Bizimle iletişime geçin

GÜNCEL

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK ve TÜBA Bilim Ödülleri Töreni’nde konuştu

Haberler

on

“Türkiye’yi kendi vatandaşlarımız yanında dünyadaki tüm bilim insanları için de bir cazibe merkezi hâline getirmeyi hedefliyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜBİTAK ve TÜBA Bilim Ödülleri Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’yi kendi vatandaşlarımız yanında dünyadaki tüm bilim insanları için de bir cazibe merkezi hâline getirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda, Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı vasıtasıyla 21 farklı ülkeden 127 üst düzey araştırmacı çalışmalarını Türkiye’ye taşıdı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen TÜBİTAK ve TÜBA Bilim Ödülleri Töreni’ne katıldı.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl, TÜBİTAK ödüllerinde 18 bilim insanını, TÜBA ödüllerinde ise 43 bilim insanının takdir edildiğini belirterek, ödül almaya hak kazanan bilim insanlarını tebrik etti.

“EĞİTİM-ÖĞRETİM SİSTEMİMİZ ÜZERİNDE KURULAN TÜM BARİYERLERİ KALDIRDIK”

Türkiye’nin, son 18 yılda ortaya koyduğu başarıları, ilim ve irfan medeniyetine sahip çıkmasına borçlu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu başarının en önemli mimarlarının çocuklarının eğitimi üzerine titreyen ana-babalar ile milleti ve insanlık için katma değer üreten bilim insanları olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, keşfetmeye, araştırmaya, üretmeye devam eden her bilim insanının yanında olarak, üzerlerine düşeni yapmaya çalıştıklarını ifade ederek, şöyle devam etti: “Bu anlayışla her kademede eğitimi ve bilimsel çalışmayı desteklemeyi, önceliklerimizin en başına yerleştirdik. Gerek ilk ve orta öğretimde, gerekse yükseköğretim seviyesinde gerçekleştirdiğimiz reformlarla, kendini yetiştirmek ve geliştirmek isteyen her evladımıza bu imkânı sağladık. Daha önceki dönemlerde kısır ideolojik bakış açılarıyla eğitim-öğretim sistemimiz üzerinde kurulan tüm bariyerleri kaldırdık. Erkek ve kız tüm evlatlarımızın, diledikleri düzeye kadar ve istedikleri her yerde eğitim-öğretim alabilmelerini temin ettik. Zorunlu eğitimi 8 yıldan 12 yıla çıkararak, lise seviyesinde okullaşma oranını yüzde yüze yaklaştırdık. Öğretmen başına düşen öğrenci sayımızı ilkokul düzeyinde 28’den 17’ye, ortaöğretimde ise 18’den 11’e indirdik. En büyük atılımlarımızdan birini ise yükseköğretimde gerçekleştirdik. Üniversite sayımızı 76’dan 207’ye çıkardık, okullaşma oranını yükseköğretim seviyesinde yüzde 15’ten yüzde 44’e çıkardık.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ortaöğretim ve yükseköğretim seviyesindeki okullaşma oranlarının artık OECD ortalamasını yakalamış durumda olduğuna dikkat çekerek, şimdi okul öncesi eğitime odaklandıklarını söyledi.

“Biz geldiğimizde yüzde 10 civarında olan okul öncesi eğitim oranını 5 yaş grubunda yüzde 75’lere kadar yükselttik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hedefin bu oranı en kısa sürede yüzde 100’e taşımak olduğunu açıkladı.

“GENÇ BİLİM İNSANLARININ ÖDÜLLENDİRİLMESİ GELECEKTEKİ ÇIĞIR AÇICI ÇALIŞMALARA KAPI AÇACAK”

Düzenlenen araştırma projesi yarışmaları, ulusal ve uluslararası bilim olimpiyatları ile çocukları, bilim insanı olma ve girişimcilik konusunda geleceğe hazırladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST yarışmalarıyla gençlerimizi büyük bir heyecanla icat peşinde koşmaya teşvik ediyoruz. DENE-YAP teknoloji atölyelerinde genç yeteneklerimizi geleceğin mucit adayları olarak, yükselen teknolojilerle buluşturuyoruz. Nitekim son iki yılda 159 öğrencimiz, uluslararası ve bölgesel bilim olimpiyatlarından 144 madalya ve 8 mansiyon derecesi ile döndü” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Stajyer Araştırmacı Programı ile bin 500 lisans öğrencisini, AR-GE ve yenilik süreçlerine dâhil ettiklerini, TÜBİTAK Sanayi Doktora Programı ile de bugüne kadar bin 162 doktora öğrencisi yetiştirildiğini kaydederek, TÜBA’nın genç bilim insanlarına yönelik ödüllerini de bu açıdan çok önemli gördüğünü söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, üstün yetenekli genç bilim insanlarının ödüllendirilmesinin gelecekteki çığır açıcı çalışmalara kapı açacağını vurguladı.

Bilim ve teknolojinin, insanlığın faydasına kullanılabildiği, başkalarına aktarılabildiği ölçüde kıymetli olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Bir ilmin sadece eyleme dönüşmesi yeterli değildir, elzem olan faydalı hâle gelmesidir. Sizlerin ortaya koyduğu bilimi, ürettiği teknolojiyi özgün ve değerli kılan işte bu hassasiyettir. Eğer ailenizden, kendinizden feragat ederek yürüttüğünüz, hayatınızı adadığınız çalışmalar insanlığa fayda sağlamıyorsa, o zaman şöyle oturup ne yaptığımızı bir düşünmemiz lazım” değerlendirmesinde bulundu.

“BİLİM VE TEKNOLOJİYİ DİĞERLERİNE ÜSTÜNLÜK KURMAK İÇİN BİR SÖMÜRÜ ARACI OLARAK KULLANAN ÜLKELER VAR”

Her medeniyetin kendi teknolojisini, her teknolojinin de kendi kültürünü ve değerini ürettiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bilim ve teknolojiyi yıkıcı güç olarak gören, diğerlerine üstünlük kurmak için bir sömürü aracı olarak kullanan ülkeler var. Bizim medeniyetimiz işte tüm bu noktada diğerlerinden ayrılıyor. Bu medeniyetin evlatları, bilimi sadece ve sadece insanlık yararına üretir, teknolojiyi insanlık yararına geliştirir. Onlar yeni bir teknoloji geliştirdiğinde, uzak coğrafyaları antrenman sahası olarak kullanır, yeni savaşlar başlatır. Biz yeni bir teknoloji geliştirdiğimizde ise bunu, o coğrafyalarda sefaletin, insanlık dışı görüntülerin önüne geçmek, hayatlarını değiştirmek için kullanırız. Bizim medeniyetimize yakışan da dünyanın Türk bilim insanlarından beklediği de işte bu duruştur. Türkiye’yi kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi yapma hedefimizin altında yatan ana sebep de budur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilim insanlarına seslenerek; “Sizlerin laboratuvarlarda, araştırma-geliştirme merkezlerinde yaptığınız çalışmaların gün yüzüne çıkması, somutlaşması hedeflerimiz bakımdan çok önemlidir. Bu çerçevede, dünyanın Koronavirüs salgını ile boğuştuğu bir dönemde bilim insanlarımızın sağlık alanında da elde ettikleri gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz” dedi.

Salgın henüz Türkiye sınırlarına dayanmadan kurdukları TÜBİTAK KOVID-19 Türkiye Platformu ile adeta bir bilim seferberliği başlattıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, platformdaki 436 araştırmacının, aşı ve ilaç geliştirme odaklı 17 proje yürüttüklerini açıkladı.

“KENDİ AŞISINI ÜRETEN BİR ÜLKE OLARAK ULUSLARARASI ARENADA ÖNDE GELEN BİR OYUNCU KONUMUNA GELECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda üç yenilikçi aşı adayının faz çalışmalarına başlama arifesinde olunduğunu bildirerek, “Hocalarımızın çalışması, kendi kategorilerinde dünyada klinik aşamaya geçen üçüncü aşı adayı olma potansiyeline sahiptir. Ayrıca, mevcut inaktif aşılardan daha etkin olma potansiyeline sahip bir aşımız ile ikinci nesil bir aşımızın çalışmaları da hızla devam ediyor” bilgisini paylaştı.

Yenilikçi aşı adaylarının yerli ve millî üretimi konusunda özel sektör kuruluşlarını da seferber ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Amerika ve Çin’den sonra, KOVID-19 konusunda en çok aşı projesi yürüten üçüncü ülke durumunda olduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu alana yapılan yatırımların sadece salgın dönemiyle sınırlı olmadığını da belirterek, “İnşallah kendi aşısını tasarlayan, geliştiren ve üreten bir ülke olarak, uzun yıllardır ihmal edilmiş bu alanda, uluslararası arenada önde gelen bir oyuncu konumuna geleceğiz” ifadelerini kullandı.

“Medeniyet coğrafyamızın büyüklüğü, bizim en önemli gücümüzdür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu gücü değerlendirebilmek için, öncelikle elimizdeki potansiyeli kullanılabilir hâle getirmemiz gerekiyor. Bu amaçla, Türk-İslâm medeniyeti havzasında farklı dillerde ve farklı lehçelerde üretilmiş telif, tercüme ve şerh eserleri çeviri, tıpkı-basım ve harf-çevirisi yoluyla günümüze kazandırıyoruz. TÜBA’nın 2014 yılında başlattığı TÜBA Türk-İslâm Bilim Kültür Mirası Projesi kapsamında pek çok eser genç kuşaklarla buluştu” dedi.

“2025 YILINDA DÜNYA BİLİM FORUMU’NA EV SAHİPLİĞİ YAPMAYA TALİP OLDUK”

TÜBA’nın bilim diplomasisi kapsamında uluslararası çatı kuruluşlar nezdinde yürüttüğü temsil faaliyetlerinin de Türkiye’nin bilim dünyasındaki etkinliğinin artırılması bakımından çok kıymetli olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu çerçevede, 2025 yılında Dünya Bilim Forumu’na ev sahipliği yapmaya talip olduk, hazırız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Diğer yandan, Türkiye’yi kendi vatandaşlarımız yanında dünyadaki tüm bilim insanları için de bir cazibe merkezi hâline getirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda, Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı vasıtasıyla 21 farklı ülkeden 127 üst düzey araştırmacı çalışmalarını Türkiye’ye taşıdı” açıklamasında bulundu.

Fransa’nın ve dünyanın önde gelen araştırma kuruluşlarından birinde 36 yıldır temiz ve güvenli enerji konusunda çalışmalar yürüten Prof. Dr. İskender Gökalp’in, iklim değişikliği alanında çok önemli çalışmaları olan ve Hükûmetlerarası İklim Değişikliği Paneli üyesi Prof. Dr. Erik Jeppesen’in çalışmalarını Türkiye’ye taşıdığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dr. Hasan Demirci’nin de Stanford Üniversitesi’ndeki laboratuvarını Türkiye’ye taşıyarak, yapısal biyofizik, yapısal biyoloji ve protein mühendisliği çalışmalarını Türkiye’de yürüteceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl TÜBA ödülü almaya hak kazanan bilim insanlarından Dr. Rodica Eliza Gheorghe, Dr. Savaş Taşoğlu ve Dr. Ayşegül Doğan’ın da Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı kapsamında Türkiye’ye gelen isimler arasında yer aldığını aktararak, “Tüm bu bilim insanlarımızı, kıymetli çalışmaları için bir kez daha tebrik ediyorum. İnşallah, bu yıl içerisinde yeni bir çağrı daha açarak, alanının en iyisi en az 100 araştırmacıyı daha ülkemize kazandıracağız” ifadesini kullandı.

Daha gidecek çok yolları ve yapılacak çok işleri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sahip olduğumuz sinerji ve potansiyelin bizleri en kısa sürede hedeflerimize ulaştıracağına yürekten inanıyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK ve TÜBA’ya teşekkür ederek, ödül alan tüm bilim insanlarını tekrar tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından TÜBİTAK ve TÜBA Bilim Ödülleri’ne layık görülen bilim insanlarına ödüllerini takdim etti.

2020 TÜBA Uluslararası Akademi Ödülleri Prof. Dr. Erik Jeppesen, Prof. Dr. Okyay Kaynak Prof. Dr. Murat Günel Prof. Dr. Tayfun Özçelik’e, Prof. Dr. Wael B. Hallaq yerine ise İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Şentürk’e takdim edildi.

2020 TÜBA-GEBİP Ödülleri; doğa bilimleri alanında Doç. Dr. Serdar Akbayrak, Doç. Dr. Yaşar Akdoğan, Dr. Ghaith Makey, Dr. Korhan Özkan ve Doç. Dr. Rifat Onur Umucalılar’a mühendislik bilimleri alanında Doç. Dr. Abdullah Aksu, Doç. Dr. Kamil Boratay Alıcı, Prof. Dr. Ahmet Can Altunışık, Prof. Dr. Necip Atar, Dr. Ayşegül Doğan, Doç. Dr. Ozan Erdinç, Doç. Dr. Ozan Erdinç, Doç. Dr. Aysel Kantürk Figen, Prof. Dr. Yusuf Kaynak, Dr. Savaş Taşoğlu ve Dr. Hüseyin Cumhur Tekin’e Kutup çalışmaları alanında ise Uzm. Dr. Güneş Güner, Doç. Dr. Zerrin Sezgin Bayındır, Doç. Dr. Fatma Sezer Şenol Deniz, Doç Dr. Mustafa Oğuz Afacan, Dr. Muhammet Zahit Atçıl, Dr. Eliza Gheorge, Doç. Dr. Hulusi Kafalıgönül, Dr. Mert Moral, Dr. Betül Özbay, Doç. Dr. Ahmet Şensoy, Dr. İhsan Efe Tokdemir, prof. Dr. Mehmet Gökhan Hakıcı, Prof. Dr. Didem Özçimen, Doç. Dr. Burcu Özsoy ve Prof. Dr. Cengiz Yıldırım’a tevdi edildi.

2020 TÜBA-TESEP Ödülleri’ne Prof. Dr. Alp Can’ın “Yaşam Bilimlerinde A’dan Z’ye: Mikroskopi”, Doç. Dr. Ersin Erdoğan’ın “Hakem Kararlarının kesin Hüküm Etkisi”, Prof. Dr. Altay Tayfun Özcan’ın “Hazar Kağanlığı ve Etrafındaki Dünya”, Ar. Gör. Kübra Fettahoğlu “Rasathane-i Amire (1868 – 1922)”, Dr. Ömer Gezer’in “Kale ve Nefer: Habsburg Serhaddinde Osmanlı Askeri Gücü (1699 – 1715)”, Doç. Dr. Evren Küçük’ün “Savaşta Diplomasi: Adana – Yenice Gizlice Görüşmeleri (30-31 Ocak 1943) ve Fatma Betül Altıntaş’ın “Tarihsel Eleştiri Yöntemleri: Tenkidi ve İslami Rivayetlere Uygulanması Sorunu” adlı eserlerine takdim edildi. Ayrıca 2020 Yılı TÜBİTAK Bilim Ödülü’nü mühendislik bilimleri alanında TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Hilmi Volkan Demir aldı.

DÜNYA

“Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti. Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.

Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.

“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”

“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.

“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.

Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.

IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.

Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.

Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.

TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında beş anlaşma imzalandı.

Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.

“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.

“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.

“Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı” ile “Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı” da Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Irak Ulaştırma Bakanı Veheb Selman Muhammed tarafından imzalandı.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin tören alanındaki yerlerini almalarının ardından iki ülkenin millî marşları çalındı. Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin tören kıtasını selamlamasından sonra iki lider heyetlerini birbirlerine takdim etti.

Türk ve Irak bayrakları önünde basın mensuplarına poz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi daha sonra baş başa görüşmeye geçti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon; yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından ATO Congressium’da “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nın açılış programına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına, İsrail tarafından Gazze’de şehit edilenler başta olmak üzere, idealistçe ve fedakârca yürüttükleri çalışmalar sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını rahmetle yad ederek başladı.

Bu önemli toplantının ülke, millet ve iletişim dünyası için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve ekibini anlamlı program vesilesiyle tebrik etti.

“ŞÛRA’NIN ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”

İki gün sürecek Şûra’ya bilgileriyle, tecrübeleriyle, görüş ve önerileriyle katkı sunacak kurum ve kuruluşlara, üniversitelerin yönetici ve hocalarına teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İletişim Şûra’mızın ilki, bundan 23 yıl önce 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştur. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. Bu anlayışla geçen sene Şûra’nın hazırlık çalışmalarını başlattık. 1,5 yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz, kısacası, iletişim camiasının aktörlerinin tamamı, bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak, güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu diplomasisinden yapay zekaya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı oturumları son derece kıymetli bulduğunu vurguladı.

Özgün ve yenilikçi fikirleriyle Şûra’nın içeriğini zenginleştiren gençlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şûra’nın gerek zengin katılımcı profili gerekse güçlü muhtevası itibarıyla, eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi, öyle ümit ediyorum ki Türkiye’nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir” diye konuştu.

“İLETİŞİMİN TEMEL AMACI, DOĞRU VE GÜVENİLİR BİLGİYİ MUHATABINA EN KISA YOLDAN ULAŞTIRMAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim bilimleri derslerinde atfedildiği üzere, aracın, mesajın kendisi olduğunu belirtti. Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içinde olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün, yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise, dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve dolaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler, artık yalnızca dakikalar içerisinde, tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zekâ modellerinin devreye girmesiyle, eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma, her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat, az önce ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi, tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitlelerin “algoritma faşizmi” denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi.

Bu süreçte en fazla zarar gören kavramın ise hiç şüphesiz hakikat olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişimin temel amacının, doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmak olduğunun altını çizdi.

Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamının, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı hâline getirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu acı gerçekle özellikle Kovid-19 salgını, orman yangını ve 6 Şubat depremlerinde çok yakından yüzleştiklerini dile getirdi.

“MİLLETİMİZİN İYİ NİYETİ AÇIKÇA İSTİSMAR EDİLDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, o süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısıyla muhatap olduklarını belirterek, şöyle konuştu: “Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmî kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı. Sırf hükûmeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisi ile çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük.”

“DEPREMİ KULLANARAK SİYASİ VE EKONOMİK FIRSATÇILIK YAPANLAR BUGÜN ADALETE HESAP VERİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet olarak bir taraftan tüm imkânlarla afetzedelerin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.

“Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim. Sui misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların, ellerindeki imkânları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Şurası da çok önemlidir: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, biz dahil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz.”

“DİJİTAL EGEMENLİĞİ TEMİN VE TAHKİM ETMEK BİRİNCİ ÖNCELİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu gerçeğin inanıyorum ki hepimiz gayet farkındayız. Askerî anlamda ne kadar güçlü ne kadar caydırıcı olursanız olun, aile ve toplum yapınız ne kadar köklü, kurumlarınız ne kadar sağlam, doğal kaynaklarınız ne kadar zengin olursa olsun, ekonominiz ne denli dirençli, tarım ve sanayiniz ne ölçüde gelişmiş olursa olsun eğer hakikati tam anlamıyla ve tüm yönleriyle muhafaza edemiyorsanız, müreffeh ve huzurlu bir geleceği inşa edemezsiniz” dedi.

Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin öneminin daha da arttığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu nedenle dijital egemenliği temin ve tahkim etmenin birinci öncelikleri olduğunu söyledi.

Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısının ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. İletişimi yalnızca teknoloji parantezinde ele almak içinde bulunduğumuz bu çağda mümkün değildir. Kamu diplomasisinden ekonomik büyümeye, kriz ve afet yönetiminden verdiğimiz mesajların dünya kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılmasına kadar iletişim çok geniş bir alanı kapsıyor. Bunun için iletişimin bütün imkân ve araçlarını en etkili surette kullanmak gerek geleneksel medyada gerekse dijital alanda güçlü bir varlık göstermek mecburiyetindeyiz.”

“KENDİ İLETİŞİM MODELİMİZİ BİÇİMLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ”

İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlamanın doğru olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl başarının görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten, hakikatten ödün vermemek olduğunu dile getirdi.

“Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanı ve insani değerleri yok saymayan, hak ve hakikati esas alan, teknolojiyi doğru kullanan, medeniyet değerlerimizden beslenen bir anlayışla kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz. Hâlihazırda sadece kendi uydularımız üzerinden 5 milyar insana ulaşma imkânına sahibiz” diye konuştu.

Kimlik ve kültürü yansıtan, tarihî ve millî değerleri ekranlara taşıyan film, dizi ve belgesellerin dünyanın dört bir yanında büyük bir beğeniyle izlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık uluslararası kamuoyu Türkiye’yi yalnızca başkalarının kaleme aldığı metinlerden veya tamamen karalama amaçlı çekilmiş sinema filmlerinden değil, kendi kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden, dizilerden, belgesellerden, dijital platformlardan ve kültürel faaliyetlerden tanıyor. Bu, ülkemizin yumuşak gücünü artıran, milletimizin birikimini ve değerlerini dünyaya taşıyan, bizi anlatan son derece kıymetli bir kazanımdır” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA EDERKEN GELECEĞE YÖN VEREN GÜÇLÜ BİR VİZYONU DA HAYATA GEÇİRİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kazanımı daha da büyütmekte kararlı olduklarının altını çizerek, “Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken aynı zamanda medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikâyeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz. Sizlerin katkılarıyla bu vizyonu daha da ileriye taşıyacağımıza, büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin hikayesini çok daha güçlü şekilde duyuracağımıza yürekten inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, stratejik iletişimden halkla ilişkilere, radyo ve televizyondan sinemaya, dezenformasyonla mücadeleden sosyal medya ve yapay zekaya, yerel medyadan kamu diplomasisine kadar iletişim sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdiği şûrayı, bu hedefe giden yolda atılmış çok anlamlı bir adım olarak gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu düşüncelerle 2. İletişim Şûrası’nın bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve sektörün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçenler başta olmak üzere fikir, tespit, tenkit ve değerlendirmeleriyle şûraya katkı sunan ve sunacak olan tüm kardeşlerime, tüm katılımcılara, uzmanlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Şûra neticesinde son şeklini alacak belgelerin, iletişim vizyonumuza yeni bir boyut kazandırmasını temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ressam Kenan Işık’ın Ayasofya tablosunu hediye etti.

GENÇ GAZETECİLER ANKARA

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA22 saat önce

“Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi ile düzenlediği ortak basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil; kalkınma,...

DÜNYA2 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’ resmî törenle karşıladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde resmî törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve...

DÜNYA2 gün önce

“Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şûrası’nda yaptığı konuşmada, “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik...

DÜNYA1 hafta önce

MAVİ VATAN’DA TÜRKİYE’NİN DENİZ HÂKİMİYETİNİ GÜÇLENDİRECEK SİSTEM HİZMETE AÇILDI

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniz sınırlarında güvenliği sağlamak amacıyla başlatılan Doğu Akdeniz...

DÜNYA2 hafta önce

“15 Temmuz ruhu diri olduğu sürece Türkiye’nin yolunu kimse kesemeyecek”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “10. Yılında 15 Temmuz: İrade Bizim Zafer Bizim” programında yaptığı konuşmada, “15 Temmuz ruhu, Yenikapı ruhu diri olduğu...

DÜNYA2 hafta önce

“Gazi Meclis, 15 Temmuz ihanetinde emperyalizmin maşalarına geçit vermemiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Bundan bir asır önce işgalcilere direnen ve mağlup eden Gazi Meclis, 15...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Temim ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vefat eden eski Katar Emiri Hamad bin Halife Al Sani için taziye ziyaretinde bulunmak üzere gittiği...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar’da

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski Katar Emiri Şeyh Hamed bin Halife Al Sani’nin vefatı dolayısıyla taziye ziyareti için gittiği Katar’ın...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne katıldı. Zirvede liderleri,...

DÜNYA3 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi’ne katılan liderler onuruna resepsiyon verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, 36.⁠ NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi için Ankara’da bulunan devlet ve...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish