Bizimle iletişime geçin

GÜNCEL

TİM’den Sürdürülebilirlik Eylem Planı: Dünyayı Tüketmeden, Dünya İçin Üretiyoruz!

Haberler

on

(TİM), Türkiye’yi geleceğe güvenle taşıyacak projelere devam ediyor. TİM’in son projesi; “Dünyayı tüketmeden, dünya için üretiyoruz” sloganıyla TİM Kadın Konseyi öncülüğünde hazırlanan 12 ana hedefin yer aldığı Sürdürülebilirlik Eylem Planı…Düzenlenen basın lansmanında kamuoyuyla paylaşılan eylem planı hakkında bilgi veren TİM Başkanı İsmail Gülle

“Ortaya koyduğumuz 12 ana hedef, sürdürülebilirlik noktasında ülkemizi markalaştırarak bizleri ‘Her Alanda Sürdürülebilir Türkiye’ hedefine ulaştıracak. Çalışmalarımızın sonucunda Dünyayı tüketmeden, dünya için üreten ülkemiz, hem sürdürülebilir kalkınma modeliyle ihracatla yükselecek; hem de çevreye değer veren herkesin bir numaralı tercihi haline gelecek. İhracatçılar olarak bu yola çıktığımızda, iki önemli vazifemiz bulunuyordu. Bunların ilki, sürdürülebilir ihracatı başarmaktı. Hamdolsun bunu hep birlikte başardık. İhracatımızı sürdürülebilir bir zemine bağladık. Şimdi ise vazifemiz, sürdürülebilir dış ticaret fazlası vermek…

Türkiye’nin en önde gelen sürdürülebilir faaliyeti ihracattır. İhracatçılar, sürdürülebilirlik kavramını en iyi bilen neferlerdir” dedi. 61 ihracatçı birliği, 27 sektör ile 100 bin ihracatçının tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ihracat hedefine ulaşmak, ‘Made in Türkiye’ markasını güçlendirmek ve gelecek nesillere daha iyi bir Türkiye bırakmak amacıyla çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. TİM bu kapsamda, “Her Alanda Sürdürülebilir Türkiye” hedefine ulaşmak için seferberlik başlattı. TİM Kadın Konseyi ‘nin öncülüğünde, “Dünyayı tüketmeden, dünya için üretiyoruz” sloganıyla hazırlanan ‘TİM Sürdürülebilirlik Eylem Planı’nın ana hedefleri ve yol haritası;

TİM Başkanı İsmail Gülle tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Düzenlenen basın lansmanına TİM Kadın Konseyi Üyeleri ve Sektörler Konseyi üyeleri de katıldı. Eylem planında 12 ana hedef ise, ‘TİM Sanayide Sürdürülebilirlik Bilim Kurulu, İhracatta Sıfır Atık Seferberliği, Dijital Mentorlük ve Eğitim Programları, Kurumsal Karbon Ayak İzi Çalışmaları, Sanayide Döngüsellik ve İleri Kazanım, İleri Arıtma Teknolojileri, Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi, Standardizasyon Uygulamaları, Sertifikasyon Uygulamaları, Yenilenebilir Enerji Kaynakları, Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme ve İstihdam, Dijital Ürün Pasaportu ve İzlenebilirlik’ olarak belirlendi.“İhracatçılar, sürdürülebilirlik kavramını en iyi bilen neferlerdir”Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak sürdürülebilir bir gelecek adına başlattıkları seferberlikten büyük bir heyecan duyduklarını dile getiren TİM Başkanı İsmail Gülle “Türkiye’nin en önde gelen sürdürülebilir faaliyeti ihracattır. İhracatçılar sürdürülebilirlik kavramını en iyi bilen neferlerdir. Sürdürebilirliğin içinde istikrar vardır, dirayet vardır, duruş vardır, vatan sevgisi vardır, insan sevgisi vardır, doğa sevgisi vardır, en önemlisi sevgi vardır; paylaşmak vardır. İhracatçılar olarak bu yola çıktığımızda, iki önemli vazifemiz bulunuyordu. Bunların ilki, sürdürülebilir ihracatı başarmaktı. Hamdolsun bunu hep birlikte başardık. İhracatımızı sürdürülebilir bir zemine bağladık. Şimdi ise vazifemiz, sürdürülebilir dış ticaret fazlası vermektir” dedi.“Geçtiğimiz yıl, 148 ülkeye dış ticaret fazlası verdik”Geçtiğimiz yıl, 148 ülkeye dış ticaret fazlası verdiklerine dikkat çeken Gülle, şöyle devam etti. Bu başarıyı sürdürebilir kılmak ve dış ticaret fazlası verdiğimiz ülke sayısını artırmak elimizde. Ancak iklim değişikliği ve çevre konusunu sürekli gündemde tutmamız gerekiyor. Çünkü İklim Değişikliği, artık gelecek nesillerin değil; bugün, doğrudan bizlerin sorunu haline gelmiş durumda. 2018 yılında görevi devraldığımızdan beri, dış ticaret fazlası verdiğimiz Avrupa Birliği’nin ısrarla karbon nötr kıta olma hedefini dile getirmesi, ihracatımız için oldukça önemli bir gelişme. Kimsenin kuşkusu olmasın, ihracatçımız yeşil mutabakatla beraber, mutlaka sürdürülebilir değer fazlası vermeye devam edecektir. TİM ve ihracatçı birliklerimizle, sürecin başarıyla tamamlanabilmesi adına var gücümüzle çalışıyoruz. Çalışmalarımıza yol göstermesi amacıyla, TİM tarihinde ilk kez İklim Değişikliği Komitesi ve Kadın Konseyimiz bünyesinde “Sürdürülebilirlik ve İklim” başlıklarında alt çalışma komiteleri oluşturduk. Enerji Yoğun, Kaynak Yoğun ve Tarım Sektörü ana gruplandırması ile üç farklı tarihte “TİM Avrupa Yeşil Mutabakatı Farkındalık Toplantıları” düzenledik. İhracatçı Birlikleri bünyesinde görev yapmakta olan personelimizin iklim değişikliği konusunda yeterliliğini artırmak amacıyla, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde “İklim Değişikliği ve AB Yeşil Düzen Eğitimi” düzenledik.“Tüm bu çalışmalar, Kadın Konseyimizin üstün çalışmalarıyla yoğruldu”“Avrupa Katılım Öncesi Yardım Aracı IPA III” proje çağrısını “Yeşil Gündem ve Sürdürülebilirlik” başlığında hazırladıklarını dile getiren Gülle, şunları kaydetti: İSTKA proje çağrısı için ihracatçılarımızın sınırda karbon düzenlemesine uyum sağlaması amacıyla “Sıfır Karbon Fasilitasyon Merkezi” proje başvurumuzu yaptık. COSME Programı “Avrupa Hafif Sanayisinde İnovasyon ve Teknoloji” çağrısı kapsamında ihracatçılarımızın dijital, teknolojik ve yeşil dönüşüm adımlarını hızlandıracak bir proje başvurusu gerçekleştirdik. TÜBİTAK Ağlara Üyelik Desteği kapsamında Avrupa İklim Ağına üyelik için çalışmalarımızı tamamladık. İnşallah olumlu sonuçları bekliyoruz. Tüm bu çalışmalar, Kadın Konseyimizin üstün çalışma ve gayretleriyle yoğrularak ‘Sürdürülebilirlik Eylem Planı’nı hayata geçirmemizi sağladı.“Eylem Planımız, ‘Her Alanda Sürdürülebilir Türkiye’ hedefine ulaştıracak”TİM Başkanı İsmail Gülle, ‘TİM Sürdürülebilirlik Eylem Planı’nda yer alan 12 ana hedefin, sürdürülebilirlik noktasında ülkeyi markalaştırarak “Her Alanda Sürdürülebilir Türkiye” hedefine ulaştıracağına vurgu yaptı.Gülle “Kaliteli, katma değerli ihracat hedefiyle sanayide dijital dönüşümü destekleyeceğiz.Bu vizyonu ortaya koyan ve ‘Sürdürülebilirlik’ başlığında ilklere imza atan TİM Kadın Konseyimizi tebrik ediyorum. İnşallah, eylem planımızdaki hedefleri bir bir gerçekleştirerek Türkiye’yi sürdürülebilirlik alanında marka ülke haline getireceğiz. Çalışmalarımızın sonucunda, dünyayı tüketmeden dünya için üreten ülkemiz, hem sürdürülebilir kalkınma modeliyle ihracatla yükselecek; hem de çevreye değer veren herkesin bir numaralı tercihi haline gelecek” ifadelerini kullandı.TİM Sürdürülebilirlik Eylem Planı’ndaki 12 ana hedef…Eylem planındaki 12 ana hedefi İsmail Gülle, şöyle sıraladı:

*İlk hedefimiz, TİM Sanayide Sürdürülebilirlik Bilim Kurulunu oluşturmak.Cumhurbaşkanımız liderliğinde hayata geçirilen eylem planı doğrultusunda TİM olarak oluşturacağımız kurul ile sektörlerimizin ilerleme sürecinin takipçisi olacağız. Sürdürülebilir ihracat stratejisi, sektörel eylem planı ve kamu istişare mekanizmasıyla; aşama aşama tüm süreci yakından takip etme şansına sahip olacağız. Ayrıca Bilim Kuruluna bağlı sektör kurulları oluşturarak değerlendirme toplantıları gerçekleştirecek; yıl sonunda “Sürdürülebilirlik Raporu”nu yayımlayacağız.

*İkinci hedefimiz, Emine Erdoğan Hanımefendi himayesinde gerçekleştirilen “Sıfır Atık Projesi”ni ihracatımızdaki her sektöre taşımak.Bu kapsamda, işletmelerin atık envanterinin oluşturulması ve ortak bir platformda birleştirilmesi, değerlendirilmesi, firmalara teknik envanter sağlanması konularında liderlik edeceğiz. Ayrıca atıkların minimize edilmesi, atıktan enerji elde edilmesi ve ihracatçılar için atık yönetimi iş modeli geliştirilmesine ilişkin mentörlük vereceğiz.

*Üçüncü hedefimiz, Dijital Mentörlük ve Eğitim programlarıyla; sürdürülebilirlik ekosistemini oluşturmak. Bu hususta, Ekolojik İhracat Akademisi çatısı altında pek çok eğitim ve projeyi planlamış durumdayız.

*Dördüncü hedefimiz, kurumsal karbon ayak izi çalışmalarında, yeni bir sayfa açmak.Bu hususta öncelikle, şirketlerin kurumsal karbon ayak izini bilimsel yöntemlerle ölçmesini teşvik edeceğiz.

*Beşinci hedefimiz, sanayide döngüsellik ve ileri kazanımla beraber, ekonomimize değer katmak.Bu başlıkta, materyalleri tekrar kullanma, üretim içi atıkları ile kullanım ömrünü tamamlamış tüm malzemenin geri kazanımı gibi konularda eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştireceğiz.

*Altıncı hedefimiz, son günlerde Marmara Denizinde yaşanan tabloyla gündemde daha da öne çıkan “ileri arıtma teknolojileri” alanında.Bu minvalde, ileri derece arıtma teknolojileriyle mevcut altyapının iyileştirilmesi ve sanayi tesisleri atık sularının değerlendirilmesi konularında çalışmalar gerçekleştireceğiz.

*Yedinci hedefimiz, tedarik zinciri yönetimini sürdürülebilir bir zeminde ele alma arzusundayız.Bu başlıkta, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygulanan entegre çevre bilgi sisteminin yaygınlaştırılmasının takipçisi olacağız. Ayrıca, değer zincirindeki tüm paydaşların davranış kalıplarını, düşünme ve çalışma şekillerini değiştirmek adına farkındalık çalışmaları gerçekleştireceğiz.

*Sekizinci hedefimiz, Standardizasyon.Bu konu, sadece sürdürülebilirlik alanında değil; ihracatımızla ilgili her konuda en önemli başlıklarımız arasında yer alıyor. Çünkü standartlar, markalaşma noktasında da oldukça önem arz ediyor. Bu başlıkta, sektör kurullarında ihracatçı sektörlerimizin güncel uluslararası standartlara uygun çalışma yapmalarını ve finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Ayrıca uluslararası standardizasyon ve sertifikasyon uygulamalarını takip ederek yaygınlaştıracağız.

*Dokuzuncu hedefimiz, ihracatımızda sertifikasyon uygulamalarını daha da öne çıkarmak. Burada, uyguladığımız başarılı modelleri tüm sektörlerimizde kullanarak, çalışmaları tüm ihracatçı sektörlerimize entegre edeceğiz.

*Onuncu hedefimiz, her alanda yenilenebilir enerji kaynaklarına odaklanmak.Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Sistemi için sertifikasyon süreçlerini uluslararası geçerliliği olacak şekilde teşvik edeceğiz. Döngüsel Ekonomi Eylem Planı ve Avrupa Yeşil Mutabakatı odağındaki AB fonlarından ihracatçılarımızın daha fazla yararlanmasına katkı sağlayacağız.

*Onbirinci hedefimiz, işletmelerde yetkilendirilmiş kurumsal ve tedarik zinciri sürdürülebilirlik birimlerinin oluşmasını teşvik etmek. Böylece üretim faaliyetlerinin, girişimciliğin, yenilikçiliğin ve kalkınma odaklı politikaların desteklediği ekonomik büyümeyi sağlayacağız.*Eylem planımızdaki son hedefimiz, dijital ürün pasaportu ve izlenebilirlik uygulamalarını geliştirmek.Bu minvalde, Sektörel Dijital Ürün Pasaportu uygulamalarının Blockchain teknolojisi ile yaygınlaştırılması adına teşvik alanları yaratılmasında öncü olacağız. Finansal ihtiyacın giderilmesi için Eximbank ve diğer yurtiçi teşvik mekanizmaları ile uluslararası finansman kaynaklarını güçlendireceğiz.

TİM Kadın Konseyi bilgi notu Kadın ihracatçılar ve kadın delegeler ile iş dünyasında temsil edilen kadın sayısının artması, kadın girişimcilerin iş hayatına entegrasyonunun sağlanması, kadın ihracatçıların iş dünyasında karşılaştıkları sorunların hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulması ve ortaya koydukları projelerin daha etkin şekilde yürütülmesi amacıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi bünyesinde, 2018 yılında TİM Kadın Konseyi oluşturuldu. TİM bünyesinde gerçekleştirilmekte olan tüm çalışma ve etkinliklere 54 üyesi bulunan TİM Kadın Konseyi katkı sunuyor.

DÜNYA

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir” dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.

“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”

Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.

Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.

Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.

Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.

“TERÖRÜN TÜRKİYE’NİN ENERJİSİNİ HEBA ETTİĞİ, TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARINI TÜKETTİĞİ AÇIKTIR”

Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.

Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.

Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.

Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.

“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”

Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.

Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.

Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı.

TBMM’ye gelişinde, TBMM Başkanvekili Celal Adan tarafından törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören kıtasını selamladıktan sonra Genel Kurul Salonu’na geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.

“Vatanımızın dört bir köşesinde AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm yol ve dava arkadaşlarımı içtenlikle selamlıyor, her birini muhabbetle kucaklıyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 11 milyon 710 bine ulaşan üyesiyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en güçlü siyasi hareketlerinden biri olduğunu belirterek, “Cenabı Allah’a ne kadar hamd etsem azdır. Çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, ülkesine ve milletine hizmet sevdasıyla dünyada eşi benzeri olmayan muazzam bir teşkilatla yol yürüyoruz” dedi.

Gece gündüz demeden fedakârca çalışan her bir teşkilat mensubunu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hizmetlerinden, gayretlerinden ve elbette samimiyetlerinden dolayı kendilerine Cenabı Allah öyle bir heyecan, öyle bir coşku vermiş ki… ‘Yol yürümekle aşınmaz.’ diyoruz ve sizler de evvelallah dağ, taş demeden yürüyerek bu yola devam ediyorsunuz. Sizlere canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“Genişletilmiş İl Başkanları toplantısının 182’ncisinde sizlerle beraber olmanın bahtiyarlığını yaşıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının hayırlar getirmesini diledi.

“BİZ, HEM GEÇMİŞİN HEM BUGÜNÜN HEM DE YARINLARIN YÜKÜNÜ TAŞIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Değerli fikirleriniz, tenkit ve tespitlerinizle toplantımıza yapacağınız katkılar için her birinize şimdiden teşekkür ediyorum. Mevla, muhabbetimizi, dayanışmamızı daim eylesin diyorum. Değerli yol arkadaşlarım, bugün sizlerle bazı meseleleri açık yüreklilikle konuşmak arzusundayım. Kalbimle kavlim arasına sütre çekmeden, sizlerle samimi bir muhasebe yapmak, dertleşmek, hasbihal etmek istiyorum. Daha doğrusu başta şahsım olmak üzere bu partinin kurucu değerlerini, temel ilke ve prensiplerini hepinize, hepimize tekrar hatırlatmak istiyorum. AK Parti’mizle ilgili olarak her zaman altını çizerek vurguladığım bir husus var. Biz, bu hareketi bizden öncekilerden devraldık. Unutmayın, bir emanet taşıyoruz. Vakti, saati geldiğinde bu mukaddes emaneti bizden sonrakilere inşallah şanla, şerefle, vazifemizi layıkıyla yapmanın huzuruyla teslim edeceğiz. Bu hareketin geçmişi asırlara saridir. İnşallah dünya var oldukça da bu hareket var olacaktır. Bakın, biz omuzlarımızda sadece bugünün, bu anın yükünü taşımıyoruz. Biz, hem geçmişin hem bugünün hem de yarınların yükünü taşıyoruz. Her zaman söylüyorum: Bu hareketin kendisiyle kaim olduğuna inanan varsa büyük bir yanılgı içindedir. ‘Ben olmazsam bu hareket olmaz.’ diyen, böyle düşünen varsa çok büyük bir gaflet içindedir. Yaptığı hatanın sadece kendisiyle sınırlı kaldığına sadece kendi şahsını bağladığına inanan varsa aynı şekilde büyük bir yanlışın içindedir.”

“AK PARTİ’NİN MİSYONU ÇEYREK ASIR BOYUNCA ZERRE KADAR DEĞİŞMEMİŞTİR”

Bu yola kimsesizlerin kimsesi olmak için çıktıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, bu partiyi şehrin kenar mahallelerinde onuruyla hayata tutunmaya çalışan, helalinden kazanıp, helalinden harcayan eski sistemin dişlileri arasında ezilen bu gariplerin, o yoksulların hakkını, hukukunu, namusunu savunmak için onların başlarını daima dik tutmak için kurduk. Biz, burada fakir fukaranın, garip gurebanın hakkını korumak için varız. Bu amaçla siyaset yapıyoruz” diye konuştu.

Emrihak vaki olana kadar bunun mücadelesini vereceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 14 Ağustos 2001’de yoksulların, mağdurların, mazlumların, yolda kalmışların, itilmişlerin, ötelenmişlerin, unutulmuşların partisi olarak yola revan olduğunu söyledi.

“AK Parti’nin misyonu çeyrek asır boyunca zerre kadar değişmemiştir, inşallah hiçbir zaman da değişmeyecektir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Biz evvelallah buna müsaade etmeyeceğiz. Millete, ümmete ve insanlığa hizmet davamızla aramıza kimse giremez, giremedi, bundan sonra da giremeyecek. Şunu herkesin çok ama çok iyi bilmesini isterim: Dün neysek bugün oyuz. Kurulurken neysek bugün de aynısıyız. 25 sene önce gayemiz neyse bugün de aynıdır, yarın da gayemiz aynı kalacaktır. Kardeşlerim unutmayın, biz seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatanların, bir gönül daha kazanmak için kapı kapı dolaşanların, yağmurda, karda, yazın kavurucu sıcağında yollara düşenlerin, bu hareketin başarısı için ailesinden, çocuklarından, işinden, gücünden fedakârlık yapanların, her seçimde sandıkları bayram yerine çeviren 10 milyonların partisiyiz.”

“BİZ HER DEM YENİDEN DOĞARIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin bu milletin kurduğu, büyüttüğü, gözü gibi bakarak bugünlere getirdiği, en kritik zamanlarında desteğini, duasını esirgemediği, gerektiğinde canı pahasına sahip çıktığı bir siyasi hareket olduğunu söyledi.

Elbette böyle büyük bir hareketin, böyle kalabalık bir hareketin içinde çok farklı kimlikler, farklı karakterler, farklı niyetlerle hareket edenlerin olabileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı ajanda taşıyanların, farklı gündemi olanların çıkabileceğini vurguladı.

25 yılda bunun her türlü örneğini gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kimilerinin başı döndü, kimileri kibir tuzağına düştü. Kimileri kendi şahsi davasını, milletin ve ümmetin davasının önüne koydu. Kimileri yolunu şaşırdı. Kimileri nefsinin esiri oldu. Kimilerini şeytan aldattı. Kimileri bu kutlu hareketi, bu aziz hareketi, bu tertemiz hareketi kirletmek için özellikle aramıza sızdı, sızdırıldı. Bunların her birini kenara koyduk. Hesabını sorduk, yolumuza kararlılıkla devam ettik. Kardeşlerim, AK Parti’yi AK Parti yapan işte bu vasfıdır. Unutmayın, biz yenilenerek yürürüz. Biz tazelenerek ilerleriz. Biz her dem yeniden doğarız. Biz yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşır, yolumuza güçlenerek devam ederiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin ardından salondaki partililer tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.

“DEVLETİN, MİLLETİN MALINA EL UZATANLA BİZİM İŞİMİZ OLMAZ”

“Evet, işte bizim farkımız budur. Bizim alametifarikamız budur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşlerim, 25 yıla dönüp baktığımızda göreceğiniz şey de sadece budur. AK Parti adı gibi ak bir partidir. İsmi ile müsemma bir partidir. Kimse bu partinin aklığına halel getiremez, o aklığa leke süremez. Kardeşlerim, unutmayın adının ‘Yeni’ olması eskimekten başka bir şey kazandıramaz bunlara. Bu konuda hiç kimseye tolerans göstermeyiz. Partimize katkıda bulunmuş, bu harekete emek vermiş, omuz vermiş hiç kimseye, haksızlık, vefasızlık etmeyiz. Fakat devletin malına, milletin malına el uzatanla da bizim işimiz olmaz, olamaz. Yeri geldikçe defalarca söyledim. Yorulan, yüksünen varsa buyursun kenara çekilsin, dinlensin. Aşkını, şevkini, mücadele azmini yitiren varsa buyursun soluklansın. Kenara gelmiyorsa, o zaman millete hizmet davasının hakkını versin. Tekrar söylüyorum, bizler hepimiz aziz milletimizin, unutmayın, hizmetkarlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzuru, refahı, müreffeh ve muzaffer geleceği için yapıyoruz. Uğruna ömrümüzü adadığımız bu zorlu mücadeleyi, yönünü ve yüzünü umutla ülkemize çevirmiş mazlumlar ve mağdurlar için veriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son nefeslerine kadar, güçleri yettiğince bu niyetle çalışacaklarını, koşacaklarını ve ter dökeceklerini vurguladı.

“TÜRKİYE BU MESELEDEN TEMİZLENEREK ÇIKACAK”

Milletin çizdiği rotadan asla sapmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun. Devletimiz, hükûmetimiz gündemine hakimdir. İlk günden itibaren mesele yakın takibimizdedir. Bütün kurumlarımızla, kurullarımızla gerekeni yapıyoruz. Dün kabinemizde, bugün geniş katılımlı toplantımızda önemli kararlar aldık. Atılacak adımları netleştirdik. Yol haritamızı belirledik. Tasfiyesine karar verilen fonlara ilişkin süreci koordine etmek için Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında tam yetkili bir kurul oluşturduk. Ayrıca Devlet Denetleme Kurulumuzu görevlendirdim. İnşallah bu süreci süratle neticelendireceğiz. İnanıyorum ki, Türkiye bu meseleden temizlenerek çıkacak. Ekonomimiz bu meseleden daha da güçlenerek çıkacak. Sermaye piyasalarımız çok daha sağlıklı bir yapıya kavuşacak. Eksikler giderilecek. Sistem daha verimli, daha etkin çalışacak.”

“İSTANBUL’U SOYANLARA SAHİP ÇIKTILAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin büyük bir aile olduğunu vurgulayarak, “Şimdi bakıyorum, sağda solda olumsuz birkaç örnekten yola çıkarak büyük AK Parti ailesine dil uzatmaya cüret eden hadsizler var. Hatta daha da ileri gidip en hassas olduğumuz değerlere dil uzatmaya kalkışan edepsizler var. Bunlara eyvallah etmeyeceğiz. Yanlış yapan en baştan kendisine yanlış yapmıştır. Birkaç nahoş örnek üzerinden kimse büyük AK Parti ailesini, hele hele bizim ortak değerlerimizi kötüleme çabası içine girmesin” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başkalarına benzemediklerini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Affınıza sığınarak söylüyorum, baklava kutularında rüşvet alanlara sahip çıktılar. Belediyeleri arpalığa çevirenlere sahip çıktılar. Yolsuzluğu, arsızlığı, iltiması, irtikabı, her türlü kirli pespaye ilişkisi ortaya saçılanlara bunlar sahip çıktılar. İstanbul’u soyanlara sahip çıktılar. Hırsıza, yolsuza, dolandırıcıya, şantajcıya sahip çıktılar. Daha bizim burada söylemeye edebimizin el vermediği türlü kepazelikleri, türlü rezillikleri yapanlara yüzleri kızarmadan sahip çıktılar. Şimdi çıkmış kendi kapkara sicillerine bakmadan bir de bize ahlak dersi, siyasi etik dersi vermeye kalkıyorlar. Onlara diyorum ki ‘hadi oradan’. Siz bu milleti kendiniz gibi balık hafızalı mı sandınız. Siz önce bir aynaya bakın, arının, içinizdeki çürükleri bir ayıklayın. Şayet etrafınızda hâlâ birileri kalırsa sonra çıkıp bize akıl vermeye cüret edin.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara kulak asmayacaklarını, her zaman olduğu gibi yine işlerine bakacaklarını, milletin sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üretmeye odaklanacaklarını belirtti.

Seçim gününe kadar işlerinin millet olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gücümüz millet olacak. Sahada çalışacağız. Vatandaşımızla ruberu iletişim hâlinde olacağız” ifadelerini kullandı.

“DAVAMIZA ZARAR VERECEK HİÇBİR TEŞEBBÜSE BUGÜNE KADAR GÖZ YUMMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, fırsatçılara, selden kütük kapmaya çalışan istismarcılara meydanı asla bırakmayacaklarını, dedikodunun, söylentinin, iftiranın, bühtanın hakikati perdelemesine izin vermeyeceklerini belirterek, “Fitne odaklarına karşı uyanık olacak, teyakkuz hâlinde olacak birlik ve beraberliğimizin zedelenmesine müsaade etmeyeceğiz. AK Parti’nin ilgili mekanizmaları tıkır tıkır işliyor. Hiç kimsenin endişesi olmasın, varsa bir sorun çözer, işimize bakarız. 25 yılda biz tüm Türkiye’ye şunu gösterdik. Nerede bir sorun, sıkıntı varsa Ankara onu mutlaka çözer. Bizim olan güveni bugüne kadar boşa çıkarmadık. İnşallah bundan sonra da bu itimadı sarsmayacağımızdan herkes emin olsun” diye konuştu.

Bunun gereklerini harfiyen yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en son “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” vesilesiyle milletle bir kez daha kucaklaştıklarını, hemhal olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe sahada olduklarını belirterek, esnafla, çiftçiyle, işçiyle, gençlerle, hanım kardeşlerle ve emeklilerle bir araya geldiklerini anımsattı.

Buluşmaların en kapsamlılarından birini İstanbul’da gerçekleştirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye Yüzyılı buluşmalarımız bir kez daha göstermiştir ki AK Parti’nin en büyük gücü toplumun bütün kesimleriyle arasında kurduğu işte bu doğrudan ve sarsılmaz bağdır. Bu bağı zayıflatmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Tekrar altını çizerek söylüyorum, davamıza zarar verecek, ülkemizin dört bir yanında AK Parti’ye aşkla hizmet eden kardeşlerimizin gayretine halel getirecek, onların tertemiz duygularına leke düşürecek hiçbir teşebbüse bugüne kadar göz yummadık, bundan sonra da göz yummayız. Rabbim bizi milletimizin yolunda, Türkiye’ye hizmet yolundan ayırmasın diyorum. Biraz önce aramıza katılan belediye başkanlarımıza, AK Parti ailesine hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlere çalışmalarınızda başarılar diliyorum.”

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA8 saat önce

“Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışında yaptığı konuşmada, “Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları,...

DÜNYA8 saat önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı Açılış Toplantısı’na katıldı. TBMM’ye gelişinde, TBMM...

DÜNYA1 gün önce

“Siyaseti kişisel ikbalimiz için değil, 86 milyonun huzur ve refahı için yapıyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Bizler hepimiz, aziz milletimizin hizmetkârlarıyız. Siyaseti kendimiz için, kendi kişisel...

DÜNYA2 gün önce

“Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk...

DÜNYA1 hafta önce

“Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı mevcut anlayışı değiştirmek mecburiyetindeyiz,...

DÜNYA1 hafta önce

“Amerika ile enerji, sivil havacılık ve yüksek teknoloji alanlarında tesis ettiğimiz iş birliğini ileriye taşımaya hazırız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “100 Yıllık Dostluk: Türkiye-Amerika Birleşik Devletleri” etkinliğinde yaptığı konuşmada, “Amerika ile nükleer ve LNG dahil enerji, sivil havacılık...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere gittiği Amerika Birleşik Devletleri’nin...

DÜNYA2 hafta önce

“Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye’yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını, 81 ilimizi,...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan Samsun Şehir Hastanesinin açılışında konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun, vatandaşımızın insanca muamele göreceği...

DÜNYA3 hafta önce

“86 milyon olarak hep beraber müreffeh ve aydınlık istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Rize İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla 86 milyon olarak hep beraber...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish