Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST İstanbul’da yaptığı konuşmada, “Karada, havada ve denizde kendi ürettiğimiz ürün ve sistemlerle yeni başarı hikâyeleri yazıyoruz. Savunma sanayii ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesi konumundayız. İHA ve SİHA teknolojisinde dünyada ilk üçteyiz. Tasarımdan seri üretime kendi savaş gemisini denize indiren 10 ülkeden biriyiz” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3) öncülüğünde, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’in üçüncü gün etkinliğine katıldı.
İstanbulluları ve TEKNOFEST katılımcılarını selamlayarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muazzam bir atmosferde, gurur ve coşku ikliminde katılımcılarla bir arada olmanın bahtiyarlığını yaşadığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, maziden atiye istikbal yürüyüşüne ortak olan gençlere sevgilerini sunarak, dünyanın dört bir yanından gelip ürün ve eserleriyle festivalde yarışan gençlere başarı diledi.
“GENÇLERİMİZ, BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE’NİN TAŞLARINI DÖŞÜYOR”
TEKNOFEST’te hayallerin fikirlere, fikirlerin projelere, projelerin de teknoloji ürünlerine dönüştüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST’in 13’üncüsünü gerçekleştirmenin haklı kıvancı içinde olduklarını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST alanındaki atmosferin ve gençlerin heyecanının kendisini farklı bir ruh iklimine götürdüğünü ifade ederek, şöyle konuştu: “Genç beyinlerin, genç yüreklerin başarılarına bizzat tanıklık etmek, ülkemizin aydınlık geleceği adına beni fazlasıyla umutlandırıyor. Dünyaya mührümüzü vuracağımız Türkiye Yüzyılı’nın en kilit aktörü olarak gördüğümüz TEKNOFEST kuşağı maşallah yine göz dolduruyor. Gençlerimiz duruşlarıyla, cesaretleriyle, özgüvenleriyle işte bugün olduğu gibi ortaya koydukları muhteşem eserlerle büyük ve güçlü Türkiye’nin taşlarını döşüyor. Milli teknoloji hamlemizin genç akıncıları, milletimizin gurur kaynağı olmayı sürdürüyor. Rabb’ime sonsuz hamdüsenalar olsun. Cenabıallah ayaklarınıza taş değdirmesin”
Zihni ve ufku açık, merak ve iştiyakı diri, hem şahsiyeti hem de geliştirdiği ürünlerle göz kamaştıran gençleri gördükçe istikbale daha bir güvenle baktığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alanlara, meydanlara, şehirlere ve ülkelere sığmayan coşkunuz, teknolojiye olan tutkunuz için her birinize teşekkür ediyorum. Sınırlarımızı aşan bu başarı tablosunu fikir ve icatlarıyla süsleyen siz genç kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Hayallerinizin peşinden koşma iradesi gösterdiğiniz için sizleri ayrı ayrı tebrik ediyorum. Mevla sizlerden razı olsun. Bahtınızı daima açık etsin. Gözlerinizdeki ışık hiç sönmesin” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST 2025 İstanbul’u tertip eden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, T3 Vakfı ve festivale katkı sunan paydaşlara teşekkür ederek, “Şunu da öğrenmekten büyük memnuniyet duydum. Bu yıl TEKNOFEST İstanbul’daki 64 farklı yarışmaya 81 ilimizin yanı sıra 96 ülkeden 565 bin takım ve 1 milyon 200 bin yarışmacı katıldı” dedi.
“SAVUNMA SANAYİNDE ÇOK FARKLI BİR İVME YAKALAMIŞ DURUMDAYIZ”
Finale kalan 13 bin yarışmacıyı ve ödül kazanan takımları kutlayan, başarılarının daim olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm yarışma süreçlerini son derece titizlikle değerlendiren jüri üyelerine de emek ve gayretleri için teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel bir markaya dönüşen TEKNOFEST’in bugüne kadar 11 milyon ziyaretçiyi ağırladığını söyledi.
Bu ziyaretçilerin önemli bir kısmını gençlerin oluşturduğunu, TEKNOFEST’in yine rekorlar kırmaya devam edeceğine inandığını, vakti ve imkânı olan tüm vatandaşları, bilhassa da gençleri TEKNOFEST 2025’in havasını solumaya, bu güzellikleri yerinde görmeye davet ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buyurun TEKNOFEST 2025’e” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık tüm dünyanın ikrar ettiği bir hakikati burada ifade etmek istediğini belirterek, “Türkiye olarak teknolojide ve özellikle savunma sanayinde çok farklı bir ivme yakalamış durumdayız. Bölgemizden başlayarak tüm dünyada artık Türk savunma sanayiinin hamleleri konuşuluyor. Tüm ambargolara rağmen elde ettiğimiz kazanımlar asla tesadüf değildir” diye konuştu.
Türkiye’nin yerli ve millî teknolojide eriştiği bu noktanın birileri tarafından kendilerine altın tepside sunulmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz buralara dişimizle, tırnağımızla geldik. Alın teri, yürek teri dökerek geldik. Gecemizi gündüzümüze katarak geldik. Sabırla ve samimiyetle çalışarak geldik. İnancımızı ve umudumuzu koruyarak geldik. Her aşamasında adeta canımızı ortaya koyarak geldik. Şüphesiz çok uğraştık, çok zorluk çektik, çok bedel ödedik ama hedeflerimizle aramıza hiçbir engelin girmesine izin vermedik. Şimdi bakınız sevgili gençler. Türkiye’nin başarılarının gerisinde zorluklar, baskılar, tehditler karşısında, yılmadan mücadele eden, vatan evlatlarının tertemiz emekleri vardır. Ürettiğimiz her üründe, geliştirdiğimiz her teknolojide, ülkesi için tüm varlığını ortaya koyan fedakâr insanların gayretleri vardır. ‘İsterim ki bizlerin gayreti bizden sonrakiler için örnek olsun.’ diyen Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Killigil Paşa’nın vizyonu vardır. ‘Göklerine hâkim olmayan milletler yerin dibinde çürür.’ diyerek ilk uçak fabrikamızı kuran Nuri Demirağ’ın ufku vardır. ‘Milli bağımsızlığa giden tek yol milli üretimden geçer.’ sözünün sahibi, Türk havacılığına ömrüne adayan Vecihi Hürkuş’un fedakarlığı vardır. Hayatını savunma sanayimize vakfeden merhum Özdemir Bayraktar Ağabey’imizin ve daha nice ismin inancı, imanı, azmi mücadelesi vardır.”
Bütün bunlarla birlikte vatan için gözlerini kırpmadan ölüme yürüyen şehit ve gazilerin kahramanlığının da var olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihe adını şanla ve şerefle yazdıran tüm kahramanları, savunma sanayiinin öncü şahsiyetlerini bir kez daha rahmetle anarak, hepsinin ruhlarının şad ve mekanlarının cennet olmasını diledi.
“İHA VE SİHA TEKNOLOJİSİNDE DÜNYADA İLK ÜÇTEYİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün karada, havada ve denizde ürettikleri ürün ve sistemlerle yeni başarı hikayeleri yazdıklarının altını çizerek, “Savunma ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesi konumundayız. İHA ve SİHA teknolojisinde dünyada ilk üçteyiz. Tasarımdan seri üretime, kendi savaş gemisini denize indiren 10 ülkeden biriyiz. İHA ve SİHA’larımızla tamamı yerli üretim, uçak ve helikopterlerimizle, Gök Vatan’da; çıkarma gemilerimiz, insansız deniz araçlarımız, fırkateynlerimiz, korvetlerimiz, karakol ve mayın gemilerimizle Mavi Vatan’da; yeni nesil insansız araçlarımızla, tanklarımız ve otonom zırhlı muharebe araçlarımızla, kontrol, radar ve elektronik harp sistemlerimizle karada gücümüze güç katıyoruz” ifadelerini kullandı.
“SAVUNMA SANAYİİ DESTANIMIZI YAZMAYA HENÜZ YENİ BAŞLADIK”
“Son olarak 27 Ağustos’ta toplam 47 araçtan oluşan Çelik Kubbe’yi envanterimize katarak tarihî bir eşiği daha geride bıraktık. Bütün bunlar sadece birer başlangıç” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Savunma sanayii destanımızı yazmaya henüz yeni başladık. İnşallah önümüzdeki dönemde daha gurur verici müjdelerimiz olacak. Sadece savunma sanayii alanında değil, yapay zekâ teknolojilerinde de yeni atılımların hazırlığı içindeyiz. Türkiye’nin sosyal medyası ‘NSosyal’ hizmete girdi. Biz de orada yerimizi aldık. Dijital tekelleşmeye karşı bir itiraz olarak gördüğümüz NSosyal’in 1 milyon 300 bini aşkın kullanıcıya ulaşması son derece sevindirici. Nereden nereye? Türk yaparsa yapar. Dezenformasyonun etrafımızı kuşattığı bir dönemde bu platform hakikati arayan gençlerimiz için bir çıkış yolu olacaktır. Gençler buna hazır mıyız?.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılelmaları olan “Türkiye Yüzyılı”nın inşasının başladığını, milletçe asra mühür vurulacak kutlu yolculuğun ortasında olduklarını söyledi.
“KUDÜS, MÜSLÜMANLARLA BİRLİKTE TÜM İNSANLIĞIN ONURUDUR, İZZETİDİR, ŞEREFİDİR”
İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy’un “Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya, milliyet nedir öğretmişiz” mısralarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Biz bunu yaptık, şimdi yeni adımları atıyoruz. Artık bundan geriye dönüş olmayacak. Emin adımlarla hedefe doğru yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Bu mübarek kervan inşallah kazasız, belasız, menziline ulaşacaktır. Son günlerde kan tüccarlarının şahsımız ve Kudüs’le ilgili hezeyanlarının arka planında bu hakikatin onlar tarafından da bilinmesi vardır. Türkiye artık bu artan gücüyle, mazlumlara umut, zalimlere korku veriyor. İşte siz de gördünüz. Geçen gün bir tanesi çıkmış, ecdadın emaneti olan Silvan Kitabesi’ni vermediğimiz için bize nefret kusuyor. Kim olduğunu anladınız değil mi? Anladınız. Siz anladıysanız mesele kalmıyor. İlk kıblemiz Kudüs-ü Şerif’le ilgili hadsiz ifadeler kullanarak kendince bir şeyler deniyor. Biz, elbette onların ne yapmaya çalıştığının bilincindeyiz. Elinde 65 bin Gazzeli mazlumun kanı olan canilere şunu söylüyorum, Kudüs, Müslümanlarla birlikte tüm insanlığın onurudur, izzetidir, şerefidir.”
Kudüs’ü savunmanın, barışı ve insanlığın ortak değerlerini savunmak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kudüs’e yönelik her saldırı, karşısında bu mübarek beldeye, bu övünmüş şehre kara sevdalı serdengeçtileri bulacaktır. Çıkmış bir de utanmadan hâlen kitabenin peşine düşüyor. Değil size o kitabeyi, Kudüs-ü Şerif’e ait tek bir çakıl taşını dahi vermeyiz. Sultan Abdülhamit verdi mi, alabildiniz mi? Biz, Sultan Abdülhamit’lerin torunuyuz. Aynı yolda gidiyoruz. Bu can, bu tende olduğu müddetçe, Allah’ın izniyle ecdadın emanetlerine sahip çıkacak, Kudüs’ten elimizi hiç çekmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“BAĞIMSIZ VE EGEMEN BİR FİLİSTİN DEVLETİ KURULUNCAYA KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işgalciler istemese dahi Müslümanlarla birlikte tüm inançların hakkını savunmaya devam edeceklerini vurgulayarak, “Hangi sinsi hesabı yaparsa yapsınlar 1967 sınırları dahilinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar mücadelemiz sürecek. Sokaklarından süt ve bal akan kutsal şehre tarihte olduğu gibi kalıcı huzur yarın gelecek. Rabbim, inanıyorum ki bize bunun gerçekleştiğini görmeyi nasip edecek. Buradan 23 aydır maruz kaldıkları onca barbarlığa rağmen topraklarını terk etmeyen Gazzeli kardeşlerimizi bir kez daha hürmetle selamlıyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” diye konuştu.
Konuşmasında, Ali Fuat Başgil’in “Başarılı olmanın ilk şartı irade sahibi olmaktır” sözünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST kuşağından beklentilerinin bu olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şartlar ne olursa olsun azim ve iradenizi daima koruyacaksınız. Elde ettiklerinizle yetinmeyecek, kendinizi sürekli geliştireceksiniz. Bu ülke için hayal kurmayı, sonra da bu hayalleri gerçeğe dönüştürmeyi kararlı bir şekilde sürdüreceksiniz. Kendiniz ve milletimiz için hep daha iyisini hedefleyeceksiniz. Her fikriniz, her projenizde tam bağımsız ve müreffeh Türkiye idealini inşallah kuvveden fiile çıkaracaksınız. Ben TEKNOFEST nesline güveniyorum. Her birinizle iftihar ediyorum. Böylesine güçlü ve şuurlu bir gençlikle yol yürüdüğüm için Allah’a hamd ediyorum” ifadelerine yer verdi.
TEKNOFEST 2025 İstanbul’un Türkiye’ye, Türk milletine, bilhassa gençlere hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, organizasyonda emeği geçenleri ve dereceye giren öğrencileri tebrik etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan festivale, üzerinde Türk bayrağı, Cumhurbaşkanlığı forsu ve soyadı bulunan TEKNOFEST montuyla katıldı. Alandaki vatandaşlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ellerinde TEKNOFEST ve Türk bayraklarıyla coşkuyla karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasından önce Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Gençlik ve Spor Bakan Osman Aşkın Bak, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, TEKNOFEST Yönetim Kurulu ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, bazı komutanlar ile festival paydaşlarıyla sahnede TEKNOFEST pozu vererek fotoğraf çektirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından TEKNOFEST’te çeşitli kategorilerdeki yarışmalarda birincilik elde edenlere ödüllerini takdim etti. Selçuk Bayraktar, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdiminde bulundu. Program, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın T3 Vakfı ve TEKNOFEST yönetimiyle aile fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.