Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, İstanbul’da yaşanan 6.2 şiddetindeki depremle ilgili olarak, “Artık bahane değil çözüm üretme vaktidir. Hangi konumda olursak olalım bizim vazifemiz afet kapımızı çalmadan şehrimizi bir an önce depreme hazır hâle getirmektir. Bunun için el ele vermek birlikte hareket etmek zorundayız” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.
Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Güvenlikten dış politikaya, çalışma hayatından deprem başta olmak üzere doğal afetlerle ilgili yürütülen çalışmalara birçok konuyu ele aldığımız bir Kabine Toplantımızı daha tamamladık. İstişarelerimizin içeriğine geçmeden evvel, son toplantımızdan bu yana milletimize hizmet yolunda neler yaptığımızı kısaca hatırlatmak istiyorum.
Aşkla çalışan yorulmaz düsturuyla yine hizmetlerle, eserlere, açılışlarla dolu bu bir iki hafta geçirdik.
17 Nisan tarihinde tarım alanında ülkemizin en stratejik projelerinden Silvan Sulama Kanalı Tüneli’nin kazısını canlı bağlantıyla başlattık. Toplam 12 milyar liralık bir yatırımla hayata geçireceğimiz Silvan Tüneli bölgenin kaderini değiştirecek muhteşem bir eserdir. Ayrıca, 11,2 metre kazı çapıyla ülkemizin en büyük sulama tüneli olacaktır.
Aynı gün 18 haftalık eğitimlerini başarıyla tamamlayan 2094 komando uzman erbaşımızın mezuniyet ve bröve takma heyecanına ortak olduk. Rabbim kahraman komandolarımızın ayağına taş değiştirmesin diyorum.
Gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında fedakârca görev yapan Peygamber ocağımızın her bir mensubuna bugün bir kez daha teşekkür ediyor, Mehmetçiklerimizin tek tek gözlerinden öpüyorum.
“TIPKI DOĞU KUDÜS VE BAŞI ŞERİA GİBİ GAZZE DE FİLİSTİN HALKININDIR”
18 Nisan Cuma günü İstanbul’da Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu’yla bir araya geldik. Türkiye’nin Filistin davasına verdiği destek tüm dünyanın malumudur, bunu da en iyi ve en yakından Filistinli kardeşlerimiz bilir. Daha düne kadar Filistin direnişine terörizm diyenlerin hükûmetimizin Filistin politikasına yönelttikleri eleştirilerin hiçbir kıymeti olamaz. Onların ne müktesebatı, ne de siyasi tarihleri bizim duruşumuzu anlamaya yetmez. Filistinlilerin, özellikle de Gazzeli mazlumların şanlı mücadelesi yolsuzluk iddialarına alet edilmeyecek kadar temiz bir mücadeledir.
Bugün şu hususun altını tekrar çizmek isterim: Tıpkı Doğu Kudüs ve Başı Şeria gibi Gazze de Filistin halkınındır. Gazzeli kardeşlerimiz doğdukları topraklarda ilelebet yaşamaya inşallah devam edecektir. Filistin halkı teslim olmayacağını, vatanlarını terk etmeyeceğini, zalime hiçbir şekilde boğun eğmeyeceğini tüm imkânsızlıklara, tüm barbarlıklara rağmen defalarca göstermiştir. 18 aydır Gazze son yüzyılın en acımasız katliamlarının yanı sıra tüm insanlığın yüz akı olacak destansı bir direnişe de sahne olmaktadır. Daha fazla kan dökerek, daha fazla çocuk öldürerek, insanları aç, susuz, ilaçsız bırakarak varılabilecek hiçbir yer olmadığı artık görülmelidir. Herkes aklını başına toplamalı ve bölgemizin istikrarı için açılan fırsat pencerelerini hoyratça heba etmemelidir, biz bunu istiyoruz, bunun için mücadele ediyoruz. Ne söylüyorsak da bölgemizdeki tüm halkların huzuru, güvenliği ve barış içinde bir arada yaşaması için söylüyoruz. İnşallah bundan sonra da barış ve istikrar için çalışmayı sürdüreceğiz.
Filistin dostlarıyla buluşmamızın ardından 3. Uluslararası Yeditepe Bienali’nin açılışını gerçekleştirdik.
Kadın ve Demokrasi Derneğimiz KADEM’in 5. Olağan Genel Kurulu kadın hakları ve aile kurumuna verdiğimiz önemin altının çizilmesine vesile oldu.
Bağcılar Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin açılış töreninde de Bağcılarlı kardeşlerimizle kucaklaştık. Hastanemizin ilçemize ve İstanbul’umuza tekrar hayırlı olmasını temenni ediyorum. 400 yataklı bu yeni hastanemizin hizmete girmesiyle Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanemizin yatak kapasitesini 900’e yükseltmiş oluyoruz. 2025 yılı sonunda kamuya ait 10 bin 582 yatağı daha İstanbulluların istifadesine sunacağız. Planlama aşamasında olan 16 bin yatak kapasiteli 23 sağlık tesisini de yakın zamanda İstanbul’umuza kazandırmayı hedefliyoruz.
İstanbul’a bunları yaparken diğer illerimizi elbette ihmal etmiyoruz. Ülkemiz genelinde 37 bin 417 yataklı 25 şehir hastanemizi tamamlayarak hizmete açtık. 11 şehir hastanemizin inşası hâlen sürüyor. İhale, proje ve arsa sürecindekiler de bittiğinde yaklaşık 60 bin yatak kapasiteli 45 şehir hastanemizi milletimizin hizmetine vermiş olacağız.
İstanbul halkına hizmet edecek sağlık tesislerinin yollarını dahi açmaktan aciz zihniyete rağmen sağlıkta hizmet çıtamızı sürekli yukarı taşıyoruz. Bu süreçte aynı zamanda geçmişin hataları politikalarının yol açtığı sıkıntıları telafi edecek adımlar atıyor, projeleri hayata geçiriyoruz.
“TÜRKİYE, NÜFUS ARTIŞ HIZI BAKIMINDAN KRİTİK BİR KAVŞAĞA GELMİŞTİR”
Burada bir hususu tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum; Türkiye, nüfus artış hızı bakımından kritik bir kavşağa gelmiştir. Muhalefet buna önem vermiyor olabilir, muhalefet absürt argümanlarla bunu sulandırmak istiyor da olabilir. Ancak, nüfus meselesi milletimiz açısından giderek bir beka sorununa dönüşmektedir. 1,51’e gerileyen doğurganlık hızımız burun buruna olduğumuz tehdit ve tehlikeyi açıkça ortaya koymaktadır. Hiçbir hükûmet buna kayıtsız kalamaz, bu tehlikeye gözlerini kapatamaz. Şimdiden gerekli tedbirleri almaz, yanlış uygulamaların üzerine kararlıkla gitmezsek yarın çok daha büyük sıkıntılarla karşılaşmamız mukadderdir.
Türkiye’yi parmakla gösterilen konuma taşıdığımız alanlardan biri de uydu teknolojileridir. Bundan 31 yıl önce TÜRKSAT B1 uydusuyla başlayan uzay maceramız TÜRKSAT 6A ile çok farklı bir seviyeye çıktı. Geçen sene 9 Temmuz’da uzaya fırlattığımız, ilk test yayınını 17 Şubat’ta yaptığımız TÜRKSAT 6A’yı 21 Nisan’da hizmete aldık. İnşallah en az 15 yıl hizmet verecek 6A ile birlikte TÜRKSAT’ın işlettiği haberleşme uydularının sayısı altıya, uzaydaki uydularımızın mevcudu ise 10’a ulaştı. Yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına sahip TÜRKSAT 6A sayesinde Türkiye kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülke arasına girdi. TÜRKSAT 6A’nın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum.
Tasarımından üretimine, nakliyesinden uzaya fırlatılmasına, yörüngeye oturtulmasından test aşamasına kadar projenin başarıyla ilerletilmesinde emeği geçen tüm kurumlarımızı, mühendislerimizi tebrik ediyorum.
22 Nisan günü dış kabuller bağlamında oldukça yoğunduk. Çanakkale Kara Muharebelerinin 110. yıl dönümü vesilesiyle ülkemizi ziyaret eden Avustralya Genel Valisi Sam Mostyn’le verimli bir görüşme gerçekleştirdik.
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Alain Berset’yi kabulümüzde kurucu üyesi olduğumuz konseyle ilişkilerimizi değerlendirdik.
Pakistan Başbakanı aziz kardeşim Şahbaz Şerif’in ülkemizi ziyareti ise bölgesel gelişmeler bağlamında hassas bir zamana tekabül etti. Görüşmemizde ticaret ve savunma sanayi başta olmak üzere Pakistan’la çok boyutlu iş birliğimizi ele aldık. Kardeş Pakistan halkına olan güçlü desteğimizi tekrar teyit ettik.
“BÖLGEMİZDE ÖTESİNDE YENİ ÇATIŞMALAR İSTEMEDİĞİMİZİ HER FIRSATTA VURGULUYORUZ”
Türkiye olarak bölgemizde ötesinde yeni çatışmalar istemediğimizi her fırsatta vurguluyoruz. Pakistan’la Hindistan arasında tırmanan gerilimin daha vahim boyutlara evrilmeden bir an önce düşürülmesini arzu ediyoruz. Dışişleri Bakanlığımız ve diğer birimlerimizle süreci yakından izliyoruz.
23 Nisan’da çevrim içi olarak gerçekleştirilen İklim ve Adil Geçiş Üzerine Liderler Toplantısına iştirak ettik.
Aynı gün dünyanın ve ülkemizin farklı yerlerinden gelen yüzlerce çocuğu TRT 47. Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği vesilesiyle Külliyemizde misafir etmenin bahtiyarlığını yaşadık.
24 Nisan’da EUFA’nın İstanbul Temsilciliği’nin açılışındaydık. EUFA, Londra ve Brüksel’den sonra ilk kez Türkiye’de temsilcilik açmış oldu. Temsilciliğin de açılmasıyla birlikte 2026 UEFA Avrupa Ligi ve 2027 UEFA Avrupa Konferans Ligi finalleriyle 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’na hazırlık süreçlerimizin çok daha kolay yürütüleceğine inanıyorum.
Bu vesileyle, UEFA Gençlik Ligi’nde finale yükselen Trabzonspor U19 takımımıza bu akşam Barcelona U19 ekibiyle oynayacakları final karşılaşmasında başarılar diliyorum.
25 Nisan Cuma günü 63. Kuruluş Yıl Dönümünü kutlayan Anayasa Mahkememizin programına katıldık. Bir kez daha mahkememizin değerli Başkanını, üyelerini ve mensuplarını tebrik ediyorum.
Aynı gün İstanbul’da kabul ettiğimiz Yeni Zelenda Başbakanı Christopher Luxon’ı ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum.
Yine bu vesileyle İran’ın Bender Abbas şehrindeki bir limanda Cumartesi günü meydana gelen patlama hayatını kaybeden İranlı kardeşlerimiz için ülkem ve milletim adına taziyelerimi sunuyorum. Çok sayıda vefat ve yaralının olduğu patlamayla ilgili İran halkının acısını yürekten paylaşıyor, kendilerine geçmiş olsun diyorum.
Dış politikadaki yoğun gündemimize aynı tempoda devam ediyoruz. İnşallah yarın Türkiye-İtalya 4. Hükûmetlerarası Zirve Toplantısı için İtalya’ya gideceğiz. Hafta sonu da gerek yapımı tamamlanan eserlerin açılışını yapmak, gerekse Teknofest’te gençlerimizin heyecanını paylaşmak üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde olacağız. Ziyaretimizde ayrıca Kıbrıs Türk’ü kardeşlerimize yeni yatırımların, yeni projelerin müjdelerini vereceğiz
23 Nisan’da İstanbul’da yaşanan ve çevre illerimizde de hissedilen 6,2 büyüklüğündeki deprem hepimizi derinden etkiledi ve endişelendirdi. İstanbullu kardeşlerimiz başta olmak üzere depremin sarstığı tüm vatandaşlarıma bir kere daha geçmiş olsun diyorum. Hamdolsun herhangi bir can kaybımız veya deprem kaynaklı yaralanan hiçbir vatandaşımız olmadı. Sadece deprem sonrası panik, düşme veya yüksekten atlama sebebiyle 173’ü İstanbul’da olmak üzere toplam 236 kardeşimiz hafifçe yaralandı. Bu kardeşlerimizin de çoğunun tedavisi ayakta yapıldı. 20 vatandaşımızın tedavisi ise hâlen sürüyor.
Yerin yaklaşık 7 kilometre altında meydana gelen deprem 13 saniye sürmüştür. Ardından en büyüğü 5,9 şiddetinde toplam 487 artçı sarsıntı yaşanmıştır. Dün de Elazığ’da 4,9 büyüklüğünde bir depremle sarsıldık. Elazığlı kardeşlerimize de geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yine buradan Samsun’un Canik ilçesinde meydana gelen heyelanda vefat eden iki evladımıza ve babalarına Allah’tan rahmet niyaz ediyorum.
Depremin haberini alır almaz ilgili bakanlarımızı İstanbul’a gönderdim. Hızla Türkiye Afet Müdahale Planını devreye aldık. AFAD’ın 148 araç ve 650 personelinin yanı sıra diğer birimlerimizde 373 araç, 3138 arama-kurtarma personeli seferber edildi. Toplamda 11481 arama-kurtarma personeli ve 903 araç hazır durum getirildi. Ülkemiz genelindeki 27 bölge deposu ile 54 cep depomuzu ihtiyaçlar için hazır tuttuk. Kızılay’ımız 319 araç, 1568 personel ile 2925 gönüllü görevlendirdi. Ayrıca 350 noktada vatandaşlarımıza sıcak çorba ve kumanya dağıtımı yaptı. üçü Baykar, biri jandarma ve ikisi emniyetimize ait toplam altı hava aracı gözlem yapmak üzere havalanmıştır. Operatörlerimiz tarafında 136 ilave baz istasyonu devreye girmiştir. İlk saatlerde oluşan aşırı yoğunluk dışında iletişimde herhangi bir aksaklık tespit edilmemiştir.
Çevre illerdeki belediyelerimiz depremden etkilenen kardeşlerimize destek olmak ve ihtiyaçlarını gidermek için hemen İstanbul’a koşmuştur. 13 ilçe belediyemizin yanı sıra Sakarya, Konya ve Kocaeli Büyükşehir Belediyelerimizle İstanbul halkının yanında olduk. Her türlü engelleme girişimine rağmen 1,2 milyon insanımıza bu süreçte temas ettik, yalnız olmadıklarını onlara hissettirdik. Millet bahçelerimiz de deprem akşamı yaşadıkları şok sebebiyle evlerine girmekten çekinen vatandaşlarımıza hizmet vermiştir. Okul, cami, spor tesisi, yurt ve misafirhane gibi alanlarda 200 binin üzerinde vatandaşlarımızın barınmasını sağladık.
Çevre Bakanlığımız vatandaşlarımızdan gelen ihbarlara göre hasar tespit çalışmalarına süratle başladı. 22 bin 126 bina ve 243 bin 301 bağımsız bölümün hasar tespit çalışması gerçekleştirildi. Buna göre 1903 bina ve 28 bin 254 bağımsız bölümün az hasarlı olduğu tespit edildi. Elhamdülillah incelemesi yapılan diğer binalarda bir sıkıntıya rastlanmadı.
Aile Bakanlığımız ise toplamda 629 personeliyle 122 bin vatandaşımıza psikososyal destek hizmeti sunmuştur. Diğer bakanlıklarımız da aynı şekilde kendi görev alanlarında seferberlik ruhuyla İstanbullu vatandaşlarımıza destek olmuşlardır.
Muhalefetin yıllardır ciddi paralar harcayarak reklamını yaptığı projelerin ise vatandaşın en çok ihtiyaç duyduğu gün nasıl sınıfta kaldığını hepimiz gördük. Aslında bu konulara hiç girmek istemezdim, nitekim bugüne kadar hep sabırla ve vakarla hareket ettik. Hiç kimseyle polemiğe girmemeye özen gösterdik. Fakat Çarşamba’dan beri öyle iftiralara maruz kaldık ki, inanın bunlara sessiz kalmak mümkün olmuyor. Biz millete saygımızın bir gereği olarak sükût ettikçe muhataplarımız çok daha pervasız, daha sorumsuz bir dil kullanıyor. Bunu geçmişte tabii afetlerde defalarca yaşadık, maalesef yine yaşıyoruz.
“ŞEHİRLERİMİZİ DEPREME HAZIRLAMA NOKTASINDA SON 23 YILDA GERÇEKTEN BÜYÜK BİR MÜCADELE İÇİNDE OLDUK”
Deprem çalışmalarımızı diline dolayan ana muhalefet partisinin Genel Başkanı, İstanbul’un yolunu ancak beş gün sonra hatırlayabilmiştir. İstanbullular depremin şokunu atlatmaya çalışırken, Sayın Genel Başkan miting yaptı. Daha önce açılan eserleri bir kez daha açtı, ama İstanbul’un derdiyle dertlendiğini gösterecek hiçbir adım atmadı. İstanbul’a da dayanışma için değil, yolsuzluk soruşturmasında ortaya saçılan yeni skandalların üzerine bant çekmek için geldi. Bakın bu trajik bir konudur. Bu milletin gündeminden tamamen kopmak demektir. Görüyoruz ki tüm dostane uyarılarımıza rağmen 6 Şubat depremlerinde milletimizi rencide eden hatalardan ders alınmıyor. Bundan ülkemiz adına üzüntü duyduğumuzu söylemek isterim. Bütün bunları milletimizin de gördüğüne ve not ettiğine inanıyorum. Biz de bu süreçte yürütülen çalışmaları önce Ankara’dan takip ettik, ardından akşamüstü İstanbul’a geçerek AFAD ile ilgili arkadaşlarımızdan en güncel bilgileri aldık, talimatlarımızı verdik. AFAD’dan sonra Kâğıthane’deki Hasbahçe Sosyal Tesislerinde kalan vatandaşlarımızla bir araya geldik, geçmiş olsun dileklerimizi kendilerine ilettik. Şehirlerimizi depreme hazırlama noktasında son 23 yılda gerçekten büyük bir mücadele içinde olduk. Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan beri neler yaptığımızın en yakın şahidi öncelikle İstanbullu kardeşlerimizdir. Keza ilçe belediyelerimizin ve TOKİ’mizin nasıl bir çaba içinde olduğu herkesin malumudur. Kentsel dönüşümle ilgili çalışmalarımızı Çarşamba günü partimizin grup toplantısında detaylarıyla milletimizle paylaşacağım. Dolayısıyla bugün bu konuya girmeyeceğim.
Sadece şunun altını çizmek durumundayım: Şayet bu konuda muhalefetin ver marjinal çevrelerin baskılarına teslim olsaydık çok daha acı verici hadiselerle karşılaşırdık. Ama biz milletimizin güvenliği ve huzuru için ne yapmamız gerekiyorsa onu hayata geçirmekte kararlı davandık. İnşallah bundan sonra da aynı sorumluluk bilinciyle hareket edeceğiz. Dar gelirli vatandaşlarımızın konut hayalini karartmak için çabalayanlara da buradan sesleniyorum; hiç kusura bakmayın, İstanbul sizin siyasi ikbal heveslerinize kurban edilecek bir şehir değildir. İstanbul’un ihmali, gevşekliği, umursamazlığı, bilhassa kentsel dönüşüm projelerinde marjinal çevrelerin kaprislerini kaldıracak lüksü yoktur. Artık bahane değil, çözüm üretme vaktidir. Hangi konumda olursak olalım bizim vazifemiz afet kapımızı çalmadan şehrimizi bir an önce depreme hazır hale getirmektir. Bunun için el ele vermek, birlikte hareket etmek zorundayız. Enerjimizi birbirimizi yıpratmak için değil, eksiklerimizi süratle gidermek için kullanmalıyız. Dolayısıyla bugün bir kez daha herkese elimizi uzatıyoruz. Gelin, hep beraber omuz omuza verelim, yapı stokumuzu yenilemek için, kentlerimizi depreme dirençli hale getirmek için beraberce çalışalım. Deprem başta olmak üzere doğal afetlere hazırlıklı ilgili konuları gündelik siyasetin geçici tartışmalarının dışında tutalım. Muhalefetten de aklıselimle, basiretle, ülkenin, milletin ve İstanbulluların çıkarlarını önceleyen bir anlayışla davranmasını bekliyoruz.
Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce, inşallah Çarşamba günü 1.381 engelli öğretmenimizin atamasını gerçekleştireceğiz. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026 Tatbikatı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Ordusu, barışın ordusudur. Türk Ordusu, huzurun ordusudur. Türk Ordusu, istikrarın ordusudur. Türk Ordusu, ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarın da en önemli güvencesidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir’in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci gününe katılarak bir konuşma yaptı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin aracılığıyla vatanımızın dört bir yanında ve yurt dışında fedakârca görev yapan güvenlik güçlerimizin her birine ayrı ayrı selamlarımı, sevgilerimi yolluyorum. Sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı birleşik, müşterek ve kapsamlı tatbikatlarından biri olan Efes-2026 Tatbikatı’nın seçkin gözlemci günü vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum” ifadesini kullandı.
Bu yılki tatbikata da Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu, ayrıca tatbikatta görev alan kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini tebrik etti.
Dostlara güven aşılayan, Türkiye ilgili hesaplar yapanların da heveslerini kursaklarında bırakan EFES Tatbikatı’nı, Malazgirt’ten 10 yıl sonra, 1081’de Çakabey’in fethettiği döneme göre dünyanın en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik tarihinde destanlar yazdığı topraklarda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ’la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarımızı minnetle yâd ediyorum. Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt’ten İstiklal Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkûremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum. Hayatta olan gazilerimize Cenabı Allah’tan hayırlı ve uzun ömürler diliyorum” diye konuştu.
“TÜRK ORDUSU TARİH BOYUNCA TAHRİP EDİLEN YERLERİ TAMİR ETMİŞTİR”
Yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı, planlama, uygulama, birliklerin uyumu, içerik ve iletisiyle, bütün bunların arkasındaki stratejik akılla Efes Tatbikatı’nın bir tatbikat olmanın çok ötesinde anlamlar ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var. Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var. Burada, bir milletin göz bebeği olarak, ‘Peygamber Ocağı’ olarak gördüğü her bir neferine ‘Mehmetçik’ adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var. Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkûresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkûresini taşımaktadır. Hamdolsun o hafızayı da o mefkûreyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor. Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur. Dünyanın kendi ordusuna ithaf edilen tek millî marşı İstiklal Marşımızdır. ‘Hakkıdır Hakk’a tapan, milletimin istiklal’ mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur. Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir. Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir. Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir. Efes 2026 Tatbikatı’nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum.”
“DÜNYAMIZ ÇOK AKTÖRLÜ BİR YAPIYA HIZLA EVRİLİYOR”
Güvenlik paradigmalarının değiştiği, uluslararası hukukun irtifa ve itibar kaybettiği, yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu, dinamik olduğu kadar hassas bir dönemden geçildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor. Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor” dedi.
Türkiye’nin içerisinde yer aldığı geniş bölgenin aynı zamanda bu sürecin sıklet merkezini oluşturduğu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor. Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
Bununla birlikte bu zor coğrafyada barış ve güvenliği korumak için Türk ordusunu güçlü ve donanımlı tutmak gerektiğinin bilincinde olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Ay başında 120 farklı ülkeden 1700’ü aşkın firmanın iştirak ettiği SAHA EXPO 2026’te sergilenen ürünlerimizi inanıyorum ki sizler de gördünüz. Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye’yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz. Efes-2026 Tatbikatı’nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir. Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir. Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir. Doğuyla yüzyıllara sâri güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika’dan Latin Amerika’ya uzanan iş birliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz. Gazze’de, Lübnan’da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur. Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, ‘Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz’ diyor. Bu düşüncelerle Efes 2026 Tatbikatı’nın icrasında başarıyla görev alan tüm personelimizi tebrik ediyorum. Tatbikata iştirak eden dost ve müttefik ülkelere teşekkür ediyorum. Kahraman ordumuzun her bir mensubuna şükranlarımı sunuyorum. Rabb’im kahraman ordumuzu daima muzaffer, muvaffak eylesin diyor, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ile beraberindeki heyet, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Anıtkabir’i ziyaret etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak başkanlığında, bakan yardımcıları, genel müdürler, gençler, sporcular ve diğer ilgililerden oluşan heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesine geldi.
Bakan Bak’ın kırmızı-beyaz karanfillerle süslü, üzerinde “Gençlik ve Spor Bakanlığı” yazılı çelengi mozoleye bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından İstiklal Marşı okundu.
Beraberindeki heyet ile Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen Bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları kaydetti:
“Aziz Atatürk, ülkemizin ve insanlığın en büyük ümidi olan gençlerimizle; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle manevi huzurunuzdayız. Kurtuluşun ilk adımı olan 19 Mayıs, milletimizin esarete karşı gösterdiği başkaldırının, yeniden şahlanışının ve bağımsızlık iradesinin adıdır. Türk gençliğine emanet ettiğiniz bu kutlu miras; bugün de aynı inanç, aynı ruh ve aynı istikametle yaşamaya devam etmektedir. Türkiye’nin gücü gençliği; köklerinden aldığı kuvveti çağın imkanlarıyla buluşturarak bilimde, teknolojide, sanatta, sporda ve üretimin her alanında ülkemizi daha ileriye taşıyan büyük bir iradenin temsilcisi haline gelmiştir.
Milli şuuru yüksek, vicdan sahibi, çalışkan, üretken ve öz güven sahibi gençlerimiz; taşıdıkları inanç, cesaret ve yüksek ideal ruhuyla Türkiye Yüzyılı’nı inşa eden iradeyi gururla geleceğe taşımaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak bizler de gençlerimizin hayallerine istikamet kazandıran, potansiyellerini büyük hedeflerle buluşturan, Türk sporunu uluslararası arenada daha güçlü ve iddialı bir konuma taşıyan çalışmaları azim ve kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu vesileyle aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor; zatıalinizi, silah arkadaşlarınızı, milli mücadelenin neferlerini ve dünden bugüne bu topraklar için fedakarca mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. Ruhunuz şad olsun.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasında emeği olan, ülkenin bugünkü seviyelere gelmesinde payı ve katkısı bulunan tüm iş insanlarına teşekkür etti.
Birliğin her sene mayıs ayında düzenlediği bu merasimin, esasında TOBB’un kendi mensuplarına ödediği bir gönül borcu, vefa göstergesi, iltifat nişanesi olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeref belgesi ve plaket sahiplerinin bu süre zarfında TOBB bünyesinde ifa ettikleri mühim vazifelerin yanı sıra yaptıkları fedakârlık ve elde ettikleri başarılarla aynı zamanda ülkenin önünü açtıklarını söyledi.
Hak sahiplerinin, Türk ekonomisinin gerçek potansiyelini harekete geçirerek ihracattan yatırıma, üretimden istihdama, Türkiye Yüzyılı’na giden yolun kilometre taşlarını döşediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Emek verdiler, sabrettiler, azmettiler, büyük ve güçlü Türkiye’ye duydukları inançtan, milletimize hizmet etme sevdasından asla vazgeçmediler. Bunun için sizlerle, TOBB ailesinin tüm mensuplarına, ekonomi, ticaret, sanayi ve iş dünyamızda taş üstüne taş koyan tüm kardeşlerime bir kez daha şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi iletiyorum. TOBB, 367 ticaret odası, sanayi odası, ticaret borsası ve deniz ticaret odası ile özel sektörümüzün çatı kuruluşu olarak hakikaten çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. 81 ilimiz ve 160 ilçemizdeki oda ve borsalarımız, şehirlerimizin kalkınmaları için her fırsatı değerlendirerek, tüm imkânlarını seferber ederek çok samimi bir gayreti ortaya koyuyor. Tabii, gayret samimi niyet de halis olunca karşımıza çıkan başarı tablosu hamdolsun her geçen gün biraz daha büyüyor, daha belirgin hâle geliyor. Büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim ki bugün itibarıyla TOBB, dünyanın en kaliteli ve en fazla hizmet üreten üçüncü oda sistemidir.”
“ALDIĞIMIZ MESAFELERİN HER AŞAMASINDA SİZLERİN EMEĞİ VE İMZASI VAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 2 milyon 634 bin üyesi ile Türkiye’nin ve ekonominin lokomotifi, omurgası ve güvencesi olduğunu dile getirdi.
Hâlihazırda ihracatın yüzde 99’u, yani 273 milyar dolarlık kısmının oda ve borsa üyesi firmalar tarafından gerçekleştirildiğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Aynı şekilde 17 milyonluk bir mevcutla kayıtlı istihdamın yüzde 74’ü bu firmalarımız tarafından sağlanıyor. Özellikle son dönemde oda ve borsalarımızın hizmet kapasitesi önemli ölçüde artmış durumda. Tarımdan eğitime, ticaretten teknolojiye, farklı kulvarlarda aldığımız mesafelerin her aşamasında sizlerin emeği ve imzası var. Gümrük kapılarımızı devlete hiçbir yük getirmeden modernize ederek ihracatta yeni rekorlar kırmamıza sizler vesile oldunuz. Toprak Mahsulleri Ofisimiz ile ilk yatırımı yaparak devamında özel sektörümüzü de sürece dâhil ederek tarımda lisanslı depolama sistemine geçmemize ve gıda arz güvenliğinin teminine sizler öncülük ettiniz. Kurucu ortaklarından biri olduğunuz Kredi Garanti Fonu ile üyelerinizin banka kredilerine kefil olarak finansmana erişimi kolaylaştırdınız. Ülkemizi küresel teknoloji rekabetinde stratejik bir konuma ulaştıracak ilk kuantum bilgisayarını ASELSAN ile sizler ürettiniz.”
“YENİ BAŞARILARA İMZA ATMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB’un 81 ilde 81 okul inşa ettiğini, asrın felaketinde tüm imkânları, kaynakları depremzedeler için sahaya indirdiğini ifade etti.
Afetzedelere söz verdikleri ve geçen yılın aralık ayı itibarıyla anahtarlarını teslim ettikleri 455 bini aşkın deprem konutunun yapımına en büyük desteği TOBB’un verdiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Son olarak Türkiye’nin ilk elektrikli aracı TOGG’un hayata geçirilmesini yine sizler sağladınız. Yurt içinde yüzde 35’lik pazar payı ile liderlik koltuğuna yerleşen TOGG, birçok Avrupa ülkesinde yolları süslemeye devam ediyor. Bununla birlikte şu hususu da üzülerek sizlerin ve milletimizin takdirine sunuyorum; Türkiye’ye on yıllardır dayatılan öğrenilmiş çaresizlik duvarlarını yıkmaya çalışırken birileri de bu süreçte sürekli önümüze takoz koyuyor. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şeamet tellallığı için kullananları bugüne kadar kale almadık, bundan sonra onlara prim vermeyeceğiz. ‘Bunlar otomobil üretmekten ne anlar’ diyenlere cevabımızı nasıl üreterek verdiysek yeni başarılara imza atmayı da sürdüreceğiz.”
“TÜRKİYE’Yİ HER ALANDA BİR ÜST LİGE BİZLER TAŞIDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, millete ve memlekete hizmet yolunda neredeyse çeyrek asrı geride bırakmak üzere olduklarını belirtti.
Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren milletin her bir ferdinin mesuliyetini omuzlarında taşımanın bilinciyle hareket ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 23,5 yılda sizlerin ve aziz milletimizin desteğiyle eğitimden sağlığa, ulaşımdan ticarete, tarımdan güvenliğe, Türkiye’yi her alanda bir üst lige bizler taşıdık. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört sütun üzerinde yükselttiğimiz ekonomimizi sağlam bir yapıya kavuşturduk” diye konuştu.
“Korumacı eğilimlerin küresel ölçekte yükselişe geçtiği, ticari rekabetin giderek sertleştiği savaş ve çatışmaları, su, iklim, gıda ve enerji krizlerinin takip ettiği bir dönemde Türkiye ekonomisini şoklara karşı dirençli hâle getirdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki çatışmalara rağmen geçen yıl ekonomiyi 3,6 oranında büyüterek millî geliri 1,6 trilyon dolara, kişi başı millî geliri ise 18 bin 40 dolara ulaştırdıklarını söyledi.
“DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 820 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dış ticaret hacmimizi 820 milyar dolara, mal ve hizmet ihracatımızı ise 396 milyar dolara çıkardık. Çok yakın bir gelecekte 400 milyar doları da Allah’ın izniyle aşacağız” dedi.
Özellikle ihracatta başarı hikâyesi yazmaya devam ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen ay ihracatın önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaşarak nisan ayı rekorunu kırdığını, bu rakamın aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en yüksek aylık ikinci rekoru olarak kayıtlara geçtiğini anımsattı.
Nisan ayında kaydedilen 4,6 milyar dolarlık artışın son 53 ayın en yüksek ihracat artışı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, savaş ve krizlerin yol açtığı zorluklara karşın Türkiye’nin ihracatının güçlü ivmesini koruduğunu ve 166 ülkede ihracatın artış gösterdiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının Ocak-Nisan döneminde 88,6 milyar dolar değerinde ihracat yapıldığını, yıllıklandırılmış mal ihracatının 2026’da yüzde 4,2 artışla 275,8 milyar dolara yükseldiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de 14 milyar dolar olan hizmetler ihracatının 2025’te 8,7 kat artarak 122,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Hizmetler ticareti fazlasının 2025 yılında 63,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini ve bu tutarın cari dengeye güçlü bir katkı sağladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hizmetler ticaretinde dünyanın en yüksek düzeyde fazla veren 6. ülkesi konumuna yükseldiğini bildirdi.
“İŞSİZLİK ORANIMIZI YÜZDE 8,1’E İNDİRDİK”
Savunma ve havacılık ihracatının geçen sene 10 milyar doları aştığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, SAHA 2026 fuarında 6 milyar doları ihracata dönük olmak üzere toplam 8 milyar dolar iş hacmine sahip 182 anlaşma imzalandığını kaydetti. İhracatta yakalanan ivmeyi turizm ve istihdam rakamlarıyla daha da perçinlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025’te 64 milyon ziyaretçi ağırladıklarını, 65,2 milyar dolar turizm geliri elde ettiklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Turizm gelirimizi 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,2 artırarak 9 milyar 896 milyon dolar seviyesine taşıdık. İşsizlik oranımızı yüzde 8,1’e indirdik. İstihdam sayımızı 32,5 milyon kişiye, istihdam oranımızı ise yüzde 48,5’a yükselttik. İş gücüne katılma oranımız yüzde 52,8’e çıkarken işsizlik oranımız tam 35 aydır tek haneli seyrini sürdürüyor” diye konuştu.
“EKONOMİ YÖNETİMİMİZ, PİYASANIN YAŞADIĞI STRESİ ASGARİ DÜZEYE İNDİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ TEDBİRİ ALIYOR”
Türk ekonomisinin potansiyelinin farkında olan yurt dışı yatırımcıların da son 23 yılda Türkiye’de 89 bin şirket kurarak 290 milyar dolar tutarında yatırım yaptığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yatırımcılar aynı zamanda 1 milyon 200 bin kişiye istihdam sağlayıp yılda 70 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek ülkemize döviz kazandırdılar. Tüm bunları söylerken elbette her şeyin güllük gülistanlık olmadığının farkındayız. Bölgesel ve küresel gelişmelerden kaynaklı geçici fiyat artışlarının hem vatandaşlarımız hem de reel sektör üzerinde oluşturduğu baskıyı biliyoruz. Şu gerçeğin en yakın şahidi sizlersiniz, iktidarlarımız döneminde ekonomiyi hiçbir zaman sadece verilerden, grafik ve rakamlardan ibaret görmedik.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ekonomi politikalarımızı oluştururken ve uygularken sizlerin kanaatlerine, önerilerine ve hatta eleştirilerine her daim kulak verdik. Göstergelerin bize anlattığı ekonomi fotoğrafının sağlamasını çarşıyla, pazarla esnafın, çiftçinin, sanayicinin, üreticinin anlattıklarıyla yaptık. Bugün de ekonominin tüm aktörleriyle işverenle, girişimciyle, emekçiyle, çiftçiyle, esnaf ve sanatkârla samimi bir iletişim hâlindeyiz. Bugün de sokağın, çarşının, pazarın nabzını tutmaya gayret ediyoruz. Bilmenizi isterim ki ekonomi yönetimimiz, piyasanın yaşadığı stresi asgari düzeye indirmek için her türlü tedbiri alıyor, almaya da devam edecektir. Biz de bunun takipçisi olmayı, sizlerden gelen teklif, tespit ve tenkitler doğrultusunda gerekli yönlendirmelerde bulunmayı sürdüreceğiz” diye ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üretim ve ulaştırma maliyetlerindeki artışla izah edilemeyecek ölçüde fırsatçı bir fiyatlama alışkanlığı ile karşı karşıyayız. Türkiye bugün enerji başta olmak üzere birçok alanda Avrupa’nın en düşük girdi maliyetlerine sahipken bazı ürünlerin fiyatlarında orantısız artışlar yaşanıyorsa bunun piyasa şartlarıyla açıklanamayacağı ortadadır” dedi.
“BİZİM İŞ VE TİCARET AHLAKIMIZ BİN YILLIK AHİLİK GELENEĞİ İLE ŞEKİLLENMİŞTİR”
Birilerinin, girdi maliyetlerindeki dalgalanmayı gerekçe göstererek fahiş fiyatlarla vatandaşların cebine, kesesine, kazancına el uzattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Oysa bizim iş ve ticaret ahlakımız bin yıllık ahilik geleneği ile şekillenmiştir. Bu gelenekte fırsatı ganimet bilmenin, haksız kazanç elde etmenin, taklit, tağşiş ve çıkar odaklı hareket etmenin yeri yoktur” dedi.
Ahiliğin, dayanışma, yardımlaşma, Hakk’ın rızasını, halkın iyiliğiyle, faydasıyla, esenliğiyle bir görmek demek olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yüzden piyasadaki fırsatçılara dönük denetimlerimizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Sizlerden de bu konuda destek beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet şeref belgesi ve plaket alanları tebrik etti.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.