıştır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin, iç savaşlardan dolayı vatanını terk etmek zorunda kalan muhacirlere bir ensar şuuruyla yaklaştığını ve şefkat kucağını açtığını söyledi.

Hilal-i Ahmer’in, doğal afet ve salgın dönemlerinde bakım, barınma ve beslenme faaliyetleriyle de ön safta yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi bugün bir kez daha tebrik ediyorum” diye konuştu.

“KIZILAYIMIZ BUGÜNE KADAR 26 BİN TONU AŞKIN İNSANİ YARDIM MALZEMESİNİ GAZZE’YE ULAŞTIRDI”

Türk Kızılayın afet yönetiminden kan hizmetlerine, uluslararası yardımlardan sağlık ve sosyal hizmetlere, eğitim çalışmalarından barınma, beslenme ve psiko-sosyal desteklere çalışmalarını bugün de başarıyla sürdürdüğünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şube, temsilcilik ve delegasyonlarıyla kan bağışı, hastane, lojistik ve tıp merkezleriyle ihtiyaç sahiplerine yönelik ücretsiz butik mağazalarıyla tüm bu faaliyetler özverili bir şekilde sınır ve engel tanımadan devam ediyor. Gönüllülerimiz ve Kızılay mensuplarımız hizmetlerine ihtiyaç duyulan her yerde adeta arı gibi çalışıyor. Netanyahu’nun başını çektiği siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de, Kızılayımız bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim’den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptık. Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı.

Vekâletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti. Ateşkes sonrası başlattığı ‘Gazze, Neşeli Çocuklar Projesi’yle Gazze’deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psiko-sosyal destek faaliyetleri ifa ediyor. Kızılay Gazze Ofisi, eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor. Gazze’nin yanı sıra siyonist barbarların hedefi olan Lübnan’da da Kızılay, gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır. Dünkü grup konuşmamda ifade ettiğim gibi İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür”

“Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek, mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Hitler’in yolundan gidenler unutmasınlar ki böyle devam ederlerse tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır” dedi.

Türkiye’nin bir taraftan mazlumlara yardım elini uzatırken diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada şunu da gururla ifade etmek isterim, Kızılayımız, 190’ı aşkın üyeye sahip Kızılay-Kızılhaç Cemiyeti içinde geçtiğimiz yıl en fazla sayıda ülkeye en çok yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet olmuştur” diye konuştu.

“KIZILAY, ASRIN FELAKETİNDEN ÇIKARDIĞI DERSLERLE AFETLERE HAZIRLIK VİZYONUNU GÜÇLENDİRMİŞTİR”

Kızılayın elde ettiği bu başarının aynı zamanda Türk milletinin cömertliğinin, alicenap karakterinin ve dayanışma bilincinin de en açık göstergesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunun da altını önemle çizmek durumundayım, 6 Şubat depremlerinde Kızılayımız tarihinin en büyük afet müdahale operasyonunu icra etmiştir. Kızılay, asrın felaketinden çıkardığı derslerle afetlere hazırlık vizyonunu güçlendirmiş, kapasitesini yeniden ve daha güçlü biçimde inşa etmiştir. Deprem bölgesinde 400 milyonun üzerinde sıcak yemek ve paketli gıdayı afetzedelerimize dağıtmıştır. On binlerce çadır ve battaniye yardımının yanı sıra AFAD’ımızın barınma hizmetlerine destek olmuştur. Mobil mutfak, mobil fırın, mobil aşevleri ve ikram araçlarıyla sahada beslenme hizmetlerinin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamıştır.

Depremden en çok etkilenen altı ilimizde kurulan toplum hizmet merkezleriyle koruma, barınma, su ve sanitasyon alanlarında kapsamlı projeler gerçekleştirilmiştir. Esnaf ve Çiftçi Destek Programları dâhilinde on binin üzerinde esnaf ve çiftçimize nakit destek verilmiştir. Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Kızılay ve AFAD’ımızla birlikte arama-kurtarma çalışmalarından, şehirlerimizin yeniden inşasına deprem bölgemizin ayağa kaldırılmasında emeği geçen tüm kurumlarımıza, gönüllü kuruluşlarımıza ve hayırseverlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum.”

“KRİTİK İLAÇLARI ARTIK ÜLKEMİZDE ÜRETECEĞİZ”

Kızılayın geçtiğimiz yıl 3 milyon ünitenin üzerindeki kan bağışıyla yeni bir rekora imza attığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kızılayımız, sağlık sektöründeki yerli ve millî yatırımlarını da başarıyla devam ettiriyor. Birazdan inşallah canlı bağlantıyla temelini atacağımız Çubuk ilçemizde 130 bin metrekare alana sahip Protürk Fabrikası da bunlardan biridir. Protürk Projesiyle kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz. Bu ilaçları kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız. Böylelikle Türkiye’yi plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dâhil ederek bu ilaçlarda dışa bağımlılığa inşallah son vereceğiz” ifadesini kullandı.

Projenin ülke ve millet için hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri kutladı.

Yurt dışından ithal edilen kan torbalarının da Türkiye’nin kendi imkânlarıyla üretileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Silivri’deki fabrikamızın da kuruluş çalışmaları sürüyor. Bu fabrikanın tamamlanmasıyla yıllık yaklaşık 3 milyon kan torbasını ülkemizde ve kendi tesisimizde imal ederek 1 milyar liralık ithalat maliyetini sıfıra indireceğiz. Çok yakın bir dönemde hizmete alacağımız bu yatırımın da hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kızılay camiamızın her bir mensubuna, iyiliği omuzlayan merhamet çınarımıza gözü gibi bakan tüm gönüllülerimize, bağışçılarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”

Konuşmasının ardından Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Millî Mücadele döneminde Hilal-i Ahmer Cemiyeti gönüllüsü ve Balkan Harbinde iki evladını şehit veren Bandırmalı Nuriye Hanım’ın Filistin Cephesinde düşmana karşı kahramanca mücadele eden ve cephenin düşmesi neticesinde kendisinden haber alınamayan son oğlu Murat’ın akıbetini öğrenmek üzere Türk Kızılayına hitaben kaleme aldığı mektubun yer aldığı bir tablo takdim etti.

Kızılay Ödülleri kapsamında Filistin Özel Ödülü’ne layık görülen 12 yaşındaki Gazzeli Renad Attallah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tasarımını kendisinin yaptığı ve üzerinde “Free Palestine” yazılı tişörtü hediye etti.

Ödül törenin ardından Ankara Çubuk’ta kurulacak Protürk plazma ilaç tesisinin canlı yayın bağlantısıyla temel atma töreni gerçekleştirildi.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez ile görüştü

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, davetine icabetle Türkiye’yi ziyaret eden Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’i resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’ndeki karşılama töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, ikili ve heyetler arası görüşmeye geçti.

Görüşmede, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat hazır bulundu.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Koç Topluluğu’nun Yolculuğunun Başladığı Ankara’da 100. Yıl Gururu

Haberler

on

Koç Topluluğu, kuruluşunun 100. yılını temellerinin atıldığı Ankara’da özel bir davetle kutladı.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç yaptığı konuşmada, “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hamlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir” dedi.

Koç Topluluğu’nun Cumhuriyet’le birlikte şekillenen 100 yıllık yolculuğunun yolculuğunun aktarıldığı davette, Topluluğun hikâyesini anlatan ve yapay zekâ ile hazırlanan özel film gösterildi. Ayrıca Semahat Arsel ve Rahmi M. Koç’un tanıklıklarıyla aile hafızasına ve iki yüzyıla uzanan birikime ışık tutan “İki Kardeş İki Yüzyıl” filmi de davetlilerle buluştu. Davete Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, siyasi parti liderleri ve temsilcileri, yüksek bürokratlar, yabancı misyon temsilcilikleri ve iş dünyasından isimlerle çok sayıda seçkin konuk katıldı.

Koç Topluluğu, kuruluşunun temellerinin atıldığı Ankara’da, 100. yıl etkinlikleri kapsamında Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da özel bir davet düzenledi. Davette, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, siyasi parti liderleri ve temsilcileri, yüksek bürokratlar, yabancı misyon temsilcilikleri ve iş dünyasından isimlerle çok sayıda seçkin konuk bir araya geldi. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel, Yönetim Kurulu Üyesi Caroline N. Koç, Yönetim Kurulu Üyesi İpek Kıraç ve Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu da davete katıldı.

Koç Topluluğu’nun kurucusu merhum Vehbi Koç’un 100 yıl önce Ankara’da mütevazı bir ticarethanede attığı adımla başlayan yolculuğunun aktarıldığı davette, Topluluğun Cumhuriyet’le birlikte şekillenen 100 yıllık hikâyesini anlatan ve yapay zekâ ile hazırlanan özel film davetlilerle buluştu. Rahmi M. Koç ve Semahat Arsel’in tanıklıklarıyla hazırlanan “İki Kardeş İki Yüzyıl” filminin de özel gösterimi gerçekleştirildi.

Ömer Koç: “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hâmlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir.”
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç konuşmasına “Ankara; Millî Mücâdele yıllarında milletimizin istiklâl kararlılığının simgesi olmuş, Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte kalkınma ve çağdaşlaşma irâdesinin de merkezi hâline gelmiştir. Bu şartlarda, Vehbi Koç’un kurduğu teşkilât; çatısı altında bulunduğumuz Ankara Ticaret Odası’na 31 Mayıs 1926 tarihinde kaydedilmiştir. O teşebbüsün, bugün ülkemizin sanâyi, üretim ve mühendislik gücünü dünyâ ölçeğinde temsîl eden itibârlı bir müesseseye dönüşmüş olması bize gurur veriyor” diyerek başladı.

Ömer Koç, Koç Topluluğu’nun asırlık hikâyesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınma yolculuğuyla aynı istikâmette geliştiğini vurgulayarak, “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hamlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir. Ülkemizde ilk anonim şirketin kurulması, ilk endüstriyel girişim, ilk uluslararası ortaklık, ilk halka arz, ilk holding olma ve ilk özel vakfı kurma gibi pek çok alanda öncü olmuştur. Genç Cumhuriyet’in çalışma azmi, üretim heyecânı ve aydınlık istikbâl tasavvurunda filizlenen topluluğumuz; sanâyileşmeyi vatan için üstlendiğimiz çok mühim bir mesûliyet olarak değerlendirmiştir. Vehbi Bey’in “Ülkem varsa ben de varım, demokrasi varsa hepimiz varız” şiârı yalnızca ferdî bir yaklaşımı değil; nesilden nesile taşınan bir vâzîfe anlayışını ifâde etmektedir” diye ekledi.

Ömer Koç: “Asıl başarıyı; memleketimizin sanâyi ve mühendislik birikimini güçlendirmekte, beşerî sermayeyi desteklemekte ve Türkiye’nin rekâbet gücünü ileriye taşımakta gördük.”
Koç Topluluğu’nun geride bıraktığı ilk yüzyıl boyunca büyümeyi hiçbir zaman sâdece rakamlarla tarîf etmediğini vurgulayan Ömer Koç, “Bu anlayışla; geride bıraktığımız yüz yıl boyunca attığımız her adımda yatırımı ve istihdâmı müşterek refâhın unsurları olarak telâkki ettik. Büyümeyi hiçbir zaman sâdece rakamlarla tarîf etmedik. Asıl başarıyı; memleketimizin sanâyi ve mühendislik birikimini güçlendirmekte, beşerî sermayeyi desteklemekte ve Türkiye’nin rekâbet gücünü ileriye taşımakta gördük” diye konuştu.

Ömer Koç, Topluluğun sâdece iktisâdî anlamda değil; eğitim, kültür-sanat ve sağlık alanlarında da fayda sağlamayı öncelik addettiğini belirterek, “Kuşaklar boyunca inşâ edilen birikim neticesinde 60’ın üzerinde ülkede 120 binden fazla çalışma arkadaşımızla faâliyet gösteren uluslararası bir topluluk hâline geldik. Bugün 155 ülkeye ihracat yapıyor, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 8’ini gerçekleştiriyoruz. Koç Holding olarak Fortune Global 500’de yer alan tek Türk şirketi olma başarısını sürdürüyoruz. Otomotivden enerjiye, dayanıklı tüketimden finans ve turizme kadar pek çok sektörde katma değer sağlıyor, hizmet veriyor ve mühendislik kapasitemizi geliştiriyoruz. Hangi coğrafyada faâliyet gösterirsek gösterelim, dâimâ memleketimize karşı duyduğumuz mesûliyetin ve bayrağımızı dünyânın dört bir yanında dalgalandırmanın şevkiyle hareket ediyoruz. Hangi alanda çalışırsak çalışalım; işimizi dâimâ ülkemize kalıcı değer üretme hedefiyle yürütüyoruz. Sâdece iktisâdî anlamda değil; eğitim, kültür-sanat ve sağlık alanlarında da fayda sağlamayı öncelik addediyoruz” dedi.

Ömer Koç: “İkinci yüzyılımızda da aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yolumuza devâm edeceğiz.”
İkinci yüzyıllarına aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yürümeye devâm edeceklerini belirten Ömer Koç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “İkinci asrımıza adım atarken; genç nüfusumuzun girişimcilik kâbiliyetinden, sanâyi tecrübemizin ve yetişmiş insan kaynağımızın ülkemizi çok daha ileriye taşıyacağına eminiz. Koç Topluluğu olarak; ilk yüzyılımızı büyük bir gayret ve kararlılık duygusuyla geride bıraktık. Bundan sonra da Büyük Atatürk’ün açtığı medeniyet yolunda lâik cumhuriyetin değerlerine sâhip çıkarak aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yolumuza devâm edeceğiz. Çok iyi biliyoruz ki; elde ettiğimiz başarılar, emekleri ve bağlılıklarıyla topluluğumuza güç veren çalışma arkadaşlarımızın, bayilerimizin ve iş ortaklarımızın sâyesinde mümkün oldu. Kendilerine ve ayrıca bize bir asırdır teveccüh gösteren milletimize ve desteklerini esirgemeyen devletimize müteşekkiriz.”

Davette Ömer Koç’un ardından konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Koç Topluluğu’nun hikayesi Cumhuriyet’imizin ekonomik kalkınma serüveniyle kesişen, örtüşen bir hikayedir. Ankara’nın köklü ticaret kültürü ahilik geleneğinden beslenen iş ahlakı ve girişimcilik anlayışı içinde filizlenen bu yolculuk zamanla ülkemizin en büyük sanayi ve hizmet topluluklarından birine dönüşmüştür. Merhum Vehbi Koç’un henüz genç yaşlarda Ankara’da başladığı ticaret hayatı çalışkanlık, dürüstlük ve ileri görüşlülük temelinde yükselmiş ortaya koyduğu vizyon nesiller boyunca taşınan güçlü bir kurumsal yapının temelini oluşturmuştur. Topluluğun tarihine bakıldığında Türkiye’nin sanayileşme yolculuğunun birçok önemli durağında izlerini görmek mümkündür” ifadelerini kullandı.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA5 saat önce

“Kızılay bu ülkenin övünç kaynağı, medeniyetimizin kimlik vesikasıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay bu ülkenin övünç kaynağıdır, Kızılay medeniyetimizin...

DÜNYA3 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, davetine icabetle Türkiye’yi ziyaret eden Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’i resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe...

DÜNYA6 gün önce

Koç Topluluğu’nun Yolculuğunun Başladığı Ankara’da 100. Yıl Gururu

Koç Topluluğu, kuruluşunun 100. yılını temellerinin atıldığı Ankara’da özel bir davetle kutladı.Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç yaptığı konuşmada,...

DÜNYA1 hafta önce

“Afrika ülkeleriyle ilişkilerimizi eşit ortaklık temelinde geliştirmeyi sürdürüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani ile gerçekleştirdikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Afrika ülkeleriyle ilişkilerimizi eşit ortaklık, karşılıklı saygı ve...

DÜNYA1 hafta önce

Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Nijer Cumhurbaşkanı Abdourahamane Tchiani’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve...

DÜNYA1 hafta önce

“Kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İktidar ve ittifak olarak tarihî değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihî bir sorumluluk...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un Fethi’nden, Gönüllerin Fethine” programında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine” programında yaptığı konuşmada “İstanbul’un fethi; coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine, kıyamete...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kurban Bayramı mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Eleştirilere ve engellemelere rağmen 23 yıldır yürüttüğümüz politikaların semeresini, başta savunma sanayiimiz olmak...

DÜNYA3 hafta önce

“Türk Ordusu, bölgesel ve küresel barışın en önemli güvencesidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu,...

DÜNYA3 hafta önce

Tüm Yurtta 19 Mayıs Coşkusu

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish