GGYD’nin Nezih Allıoğlu başkanlığındaki yönetim kurulu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’la bir araya geldi, piyasa koşullarının iş dünyasına nasıl yansıdığını örneklerle anlattı. GGYD’liler, “Her partiye eşit mesafedeyiz ama olumsuzluklardan en çok etkileneniz” dedi.
Genç Girişim ve Yönetişim Derneği (GGYD) Başkanı M.Nezih Allıoğlu ile yönetim kurulu üyeleri, DEVA Genel Başkanı Ali Babacan’la parti genel merkezinde bir araya geldi. Ali Babacan, Başkentli genç girişimcileri, genel başkan yardımcılarıyla birlikte ağırlarken Başkan Allıoğlu dernekle ilgili bilgi verdi, “550 üyemiz, temsilcilik ve şubelerimiz var, üye sayımızı 1000 kişiye çıkarmayı hedefliyoruz. Tüm siyasi partilere eşit mesafedeyiz. Aramızda milletvekilleri de var, hemen her partide aktif çalışan arkadaşlarımız da. Ama biz sadece işin ticari kısmıyla ilgileniyoruz. Yanında 3 kişi çalıştıran üyemiz de bulunuyor, 350 çalışanı olan üyemiz de, cirosunun yüzde 60-70’ini ihraç eden üyemiz de… Ekonominin içinde hemen hemen tüm kesimleri kapsayan bir grubuz, ekonomik olaylardan çok hızlı bir şekilde etkileniyoruz” dedi.
“Bir Yere Kadar Dayanabiliriz” Bugünkü piyasa koşullarının iş dünyası olarak kendilerini hayli zorladığını, özellikle zamların giderek fakirleştirdiğini vurgulayan Başkan Allıoğlu, “Üretici hammadde bulamıyor, satıcı, bir hafta sonra sattığı fiyattan ürünü alamıyor. Fakirleşiyoruz. İşletmelerin sermayesi şu anda eriyor. Bir yere kadar herkesin birikimi var, dayanabiliyor. Ama bir süre sonra fakirliği daha çok hissedeceğiz” diye konuştu. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da sadece ekonomide değil, adalette, dış politikada sorunların olduğunu bildirdi. Devlet kademelerinde, siyasette ve bürokratik kadrolarda işin ehli insanların iş başında olması gerektiğinin altını çizen Babacan, şöyle devam etti:
“Seçim Sonrası Eylem Planları Hazır” “Üst düzey pozisyonlara böyle insanların getirilmesi, istişare ve ortak akıl anlayışı ile çalışılması gerekiyor. Yönetimde şeffaflık ve hesap verilebilirlik olmalı. Bunlar başarının temelindeki unsurlar…” Parti olarak 973 ilçenin 655’inde ilçe başkanlarının görev başında olduğunu, bu örgütlenme sayesinde bugün 20 siyasi partiyle birlikte seçimlere girme hakkına sahip olduklarını, seçimlerden sonra kurulacak hükümetin eylem planlarını hazırladıklarını da bildiren Babacan, “Tarım, afet yönetimi ve sosyal politikalar eylem planlarını açıkladık. Şimdi de dijital dönüşüm ve teknolojiyle ilgili eylem planını açıklayacağız. Toplam 20 alanda eylem planını açıklamış olacağız. Daha önce yapılmış bir çalışma değil. Seçimlerden sonra kurulacak hükümetin elinin altında yapılacaklar listesi olacak; üstelik takvime bağlanmış eylem planları” dedi.
“Türkiye Eskiden Aranan Ülkeydi” Görüşmede GGYD’lilerin sorularını da yanıtlayan Babacan, bir soru üzerine hükümette görevde olduğu yıllara ilişkin şu ifadeleri kullandı, “2002-2007 yılları, Türkiye’nin en hızlı yükseldiği dönem oldu. Milli gelirimiz arttı. Avrupa’daki Amerika’daki gençler, Türkiye’de 6 ay, 1 sene kalmanın çabası içindeydi. Alman, İngiliz iş insanları, Afrika’da, Asya’da rahat iş yapmak bizim pasaportumuzu istiyor, ‘sizin pasaportunuzla iş yaptığımızda kapılar açılıyor’ diyordu. Türkiye’ye giren doğrudan sermaye yıllık ortalama 1 milyar dolarken 3 yılda 22 milyar dolara çıktı. Şimdi gençler yurtdışına gitmek istiyor, ‘ne yapalım’ diye soruyor. ‘Fırsatınız varsa gidin ama mutlaka geri geleceksiniz, bunu bilin’ diyorum. Yine eski günleri yaşarız. Yine yatırımcı yatırım yapar, Yeter ki biraz ışık görsün, güven görsün” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Bu destan kökü bu topraklarda olan cesur insanların ruhuyla birlikte vatanını da satan mankurtlara galip gelişidir. Bu destan milletçe bir ve beraber olduğumuzda ne denli iri, diri, güçlü ve yenilmez olduğumuzun en son örneğidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de “Zaferin Adı Türkiye” temasıyla düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü Anma Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz destanının 9. yıl dönümünde Gazi Meclis’te olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.
Ateşten gömlek giydikleri o imtihan gecesinde olduğu gibi yine güçlü bir şekilde omuz omuza vermiş, birbirlerine sıkıca kenetlenmiş durumda olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, seyrettikleri videoda o meşum geceyi bir kez daha hatırladıklarını, acıyla, hüzünle öfkeyle birlikte dayanışmayı cesareti ve direnişi de tekrar gözlerinin önünden geçirdiklerini ifade etti.
İstiklal ve istikbale sahip çıkan, bu uğurda canlarını feda eden aziz şehitlerin ruhları için Fatiha Suresi okuduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Rabbim dualarımızı, kahraman şehitlerimizin ruhlarına nail eylesin. 15 Temmuz gecesi cesur ve vakur bir tavırla hainlere karşı duran, gövdesini siper edip o hayâsız akını durduran, baş verip ama işgalcilere baş eğmeyen tüm şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Yine o gece canlarını ortaya koyarak vatanına, devletine, ezanına bayrağına sahip çıkan tüm gazilerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Darbe girişiminin ilk anlarından itibaren sokakları, caddeleri, meydanları dolduran, havalimanlarına akın eden, geleceğine ve iradesine sahip çıkan; zilleti esaret, şehadeti nimet bilen tüm vatandaşlarıma aynı şekilde şükran duygularımı ifade ediyorum. O gece eli yüreğinde bizler için dua eden, nerede olursa olsun tepkisini güçlü bir şekilde ortaya koyan yurt dışındaki 7 milyon vatandaşımıza, gönül coğrafyamızın dört bir tarafında bize destek olan, Türkiye ve Türk milleti için kaygılanan dost ve kardeşlerimize de minnettarlığımı iletiyorum.”
“TÜRKİYE’NİN TÜRKİYE’DEN BÜYÜK OLDUĞU HAKİKATİ, 15 TEMMUZ GECESİ BİR KEZ DAHA ANLAŞILMIŞTIR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gece İstanbul’da okunan ezanların, Bursa’da yükselen salaların, Üsküp’te, Bakü’de Kahire’de yankılandığını dile getirdi.
Pakistan’dan Endonezya’ya, Bosna’dan Somali’ye binlerce kilometre ötede ellerin Türkiye için, Türkiye’nin selameti, kurtuluşu için semaya kalktığını, duaların Türkiye için edildiğini, Kur’anların Türkiye için okunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Dost ve kardeşlerimiz, dualarıyla direnişlerimize, gözyaşlarıyla zaferimize ortak oldular. Ufku ve vicdanı dünyanın dört bir yanına uzanan bu mübarek toprakların ışığı, yeryüzünün farklı köşelerini de aydınlattı. O gece millet olmanın şuuruna bir kez daha erdik. O gece ümmet olmanın ne manaya geldiğini bir kez daha gördük. O gece cihanşümul kardeşliğimizin sırrına bir kez daha vakıf olduk. Türkiye’nin Türkiye’den büyük olduğu hakikati, 15 Temmuz gecesi bir kez daha hem de çok güçlü bir şekilde anlaşılmıştır. Asırlardır şehit kanlarıyla sulanan bu topraklar, tarihe yön veren destanların yazıldığı topraklardır. Engin birikimiyle, müstesna seciyesiyle, taşıdığı güçlü imanla bu millet, tam bin yıldır mazlumlara umut, düşmanlara korku veren bir millettir. İşte o millet Çanakkale ve Millî Mücadele’den sonra 15 Temmuz gecesi canıyla, kanıyla, bütün varlığıyla kıyamete kadar iftiharla anılacak şanlı bir destan yazmıştır.”
Bu destanın, çıplak ellerin tanklara, uçaklara, bombalara karşı zaferi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu destan kökü bu topraklarda olan cesur insanların, ruhuyla birlikte vatanını da satan mankurtlara galip gelişidir. Bu destan milletçe bir ve beraber olduğumuzda ne denli iri, diri, güçlü ve yenilmez olduğumuzun en son örneğidir. Son nefesini 10 bin kilometre ötede vatansız olarak verdikten sonra tam da cibilliyetine yakışır şekilde bir çukura atılan FETÖ elebaşının kurduğu tuzak, 15 Temmuz gecesi milletimizin dik duruşuyla, cesur duruşuyla, kahramanca direnişiyle darmadağın olmuştur. FETÖ’cülerin ülkemizi sürüklemek istediği kirli bataklık, o gece sabaha kadar verilen kararlı mücadeleyle ebediyen kurutulmuştur. Milletimiz, göğsünü kurşunlara siper ederek sadece hain darbeyi boşa çıkarmakla kalmamış, aynı zamanda bir işgal girişimini de püskürtmüştür” diye konuştu.
“O GECE AKI DA KARASI DA GEÇİTTE BELLİ OLMUŞTUR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz gecesi, hem devlet hem de millet olarak alnımızın akıyla verdiğimiz zorlu sınav, tarihimizin en kritik dönemeçlerinden biri oldu” ifadesini kullandı.
O gece uğranılan büyük ihanetin tarihte eşinin benzerinin olmadığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “15 Temmuz milletimiz için bir turnusol kâğıdı vazifesi gördü. Atalarımızın sözüyle ifade edersek, o gece akı da karası da geçitte belli olmuştur. Bir yanda milletimiz tanklara, uçaklara, mermilere karşı kahramanca direnirken, diğer yanda birileri ‘geç bile kalınmıştı’ diyordu. Şehitlerimiz, gazilerimiz, bu milletin öz evlatları, asker üniforması giymiş teröristlere geçit vermezken kimileri bu kutlu direnişe ‘tiyatro’ diyor, ‘oyun’ diyor, ‘senaryo’ diyor; ahlaksızca ‘kontrollü darbe’ iftirası atıyordu. Birileri de güvenli evlerde, önlerine koyulan keyif kahvelerini yudumlayarak bekle gör stratejisi izliyordu. Bunları ve çok daha fazlasını o gece hep beraber yaşadık. Üstat Necip Fazıl’ın ‘Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir’ mısralarında anlamını bulan o derin tenakuza birlikte şahitlik ettik. Meydanlara koşanlar ile bankamatiklere koşanları, çıplak elleriyle darbeye direnenler ile darbecileri elleri patlayıncaya kadar alkışlayanları, gün vatana sahip çıkma günüdür diye öne atılanlar ile pusuya yatıp kimin kazanacağının hesabını yapanları gördük, yaşadık, bizzat tecrübe ettik. Şundan kimsenin şüphesi olmasın. Tüm bunlar, milletimizin hafızasında silinmemek üzere yerlerini almıştır. Darbeye alkış tutanlar, 15 Temmuz’da yazılan şanlı destana gölge düşürmeye çalışanlar, milletin zaferine çamur atanlar ve gidişata göre pozisyon alanlar emin olun daima utançla anılacaklardır. O gece burada bu yüce çatı altında millî iradeye sahip çıkanların isimleri de aynı şekilde milletimizin kalbine altın harflerle nakşedilmiştir.”
“EZELİ VE EBEDİ KARDEŞLİĞİMİZE GÜVENİYORUZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin sokakta kahramanca istiklalini savunurken milletvekillerinin de Meclis’te demokrasiye, milletin muazzez iradesine canları pahasına sahip çıktığını söyledi.
“Gazi Meclis’in şanına yaraşır bir şekilde tıpkı Millî Mücadele günlerinde olduğu gibi milletin emanetine gölge düşürmediniz. Siyasi parti ayırmaksızın o gece milletin istiklal ve istikbal mücadelesine destek olan tüm milletvekillerimize şahsım, milletim adına teşekkür ediyor, Cenabı Allah hepinizden razı olsun, diyorum” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şunu da çok açık ve net ifade etmek durumundayım; şehitlerimizin fedakârlıkları asla boşa gitmedi ve gitmeyecek. Gazilerimizin mücadeleleri asla boşa gitmedi ve gitmeyecek. Adım adım inşa ettiğimiz Terörsüz Türkiye inşallah onların eseri olacaktır. Ülkemiz yarım asırlık terör boyunduruğundan kurtuldukça her alanda şahlanışa geçecek; ekonomide, savunmada, kalkınmada, güvenlikte, iç ve dış politikada yepyeni bir dönem başlayacak. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölgeye giden sürecin kilidini açacak. Türkiye Yüzyılı’nın inşası daha da hızlanacak. Çok kutuplu dünyada Türkiye’miz yeni bir kutup başı olarak inşallah hak ettiği yeri alacaktır. Bundan asla ve asla şüphe duymuyoruz. Çünkü biz milletimize güveniyoruz. Ezeli ve ebedi kardeşliğimize güveniyoruz. Demokrasimizin sorun çözme kapasitesine sonuna kadar güveniyoruz. TBMM’nin tıpkı 15 Temmuz gecesi olduğu gibi tüm farklılıkları bir yana bırakıp dayanışma içinde ülkemizin terörden kurtulma mücadelesine de güçlü destek vereceğine yürekten inanıyorum.”
15 Temmuz şehitleriyle birlikte tüm şehitleri yâd eden ve gazilere hayırlı ömür temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstiklaline aşık, böyle asil, aziz ve cesur bir millete hizmetkarlık yapmayı bizlere nasip eden Rabbime sonsuz hamdediyorum” dedi.
Törenin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Meclis Başkanvekili Celal Adan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve eski Başbakan Tansu Çiller ile bir süre sohbet etti.
OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk, “2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık. ” dedi.
OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk ve OPET Kurumsal İletişim Müdürü Ayşenur Aydın, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Sosyal Sorumluluk Projeleri Dersi’ kapsamında düzenlenen etkinliğe katıldı. Filiz Öztürk, burada sosyal sorumluluk projelerini anlattı. Ayşenur Aydın ise marka iletişim çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.
“OPET 6 KEZ SEKTÖRÜNDE ‘LOVEMARK-EN SEVİLEN MARKA’ SEÇİLDİ”
OPET’in SUNPET ile birlikte Türkiye genelinde bin 800’e yakın istasyonu bulunduğunu belirten OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk, OPET’in 6 kez sektöründe ‘Lovemark-En Sevilen Marka’ seçildiğini hatırlattı.
Öztürk, “KalDer tarafından gerçekleştirilen araştırmalara göre, 12 yıldır müşteri memnuniyetinin zirvesinde yer alan OPET, Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi’nde 9 yıl üst üste, müşteri sadakatinin baz alındığı Türkiye Müşterinin Sesi Araştırması’nda akaryakıt istasyonları sektöründe 3 kez üst üste müşteri bağlılık seviyesi en yüksek marka seçildi” dedi.
Sosyal sorumluluk projelerinden de bahseden Öztürk, “İçinde bulunduğu toplumun sorunlarından yola çıkarak OPET Bilinçli Toplum Projeleri çatısı altında sosyal sorumluluk projeleri yürütmektedir. OPET’İn halen devam etmekte olan 6 sosyal sorumluluk projesi mevcuttur. Bunlar; Temiz Tuvalet Kampanyası, Yeşil Yol Projesi, Örnek Köy Projesi, Tarihe Saygı Projesi, Trafik Dedektifleri Projesi ve Kadın Gücü Projesidir”
2018 YILINDAN BU YANA RAKAMLARIMIZ ÇOK ARTTI”
Öztürk Kadın Gücü Projesi hakkında bilgi veren OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk şöyle konuştu: “OPET’in bin 800 istasyonu bulunuyor ve her istasyonda ortalama 20 kişi çalışıyor. OPET istasyonlarının 18-19 bin çalışanı var. Eğer burada kadınların çalışmasını başarırsak gerçekten biz bu sektörü değiştirebiliriz diye düşündük. Bu sektörde kadınların yer alması hiç alışagelmiş bir şey değildi. Biz de bir ekip kurduk ve projeyi bu şekilde ilerletmeye çalışıyoruz. Öncelikle kendimize küçük hedefler koyduk ve her istasyonumuzda 2 kadın çalışsın dedik. 2018 yılında sadece 14 ilde kadın çalışan vardı ve pompalarda çalışan kadın sayısı yok denecek kadar azdı. Şu an bu sayı 77 ile çıkmış durumda.
Bu projeyi yapmak gerçekten kolay değil. En öncelikli zorluğumuz enerji sektörünün erkek egemen bir sektör olmasıydı. Bu sebeple gerek çalışanların gerek çalıştıran kişilerin bu konuya yaklaşımlarının değiştirilmesi gerekiyordu. Bu yüzden öncelikle bayilerimizi ikna etmeye çalıştık ve onlara kadın çalıştırıldığında toplumun güçleneceğini, ekonominin gelişeceğini anlattık. Bayileri ikna ettik, ama sorunlar yine devam etti. Çünkü bazı önyargılardan dolayı kadın başvuran sayısı çok azdı. Sorunları çözmek için de birçok iş birliği yapmaya başladık. Zorlukları aşmak için bayi ziyaretleri ve bayi buluşmaları yaptık” diye konuştu.
Filiz Öztürk, “2018 yılından bu yana rakamlarımız çok arttı. Pompa tarafında Türkiye çapında sadece 27 kadınımız görev almaktaydı, şimdi ise bu sayı 908’e çıktı. Marketlerde ise 576 kadın vardı ve bu sayıyı bin 192’ye çıkardık. 2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını da 3 binin üzerine çıkarmayı başardık. ” ifadelerini kullandı.
“20,5 MİLYON KİŞİYE ULAŞIM SAĞLANDI”
OPET Kurumsal İletişim Müdürü Ayşenur Aydın öğrencilere OPET’in marka iletişim çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Aydın; “8 Mart Dünya Kadınlar Günü Reklam Filmi, Survivor Kadın Gücü Alt Bantları ve A Milli Kadın Voletybol Takımı sponsorluğu kapsamında Olimpiyat ve Dünya Kupası için yapılan reklam filmi TV yayınları ile toplam 7.5 milyon kişiye erişim sağlandı. Kafa Radyo Nihat ile Sivrisinek programı Kadın Gücü DJ talkları ile 2 milyon kişiye erişim sağlanırken, kadın gücü sosyal medyada iletişimleri ile toplam 150 milyon gösterimle 20,5 milyon kişiye ulaşım sağlandı. ” dedi.
“HER ŞEYDEN ÖNEMLİSİ TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ SAĞLAMAYI HEDEFLİYORUZ”
Ayşenur Aydın şöyle devam etti: “Benim de çok sevdiğim ve gurur duyduğum sloganımız; ‘Akaryakıt istasyonunda kadın çalışan gördüğünde şaşıran tek bir kişi kalmayana kadar bu yoldayız’la başladığımız Kadın Gücü Projesi, güçlü medya iletişim çalışmalarıyla kamuoyunda büyük ses getirdi, bugüne dek 1500’ün üzerinde haber yayınladı ve yaklaşık 31 milyon kişiye erişim sağlandı. Bu yıl ise Dünya Kadınlar Günü’nde medyanın her kanalı kullanarak 1-8 Mart arasına yayılan bir iletişim çalışması yapıldı. Yaklaşık 300 haber içeriği ve özel yayınlarla 4,5 milyona yakın kişiye erişim sağlandı. Biz bu projelerle her şeyden önemlisi toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı hedefliyoruz. Projelerin daha fazla kitleye ulaşması adına, yakın zamanda, önemli kadın gazetecilerimizden Rahşan Gülşan’la ‘Kadın Gücü Sohbetleri’ başlatmayı planlıyoruz”.
SOCAR Türkiye, 8 Kasım Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerin hatırasını ölümsüzleştirmek üzere İzmir’in Aliağa ilçesinde ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. 20 bin ağaçlık hatıra ormanının fidan dikim töreni, SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov’un ev sahipliğinde, Aliağa Kaymakamı Ömer Kocaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince’nin katılımlarıyla gerçekleşti.
Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın iştiraki olan SOCAR Türkiye, 30 yıldır işgal altında olan Karabağ’ın 8 Kasım 2020’de yeniden Azerbaycan topraklarına katılması zaferini ölümsüzleştirmek ve 44 gün süren mücadelede şehit olanların anısını yaşatmak üzere ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. SOCAR’ın Türkiye’deki en büyük yatırımlarının konuşlandığı İzmir’in Aliağa ilçesinde kurulan hatıra ormanı için 22 Kasım’da fidan dikim töreni gerçekleştirildi.
SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov’un ev sahipliğinde ve SOCAR Türkiye çalışanlarından oluşan SOCAR Gönüllüleri’nin de katılımıyla gerçekleşen törene, Aliağa Kaymakamı Ömer Kocaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince katıldı. Samurlu mevkiinde bulunan 55 dönümlük alana dikilmek üzere Orman Genel Müdürlüğü’ne 20 bin adet kızılçam ve sedir ağacı fidanı bağışlanırken, törene katılan konuklar sembolik olarak fidan dikimi gerçekleştirerek, Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerini andı.
“İKİ KARDEŞ ÜLKE OLARAK AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ BİRLİKTE ANIYORUZ”
SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov, törende yaptığı konuşmada Karabağ Zaferi’ni iki devlet tek millet ülküsüyle kutladıklarını belirterek şunları söyledi: “SOCAR Türkiye olarak Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanımızı, bu zaferi ve şehitlerimizin hatırasını ölümsüzleştirmek için kurduk. İki kardeş ülke olarak, Karabağ’ı yeniden Azerbaycan toprağı yapan ve bize büyük bir zafer armağan eden aziz şehitlerimizi birlikte anmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. www.kimlerburada.com Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz.
Gerekli cookie, sayfa gezinmesi ve web sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri etkinleştirerek bir web sitesi kullanıma yardımcı olur. Web sitesi bu cookie olmadan düzgün çalışamaz.
Tercih cookies, bir web sitesinin, tercih ettiğiniz diliniz veya bulunduğunuz bölgeniz gibi, web sitesinin davrandığını veya görünüşünü değiştiren bilgileri hatırlamasını sağlar.
İstatistik
İstatistik cookies, web sitesi sahiplerinin anonim olarak bilgi toplayıp bildirerek ziyaretçilerin web siteleriyle nasıl etkileşimde bulunduğunu anlamalarına yardımcı olabilir.
Pazarlama
Pazarlama cookies, ziyaretçileri web sitelerinde izlemek için kullanılır. Amaç, bireysel kullanıcıya ilgi çekici ve böylece yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler için daha değerli olan reklamları görüntülemektir.
Sınıflandırılmamış
Sınıflandırılmamış cookies, bireysel kurabiye sağlayıcıları ile birlikte sınıflandırma sürecinde olduğumuz cookies.