Bizimle iletişime geçin

GÜNCEL

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Enerjetik Malzemeler Üretim Tesisi Açılışı ve Ürün Lansmanı’na katıldı

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Barutsan Roket ve Patlayıcı Fabrikası’nda Enerjetik Malzemeler Üretim Tesisi Açılışı ve Ürün Lansmanı’na katıldı.

Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan patlayıcı tesisiyle yeni nesil elektrikli hibrit sistem zırhlı muharebe araçları ve Boran 105 taşınabilir obüslerinin Türkiye’ye ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne hayırlı olmasını diledi.

“SAVUNMA SANAYİMİZ İÇİNDE MAKİNE VE KİMYA ENDÜSTRİSİ KURUMU’NUN AYRI BİR YERİ VAR”

Bu ürünlerin geliştirilmesinde ve üretiminde görev alan mühendis, teknisyen ve işçileri tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eskilerin hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salah diye ifade ettikleri gibi, günümüzde barışı korumanın yolu her türlü saldırıya hazırlıklı olmaktan geçiyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan İkinci Abdülhamid döneminde yerli silah sanayi için başlatılan atılımların, kurulan fabrikaların, geliştirilen sistemlerin Cumhuriyetin ilk yıllarının ardından yerini atalete bıraktığını anlatarak şöyle devam etti: “Kıbrıs çıkarmasında yaşadığımız acı tecrübeler bize bu konudaki eksiğimizin vahametini tüm çıplaklığıyla göstermiştir. İstiklalin yolunun asker sayısı kadar, hatta ondan daha ziyade silahı, teknolojisi ve eğitimiyle güçlü bir ordudan geçtiği bugün çok daha iyi anlaşılmaktadır. Son 19 yıldır savunma sanayimizi her alanda yüksek teknolojiye, araştırma ve geliştirmeye dayalı yerli üretimle ayağa kaldırmak için yoğun çaba harcadık. Hamdolsun, verdiğimiz emeklerin, tahsis ettiğimiz kaynakların karşılığını birer birer aldık ve alıyoruz.”

Türkiye savunma sanayi içinde Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun ayrı bir yeri olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu kurumumuz Tophane-i Amire’den bugüne kadar İmalat-ı Harbiye ruhu ile üretim yaparak şartlar ne olursa olsun ordumuzun ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmıştır. İmalat-ı Harbiye, Kurtuluş Savaşı yıllarında tezgâhlarını cepheden cepheye taşıyarak fedakâr ustalarıyla derme çatma atölyelerde cephane üretmiştir. Makine Kimya Endüstrisi Kurumumuz da yerli ve millî imkânlarla ordumuzun silah ve mühimmat ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde entegre üretim yapabilen dünyadaki ender kuruluşlardan biridir” diye konuştu.

“YENİ NESİL PATLAYICI ÜRETİM KABİLİYETİNDE SÜPER LİGE ÇIKTIK”

Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun bugün dünyada 5,56 milimetreden 203 milimetreye kadar tüm kalibrelerdeki silah ve mühimmatı tek çatı altında üretebilen tek yapı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun üretim kabiliyet ve kapasitesini anlattı.

“Bugün de enerjetik malzemeler denen RDX, HMX, CMX üretim tesisiyle modüler barut üretim hatlarını kurumumuza kazandırıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün burada yeni nesil elektrikli hibrit sistemle çalışan ve kısaca EZMA denen elektrikli zırhlı muharebe aracı ile Boran 105 milimetre taşınabilir obüsünü de kamuoyuna tanıtıyoruz. Açılışın yaptığımız bu tesisle, Türkiye dünyada sayılı ülkelerin sahip olduğu RDX, HMX ve CMX gibi patlayıcıları üretme imkânına kavuşuyor. Ülkemiz uçak bombalarında yeni nesil mühimmatların dolumunda, füze yakıtı ve harp başlıklarında ana patlayıcı malzemesi olarak kullanılan bu ürünü hep yurt dışından ediyordu. Son dönemde yaşadığımız hadiseler ve maruz kaldığımız gizli, açık ambargolar bu kritik ürünün ülkemizde üretilmesini gerektirmiştir. Makine Kimya Endüstrisi Kurumumuz verdiğimiz talimatla hemen kolları sıvadı, bir yıl gibi kısa bir sürede tamamen yerli imkânlar ve millî teknolojiyle kamu-özel iş birliği yönetimiyle bu tesis kuruldu. Artık uçak bombalarımızın, mühimmatlarımızın, füzelerimizin ve harp başlıklarımızın patlayıcıları konusunda hamdolsun kimseye bağımlı olmayacağız. Açılışını yaptığımız tesis sayesinde ülke olarak yeni nesil patlayıcı üretim kabiliyetinde süper lige çıktık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün ayrıca Fırtına ve Panter gibi obüslerin sevk sistemi olan modüler barut üretim hatlarının da açılışını gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, “Bu tesiste yurt dışından temin edilen modüler barut sistemi artık tamamen yerli imkânlarla üretilecek. Teknoloji paylaşımı için milyonlarca dolar bedel istenilen bir sistem mühendislerimiz tarafından yüzde 100 teknolojiyle çok kısa sürede üretildi” bilgisini paylaştı.

“TÜRKİYE’NİN ASKERÎ ARAÇLARDA DIŞA BAĞIMLILIĞINI BİTİRECEK YENİ TEKNOLOJİLERİN İLK ÖRNEĞİNİ BUGÜN GÖRME İMKÂNI BULDUK”

Dünyada artık askerî araç teknolojilerinin hızla değiştiğine, yeni nesil otonom ve elektrikli hibrit askerî araçların harp meydanlarında yer almaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin askerî araçlarda özellikle de motor konusundaki dışa bağımlılığını bitirecek yeni teknolojilerin ilk örneğini bugün görme imkânı bulduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim mühendislerimiz M 133 askerî zırhlı personel taşıyıcı araçları, elektrikli motor ile çalışan hibrit hâle getirdiler. Uzaktan kumanda ile insansız çalışabilen ve 27 tane çok zorlu askerî testi başarıyla geçen, kısa E-ZMA denen bu elektrikli zırhlı muharebe aracımız artık silahlı kuvvetlerimizin emrindedir. Yol yapma menzili 700 saati, savaşma süresi 10 saati bulan motor konusunda dışa bağımlılığı bitiren E-ZMA projesinde görev alan tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyorum” ifadesini kullandı.

Fatih Sultan Mehmet Han’ın bizzat tasarladığı Şahi toplarının devamı niteliğindeki Yavuz ve Fırtına silah sistemlerini de görme fırsatı bulduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Fatih’ten aldıkları ilhamla dünyada ilk defa seri atış yapabilen sahra topunu 1868 yılında icat eden Ahmet Süreyya Emin’in yolundan giden mühendislerimiz kendi sınıfının en iyisi olan Boran Obüsü’nü yaptılar. Boran Obüsü 105 milimetre çapı ve helikopterle havadan taşımaya uygun bin 750 kilogram ağırlığı, bir dakikada atışa hazır hâle gelebilmesi, dakika da altı atış yapabilmesi özellikleriyle bilhassa komando birliklerimize büyük katkı sağlayacaktır. Bugün burada ayrıca yeni geliştirilen platform makineli tüfeği de inceleme fırsatı bulduk. Bu yeni makineli tüfeğimize PMT-76 57-A ismi verilmiştir. Makineli tüfeğin ismindeki 57-A ibaresinin özel bir anlamı vardır. Bu ifade tüfeğimizin isminde Çanakkale Savaşı’nda mensuplarının neredeyse tamamı mitralyöz atışı ile şehit düşen 57. Alay’ın hatırasını yaşatmak üzere yer almaktadır. Çanakkale Savaşı’nın 106. yıl dönümünde bir kez daha Çanakkale şehitlerimizi ve bütün şehitlerimiz rahmetle, şükranla, hürmetle yâd ediyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılında şehit düşen Üsteğmen Ozan Olgu Köreke’nin tasarladığı “Ozok” el bombasına da değinerek, “Makine Kimya Endüstrisi Kurumumuz bu projeyi aldı, geliştirdi ve üretmeye başladı. Evet, hayata geçirilen bu projeler İmalat-ı Harbiye ruhunun günümüzdeki yansımalarıdır. Kurtuluş Savaşı yıllarında defalarca doldurulup tekrar cepheye gönderilen gazi kovandan çok şükür bugün termobarik mühimmat üretebilir hâle geldik” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, deniz topu, yakın hava savunma sisteminin T-155 fırtına obüslerinin hibrit güç ve tahkik sistemlerinin yazılım ve donanımlarının da bir an önce tamamlanmasını beklediklerini dile getirerek, “Diğer alanlarda da bir an önce bitmesini dört gözle beklediğimiz pek çok proje bulunuyor. Bunun için savunma sanayimizin artık yeni bir anlayışla kendini bir üst lige çıkarması şarttır. Özellikle de sektörün lokomotiflerinden biri durumundaki Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumumuzun süratle yeniden yapılanması gerekiyor. Makine ve Kimya Endüstri Kurumumuzun özel sektörle yakın iş birliği hâlinde ordumuzun tüm ihtiyaçlarını karşılayarak dışa bağımlılığı bitirecek, bizimle birlikte dostlarımızı da destekleyecek bir yapıya bir an önce kavuşmasını istiyoruz” dedi.

Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun özel sektör esnekliğiyle çalışması gerektiğini, aynı alanda çalışan özel sektör firmalarının önünü kesen değil, onları destekleyen, teşvik eden bir yapıya kavuşması gerektiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan tesisin ve geliştirilen hibrit sistem zırhlı muharebe araçları ile Boran 105 taşınabilir obüsünün hayırlı olmasını dileklerini tekrarladı.

“İHTİYAÇ SAHİBİ AİLELERE HANE BAŞI VERİLEN NAKDİ YARDIMI YENİDEN BAŞLATIYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, memurlara ve esnafa müjdeleri olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Emeklilerimize 2018 yılında başlattığımız bayram ikramiyesi ödemesinin tutarını bin liradan bin 100 liraya yükseltme kararı almıştık. Onunla ilgili düzenleme Meclis’te varılan uzlaşmayla gerçekleştiriliyor. Memur maaşlarını 10 Mayıs itibariyle hesaplara yatırıyoruz. Salgının faaliyetlerini olumsuz etkilediği esnaflarımıza yaptığımız aylık bin lira gelir desteği ile 750 lira ve 500 lira arasındaki kira desteğinin süresini bir ay daha uzatıyoruz. TESKOMB ve Halkbank aracılığıyla esnafa kullandırdığımız kredilerin taksit ödemelerini 1 Temmuz 2021 tarihine kadar erteliyoruz. Ayrıca, TESKOMB kefaletiyle kredi kullanan esnaflarımızdan taksit ödemesi yapamayan 240 bin kişinin 1 milyar lira tutarındaki borcu daha sonra tahsil edilmek üzere TESKOMB tarafından bankaya ödenmiştir. Çek ve senetlerle ilgili bir başka önemli düzenleme de yine Meclis’te uzlaşmayla görüşülüyor. İş sözleşmelerinin fesih yasağı 30 Haziran’a kadar uzatılmıştır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa çalışma ödeneğinin süresinin Nisan başından Haziran sonuna kadar uzatıldığını hatırlatarak, KOSGEB vasıtasıyla toplamda 5 milyar lira bütçeli yeni bir destek programı başlatacaklarını, bu desteğin öncelikle kovid salgını sebebiyle gelir kaybına uğramış veya nakit akışı bozulmuş, ama istihdamını koruyan imalat sektörlerinde faaliyet gösteren mikro ve küçük ölçekli işletmelere yönelik olduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknoloji alanında faaliyet gösteren filiz şirketler de bu desteğe başvurabilecektir. Mikro işletmeler 30 bin liraya kadar, küçük işletmeler 75 bin liraya kadar olmak üzere üç yıl geri ödemesiz, tamamı faizsiz şekilde bu destekten faydalanacaklardır. Bu sektörlerde şartları taşıyan mikro ve küçük işletmeler 3 Mayıs Pazartesi gününden itibaren elektronik devlet üzerinden KOSGEB aracılığıyla başvurularını yapabilirler” bilgisini verdi.

İhtiyaç sahibi ailelere hane başı verilen bin liralık nakdi yardımı da bin 100 liraya çıkartarak yeniden başlattıklarını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için 2 milyar 540 milyon liralık bir kaynak tahsis ettiklerini, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına da yine ihtiyaç sahibi ailelere destek olmak için 183 milyon lira ilave kaynak gönderdiklerini kaydetti.

Belediyeler başta olmak üzere çeşitli kurumların da bu süreçte milleti pek çok projeyle desteklemeyi sürdürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bu müjdelerin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum, böylece esnaflarımıza, işletmelerimize, iş dünyamıza şu sıkıntılı dönemde yeni bir nefes alma imkânı sağladığımıza inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından tesisin açılış kurdelesini kesti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması öncesinde da tesiste incelemelerde bulunarak, uzaktan kumanda ile lansmanı yapılan ürünlerden elektrikli zırhlı muharebe aracı (E-ZMA), Askerî Fabrika ve Tersane İşletme AŞ (ASFAT) tarafından üretilen Mekanik Mayın Temizleme Teçhizatı (MEMATT) hakkında bilgi aldı.

Uzaktan kumandalı mayın temizleme aracının tanıtımı sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, aracın şu anda Azerbaycan’da çalıştığını, çok başarılı bir araç olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Mehmetçiğin bir yerden bir yere korunaklı bir şekilde taşınmasını sağlayan, elektrikli ve beş kilometreye kadar uzaktan kumanda edilebilen araç hakkında bilgi aldı ve aracı uzaktan kumanda ile kullandı.


DÜNYA

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam bin yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihî Millî Parkı’nda düzenlenen 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve bazı siyasi partilerin genel başkanları ile katılımcıları selamlayarak başladı.

Dün Anadolu’nun giriş kapısı Ahlat’taki etkinlik alanını ziyaret ederek gençlerle kucaklaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Kabine Toplantısı’nı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyesi’nde üçüncü kez gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi de Bizans’ın paslı kilidini iman anahtarıyla kırıp Anadolu’nun cümle kapısını açtığımız Malazgirt’te sizlerle beraberiz. Konuşmamın başında Malazgirt Zaferi’mizin 955. yıl dönümü mübarek olsun diyorum. Malazgirt’te hem dehasının hem de bileğinin kuvvetiyle bize bu aziz vatanın kapılarını açan Sultan Alparslan’ı, onun kutlu ve yiğit ordusunu, şehit ve gazilerimizin tamamını bugün bir kez daha kemal-i edeple yâd ediyorum” ifadelerini kullandı.

Etkinlik meydanını tıka basa doldurarak, dünyaya çok güçlü birlik ve beraberlik mesajı veren vatandaşlara şükranlarını sunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Beyaz başörtüleriyle, beyaz leçekleriyle burayı adeta bir papatya bahçesine çeviren hanım kardeşlerime teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Gelecekteki zaferlerimizin, istikbalde yazacağımız destanların müstakbel neferleri olarak gördüğüm genç kardeşlerime özellikle teşekkür ediyorum. Tarihinize, ruh köklerinize, ecdadın mukaddes emanetine sahip çıktığınız için, Alparslan’ın ve gaza erlerinin o mübarek ruhlarını bugün bir kez daha şad ettiğiniz için, şu muhteşem kardeşlik tablosu için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Rabbim sizleri korusun. Rabbim bu aziz millete, bu büyük devlete en güzel, en hayırlı hizmetleri yapmayı siz gençlerimize nasip eylesin. Bugün aynı zamanda Anadolu’nun harimiismetine uzanan kirli elleri topraklarımızdan söküp atmak üzere başlattığımız Büyük Taarruz’un 104. seneidevriyesini idrak ediyoruz.”

“SÖZ KONUSU VATANIMIZ OLDUĞUNDA, KİMSEYE BOYUN EĞMEYİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle Millî Mücadele’de bağımsızlığımız için bedel ödeyen şehit ve gazilerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şunu bilhassa ifade etmek isterim. Sevgili gençler, biz Malazgirt’te ebedi yurt kıldığımız bu cennet vatanı tam 850 sene sonra işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, bu uğurda can alıp can vermiş, istiklaline aşık bir milletiz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin devletin bekası, milletin varlığı, bayrağın göklerde gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir millet olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gerektiğinde her şeyden sarfınazar ederiz ama söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz. İnşallah bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde, bükülmez bir bilekle, çelikten bir yürekle kıyamete kadar burada var olmaya, bu topraklarda özgürce yaşamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Malazgirt’in öneminin başlı başına bir tarih olmasından kaynaklandığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bayrak şairimiz merhum Arif Nihat Asya, burada yazılan o muhteşem destanı işte bu sözlerle ifade etmişti. Bakınız bundan tam 955 sene önce, 26 Ağustos 1071’de, Sultan Alparslan ordusuyla birlikte cuma namazını eda etti. Ardından askerleriyle birlikte Cenabı Allah’a dualar etti. Dua bitince o yiğit Sultan ordusuna dönüp şunları söyledi, ‘Daha ne zamana kadar biz azınlıkta, düşman çoğunlukta olduğu hâlde böyle bekleyeceğiz. Ben bizzat Müslümanların minberlerde bizim için dualar ettikleri vakitte düşmanın üzerine atılmak istiyorum. Galip gelirsek ne ala, aksi takdirde şehit olarak cennete gideceğiz. Şu anda karşınızda ne emreden bir sultan ne de emir alan bir asker vardır. Bugün ben de sizlerden biriyim. Sizinle beraber kılıç sallayacağım. Benimle gelmek isteyenler gelsin, istemeyenler geri dönsün’ Sözlerini bitirince ‘Ölürsem kefenim olsun’ diyerek giydiği beyaz elbisesi sırtında, okunu ve yayını aldı, atının kuyruğunu bağladı. Düşmana yaklaştığında atından inip yüzünü toprağa sürerek yine Rabbine dualar etti, niyazda bulundu. Sonra atına tekrar binerek kendisi önde, Gazanferler yanında, düşmanın üzerine ok gibi atıldı. Savaşın sonunda ordusuyla beraber Malazgirt’te tarihe geçen görkemli bir destan yazdı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultan Alparslan’ın muhteşem zaferiyle sadece Anadolu’nun kapılarını millete açmadığına işaret ederek, “Selahaddin Eyyubi ile Kudüs’e, Sultan Fatih’le İstanbul’a, Osmanlı Cihan Devleti’yle üç kıtaya giden yolları da açtı. Mevlana’yla, Yunus Emre’yle, Hacı Bektaşi Veli’yle, İdris-i Bitlisi ve Ahmed-i Hani’yle gönüllere giden yolları da açtı. Anadolu’dan Balkanlara, Hicaz’dan Kuzey Afrika’ya, Adriyatik’ten Atayurdu’muza giden yolları da açtı. Kilit diyoruz ya işte o kilidi Sultan Alparslan ve ordusu açtı. Merhum Fazıl Hüsnü Dağlarca bunu şöyle anlatıyor. ‘Bağladı atının kuyruğunu, yaptı bir topuz/Ölümü ölüme doladı Alparslan/Sürdük atlarımızı üstüne 300 binin atıldık/Sağlı sollu, damar damar yarıldı gökyüzü/Allığından varırken tanrısına bir şehit gökçe yollu/Her gören taş kesildi ulu görkemimizden/Atlar dört başlı, işte yiğitler sekiz kollu’ Alparslan ve yiğitlerinin aziz ruhları şad olsun. Medeniyet coğrafyamızı ihya eden ecdadın ruhu şad olsun. Bin yıldır şehitler tepesini boş bırakmayan cümle şühedanın ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.

“MİLLET OLARAK NE ZAMAN BİR OLDUYSAK BAŞARIDAN BAŞARIYA, ZAFERDEN ZAFERE KOŞTUK”

Tarihte bazı hakikatlerin tahrif edilmesinin, yok sayılmasının, inkâr edilmesinin mümkün olmadığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gerçeklerden biri de şudur. Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak, sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek başarıdan başarıya, zaferden zafere koştuk. 955 yıl önce Malazgirt destanını, unutmayın, böyle yazdık. Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz’da zorlukları böyle aştık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefrikaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir şeyi özellikle vurgulamak istediğini belirterek, şunları kaydetti: “Biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam bin yıldır şerefimizle, onurumuzla yaşamaya çalışıyoruz. Bu coğrafyada bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur. Sadece kendi hak ve hukukumuzu korumak için, yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz için de biz güçlü olmak zorundayız. Savunmadan diplomasiye, eğitimden ulaştırmaya, ekonomiden sağlığa tüm çabamız müessir ve müreffeh bir Türkiye’yi inşa etmek içindir. Bu uğurda elimizle birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş durumdayız.”

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA ETMEK İÇİN ATIMIZIN KUYRUĞUNU BAĞLADIK”

Millet olarak çok eski bir gelenekleri olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın bölgemizde tarih yeniden yazılıyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla tarihe yön verdiğini, bunun önünü artık hiç kimsenin kesemeyeceğini vurgulayarak, “Tahriklerle, tuzaklarla Türkiye’nin ve Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durduracaklarını zannedenler hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Biz ne doğru bildiğimiz yoldan saparız ne de birilerinin tahrikleriyle farklı yollara gireriz. Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek, azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Mevla yolumuzu açık etsin diyorum” ifadelerini kullandı.

Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünün mübarek olmasını dileyerek, Anadolu’yu vatan eyleyen şehit ve gazilere Allah’tan rahmet niyaz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, etkinliklere bu yıl 10. defa öncülük ederek gençlere tarih şuuru kazandıran Okçular Vakfı’nı tebrik etti, misafirlere teşekkürlerini iletti.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü kutlama törenleri kapsamında Ahlat’taki etkinlikte yaptığı konuşmada, “Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız. İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah, milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü kutlama törenleri kapsamında Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen etkinliğe katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi, bazı siyasi partilerin genel başkanlarını, Okçular Vakfının mensuplarını ve katılımcıları selamlayarak başladı.

Anadolu’nun giriş kapısında, asırlar boyunca ilmin, sanatın, medeniyetin merkezi olan ata şehri Ahlat’ta katılımcılarla beraber olmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin şahsında Güroymak’tan Adilcevaz’a, Mutki’den Hizan ve Tatvan’a, Bitlis’in dört bir yanındaki kardeşlerime Ahlat’tan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Aynı şekilde, 81 ilimizdeki 86 milyon vatandaşımıza, gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm dostlarımıza Ahlat’tan en kalbi muhabbetlerimi yolluyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı programı düzenleyen Okçular Vakfını canıgönülden tebrik ettiğini, organizasyonda emeği geçen tüm kurum ve kuruluşları, belediyeleri, vakıf ve dernekleri ayrı ayrı kutladığını söyledi.

Kendilerini hüsnükabulle karşılayan Ahlat ve Bitlis halkına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, birlik, beraberlik ve kardeşliğin daim olması temennisinde bulundu.

“ANADOLU’NUN DÜĞÜMÜ, AHLAT’TA ÇÖZÜLMÜŞTÜR”

Yarın Türk tarihinin en şanlı, en ihtişamlı destanlarından biri olan Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünün idrak edileceğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ahlat’tan hareket eden o mübarek ordunun fetih rüzgarını yine coşkuyla hissedecek, fethin mukaddes havasını bir kez daha teneffüs edeceğiz. Şunu öncelikle ifade etmek istiyorum. Ahlat, şehadete ermişlerin, yani şehitlerin, Ahlat, saadete, selamete ermişlerin, yani saitlerin, selimlerin Ahlat, İ’la-yı Kelimetullah yolunda gaza şuuruna ermişlerin, yani gazilerin mekânıdır. Ahlat, Anadolu’da yoğrulan millet ruhunun, hamurunun mayasıdır. Ahlat, 14 asır boyunca burada şehit düşen sahabelerin, Sultan Alparslanların, bu ordudan fırtına gibi esen alplerin, erenlerin, gazilerin diyarıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat’ın her hâliyle şüheda ocağı, gaziler otağı, milletin kimlik vesikası ve tarihin iftihar sayfası olduğunu kaydederek, “Şurası muhakkak ki Malazgirt’e giden yol, Ahlat’tan açılmıştır. Anadolu’nun düğümü, Ahlat’ta çözülmüştür. Kudüs ve İstanbul, Ahlat’ta vücut bulan imanla fethedilmiştir. Diyar-ı Rum’u Darülislam hâline getiren, bu toprakları iyilikle, erdemle, adaletle nakış nakış işleyen güç ve irade Ahlat’ta ortaya çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat’ın Kubbetü’l İslam olduğunu, bu toprakları imar, inşa ve ihya eden ecdadın Anadolu’ya giriş kapısı olduğunu söyledi.

“Önce Malazgirt’e, devamında ebedî yurdumuz Anadolu’ya, ardından üç kıtaya şerha şerha yayılan o ruh bugün yine buradadır, Allah’a hamd olsun dimdik ayaktadır.” Diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat halkına ata mirasına sahip çıktıkları, coşkuları ve heyecanları, dosta güven düşmana korku salan dik duruşları için teşekkür etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ahlat halkının teveccühüne layık olabilmek için çalışmaya kararlı bir şekilde devam ettiklerini dile getirdi.

Bitlis’in Tatvan, Ahlat ve Güroymak ilçeleri sınırlarında bulunan alanın Nemrut Kalderası’nın millî park ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böylece, tarihî ve doğal güzellikleriyle öne çıkan bu alanı inşallah bundan sonra çok daha iyi koruyacağız. Bir kez daha hayırlı uğurlu olsun diyorum” ifadesini kullandı.

Ahlat’taki Selçuklu Mezarlığı’nda ecdadın tezyin ettiği 10 bine yakın mezar taşı bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ayetlerle, kandillerle, mihrap ve hatlarla süslü, ataların âdeta dile getirdiği şahidelerimiz var. Bu şahideler, bizim bu topraklardaki bin yıllık varlığımızın şahitleridir. Bu şahidelerdeki mukarnaslar, işletmeler, milletimizin hikmet ve estetikte ulaştığı seviyenin simgesidir. Bu şahidelerdeki çift başlı ejderler, tıpkı çift başlı Selçuklu Kartalı gibi kuvvet ve kudretimizin, basiret ve ferasetimizin nişanesidir. Bu kabirler, bu sandukalar, bu kitabeler milletimizin tapu senetleridir. Bizim millî hafızamız işte bu eserlere hem de silinmemek üzere kazınmıştır. Anadolu’yu yurt kılan şehit ve gazilerimizin her birinin ruhları şad olsun. Buradaki akıncı beylerinin, gaza erlerinin, komutanların, cümle ecdadın mekânı cennet olsun. Malazgirt Zaferi’nden İstanbul’un fethine, Çanakkale’den Millî Mücadele’ye, terörle mücadeleden 15 Temmuz destanına, bin yıldır bu aziz vatan için, bu asil millet için canlarını veren cümle şehitleri bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Bugün burada olduğu gibi, ecdadın hatırasına sahip çıkan, birliğimize, beraberliğimize dört elle sarılan herkesten Allah razı olsun diyorum.”

“AHLAT, MİLLET OLMA BİLİNCİMİZİN, BİRLİK VE BERABERLİĞİN EN GÜÇLÜ İŞARETİDİR”

Konuşmasında gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Ahlat asırlar boyunca, farklı kültür ve kimliklerin barış ve huzur içinde bir arada ve kardeşçe yaşadığı belde olarak tebarüz etmiştir. İlim, kültür ve medeniyet yüzyıllar boyu burada neşet etmiştir. Burada yetişen alimler, edipler, büyük şahsiyetler Anadolu’yu mamur etmiş, şenlendirmiş, Ahlat’tan hareket edip gönüllere girmişlerdir. Burası yalnızca orduların hareket üssü değil, kalplerin ve zihinlerinde çekim merkezi olmuştur. Ahlat, millet olma bilincimizin, birlik ve beraberliğin remzidir, en güçlü işaretidir. Bitlisli merhum bir şairimizin de çok veciz bir şekilde ifade ettiği gibi ‘Her fikre hürmet et, olgun karşıla. Mücadele olmaz silahla taşla. Yabanı ağaca meyve aşıla, marifet kökünden kesmekte değil. Eksiltme yüzünden ar perdesini, kulak ardı etme Hakk’ın sesini. İnsan rozeti tak, at gerisini. Marifet birlikte, nifakta değil.’ Evet, insan rozeti takıp Hakk’ın sesine uyanlar, marifeti nifakta değil birlikte arayanlar işte buradadır. Aynı devleti, aynı milleti müdafaa edenler işte buradadır. Aynı vatanı, aynı bayrağı, aynı mefkûreyi namus bilenler işte buradadır. Aynı istikbalin, aynı hedefin, aynı ümidin peşinden gidenler işte buradadır. Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Alevi’siyle, Sünni’siyle omuz omuza verenler işte buradadır.”

“TÜRKİYE’Yİ ÇOK DAHA GÜÇLÜ YARINLARA TAŞIYACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönül, ülkü ve kader birliği içinde Ahlat’ta tarihî bir destan yazıldığını vurgulayarak “Millet olarak bu destana inşallah yenilerini eklemekte kararlıyız. 86 milyonun kardeşlik mürekkebini tek bir sayfada, Ahlat’ta olduğu gibi tek bir terkipte birleştirmek için canla başla çalışıyoruz. Şundan kimsenin şüphesi olmasın, büyük ve güçlü Türkiye’nin ufukta yükselişine buradaki şahideler gibi hep birlikte şahitlik edeceğiz. Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep birlikte omuzlayacak, Türkiye’yi çok daha güçlü yarınlara taşıyacağız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki sene önce Ahlat’tan işaretini verdiğimiz Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında inşallah milletimizin önünde yeni bir dönemin kapıları açılacak. Kardeşliğimizle birlikte ekonomimiz de güçlenecek. Refahımızla birlikte iç cephenin direnci de artacak. Suriye ve Irak başta olmak üzere yakın çevremiz yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN İNŞASI BAŞLAMIŞTIR”

Türkiye’yle ve Türk milletiyle birlikte coğrafyadaki tüm kardeş halkların kazanacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bunun kimleri rahatsız ettiğini biliyoruz. Kimleri endişelendirdiğini biliyoruz. Onlara diyorum ki ne yaparsanız yapın bizi yolumuzdan döndüremezsiniz. Türkler, Kürtler, Araplar olarak kardeşle kucaklaşmamızı engelleyemezsiniz. Hangi hesaplar içinde olduğunuzu biliyoruz. Ne tür oyunlar çevirdiğinizi gayet iyi biliyoruz. Biz, bize uzanan, yurdumuza uzanan, milletimize uzanan, kardeşliğimize, imanımıza, bölgemizin huzuruna uzanan o kirli elleri çok ama çok iyi biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa emin olun bizim de bir hesabımız, bir planımız var. Hepsinden önemlisi âlemlerin Rabb’i olan Cenabıallah’ın da bir hesabı var. O hesap eninde sonunda galip gelecek. Kan tüccarları kaybedecek, terörden nemalanan fırsatçılar kaybedecek. Coğrafyamızı istikrarsızlığa boğmak isteyen soykırımcılar kaybedecek. Kazanan insanlık cephesi olacak, kardeşlik olacak, barış ve istikrar olacak, kazanan 86 milyon vatandaşıyla Türk milleti olacak. Kimsenin tereddüdü olmasın büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı sökmüştür, Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Allah’ın izniyle önümüz de ufkumuz da açıktır. Rabb’imiz yar ve yardımcımız olsun diyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarın kutlanacak Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünün hayırlı ve mübarek olması temennisinde bulunarak, “Buluşmamıza teşrif eden, bizleri samimiyetle bağrına basan siz kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Okçular Vakfımız başta olmak üzere programda emeği geçen tüm kurumlarımızı, kuruluşlarımızı tebrik ediyorum. Sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla” diye konuştu.

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Hyundai Motor Türkiye, İlk Elektrikli Aracı IONIQ 3’ün Üretimine Başladı.

Haberler

on

Hyundai Motor Türkiye, İzmit fabrikasında düzenlenen törenle IONIQ 3’ün seri üretimine başladı. Hyundai bu adımla, Türkiye’de elektrikli araç üreten ikinci otomotiv üreticisi oldu.
Etkinlikte yaptığı konuşmada değerlendirmelerde bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, “Hyundai Motor Türkiye, 250 milyon Euro’luk yatırımla ilk aşamada yılda 30 bin IONIQ 3’ü ülkemizde üretecek” dedi.
Hyundai Motor Europe CEO’su Xavier Martinet ise “IONIQ 3’ü Türkiye’de üretme kararımız, Hyundai’nin Türkiye’ye ve bu ülkenin Avrupa’nın mobilite dönüşümünün bir parçası olarak sahip olduğu potansiyele olan güvenini yansıtıyor. Ve bu güvenimiz IONIQ 3’ün ötesine uzanıyor” açıklamasını yaptı.

Türkiye’de yaklaşık 30 yıldır faaliyetlerini sürdüren Hyundai Motor Türkiye (HMTR), İzmit’teki üretim üssünde tamamen elektrikli IONIQ 3 modelinin seri üretimine başladı. Hyundai bu adımla, elektirifikasyon stratejisi ve Avrupa’daki üretim faaliyetleri açısından önemli bir kilometre taşına imza attı. IONIQ 3 seri üretimi için İzmit’teki üretim üssünde geçtiğimiz 2 yılda kapsamlı bir dönüşüm gerçekleşti. Bu dönüşümle yeni nesil elektrikli araç üretimi için gerekli altyapı oluşturulurken; Türkiye’nin bir üretim üssü olma konumunu da güçlendirmesi hedefleniyor. İzmit fabrikasında üretilen araçların yüzde 80’i ihraç edilirken; bu da HMTR’nin hem Türk ekonomisini hem de Hyundai’nin bölgedeki stratejisini ve üretim faaliyetlerini desteklemedeki hayati rolünü vurguluyor.

Büyümeyi ve İhracat Başarısını Destekleyen Güvenilir Bir Üretim Merkezi

Hyundai’nin 1997’den beri faaliyet gösteren ve Güney Kore dışındaki en uzun süreli yurtdışı tesisi olan İzmit fabrikası, yıllık 200 bin araç kapasitesine ve toplamda 3,4 milyon adedin üzerinde üretime sahip. Başta Avrupa olmak üzere 2,6 milyondan fazla araç ihraç eden HMTR, Türkiye otomotiv endüstrisine önemli bir katkı sağlıyor. Yatırımlar arasında 1997’den bu yana HMTR’ye yapılan 1,47 milyar Euro, IONIQ 3, yenilenen i20 ve Bayon (elektrikli araçlar, hibrit araçlar, içten yanmalı motorlu araçlar dahil) için planlanan 715 milyon Euro yer alıyor.

HMTR’nin İzmit’teki fabrikasında düzenlenen IONIQ 3 Seri Üretim Başlangıç Töreni’ne Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Sukjong Boo, Hyundai Motor Europe (HME) CEO’su Xavier Martinet, HMTR CEO’su Alex Kim ve Kibar Holding CEO’su Ali Kibar’ın yanı sıra HMTR yetkilileri, merkezi ve yerel yönetim temsilcileri ve iş dünyası temsilcileri katıldı.

Etkinlikte yaptığı konuşmada değerlendirmelerde bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, “Hyundai Motor Türkiye, 250 milyon Euro’luk yatırımla ilk aşamada yılda 30 bin IONIQ 3’ü ülkemizde üretecek. Hyundai Motor Türkiye’nin IONIQ 3 yatırımı; yeni nesil mobilite vizyonumuzun küresel otomotiv üreticileri nezdinde karşılık bulduğunun, ülkemizin güvenilir ve ölçeklenebilir bir üretim merkezi olarak konumlandırıldığının ispatıdır. Türkiye olarak; yatırım yapan, üreten, teknoloji geliştiren, nitelikli istihdam oluşturan ve ülkemizi küresel değer zincirlerinde daha ileri noktalara taşıyan tüm yatırımcıların yanındayız” dedi.

Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Sukjong Boo ise “Bugün üretime başlayan IONIQ 3, Hyundai Motor Türkiye’nin geleceğe yönelik vizyonunu, teknolojik mükemmelliğini ve ileri inovasyon yoluyla Türkiye otomotiv sektörüyle birlikte büyüme konusundaki sarsılmaz kararlılığını yansıtıyor” dedi.

Yeni Hyundai IONIQ 3 ‘Aero Hatch’ modelinin üretimi fabrika için yeni bir dönemin başlangıcını simgelerken; IONIQ 3’ün yanı sıra yeni nesil Hyundai BAYON ve Hyundai i20 modellerinin üretimine yönelik hazırlıklar da HMTR’nin, Türkiye’deki yerli otomotiv tedarik sanayisini destekleme konusundaki kararlığını ortaya koyuyor.

Bu anlamda Türkiye’nin HME için önemine dikkat çeken Hyundai Motor Europe CEO’su Xavier Martinet, “Türkiye, güçlü bir otomotiv geleneğine, yetenekli bir iş gücüne, rekabetçi bir tedarikçi tabanına ve Avrupa ile Asya arasında stratejik bir konuma sahip. IONIQ 3’ü burada üretme kararımız, Hyundai’nin Türkiye’ye ve bu ülkenin Avrupa’nın mobilite dönüşümünün bir parçası olarak sahip olduğu potansiyele olan güvenini yansıtıyor. Ve bu güvenimiz IONIQ 3’ün ötesine uzanıyor” dedi.

Hyundai Motor Türkiye CEO’su Alex Kim ise konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye’de IONIQ 3’ü üretmekten gurur duyuyoruz. Dönüşüm sürecimizin bir parçası olarak, fabrikamızın yaklaşık yüzde 50’si modernize edildi ve bu dönüşüm boyunca binden fazla çalışan farklı roller üstlendi. IONIQ 3, Hyundai Motor Company, Hyundai Motor Europe ve Hyundai Motor Türkiye için uzun vadeli bir taahhüdü temsil ediyor. Önümüzdeki yıllarda üretim kapasitemizi daha da artırmak için çeşitli alanlara yatırım yapmaya devam etmeyi hedefliyoruz.”

GENÇ GAZETECİLER TÜRKİYE

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA3 dakika önce

“Bu coğrafyada güçlü, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 955. Yıl Anadolu’nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı’nda yaptığı konuşmada, “Dünyanın stratejik olduğu kadar en zorlu bölgesinde tam...

DÜNYA1 gün önce

“Terörsüz Türkiye sürecimiz hedefine ulaştığında yeni bir dönemin kapıları açılacak”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümü kutlama törenleri kapsamında Ahlat’taki etkinlikte yaptığı konuşmada, “Şehit ve gazilerin mukaddes emanetini hep...

DÜNYA5 gün önce

Hyundai Motor Türkiye, İlk Elektrikli Aracı IONIQ 3’ün Üretimine Başladı.

Hyundai Motor Türkiye, İzmit fabrikasında düzenlenen törenle IONIQ 3’ün seri üretimine başladı. Hyundai bu adımla, Türkiye’de elektrikli araç üreten ikinci...

DÜNYA2 hafta önce

“Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”nda yaptığı konuşmada, “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye’ye tarihinin en büyük yatırımlarını,...

DÜNYA2 hafta önce

“Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Abbas ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Gazze halkı barıştan yana olduğunu, barış istediğini,...

GÜNCEL2 hafta önce

Filistin Devlet Başkanı Abbas Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Filistin...

DÜNYA2 hafta önce

“Avusturya ile ticaret hacmini 5 milyar dolara ulaştıracağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Stocker ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Avusturya ile ilişkilerimizde son dönemde yakaladığımız olumlu ivmeyi,...

DÜNYA2 hafta önce

Avusturya Şansölyesi Stocker Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Avusturya Şansölyesi Christian Stocker’i Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra kararlarını imzaladı

Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) kararları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada şu hususlar kaydedildi: “1. 04...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askerî Şûra (YAŞ) Toplantısı öncesinde, YAŞ üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aslanlı Yol’un...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish