Bizimle iletişime geçin

GÜNCEL

Ankara Sanayi Odası Başkanı Özdebir: “En Önemli Reform Sürdürülebilirlik ve Güven”

Haberler

on

Ankara Sanayi Odası Mart ayı meclis toplantısı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun katılımıyla video konferans yöntemiyle yapıldı. ASO Başkanı Nurettin Özdebir toplantıda gündemdeki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Özdebir’in toplantıda yaptığı konuşma şöyle:

“Sayın Bakanıma bu yoğun programı içinde bize de zaman ayırdığı için teşekkür ediyorum.

Sayın Bakanım, Değerli Meclis Üyeleri, Ekonomimiz son dönemde, yüksek faiz, yüksek döviz kuru, yüksek enflasyon ve yüksek işsizlik olgularını bir arada yaşadığımız zorlu bir süreçten geçiyor.

Yüksek kur hem özel sektörün hem kamunun dış borç çevrimini zorlaştırmakta, ithalat maliyetlerini de yükseltmektedir. Ekonominin genelinde ise dolarizasyonun eğiliminin artmasına neden olmaktadır.Kurun yükselmesinin yanı sıra önemli ölçüde oynak olması da ekonominin genelinde belirsizliğe neden olmakta ve reel sektörde öngörülebilirliğin azalması olarak yansımaktadır. Kur artışları aynı zamanda enflasyonu besleyerek faizin yukarı yönlü olmasına neden olmakta, bu da özel sektörün yatırım imkânlarını azaltmaktadır. Yatırım için sürdürülebilir bir enflasyon ve faiz düzeyinde güvenin tesis edilmesi çok önemlidir. Enflasyon, sanayicinin kullanmış olduğu ara malların hem TL hem de döviz cinsinden fiyatlarını her geçen gün arttırmaktadır. Bu sorun varken diğer taraftan üretici iç piyasada ara mal bulmakta zorlandığından üretim yapamıyor. Bazı tüccarlar ellerindeki ara malı yurtiçi piyasaya vermek yerine, Suriye Irak gibi ülkelere satarak hem ülke içinde fiyatların yükselmesine hem de yurtiçindeki üreticilerin tedarik zincirinin bozulmasına neden olmaktadır. Sürekli dile getirdiğimiz katma değerli ürünlerin arttırılması gerektiğini söylüyoruz lakin firmalar ara mal niteliğindeki malı ihraç ederek ekonominin katma değer yaratmasına sekte vuruyorlar. Hiç kuşkusuz ki kalıcı ve sağlıklı bir büyüme için üretmek zorundayız. Yüksek faiz, üretici kesim açısından yüksek finansman ve yüksek re-finansman maliyetleri anlamına gelmektedir. Makroekonomik ve finansal istikrarsızlık ile yüksek sermaye maliyetlerinden olumsuz etkilenen üretim kesimi olarak, kurun makul seviyelere gerileyeceği ve oynaklığının azalacağı düşüncesiyle son dönemdeki faiz artırımlarını ilaç gibi görmüş, yan etkilerinin yaratacağı sıkıntılara rağmen katlanmamız gerektiği görüşünü ifade etmiştik. Ancak Merkez Bankası başkanlığındaki ani görev değişimi piyasalarda güven erozyonuna neden olmuş, kurun çok kısa bir zaman diliminde yeniden hızla yükselmesi sonucunda, parasal sıkılaşma politikaları amacını realize edememiş ve ekonomi aynı anda hem yüksek faizin, hem de yüksek kurun kıskacında kalmıştır. Kur seviyesinin, ara mallardaki yüksek fiyat artışları kanalıyla üretimde aksamalara yol açan ve uluslararası piyasalarda rekabet gücümüzü aşındıran, yüksek enflasyonla birlikte değerlendirilmesi, reel sektör olarak yaşadığımız zorlukların derecesini ortaya koymaktadır. Son dönemde ekonomi politikalarında istikrarın sadece para politikası ile gerçekleşeceği gibi bir algı var. Ekonomik yapının temeli üretken yatırımlar ve katma değeri yüksek üretim ile gerçekleşir. Sadece para politikası üzerinden uygulanacak enflasyon ve kurları kontrol etme stratejilerinin, ekonominin dinamizminin daha da bozulmasına neden olacağı unutulmamalıdır. Yakın zamanda ekonomik reformlar ortaya koyduk, lakin en önemli ekonomik reform sürdürülebilirliktir. Sürdürülebilirlik ise güven mekanizması ile sağlanabilecektir. 

Sayın Bakanım, Değerli Meclis Üyeleri,

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz haftalarda açıklanan “Ekonomik Reform Paketinin” somut ve çözüm odaklı olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu paketlerin en önemli olan yanının uygulamadaki başarı olduğunu unutmamalıyız. Pakette yer alan; kamu harcama disiplini, şeffaflık, tasarruf vurgusu, vergi düzenlemelerinin sadeleştirilmesi, vergi inceleme sürelerinin kısaltılması ve dijitalleşmesi, güven unsuru, kamu ihalelerindeki şeffaflık ve bürokrasinin azaltılması vurguları son derece önemli. Özellikle Kredi Garanti Fonu’nun katma değeri yüksek üretimi ve nitelikli istihdamı uygun maliyetli selektif kredilerle destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılacak olmasını çok değerli buluyorum. ASO’nun son dönemdeki meclis toplantılarında gündeme getirdiğimiz birçok önerinin paket içinde yer bulmasından dolayı büyük bir mutluluk duyduk. Özellikle üretimde ithal girdi kullanımının azaltılması ile katma değeri yüksek yerli ve milli ekonomi hedefi ortaya konulması çok önemli. Kamu tasarruflarının ön planda olduğu pakette, kamunun yerli ürün kullanımına yönelik ifadeler memnuniyet verici. Yıllardır dile getirdiğimiz bu konuda, ayrıca bir izleme komitesinin kurulması uygulamanın başarısı açısından çok önemli. Tam bu noktada Ekonomi Reform Paketi’nde yer alan “Yüksek katma değerli üretim ve ihracat ile istihdama dayalı üretim” vurgularının önemli ve yerinde olduğunu belirtilmeliyim. Pakette yer alan en kritik husus ise,  şeffaflık ve güven vurgularıdır. Şeffaflığın ve güven tesisinin en hızlı ve efektif biçimde sağlanması, ekonomimizin istikrarı için elzemdir. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Lütfi Elvan’ın geçtiğimiz hafta ekonomik reform eylem takvimini açıklayarak, reform paketinin zaman geçirmeden bir takvime bağlanması, uygulanabilirliği açısından oldukça önemli.

Sayın Bakanım,

Dijitalleşme öyle bir noktaya geldi ki, dijital ekosistemin önümüzdeki 20 yılda kendi kendine düzenleme, ölçekleyebilme, doğal ekosistemlerden esinlenme, dış dünya ile etkileşim kurması bekleniyor. Gerçekten de otonom dijital ekosisteme doğru gidiyoruz. 4. Sanayi Devrimi dediğimizde de kastedilen aslında budur.  Tüm bunların alt yapısı ise internet ağıdır. Bu gelişime ayak uydurabilmemiz için güçlü ve sağlam bir internet altyapısına ihtiyacımız olduğu açıktır. Bu nedenle sabit ve mobil internet altyapımızı süratle geliştirmeli ve dijital dönüşümün otobanlarını oluşturmalıyız. Tabi tüm bu gelişmeler lojistik sektörünü de kaçınılmaz olarak etkilemektedir. Lojistiğin 7 doğrusu olarak bilinen; doğru ürünün, doğru miktarda, doğru biçimde, doğru zamanda, doğru kaynaktan doğru yolla ve doğru fiyatla sağlanması süreçlerinin tamamını etkileyecek ve yeniden şekillendirecektir. Lojistik sektörü, sanayicinin en yakın komşusudur. Lojistik endüstrisi tedarik zincirinin her adımında yer almaktadır.  Her türlü olumlu ya da olumsuz gelişme doğrudan sanayiciyi etkilemektedir. Tüm üretim alanları, imalat sektörleri ile yakın ilişki içerisinde olan lojistiğin, endüstride olası değişimlere adapte olması gerekmektedir. Artık lojistik süreçlerin tamamen fiziksel olarak ele alınması, lojistik hizmet sağlayıcılarının rekabetçi olabilmeleri için yeterli değildir. Geleceğin lojistik adımları dijitalleşme, akıllı çözümler ve otomasyona dayalı olacaktır. Lojistik hizmet sağlayıcıları için başarının anahtarı geçmişte verimlilik, standardizasyon ve düşük maliyetti. Dijitalleşme ile beraber bunlara çeviklik, müşteri odaklılık, esneklik ve sürekli inovasyon gibi zorunluluklar eklenmiştir. Ancak biliyoruz ki lojistik yalnızca dijitale konu olan bir başlık olmanın ötesinde dış ticaretin ve dış politikanın da önemli bir konu başlığıdır. ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşları, Çin’in öncülüğünde başlayan “Kuşak ve Yol Girişimi” hem ticaretin lojistiğini hem de ticaretin boyutunu etkilemektedir. Hem sanayi hem Türkiye ekonomisi açısından bu derece önemli olan ulaştırma sektörü için 11. Kalkınma Planında “Türkiye’nin coğrafi avantajından en iyi şekilde faydalanarak modlar arası ve çok modlu uygulamaların geliştirilmesi; demiryolu ve denizyolu taşıma paylarının artırılması; hızlı, esnek, emniyetli, güvenilir ve entegre bir ulaştırma sisteminin tesis edilmesiyle lojistik maliyetlerin düşürülmesi, ticaretin kolaylaştırılması ve ülkemizin rekabet gücünün artırılması” temel amaç olarak belirtilmiştir.

Öngörülen tedbirler arasındaki;

  • Ulaştırma modları arasındaki entegrasyon güçlendirilmesi ve sektöre giriş engellerini ortadan kaldıracak tedbirlerin alınması,
  • kombine yük taşımacılığı hizmetleri ile kombine yük terminalleri ve aktarma merkezlerinin idari ve mali teşvikine yönelik program hazırlanması,
  • lojistik merkez ve iltisak hatlarının standartları ile işletme ve yönetim modellerinin belirlenecek olması,
  • lojistik faaliyetlerinde esneklik, hız, öngörülebilirlik, güvenlik, kalite, ölçek ekonomisi ve yenilikçilik gibi hizmet düzeyi parametrelerinin iyileştirilmesi,
  • kamu ve özel sektörün liman yatırımlarının bütüncül bir bakış açısıyla koordine edilecek olması bizler açısından önemlidir.

Ancak bir nokta var ki özellikle sanayi açısından kritik önemde görülmektedir. Türkiye’de üretilen ürünlerin dış pazarlara ulaştırılmasında yurtiçi lojistiğin rekabetçi açıdan değerlendirilerek, Anadolu’daki üretim merkezlerine girdi tedarikinde ve bu merkezlerdeki üretimin limanlara ve tüketim noktalarına erişimde alternatif lojistik yöntemlerinin düşünülmesi yerinde olacaktır. Kalkınma planında yer alan “entegre bir ulaştırma sisteminin tesis edilmesiyle lojistik maliyetlerin düşürülmesi” amacının sanayici açısından rutlar bazında tek tek ele alınması önemlidir. Sayın Bakanım bu noktayı özetlemek gerekirse: limanlarımız batıda, burdan doğuya doğru gittikçe  üretim yapanlar iki türlü dezavantajlı durumda. Yurt dışından gelen  ara mallar üretim için doğuya doğru gidiyor, üretimin ardından daha sonra ihracat için tekrar batıya gönderiliyor. İki türlü taşıma maliyeti oluşuyor ve bu da maalesef rekabet gücümüzü etkiliyor.

Sayın Bakanım, burada bizim de birkaç önerimiz var;

  • İhraç ürünlerine gümrüklendikleri şehirden limana kadar olan mesafede ÖTV’siz yakıt desteğe sağlanmalıdır,
  • Demiryolu taşımacılığı geliştirilerek yaygınlaştırılmalı ve ucuzlatılmalıdır,
  • Özel lokomotifçiliğin önü açılmalı ve rekabet şartları sağlanmalıdır.

Sayın Bakanım son 20 yılda Türkiye ulaşım alt yapısında çok büyük yatırımlar yaptı ve önemli mesafeler kat etti. Ekonomimiz için çok önemli olan zaman ve mesafeler kısalırken, diğer yandan kaza sayıları azaldı ve ölüm oranları düştü. Bunlar ülkemiz için gurur verici ve biz sanayiciler olarak da teşekkür ediyoruz. Biraz önce bahsettiğim konuların da Sizin bakanlığınız döneminde kısa sürede çözüleceğine inanıyorum.

Sayın Bakanım  Sincan’da bulunan ASO 1. OSB’de bir demiryolu lojistik merkezimiz var. Buradan blok trenlerle ihracat limanlarına konteyner taşımacılığı yapıyoruz. Ancak 3 yıla yakın süredir demiryollarının bölgedeki sinyalizasyon ve diğer alt yapı çalışmaları nedeniyle kullanamıyoruz. Bu nedenle sanayicilerimiz uzun süre demiryolu taşımacılığından mahrum kaldı. Bu çalışmaların bitmek üzere olduğu ifade ediliyor. Bu arada yapılan yeni çalışmayla tek hatlı demiryolumuz hem çift hatta çıkıyor, hem de doğrudan konvansiyonel ana yük hattına bağlanıyor. Ayrıca 2000’li yılların başlarında bölgedeki sanayi tesislerinde çalışanlar da bu hat üzerindeki istasyondan inip-binme imkânına sahipti. Çalışmaların tamamlanmasıyla bu yolcu istasyonunun da yeniden aktif hale gelmesini bekliyoruz. Sayın Bakanım bu çalışmaların süratle sonuçlandırılması ürünlerimizin ihracat limanlarına hızlı ve daha uygun koşullarda ulaşması açısından çok önemli. 

Bu çalışmalar nedeniyle Size ve emeği geçen tüm demiryolu çalışanlarına teşekkür ediyorum.

 Sayın Bakanım, Değerli Meclis üyeleri,

Son birkaç cümle ile sözlerimi tamamlamak istiyorum. Pandeminin devam ettiği mevcut küresel koşullarda ekonomilerin sürdürülebilir ve sağlam büyüme patikasına oturabilmeleri, ekonomik birimlerin pozitif beklentilerine ve güven algılarına büyük ölçüde bağlıdır. Ekonomik birimlerin güveni ise, belirsizliğin azaldığı, ekonomi politikalarının güçlü, şeffaf ve tutarlı olduğu durumda pozitif olmaktadır. Türkiye gibi dış finansman gereksinimlerinin yüksekliği nedeniyle kırılganlığı yüksek olan ülkelerde, ülke riskinin azaltılabilmesi ve yatırım ikliminin elverişli kılınabilmesi, öncelikle güven tesisini gerektirmektedir. Güven tesisi, temel olarak, makroekonomik politikaların öngörülebilirliğini artırmakla mümkündür. Bu amaçla kurumların bağımsızlığını, hukuk sisteminin istikrarını ve üstünlüğünü teminat altına almak büyük bir önem arz etmektedir”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ise  “Orta Koridor” rotasının etkin kullanılmasının önemine işaret ederek, “Halen yıllık 710 milyar dolar tutarında olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden, ülkemizin ve Orta Asya ülkelerinin ekonomik fırsatlar elde edilebileceği aşikardır” dedi.
Karaismailoğlu, Cumhuriyetin 100. yılına bambaşka bir güç ve gelecek perspektifiyle girdiklerini, son 19 yılda dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olmak için güçlü hamleler gerçekleştirdiklerini söyledi.
Eğitimden sanayiye kadar dünya ölçeğinde bir iddia ve başarı kazandıklarını vurgulayan Karaismailoğlu, Türkiye’nin sanayisini ve sanayicilerini desteklemek, üretkenliğini artırmak ve güçlü bir lojistik altyapıyla yeni ihracat kapılarını açmak için çalıştıklarını ifade etti.
Karaismailoğlu, “Türkiye’ye duyduğunuz inançla bugünlere geldiniz ve Türkiye ekonomisini ürettiğiniz gelirle, istihdamla ayakta tuttunuz. Artık büyümenin ve ilerlemenin baş döndürücü bir hıza ulaşacağı, dijitalleşmenin tüm iş sahalarında yaygınlaşacağı, teknolojik üretimimizin artacağı, yerli ve milli ürünlerimizle pek çok alanda söz sahibi olacağımız yeni bir dönem olacak. Türkiye’nin yarınlarını inşa edeceğiz. Gelişmekte olan değil gelişmiş Türkiye’nin geleceğini birlikte kuracağız.” diye konuştu.
– “Kendi kaderimizi kendimiz çizeceğiz”
Yeni tip koronavirüs salgını sebebiyle dünyanın tarihi bir resesyon yaşadığına işaret eden Karaismailoğlu, tedavi ve aşılama konusunda sağlanacak ilerleme sayesinde bu yılın küresel ekonominin hızla toparlanacağı bir dönem olacağını dile getirdi.
Karaismailoğlu, IMF küresel ekonomide 2021 için yüzde 5,2 büyüme öngörürken, OECD’nin Türkiye’de yüzde 5,9 büyüme beklediğine dikkati çekerek, “Türkiye için ortaya çıkan bu olumlu tabloda Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki çalışmaların önemi büyüktür.” dedi.
Sanayi için de benzer bir tablonun bulunduğunu belirten Karaismailoğlu, Ocak 2021 itibarıyla yıllık sanayi üretiminin yüzde 11,4 artmasının özverili çalışmaların sonucu olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin pandemi koşullarında dahi tüm dünyanın hayretle izlediği bir devamlılık, üretkenlik ve büyüme sağladığını söyleyen Karaismailoğlu, “Bugüne dek başardıklarımızın verdiği şevk ve azimle, Türkiye’nin çıtasını daha da yükselteceğiz. Yerli ve milli ürünlerinin sayısını her geçen gün artıran, tekstil kadar, gıda kadar, ham madde kadar teknolojide, yazılımda, hizmet alanlarında da ihracat yapan bir Türkiye markası için çalışacağız. Gelişmiş dünyanın bize biçtiği rolleri bir kenara bırakıp, kendi kaderimizi kendimiz çizeceğiz.” dedi.
– Ulaşım ve haberleşme projeleri
Karaismailoğlu, yeri geldiğinde hazine kaynaklarının yanında özel sektör iş birliğiyle dev projeleri bir an önce hayata geçirmelerinin, bu sonuçlara hızla ulaşabilmek için olduğunu ifade etti.
Hükümetleri döneminde ulaşım ve haberleşme hizmetleri için 1 trilyon liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Karaismailoğlu, tamamlanan ve inşası süren kara ve demir yolu projelerini anlattı.
TURASAŞ Fabrikasında Milli Elektrikli Tren Seti, Elektrikli Anahat Lokomotifi, Hibrit Lokomotif, Dual Lokomotif ve özgün motor projelerinin başarıyla sürdürüldüğünü dile getiren Karaismailoğlu, “Milli Banliyö Tren Seti Projesi başladı. 2021 yılında tasarımı tamamlanarak prototip imalatına başlayacağız. Milli Elektrikli Tren seti projemizde yerlilik oranı yüzde 60’a ulaşmıştır. Yerlilik oranı seri üretimde yüzde 80’e çıkacak.” diye konuştu.
Karaismailoğlu, 2023’te demir yolu sektör payını yolcuda yüzde 5’e, yükte yüzde10’a, 2035’te ise yolcuda yüzde 15’e, yükte yüzde 25’e çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.
Dünya ticaretinin yüzde 80’ini sırtlayan deniz yolları konusunda da kararlı bir şekilde ilerlediklerini belirten Karaismailoğlu, gelecek dönemde daha çevreci, rekabetçi, yerlilik ve millilik oranı daha yüksek bir gemi inşa ve yan sanayi geliştirmek için çalışacaklarını söyledi.
Türkiye’yi haberleşme ve iletişim yetkinlikleri açısından da yeni bir çağa hazırladıklarına işaret eden Karaismailoğlu, Türkiye’nin, Cumhuriyetin 100. yılında kendi uydusunu kendisi yapabilen dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alacağını bildirdi.
– “Kanal İstanbul, Orta Koridor’un en önemli bileşeni olacak”
Karaismailoğlu, Türkiye’nin, liman bağlantıları sayesinde Asya’daki yük trafiğinin Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Akdeniz bölgesine ulaşması için önemli fırsatlar sunduğuna dikkati çekerek, “Orta Koridor rotası etkin kullanıldığı takdirde halen yıllık 710 milyar dolar tutarında olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden ülkemizin ve Orta Asya ülkelerinin ekonomik fırsatlar elde edilebileceği aşikardır.” dedi.
Geçen hafta The Ever Given adlı geminin Süveyş Kanalı’na sıkıştığını ve bu durumun dünya ticaretini olumsuz etkilediğini anımsatan Karaismailoğlu, bu olayla Orta Koridor’un öneminin bir kez daha anlaşıldığını söyledi.
Karaismailoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kanal İstanbul, Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan ticaret yolu olan Orta Koridor’un da en önemli bileşeni olacak. Orta Koridor’daki varlığımızı ve hakimiyetimizi artıracak. Marmara Bölgesi, Kanal İstanbul’u, Marmara otoyol ringi, limanları, lojistik bölgeleri, demir yolu bağlantıları, Marmaray’ı ile Avrasya’nın lokomotifi, dünyanın kavşak noktası haline gelecek. Proje mevcut İstanbul Boğazı’ndaki yüksek tonajlı gemilerin neden olduğu kaza risklerini de ortadan kaldıracak ve İstanbul rahat bir nefes alacak.”
Ulaştırma ve haberleşme yatırımlarının 2003’ten bu yana sanayiye toplam katkısının 225 milyar dolar olduğunu bildiren Karaismalioğlu, sanayicilerle birlikte hareket etmenin, her daim yapıcı ve sonuç odaklı ilişkiler kurmalarının, diyalog ortamını güçlendirmenin son derece yararlı olacağını dile getirdi.
Karaismailoğlu, içeriden, dışarıdan, muhalefetten, basından pek çok eleştiri, karalama ve asılsız iddiayla karşılaştıklarını belirterek şunları kaydetti:
“Türkiye’nin yarınları ve çocuklarımızın geleceği için büyük bir sorumluluk duyarak yaptığımız işleri daha idrak bile etmekte güçlük çekenlerle bizim yollarımız çok ayrı. Artık muhalif siyasetle, ayrı dünyalardan hatta ayrı çağlardan olduğumuzu düşünmeye başladık desek yeridir. Bu uzun yolda, daha çok akıl ve fikir birliği yaparsak, devlet ve sanayi iş birliğini artırırsak, Türkiye’nin hedeflerini ortak hedeflerimiz olarak sahiplenirsek, başaramayacağımız hiçbir iş yoktur.”


 

ENERJİ

2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık

Haberler

on

OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk, “2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık. ” dedi.

OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk ve OPET Kurumsal İletişim Müdürü Ayşenur Aydın, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Sosyal Sorumluluk Projeleri Dersi’ kapsamında düzenlenen etkinliğe katıldı. Filiz Öztürk, burada sosyal sorumluluk projelerini anlattı. Ayşenur Aydın ise marka iletişim çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.

“OPET 6 KEZ SEKTÖRÜNDE ‘LOVEMARK-EN SEVİLEN MARKA’ SEÇİLDİ”

OPET’in SUNPET ile birlikte Türkiye genelinde bin 800’e yakın istasyonu bulunduğunu belirten OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk, OPET’in 6 kez sektöründe ‘Lovemark-En Sevilen Marka’ seçildiğini hatırlattı. 

Öztürk, “KalDer tarafından gerçekleştirilen araştırmalara göre, 12 yıldır müşteri memnuniyetinin zirvesinde yer alan OPET, Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi’nde 9 yıl üst üste, müşteri sadakatinin baz alındığı Türkiye Müşterinin Sesi Araştırması’nda akaryakıt istasyonları sektöründe 3 kez üst üste müşteri bağlılık seviyesi en yüksek marka seçildi” dedi.

Sosyal sorumluluk projelerinden de bahseden Öztürk, “İçinde bulunduğu toplumun sorunlarından yola çıkarak OPET Bilinçli Toplum Projeleri çatısı altında sosyal sorumluluk projeleri yürütmektedir. OPET’İn halen devam etmekte olan 6 sosyal sorumluluk projesi mevcuttur. Bunlar; Temiz Tuvalet Kampanyası, Yeşil Yol Projesi, Örnek Köy Projesi, Tarihe Saygı Projesi, Trafik Dedektifleri Projesi ve Kadın Gücü Projesidir”

2018 YILINDAN BU YANA RAKAMLARIMIZ ÇOK ARTTI”

Öztürk Kadın Gücü Projesi hakkında bilgi veren OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk şöyle konuştu: “OPET’in bin 800 istasyonu bulunuyor ve her istasyonda ortalama 20 kişi çalışıyor. OPET istasyonlarının 18-19 bin çalışanı var. Eğer burada kadınların çalışmasını başarırsak gerçekten biz bu sektörü değiştirebiliriz diye düşündük. Bu sektörde kadınların yer alması hiç alışagelmiş bir şey değildi. Biz de bir ekip kurduk ve projeyi bu şekilde ilerletmeye çalışıyoruz. Öncelikle kendimize küçük hedefler koyduk ve her istasyonumuzda 2 kadın çalışsın dedik. 2018 yılında sadece 14 ilde kadın çalışan vardı ve pompalarda çalışan kadın sayısı yok denecek kadar azdı. Şu an bu sayı 77 ile çıkmış durumda. 

Bu projeyi yapmak gerçekten kolay değil. En öncelikli zorluğumuz enerji sektörünün erkek egemen bir sektör olmasıydı. Bu sebeple gerek çalışanların gerek çalıştıran kişilerin bu konuya yaklaşımlarının değiştirilmesi gerekiyordu. Bu yüzden öncelikle bayilerimizi ikna etmeye çalıştık ve onlara kadın çalıştırıldığında toplumun güçleneceğini, ekonominin gelişeceğini anlattık. Bayileri ikna ettik, ama sorunlar yine devam etti. Çünkü bazı önyargılardan dolayı kadın başvuran sayısı çok azdı. Sorunları çözmek için de birçok iş birliği yapmaya başladık. Zorlukları aşmak için bayi ziyaretleri ve bayi buluşmaları yaptık” diye konuştu.

Filiz Öztürk, “2018 yılından bu yana rakamlarımız çok arttı. Pompa tarafında Türkiye çapında sadece 27 kadınımız görev almaktaydı, şimdi ise bu sayı 908’e çıktı. Marketlerde ise 576 kadın vardı ve bu sayıyı bin 192’ye çıkardık. 2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını da 3 binin üzerine çıkarmayı başardık. ” ifadelerini kullandı. 

“20,5 MİLYON KİŞİYE ULAŞIM SAĞLANDI” 

OPET Kurumsal İletişim Müdürü Ayşenur Aydın öğrencilere OPET’in marka iletişim çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Aydın; “8 Mart Dünya Kadınlar Günü Reklam Filmi, Survivor Kadın Gücü Alt Bantları ve A Milli Kadın Voletybol Takımı sponsorluğu kapsamında Olimpiyat ve Dünya Kupası için yapılan reklam filmi TV yayınları ile toplam 7.5 milyon kişiye erişim sağlandı. Kafa Radyo Nihat ile Sivrisinek programı Kadın Gücü DJ talkları ile 2 milyon kişiye erişim sağlanırken, kadın gücü sosyal medyada iletişimleri ile toplam 150 milyon gösterimle 20,5 milyon kişiye ulaşım sağlandı. ” dedi. 

“HER ŞEYDEN ÖNEMLİSİ TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ SAĞLAMAYI HEDEFLİYORUZ”

Ayşenur Aydın şöyle devam etti: “Benim de çok sevdiğim ve gurur duyduğum sloganımız; ‘Akaryakıt istasyonunda kadın çalışan gördüğünde şaşıran tek bir kişi kalmayana kadar bu yoldayız’la başladığımız Kadın Gücü Projesi, güçlü medya iletişim çalışmalarıyla kamuoyunda büyük ses getirdi, bugüne dek 1500’ün üzerinde haber yayınladı ve yaklaşık 31 milyon kişiye erişim sağlandı. Bu yıl ise Dünya Kadınlar Günü’nde medyanın her kanalı kullanarak 1-8 Mart arasına yayılan bir iletişim çalışması yapıldı. Yaklaşık 300 haber içeriği ve özel yayınlarla 4,5 milyona yakın kişiye erişim sağlandı. Biz bu projelerle her şeyden önemlisi toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı hedefliyoruz. Projelerin daha fazla kitleye ulaşması adına, yakın zamanda, önemli kadın gazetecilerimizden Rahşan Gülşan’la ‘Kadın Gücü Sohbetleri’ başlatmayı planlıyoruz”.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

SOCAR Türkiye, Karabağ Şehitleri Anısına ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ Kurdu.

Haberler

on

SOCAR Türkiye, 8 Kasım Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerin hatırasını ölümsüzleştirmek üzere İzmir’in Aliağa ilçesinde ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. 20 bin ağaçlık hatıra ormanının fidan dikim töreni, SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov’un ev sahipliğinde, Aliağa Kaymakamı Ömer Kocaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince’nin katılımlarıyla gerçekleşti.

Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın iştiraki olan SOCAR Türkiye, 30 yıldır işgal altında olan Karabağ’ın 8 Kasım 2020’de yeniden Azerbaycan topraklarına katılması zaferini ölümsüzleştirmek ve 44 gün süren mücadelede şehit olanların anısını yaşatmak üzere ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. SOCAR’ın Türkiye’deki en büyük yatırımlarının konuşlandığı İzmir’in Aliağa ilçesinde kurulan hatıra ormanı için 22 Kasım’da fidan dikim töreni gerçekleştirildi.

SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov’un ev sahipliğinde ve SOCAR Türkiye çalışanlarından oluşan SOCAR Gönüllüleri’nin de katılımıyla gerçekleşen törene, Aliağa Kaymakamı Ömer Kocaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince katıldı. Samurlu mevkiinde bulunan 55 dönümlük alana dikilmek üzere Orman Genel Müdürlüğü’ne 20 bin adet kızılçam ve sedir ağacı fidanı bağışlanırken, törene katılan konuklar sembolik olarak fidan dikimi gerçekleştirerek, Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerini andı.

“İKİ KARDEŞ ÜLKE OLARAK AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ BİRLİKTE ANIYORUZ”

SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov, törende yaptığı konuşmada Karabağ Zaferi’ni iki devlet tek millet ülküsüyle kutladıklarını belirterek şunları söyledi: “SOCAR Türkiye olarak Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanımızı, bu zaferi ve şehitlerimizin hatırasını ölümsüzleştirmek için kurduk. İki kardeş ülke olarak, Karabağ’ı yeniden Azerbaycan toprağı yapan ve bize büyük bir zafer armağan eden aziz şehitlerimizi birlikte anmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.

OKUMAYA DEVAM ET

EĞİTİM

CW Enerji’nin Geleneksel Bayi Buluşmasında Gövde Gösterisi

Haberler

on

  • Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli üreticisi CW Enerji, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren bayilerini ağırladı. Sektörün öncüsü olan firma, bayilerini 12-14 Kasım tarihleri arasında Antalya’da bir araya getirdi.
  • CW Enerji’nin geleneksel bayi toplantısında bir araya gelen bayiler, fabrikada üretimi yerinde inceledi ve ardından çeşitli konularda eğitimler aldı.

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli üreticisi CW Enerji, Türkiye genelinde hizmet veren bayilerini Antalya’da ağırladı.

Pandemi kuralları çerçevesinde organize edilen ‘CW Enerji Geleneksel Bayi Toplantısı’nın 4.’sü 12-14 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildi. Toplantının ilk gününde bayiler Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan fabrikayı ziyaret etti. Bayiler burada üretim sürecini yakından inceleme fırsatı buldu ve hammadde girişinden panellerin sevkine kadar geçen tüm süreç hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirildi.

CW Enerji’nin yenilikçi ürünlerinin yapım aşaması hakkında bilgi sahibi olan bayiler, toplantının gününde Titanic Beach Lara Otel’de bir araya geldi. Burada CW Akademi bünyesinde bulunan uzman ekip tarafından bayilere güneş paneli üretim süreçleri, sektöre genel bakış, CW Enerji AR­-GE süreçleri gibi çeşitli konularda eğitimler verildi. Toplantıda ayrıca 2021 yılı değerlendirilmesi ve 2022 yılı hedefleriyle birlikte gelecek planlamaları da masaya yatırıldı.

Gün geçtikçe çok daha ileriye gidiyoruz

CW Enerji Geleneksel Bayi Toplantısı’nda bir konuşma yapan CW Enerji CEO’su Tarık Sarvan, bayilere firmanın kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında birçok projeyi hayata geçirdiklerini dile getiren Sarvan, “Yolculuğumuzda gün geçtikçe çok daha ileriye gidiyoruz. Ailemize her geçen gün yeni katılımlar oluyor ve bununla gurur duyuyoruz. Hızla gelişen teknolojiyi yakından takip ediyoruz ve sektörümüzde fark yaratan çalışmalara imza atıyoruz” dedi. Güçlü ve alanında uzman bir kadro ile çalışmalarına hızla devam ettiklerini dile getiren Sarvan, kaliteden ödün vermeyen bir anlayışla yeni projeler üretmeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Hep birlikte büyümeye devam edeceğiz

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli üretim firması olduklarını dile getiren CW Enerji Genel Müdürü Volkan Yılmaz da, bu durumda bayilerinin büyük payı olduğunu söyledi. Yılmaz, CW Enerji bünyesinde bayi toplantısını geleneksel hale getirdiklerini ifade ederek, “Bayilerimizle birlikte bugüne kadar birçok projeye imza attık. Biz büyük bir aileyiz. Hep birlikte el ele vererek büyümeye devam edeceğiz” dedi. Gösterdikleri başarılı performanstan dolayı tüm bayilere teşekkür eden Yılmaz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birlikte çalışarak çok daha büyük başarılar yakalayacaklarını da sözlerine ekledi.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da katılımın oldukça yoğun olduğu bayi toplantısında CW Enerji’nin alanında uzman kadrosu tarafından katılımcılara üretim, AR-GE, finans, sigorta, İSG, e-ticaret alanlarında eğitim sunumları yapıldı. İlginin oldukça fazla olduğu sunumlarda, bayilere sektör hakkında detaylı bir şekilde bilgiler aktarıldı.

Gala yemeğinde coşku doruğa çıktı

Diğer yandan, eğitimlerin ardından tüm bayilerin katılımı ile gerçekleşen gala yemeği, coşku dolu anlara sahne oldu.

Heyecanın bir dakika bile eksik olmadığı gala gecesinde, ‘bu yıl en çok satış yapan bayi’ ve ‘bu yıl en çok satış yapan 2. grup bayi’ye plaketleri verilirken, ‘EPC – proje satışı’, ‘e – ticaret satışı’, ‘konut tipi sistem satışı’,  ‘sulama sistemi satışı’ gibi kategorilerdeki başarıları için de ödüller takdim edildi.

Gecede ayrıca müşteri takip sisteminde yapılan yönlendirmelere en hızlı dönüş yapan ve yönlendirilen müşterilere en yüksek satışları yapan ve 2021 yılı içerisinde CW Enerji ailesine yeni katılan bayilere de ödül ve belgeleri verildi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

ENERJİ3 gün önce

2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık

OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk, “2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık. ”...

DÜNYA3 gün önce

SOCAR Türkiye, Karabağ Şehitleri Anısına ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ Kurdu.

SOCAR Türkiye, 8 Kasım Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerin hatırasını ölümsüzleştirmek üzere İzmir’in Aliağa ilçesinde ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. 20...

İŞ DÜNYASI4 gün önce

ATO BAŞKANI BARAN ANTOD’UN TOPLANTISINA KATILDI

ATO’DAN SAĞLIK TURİZMİ İÇİN HİSER PROJESİ BARAN: “ANKARA SAĞLIK TURİZMİNDE DE BAŞKENT OLMAYA ADAY” 27 KASIM 2021-Ankara Ticaret Odası (ATO)...

EĞİTİM4 gün önce

CW Enerji’nin Geleneksel Bayi Buluşmasında Gövde Gösterisi

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli üreticisi CW Enerji, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren bayilerini ağırladı. Sektörün öncüsü...

DÜNYA4 gün önce

Kazakistan Senfoni Orkestrası,CSO ADA Ankara’da konser verecek.

Kazakistan’ın bağımsızlığının 30. yıl dönümü dolayısıyla 27 Kasım Cumartesi günü saat 20.00’de CSO ADA Ankara’da Avrasya Senfoni Orkestrası konser verecek. ...

GÜNCEL2 hafta önce

´33 Kadın Belgeseli´nde güçlü bir kadın Hüsniye MİRİOĞLU

Aralarında Hatay da İşletmeciliği yanında iyi bir Anne olması ile Hüsniye Mirioğlu’ un bulunduğu Hatay´ın girişimci güçlü kadınlarından oluşan ´33...

DÜNYA2 hafta önce

Rixos Premium Belek

Türkiye Antalya Turizm Otelleri Yazı Dizimiz Rixos Premium Belek, Akdeniz’in kıyısında, çam ve ceviz ağacı ormanlarının arasında yer alır. Belek’in...

DÜNYA2 hafta önce

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BRÜKSEL’DE TEMASLARDA BULUNDU

TÜSİAD Yönetim Kurulu 9-11 Kasım tarihlerinde Brüksel’i ziyaret etti. Ziyaret kapsamında AB Komisyonu, AB Konseyi temsilcileri, Avrupa Parlamenterleri ve Türkiye...

DÜNYA3 hafta önce

ULUSLARARASI ÜNİVERSİTELİ KADINLAR FEDERASYONU SEÇTİ Nazan Moroğlu ‘dünyanın 100 öncü kadını’ listesinde

Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu’nun (GWI) dünyanın 100 öncü kadını listesinde Türkiye’den de bir isim var: Nazan Moroğlu. Uluslararası Üniversiteli Kadınlar...

DÜNYA3 hafta önce

Hisarcıklıoğlı, Türk Konseyi Devlet Başkanları 8. Zirvesi’ne katıldı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

tr_TRTurkish