Bizimle iletişime geçin

GÜNCEL

DOĞUBEYAZIT BELGESELİ

Haberler

on

DOĞUBEYAZIT
Soğuk bir kış vakti bilmem hangi zaman doğmuşum doğu illerinin birinde. Etrafta yalancı bir telaş… Siyah beyaz bir resme bakar gibi sadece bir ismim var dünyaya gelişimin nedeni saydığım. Doğduğum yerin çok soğuk olması benimle beraber doğan çocukların hayata tutunamadıkları halde benim yaşamak için verdiğim mücadele. Belki de böyle düşünmeme sebepti bu anlatılanlar.

Yukarıda ki yazıyı Acılardan Arta Kalan isimli kitabımda yer alan bir paragraftan aldım. Evet 1979 yılında Ağrı da dünyaya gelmişim. Aslen Konya’lıyım. Yıllarca doğduğum memleketin hasretini çektim. Evleninceye kadar babama evlendikten sonra da yirmi yıl eşime söyledim ama gitmek nasip olmadı. İçim de adını koyamadığım bir burukluk oldu hep. Ne zaman Ağrı ile ilgili bir haber görsem duysam içim yandı.

Uzaktan hayalini kurmakla yetindim yıllarca. 2019 yılında eşimden ayrıldıktan sonra ilk yapacağım şeyler arasında Ağrı’ya gitmek vardı. Tek başına çok uzun süren bor yolculuğun ardından doğduğum şehre gelmiştim. Zafer kazanmış gibi mutluydum. Yıllarca gelemediğim yere kendi başına gelmenin mutluluğu vardı içimde. İlk önce Ağrı’nın havasını içime çektim. Yaşadığım mutluluğun tarifi yoktu. Dakikalarca etrafı izledim. Sakinliğiyle, sessizliğiyle, doğasıyla o kadar etkilemişti ki beni hayallerimden çok daha güzel bir yerle karşılaşmıştım. Ağrı’nın bu büyülü etkisinden az da olsa kurtulduktan sonra kitabım için çeşitli kurumları ziyarette bulundum. Beni karşılama şekilleri, insanların yüzlerinde ki gülümsemeler sundukları ikramlar o kadar içten ve samimiydi ki Ağrı da doğmaktan o an da orda bulunmaktan dolayı çok mutluydum. İçim huzurla kaplıydı sanki.

Ağrı ya olan ziyaretim geldiğim ilk dakikadan itibaren kulağımda yöresel ezgileri, gözümde doğanın muhteşem görüntüleri, dimağımda hikayeleriyle ve yüreğimde ki heyacanlarıyla bitti.
Bu yıl tekrar Ağrı ya gitmek için programlar yaptım ama bu sefer Dogubeyazit ilçesine de gidip özellikle Ağrı Dağını ve İshak Paşa Sarayını da görecektim. Uçak korkumu da ilk defa yenerek tekrar heyecan ve coşkuyla kavuşmuştum Ağrı’ya .

Ziyaretimin ikinci günü Doğubeyazıt’ a gitmek için yola çıktık. Taşlıçay ilçesini de geçtikten sonra merakla beklediğim Ağrı Dağını ilk defa görmenin heyecanını yaşadım. Ağrı Dağı karşımda tüm kişiliğiyle yükselirken tarifi imkansız duygular içerisindeydim. Kendimi bildiğimden beri Ağrı Dağı merakım hep vardı. Tepesine tırmanabilsem, yaylarına çıkıp renkli küçük çiçekleri görebilsem diye geçirirdim hep, ne kadar imkânsız olsa da Ağrı Dağının en tepesine çıkıp Ahmet Kaya şarkılarını yüksek sesle söylemek gibi hayallerim bile vardı. İnsan çok sevdiği bir şeyi kelimelere dökerken zorlanıyor inanın ben de şuan bu duyguları yaşıyorum. Ama mutlaka hayatınızda bir kez olsun, Ağrı Dağının o inanılmaz ihtişamını görün. O zaman anlayacaksınız ne demek istediğimi. Hepimiz biliyoruz Ağrı Dağı Türkiye’ nin 5.137 metrelik rakımıyla en yüksek dağıdır. Yüksekliğinin bir rakamla ifade edilmesinin dağı gördükten sonra bir anlamı bile kalmıyor aslında. O ihtişam her şeyi unutturuyor insana. Türkiye’nin doğu ucunda, İran’ın 16 km batısında ve Ermenistan’ın 32 km güneyinde olan bir yerde. Dağın %65’lik bir kesimi Iğdır ilinde, kalan %35’lik kesimi ise Ağrı ili sınırları içerisinde. Büyüklüğünü her yerden görebiliyorsunuz. Yalnız Ağrı Dağını gördükten sonra İshak Paşa Sarayına giderken hiç duymadığım bir şey söylediler. Ağrı dağı sadece İshak Paşa Sarayının bulunduğu yerden gözükmezmiş. Efsanelerden birinde “paşa, sarayın dağı görmesini, birbirlerini kıskanmalarını istememiş” deniyor, bu aslında bana anlatılanlarla örtüşüyor. Bir başka yerde de “Çolak Abdi Paşa’nın kızı, Ağrı Dağı eteklerinde dolaşan bir çobana aşık oldu. Paşa ne yaptı, ne ettiyse kızının gönlünü çobandan çelemedi. ‘Öyle bir saray yapacağım ki kızım, değil çobanı, Ağrı Dağı’nı bile göremeyecek’ dedi.” gibi bilgilerde yer alıyor. Aslında bu bilgileri ilk duyduğumda yok ya dedim saraydan yine de gözükür ama sarayın neresine gittiysem Ağrı Dağını göremedim. Zaten ilk Sarayın kapısına geldiğimde bütün yorgunluğumu unuttum. Nerden geldiğimi niye orda olduğumu tarih filminden geçiyor gibi bir his vardı içimde. İnternetten İshak Paşa Sarayı hakkında birçok bilgiyi edinmiştim zaten ama bir anda Sarayın içerisinde olmak çok farklı bir duyguydu.. Her köşesi ayrı güzel ihtişamı, büyüklüğü işçiliği muhteşem. Adeta tarih kokuyor her köşesi. Saray içine girdiğim andan itibaren büyüleyici atmosferi ve efsaneleri ile bütün ruhumu sarıp sarmaladı. İçerdeki kitabelerden de anlaşıldığı üzere 1784 yılında Çıldıroğulları’ndan II. İshak Paşa döneminde yaptırılmış. Osmanlı mimarisinin, Anadolu’da günümüze ulaşabilen tek saray yapısı olarak kabul ediliyor. Yapımı doksan dokuz yıl sürmüş olsa da mimari yapısı çok değişkenlik gösteriyor. Sarayın üç yüz altmış altı tane odası var. O kadar büyük ki , içinde barındırdığı cami, divan odası, fırın, mutfak, ahırları ve hamamıyla sanki küçük bir şehri andırıyor. Konumu, görkemli mimarisi, anıtsal tak kapıları, taşa hayat veren motifleriyle tam bir sanat abidesi. Ayrıca dünyada kalorifer sisteminin kullanıldığı ilk saray da İshak Paşa Sarayı olduğunu öğrenmenin şaşkınlığını da bir süre atamadım üzerimden.
Saray da attığınız her adımda iyi ki gelmişim cümlesini geçiriyorsunuz içinizden. Böyle ihtişamlı bir yapının dağın tepesine nasıl inşa edildiği sorusuyla baş başa kalıp hayranlıkla etrafı seyre dalıyorsunuz.
Sarayı gezip dışarıya çıktıktan sonra çay içilecek bir yer var sarayın bahçesinde. Sandalyeye oturup çayınızı yudumlarken karşınızda Dogubeyazit kalesi sanki tarih kitaplarindan çıkmış gibi heybetiyle sizi büyülüyor. O çayın tadını ben daha önce hiçbir yerde tatmadım. Belki de bana öyle geldi bilmiyorum ama şu an bile aklıma geldiğinde diyorum keşke bir bardak daha içseydim. Bazı tatlar bazı anlarda beyinde iz bırakıyor. Benimde o manzara karşısında içtiğim çayın tadı da bu sekilde iz bıraktı beynimde.
Saraydan hayranlıkla ayrılırken 500 metre uzakta bulunan, büyük İslam âlimlerinden ‘Memu Zin’ adlı eserin sahibi Şeyh Ahmedi Hani’nin türbesi olduğunu ögrendim. Orayi da ziyaret ettikten sonra yolumuza yemek molası vererek devam etmek istedik.Yolda birçok restorant var. Ama bizim ilgilimizi çeken bir yerde durup içeri girdik. Gelen misafirlerle i kadar ilgileniyorlar ki ilk dakikadan itibaren kendinizi çok daha özel hissediyorsunuz. Masaya oturur oturmaz bir adam geldi yanimiza ve Dogubeyazit ilçesinin en meshur çorbası ve köftesinden bahsetti. Hatta bahsetti az kalır yapılışına varıncaya kadar tek tek anlatti. Ilk olarak Gırar çorbası (ayran aşı)nın nasıl yapıldığını anlattı. Kisaca aklimda kaldığı kadariyla anlatmaya çalisiyim. Yoğurt, yumurta, un ve bir miktar su ile çırpılıyor.
Su bir tencerede kaynatılıyor yoğurtlu karışıma yavaş yavaş eklenerek birlikte ocağa alıniyor.
Buğday ve nohut eklenerek karıştırılip hazırlanıyor. Üzerine daglardan toplanan yedi çeşit farki bitki eklenip tereyağ ile servis ediliyor.
Çorbanin tarifinden sonra önümüze ne zaman geldi bir kase çorbayı ne zaman bitirdim hatirlamiyorum.Gerçekten çok değişik ve farklı bir çorba içmenin mutlulugunu yaşarken arkasından Abdigor köftesi isminde ki yemek geldi.Bu köftenin yapımı çok zahmetli olduğu için evde kadınlar yapıp restorana öyle getiriyorlarmiş. Abdigor köftesi İshak Paşa’nın 1634-1680 yılları arasında yaşayan ve kör olduğu için ‘Kör Abdi’ olarak anılan babası Çolak Abdi Paşa’nın midesindeki rahatsızlığın artması nedeniyle sarayın aşçıları tarafından hazırlanmış bir yemekmiş.Kuşaktan kuşağa anlatılan bu diyet yemeği yani Abdigor köftesi, Doğubayazıt’ın geleneksel mutfağıyla özdeşleşmiş adeta. 17. yüzyılın ikinci yarısından günümüze kadar Doğubayazıt mutfağında pişirilen Abdigor köftesi, şimdilik Anadolu’nun bilinen en eski ve lezzetli diyet yemeğini oluşturmaktaymiş. Diyet yemeği olarak gelen köftenin büyüklüğü etrafinda ki pilavı görsel olarak bile muhtesemdi. Tadı da gayet güzeldi. Yemekten sonra restoranin bahçesinde sergilenen kilimler dikkatimizi çekti ve bilgi almak istedik. Orada ki görevli bize bilgiler verdi. Doğubayazıt dev bir halı ve kilim pazarı. Anadolu, İran, Ermenistan ve Kafkasya halılarının güzelliği adeta göz kamaştırıyor. Çoğu el dokuması. Motiflerin zenginliği kadim kültürlerin birikiminden süzülmüş. Renklerse ilhamını doğadan, çiçeklerden, giysilerden almış. Halıların metrekare fiyatları 300 ila 7 bin TL arasında. Adresinize kargoyla gönderiliyor. En geniş koleksiyona sahip Ararat Carpets Kilims’de halı yapımını görebilir, kursları izleyebilirsiniz. İçesindeki el dokuması halıların yön, ölçü, biçim, doku, renk ve değerlerin düzenleme ilkelerine uygun olarak beğeni ve canlılık yaratacak şekilde bir araya getirilmesi ile oluşmakta oldugunu ancak bu işlem, tekrar, uygunluk, zıtlık, egemenlik ve denge ilkeleri dikkate alınarak yapılması gerektiği anlattı.El dokusu halıcılıkla uğraşan bireylerin desen konusunda teknik bilgiye sahip olması gerektiği düşünülmektedir Anadolu kadını ise, hiçbir matematik, renk ve düzen bilgisi olamadan, süslediği her şeyi kendi zevk ve anlayışına uygun bir şekilde işlemiştir.
Özellikle dokumalarına kendi öz benliğinden, geleneğinden bir şeyler katarak geniş anlamda bir tarz meydana getirmiştir. Halı ve kilim dokumalarda motifler genellikle geleneksel motif ve imler (damgalar), yöresel özelliği olan motifler, bitki ve hayvan motifleri olarak gruplandırılmaktadır. Anlatan kişiye teşekkür ettik ama kilimler hakkında ne kadar bilgi edinsek te üzerlerinde ki motifler zaten ne kadar büyük bir emeğin olduğunu da ortaya koyuyordu zaten.

Arabamıza binip Doğubeyazıt gezimize devam ederken ilçeye Doğubayazıt ın 35 km doğusunda, İran sınırına 2 km uzaklıktaki meteor çukurunu da görmek istedik. Genişliği 35 metre. Derinliği ise 60 metre olan çukurun TRT kaynaklarına göre 1920 de düşmüş olduğu söyleniyor. O zaman da yaşamış bir amca çok büyük bir gürültü duyduklarını ve yanlarına gittiklerinde devasa büyüklükte bir çukurla karşılaştıklarını anlatmış. Çukurun büyüklüğü insanı korkutsa da o anda orda olmanın büyüsüne kapılıyorsunuz. Çukurun bulunduğu yerden ilçenin merkezine doğru ilerledik. İnsanların yürekten karşılamaları, ilgilenmeleri insana sürekli şu cümleyi kuduruyor evet ya Doğunun insanı işte bir başka oluyor.

Çarşı merkezdeyken İstanbul da Ağrı tanıtım günlerinde tanıştığım Doğubeyazıt Belediye başkanı sayın Yıldız Acar la kitabımla ilgili görüşmek üzere ziyaretine gittim. Sağ olsun benimle ilgilendi Doğubeyazıt’ın sosyal kültürel sorunlarıyla ilgili konuştuk. Elinden gelenin fazlasıyla yaptığına ben bizzat şahit oldum. Bir kadın olarak ta cesaretine hayran kaldım. İnanıyorum ki, Doğubeyazıt için çok daha güzel şeylere imza atacak. En son ayrılırken kurduğu cümleler zaten ne kadar güzel yürekli bir insan olduğunu da koymuştu ortaya. Yüreğimizi siyaha boyayanlar sandınız ki,
Bir daha doğrulamayacağız düştüğümüz yerden
Bakın işte yine buradayız el ele yürek yüreğe
Elimizde gök kuşağının yedi rengi fırçası ile
Siyahları yok etmeye geldik var gücümüzle
Bizim gücümüz sevgimiz, gücümüz kardeşliğimiz,

Acıları, kederleri yok edemeyiz belki yüreklerimizden ama
Bir nebze hafifletip tuz basabilirsek yaralarımıza en büyük mutluluk bizim için. İnadına barış , inadına sevgi…Böyle güzel bir vedadan sonra Belediyeden de mutlu bir şekilde ayrılmıştık. Ağrı ya tekrar dönmek için yola çıktık. Unutulmayan bir Doğubeyazıt gezisi oldu benim için. Bir ilçeden çok daha fazlasıydı. O kadar etkilendim ki eğer ki daha gitmediyseniz mutlaka görmeniz ve kesinlikle gezinizi ertelememeniz gereken bir yer.

Nadire YETİŞ

Yazar

DÜNYA

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Meclis’te gençleri ağırladı

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, 81 İL, KKTC VE AZERBAYCAN’DAN GELEN GENÇLERİ MECLİS’TE AĞIRLADI

Haberler

on

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “19 Mayıs, bizim milli tarihimizin sıradan sayfalarından birisi değildir. Fevkalade önemli bir dönüm noktasının başlangıcıdır. Bir kararlılığın, azmin, istikametin ve inancın müşahhas halidir.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla 81 il, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’dan gelen gençleri Meclis’te kabul etti.

Meclis Başkanı Kurtulmuş, Tören Salonu’nda düzenlenen programda yaptığı konuşmada, gençleri demokrasinin kalbi, milli iradenin tecelligahı Gazi Meclis’te ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle tarihin en anlamlı sayfalarından birisini bir kere daha hatırlamak için bir araya geldiklerini ifade eden Kurtulmuş, 19 Mayıs’ın, Türkiye’nin milli mücadelesinin dönüm noktalarından birisi olduğuna işaret etti.

İzmir’in işgalinin ertesi günü Mustafa Kemal Paşa’nın beraberindeki 18 subayla Samsun’a gittiğini anımsatan Kurtulmuş, “Samsun’a çıkmak, bir milli mücadeleyi başlatmak, Anadolu’daki direniş ruhunu ateşlemek ve böylece emperyalizmin Anadolu’yu işgal eden öncü ordularına fırsat vermemek için ortaya konulmuş tarihi bir kararlılıktır.” dedi.

Samsun’un ardından Havza, Amasya ve Erzurum kongrelerinin gerçekleştiğini, bu kongrelerle yerel mücadele unsurlarının harekete geçirildiğini, onlar arasında ortak bir kararlılığın vurgulandığını dile getiren Kurtulmuş, bütün bunlarının bağlandığı noktanın ise Sivas Kongresi olduğunu kaydetti.

Kurtulmuş, farklı milli mücadele unsurlarının tek çatı altında birleştirilmesiyle ülkenin milli kurtuluş mücadelesinin başladığını, “Ya Allah” diyerek yeniden ayağa kalkan milletin genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurduğunu belirtti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“19 Mayıs, bizim milli tarihimizin sıradan sayfalarından birisi değildir. Fevkalade önemli bir dönüm noktasının başlangıcıdır. Bir kararlılığın, azmin, istikametin ve inancın müşahhas halidir. Dolayısıyla bu dönemdeki en önemli hususlardan birisi, bu söylediğim kelimelerin içerisinde gizlidir. İnanç, azim, kararlılık ve direnç… Bütün bunların hepsini bir araya getiren bir ruh anlayışıyla, böylesine büyük bir maneviyatla, böyle büyük bir kurtuluş ve diriliş ruhuyla büyüklerimiz ayağa kalktılar ve Türkiye’nin bağımsızlığını bizlere, sizlere, gelecek nesillere armağan ettiler. O süre içerisinde nice fedakarlıklar yapıldı. Kararlılık sözü, sadece birkaç heceden ibaret bir kelime değildir. O yokluklar ve yoksunluklar içerisinde, eğer ecdadımızın kararlılığı olmasaydı, azmi ve mücadele gücü olmasaydı bizler bugün burada olamazdık. O dönemde aynen sizin gibi genç olan, insanların ortaya koyduğu tarihi kahramanlık, insanlık tarihinin en büyük kahramanlık destanlarındandır.”

  • “Büyük kahramanlıkların arkasında hep gençlerimiz oldu”

Milli mücadelede yer alan gençleri sevgi, saygı, rahmet ve minnetle anan Kurtulmuş, “Büyük kahramanlıkların arkasında hep gençlerimiz oldu. Gençlerimiz hem milli direniş ruhuyla hem inançla, azimle, kararlılıkla ama hep bir büyük ülküye, bir büyük hedefe kenetlenerek yol aldılar.” diye konuştu.

Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana geçen bir asır içerisinde nice zorlukların yaşandığını, nice zor günlerden geçildiğini anımsatan Kurtulmuş, “Bu millet, sizden öncekiler büyük bedeller ödeyerek Türkiye Cumhuriyeti’ni bugüne kadar taşındılar. Bu yüzyılın muhasebesini çok iyi yapmak ve bundan sonra, hemen başlangıcında olduğumuz Cumhuriyetimizin ikinci asrını çok daha güzel bir şekilde geçirebilmek için iyi bir planlama, iyi bir muhasebe yapmak durumundayız. İnşallah birinci asırda elde ettiğimiz bütün kazanımlarımızı koruyarak, daha ileriye götürerek, daha güçlendirerek ikinci asrında Türkiye Cumhuriyeti’ni, dünyanın her yerinde sözü güçlü, gücü tesirli bir ülke haline getirmek için gece gündüz var gücümüzle hep beraber çalışacağız. Türkiye’nin özellikle bu bölgede, bu coğrafyada güçlü bir şekilde ayakta durmaktan başka bir şansı yok.” şeklinde konuştu.

Türk gençlerinin iddialı, iradeli ve ahlaklı olmak zorunda olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bu ülkeye, bu coğrafyaya, mazlum ve masum insanların tamamına ve tüm insanlık ailesine karşı bir büyük iddiaya sahip olmak gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin gerçekten güçlü bir ülke olması, sözünün muteber, gücünün de tesirli olmasını sağlayacak bir azim ve iddianın içerisinde olunmasının önemine işaret eden Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Dünyada hakkaniyete dayalı adil, insani bir sistemin kurulabilmesi en temel iddialarımızın başında gelmelidir. Ayrıca iddia sahibi olmak tek başına yetmez, bunu çelikten bir iradeyle desteklemek zorundayız. İddia ve irade sahibi olarak kendimize, ülkemize ve insanlığa ait ortaya koyduğumuz hedeflerimizi gerçekleştirmek için yüksek ahlakla hareket eden bir tavrı ortaya koymak mecburiyetindeyiz. Türk gençlerinin her birisinin bu ana çerçeve içerisinde hedeflerini gerçekleştirmek için gayretle çalışması üzerimize bir borçtur. Çünkü Türkiye’nin gençliği sadece Türkiye için bir servet, bir kazanım değil aynı zamanda dünya insanları için bir umuttur, bekleyiştir, hasrettir. Türk gençliği bu anlamda iddialı, iradeli ve ahlaklı anlayışıyla bütün dünya gençlerine örnek olacak bir güce ve potansiyele sahiptir.”

  • “Zamanın ruhunu kavramak şarttır”

Türk gençliğinin, zamanın ruhunu en iyi şekilde kavrayarak güçlü olması gereken alanlarda çok ileri gitmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Sanatta, sporda, kültürde, medeniyette, felsefede, düşüncede, teknolojide, üretimde, yenilikte Türk gençliğinin çok ileride olması lazım. Bunun için zamanın ruhunu kavramak şarttır. Zamanın üç ayağı vardır. Dün, şu an ve gelecek. Dünü bilmeyenlerin yarına ilişkin söyleyecek bir şeyleri yoktur. Bugün de güçlü olmayanın yarına yürüyecek mecali yoktur. Sizlerden beklentimiz bugünün şartlarını, zamanın ruhunu çok iyi anlamak, çok iyi kavramak, dünyadaki yaşıtlarınızla her alanda en iyi şekilde mücadele etmek… Ama bunu yaparken büyük bir milletin evladı olduğumuzu unutmadan, tarihi ve kültürel birikimimizi güçlü bir şekilde özümseyerek, buradan geleceğe ilişkileri fikirleri ve istikametleri temin edebilmektir.”

Geleceğe yürümenin ortak bir ruh hali ve ortak bir fikir dünyasına sahip olmakla mümkün olacağını söyleyen Kurtulmuş, “Tabii ki fikirlerimizde, hayat tarzlarımızda, dünyadaki beklentilerimizde farklılıklar olacaktır ama milli menfaatlerimiz, ortak hedeflerimiz noktasında müşterek hareket etmek mecburiyetindeyiz. Birisi Hanya’ya giderken ötekisi Konya’ya gitmeyecektir. Hepimiz farklı farklı olarak oklar atsak da attığımız her bir ok aynı istikamete doğru olacaktır. Bu hedef de Türkiye’yi, cumhuriyetin ikinci asrında sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye haline getirmek, Türkiye’nin öncülüğünde yeni ve adil bir dünyayı kurabilmek olmalıdır.” dedi.

Gençlerin Atatürk’ün Anma Gençlik ve Spor Bayramını tebrik eden Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Sizler kadar şanslı olmayan, dünyanın birçok yerindeki mazlum, yoksulluk ve yoksunluk içerisindeki genç kardeşlerimizi TBMM’den sevgiyle selamlıyoruz. Hiç şüphesiz onların başında, sekiz ayı aşkın bir süredir insanlık tarihinin görmediği kadar büyük acıları yaşayan, modern zamanlarda insanların şahit olmadığı kadar ağır bir katliamı, hatta soykırımı yaşayan Filistin’in genç evlatlarını saygıyla ve kardeşçe selamlıyor, onların acılarının en kısa süre içerisinde diliyoruz.”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, başta Filistin’in masum ve mazlum gençleri olmak üzere dünyanın birçok yerinde büyük kahırlar içerisinde yaşayan gençlerin geleceğe ait gözünü dikip baktığı yerlerin başında Türkiye’nin geldiğini vurgulayarak, “Oradaki insanlar da kendi geleceklerini kurgularken güçlü bir Türkiye’nin varlığını ümit ediyor, daha güçlü bir Türkiye’nin var olması için dualarını arttırıyorlar. Bu nedenle ne yapıyor olursanız olun, nerede hareket ediyor olursanız olun, ülkemizin sorumluluklarının üstüne bir de dünyanın mazlum milletlerinin, gençlerinin sorumlulukları da sizlerin omuzlarının üstündedir. Allah size güç ve kuvvet versin, gönlünüze ferahlık, ufkunuza aydınlık, adımlarınıza sağlamlık, bileğinize kuvvet, yüreğinize cesaret versin.” şeklinde konuştu.

Törende, gençler tarafından TBMM Başkanı Kurtulmuş’a Türk bayrağı ve 81 ilden getirilen vatan toprağı takdim edildi.

Törenin ardından Kurtulmuş, gençlerle Şeref Kapısı merdivenlerinde fotoğraf çektirdi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Türk Hava Yolları, Taş Tepeler Projesi ‘nin Ana Sponsoru Oldu

Haberler

on

Küresel taşıyıcı, 2024 – 2029 yılları arasında Taş Tepeler Projesi’nin Ana Sponsoru ve Karşılama Merkezi ile Araştırma Merkezi’nin İsim Sponsorluğunu üstlendi.

Türk Hava Yolları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile imza altına aldığı anlaşma ile Taş Tepeler Projesi kazı çalışmalarına destek vermenin yanı sıra küresel tanıtım faaliyetleri kapsamında bölge turizmine katkı sağlayacak etkinlikler de gerçekleştirecek.

Taş Tepeler anlaşmasına dair açıklamalarda da bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy; “2021’de bakanlığımız tarafından duyurulan ve aynı anda başlatılan Taş Tepeler Projesi, dünya üzerinde ilk yerleşik yaşam ve sosyal topluluk örneklerine ev sahipliği yapan Göbeklitepe, Karahantepe, Harbetsuvan ve Gürcütepe gibi 11 arkeolojik alanı içine almaktadır. İlk olarak Göbeklitepe’deki çalışmalarla gün yüzüne çıkarılmaya başlanan ve özellikle sanatsal üretimleri ve anıtsal yapılarıyla ayrıcalıklı bir yere sahip olan ilk yerleşik topluluklar bu proje kapsamında araştırılmaktadır. Bilim çevreleri tarafından takdir ve heyecanla takip edilen projemiz dünyada çok ciddi bir ilgi uyandırmıştır ve gün geçtikçe bu ilgi artarak sürmektedir. Karahantepe Projesi 2023 yılında 32 ülkeden 970 hakem görüşü ile dünyanın en başarılı 9 projesi arasında gösterilmiştir. Türk Hava Yolları böylesi küresel ölçekte bir projeye sponsor olmakla ülkemizin tanıtımına, kültürüne, turizmine katkı sağlamak adına bir kez daha büyük bir sorumluluk üstlenmiştir. Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Bolat’ın şahsında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

İmzalanan sponsorluk anlaşması ile ilgili açıklamalarda bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat; “Ülkemizin millî bayrak taşıyıcı havayolu markası olarak ülkemize her alanda katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz. Medeniyetin beşiği olarak bilinen ve bundan 12 bin yıl önce ilk yerleşim yerlerinin ve tarımın ortaya çıktığı uzak mesafeler arasında ticaretin başladığı Taş Tepeler bölgesi sadece Türkiye için değil dünya tarihi için de büyük önem arz ediyor. 12 yerleşim yerinden oluşan Taş Tepeler bölgesinde yürütülen kazı ve araştırma çalışmalarının önümüzdeki dönemde daha da hızlanacak ve bölgenin gelişimine büyük katkı sağlayacak. Türk Hava Yolları olarak Taş Tepeler Projesi’nin ana sponsoru, inşa edilecek Karşılama ve Araştırma Merkezlerinin de isim sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ülkemiz kültürüne, turizmine ve ekonomisine katkı sağlamaya ve Türkiye Yüzyılı vizyonunu gerçekleştirme yolunda adımlar atmaya devam edeceğiz. ” dedi.

Neolitik Çağ Araştırma Projesi (Göbeklitepe, Karahantepe, Çakmaktepe, Sayburç, Ayanlar, Sefertepe, Gürcütepe, Harbetsuvan, Yeni Mahalle, Kurt Tepesi, Mendik, Yoğunburç) farklı kazı alanlarından oluşmaktadır. Taş Tepeler Projesi ile dünyaya Anadolu’nun uygarlık temellerinin atıldığı yer olduğu vurgusu yapılacak. Ayrıca bu projede, yaklaşık 12 bin yıl önce Anadolu’daki toplulukların eriştikleri düzey ile dünya için ileri seviye bir esin kaynağı oluşturdukları anlatılmış olacak.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi

Haberler

on

İstanbul İş İnsanları Derneği’nin düzenlediği, Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi’nde ödüller sahiplerini buldu. Zorlu Center & Raffles Hotel’de gerçekleşen zirvede, ödül töreni öncesinde İhracatın Yol Haritası ve Markalaşmanın önemi konulu paneller düzenlendi.

SEKTÖRÜN YILDIZLARI MARKALAŞMAYI KONUŞTU!

TGRT Haber Sunucusu Cem Küçük’ün Moderatörlüğünü yaptığı İhracatın Yol Haritası Paneline; AHBİB Yön Krl Bşk. – Tat Gıda Bşk Vekili Veysel Memiş, DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Bşk. Kübra Orakçıoğlu, ZONSİAD Yön. Krl. Bşk. – DEİK Güney Afrika Bşk. Yrd. Nejdet Tıskaoğlu, Aky Teknoloji Yön. Krl. Bşk. Gökmen Akyürek katılırken,

TGRT Haber Sunucusu Mehmet Aydın’ın moderatörlüğünü yaptığı Markalar Konuşuyor Paneline; Renault Mais A.Ş Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, TURAN APP Kurucu Ceo’su Özgür Bayraktar, DizaynVip Yön. Krl. Bşk. Erbakan Malkoç’un katılımıyla gerçekleşti.

GECEYE DEMET SABANCI DAMGA VURDU!

Ünlü İş Kadını Demet Sabancı’nın iki ödülle ve yaptığı ödül konuşmasıyla damga vurduğu gece, İstanbul İş İnsanları Derneği’nin düzenlediği 8. Türkiye Marka Zirvesi, URAW Kozmetik Ana Sponsorluğunda gerçekleşti. Zirvede İhracatın Yol Haritası ve Markalar Konuşuyor başlıklı iki panel düzenlendi. Alanında uzman isimlerin katıldığı panellerde markalaşmanın önemi, ihracatı artırmak için atılması gereken adımlar gibi konular masaya yatırıldı. 8. Türkiye Marka Zirvesi iş, sanat, cemiyet dünyasını bünyesinde ağırladı. Geceye 100 marka temsilcisi ve yaklaşık 600 davetli katıldı. Sunuculuğunu Mehmet Aydın ve Derya Taşbaşı’nın yaptığı etkinlikte 50 ödül alanında fark oluşturmuş firma temsilcisine verildi.

Gecenin açılış konuşmasını yapan İstanbul İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Marka Zirvesi kurucusu Nedim Delibaş, Türkiye’den global marka çıkarmanın önemine dikkat çekti. Nedim Delibaş, ‘‘Türkiye’nin dünyadaki global markalarını burada ağırladık. Türkiye Altın Marka Ödülleri’ni bu yıl 8’inci kez dağıttık. Bundan sonra konsepti değiştiriyoruz. Etkinliğimizi birkaç güne yayacağız. Marka hikayelerini bulacağız, markalarımızı ön plana çıkartacağız. Yapılan işi severek yapmak gerekiyor, markayı doğru tanıtmak gerekiyor. Global markalar çıkarmanın yolu doğru reklam anlayışından ve işi severek yapmaktan geçiyor’’ dedi.

Özel araç tasarımı alanında faaliyet gösteren DizaynVip gecede ödüle layık görülen markalar arasında yerini aldı.  DizaynVip Yönetim Kurulu Başkanı Erbakan Malkoç, ‘‘Türkiye’nin en prestijli marka ödülünü almaktan mutluluk duyuyoruz. Bizler iş insanları olarak mücadele ediyoruz. Bu gibi organizasyonlarda ödül almak bizleri motive ediyor. Dünyada çok talep gören bir markayız. Kara, deniz ve hava araçlarında çok özel dönüşümler yapıyoruz. Markamızın ödüle layık görülmesinden dolayı mutluyuz’’ şeklinde konuştu.

Elcab Kablo Yönetim Kurulu Başkanı Nejdet Tıskaoğlu ise ‘‘Yılın İhracat Markası ödülüne layık görüldük. Yapılan işe verilen bir emek var, böyle organizasyonlarda ödüllendirilmek çok kıymetli. Bu ödülün arkasında çok paydaşlar var. Hem Türkiye’de hem yurt dışında ekip arkadaşlarımız var. Bu organizasyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz’’ diye konuştu.

TÖRENDE DAĞITILAN ÖDÜLLER

Yılın En Başarılı Kozmetik Markası – URAW

Yılın Haber Portalı – Haberler.com

Yılın İnovasyon Markası _ Turan

Yılın Genç Girişimcisi – Özgür Bayraktar

Yılın Gıda Markası – TAT Gıda

Siyaset Özel Ödülü _ Ahmet Gök

Yılın En Hızlı Büyüyen Sağlık Markası – EMPCLINICS

İstanbul’un En İyi Gece Mekanı – Raffles Hotel & Long Bar

Yılın Seyahat Acentası – Jolly Tur

Yılın Spor Kulübü – İBB SPOR

Türkiye’de Yılın Mutlu Şehri – Sinop

Yılın İş Kadını – Demet Sabancı

Yılın Turizm Markası – Çeşme

Yılın Lifestyle Programı – Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti

Yılın Finans Markası – UNITED Payment

Yılın Giyim Markası  – Kiğılı

Yılın Genç İş Kadını – Kübra Orakçıoğlu

Yılın Kültür ve Sanat Markası – Hollywood Türk Film ve Drama Günleri

Kültür Sanat Özel Ödülü – Prof. Dr. Ahmet Özer

Yaşam Boyu Başarı Ödülü  – Mahmut Arslan

Yılın Lezzet Markası – Sembol Ocakbaşı

Yılın Perakende Mağazası – Any Home

Yılın En İyi Çıkış Yapan Oto Galeri Firması – Loft Garage

Yılın İçecek Markası – Sarıyer Kola

Yılın CEO’su – Enes Örer

Yılın Kurumsal Markası – MTKC Enerji Gıda

Yılın Sağlık Başarı Özel Ödülü – Dr. Ender Saraç

Best International Maritime Brand of the Year – Safetmade Marine Product

Kıbrıs’ın En İyi Çıkış Yapan Yatırım Firması  – CNS Investment

Kıbrıs’ta Yılın İnşaat Markası – Döveç Construction

Yılın Gazetesi – Dünya Gazetesi

Yılın En İyi Sabah Haberleri Programı – Cem Küçük ile Günaydın Türkiye

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA18 saat önce

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Meclis’te gençleri ağırladı

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, 81 İL, KKTC VE AZERBAYCAN’DAN GELEN GENÇLERİ MECLİS’TE AĞIRLADI

DÜNYA2 gün önce

Türk Hava Yolları, Taş Tepeler Projesi ‘nin Ana Sponsoru Oldu

Küresel taşıyıcı, 2024 – 2029 yılları arasında Taş Tepeler Projesi’nin Ana Sponsoru ve Karşılama Merkezi ile Araştırma Merkezi’nin İsim Sponsorluğunu...

DÜNYA2 gün önce

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi

DÜNYA5 ay önce

MÜZEYYEN AYGÜN EMİR ÇAKA BEY SAFLARINA KATILDI.

Emir Çaka Bey Denizcilik İhtisas Üniversitesini Kalkındırma Vakfı

DÜNYA6 ay önce

Birleşik Arap Emirlikleri Milli Günü Ankara’da Kutlandı

Birleşik Arap Emirlikleri’nin “52’inci BİRLİK GÜNÜ” yıl dönümü Resepsiyonu, iki ülkenin milli marşlarının seslendirilmesi ile başladı.

DÜNYA1 sene önce

Türkiye-Kazakistan Dostluk Parkı açıldı

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, KAZAKİSTAN MECLİS BAŞKANI KOŞANOV İLE BİRLİKTE, “TÜRKİYE-KAZAKİSTAN DOSTLUK PARKI”NIN AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRDİ TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop,...

DÜNYA1 sene önce

TBMM-KAZAKİSTAN PARLAMENTOSU ARASINDA İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

Kazakistan’da 19 Mart’ta gerçekleştirilen parlamento seçimlerinden dolayı tebriklerini ileten Meclis Başkanı Şentop, “Yeni Meclisin, kardeş Kazak halkının esenliği ve refahı...

DÜNYA2 sene önce

Emine Erdoğan, Kadın ve Adalet Zirvesi’nin gala yemeğine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından Anadolu Ajansının global iletişim ortaklığında düzenlenen “Kültürel...

GÜNCEL2 sene önce

Techxtile Start-Up Challenge ödülleri sahiplerini buldu

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen TechXtile Start-Up Challenge, genç girişimcileri sektöre kazandırırken, Türkiye genelindeki sektör paydaşları ve ihracatçı birlik başkanlarını da...

DÜNYA2 sene önce

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.Hediye edilen eserlerin arasında 3 dilde hazırlanan Abay, Üç...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish