Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tersane İstanbul’da üçüncüsü düzenlenen 3. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nin açılış programında konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaptanlığında son 22 yılda çok önemli gelişmeler kaydettiklerini bildiren Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin dış ticaretinin tonaj olarak yüzde 87,5’inin, değer olarak ise yüzde 54,8’inin denizyolu ile gerçekleştiğini bildirdi. Uraloğlu, dünya deniz taşımacılığından Türkiye’nin 11 milyar dolar pay aldığını belirterek, bin grostondan büyük 2 binden fazla sayıda gemisiyle Türkiye’nin 48,9 milyon dedveyt tona ulaşan deniz ticaret filosu ile dünya sıralamasında 12’nci olduğunu söyledi. Uraloğlu, 2023 yılında Türkiye’nin 1,94 milyar dolarlık gemi ve yat ihracatı gerçekleştirdiğini ifade etti.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Tersane İstanbul’da gerçekleştirilen 3. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nin açılış programında konuştu. 1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile yabancı devletlerin Türk Deniz Ticaretindeki hâkimiyetinin sona erdiğini anımsatan Uraloğlu, “Dün 98. yıl dönümünü coşkuyla kutladığımız Denizcilik ve Kabotaj Bayramı da aziz milletimizin Mavi Vatanı olarak gördüğü denizlerine ve denizciliğe ne kadar önem verdiğinin en büyük kanıtıdır.” şeklinde konuştu.
Bakan Uraloğlu, tarih boyunca Türkiye’nin hem coğrafi hem de kültürel olarak kıtaların, medeniyetlerin ve kadim ulaşım koridorlarının kesişme noktasında yer aldığını söyleyerek, Türkiye’nin, Tarihi İpek Yolu’nun devamı olarak büyük öneme sahip olan Orta Koridor hattının kilit ve Avrupa’nın başlangıç noktası olarak çok etkili bir konumda olduğunu belirten Uraloğlu, “Dünyanın en önemli petrol ve doğalgaz rezervlerine sahip Arap Yarımadası, Orta Doğu ve Hazar Havzasının da merkezi olmasıyla uluslararası enerji koridorunun da tam ortasında bulunmaktadır. Tarihte her zaman önemini sürdürmüş olan Türk Boğazlarının kontrolünü elinde tutan ülke olarak Akdeniz Havzası ve Karadeniz Havzasındaki ülkelerin deniz ulaşımı ve uluslararası ticaret faaliyetleri açısından da anahtar konumdadır. Bu sebeple, doğal bir yarımada olan, kara sınırlarının üç katı kadar deniz sınırlarına sahip ülkemiz için attığımız her adımda denizlerimizden en yüksek faydayı sağlamak ve dünya denizciliğine katkı yapmak istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, denizcilik sektörünün, bir denizcinin oğlu olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu ve kaptanlığında son 22 yılda çok önemli gelişmeler kaydettiğini söyleyerek, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde denizyolu taşımacılığının ve ticaretinin gelişmesi, denizlerimizde güvenliğinin sağlanması ve çevre duyarlılığıyla ilgili tüm gereklilikleri yerine getirerek uluslararası standartlara uygun çalışıyoruz. Hayata geçirdiğimiz proje ve çalışmalar Türkiye’nin, uluslararası denizcilik arenasındaki yerini ön sıralara taşıyarak gurur verici başarılara yelken açmış ve ülkemizi denizcilik alanında karar verici ülkeler arasında saygın bir konuma yükseltmiştir. Geçen yıl Türkiye’nin, Uluslararası Denizcilik Örgütü Konsey üyeliğine 143 ülkenin desteğiyle bugüne kadar ki en yüksek oyunu alarak üst üste 13. kez seçilmesi de bunun en güzel kanıtıdır.” diye konuştu.
Türkiye Deniz Taşımacılığından 11 Milyar Dolar Pay Alıyor
Türkiye’nin dış ticaretinin tonaj olarak yüzde 87,5’inin, değer olarak ise yüzde 54,8’inin denizyolu ile gerçekleştiğini kaydeden Uraloğlu, Dünyada deniz taşımacılığının navlun değerinin 380 milyar dolar olduğunu Türkiye’nin ise bundan 11 milyar dolar pay aldığını belirtti. Uraloğlu, 2002 yılı öncesinde neredeyse sadece İstanbul Tuzla’ya sıkışmış olan bir tersanecilik faaliyeti söz konusu olduğunu söyleyerek, “Gemi inşa sanayimiz can çekişiyordu. Türk bayraklı gemiler Paris Mou’da kara listedeydi. Denizcilik faaliyetleri üzerindeki vergi yükünden bıkmış denizcilerimiz vardı. Ama biz Bakanlık olarak hayata geçirdiğimiz denetim ve uygulamalarla Paris Mou’da 2008 yılında beyaz listeye geçtik ve o günden bu yana beyaz listedeyiz. Türk Bayrağı dünyanın en prestijli bayrakları arasında yer almaktadır.” dedi.
“Son 20 Yılda Yaklaşık 12,8 Milyar Lira Destek ve 6,8 Milyon Ton Yakıt Desteği”
2004 yılından itibaren, sicile kayıtlı yük ve yolcu taşıyan gemilere, ticari yatlara, hizmet ve balıkçı gemilerine ÖTV’siz yakıt uygulamasını başlattıklarını vurgulayan Uraloğlu, “Son 20 yılda yaklaşık 12,8 milyar lira destek ve 6,8 milyon ton yakıt desteği sağladık.” diye konuştu. Uraloğlu, denizyolu taşımacılığının kombine taşımacılıktaki payının artırılması ve karayoluyla taşınan yüklerin denizyoluna aktarılmasını desteklemek üzere “Karayoluyla Taşınan Yüklerin Denizyoluna Aktarılmasının Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik” çıkardıklarını anımsattı.
“Türkiye 48,9 Milyon Dedveyt Ton Deniz Ticaret Filosu ile Dünyada 12’nci Sırada”
Tekirdağ, Ambarlı, Kocaeli ve Mersin’de bulunan konteyner limanlarının dünyada ilk 100 liman arasına girdiğini açıklayan Uraloğlu, bin grostondan büyük 2 binden fazla sayıda gemi sayısıyla Türkiye’nin 48,9 milyon dedveyt tona ulaşan deniz ticaret filosu ile dünya sıralamasında 12’nci sırada olduğunu söyledi. Uraloğlu, “Meclisimize sunduğumuz kanun ile Türk Uluslararası Gemi Sicil Kanunu kapsamındaki gemilerimizden alınan kayıt harcı ile yıllık harçlara muafiyet getiriyoruz. Bu kapsamda, miras intikali devir işlemlerinden harçları kaldırıyoruz. Hisse devirlerinde hisse oranında harç alacağız. Elektrik gibi yeşil enerji ile çalışan gemilerimizden de kayıt harcını kaldırıyoruz, yıllık harçlarda da yüzde 50 indirim sağlıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Hurdaya ayrılan Türk Bayraklı gemilerin yerlerine yeni gemi inşa edilmesi için sektör lehine bu yıl bazı değişiklikler yaparak hurdaya ayrılacak gemilerin başvuru tonajını 10 kat arttırarak 50 bin Grostona yükselttiklerini anımsatan Uraloğlu, kılavuzluk ve römorkörcülük ile palamar hizmetlerinin ücretlerini de güncelleyerek; hizmet tarifelerinin uygulanmasına yönelik sektörde uzun zamandır yaşanan karışıklıkları da ortadan kaldırdıklarını bildirdi.
“Ülkemiz 1,94 Milyar Dolarlık Gemi ve Yat İhracatı Gerçekleştirdi”
Uraloğlu, Türkiye’nin gemi inşa sanayi yüksek katma değerli ürünleri ile ülke ekonomisine döviz girdisi sağlayan önemli bir değer olarak yükseldiğini söyleyerek, “Gemi inşa sanayi sektörümüz yaklaşık 94 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. 85 faal tersane ile Türk Tersanelerimiz gemi siparişinde dünyada 7., gemi tonajına göre ise 11. konumdadır. 23 gemi geri dönüşüm tesisi ile gemi sökümünde dünyada 4., Avrupa’da lider konumdadır. 2023 yılında ülkemiz 1,94 milyar dolarlık gemi ve yat ihracatı gerçekleştirmiştir.” diye konuştu.
339 Olayda 806 Kişi Kurtarıldı
Seyir, can, mal ve çevre emniyetini artırmak için denizleri 7 gün 24 saat izlediklerini söyleyen Uraloğlu, “Bakanlığımız bünyesinde yer alan Ana Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi’miz sadece Türk Arama Kurtarma Bölgesi içinde değil dünyanın her noktasında ülkemiz ve dünya denizciliğine hizmet vermektedir. Komşu ve diğer ülkelerin kurtarma merkezlerinin de anlık irtibat kurabildiği ülkemizdeki tek merkezdir. Tüm denizcilerimize başta can emniyeti olmak üzere ilgili her alanda kesintisiz hizmet vermektir.” ifadelerini kullandı. Merhum İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve beraberindekilerin helikopter kazasında düşen aracın bulunmasında bu merkezden yararlanıldığını anımsatan Uraloğlu, olay gününde ilk etapta helikopterin bir sinyal verip vermediğini takip ettiklerini ve İran ile hemen irtibata geçtiklerini söyleyerek, “Ama maalesef muhtemelen sinyal sisteminin kapalı olduğu veya helikopterde o sinyal sisteminin olmadığı görüldü. Gururla belirtmek istiyorum ki bu tür kazalar sonrasında merkezimize gelen ihbarlarla 2023 yılında 339 olayda 806 kişiyi kurtardık.” ifadelerini kullandı.
Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin etkinliğinin artırılması amacıyla KKTC’de kurulacak olan Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Projesi’ni de başlattıklarını söyleyen Uraloğlu, “Projemizi 2026 yılında tamamlamayı planlıyoruz. Projenin tamamlanmasının ardından hem ülkemizin hem de KKTC’nin Mavi Vatan’daki hakimiyetini önemli ölçüde artıracağız. Önümüzdeki yıl Marmara Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Projesini de başlatmayı planlıyoruz.” şeklinde konuştu.
Denizcilikte Dekarbonizasyon ve Yeşil Deniz Taşımacılığının Desteklenmesi Projesi Kabul Edildi
Bakan Uraloğlu, çevrenin ve denizlerin korunması adına atılan her adımın gelecek nesillere daha güvenli bir dünya bırakma yolunda önemli bir adım olduğunu belirterek, Bakanlık olarak denizlerde seyir emniyeti, can, mal güvenliğiyle birlikte çevre güvenliğini artırmaya yönelik yatırımları tüm hızıyla sürdürdüklerini söyledi. Uraloğlu yapılacak yeni düzenleme ile limanlara gelen gemilerden “Gemi Emisyon Bedeli” tahsil edilmesi ve bu bedelin sadece denizciliğin yeşil dönüşümü kapsamında Türk Bayraklı gemilere destek olarak ödenmesini sağlayacaklarını bildirerek ilgili kanunun bu ay yasalaşmasını beklediklerini söyledi.
Liman tesisleri için de uzun yıllardır sürdürülen Yeşil Liman uygulamasını güncelleyerek emisyon salınımının azaltmayı hedeflediklerini söyleyen Uraloğlu, “Ayrıca bildiğiniz üzere gemilerimizde ve limanlarımızda çevre dostu yenilikçi yeşil teknolojiler için ‘Denizcilikte Dekarbonizasyon ve Yeşil Deniz Taşımacılığının Desteklenmesi’ projemiz de Avrupa Komisyonu tarafından kabul edildi. Oluşturulacak mekanizma ile sektörümüze Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan 20 milyon Avro hibe, 50 milyon Avro uzun vadeli uygun maliyetli kredi desteği alacağız.” ifadelerini kullandı. Deniz turizm araçlarının marinalara kalkış işlemlerinde kullandıkları kâğıt ortamındaki seyir izin belgesi uygulamasını, bu işlemleri kolaylaştırmak ve bürokrasiyi azaltmak için dijital ortama taşıma işleminin de son aşamaya geldiği müjdesini de veren Uraloğlu, on binlerce vatandaşın bu işlemleri liman başkanlığına gitmeden internet üzerinden halledebileceklerini söyleyerek sistemi bu ay devreye alacaklarını bildirdi.
Bir milyonu aşan amatör denizci ve 140 bin aktif gemi insanının denizcilik sektörünün en önemli parçaları olduğunu belirten Uraloğlu, gemi insanlarının tüm işlemlerini daha kolay ve hızlı bir şekilde gerçekleştirmesini temin etmek için Gemi İnsanları Bilgi Sistemini güncelleyerek devreye aldıklarını ifade ederek, “Bu sayede gemi insanımızın tüm denizcilik işlemlerini çok daha hızlı ve sistematik olarak yürüterek başvurularını ortalama 3 gün içinde sonuçlandırıyoruz. Yeni kurulan sistem sayesinde de vatandaşlarımız dünyanın herhangi bir yerinden, gemide görevdeyken bile e-Devlet entegrasyonu üzerinden neredeyse hiç belge sunmadan başvuru yapabilir ve işlemlerini takip edebilirler.” dedi.
“Kuzey-Güney ve Doğu-Batı Lojistik Koridorlarının Kesiştiği Yerde Bulunan Türkiye’miz Bölgenin En Güçlü ve İstikrarlı Ülkesidir”
Denizcilik sektörünün Rusya-Ukrayna Savaşı, İsrail’in Gazze’yi işgali, Kızıldeniz ve Basra Körfezindeki gemilere düzenlenen saldırılar gibi küresel nedenlerle önemli dönüşümlerle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Uraloğlu, “Tüm bu ateş çemberinin ortasında, Kuzey-Güney ve Doğu- Batı lojistik koridorlarının kesiştiği yerde bulunan Türkiye’miz bölgenin en güçlü ve istikrarlı ülkesidir. 22 Nisan’da Türkiye, Irak, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında mutabakatı imzalanan Kalkınma Yolu Projesi de küresel ticaretin gelişimi açısından çok önemli bir projedir. Bildiğiniz üzere Uzakdoğu ülkeleri ve Çin’den Avrupa’ya yapılan ticaret Kuzey, Orta ve Güney olarak adlandırdığımız üçlü koridor üzerinden ilerlemektedir.” ifadelerini kullandı. Güney koridorunun Kalkınma Yoluyla stratejik açıdan kesiştiğini söyleyen Uraloğlu, Kalkınma Yoluyla Çin’den başlayan taşıma zincirinin, Basra Körfezi’nde inşa edilmekte olan Irak’ın Faw Limanı’na kadar uzanarak önce Türkiye sonra Avrupa’ya kadar genişleyebileceğini söyledi. Uraloğlu, bu hattın Kuşak Yol projesinin Çin-Hindistan limanlarından hareketle deniz yoluyla Süveyş Kanalı’nı kullanarak, Akdeniz’den Avrupa’ya uzanan eksene de alternatif olacağını söyledi.
Denizciliğin gücünü aynı zamanda özel sektörden de aldığını kaydeden Uraloğlu sözlerine şu şekilde devam etti:
“Türkiye Yüzyılı’nda denizciliğimizi en üst seviyeye çıkarmak adına hepimize önemli görevler ve sorumluluklar düştüğünün farkında olarak inşallah sektörümüzü her alanda geliştirmek için birlikte çalışarak başaracağız. Sizlerin problemlerini biliyoruz. Çözüm üretiyoruz ve iş birliği yapıyoruz. Bunu da yapmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle 3. Türkiye Denizcilik Zirvesi’nin öngörülen amaçlara ulaşma sürecinde başarılı sonuçlar vermesini ve denizcilik sektörü için yararlı olmasını diliyorum. Bir kez daha başta IMO Genel Sekreteri Ansenio Dominguez ve IMO Sekretaryası olmak üzere tüm yerli ve yabancı konuklarımıza büyük destek ve yüksek katılımları için teşekkür ediyorum. Mavi Vatanımızın güvencesi, denizlerdeki bağımsızlığımızın simgesi Denizcilik ve Kabotaj Bayramımızı tekrardan kutluyorum.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:
“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.
“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”
Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.
Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.
Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.
Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.
Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.
Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.
Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.
Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.
“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”
Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.
Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.
Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.
TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.
“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.
Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.
“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”
“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”
Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.
Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.
“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”
“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.
Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.
25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”
“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.
“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”
Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”
“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.
Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.
“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.
Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.
Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.