Bizimle iletişime geçin

DÜNYA

TÜRKİYE KÜRESEL YATIRIMCILAR İÇİN ÇEKİM MERKEZİNE DÖNÜŞTÜ

Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED Küresel Yatırım Günleri Ankara

Haberler

on

Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED Küresel Yatırım Günleri Ankara etkinliğinde konuşan YASED Başkanı Engin Aksoy, 44 yıldır Türkiye’nin yatırım ortamının rekabetçiliğini ve Türkiye’deki uluslararası doğrudan yatırımların hacmini artırmak için çalıştıklarını belirterek, “Bu yatırım kararları, küresel ve bölgesel siyasi ve ekonomik gelişmelerin belirsizlikleri her geçen gün artırdığı, uluslararası doğrudan yatırım çekme konusundaki rekabetin de her geçen gün daha da çetin bir hal aldığı bir ortamda gerçekleşiyor” dedi. Engin Aksoy, küresel sektörel gelişmelere ve teknolojik ilerlemelere duyarlı, kamu-özel sektör diyaloğunu merkeze alan bir mevzuat geliştirme ve uygulama sistematiğinin, öngörülebilirliği artırarak ülkemize olan güveni güçlendireceği vurgulayarak, “Başta dijital ve yeşil dönüşümün düzenleyici altyapısı olmak üzere, mevzuat ve uygulamalarımızın rekabet içinde olduğumuz ülkelerin gerisinde kalmaması, daha yenilikçi ve yatırımcı dostu olmayı hedeflemesi önümüzdeki dönemin en önde gelen gerekliliklerinden” dedi.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED, bu sene 3 Haziran tarihinde başlattığı “YASED Küresel Yatırım Günleri” etkinlikleri kapsamında, Türkiye’deki uluslararası doğrudan yatırım trendleri ve gerçekleşmelerini mercek altına alan bir dizi etkinlik düzenliyor. 5 Haziran tarihinde Ankara Sheraton Otel’de düzenlenen geniş katılımlı etkinlikte Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve YASED Başkanı Engin Aksoy konuşmacı olarak yer alırken, başta YASED üyesi şirketlerin yöneticileri olmak üzere, kamu kurum ve kuruluşlarının, yabancı misyonların, uluslararası kuruluşların ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de etkinliğe katılım sağladı.

Küresel Yatırım Günleri Ankara Resepsiyonu etkinliğinin açılış konuşmasını yapan Engin Aksoy, Türkiye iş ve yatırım ortamını uluslararası doğrudan yatırım çekme konusunda rekabet içinde olunan ülkelerle mukayeseli bir şekilde analiz eden tüm çalışmalarda yatırım yapma kararını en çok etkileyen faktör olarak makroekonomik istikrar ve düzenleyici çerçevenin öngörülebilirliğinin öne çıktığını söyledi.

Şubat ayında basın lansmanı yapılan YASED PULSE CEO Anketi’nde makroekonomik istikrar ve düzenleyici çerçevedeki öngörülebilirlik başta olmak üzere, yatırım kararını etkileyen temel alanlarda gerçekleştirilecek iyileştirmelerin, önümüzdeki dönemde Türkiye’ye gelebilecek 18,6 milyar dolarlık yatırımı harekete geçirebileceğinin ortaya çıktığını hatırlatan Engin Aksoy, şunları söyledi.

“Ülkemizin, 2023 yılında bir önceki yılla mukayese edildiğinde yaklaşık 3 milyar dolar kayıpla 10,6 milyar dolar yatırım çektiği ve bunun yüzde 30’dan fazlasının gayrimenkul yatırımı olduğu dikkate alındığında, halihazırda ülkemizde yatırımı olan şirketlerimizin geleceğe yönelik olumlu öngörüsünü destekleyecek iyileşmelerin 2024 yılında ülkemizin de öncelikli gündemi olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu vesile ile yakın zamanda kamuoyunun bilgine sunacağımız güncel anket sonuçlarına ilişkin ön değerlendirmelerimizi paylaşmak isteriz. Öncelikle katılımcı uluslararası şirketlerin, Türkiye’deki operasyonları için güçlü bir büyüme öngörüsü olduğunu belirtebilirim. Üyelerimizin çoğunluğu geçmiş 6 ayda olduğu gibi ihracatlarını, çalışan sayılarını ve yatırım miktarlarını önümüzdeki 6 ay içinde de artırmayı öngörüyor. Ancak şunu da belirtmek isterim. Biz bu anketi bu yılın başında yaptığımızda, ankete katılanların sadece yüzde 8’i küresel ekonomide bir daralma bekliyordu. Yıl ortasında tekrarladığımız yeni anketimizde ise maalesef küresel ekonomide sınırlı bir daralma bekleyenlerin oranı yüzde 57’yi buldu. Biraz da bu nedenle üyelerimiz bu yılın ikinci yarısında ihracatlarının mevcut seyrini sürdüreceğini ama yeni güçlü bir artışın kaydedilemeyeceğini öngörüyor.”

Son iki ankette döviz kuru ve enflasyonun, YASED üyelerinin faaliyetlerini en fazla etkileyen dışsal faktörler arasında yer aldığını, bugün bu endişelerde sınırlı da olsa iyileşmeler gördüklerini vurgulayan Engin Aksoy şöyle devam etti:

“2023 Aralık döneminde yaptığımız ankette, ankete katılan uluslararası şirketlerin CEO’larının yüzde 88’i önümüzdeki 12 ayda faaliyetlerini en fazla etkileyecek dışsal tehdit olarak, döviz kuru oynaklığını belirtmişti. Bu anketi 17 Mayıs-4 Haziran arasında yenilediğimizde, bu değerin yüzde 81’e gerilediğini görüyoruz. Benzer bir durum enflasyon için de geçerli. Biz makroekonomik istikrar önemli derken aslında bu duruma işaret etmeye çalışıyoruz. Emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar, jeopolitik istikrarsızlıklar, iklim değişikliği gibi dışsal tehditlerin yanında halen makroekonomik istikrar gündemin ilk sırasında yer almaya devam ediyor. Anket sonuçlarında, Türkiye’nin iş ortamına ilişkin geleceğe yönelik ihtiyatlı bir iyimserliğin devam ettiğini söyleyebiliriz. Yani her ne kadar riskler olsa da atılan mevcut adımlar geleceğe yönelik beklentileri, biraz daha iyileştirmiş durumda. Örneğin, bu yılın başındaki ankette, iş ve yatırım ortamı açısından gelecek 6 ay için iyileşme beklentisi yüzde 24 iken bu oranın yüzde 30’a yükseldiğini görüyoruz. Ancak katılımcıların neredeyse yarısı iş ve yatırım ortamında bir gelişme beklemediklerini ifade ediyorlar. İş ve yatırım ortamını etkileyen gelişmelerin üyelerimizin genel merkezlerle iletişimleri ve Türkiye’deki yatırımların artırılması üzerindeki etkilerini de bu çalışmada ayrıca değerlendiriyoruz. Üyelerimize iş ve yatırım ortamının hangi alanlarında gerçekleşecek gelişmelerin, iyileşmelerin beraberinde yatırım getireceğini sorduğumuzda; yüzde 81’i makroekonomik performansa da dayanan risk göstergelerindeki iyileşmeyi, yüzde 77’sinin ise düzenleyici çerçevede öngörülebilirliğin artırılmasına işaret ettiğini görüyoruz. Belirttiğim gibi bir önceki anketimizde önümüzdeki 6 ay içerisinde, risk göstergeleri ve düzenleyici çerçevede iyileşmeler yaşanırsa, 18,6 milyar dolar büyüklüğünde ilave bir yatırım potansiyelinin harekete geçirilebileceği tespit edilmişti. 2024’ün ikinci yarısı için bu rakamı tespit etmek üzere çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu ay sonunda sizlerle güncellenen rakamı da paylaşmayı planlıyoruz.”

“Mevzuat taslakları belirli bir süre askıda kalmalı”

Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) platformuna YASED’in tüm uluslararası bilgi ve tecrübesiyle katkı sağlamayı önceliklendirdiklerini hatırlatan Engin Aksoy, son dönemde ilerleme kaydedilen ve Türkiye’ye daha fazla uluslararası doğrudan yatırım çekilmesini sağlayacak gündem maddelerini de şöyle özetledi:

“Öncelikle tüm gündem maddeleri üzerinde önemli etkisi olan bir konuya değineceğim: Mevzuat Hazırlık ve İstişare Süreçlerinin Geliştirilmesi. Dünya standartlarında rekabetçi bir yatırım ortamına sahip olmamızın en önemli iki bileşeninden birisi düzenleyici çerçevedeki öngörülebilirlik. Bizler mevzuat hazırlama süreçlerinde özel sektörün görüş ve önerilerini kurallı bir şekilde, bir takvim dahilinde ele alan bir mekanizma geliştirilmesini önemsiyoruz. Düzenleyici etki analizleri ile desteklenen, özel sektörün düzenlemelere uyum süreci için gerekli süreleri ve gerekirse destekleri tanımlayan bir yaklaşımın hem mevzuatla beklenen etkinin hayata geçmesinde hem de şirketlerin bütçe ve plan öngörülerinin isabetini yükselteceğini düşünmekteyiz. Mevzuat taslaklarının belirli bir süre askıda kalmasını sağlayacak etkileşimli bir dijital altyapının oluşturulması bu açıdan önem taşıyor. Gündemimizdeki önemli tematik konuları da, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), Esnek Çalışma, İklim Kanunu / Emisyon Ticaret Sistemi, İnternet Altyapısı ve Dijital Piyasalar Kanunu olarak özetleyebiliriz.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır Türkiye sağlam yatırım ortamı olmaya devam edecek

Küresel Yatırım Günleri kapsamında yaptığı konuşmada, uluslararası doğrudan yatırımlar konusunda, uygulamaya alınan Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu Eylem Planı’nın önemine değinen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır da, “Uluslararası Doğrudan Yatırımların ülkemizin rekabet gücü kazanmasında, istihdamı artırmasında ve Ar-Ge ekosisteminin beslenmesinde kritik rol üstlendiği bilinciyle hareket etmeye devam edeceğiz. Geçtiğimiz günlerde yayımladığımız 57 maddelik YOİKK Eylem Planı yatırımcıların karşılaştıkları sorunları çözme ve iş yapma ortamını daha da iyileştirmeye yönelik kararlılığımızın nişanesidir. Türkiye uluslararası yatırımcıların sağlam ve dayanıklı yatırım ortağı olmaya devam edecek” dedi.

Mehmet Şimşek: Kırılganlıklar azaldı

Etkinlik kapsamında bir konuşma yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de yapısal reform programının ekonomik tarafta beşerî sermaye, yatırım ortamı, sermaye piyasaları, kamu maliyesi yönünden planlandığını, siyasal tarafta ise hukuk devleti, siyasi istikrar, kurumsal kapasite, hesap verilebilirlik ve kaliteli regülasyon tarafından planlandığını kaydetti. Şimşek, ekonomik programda dezenflasyon aşamasına gelinmekte olduğunu, piyasa beklentilerinin biraz gecikmeyle hedefe yaklaştığını belirterek, “Program çalışıyor, hem de saat gibi” dedi.

Yatırımcılara seslenen Mehmet Şimşek, “Türkiye’nin kırılganlıkları azaldı, kaygılanmanıza gerek yok. Türkiye doğru yolda ve hızla ilerliyor” dedi. Şimşek, halen 250 civarında olan risk priminin gelecek yıl 100’lü seviyelere ineceğini kaydetti.

Cevdet Yılmaz: 2028’de küresel UDY’de yüzde 1,5 paya ulaşırız

Küresel Yatırım Günleri programı kapsamında bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da Türkiye’nin sahip olduğu stratejik konumu, genç ve dinamik nüfusu, güçlü altyapısı ve ekonomik potansiyeliyle her zaman uluslararası yatırımcılar için cazip bir ülke olduğunu vurguladı. Seçimlerin bittiği bir ortamda siyasi istikrar ve öngörülebilirliğin sağlandığını, geçen yıl hazırlanan Orta Vadeli Program ve On İkinci Kalkınma Planı ile politika anlamında öngörülebilir bir çerçeve oluşturduklarını belirtti.

Küresel uluslararası doğrudan yatırımların, çok olumlu bir seyir sergilemediğini, geçen yıl bu rakamın 1,3 trilyon dolar civarında olduğunu belirten Yılmaz, bu rekabetçi ortamda Türkiye’nin payını yükseltmesinin, gelecekte küresel sermaye hareketleri yükseldiğinde, nicelik olarak çarpan etkisinin çok daha yüksek olacağını ifade etti. Türkiye’nin küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bir dönemde yeni bir global üretim merkezi olmaya aday olduğunu belirten Yılmaz, bu kapsamda uluslararası şirketlerin yatırımlarını daha da artırmalarını beklediklerini ve gerekli desteği vermeye hazır olduklarını söyledi. Türkiye’nin yeni Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi’ni yakın zamanda kamuoyuyla paylaşacaklarının altını çizen Cevdet Yılmaz şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi tarafından hazırlanan yeni strateji, yüksek katma değerli, sürdürülebilir dijital dönüşümü destekleyen, yüksek teknolojiye dayalı ve kaliteli istihdam sağlayan yatırımları ülkeye çekmeyi hedefliyor. Ülkemizin küresel sermaye pastasından aldığı payı 2028 yılı itibarıyla yüzde 1,5’a çıkarmak istiyoruz. Bugün yüzde 1 civarında olan payımızı yüzde 1,5’a yükseltmek istiyoruz. Stratejimizde yine sürdürülebilirlik, dijitalleşme, küresel değer zincirine entegrasyon, yetenek havuzunun geliştirilmesi ve ülkemizin yatırım ortamının etkin tanıtımı gibi alanlara odaklandık. Tamamladığımızda bunu kamuoyuyla paylaşacağız. Son aşamalara gelmiş durumdayız. Ayrıca yine eylül ayında Yatırım Danışma Konseyi Toplantısı’nı gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Burada da Sayın Cumhurbaşkanımız ile uluslararası şirketlerin CEO’larını bir araya getirip uluslararası doğrudan yatırım meselelerini tartışmak istiyoruz.”

Yapay zekâ yatırımlarında artış

Financial Times fDi Intelligence Editörü Jacopo Dettoni de “Küresel Yatırımlarda Yeni Bir Dönem İçin Şafak Vakti ve Uluslararası Doğrudan Yatırım Haritasını Yeniden Şekillendiren Üç Yıkıcı Güç” konulu çevrim içi bir sunum gerçekleştirdi. Jeopolitik gelişmeleri, sürdürülebilirlik ve dijitalleşmeyi, dünyada rol oynayan önemli güçler olarak niteleyen Dettoni, COVID-19 salgının etkisiyle uluslararası doğrudan yatırımların Çin’den ABD, Kanada, Almanya ve Japonya’ya yöneldiğine işaret etti. Yapay zekanın da çok fazla tartışılır hale geldiğini vurgulayan Dettoni, “Yapay zekanın dünyanın dört bir tarafında milyonlarca istihdamı etkilemesi bekleniyor. Yapay zekâ firmaları ve projeleri, yapay zekâ komponenti olan projeler küresel anlamda yatırım kaynağı olmaya ve istihdam yaratmaya başladı. Ekonomik ekosistemin de önemli birer parçası haline geldiler. Yapay zekayla ilgili uluslararası doğrudan yatırımlarda artış var. Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan bu alanda atak davranan ve mevzuatını yapay zekanın geliştirilmesi konusunda güçlendiren ülkeler” değerlendirmesinde bulundu.

UNCTAD: Yatırımcılar, bilgiye erişim ve şeffaflığa çok önem veriyor

“Küresel Yatırım Günleri”nde, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansının (UNCTAD) İşletme ve Yatırım Bölümü yetkilisi Amelia U. Santos-Paulino, “Yatırımları Kolaylaştırma ve Dijital Devlet” temalı bir sunum gerçekleştirdi. Amelia U. Santos-Paulino dünyada yenilenebilir enerji, sürdürülebilir ulaştırma altyapısı gibi uluslararası proje finansmanıyla yapılmakta olan birçok proje olduğunu belirterek, dijital yatırımın kolaylaştırılması ve yatırım ortamının dijitalleştirilmesinin, gelişmekte olan ülkeleri pozitif etkilediğini söyledi. Santos-Paulino şu bilgileri paylaştı:

“Gelişmekte olan ülkeler için iki yatırım türü büyük önem arz ediyor. Bunlar, sabit sermaye yatırımları ve uluslararası yatırım projesi finansmanı. Küresel uluslararası doğrudan yatırımlar yüzde 3 artarken gelişmekte olan ülkelerin aldığı yatırımda geçen yıla göre azalma oldu. Önümüzdeki yıllarda umuyorum ki yatırım raporu daha pozitif rakamları bize gösterecek ama yine karşımızda birçok belirsizlik var. Türkiye’nin uluslararası yatırım projesi finansmanı türünde aldığı uluslararası doğrudan yatırım akışlarında önemli artış var. Bunların büyük bir kısmı enerji dönüşümüyle ilgili projeler; buna 2023 yılında diğer sektörlerin de eklendiğini görmekteyiz.”

Santos-Paulino, yatırım trenini bütün ülkelerin aynı şekilde yakalayamadığına işaret ederek, bu treni yakalayabilmek için ülkelerin küresel değer zincirine katılmış olmaları, kalkınma stratejilerinin, ticaret ve yatırım politikalarının uygun şekilde oluşturulması gerektiğini anlattı. Santos-Paulino, “Yatırımcılar bilgiye erişim, şeffaflık gibi konulara ve aynı zamanda regülasyonlara çok önem veriyorlar. Kendi işleriyle ilgili doğru bilgi akışının sağlanması ve doğru bir mevzuat çerçevesinin çizilmiş olmasını istiyorlar. Biz de dijital devlet araçlarıyla yatırım ortamının düzenlenerek şeffaflığın artırılması için uğraşıyoruz” diye konuştu.

“Türkiye’nin Uluslararası Doğrudan Yatırım Rekabetçiliğinin Artırılması Paneli” düzenlendi

Küresel Yatırım Günleri’nin sonunda YASED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın moderatörlüğünde “Türkiye’nin Uluslararası Doğrudan Yatırım Rekabetçiliğinin Artırılması” konulu bir panel düzenlendi. Panelde soruları yanıtlayan Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Zekeriya Çoştu, Ar-Ge ve teknoloji girişimciliği ekosisteminin geliştirilmesinin önemine işaret ederek, hedeflerinin teknoloji girişimciliği alanında Türkiye’yi küresel çekim merkezi yapmak olduğunu söyledi. Çoştu, dünyanın belirgin bir küresel eğilim içinde olduğunu belirterek, son dönemde tedarik zincirlerinde stratejilerin de değiştiğini söyledi. Türkiye’nin konumu, gücü ve kapasitesi itibariyle gelecek dönemde bazı avantajlarının olacağını dile getiren Coştu, teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilirlik konularının önemine işaret etti. Çoştu, bu iki makro faktörün, sürdürülebilir, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, elektrikli mobilite ya da sağlık teknolojileri gibi konularda yatırımlar açısından yeni oyun ve hareket alanları doğurduğunun altını çizdi. Gelecek 30 yıl dünyanın yatırım ortamını şekillendirecek konu başlıklarında bir yarışa girildiğini belirten Çoştu, “Türkiye için de bu yeni ortaya çıkan yatırım konularını bir fırsat alanı olarak görüyoruz. Dünyada sert bir rekabet ortamı da oluşmuş durumda. Bu yeni yatırım alanlarında oluşan bu dönüşüm mevcut sektörlerde yıkıcı etkiler oluşturacak. En yakın örneği otomotiv sektöründe yaşanıyor.” diye konuştu.

“Otomotivde artan bir rekabet ve dönüşüm var”

Panel konuşmacıları arasında yer alan YASED Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve TOFAŞ CEO’su Cengiz Eroldu da otomotiv sanayisinde artan bir rekabet ve hızlanan dönüşüm olduğuna dikkati çekerek, üreticilerin yatırım kararlarında pazara yakınlık ve verimliliğin ön plana çıktığını söyledi. Türkiye’de değerli bir iş gücünün olduğuna işaret eden Eroldu, “Çok eğitimli, iddialı, işine son derece bağlı. Diğer dünya ülkeleriyle karşılaştırdığımız zaman iş gücü indikatörlerinde birçok ülkeden daha iyi durumdayız.” dedi. Türkiye’de otomotivin geleneksel parçaları konusunda ciddi bir yan sanayisi olduğunu belirten Eroldu, “Ar-Ge konusunda Türkiye’de yapılan otomotiv sanayi açısından önemli yatırımlar var. Otomotiv sanayi bugün Türkiye’deki birçok ileri teknoloji işlerine de bir zemin oluşturdu.” diye konuştu. Eroldu, Türkiye ve Çin’deki otomobil üretim kapasitelerine ilişkin karşılaştırma yaparak, “Dolayısıyla aramızdaki ölçek farkının da farkındayız. Türkiye pazarında genç bir nüfus olması ve mobilite ihtiyacının artarak devam etmesi de aslında pazara yakınlık anlamında Türkiye’ye gelecek olan yatırımlar için de bir avantaj.” ifadesini kullandı.

“Diğer uluslararası yatırımcıların da buraya gelmesini sağlayacağız”

Diğer panel konuşmacısı olan YASED Yönetim Kurulu Üyesi ve Bosch Türkiye ve Orta Doğu Bölge Temsilcisi ve Başkanı Daniel Korioth da Bosch olarak yaklaşık 114 yıldır Türkiye’de olduklarına dikkati çekerek, Türkiye’nin genç bir nüfusa ve yüksek bir tüketici kitlesine sahip olduğunu söyledi. Bosch’un Türkiye’ye yatırımlarına ilişkin değerleri paylaşan Korioth, “Yapılması gereken şey öncelikle öngörülebilir olabilmek. Paydaşlar sürekli olarak değişiyor olabilir ancak kısa, orta ve uzun vadede planlarınızın olması gerekiyor.” dedi. Korioth, hızlı gelişen durumlara adapte olmaya çalıştıklarını ifade ederek, “Ben kendi yönetim kuruluma şunu söylüyorum; başka ülkelerdeki yatırımlarımızı da buraya çekmemiz lazım. Ama biraz zaman geçmesi gerekiyor. Çok büyük bir şirketiz ve bu tip kararları alırken oldukça etkin kararlar alabiliyoruz. Biz Türkiye’yi desteklemeye devam edeceğiz ve diğer uluslararası yatırımcıları da kendi tecrübelerimizle destekleyip, onların buraya gelmelerini sağlayacağız” diye konuştu.

DÜNYA

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.

“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”

Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.

Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.

Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.

Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.

“TERÖRÜN TÜRKİYE’NİN ENERJİSİNİ HEBA ETTİĞİ, TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARINI TÜKETTİĞİ AÇIKTIR”

Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.

Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.

Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.

Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.

“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”

Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.

Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.

Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.

TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.

Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.

“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”

“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”

Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.

Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.

“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”

“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.

Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.

25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.

“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”

“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.

“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”

Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”

“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.

Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.

“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.

Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.

Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA4 saat önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları,...

DÜNYA5 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı. TBMM’ye gelişinde, TBMM...

DÜNYA1 gün önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel...

DÜNYA2 gün önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk...

DÜNYA1 hafta önce

“Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz,...

DÜNYA1 hafta önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nin...

DÜNYA2 hafta önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını, 81 ilimizi,...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun, vatandaşımızın insanca muamele göreceği...

DÜNYA3 hafta önce

“86 milyon olarak hep beraber müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla 86 milyon olarak hep beraber...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish