Bizimle iletişime geçin

GÜNCEL

Ankara Sanayi Odası Temmuz ayı olağan Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi

Haberler

on

Ankara Sanayi Odası Temmuz ayı olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Celal Koloğlu başkanlığında video konferans yöntemiyle yapıldı. ASO Başkanı Nurettin Özdebir toplantıda ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Özdebir’in toplantıda yaptığı konuşma şöyle:

“Dünya Sağlık Örgütü’nün COVID-19 olarak adlandırdığı salgın hastalığın küresel ölçekte hızla yayılması ve ülkeleri hazırlıksız yakalaması, küresel bir sağlık krizinin yansıra, ekonomik krize ve milyonlarca insanı yoksulluğa iten bir insani krize de yol açmıştır.
Pandemiyle birlikte yaşanan sürecin belki de en ayırt edici özelliği, artık küreselleşmenin tersine bir sürecin işlemiş olmasıdır. Dünyada sınırların öneminin azalmış ve mesafelerin kısalmış olması nedeniyle çarpıcı bir hızla yayılan bu hastalıkla mücadele edebilmek için, ilk aşamada hem sosyal hem de ekonomik anlamda mesafe tedbirlerinin ve sınırların katı bir şekilde uygulanması gerekliliği ortaya çıkmış ve küreselleşmenin tersi bir süreç işlemiştir.
Dünya hem sağlık krizi hem ekonomik krizle mücadeleye devam ederken, ekonomik krizin uzun vadede ülkelerin politika tercihlerinde ulusal otonom üretken kapasitelerini artırma yönünde bir dönüşüme neden olacağı öngörülmektedir.
Bu durum, ülkelerin mevcut ekonomi politikası uygulamalarının incelenmesi ve özellikle gelişmekte olan ülkelerin politika tasarımını sınırlayan faktörlerin araştırılması gereğini de beraberinde getirmektedir.
Krizin temel ekseni belirsizliktir. Belirsizliğe yol açan bir çok neden bulunmaktadır. Salgının uzunluğu ve uygulanan izolasyon ile tecrit tedbirleri, harcamaları etkileyen zorunlu ve gönüllü sosyal mesafe uygulamaları bunların başında gelmektedir.
Ayrıca, işinden olmuş çalışanların yeniden istihdam edilebilmeleri, kapanan firmaların ve işgücü kayıplarının ekonomik aktivitenin sıçrama yapmasını güçleştirmesi, firmaların arz kesintilerine karşı dayanıklılıklarını artırmak gerekecektir. Küresel tedarik zincirlerindeki yeniden yapılandırmalarının gelecekte verimliliğe etkilerinin nasıl olacağı da ayrı bir soru işaretidir.
Diğer yandan, daha zayıf dış talepten ve fon eksikliklerinden kaynaklanan sınır ötesi yayılmaların boyutunun ne olacağı, varlık değerlemeleri ile ekonomik faaliyet beklentileri arasındaki mevcut kopukluk gibi unsurlar da belirsizliğin önemli nedenleri arasında yer almaktadır.
Haziran ayından itibaren izolasyon tedbirleri birçok ülkede gevşetilmiştir ve ekonomik faaliyetler kademe kademe başlatılmıştır. Buna karşın COVID 19’un etkileri ve hükümetlerin pandeminin beşerî ve ekonomik etkilerini sınırlamak için uygulayacakları politikalar hakkında hala çok fazla belirsizlik bulunmaktadır.
Mevcut politika tartışmaları; sağlık krizi ve ekonomik kriz yaşayan ülkelerin ekonomik performanslarının ve iyileşme yolunun nasıl gelişeceği ve krizin etkilerini azaltmak ve toparlanma sürecini hızlandırmak için en etkili politika tepkilerinin neler olacağı ekseninde cereyan etmektedir.
Öte yandan COVID-19 krizi, dünya genelinde ulusal ve korumacı politikaların önemini de artırmıştır. Pandemi sürecinde küresel tedarik zinciri kesintilerine karşı ulusal bağımsızlığı korumaya yardımcı olan stratejik sektörlerin tanımlanmasının ve bu sektörlere yatırım yapılmasının gerekliliği anlaşılmış, aynı zamanda uzun vadeli sanayileşme fırsatlarının desteklenmesi yönündeki ulusal politik tercihler de güç kazanmıştır.
Birçok devlet, firmaların küreselleşme stratejileri ve tedarik zincirlerinin dünyaya yayılması karşısında ülkenin ulusal çıkarlarını yeniden konumlandırma arayışındadır.
Ekonominin içinde bulunduğu bu durumda COVID-19 krizinin etkilerini yumuşatacak ve ekonomiyi işler halde tutacak görece kısa vadeli önlemler ve ekonominin temel yapısal sorunlarını çözüme kavuşturacak ve krizlere karşı kırılganlığını azaltacak orta-uzun vadeli politika arayışları öne çıkmaktadır.
Yine kısa vadede değerlendirildiğinde, kaynak yetersizliği nedeniyle COVID-19 krizinin sarstığı toplumun bütün kesimlerinin ve tüm ekonomik sektörlerin aynı anda anlamlı bir şekilde desteklenmesi mümkün olmadığından; dramatik ölçüde azalan talebi en fazla uyaracak ve krizden en ağır darbeyi alan kesimleri desteklemeyi hedefleyen politikaların uygulanması gerekmektedir.
Türkiye ekonomisinin en önemli iki yapısal problemi, yetersiz ve bağımlı üretim ile buna bağlı olarak yeterli düzeyde istihdam yaratılamaması nedeniyle giderek artan işsizliktir.
Üretime ilişkin kronik problemler ise üretimin ithal girdilere yüksek ölçüde bağımlı oluşu ve küresel tedarik zincirlerinde genellikle katma değeri yüksek aşamalarda yer alınmayışıdır.
Sanayi sektörü, diğer sektörlere göre daha yüksek verimlilik artış oranlarına sahiptir. Özellikle imalat sanayisinin geliştirilmesi, ekonominin genelinde verimliliği artırmaktadır ve uzun vadeli reel büyüme ve artan refah beklentileri için hayati önemdedir.
Nitekim imalat sanayisi, yüksek katma değeri yaratan AR-GE faaliyetlerinin, teknolojik gelişmenin ve yeniliklerin gerçekleştiği, çarpan etkisi güçlü, ekonominin geneline yayılan dışsallıkların ve bağlantıların en fazla yaşandığı sektördür.
İmalat sanayisinin gelişmesi ayrıca, istikrarlı ve geniş ölçekli istihdam olanaklarını tarıma ve hizmetler sektörüne göre daha fazla artırmaktadır. Ekonomide daha geniş faaliyet alanlarına dinamizm sağlaması, işsizliği azaltması, ihracat gelirlerinin daha yüksek ve istikrarlı olması ve katma değer üretiminin daha yüksek olması nedeniyle, sanayi sektörünün ilerleyen dönemlerde büyümenin temel kaynağı haline getirilmesi, ülkemiz için elzem bir durumdur.
Makroekonomik gelişmeler hakkında da kısa bir bilgi vererek konuşmamı sonlandırmak istiyorum.
Sanayi üretiminde Nisan ayında en kötüyü hep beraber gördük. Mayıs ayı ile birlikte aylık bazda %17,4 ile bir ivmelenme oldu. 1 Haziran’dan itibaren normalleşme süreci ile birlikte beklentimiz bu ivmelenmenin artmasıdır.
Yüksek teknoloji üretiminde %30’un üzerinde artışın ortaya çıkması oldukça önemlidir. Bu süreçte görüyoruz ki en hızlı toparlanma sanayi sektöründe gerçekleşiyor. Esas olan büyüme de sanayi sektörü ile gerçekleşen büyümedir.
Burada tek olumsuz nokta, geçen aya göre toparlanma var ancak, Mart ayından Nisan ayına birçok alt sektör hala negatif bölgede bulunmaktadır.
Yaşadığımız olumsuz gelişmeler bir takım fırsatları da beraberinde getirmektedir. Pandemi sürecini iyi bir şekilde yönetmemiz Türkiye algısını olumlu yönde değiştirdi. Bu algıyla önümüzdeki dönemde yurtdışından siparişlerimizde bir artış ortaya çıkacağını düşünüyorum.
Diğer yandın, Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık %12,62, aylık %1,13 arttı. Haziran ayında gıda fiyatlarındaki düşüşe rağmen enflasyonun artması enflasyonla mücadelenin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
2018 yılında kur geçişgenliğine bağlı olarak yükselen enflasyonun, kurdaki düşüşe rağmen uzun süre yüksek kalmasının nedeninin gıda enflasyonu olduğu unutulmamalıdır.
Yüksek enflasyon ortamında sürdürülebilir büyüme zorlaşmaktadır. Özellikle iç talebi canlandırmaya yönelik politika tercihleri karşısında arz tarafında yeterli artış gerçekleşmez ise enflasyonist baskı artmaya devam edecektir.
Makroekonomik sorunları kalıcı olarak çözebilmek için öncelikle enflasyonu düşürmemiz gerekiyor. Enflasyon, piyasaların sığlaşmasına, dış finansman kalitesinin düşmesine ve kurda oynaklığa neden olarak faiz oranlarının yükselmesine neden olmaktadır. Faizi artışının da uzun vadeli yatırımları azaltarak, sağlıklı büyümeyi olumsuz yönde etkileyeceği unutulmamalıdır.
Öte yandan, son dönemde ekonominin istihdam yaratma kapasitesinde düşüş söz konusu, bu da işsizlik rakamlarına olumsuz yansımaktadır. Ancak kısa ve orta vadede işsizlik bu seviyelerde devam edecek gibi gözükmektedir.
Son 1 yılda 2,6 milyon istihdam kaybı var ve bu durum ekonominin istihdam yaratma kapasitesinin hala zayıf kaldığını göstermektedir.
İşsizlik oranlarında iki rakama dikkatinizi çekmek istiyorum. İlki; %28,7 seviyesindeki kayıt dışı istihdam ki, bu rakam verimlilik açısından dikkat edilmesi gereken önemli bir veri. Diğeri ise, gençler arasında %29,1 civarında olan, ne işte, ne de istihdamda olanların oranı.
Bu oranın, gelecek dönemde genç kesimde ümitsizliğe ve sosyolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olabileceği unutulmamalıdır.
Diğer taraftan, pandeminin ekonomik etkilerinin azaldığını gösteren önemli göstergeler olan güven endekslerinde Mayıs ve Haziran aylarında önemli bir toparlanma görülmektedir.
Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2019 Araştırmasında, Ankara Sanayi Odası üyesi 36 sanayi kuruluşunun yer alması yine gurur kaynağımız oldu. Gerçi bir önceki yıla göre sayımız 3 firma azalsa da, Ankara firmaları, listede 166 sanayi firması olan İstanbul ve 41 firması olan İzmir’den sonra en çok firması olan üçüncü kentimiz oldu.
36 firmamızdan 4 tanesi meclisimizde, 3 tanesi de komitelerimizde temsil edilmektedir. Listede yer alan tüm firmalarımızla birlikte onları da kutluyorum.
500 Büyük araştırmasına genel olarak baktığımızda dikkat çeken noktalardan bir tanesi borç/aktif oranının 2004 yılında %45,5 iken, 2019’da %68,4’e yükselmesidir.
2004 yılında borçlar öz kaynakların 0,8 katı iken, 2019’da 2,2 kata çıkmıştır. 500 büyük içinde yer alan firmaların özkaynakların bilançodaki payı ise 2008’de 47,3 iken 2019 yılında %31,6 seviyesine gerilemiştir.
Firmaların yıllar itibariyle borçluluğunun arttığı önemli bir gösterge olarak karşımızda dururken, son dönemde sanayi sektörü, borç ve düşük faize bağımlı bir performans ortaya koymuştur.
Diğer taraftan, duran varlıkların bilanço payı 2007’de %48 oranında iken, 2019’da %39 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu rakamlar, firmaların makine ve teçhizat gibi üretken sabit kıymet yatırım eğilimlerinin zayıfladığını ortaya koyuyor. Ekonominin daraldığı, nakit akışlarının yavaş seyrettiği dönemde firmalar bütün fonlarını, yurt dışından ve ülkedeki bankalardan elde ettiği döviz borçlarını ödemeye ayırdılar.
2019 yılında yeni yatırımların olmadığı yeni kapasitelerin artmadığı bir dönemi de yaşamış olduk. Ortaya çıkan büyüme ise daha çok kredi genişlemesine bağlı bir büyüme performansı idi.
Tablo böyleyken bu yıl bir de pandemi süreci yaşadık.  Dolayısıyla firmalarımızın borçlulukları daha da arttı. Bu süreçte hükümetimiz özellikle, kredi kanallarının açılmasıyla finansmana erişimin kolaylaştırılması ve vergi yükümlülüklerinin ertelenmesi gibi önemli adımlar attı. Ancak ertelenen vergi yükümlülüklerinin ödeme zamanı yaklaşmaktadır. Pandemi sürecinin ortaya çıkardığı belirsizlikler devam ettiğinden firmalarımızın kamuya yönelik yükümlülüklerini yerine getirmesi zorlaşmaktadır. Bu açıdan ödenme süreçlerinin ertelenmesi ya da ödeme kolaylığı sağlanması, firmalarımız için büyük önem arz etmektir.  
Pandemi sürecinde çalışanlarımıza önemli destekler sağlayan kısa çalışma uygulamasının bu belirsizlikler sonuçlanıncaya kadar devam ettirilmesi de yerinde olacaktır.
İlk 500 araştırmasında Ankara’ya ilişkin birkaç tespitimi de paylaşmak istiyorum. Araştırmada, Ankara’yı ön plana çıkaran rakamlardan bir tanesi ihracat rakamları. İstanbul’da ihracat bir önceki yıla göre %14,9 azalırken, Ankara’da bir önceki yıla göre ihracatımız %7,6 artmıştır. Üretimden satışlarda bir önceki yıla göre %25,76, Net satışlarda 29,68 ve brüt katma değerde ise %74,74’lük bir artış olmuştur.
Listede yer alan üyelerimiz üretim alanlarıyla Ankara’nın yüksek teknoloji üretme kapasitesini net bir biçimde ortaya koymuşlardır. Savunma ve havacılık sanayisinde Türkiye’nin en önemli 7 Ankara firmasının da listede yer alması Başkentimiz için ayrı bir gurur kaynağı olmuştur. Hem verimlilik hem de 4. Sanayi devrimi anlamında büyük bir dönüşüm içinde olan Ankara, Başkentin Sanayiinden, sanayinin başkentine’ hedefine adım adım ilerlemektedir.
Daralan piyasa koşullarına rağmen Ankaralı sanayicilerimizin bu başarısından büyük bir gurur ve mutluluk duyduk. Listede yer alan tüm firmalarımızı canı gönülden kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.
Belirsizliğin azalmasıyla öngörülebilirliğin artması büyüme açısından olumlu bir sinyal olacaktır. Türkiye ekonomisi üretim odaklı bir yaklaşımla, yüksek katma değer yaratan ve ithalata bağımlı olmayan bir üretim modeli ortaya koyması ile sağlıklı bir büyüme modeline kavuşacaktır”

DÜNYA

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Meclis’te gençleri ağırladı

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, 81 İL, KKTC VE AZERBAYCAN’DAN GELEN GENÇLERİ MECLİS’TE AĞIRLADI

Haberler

on

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “19 Mayıs, bizim milli tarihimizin sıradan sayfalarından birisi değildir. Fevkalade önemli bir dönüm noktasının başlangıcıdır. Bir kararlılığın, azmin, istikametin ve inancın müşahhas halidir.” dedi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla 81 il, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’dan gelen gençleri Meclis’te kabul etti.

Meclis Başkanı Kurtulmuş, Tören Salonu’nda düzenlenen programda yaptığı konuşmada, gençleri demokrasinin kalbi, milli iradenin tecelligahı Gazi Meclis’te ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vesilesiyle tarihin en anlamlı sayfalarından birisini bir kere daha hatırlamak için bir araya geldiklerini ifade eden Kurtulmuş, 19 Mayıs’ın, Türkiye’nin milli mücadelesinin dönüm noktalarından birisi olduğuna işaret etti.

İzmir’in işgalinin ertesi günü Mustafa Kemal Paşa’nın beraberindeki 18 subayla Samsun’a gittiğini anımsatan Kurtulmuş, “Samsun’a çıkmak, bir milli mücadeleyi başlatmak, Anadolu’daki direniş ruhunu ateşlemek ve böylece emperyalizmin Anadolu’yu işgal eden öncü ordularına fırsat vermemek için ortaya konulmuş tarihi bir kararlılıktır.” dedi.

Samsun’un ardından Havza, Amasya ve Erzurum kongrelerinin gerçekleştiğini, bu kongrelerle yerel mücadele unsurlarının harekete geçirildiğini, onlar arasında ortak bir kararlılığın vurgulandığını dile getiren Kurtulmuş, bütün bunlarının bağlandığı noktanın ise Sivas Kongresi olduğunu kaydetti.

Kurtulmuş, farklı milli mücadele unsurlarının tek çatı altında birleştirilmesiyle ülkenin milli kurtuluş mücadelesinin başladığını, “Ya Allah” diyerek yeniden ayağa kalkan milletin genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurduğunu belirtti.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“19 Mayıs, bizim milli tarihimizin sıradan sayfalarından birisi değildir. Fevkalade önemli bir dönüm noktasının başlangıcıdır. Bir kararlılığın, azmin, istikametin ve inancın müşahhas halidir. Dolayısıyla bu dönemdeki en önemli hususlardan birisi, bu söylediğim kelimelerin içerisinde gizlidir. İnanç, azim, kararlılık ve direnç… Bütün bunların hepsini bir araya getiren bir ruh anlayışıyla, böylesine büyük bir maneviyatla, böyle büyük bir kurtuluş ve diriliş ruhuyla büyüklerimiz ayağa kalktılar ve Türkiye’nin bağımsızlığını bizlere, sizlere, gelecek nesillere armağan ettiler. O süre içerisinde nice fedakarlıklar yapıldı. Kararlılık sözü, sadece birkaç heceden ibaret bir kelime değildir. O yokluklar ve yoksunluklar içerisinde, eğer ecdadımızın kararlılığı olmasaydı, azmi ve mücadele gücü olmasaydı bizler bugün burada olamazdık. O dönemde aynen sizin gibi genç olan, insanların ortaya koyduğu tarihi kahramanlık, insanlık tarihinin en büyük kahramanlık destanlarındandır.”

  • “Büyük kahramanlıkların arkasında hep gençlerimiz oldu”

Milli mücadelede yer alan gençleri sevgi, saygı, rahmet ve minnetle anan Kurtulmuş, “Büyük kahramanlıkların arkasında hep gençlerimiz oldu. Gençlerimiz hem milli direniş ruhuyla hem inançla, azimle, kararlılıkla ama hep bir büyük ülküye, bir büyük hedefe kenetlenerek yol aldılar.” diye konuştu.

Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana geçen bir asır içerisinde nice zorlukların yaşandığını, nice zor günlerden geçildiğini anımsatan Kurtulmuş, “Bu millet, sizden öncekiler büyük bedeller ödeyerek Türkiye Cumhuriyeti’ni bugüne kadar taşındılar. Bu yüzyılın muhasebesini çok iyi yapmak ve bundan sonra, hemen başlangıcında olduğumuz Cumhuriyetimizin ikinci asrını çok daha güzel bir şekilde geçirebilmek için iyi bir planlama, iyi bir muhasebe yapmak durumundayız. İnşallah birinci asırda elde ettiğimiz bütün kazanımlarımızı koruyarak, daha ileriye götürerek, daha güçlendirerek ikinci asrında Türkiye Cumhuriyeti’ni, dünyanın her yerinde sözü güçlü, gücü tesirli bir ülke haline getirmek için gece gündüz var gücümüzle hep beraber çalışacağız. Türkiye’nin özellikle bu bölgede, bu coğrafyada güçlü bir şekilde ayakta durmaktan başka bir şansı yok.” şeklinde konuştu.

Türk gençlerinin iddialı, iradeli ve ahlaklı olmak zorunda olduğunu dile getiren Kurtulmuş, bu ülkeye, bu coğrafyaya, mazlum ve masum insanların tamamına ve tüm insanlık ailesine karşı bir büyük iddiaya sahip olmak gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin gerçekten güçlü bir ülke olması, sözünün muteber, gücünün de tesirli olmasını sağlayacak bir azim ve iddianın içerisinde olunmasının önemine işaret eden Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Dünyada hakkaniyete dayalı adil, insani bir sistemin kurulabilmesi en temel iddialarımızın başında gelmelidir. Ayrıca iddia sahibi olmak tek başına yetmez, bunu çelikten bir iradeyle desteklemek zorundayız. İddia ve irade sahibi olarak kendimize, ülkemize ve insanlığa ait ortaya koyduğumuz hedeflerimizi gerçekleştirmek için yüksek ahlakla hareket eden bir tavrı ortaya koymak mecburiyetindeyiz. Türk gençlerinin her birisinin bu ana çerçeve içerisinde hedeflerini gerçekleştirmek için gayretle çalışması üzerimize bir borçtur. Çünkü Türkiye’nin gençliği sadece Türkiye için bir servet, bir kazanım değil aynı zamanda dünya insanları için bir umuttur, bekleyiştir, hasrettir. Türk gençliği bu anlamda iddialı, iradeli ve ahlaklı anlayışıyla bütün dünya gençlerine örnek olacak bir güce ve potansiyele sahiptir.”

  • “Zamanın ruhunu kavramak şarttır”

Türk gençliğinin, zamanın ruhunu en iyi şekilde kavrayarak güçlü olması gereken alanlarda çok ileri gitmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Sanatta, sporda, kültürde, medeniyette, felsefede, düşüncede, teknolojide, üretimde, yenilikte Türk gençliğinin çok ileride olması lazım. Bunun için zamanın ruhunu kavramak şarttır. Zamanın üç ayağı vardır. Dün, şu an ve gelecek. Dünü bilmeyenlerin yarına ilişkin söyleyecek bir şeyleri yoktur. Bugün de güçlü olmayanın yarına yürüyecek mecali yoktur. Sizlerden beklentimiz bugünün şartlarını, zamanın ruhunu çok iyi anlamak, çok iyi kavramak, dünyadaki yaşıtlarınızla her alanda en iyi şekilde mücadele etmek… Ama bunu yaparken büyük bir milletin evladı olduğumuzu unutmadan, tarihi ve kültürel birikimimizi güçlü bir şekilde özümseyerek, buradan geleceğe ilişkileri fikirleri ve istikametleri temin edebilmektir.”

Geleceğe yürümenin ortak bir ruh hali ve ortak bir fikir dünyasına sahip olmakla mümkün olacağını söyleyen Kurtulmuş, “Tabii ki fikirlerimizde, hayat tarzlarımızda, dünyadaki beklentilerimizde farklılıklar olacaktır ama milli menfaatlerimiz, ortak hedeflerimiz noktasında müşterek hareket etmek mecburiyetindeyiz. Birisi Hanya’ya giderken ötekisi Konya’ya gitmeyecektir. Hepimiz farklı farklı olarak oklar atsak da attığımız her bir ok aynı istikamete doğru olacaktır. Bu hedef de Türkiye’yi, cumhuriyetin ikinci asrında sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye haline getirmek, Türkiye’nin öncülüğünde yeni ve adil bir dünyayı kurabilmek olmalıdır.” dedi.

Gençlerin Atatürk’ün Anma Gençlik ve Spor Bayramını tebrik eden Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Sizler kadar şanslı olmayan, dünyanın birçok yerindeki mazlum, yoksulluk ve yoksunluk içerisindeki genç kardeşlerimizi TBMM’den sevgiyle selamlıyoruz. Hiç şüphesiz onların başında, sekiz ayı aşkın bir süredir insanlık tarihinin görmediği kadar büyük acıları yaşayan, modern zamanlarda insanların şahit olmadığı kadar ağır bir katliamı, hatta soykırımı yaşayan Filistin’in genç evlatlarını saygıyla ve kardeşçe selamlıyor, onların acılarının en kısa süre içerisinde diliyoruz.”

TBMM Başkanı Kurtulmuş, başta Filistin’in masum ve mazlum gençleri olmak üzere dünyanın birçok yerinde büyük kahırlar içerisinde yaşayan gençlerin geleceğe ait gözünü dikip baktığı yerlerin başında Türkiye’nin geldiğini vurgulayarak, “Oradaki insanlar da kendi geleceklerini kurgularken güçlü bir Türkiye’nin varlığını ümit ediyor, daha güçlü bir Türkiye’nin var olması için dualarını arttırıyorlar. Bu nedenle ne yapıyor olursanız olun, nerede hareket ediyor olursanız olun, ülkemizin sorumluluklarının üstüne bir de dünyanın mazlum milletlerinin, gençlerinin sorumlulukları da sizlerin omuzlarının üstündedir. Allah size güç ve kuvvet versin, gönlünüze ferahlık, ufkunuza aydınlık, adımlarınıza sağlamlık, bileğinize kuvvet, yüreğinize cesaret versin.” şeklinde konuştu.

Törende, gençler tarafından TBMM Başkanı Kurtulmuş’a Türk bayrağı ve 81 ilden getirilen vatan toprağı takdim edildi.

Törenin ardından Kurtulmuş, gençlerle Şeref Kapısı merdivenlerinde fotoğraf çektirdi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Türk Hava Yolları, Taş Tepeler Projesi ‘nin Ana Sponsoru Oldu

Haberler

on

Küresel taşıyıcı, 2024 – 2029 yılları arasında Taş Tepeler Projesi’nin Ana Sponsoru ve Karşılama Merkezi ile Araştırma Merkezi’nin İsim Sponsorluğunu üstlendi.

Türk Hava Yolları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile imza altına aldığı anlaşma ile Taş Tepeler Projesi kazı çalışmalarına destek vermenin yanı sıra küresel tanıtım faaliyetleri kapsamında bölge turizmine katkı sağlayacak etkinlikler de gerçekleştirecek.

Taş Tepeler anlaşmasına dair açıklamalarda da bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy; “2021’de bakanlığımız tarafından duyurulan ve aynı anda başlatılan Taş Tepeler Projesi, dünya üzerinde ilk yerleşik yaşam ve sosyal topluluk örneklerine ev sahipliği yapan Göbeklitepe, Karahantepe, Harbetsuvan ve Gürcütepe gibi 11 arkeolojik alanı içine almaktadır. İlk olarak Göbeklitepe’deki çalışmalarla gün yüzüne çıkarılmaya başlanan ve özellikle sanatsal üretimleri ve anıtsal yapılarıyla ayrıcalıklı bir yere sahip olan ilk yerleşik topluluklar bu proje kapsamında araştırılmaktadır. Bilim çevreleri tarafından takdir ve heyecanla takip edilen projemiz dünyada çok ciddi bir ilgi uyandırmıştır ve gün geçtikçe bu ilgi artarak sürmektedir. Karahantepe Projesi 2023 yılında 32 ülkeden 970 hakem görüşü ile dünyanın en başarılı 9 projesi arasında gösterilmiştir. Türk Hava Yolları böylesi küresel ölçekte bir projeye sponsor olmakla ülkemizin tanıtımına, kültürüne, turizmine katkı sağlamak adına bir kez daha büyük bir sorumluluk üstlenmiştir. Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Bolat’ın şahsında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

İmzalanan sponsorluk anlaşması ile ilgili açıklamalarda bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat; “Ülkemizin millî bayrak taşıyıcı havayolu markası olarak ülkemize her alanda katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz. Medeniyetin beşiği olarak bilinen ve bundan 12 bin yıl önce ilk yerleşim yerlerinin ve tarımın ortaya çıktığı uzak mesafeler arasında ticaretin başladığı Taş Tepeler bölgesi sadece Türkiye için değil dünya tarihi için de büyük önem arz ediyor. 12 yerleşim yerinden oluşan Taş Tepeler bölgesinde yürütülen kazı ve araştırma çalışmalarının önümüzdeki dönemde daha da hızlanacak ve bölgenin gelişimine büyük katkı sağlayacak. Türk Hava Yolları olarak Taş Tepeler Projesi’nin ana sponsoru, inşa edilecek Karşılama ve Araştırma Merkezlerinin de isim sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ülkemiz kültürüne, turizmine ve ekonomisine katkı sağlamaya ve Türkiye Yüzyılı vizyonunu gerçekleştirme yolunda adımlar atmaya devam edeceğiz. ” dedi.

Neolitik Çağ Araştırma Projesi (Göbeklitepe, Karahantepe, Çakmaktepe, Sayburç, Ayanlar, Sefertepe, Gürcütepe, Harbetsuvan, Yeni Mahalle, Kurt Tepesi, Mendik, Yoğunburç) farklı kazı alanlarından oluşmaktadır. Taş Tepeler Projesi ile dünyaya Anadolu’nun uygarlık temellerinin atıldığı yer olduğu vurgusu yapılacak. Ayrıca bu projede, yaklaşık 12 bin yıl önce Anadolu’daki toplulukların eriştikleri düzey ile dünya için ileri seviye bir esin kaynağı oluşturdukları anlatılmış olacak.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi

Haberler

on

İstanbul İş İnsanları Derneği’nin düzenlediği, Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi’nde ödüller sahiplerini buldu. Zorlu Center & Raffles Hotel’de gerçekleşen zirvede, ödül töreni öncesinde İhracatın Yol Haritası ve Markalaşmanın önemi konulu paneller düzenlendi.

SEKTÖRÜN YILDIZLARI MARKALAŞMAYI KONUŞTU!

TGRT Haber Sunucusu Cem Küçük’ün Moderatörlüğünü yaptığı İhracatın Yol Haritası Paneline; AHBİB Yön Krl Bşk. – Tat Gıda Bşk Vekili Veysel Memiş, DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Bşk. Kübra Orakçıoğlu, ZONSİAD Yön. Krl. Bşk. – DEİK Güney Afrika Bşk. Yrd. Nejdet Tıskaoğlu, Aky Teknoloji Yön. Krl. Bşk. Gökmen Akyürek katılırken,

TGRT Haber Sunucusu Mehmet Aydın’ın moderatörlüğünü yaptığı Markalar Konuşuyor Paneline; Renault Mais A.Ş Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, TURAN APP Kurucu Ceo’su Özgür Bayraktar, DizaynVip Yön. Krl. Bşk. Erbakan Malkoç’un katılımıyla gerçekleşti.

GECEYE DEMET SABANCI DAMGA VURDU!

Ünlü İş Kadını Demet Sabancı’nın iki ödülle ve yaptığı ödül konuşmasıyla damga vurduğu gece, İstanbul İş İnsanları Derneği’nin düzenlediği 8. Türkiye Marka Zirvesi, URAW Kozmetik Ana Sponsorluğunda gerçekleşti. Zirvede İhracatın Yol Haritası ve Markalar Konuşuyor başlıklı iki panel düzenlendi. Alanında uzman isimlerin katıldığı panellerde markalaşmanın önemi, ihracatı artırmak için atılması gereken adımlar gibi konular masaya yatırıldı. 8. Türkiye Marka Zirvesi iş, sanat, cemiyet dünyasını bünyesinde ağırladı. Geceye 100 marka temsilcisi ve yaklaşık 600 davetli katıldı. Sunuculuğunu Mehmet Aydın ve Derya Taşbaşı’nın yaptığı etkinlikte 50 ödül alanında fark oluşturmuş firma temsilcisine verildi.

Gecenin açılış konuşmasını yapan İstanbul İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Marka Zirvesi kurucusu Nedim Delibaş, Türkiye’den global marka çıkarmanın önemine dikkat çekti. Nedim Delibaş, ‘‘Türkiye’nin dünyadaki global markalarını burada ağırladık. Türkiye Altın Marka Ödülleri’ni bu yıl 8’inci kez dağıttık. Bundan sonra konsepti değiştiriyoruz. Etkinliğimizi birkaç güne yayacağız. Marka hikayelerini bulacağız, markalarımızı ön plana çıkartacağız. Yapılan işi severek yapmak gerekiyor, markayı doğru tanıtmak gerekiyor. Global markalar çıkarmanın yolu doğru reklam anlayışından ve işi severek yapmaktan geçiyor’’ dedi.

Özel araç tasarımı alanında faaliyet gösteren DizaynVip gecede ödüle layık görülen markalar arasında yerini aldı.  DizaynVip Yönetim Kurulu Başkanı Erbakan Malkoç, ‘‘Türkiye’nin en prestijli marka ödülünü almaktan mutluluk duyuyoruz. Bizler iş insanları olarak mücadele ediyoruz. Bu gibi organizasyonlarda ödül almak bizleri motive ediyor. Dünyada çok talep gören bir markayız. Kara, deniz ve hava araçlarında çok özel dönüşümler yapıyoruz. Markamızın ödüle layık görülmesinden dolayı mutluyuz’’ şeklinde konuştu.

Elcab Kablo Yönetim Kurulu Başkanı Nejdet Tıskaoğlu ise ‘‘Yılın İhracat Markası ödülüne layık görüldük. Yapılan işe verilen bir emek var, böyle organizasyonlarda ödüllendirilmek çok kıymetli. Bu ödülün arkasında çok paydaşlar var. Hem Türkiye’de hem yurt dışında ekip arkadaşlarımız var. Bu organizasyonun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz’’ diye konuştu.

TÖRENDE DAĞITILAN ÖDÜLLER

Yılın En Başarılı Kozmetik Markası – URAW

Yılın Haber Portalı – Haberler.com

Yılın İnovasyon Markası _ Turan

Yılın Genç Girişimcisi – Özgür Bayraktar

Yılın Gıda Markası – TAT Gıda

Siyaset Özel Ödülü _ Ahmet Gök

Yılın En Hızlı Büyüyen Sağlık Markası – EMPCLINICS

İstanbul’un En İyi Gece Mekanı – Raffles Hotel & Long Bar

Yılın Seyahat Acentası – Jolly Tur

Yılın Spor Kulübü – İBB SPOR

Türkiye’de Yılın Mutlu Şehri – Sinop

Yılın İş Kadını – Demet Sabancı

Yılın Turizm Markası – Çeşme

Yılın Lifestyle Programı – Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti

Yılın Finans Markası – UNITED Payment

Yılın Giyim Markası  – Kiğılı

Yılın Genç İş Kadını – Kübra Orakçıoğlu

Yılın Kültür ve Sanat Markası – Hollywood Türk Film ve Drama Günleri

Kültür Sanat Özel Ödülü – Prof. Dr. Ahmet Özer

Yaşam Boyu Başarı Ödülü  – Mahmut Arslan

Yılın Lezzet Markası – Sembol Ocakbaşı

Yılın Perakende Mağazası – Any Home

Yılın En İyi Çıkış Yapan Oto Galeri Firması – Loft Garage

Yılın İçecek Markası – Sarıyer Kola

Yılın CEO’su – Enes Örer

Yılın Kurumsal Markası – MTKC Enerji Gıda

Yılın Sağlık Başarı Özel Ödülü – Dr. Ender Saraç

Best International Maritime Brand of the Year – Safetmade Marine Product

Kıbrıs’ın En İyi Çıkış Yapan Yatırım Firması  – CNS Investment

Kıbrıs’ta Yılın İnşaat Markası – Döveç Construction

Yılın Gazetesi – Dünya Gazetesi

Yılın En İyi Sabah Haberleri Programı – Cem Küçük ile Günaydın Türkiye

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA20 saat önce

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Meclis’te gençleri ağırladı

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, 81 İL, KKTC VE AZERBAYCAN’DAN GELEN GENÇLERİ MECLİS’TE AĞIRLADI

DÜNYA2 gün önce

Türk Hava Yolları, Taş Tepeler Projesi ‘nin Ana Sponsoru Oldu

Küresel taşıyıcı, 2024 – 2029 yılları arasında Taş Tepeler Projesi’nin Ana Sponsoru ve Karşılama Merkezi ile Araştırma Merkezi’nin İsim Sponsorluğunu...

DÜNYA2 gün önce

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi

DÜNYA5 ay önce

MÜZEYYEN AYGÜN EMİR ÇAKA BEY SAFLARINA KATILDI.

Emir Çaka Bey Denizcilik İhtisas Üniversitesini Kalkındırma Vakfı

DÜNYA6 ay önce

Birleşik Arap Emirlikleri Milli Günü Ankara’da Kutlandı

Birleşik Arap Emirlikleri’nin “52’inci BİRLİK GÜNÜ” yıl dönümü Resepsiyonu, iki ülkenin milli marşlarının seslendirilmesi ile başladı.

DÜNYA1 sene önce

Türkiye-Kazakistan Dostluk Parkı açıldı

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, KAZAKİSTAN MECLİS BAŞKANI KOŞANOV İLE BİRLİKTE, “TÜRKİYE-KAZAKİSTAN DOSTLUK PARKI”NIN AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRDİ TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop,...

DÜNYA1 sene önce

TBMM-KAZAKİSTAN PARLAMENTOSU ARASINDA İŞ BİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALANDI

Kazakistan’da 19 Mart’ta gerçekleştirilen parlamento seçimlerinden dolayı tebriklerini ileten Meclis Başkanı Şentop, “Yeni Meclisin, kardeş Kazak halkının esenliği ve refahı...

DÜNYA2 sene önce

Emine Erdoğan, Kadın ve Adalet Zirvesi’nin gala yemeğine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından Anadolu Ajansının global iletişim ortaklığında düzenlenen “Kültürel...

GÜNCEL2 sene önce

Techxtile Start-Up Challenge ödülleri sahiplerini buldu

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen TechXtile Start-Up Challenge, genç girişimcileri sektöre kazandırırken, Türkiye genelindeki sektör paydaşları ve ihracatçı birlik başkanlarını da...

DÜNYA2 sene önce

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.Hediye edilen eserlerin arasında 3 dilde hazırlanan Abay, Üç...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish