Bizimle iletişime geçin

GÜNCEL

Ankara Sanayi Odası Başkanı Özdebir: Ülke Olarak Üreten Bir Ekonomiye Dönmemiz Şart

Haberler

on

Ankara Sanayi Odası Temmuz ayı meclis toplantısı Meclis Başkanı Celal Koloğlu başkanlığında yapıldı.  ASO Başkanı Nurettin Özdebir toplantıda gündemdeki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Özdebir’in toplantıda yaptığı konuşma şöyle:

“Sayın Başkan, Değerli Meclis üyeleri, hepinizi Şahsım ve Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum.

Hepinizin geçmiş bayramını kutluyorum. Uzun bir bayram tatilinin ardından tekrar işlerimizin başına döndük. Ne yazık ki artan kovid vakaları biraz canımızı sıkmaya başladı. Bir yanda henüz aşısını yaptırmayanlar, diğer yandan aşısını yaptırıp bir rehavet içine girenler maalesef bu sayıların artmasını sağladı. Diğer yandan aşı yaptırmak istemeyenler bir risk alanı oluşturmaya devam ediyor. Bununla ilgili de günlerdir kamuoyunda çeşitli tartışmalar sürüyor. Toplu çalışılan işyerleri ve sosyal alanlarda bulunanların aşı yaptırmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.  Bu, özellikle işyerlerindeki çalışma huzuru açısından çok önemli. Ancak gördüğüm kadarıyla burada hukuki bir belirsizlik var ve tartışmalar da buradan çıkıyor. Özellikle son günlerde aşı olmayanların belli alanlara alınmaması konusu oldukça fazla gündeme getiriliyor. Bu noktada bence devlete önemli bir görev düşüyor. Sağlık Bakanlığımızın belirleyeceği çerçeveyle Cumhurbaşkanlığımızın bu konuda bir düzenleme yapmasının doğru olacağı düşüncesindeyim. Umarım bu konudaki belirsizlik biran önce giderilir ama, bu tablo gösteriyor ki bir süre daha tedbiri elden bırakmamamız gerekiyor. 

Değerli Meclis Üyeleri,

Son bir buçuk yıldır yaşanan gelişmeler gösteriyor ki; pandeminin yol açtığı sorunların reel ekonomi ve finansal sistem üzerindeki etkilerinin neler olabileceği konusundaki tartışmalar uzun bir süre daha devam edecektir. Bütün dünyada aşılama çalışmaları hızla devam ederken, Kovid-19 virüsünün delta varyantının birçok ülkede hızla yayılması, pandemide dördüncü dalga endişelerini beraberinde getirmiş, küresel piyasalarda risk algısının yeniden artmasına neden olmuştur.  Aşılama oranı sürü bağışıklığı oluşturmaya yetmez ise maalesef dünya pandeminin devam etme riski ile karşı karşıyadır. Pandemiye rağmen ülkemiz geçen yılın ikinci yarısı ile birlikte hızlı bir toparlama sürecine girdi. Ancak bu toparlanmaya rağmen bazı makroekonomik değişkenlerde istenilen dengelenme henüz sağlanamamıştır. Özellikle 2018 yılındaki kur ve faiz şoku, ardından gelen pandemi süreci ile yüksek kur, yüksek enflasyon, yüksek faiz ve yüksek işsizlik sarmalına giren ekonomimiz, büyük sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Yakın zamanda yaşadığımız ekonomik kırılganlıkların bir nedeni de geçmiş yıllarda ortaya koyduğumuz politika tercihlerinin tezahürüdür.  TL’nin değerli olduğu dönemlerde ülkeye giren yabancı sermayeyi üretken alanlara yönlendirmiş olsa idik bugün bu zor ekonomik koşullar ortaya çıkmayabilirdi. Hep söyledim ve söylemeye devam edeceğim. Ülke olarak üreten bir ekonomiye dönmemiz şarttır. Lakin üretim ekonomisine dönüş kısa vadede gerçekleştirilebilecek bir şey değildir. Bunun için orta ve uzun vadeli plan ve programların yapılması gerekir. Bunları yaparken kısa vadede yabancı sermaye ihtiyacı da ortadadır. Mevcut yüksek faize rağmen ne yazık ki yeteri miktarda yabancı sermaye de çekemiyoruz. Türk varlıklarına karşı ilginin artmasının tek yolu TL’ye güven kazandırmaktan geçiyor. TL’ye güven algısını oluşturacak ortam ve politikaların ivedi bir şekilde devreye girmesi gerekiyor. Kısa dönemde bu politika tercihi ile sağlanacak iyileşme ile orta ve uzun vadeli politikalar ortaya koyup, geçmişten de ders alarak üretim ekonomisine ivedilikle geçmek zorundayız. Bu süreçte etkin ve efektif para ve maliye politikası uygulamaları oldukça önemli olacaktır.  Özellikle son dönemde uygulamaya konulan para politikalarının reel sektörden bağımsız düşünülmemesi gerekiyor. Para politikası tercihleri, yüksek oynaklık dönemlerinde ileri vadelerde enflasyonun seyrinin öngörülmesinde önemli bir gösterge olmalıdır. Artan maliyetler karşısında reel sektörün girdi maliyetlerinin azaltılması,  fiyatlandırma politikasının öngörülebilirliği, yatırım ve üretim aşamalarının planlanması, enflasyon beklentisinin kontrol altına alınması ile mümkün olmaktadır. Bu sebeple, Merkez Bankası para politikası kararlarını alırken orta ve uzun dönemli perspektifle, maliye politikası ile destekli, fiyat istikrarı ile sürdürülebilir büyümeyi devam ettireceği bir anlayışı benimsemelidir.

Değerli meclis üyeleri izninizle bazı makroekonomik değişkenlerle ilgili tespitlerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum.

Haziran ayında beklentilerin üzerinde bir enflasyon artışı ortaya çıkarken, enflasyon eğilimlerinde önemli bir sapma ile karşı karşıyayız. Özellikle mevsimsel etkilerle gıda enflasyonunda düşüş beklenirken fiyatların yükselmesi, enflasyonun önemli bir sebebi olarak karşımıza çıkıyor.  Muhtemelen temmuz ayı verilerinde gıda enflasyonunun TÜFE üzerindeki baskısı biraz azalacaktır. Ekonomimiz, genele yayılan maliyet çekişli bir enflasyon ile karşı karşıya. Hem kur tarafı, hem küresel emtia fiyatı artışı, ayrıca elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artış, gelecek aylarda enflasyonun artış yönünde olacağına işaret ediyor. TÜFE ile ÜFE arasındaki fark da tarihi zirveye ulaştı. Bu makasın açılması üreticilerin yüksek maliyetle üretim yaptığını, diğer yandan da tüketiciye yansıtamadığı için düşük karlılıkla faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını gösteriyor. Enflasyon eğilimlerinin hızla bozulduğu bir dönemde elektrik ve doğal gaz artışları, zaten yüksek maliyet baskısı altında olan reel sektörün üretim maliyetlerini iyice arttırmaktadır. Diğer taraftan kur seviyesindeki belirsizlik, reel sektörün orta ve uzun vadeli projeksiyon yapmasına da engel olmaktadır. Kurun yükselmesi önemli sorun lakin daha önemli sorun kurdaki belirsizliktir. Kurlardaki artış enflasyonun hem nedeni hem sonucudur. TL’nin değer kaybetmesi, fiyatlar genel seviyesi ve enflasyonun artmasına, TL’nin tekrardan değer kaybetmesine neden olmaktadır. Reel kur endeksi rakamları ile Türk Lirası tarihin en düşük değerine gelmiştir. TL’nin değer kaybına rağmen dış açığın ortaya çıkması üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Kur artışı ile ortaya çıkan fiyat rekabeti avantajını, maalesef ihraç ürünlerimiz ağırlıklı olarak düşük ve orta teknolojili ürünlerden oluştuğu için göremiyoruz. İhracatta daha çok yüksek teknolojili ürüne yönelmemiz gerekiyor. Bunu gerçekleştirebilmenin yolu da insan kaynağımızın niteliğinin artırılmasından geçiyor.  Ülkemizin ihracat potonsiyelinin arttırılabilmesi için, yüksek beşeri sermaye kapasitesine sahip olmanın yanısıra, Ar-ge ve inovasyona da çok büyük önem vermek zorundayız. Sanayi üretimi ise Nisan ayında olduğu gibi Mayıs’ta da baz etkisiyle önemli bir artış sağladı.  Mayıs ayında yıllık artış %40,7  oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış aylık bazda sanayi üretimi ise Nisan’da daralırken, Mayıs ayında tekrar pozitife dönmesi toparlanmanın   sürdüğüne işaret ediyor. Ekonominin talep tarafında takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi Mayıs’ta baz etkisiyle yıllık bazda %27’lik artış kaydetti. Öte yandan, perakende satışların son iki aydır aylık bazda daraldığı görülüyor. Ekonominin hem arz tarafının hem de talep tarafının ikinci çeyreğin ilk iki ayında yıllık bazda güçlü seyretmesi, yılın ikinci çeyreğinde yüksek bir büyüme rakamına işaret ediyor. Diğer taraftan İmalat PMI endeksi Haziran’da yeniden eşik değerin üstüne çıktı. Mayıs ayında salgına yönelik kapanma önlemlerinin etkisiyle 50 eşik değerinin altına gerileyerek 49,3 olan imalat PMI endeksi, kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte Haziran’da 51,3’e yükseldi. Haziran ayında hem üretim hem de yeni siparişlerde artış gözlendi. Yurt dışından alınan yeni siparişlerde Ocak ayından bu yana en güçlü artış kaydedildi. Endekste bazı firmalar hammadde temininde yaşadıkları zorlukların üretimde daha yüksek oranlı artışı engellediğini ifade ederken,  diğer yandan firmaların girdi maliyetlerindeki yükselişe bağlı olarak satış fiyatlarında Eylül 2018’den bu yana en sert artış gerçekleşti. İşsizlik pandemi sonrasında üzerinde durulması gereken sorunların başında gelecektir. Pandemi kaynaklı ekonomik gerileme her alanda olduğu gibi işgücü piyasalarında da büyük tahribata neden oldu. Pandemi ile birlikte kısmi kapanma, talep düşüşü gibi etkenler ekonominin istihdam yaratma kapasitesini önemli ölçüde düşürdü. Lakin burada geçmiş yıllardan da gelen bir sorunla karşı karşıyayız. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Mayısta %13,2 olarak gerçekleşti. Bu oranlar, küresel ortalamaya (2019 tahmini %4,9), gelişmiş ülke oranlarına ve gelişmekte olan ülkelerin ortalamalarına kıyasla oldukça yüksektir. Bu sorunu çözmek için ekonomik büyüme modelimizi istihdam artışı sağlayacak şekilde tasarlarken, diğer yandan da gençlerimizi meslek liselerine, meslek yüksek okullarına yönlendirmemiz gerekiyor. İşsizlik oranlarında iki rakama daha dikkatinizi çekmek istiyorum. İlki; %30’lara yaklaşan kayıt dışı istihdam ki, bu rakam verimlilik açısından dikkat edilmesi gereken önemli bir veri. Diğeri ise, gençler arasında %28  (5,7 milyona tekabül ediyor) civarında olan, ne işte, ne de eğitimde olanların oranı. Diğer taraftan, ülkemizde 20-34 yaş arasındaki genç kızların %54,7’si ne eğitimde ne de çalışma hayatında bulunuyor.  Bu oranın, gelecek dönemde genç kesimde ümitsizliğe ve sosyolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olabileceği unutulmamalıdır.

Değerli Meclis üyeleri,

Resmi Gazete’de 30 Haziran’da yayımlanan kararname ile ekonomik istikrarla ilgili gelişmeleri izleyecek ve değerlendirmelerde bulunacak Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun ve fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesine ve sürdürülmesine katkı sağlamak amacıyla görev yapacak Fiyat İstikrarı Komitesi’nin kurulduğu açıklandı. Bu kurulda mutlaka piyasanın içinden gelen, eli taşın altında olan insanların da bulunması gerektiğini düşünüyoruz. Ankara Sanayi Odası olarak bu konuda destek vermeye, katkı sağlamaya hazır olduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Enflasyon eğilimlerinin bozulduğu bu dönemde umuyorum ki bu kurul önemli katkılar sağlayacaktır. Diğer taraftan ihracatı önceliklendiren yatırımlara KGF teminatı ile uzun vadeli kredi desteği sağlanması, küçük ölçekli firmaların istihdama katkısını artırmak ve likidite sorunlarını azaltmak için ilave istihdam edilen her kişi için KGF kefaleti ile krediye erişim imkânı oluşturulması oldukça önemli. Bu konuda gerekli hassasiyeti gösteren Sayın Maliye Bakanımız Lütfi Elvan’a teşekkürlerimi iletiyorum. Ayrıca 2021 yılında da devam edecek olan 75 TL’lik asgari ücret desteği için de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Vedat Bilgin’e de teşekkür ediyorum.

Değerli Meclis üyeleri, sizlerle paylaşmak istediğim önemli bir husus, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusudur. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve bu çerçevede yürütülen müzakereler, ülkemizin halihazırda en büyük ticaret partneri olan Avrupa Birliği ile ticaret ve yatırım potansiyelini arttırması ve mevcut birtakım pürüzlerin giderilebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, karşılıklı ticari ilişkilerin hem genişletilmesini hem derinleştirilmesini öngörmektedir. Hayata geçirilmesi halinde AB’nin büyük ve çeşitlendirilmiş pazar yapısı nedeniyle ülkemize önemli avantajlar sağlayacaktır. Bu çerçevede Gümrük Birliği’nin modernizasyonu; Ortak karar alma prosedürlerinin oluşturulması ve Türkiye’nin çıkarlarının korunması, Türkiye’ye uygulanan karayolu taşıma kotaları ve transit geçiş belgesi sisteminden kaynaklanan sorunların ivedilikle çözülebilmesi açısından önemli. Diğer yandan mevcut haliyle sanayi ürünlerini (işlenmiş tarım ürünleri dahil) kapsayan anlaşmanın genişletilerek hizmetler, tarım ve kamu alımları piyasalarının karşılıklı olarak açılmasının getireceği ticaret ve yatırım artışı bakımından, Tüketicilerin korunması, gıda güvenliği ve yatırımcının korunması gibi önemli alanlarda iş birliğinin derinleşmesi noktalarında büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, Ticaret Bakanlığının yürüttüğü çalışmalar dahil olmak üzere Türkiye’nin girişimleri ve AB Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in geçtiğimiz ay Gümrük Birliği’nin modernizasyonu müzakerelerine yetki verilmesine ilişkin görüşmelerin yeniden başladığını belirtmesi oldukça önemlidir.

Bu arada AB tarafından Aralık 2019 tarihinde açıklanan “Avrupa Yeşil Mutabakatı”na da tekrar dikkatinizi çekmek istiyorum. AB ekonomisini sürdürülebilir bir gelecek için dönüştürme amacını ortaya koyan mutabakatla ilgili olarak bizim de geç kalmadan harekete geçmemiz gerekiyor. Mutabakat sadece bir çevre stratejisi olarak algılanmamalı, bizi de yakından ilgilendiren yeni bir uluslararası ticaret sistemi ve iş bölümü dizaynı olduğu da unutulmamalıdır. 

Bayramdan hemen önce, Ticaret Bakanlığımız tarafından hazırlanan eylem planı, Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle Resmi Gazete’de yayınlandı.  Burada gerçekleştirilecek çalışmaların özel sektörün de içinde bulunduğu bir çalışma grubu ile yapılması planlanmaktadır. Burada da katkı sağlamaya hazırız. Ankara Sanayi Odası olarak bu konuda biz de ASO 2. OSB ile birlikte bir çalışma yürütüyoruz. Öncelikle ilk etkilenecek sektörlere yönelik olmak üzere üzere bir dizi çalışma gerçekleştireceğiz. Ardından da tüm sektörlerimizi kapsayacak şekilde çalışmalarımızı genişleteceğiz. Bu konuda geç kalmamamız gerektiğini bir kez daha dikkatlerinize sunmak istiyorum.   

Değerli Meclis Üyeleri,

Konuşmamı tamamlarken, Ülkemizde üretim ekonomisine dönülmediği sürece sürekli risk algıları ile karşı karşıya kalacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum. Yüksek enflasyon, TL’de değer kaybı, ülke risk primindeki dalgalanmalar ve yüksek faiz sorununun yegâne ve gerçek çözümü, ekonomi politikalarımızın üretim odaklı, ihracat odaklı ve sanayi odaklı olması ile sağlanabilecektir. Sözlerime burada son veriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum”  

GÜNCEL

ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı.

Haberler

on

Ankara’nın en eski alışveriş mekanlarından ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Uluslararası Ahi Evren yılı ve Ahilik haftası dolayısıyla bir belgesele konu oldu.

Belgeselde, ÇIKRIKÇILAR yokuşu esnafı Ahilik geleneğinden örnekler vererek tarihi mekanın Türk Kültürü içindeki önemini anlattılar.

Belgeselin gösteriminden önce konuşmacılar Ahiliğin ritüellerinin ticaret hayatındaki yerini vurguladılar.

Belgesel, Ankara Kent Konseyi ve Ankara Ticaret Odası’nın ortaklaşa çalışmasıyla hayata geçirildi. Belgeselin ilk gösterimine Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran Eski bakanlardan İmren AYKUT ve Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent YAHNİCİ, çok sayıda Ankara’lı ve davetli katıldı.

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel BARAN, konuşmasında amaçlarının sadece ticaret yapmak olmadığını, kültürel görevlerini yerine getirmek olduğunu da kaydetti. Gürsel Baran, daha sonra şunları söyledi; Eskiden işe girdiğimizde büyüklerimiz bize Ahiliğin öğütüğünü verirdi. Derlerdi ki; elini, sofranı, kapını açık tut. Dilini, belini, gözünü bağlı tut. Ve Ahi Evran’ın temel prensipleri vardı. O temel prensiplerden de birkaç tanesini söyleyeyim; İyi huylu ve güzel ahlaklı olmak, işinde ve hayatında kin, haset ve gıybetten kaçınmak, ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak, gözü, gönlü ve kalbi tok olmak, şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli ve iffetli olmak, cömertlik, ikram ve kerem sahibi olmak, alçak gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, gelmeyene gitmek, dost ve akrabaları ziyaret etmek, gönüllü olmak ve gururdan kaçınmak, maiyetindekileri ve hizmetindekileri korumak, aza kanaat edip çoğa şükretmek, feragat ve fedakarlığı daima kendi nefsinden yapmak. Bunların hepsi Ahiliğin belki de unutmaya yüz tutan değerleri. Ahilik sadece ticarette birtakım prensipleri ortaya koymadı. Aile nedir? büyük nedir? küçük nedir? ata nedir? dede nedir? saygı, sevgi nedir? Bunların tamamını Ahilik geleneğinden aldık biz. Ahilikten sadece ticaret öğrenmedik. Ahilik ticaretin kurallarını koydu ama bize değerler öğretti. Biz bu değerlerin yaşatılmasını istiyoruz.


Neden Çıkrıkçılar Yokuşu dedik? O günün şartlarında Ankara’nın Anafartalar’ı vardı, Çıkrıkçılar Yokuşu vardı, Samanpazarı, Hamamönü ve Bentderesi vardı.
Bunlardan bir tanesini seçecektik ve Çıkrıkçılar Yokuşu dedik.
Çıkrıkçılar Yokuşu hepinizin de bildiği gibi Ankara’nın ticaretinin önemli bir ayağının geçtiği yerdir. Ankara’nın ticareti orda dönerdi.

Ankara Kalesi Derneği Başkanı ve eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici de ÇIKRIKÇILAR Yokuşu esnafının Ahilik geleneğinin ritüelleriyle dükkan açmasının Türk kültürü içindeki değerini belirtti.

Konuşmalardan sonra Belgeselde emeği geçenlere plaket takdimi yapıldı. Plaket töreninin hemen akabinde esnaf türkülerinin seslendirildiği bir konser verildi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Kadın Girişimcileri Buluşturan Uygulama

Haberler

on

Ankara Sanayi Odası, TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu, TOBB ETÜ ve Çankaya Üniversitesi arasında, kadın girişimcilerin birbiri ile bağlantı kurmasına imkan sağlayacak W-COOP mobil uygulamasının hayata geçirilmesi için işbirliği protokolü   imzalandı.

Yapımı süren Mobil uygulamada şirket bilgileri, faaliyet alanları, ihtiyaç ve talepleri, duyurular, etkinlik takvimi ve birbirleri ile çevrimiçi görüşmeler yapabilecekleri özellikler yer alacak. Uygulama ilk olarak Ankara’da yaşayan kadın girişimcilerin kullanımına sunulacak, kısa bir süre içinde de tüm Türkiye’deki kadın girişimci kurulları üyeleri tarafından kullanılabilecek.

Mobil uygulamanın yazılımı ise TOBB ETÜ ve Çankaya Üniversitesi Bilgisayar ve Yazılım Mühendisliği öğrencileri tarafından gerçekleştirilecek.

Bu konudaki İşbirliği protokolü ASO Başkanı Nurettin Özdebir, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (TOBB ETÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Sarınay, Çankaya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selçuk Geçim ve TOBB Ankara İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Belma Yılmazyiğit tarafından ASO’da imzalandı. İmza törenine yazılımı gerçekleştirecek olan öğrenciler de katıldı.  

Protokol öncesinde konuşan ASO Başkanı Nurettin Özdebir, bir kitabı ezberlemenin ya da sınavda iyi bir not almanın önemli olmadığını, asıl önemli olanın öğrencinin bildikleriyle ne yapabildiği olduğunu söyledi.

Tüm dünyada aynı eğitimi alan milyonlarla gencin bulunduğuna dikkati çeken Özdebir,” Sınırlar kalktı. Artık dünya, ticaret açısından kocaman bir pazar haline geldi. Bu pazarda olabilmek için farklı olabilmek lazım. Ben sizleri özellikle tebrik ediyorum. Öğrenci kardeşlerim, bildikleriyle ortaya bir eser koyacaklar. İnşallah daha başka yerlerde de bu başarıyı göstereceklerdir” dedi.

Salgın döneminde dijital yaşama dönüşün çok hızlandığını belirten Özdebir, sözlerine şöyle devam etti:

“Buna benzer işler yapan veya bunun birtakım fonksiyonlarını yapan birçok platform var. Ama siz bunları tek bir platforma topluyor, bütün üyelerinizin ihtiyaçlarını karşılayabilecek ve sonunda da kendi ürünlerini, kendi yapmış oldukları işlerini, ticari faaliyetlerini paylaşarak müşterinin yanı sıra sadece sosyal ilişkiler değil, ticari ilişkilerinde gelişmesini sağlayacak bir platform meydana getiriyorsunuz. Yani artık Ankara Kadın Girişimciler Kurulu, whatsapp, facebook, instagram gibi bir platform olabilir ama buna biraz daha emek vermek lazım. Güzel çalışma ama buna herkesin katılması lazım ki değer kazansın. İşleri elde tutabilmek girenlerin kayıtlarının onaylanması, içeriklerin kontrolü gibi birtakım şeylerin de yapılması lazım. Kadın Girişimcilerin bu platforma sahip çıkması gerekir” diye konuştu.

Özdebir konuşmasının sonunda böyle bir imkanı sağladıkları için başta öğrenciler, onları yönlendirenler, hocaları ve rektörleri olmak üzere çalışmada emeği geçenlere teşekkür etti.

TOBB ETÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Sarınay da Türk iş dünyasının çatı kuruluşunun üniversitesi olduklarını ve dolayısıyla bu tip üniversite sanayi işbirliği girişimci faaliyetlerinin kendilerini çok heyecanlandırdığını söyledi.

Projenin kadın girişimcilere öncülük ve rehberlik yapması açısından önemli olduğunu belirten Sarınay, “Türkiye’ye örnek olacak bir proje. Dolayısıyla proje sayesinde bir araya gelecek tüm kadın girişimcilerin yaratacağı sinerji büyük işlere yol açacak, büyük potansiyel ortaya çıkaracak. Bu projeye destek veren değerli hocalarımıza öğrencilerimize de teşekkür ediyorum. Öğrencilik hayatınızda böyle bir şeye katkı vermeniz çok önemli. Bu girişimcilik ruhunuz ilerde de devam ederek gelişecektir. Bu açıdan bakıldığından bizim için çok anlamlı bir proje. Çünkü kadınlara iş hayatında verilen desteğin ayrı bir önemi var.  Bu açıdan ben emeği geçen herkesi kutluyorum” diye konuştu.

Çankaya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selçuk Geçim ise Türkiye’de üniversite sanayi işbirliğinin çok güzel bir noktaya geldiğini ve daha da ileri gidebileceğini belirtti. 2003 yılından beri teknoloji transfer ofislerinin, teknoparkların kuruluşunda hatta yasanın çıkışından başlayarak üniversite sanayi işbirliğinin içinde olduğunu dile getiren Geçim, “Bu açıdan baktığımda çok heyecan duyuyorum. Ankara Sanayi Odası’nın bu işlerin içinde olması ayrı bir değer” dedi.

Geçim, Çankaya Üniversitesi’nin genç girişimci endeksinde ilk 50’in içinde olduğunu ve hedeflerinin her zaman daha da ileriye gitmek olduğunu söyleyerek Leonardo da Vinci’nin “Bilmekten daha önemlisi, yapmaktır” ifadesini kullandı.

TOBB Ankara İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Belma Yılmazyiğit de proje ile ilk hedeflerinin Ankara genelinde girişimci kadınlarının sayısını artırmak, birbirleriyle irtibatlarını sağlamak, ticaretlerini daha da ileriye götürerek ihracat hedeflerine ulaştırmak olduğunu söyledi. 

Projenin hayata geçtiğinde sadece Ankara ile sınırlı kalmayacağını söyleyen Yılmazyiğit, “Üniversite sanayi işbirliği ile gerçekleştiren bu proje kadınlarımızı daha ileriye götürecek, birbirleri ile irtibatı ve çalışmayı daha da kolaylaştıracak. Bu proje sadece Ankara ile sınırlı kalmayacak. 81 İl’deki kadın girişimciler kurulunun birbirlerini tanımalarını ve çalışmalarını devam ettirmeleri şeklinde devam edecek” diye konuştu.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Kazakistan’ın bağımsızlığının 30.yıl Dönümü Alanya’da Kutlandı

Haberler

on

Türkiye ‘ nin Alanya kentinde bağımsızlığımızın 30 yılı kutlandı.U.J. 17 Eylül ‘de Türkiye’ nin Alanya şehrinde Karaganda bölgesinin Akademik Halk Enstrümanlarının ′′ Büyük Bozkır Müziği ′′ isimli festival konseri düzenlendi.

Kazakistan ‘ ın Türkiye Büyükelçiliği, Antalya ‘ daki Kazakistan Konsolosluğu ve Alanya Belediyesi, Kazakistan Fahri Konsolosluğu ve Alanya Kültür ve Eğitim Derneği ‘ nin destekleriyle konser programı düzenlendi. Kazakistan ‘ın Türkiye Büyükelçisi Abzal Saparbekuly, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, Kazakistan Konsolosu Maulen İbraikulov, Kazakistan’ ın Fahri Konsolosu Ahmet Cebekuly, Alanya Belediye Başkanı, Alanya Belediye Başkanı, Akmezher, Alya Kazakistan Kültür ve Eğitim Derneği ve Daulda, Kazak diasporası, yerel bahçe temsilcileri yer aldı.

16-25 Eylül tarihleri arasında Karaganda bölgesi Tattimbet isimli Akademik Enstrümanlar Orkestrası ‘ nın Türkiye ‘ de Kazakistan Büyükelçiliği ‘ nin desteğiyle Türkiye turu yapacağını hatırlatırız.Orkestra, turist turunun ilk konserini Alanya ‘ da verdi. Sadece yerel sakinler değil, dünyanın her yerinden misafirler de harika bozkır müziği dinleme fırsatı buldu.

Kazakistan Bağımsızlık ‘ ın 30 yıl dönümünü tebrik eden Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yugel, ′′ Bugün birlikte düzenlenen etkinliğin kültürel, sosyal ve ticaretle ilişkilerimizi daha da güçlendireceğine inanıyorum ′′ dedi. Kazakistan ve ülkemiz Adem Murat Yugel de Alanya ‘ da yaklaşık 2500 Kazakistan vatandaşının yaşamasını durdurdu. Mary ′′ Alanya barış ve huzurun başkentidir. Farklı din ve dilden 35 bine yakın yabancı ile 100 ‘ den fazla ulusla anlaşma, birlik ve işbirliği içinde yaşıyoruz.

Bağımsızlığımızın önemini taşıyan Büyükelçi A. Saparbekuly ′′ Devlet tarihi açısından kısa bir zaman dilimi olsa da Kazakistan bu kısa sürede önemli başarılara imza attı. Kazakistan, her şeyden önce uluslararası toplumun saygın bir üyesi ve bağımsız bir devlet olmuştur. Atalarımızın yıllar içinde istediği özgürlüğe kavuştukBüyükelçi A. Saparbekuly, Türkiye ‘ nin turizm bölgesinin önemli illerinden biri olan egemenliğimizi ve kültürümüzü tanıtmak için düzenlenen etkinliğin organizasyonunu destekleyen herkese şükranlarını ileterek, her iki ülkenin de işbirliğine dikkat çekti. ′′ Bağımsız Cumhuriyet ‘ in 30 yıllık tarihinde, ülke arasındaki dostluk ve birlik temelli ilişkiler istikrar özelliklerinde stratejik işbirliği seviyesine yükselmiştir.

Bağımsızlığı ilan ettiğimiz anda Egemenliğimizi ilk tanıyan Kazak halkının olduğu asla unutulmayacak.Bağımsızlığımızın yıldönümünü bugün Türkiye ‘ de geniş kapsamlı etkinliklerle kutlamaktan yürekten mutluluk duyuyoruzHer iki ülkenin marşı ile başlayan konserde Kazak istiklal marşı izleyicilerin ilgisini çekti. Kutlarken Tattimbet ‘ in ′′ Sarzhailau “, Yqylas ‘ ın ′′ Pirinç Geyik “, Dinah ‘ ın ′′ Nauski “, Dauletkerey ‘ in ′′ Kur ogly ′′ vb. şarkılar seslendirildi. Orkestra tarafından Türk halkının şarkıları söylendi. Orkestranın direktörü – Erlan Baktygerey, ′′ 100 yeni isim ′′ projesinin kazananı.Ayrıca uluslararası yarışmaların ödülü Syrym Khordin ve Maya Ismailova, Talgat Adyrisov, Kazakistan Cumhuriyeti ‘ nin kültürel figürü Meruesh Bashayqyzy, uluslararası yarışma ödülü Yerlan Zhandarbay ve Gülzhan Korganbekova sahne aldı.Konser sonunda Türküler bir Türk kardeşimizin sanatını büyük bir saygıyla karşılayıp teşekkür etti. Bu tur Antalya, Konya, Hatay, Gaziantep ve İstanbul ‘ da devam edecek.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

GÜNCEL4 saat önce

ERİMTAN MÜZESİ Gelenekten Geleceğe ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Belgeseline ev sahipliği yaptı.

Ankara’nın en eski alışveriş mekanlarından ÇIKRIKÇILAR YOKUŞU Uluslararası Ahi Evren yılı ve Ahilik haftası dolayısıyla bir belgesele konu oldu. Belgeselde,...

DÜNYA6 saat önce

Kadın Girişimcileri Buluşturan Uygulama

Ankara Sanayi Odası, TOBB Ankara Kadın Girişimciler Kurulu, TOBB ETÜ ve Çankaya Üniversitesi arasında, kadın girişimcilerin birbiri ile bağlantı kurmasına...

DÜNYA2 gün önce

Kazakistan’ın bağımsızlığının 30.yıl Dönümü Alanya’da Kutlandı

Türkiye ‘ nin Alanya kentinde bağımsızlığımızın 30 yılı kutlandı.U.J. 17 Eylül ‘de Türkiye’ nin Alanya şehrinde Karaganda bölgesinin Akademik Halk...

DÜNYA3 gün önce

Kazakistan Bağımsızlığı’nın 30. Yılı Hatıra Parası İstanbul’da tanıtıldı

Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Abzal Saparbekuly, Kazakistan’ın, Kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev başkanlığında birçok başarı elde ettiğini belirterek, “En önemlisi Nazarbayev’in Kazakistan...

GÜNCEL3 gün önce

ASELSAN TEKNOLOJİYİ GENÇLERLE BULUŞTURACAK

ASELSAN, çocuklar için hayata geçirdiği uzun soluklu sosyal sorumluluk projesi Tekno Macera ile TEKNOFEST boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak. ASELSAN, dünyanın en...

GÜNCEL4 gün önce

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Ticaret Bakanı Muş ile Bir Araya Geldi

TİM BAŞKANI GÜLLE: YIL SONU 211 MİLYAR DOLARA ULAŞACAĞIZ Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı, Ticaret Bakanı Mehmet...

DÜNYA4 gün önce

OPET Dünya Kurumsal Golf Turnuvası Türkiye şampiyonları belli oldu

OPET’in ana sponsorluğunu üstlendiği World Corporate Golf Challenge (Dünya Kurumsal Golf Turnuvası) Türkiye 2021’nin kazanan takımı Lumberjack oldu. Şirketten yapılan...

GÜNCEL5 gün önce

KÜLTÜR VE SANAT DÜNYASI “AŞKIN TÜRKÇESİ” PROGRAMINDA BİR ARAYA GELDİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yunus Emre Enstitüsü iş birliğince düzenlenen “Yunus Emre Vefatının 700. Yılı Anma Etkinlikleri” kapsamında İstanbul...

DÜNYA5 gün önce

Suna Kıraç’ın Vefatının Birinci Yıl Dönümünde Kızı İpek Kıraç’tan Yeni Bir Eğitim Yolculuğu: “Suna’nın Kızları”

Ülkemizdeki sanayi, eğitim, kültür ve sanat alanlarının gelişmesine büyük ve önemli katkılar sunmuş olan iş insanı Suna Kıraç, 15 Eylül...

GÜNCEL6 gün önce

HAK-İŞ GENEL BAŞKANI MAHMUT ARSLAN, SENDİKALI KADIN LİDERLERİN YETİŞTİRİLMESİ EĞİTİM PROGRAMINA KATILDI

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 13 Eylül 2021 tarihinde, Hizmet-İş Sendikası Genel Merkez Kadın Komitesi tarafından gerçekleştirilen “Sendikalı Kadın Liderlerin...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

tr_TRTurkish