Bizimle iletişime geçin

DÜNYA

“İnsanı merkeze alan siyasetimizin en güzel örneklerinden biri sağlıktır”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Medistate Çekmeköy Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, insanı merkeze alan siyasetimizin en güzel örneklerinden biri sağlıktır. Göreve geldiğimiz ilk günden beri sağlığı temel insan hakkı olarak gördük” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki Medistate Çekmeköy Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Medistate Çekmeköy Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, her açıdan donanımlı ve modern bir hastaneyi İstanbul’a kazandırmanın heyecanını paylaşmak üzere bir arada bulunduklarını söyledi.

Medistate Çekmeköy Hastanesi’nin ilçeye, İstanbul’a ve İstanbullulara hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 150 hasta yatağı kapasiteli hastanede 16 genel, 13 yenidoğan yoğun bakım ünitesi, 43 poliklinik, dört diş polikliniği, yedi ameliyathane, kapsamlı acil servis ile fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesi bulunduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanede ayrıca nükleer tıp ve nükleer tedavi gibi kritik hizmetlerin sunulacağı onkoloji merkezinin mevcut olduğunu, inşa edilecek 50 yataklı Nörolojik Bilimler Merkezi ile hastanenin yatak kapasitesinin 200’e çıkacağını belirtti.

Söz konusu hastanede sağlık hizmeti alacaklara şimdiden acil şifalar temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada görev yapacak doktorlara, hemşirelere, diğer sağlık çalışanları ve idari personele Cenabı Allah’tan başarı diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanenin kurulmasında ve faaliyete geçmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, “Burada bir hususun altını öncelikle çizmek istiyorum. Ülkeye hizmetin devleti özeli olmaz. Türkiye’nin gelişmesine, kalkınmasına, Türkiye Yüzyılı hedeflerine bir adım daha yaklaşmasına katkı yapan her türlü çaba takdire şayandır. Eskiden olduğu gibi sermayeyi renklerine göre tasnif etmeyen, yatırımcılar arasında yerli yabancı ayrımına gitmeyen, ülkenin hayrına olacak her işi, her projeyi destekleyen bir iktidar olarak bu yatırımları çok kıymetli görüyoruz. Özellikle sağlık alanında vatandaşlarımızın kaliteli sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran her türlü çabayı takdirle karşılıyoruz” diye konuştu.

“SAĞLIK ALANINDA ARTIK FARKLI BİR LİGİN OYUNCUSUYUZ”

Bunun ne kadar isabetli bir yaklaşım olduğunu pek çok kez gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, etkileri hâlen atlatılamayan küresel bir salgının yaşandığını, tüm dünyayı kasıp kavuran ve milyonlarca insanın hayatını kaybettiği bu salgının ülkelerin hem ekonomisini hem de sağlık sistemini test ettiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık sistemi zayıf olan ülkelerin salgın döneminde ağır bedeller ödediğini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Senelerdir bize örnek gösterilen, muhalefetin hâlâ öve öve bitiremediği Avrupa’da hangi trajik sahnelerin yaşandığını hepimiz hatırlıyoruz. Türkiye, son asrın en büyük sağlık krizi olan koronavirüs salgınını en iyi yöneten ülkelerden biri oldu. Bu süreçte kamu-özel fark etmeksizin sağlık altyapısının önemini hepimiz bizzat tecrübe ettik. Devlet ve şehir hastanelerimizle birlikte özel sağlık kuruluşlarımız salgını başarıyla yönetmemizde gerçekten kritik roller üstlendi. 6 Şubat depremlerinde de benzer durumlarla karşılaştık. Acil afet durumlarında özel hastanelerimiz Sağlık Bakanlığımızın yürüttüğü koordinasyonla ciddi yük aldı. Buradaki hizmet bedelleri devletimiz tarafından karşılanarak en iyi sağlık hizmetini ilave maddi bir külfet oluşturmadan halkımıza sunduk.”

Türkiye’nin bu alanda öncü ve örnek bir ülke olduğunu son yıllarda defalarca gösterdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık alanında artık farklı bir ligin oyuncusuyuz. Bundan da ülkemiz adına kıvanç duyuyoruz. Şimdi biz böyle konuşunca nedense birileri rahatsız oluyor. Ülkemizde hangi alanda olursa olsun özel teşebbüs deyince hemen eleştiri oklarını çeken, hemen saldırıya geçen bir kesim var. 1960 ve 70’lerin jargonlarına hapsolmuş bu çevreler, güya kamuculuk adına son derece yanlış bir şekilde her türlü özel girişime karşı çıkıyorlar” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel sektörün, okul, hastane, kamuyla işbirliği içinde yol, köprü ve havalimanı yaptığını anlattı.

Bir kesim tarafından bunların anında kötülenmeye başlandığını, bu kesimin makul, mantıklı, pratik ve sürdürülebilir hiçbir öneri de getirmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu kesimin Türkiye’nin ufkunu açacak, ekonomilerine katma değer sağlayacak, millete ve memlekete faydası dokunacak hiçbir projelerinin, fikirlerinin olmadığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 yıl boyunca attıkları her adımda, hayata geçirdikleri her eserde özel sektörle işbirliği içinde ülkeye kazandırdıkları her yatırımda, bunlarla çok sık muhatap olduklarını ifade ederek, “Nasıl elinde çekiç olan her şeyi çivi görürse, bunlar da her konuyu getirip bir şekilde özel teşebbüs düşmanlığına bağladılar. Oysa asıl kamuculuk sermaye düşmanlığı yapmak değil, gerektiğinde özel sektörle el ele verip kamu yararına değer üretmek, halkın hayatını daha güvenli, daha huzurlu hâle getirmek, temel hizmetleri en uygun şekilde en üst kalitede vatandaşına sunabilmektir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mesela, 2002 öncesi gibi sağlık hizmeti almak eğer bir çileye dönüşmüşse, böyle bir sistemde ne kamuculuktan ne sosyal devletten söz edilebilir. Aynı şekilde belediye kaynakları talan ediliyor, halkın parası, rantçıların, yolsuzların, yandaşların cebine akıyor, bunun da tüm faturasını daha fazla trafik, daha fazla eziyet, daha az hizmetle sokaktaki vatandaş ödüyorsa, orada da bunların hiçbiri yoktur, tam tersine çok büyük bir soygunu vardır” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE VATANDAŞINA KESİNTİSİZ SAĞLIK HİZMETİ SUNAN BİR ÜLKEDİR”

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla son 23 yıldır kimseyi ayırmadan çalıştıklarını, çabaladıklarını ve 86 milyona aşkla hizmet ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki insanı merkeze alan siyasetimizin en güzel örneklerinden biri sağlıktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldikleri ilk günden beri sağlığı temel insan hakkı olarak gördüklerini, parası olanın değil ihtiyacı olanın sağlık hizmetine eriştiği bir sistemi ülkeye kazandırdıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Sağlık hizmetlerinin standardını sadece belirli bir kesim için, sadece belirli bir bölge için değil, tüm Türkiye’de yukarı çektik. Aile hekimliği sistemimizle devlet hastanelerimiz, şehir hastanelerimiz, özel hastaneler ve üniversite hastanelerimizle çok güçlü bir altyapı oluşturduk. Bakınız bugün Türkiye, toplam 1539 sağlık kuruluşu, 270 binin üzerinde yatak kapasitesi ve 49 bine yaklaşan yoğun bakım yatağıyla vatandaşına kesintisiz sağlık hizmeti sunan bir ülkedir. Sadece İstanbul’da, son 23 yılda, 35 yeni hastane, mevcut hastanelere 24 ek hizmet binası ile 18 güçlendirme çalışmasıyla toplam 77 hastane inşa ettik. Hastane yapmakla yetinmedik. 12 ağız ve diş sağlığı merkezi, 103 birinci basamak sağlık tesisi, son 5 yılda üçü şehir hastanesi olmak üzere 7 büyük hastaneyle İstanbul’un sağlık yükünü hafiflettik.”

“TÜRKİYE’DE BİR GÜNDE 3 MİLYON MUAYENE GERÇEKLEŞTİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete hazır hastanenin bağlantı yollarını yapmaktan bile aciz olanlara rağmen bunları başardıkları vurgulayarak, “İstanbul’da sağlık yatırımlarımızın toplam bedeli 170 milyar lirayı buldu. Hâlihazırda devam eden 37 projemiz tamamlandığında inşallah bu rakam 250 milyar liraya çıkacak” bilgisini paylaştı.

Sağlıkta kilit noktanın personel olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’da toplam hekim sayısını yüzde 134, ebe hemşire sayısını yüzde 311 oranında artırdık. Bugün Türkiye genelinde 234 bini hekim 264 bini hemşire olmak üzere toplam 1 milyon 470 bin sağlık çalışanımız, İstanbul’da ise 52 bine yakın hekimimiz 51 bini aşkın ebe ve hemşiremiz milletimize hizmet veriyor. Bu güçlü insan kaynağıyla yıllık muayene sayısını Türkiye genelinde 1 milyarın üzerine, İstanbul’da ise 170 milyonun üstüne çıkardık. Türkiye’de bir günde 3 milyon muayene gerçekleştiriyoruz. Ayrıca İstanbul’da 79 bin vatandaşımıza evde sağlık hizmeti ulaştırıyoruz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu yatırımlar neticesinde ülkenin ve İstanbul’un sağlık turizminde ciddi bir ivme yakaladığını gördüklerini dile getirdi.

Daha önce vatandaşların daha kaliteli teşhis ve tedavi için yurt dışına giderken, bugün ise dünyanın her yerinden insanların Türkiye’ye geldiğini, her yıl milyonlarca misafirin hastalığının şifasını Türkiye’de aradığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “2025’in üçüncü çeyrek verilerine göre yılın ilk 9 ayında sağlık hizmeti almak amacıyla ülkemizi ziyaret eden kişi sayısı 1,1 milyona ulaştı. Sağlık turizmi gelirimiz ise 2 milyar 200 milyon dolara yaklaştı. Saç ekimi başta olmak üzere estetikle ilgili birçok alanda İstanbul adeta bir marka hâline geldi” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların gelecek açısından umut verici rakamlar olduğunu söyleyerek, bu yoğun teveccühün doğru yönetilmesinin de önemli olduğuna dikkati çekti.

Sağlık hizmetinin doğrudan insan hayatına taalluk eden bir mesele olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihmalin, özensizliğin, tedbirsizliğin veya hatanın bedelini, kişinin burada ya yaşamını ya da sağlığını kaybederek ödediğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nitekim buna dair müessif haberlere zaman zaman rastladıklarını söyleyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hükûmet olarak sağlık hizmetlerinin sunumunda kara düzen çalışan kim varsa, tespit ettiğimiz an gözünün yaşına bakmıyoruz. ‘Daha fazla para kazanacağız.’ diye kimse ülkemizin itibarına zarar veremez, vatandaşlarımızın ve misafirlerimizin sağlığını tehlikeye atamaz. Açgözlü muhterislerin Türkiye’nin giderek büyüyen sağlık turizmine gölge düşürmemesi için ne yapılması gerekiyorsa yapıyoruz ve yapacağız. Bakınız, sağlığa dair hususlarda bizim prensibimiz şudur. Milletimizin her bir ferdi birinci sınıf vatandaştır. Dolayısıyla sağlık başta olmak üzere her alanda birinci sınıf hizmete layıktır. Devlet üniversite, özel ayrımı yapmadan söylüyorum, hastanelerimizin 23 senede kat ettiği mesafe gerçekten göz kamaştırıcıdır. Pek çok ülkenin kendisine uyarlamak için gelip incelediği, vatandaşımızın her fırsatta memnuniyetini dile getirdiği bir sağlık sistemimiz var. İnşallah bunu güçlendirecek, vatandaşlarımızdan gelen talep, öneri, tespit ve eleştirilere göre geliştirecek, çok daha iyi seviyelere taşıyacağız. Bunu da kamu özel, hep beraber yapacağız.”

Açılışını yaptıkları hastanenin hayırlı, uğurlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Medistate Sağlık Grubu ile birlikte özel sektörden bu alana yatırım yapan tüm kuruluşlara ülkesi ve milleti adına teşekkür ederek, hastane çalışanlarına başarı temennisinde bulundu.

Yapılan duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, protokol üyeleri ve hastane personeliyle açılış kurdelesini kesti.

GENÇ GAZETECİLER

DÜNYA

“Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.

Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.

“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.

“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.

Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.

TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.

“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.

“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.

“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türk ve Irak bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi daha sonra baş başa görüşmeye geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon; yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından ATO Congressium’da “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nın açılış programına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına, İsrail tarafından Gazze’de şehit edilenler başta olmak üzere, idealistçe ve fedakârca yürüttükleri çalışmalar sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını rahmetle yad ederek başladı.

Bu önemli toplantının ülke, millet ve iletişim dünyası için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve ekibini anlamlı program vesilesiyle tebrik etti.

“ŞÛRA’NIN ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”

İki gün sürecek Şûra’ya bilgileriyle, tecrübeleriyle, görüş ve önerileriyle katkı sunacak kurum ve kuruluşlara, üniversitelerin yönetici ve hocalarına teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İletişim Şûra’mızın ilki, bundan 23 yıl önce 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştur. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. Bu anlayışla geçen sene Şûra’nın hazırlık çalışmalarını başlattık. 1,5 yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz, kısacası, iletişim camiasının aktörlerinin tamamı, bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak, güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu diplomasisinden yapay zekaya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı oturumları son derece kıymetli bulduğunu vurguladı.

Özgün ve yenilikçi fikirleriyle Şûra’nın içeriğini zenginleştiren gençlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şûra’nın gerek zengin katılımcı profili gerekse güçlü muhtevası itibarıyla, eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi, öyle ümit ediyorum ki Türkiye’nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir” diye konuştu.

“İLETİŞİMİN TEMEL AMACI, DOĞRU VE GÜVENİLİR BİLGİYİ MUHATABINA EN KISA YOLDAN ULAŞTIRMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim bilimleri derslerinde atfedildiği üzere, aracın, mesajın kendisi olduğunu belirtti. Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içinde olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün, yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise, dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve dolaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler, artık yalnızca dakikalar içerisinde, tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zekâ modellerinin devreye girmesiyle, eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma, her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat, az önce ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi, tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitlelerin “algoritma faşizmi” denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi.

Bu süreçte en fazla zarar gören kavramın ise hiç şüphesiz hakikat olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişimin temel amacının, doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmak olduğunun altını çizdi.

Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamının, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı hâline getirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu acı gerçekle özellikle Kovid-19 salgını, orman yangını ve 6 Şubat depremlerinde çok yakından yüzleştiklerini dile getirdi.

“MİLLETİMİZİN İYİ NİYETİ AÇIKÇA İSTİSMAR EDİLDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısıyla muhatap olduklarını belirterek, şöyle konuştu: “Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmî kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı. Sırf hükûmeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisi ile çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük.”

“DEPREMİ KULLANARAK SİYASİ VE EKONOMİK FIRSATÇILIK YAPANLAR BUGÜN ADALETE HESAP VERİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet olarak bir taraftan tüm imkânlarla afetzedelerin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.

“Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim. Sui misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların, ellerindeki imkânları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Şurası da çok önemlidir: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, biz dahil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz.”

“DİJİTAL EGEMENLİĞİ TEMİN VE TAHKİM ETMEK BİRİNCİ ÖNCELİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu gerçeğin inanıyorum ki hepimiz gayet farkındayız. Askerî anlamda ne kadar güçlü ne kadar caydırıcı olursanız olun, aile ve toplum yapınız ne kadar köklü, kurumlarınız ne kadar sağlam, doğal kaynaklarınız ne kadar zengin olursa olsun, ekonominiz ne denli dirençli, tarım ve sanayiniz ne ölçüde gelişmiş olursa olsun eğer hakikati tam anlamıyla ve tüm yönleriyle muhafaza edemiyorsanız, müreffeh ve huzurlu bir geleceği inşa edemezsiniz” dedi.

Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin öneminin daha da arttığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu nedenle dijital egemenliği temin ve tahkim etmenin birinci öncelikleri olduğunu söyledi.

Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısının ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. İletişimi yalnızca teknoloji parantezinde ele almak içinde bulunduğumuz bu çağda mümkün değildir. Kamu diplomasisinden ekonomik büyümeye, kriz ve afet yönetiminden verdiğimiz mesajların dünya kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılmasına kadar iletişim çok geniş bir alanı kapsıyor. Bunun için iletişimin bütün imkân ve araçlarını en etkili surette kullanmak gerek geleneksel medyada gerekse dijital alanda güçlü bir varlık göstermek mecburiyetindeyiz.”

“KENDİ İLETİŞİM MODELİMİZİ BİÇİMLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ”

İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlamanın doğru olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl başarının görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten, hakikatten ödün vermemek olduğunu dile getirdi.

“Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanı ve insani değerleri yok saymayan, hak ve hakikati esas alan, teknolojiyi doğru kullanan, medeniyet değerlerimizden beslenen bir anlayışla kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz. Hâlihazırda sadece kendi uydularımız üzerinden 5 milyar insana ulaşma imkânına sahibiz” diye konuştu.

Kimlik ve kültürü yansıtan, tarihî ve millî değerleri ekranlara taşıyan film, dizi ve belgesellerin dünyanın dört bir yanında büyük bir beğeniyle izlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık uluslararası kamuoyu Türkiye’yi yalnızca başkalarının kaleme aldığı metinlerden veya tamamen karalama amaçlı çekilmiş sinema filmlerinden değil, kendi kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden, dizilerden, belgesellerden, dijital platformlardan ve kültürel faaliyetlerden tanıyor. Bu, ülkemizin yumuşak gücünü artıran, milletimizin birikimini ve değerlerini dünyaya taşıyan, bizi anlatan son derece kıymetli bir kazanımdır” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA EDERKEN GELECEĞE YÖN VEREN GÜÇLÜ BİR VİZYONU DA HAYATA GEÇİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kazanımı daha da büyütmekte kararlı olduklarının altını çizerek, “Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken aynı zamanda medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikâyeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz. Sizlerin katkılarıyla bu vizyonu daha da ileriye taşıyacağımıza, büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin hikayesini çok daha güçlü şekilde duyuracağımıza yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, stratejik iletişimden halkla ilişkilere, radyo ve televizyondan sinemaya, dezenformasyonla mücadeleden sosyal medya ve yapay zekaya, yerel medyadan kamu diplomasisine kadar iletişim sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdiği şûrayı, bu hedefe giden yolda atılmış çok anlamlı bir adım olarak gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu düşüncelerle 2. İletişim Şûrası’nın bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve sektörün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçenler başta olmak üzere fikir, tespit, tenkit ve değerlendirmeleriyle şûraya katkı sunan ve sunacak olan tüm kardeşlerime, tüm katılımcılara, uzmanlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Şûra neticesinde son şeklini alacak belgelerin, iletişim vizyonumuza yeni bir boyut kazandırmasını temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ressam Kenan Işık’ın Ayasofya tablosunu hediye etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA1 gün önce

“Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma,...

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve...

DÜNYA2 gün önce

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik...

DÜNYA1 hafta önce

MAVİ VATAN’DA TÜRKİYE’NİN DENİZ HÂKİMİYETİNİ GÜÇLENDİRECEK SİSTEM HİZMETE AÇILDI

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniz sınırlarında güvenliği sağlamak amacıyla başlatılan Doğu Akdeniz...

DÜNYA2 hafta önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu...

DÜNYA2 hafta önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamed bin Halife Al Sani’nin vefatı dolayısıyla taziye ziyareti için gittiği Katar’ın...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı. Zirvede liderleri,...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderler onuruna resepsiyon verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 36.⁠ NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi için Ankara’da bulunan devlet ve...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish