Bizimle iletişime geçin

DÜNYA

“Uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda 152. Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu onuruna verilen akşam yemeğine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Genel Kurul vesilesiyle katılımcıları Türkiye’de ağırlamaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu belirtti.

Asya’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Avrupa’ya yaklaşık 155 ülkeden genel kurula katılan ve programa teşrif eden tüm misafirlere şükranlarını sunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İradelerini temsil ettiğiniz dost ve kardeş halklarımızın tamamına 86 milyon vatandaşım adına selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve İstanbul olarak Parlamentolar Arası Birliğin Genel Kurulu’na dördüncü kez ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Gelecek Nesiller İçin Umudu Yeşertmek, Barışı Sağlamak ve Adaleti Temin Etmek” temasıyla düzenlenen 152. Genel Kurul’un tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul kapsamında alınacak kararların, yapılacak tartışmaların, buradaki tespit, tenkit ve tekliflerin, aynı şekilde icra edilecek komite toplantıları, forum oturumları ve yan etkinliklerin aralarındaki dostluk ve dayanışmayı daha da güçlendirmesini, Gazze’deki mezalim başta olmak üzere mevcut sorunların çözümüne katkı vermesini temenni etti.

2026’nın ilk Genel Kurulu’na başarıyla ev sahipliği yapan Türkiye Büyük Millet Meclisini, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile milletvekillerini ayrıca tebrik ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son olarak Genel Sekreterlik görevini 12 yıldır başarıyla yürüten Sayın Martin Chungong’a, birliğe yaptığı katkılar için teşekkür ediyor, bu önemli vazifeyi devralacak arkadaşımıza muvaffakiyetler diliyorum” şeklinde konuştu.

“BÖLGE ÜLKELERİNİN ANA AKTÖR OLMADIĞI HİÇBİR DENKLEMİN BARIŞ ARAYIŞINA CEVAP VEREMEYECEĞİ AÇIKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Parlamentolar Arası Birliğin tam 137 yıldır çok önemli bir işlevi yerine getirdiğini belirterek, “Herkes için demokrasi anlayışıyla, parlamenter demokrasiye açılan Birliğin siz kıymetli mensuplarına bu akşam bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

Diyalog ve iş birliği imkânlarının artırılması, barış ve adalet odaklı girişimlerin yoğunlaştırılması temelinde Birliğin üstlendiği misyonu çok kıymetli bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “152. Genel Kurul’un parlamenter diplomasi zemininde daha adil ve güvenli bir dünyanın, yeni ümitlerle yeşeren huzur ve barış dolu bir geleceğin inşasına önemli katkılar sunacağına yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Akıl ve vicdan sahipleri olarak şu gerçeği hepimiz çok iyi biliyoruz. 80 yıl önce galipler eliyle tesis edilen uluslararası sistem, bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüzedir. Sistemin temelini teşkil eden değerler, ilkeler, kurallar ve teamüller küresel ölçekteki anlam ve itibarını kaybetmenin eşiğindedir. Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümleri, işledikleri savaş ve insanlık suçlarına her gün yenilerini ekleyen aktörler üzerindeki tesirini maalesef yitirmiştir. Sağduyunun askıya alındığı, diyalog mekanizmasının devre dışı bırakıldığı, diplomasi ve müzakerenin yerini silah, füze ve bombaların aldığı böyle bir ortamda kimse güvende değildir. Bakın burada şunu çok açık ve net ifade etmek isterim. Türkiye olarak insani değerler üzerine bina ettiğimiz dış politikamızın önceliği hangi coğrafyada olursa olsun ihtilafların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılmasıdır. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin barış ve güven arayışına cevap veremeyeceği açıktır.”

“BÖLGEDE ÜSTLENDİĞİMİZ BARIŞ GİRİŞİMLERİNİN ÖZÜ, İLKELİ VE GERÇEKÇİ YAKLAŞIMDIR”

“Bizim Gazze’de, Ukrayna’da, İran’da, Afrika’da ve daha birçok bölgede üstlendiğimiz barış girişimlerinin özü, ilkeli ve gerçekçi yaklaşımdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletlerin iradesinin tezahür ettiği kurumlar olan parlamentolara da bu anlamda son derece kritik sorumluluklar düştüğünü ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası kamuoyu Orta Doğu’daki trajedileri durdurma iradesi gösterse de hükûmetlerin bu noktada çok daha geriden geldiklerine tanık oluyoruz. İşte son iki ayda yaşananları hep birlikte takip ettik. Dünyanın odağı İran’daki savaşa kaymışken, Filistin ve Lübnan’da binlerce kişi İsrail hükûmetinin saldırılarında hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda bir milyondan fazla Lübnanlı yerlerinden edildi. Öldürülenlerin ve göçe zorlananların sayısı günden güne artıyor. Hem kendi halkı hem Filistin hem de bölgemiz için barışın ve huzurun önündeki en büyük engel olan İsrail hükûmeti, uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen durmuyor, durdurulamıyor. Bunun üzerinde uzun uzun düşünmemiz gerektiği kanaatindeyim. Aynı hukuk ve kural tanımazlık Filistin’de de katmerlenerek devam ediyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail güçlerinin ateşkesin imzalandığı 10 Ekim 2025’ten bugüne 755 Filistinliyi şehit ettiğini, 2 bin 100 kişiyi yaraladığını söyledi.

7 Ekim 2023’ten bu yana 73 bin Filistinlinin hayattan koparıldığını, Gazze’de yaralananların sayısının 172 bini geçtiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ateşkes çerçevesindeki taahhütlerine uymayan İsrail yönetimi, Gazze’ye insani yardım girişlerine de engel oluyor. Kudüs, Mescid-i Aksa ve Batı Şeria’ya yönelik mütecaviz politikalar ile yasa dışı yerleşimci terörü aynı şekilde tüm şiddetiyle sürüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Batı Şeria’yı yeni Gazze yapma planını açık açık dillendiren İsrail’in, Filistinli mahkûmlara getirdiği idam cezasıyla, apartheid utancını Güney Afrika’da yıkılışından 32 yıl sonra tekrar hortlatma peşinde olduğunu vurgulayarak, “İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak bu karara karşı dünya parlamentolarının en sert şekilde tepki vermesinin gerekli olduğunu düşünüyoruz. Filistin’de adil ve kalıcı barışın tek formülü olan iki devletli çözümün bir an önce hayata geçirilmesi için tüm parlamenterleri güç birliği yapmaya, barışın sesini yükseltmeye davet ediyorum” ifadelerini kullandı.

“SUDAN’DAKİ İSTİKRARSIZLIĞIN SONLANDIRILMASI İÇİN HER TÜRLÜ DİPLOMATİK ÇABAYI DESTEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışma ortamının 13,5 yıllık zulmün ardından özgürlüğüne kavuşan Suriye halkının hak ettiği huzur ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu ifade ederek, “Suriye’nin yeniden ayağa kaldırılmasında uluslararası aktörlerin yapıcı ve devamlı desteğine ihtiyaç vardır. Biz, millî birlik ve toprak bütünlüğü temelinde, Suriyeli kardeşlerimize elimizden gelen her türlü desteği bugüne kadar verdik, veriyoruz ve vereceğiz” diye konuştu.

Aynı şekilde bir başka kardeş coğrafyada, Libya’da sükûnet ve güvenliğin sağlanmasına yönelik aktif çabaları sürdürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçinden geçtiğimiz bu kritik dönemde Ukrayna Savaşı’nı sonlandırmaya dönük diplomatik çabaların kesintiye uğramaması büyük önem arz ediyor. Hem Rusya’nın hem de Ukrayna’nın güven duyduğu yegâne ülke olarak savaşın sona erdirilmesi için samimi çabalarımızı sürdürüyoruz. Öte yandan, Güney Kafkasya’da barış ve refahın hüküm sürdüğü huzurlu bir geleceğin inşası yönünde atılan adımları takdirle karşılıyor, bunun tüm dünyaya örnek olmasını diliyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1963’ten bu yana gündemlerinde olan Kıbrıs meselesinde ise adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüme varılmasının zamanının çoktan geldiğini kaydederek, “Buradan bir kez daha Kıbrıs Türklerinin maruz bırakıldığı hukuksuz izolasyonun artık sona ermesi gerektiği çağrısında bulunuyor, sizlerden de bu konuda destek beklediğimizi dile getirmek istiyorum” dedi.

“Eşit ortaklık anlayışıyla şekillenen Afrika politikamız, dost ve kardeş Afrika ülkelerinin teveccühüyle her geçen gün daha da güçleniyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ancak Sudan’daki çatışmalar Afrikalı kardeşlerimiz gibi bizleri de derinden yaralıyor. Sudan’daki istikrarsızlığın sonlandırılması için her türlü diplomatik çabayı destekliyoruz. Bilhassa Etiyopya ile yaşanan problemlerin çözümü için atılan adımların Afrika Boynuzu’ndaki gerginliğin azaltılmasına yaptığı katkıdan memnuniyet duyuyoruz. Son yıllarda istikrar ve güvenlik yolunda önemli bir mesafe alan Somali’nin toprak bütünlüğüne ve kalkınmasına verdiğimiz destek de sürüyor. Sahel bölgesi de dâhil, Afrika’nın tamamında refah, istikrar ve güvenliğin sağlanması hepimizin ortak hedefidir. Afrikalı dostlarımızla iş birliği içinde, kıtanın daha parlak bir geleceğe kavuşması için ihtiyaç duyulan her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 152. Parlamentolar Arası Birlik Genel Kurulu’nun hayırlara vesile olmasını diledi.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

DÜNYA

“Kızılay bu ülkenin övünç kaynağı, medeniyetimizin kimlik vesikasıdır”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay bu ülkenin övünç kaynağıdır, Kızılay medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi tebrik ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Türk Kızılay Ödülleri Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılayın 158. yaş gününün ülke, millet, sivil toplum camiası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.

Milletin vicdan ve merhametinin, inanç ve hamiyetinin sembolü olan hilalin ışığını yeryüzünün dört bir yanına taşıyan gönüllülere, hayırseverlere, bağışçılara ve Kızılay çalışanlarına şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılaya canından can katan, kanından kan veren, bu müesseseyi imar ve ihya eden tüm vatandaşlara yürekten teşekkür etti.

“Dünyanın farklı bölgelerinde kalbi bizimle atan, Kızılaya yaptığı bağışlarla ahdine, mazisine, geleceğine, vahdet ve uhuvvetine sahip çıkan tüm dostlarımızdan Allah razı olsun diyorum” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılayın kurucuları Dr. Marko Paşa, Dr. Abdullah Bey, Kırımlı Aziz Bey ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa’yı saygıyla yâd etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yapının küresel bir iyilik ve dayanışma hareketine dönüşmesinde payı olan, emeğiyle, çabasıyla, gayretiyle, alın ve fikir teriyle bu kuruluşa katkı sunan fakat artık fani dünyadan ebedi âleme göç eden tüm büyüklere Allah’tan rahmet niyaz etti.

Kriz ve çatışma bölgelerinde, afet ve acil yardım çalışmalarında, aziz milletin yardım elini mağdurlara, mazlumlara, masumlara uzatırken şehit düşenleri rahmetle anan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dört ana kategoride ödüllerini verecekleri kişi, kurum, kuruluş ve firmaları şahsı ve milleti adına tebrik etti, başarılarının daim olmasını diledi.

“DERDE DEVA OLMAK İÇİN KELİMEYE, CÜMLEYE İHTİYAÇ DUYULMAZ”

Tarihin her sayfasında Türk milletinin yer aldığı kısımlarda daima ahlakla, erdemle, şefkat ve merhametle karşılaşıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi Dayanışma gibi, paylaşma gibi, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletler bizim millî seciyemizin temel unsurlarıdır, hamurumuzun özü ve mayasıdır. Bunlar, millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hâl ve istikbal hattında asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir. Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta, ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için, hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz. İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine, kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmet Akif’in ifadesiyle ‘Hakkı tutup kaldırmak’, rıza-i ilahiden başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz. Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz, tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 Haziran 1868’de Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla kurulan Türk Kızılayın bu müesseselerden biri olduğunu ifade etti.

Cephe gerisindeki hastaneleriyle, hasta taşıma servisleriyle, donattığı hastane gemileriyle, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılarla Türk Kızılayın 93 Harbi’nden Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar milletin varoluş mücadelesi verdiği tüm savaşlarda Mehmetçiğin yardımına koştuğunu anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bilhassa, Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı’nda Kızılayın rolü çok ama çok önemlidir. Kızılayımız, millî mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla cefakâr milletimizin, aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır. Bakınız merhum Mehmet Emin Yurdakul, Hilal-i Ahmer hanımlarına ithaf ettiği şiirinde o kahraman yürekleri nasıl selamlıyor; ‘Size selam, size hürmet, ey hilalin kadınları. Size selam, size hürmet, ey yurdun pak alınları. Ölümlerin önlerinde sargıları bağlayan siz, cenazeler üzerinde matemlerle ağlayan siz. Yara sarmak, can kurtarmak, bu ne iyi, ne güzel iş. Kullarına Cenabıhakk bundan güzel iş vermemiş. Bırakmasın Allah’ımız çatıları merhametsiz, vatanları merhametsiz, bizi sizsiz ve şefkatsiz.’ Ben de Rabbim bizi Kızılaydan mahrum bırakmasın diyorum.”

“Kızılay, Filistin’de, Bosna’da, Afganistan’da, Somali’de, Irak’ta, Suriye’de ve daha pek çok yerde yürüttüğü çalışmalarla gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin sadece kalplerine değil zihin ve hafızalarına da kazınmıştır” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin, iç savaşlardan dolayı vatanını terk etmek zorunda kalan muhacirlere bir ensar şuuruyla yaklaştığını ve şefkat kucağını açtığını söyledi.

Hilal-i Ahmer’in, doğal afet ve salgın dönemlerinde bakım, barınma ve beslenme faaliyetleriyle de ön safta yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi bugün bir kez daha tebrik ediyorum” diye konuştu.

“KIZILAYIMIZ BUGÜNE KADAR 26 BİN TONU AŞKIN İNSANİ YARDIM MALZEMESİNİ GAZZE’YE ULAŞTIRDI”

Türk Kızılayın afet yönetiminden kan hizmetlerine, uluslararası yardımlardan sağlık ve sosyal hizmetlere, eğitim çalışmalarından barınma, beslenme ve psiko-sosyal desteklere çalışmalarını bugün de başarıyla sürdürdüğünü anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şube, temsilcilik ve delegasyonlarıyla kan bağışı, hastane, lojistik ve tıp merkezleriyle ihtiyaç sahiplerine yönelik ücretsiz butik mağazalarıyla tüm bu faaliyetler özverili bir şekilde sınır ve engel tanımadan devam ediyor. Gönüllülerimiz ve Kızılay mensuplarımız hizmetlerine ihtiyaç duyulan her yerde adeta arı gibi çalışıyor. Netanyahu’nun başını çektiği siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de, Kızılayımız bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim’den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptık. Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı.

Vekâletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti. Ateşkes sonrası başlattığı ‘Gazze, Neşeli Çocuklar Projesi’yle Gazze’deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psiko-sosyal destek faaliyetleri ifa ediyor. Kızılay Gazze Ofisi, eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor. Gazze’nin yanı sıra siyonist barbarların hedefi olan Lübnan’da da Kızılay, gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır. Dünkü grup konuşmamda ifade ettiğim gibi İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür”

“Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek, mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Hitler’in yolundan gidenler unutmasınlar ki böyle devam ederlerse tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır” dedi.

Türkiye’nin bir taraftan mazlumlara yardım elini uzatırken diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Burada şunu da gururla ifade etmek isterim, Kızılayımız, 190’ı aşkın üyeye sahip Kızılay-Kızılhaç Cemiyeti içinde geçtiğimiz yıl en fazla sayıda ülkeye en çok yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet olmuştur” diye konuştu.

“KIZILAY, ASRIN FELAKETİNDEN ÇIKARDIĞI DERSLERLE AFETLERE HAZIRLIK VİZYONUNU GÜÇLENDİRMİŞTİR”

Kızılayın elde ettiği bu başarının aynı zamanda Türk milletinin cömertliğinin, alicenap karakterinin ve dayanışma bilincinin de en açık göstergesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunun da altını önemle çizmek durumundayım, 6 Şubat depremlerinde Kızılayımız tarihinin en büyük afet müdahale operasyonunu icra etmiştir. Kızılay, asrın felaketinden çıkardığı derslerle afetlere hazırlık vizyonunu güçlendirmiş, kapasitesini yeniden ve daha güçlü biçimde inşa etmiştir. Deprem bölgesinde 400 milyonun üzerinde sıcak yemek ve paketli gıdayı afetzedelerimize dağıtmıştır. On binlerce çadır ve battaniye yardımının yanı sıra AFAD’ımızın barınma hizmetlerine destek olmuştur. Mobil mutfak, mobil fırın, mobil aşevleri ve ikram araçlarıyla sahada beslenme hizmetlerinin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamıştır.

Depremden en çok etkilenen altı ilimizde kurulan toplum hizmet merkezleriyle koruma, barınma, su ve sanitasyon alanlarında kapsamlı projeler gerçekleştirilmiştir. Esnaf ve Çiftçi Destek Programları dâhilinde on binin üzerinde esnaf ve çiftçimize nakit destek verilmiştir. Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Kızılay ve AFAD’ımızla birlikte arama-kurtarma çalışmalarından, şehirlerimizin yeniden inşasına deprem bölgemizin ayağa kaldırılmasında emeği geçen tüm kurumlarımıza, gönüllü kuruluşlarımıza ve hayırseverlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum.”

“KRİTİK İLAÇLARI ARTIK ÜLKEMİZDE ÜRETECEĞİZ”

Kızılayın geçtiğimiz yıl 3 milyon ünitenin üzerindeki kan bağışıyla yeni bir rekora imza attığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kızılayımız, sağlık sektöründeki yerli ve millî yatırımlarını da başarıyla devam ettiriyor. Birazdan inşallah canlı bağlantıyla temelini atacağımız Çubuk ilçemizde 130 bin metrekare alana sahip Protürk Fabrikası da bunlardan biridir. Protürk Projesiyle kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz. Bu ilaçları kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız. Böylelikle Türkiye’yi plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dâhil ederek bu ilaçlarda dışa bağımlılığa inşallah son vereceğiz” ifadesini kullandı.

Projenin ülke ve millet için hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenleri kutladı.

Yurt dışından ithal edilen kan torbalarının da Türkiye’nin kendi imkânlarıyla üretileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Silivri’deki fabrikamızın da kuruluş çalışmaları sürüyor. Bu fabrikanın tamamlanmasıyla yıllık yaklaşık 3 milyon kan torbasını ülkemizde ve kendi tesisimizde imal ederek 1 milyar liralık ithalat maliyetini sıfıra indireceğiz. Çok yakın bir dönemde hizmete alacağımız bu yatırımın da hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Kızılay camiamızın her bir mensubuna, iyiliği omuzlayan merhamet çınarımıza gözü gibi bakan tüm gönüllülerimize, bağışçılarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.”

Konuşmasının ardından Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Millî Mücadele döneminde Hilal-i Ahmer Cemiyeti gönüllüsü ve Balkan Harbinde iki evladını şehit veren Bandırmalı Nuriye Hanım’ın Filistin Cephesinde düşmana karşı kahramanca mücadele eden ve cephenin düşmesi neticesinde kendisinden haber alınamayan son oğlu Murat’ın akıbetini öğrenmek üzere Türk Kızılayına hitaben kaleme aldığı mektubun yer aldığı bir tablo takdim etti.

Kızılay Ödülleri kapsamında Filistin Özel Ödülü’ne layık görülen 12 yaşındaki Gazzeli Renad Attallah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tasarımını kendisinin yaptığı ve üzerinde “Free Palestine” yazılı tişörtü hediye etti.

Ödül törenin ardından Ankara Çubuk’ta kurulacak Protürk plazma ilaç tesisinin canlı yayın bağlantısıyla temel atma töreni gerçekleştirildi.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez ile görüştü

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, davetine icabetle Türkiye’yi ziyaret eden Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’i resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’ndeki karşılama töreninin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez, ikili ve heyetler arası görüşmeye geçti.

Görüşmede, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat hazır bulundu.

GENÇ GAZETECİLER İSTANBUL

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Koç Topluluğu’nun Yolculuğunun Başladığı Ankara’da 100. Yıl Gururu

Haberler

on

Koç Topluluğu, kuruluşunun 100. yılını temellerinin atıldığı Ankara’da özel bir davetle kutladı.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç yaptığı konuşmada, “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hamlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir” dedi.

Koç Topluluğu’nun Cumhuriyet’le birlikte şekillenen 100 yıllık yolculuğunun yolculuğunun aktarıldığı davette, Topluluğun hikâyesini anlatan ve yapay zekâ ile hazırlanan özel film gösterildi. Ayrıca Semahat Arsel ve Rahmi M. Koç’un tanıklıklarıyla aile hafızasına ve iki yüzyıla uzanan birikime ışık tutan “İki Kardeş İki Yüzyıl” filmi de davetlilerle buluştu. Davete Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, siyasi parti liderleri ve temsilcileri, yüksek bürokratlar, yabancı misyon temsilcilikleri ve iş dünyasından isimlerle çok sayıda seçkin konuk katıldı.

Koç Topluluğu, kuruluşunun temellerinin atıldığı Ankara’da, 100. yıl etkinlikleri kapsamında Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da özel bir davet düzenledi. Davette, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, siyasi parti liderleri ve temsilcileri, yüksek bürokratlar, yabancı misyon temsilcilikleri ve iş dünyasından isimlerle çok sayıda seçkin konuk bir araya geldi. Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel, Yönetim Kurulu Üyesi Caroline N. Koç, Yönetim Kurulu Üyesi İpek Kıraç ve Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu da davete katıldı.

Koç Topluluğu’nun kurucusu merhum Vehbi Koç’un 100 yıl önce Ankara’da mütevazı bir ticarethanede attığı adımla başlayan yolculuğunun aktarıldığı davette, Topluluğun Cumhuriyet’le birlikte şekillenen 100 yıllık hikâyesini anlatan ve yapay zekâ ile hazırlanan özel film davetlilerle buluştu. Rahmi M. Koç ve Semahat Arsel’in tanıklıklarıyla hazırlanan “İki Kardeş İki Yüzyıl” filminin de özel gösterimi gerçekleştirildi.

Ömer Koç: “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hâmlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir.”
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç konuşmasına “Ankara; Millî Mücâdele yıllarında milletimizin istiklâl kararlılığının simgesi olmuş, Cumhuriyetimizin kuruluşuyla birlikte kalkınma ve çağdaşlaşma irâdesinin de merkezi hâline gelmiştir. Bu şartlarda, Vehbi Koç’un kurduğu teşkilât; çatısı altında bulunduğumuz Ankara Ticaret Odası’na 31 Mayıs 1926 tarihinde kaydedilmiştir. O teşebbüsün, bugün ülkemizin sanâyi, üretim ve mühendislik gücünü dünyâ ölçeğinde temsîl eden itibârlı bir müesseseye dönüşmüş olması bize gurur veriyor” diyerek başladı.

Ömer Koç, Koç Topluluğu’nun asırlık hikâyesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin kalkınma yolculuğuyla aynı istikâmette geliştiğini vurgulayarak, “Topluluğumuz; asırlık hikâyesinde Cumhuriyetimizin iktisâdî ve toplumsal kalkınma hamlesiyle aynı istikâmette gelişmiştir. Ülkemizde ilk anonim şirketin kurulması, ilk endüstriyel girişim, ilk uluslararası ortaklık, ilk halka arz, ilk holding olma ve ilk özel vakfı kurma gibi pek çok alanda öncü olmuştur. Genç Cumhuriyet’in çalışma azmi, üretim heyecânı ve aydınlık istikbâl tasavvurunda filizlenen topluluğumuz; sanâyileşmeyi vatan için üstlendiğimiz çok mühim bir mesûliyet olarak değerlendirmiştir. Vehbi Bey’in “Ülkem varsa ben de varım, demokrasi varsa hepimiz varız” şiârı yalnızca ferdî bir yaklaşımı değil; nesilden nesile taşınan bir vâzîfe anlayışını ifâde etmektedir” diye ekledi.

Ömer Koç: “Asıl başarıyı; memleketimizin sanâyi ve mühendislik birikimini güçlendirmekte, beşerî sermayeyi desteklemekte ve Türkiye’nin rekâbet gücünü ileriye taşımakta gördük.”
Koç Topluluğu’nun geride bıraktığı ilk yüzyıl boyunca büyümeyi hiçbir zaman sâdece rakamlarla tarîf etmediğini vurgulayan Ömer Koç, “Bu anlayışla; geride bıraktığımız yüz yıl boyunca attığımız her adımda yatırımı ve istihdâmı müşterek refâhın unsurları olarak telâkki ettik. Büyümeyi hiçbir zaman sâdece rakamlarla tarîf etmedik. Asıl başarıyı; memleketimizin sanâyi ve mühendislik birikimini güçlendirmekte, beşerî sermayeyi desteklemekte ve Türkiye’nin rekâbet gücünü ileriye taşımakta gördük” diye konuştu.

Ömer Koç, Topluluğun sâdece iktisâdî anlamda değil; eğitim, kültür-sanat ve sağlık alanlarında da fayda sağlamayı öncelik addettiğini belirterek, “Kuşaklar boyunca inşâ edilen birikim neticesinde 60’ın üzerinde ülkede 120 binden fazla çalışma arkadaşımızla faâliyet gösteren uluslararası bir topluluk hâline geldik. Bugün 155 ülkeye ihracat yapıyor, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 8’ini gerçekleştiriyoruz. Koç Holding olarak Fortune Global 500’de yer alan tek Türk şirketi olma başarısını sürdürüyoruz. Otomotivden enerjiye, dayanıklı tüketimden finans ve turizme kadar pek çok sektörde katma değer sağlıyor, hizmet veriyor ve mühendislik kapasitemizi geliştiriyoruz. Hangi coğrafyada faâliyet gösterirsek gösterelim, dâimâ memleketimize karşı duyduğumuz mesûliyetin ve bayrağımızı dünyânın dört bir yanında dalgalandırmanın şevkiyle hareket ediyoruz. Hangi alanda çalışırsak çalışalım; işimizi dâimâ ülkemize kalıcı değer üretme hedefiyle yürütüyoruz. Sâdece iktisâdî anlamda değil; eğitim, kültür-sanat ve sağlık alanlarında da fayda sağlamayı öncelik addediyoruz” dedi.

Ömer Koç: “İkinci yüzyılımızda da aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yolumuza devâm edeceğiz.”
İkinci yüzyıllarına aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yürümeye devâm edeceklerini belirten Ömer Koç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “İkinci asrımıza adım atarken; genç nüfusumuzun girişimcilik kâbiliyetinden, sanâyi tecrübemizin ve yetişmiş insan kaynağımızın ülkemizi çok daha ileriye taşıyacağına eminiz. Koç Topluluğu olarak; ilk yüzyılımızı büyük bir gayret ve kararlılık duygusuyla geride bıraktık. Bundan sonra da Büyük Atatürk’ün açtığı medeniyet yolunda lâik cumhuriyetin değerlerine sâhip çıkarak aynı inanç, aynı çalışma azmi ve aynı memleket sevgisiyle yolumuza devâm edeceğiz. Çok iyi biliyoruz ki; elde ettiğimiz başarılar, emekleri ve bağlılıklarıyla topluluğumuza güç veren çalışma arkadaşlarımızın, bayilerimizin ve iş ortaklarımızın sâyesinde mümkün oldu. Kendilerine ve ayrıca bize bir asırdır teveccüh gösteren milletimize ve desteklerini esirgemeyen devletimize müteşekkiriz.”

Davette Ömer Koç’un ardından konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Koç Topluluğu’nun hikayesi Cumhuriyet’imizin ekonomik kalkınma serüveniyle kesişen, örtüşen bir hikayedir. Ankara’nın köklü ticaret kültürü ahilik geleneğinden beslenen iş ahlakı ve girişimcilik anlayışı içinde filizlenen bu yolculuk zamanla ülkemizin en büyük sanayi ve hizmet topluluklarından birine dönüşmüştür. Merhum Vehbi Koç’un henüz genç yaşlarda Ankara’da başladığı ticaret hayatı çalışkanlık, dürüstlük ve ileri görüşlülük temelinde yükselmiş ortaya koyduğu vizyon nesiller boyunca taşınan güçlü bir kurumsal yapının temelini oluşturmuştur. Topluluğun tarihine bakıldığında Türkiye’nin sanayileşme yolculuğunun birçok önemli durağında izlerini görmek mümkündür” ifadelerini kullandı.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA15 saat önce

“Kızılay bu ülkenin övünç kaynağı, medeniyetimizin kimlik vesikasıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Kızılay Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay bu ülkenin övünç kaynağıdır, Kızılay medeniyetimizin...

DÜNYA4 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela Geçici Devlet Başkanı Rodriguez ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, davetine icabetle Türkiye’yi ziyaret eden Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez’i resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe...

DÜNYA7 gün önce

Koç Topluluğu’nun Yolculuğunun Başladığı Ankara’da 100. Yıl Gururu

Koç Topluluğu, kuruluşunun 100. yılını temellerinin atıldığı Ankara’da özel bir davetle kutladı.Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç yaptığı konuşmada,...

DÜNYA1 hafta önce

“Afrika ülkeleriyle ilişkilerimizi eşit ortaklık temelinde geliştirmeyi sürdürüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani ile gerçekleştirdikleri ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Afrika ülkeleriyle ilişkilerimizi eşit ortaklık, karşılıklı saygı ve...

DÜNYA1 hafta önce

Nijer Cumhurbaşkanı Tchiani Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Nijer Cumhurbaşkanı Abdourahamane Tchiani’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve...

DÜNYA1 hafta önce

“Kavgaya, polemiğe ayıracak vaktimiz yok”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İktidar ve ittifak olarak tarihî değişimlerin yaşandığı bir dönemde tarihî bir sorumluluk...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un Fethi’nden, Gönüllerin Fethine” programında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un Fethi’nden Gönüllerin Fethine” programında yaptığı konuşmada “İstanbul’un fethi; coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine, kıyamete...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kurban Bayramı mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Eleştirilere ve engellemelere rağmen 23 yıldır yürüttüğümüz politikaların semeresini, başta savunma sanayiimiz olmak...

DÜNYA3 hafta önce

“Türk Ordusu, bölgesel ve küresel barışın en önemli güvencesidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu,...

DÜNYA3 hafta önce

Tüm Yurtta 19 Mayıs Coşkusu

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish