Bizimle iletişime geçin

DÜNYA

DÜNYAYÖK BAŞKANI EROL ÖZVAR: “ÜNİVERSİTELERDE ÖRGÜN EĞİTİM YÜZ YÜZE BAŞLAYACAKTIR”

Haberler

on

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, ülkemizdeki üniversite rektörleri ile ilk kez bir araya geldi. Ankara’da gerçekleştirilen toplantıya Devlet ve Vakıf olmak üzere bütün üniversite rektörlerinin yanı sıra YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri de katıldı. ​

“Yükseköğretim Kurulunun geleceğe dair yeni vizyonunu” açıkladı

YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversite rektörleriyle ilk kez bir araya geldiği programda, “Yükseköğretim Kurulunun geleceğe dair yeni vizyonunu” açıkladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kendisini YÖK Başkanlığına atadığı için teşekkür eden YÖK Başkanı Erol Özvar, toplantının amacının yükseköğretim kurumlarının yeni akademik yıl ve eğitim faaliyetleri hakkında istişarelerde bulunulması olduğunu kaydetti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, Türkiye’de bugün itibarıyla 127 devlet ve 73 vakıf üniversitesi ile 4 vakıf meslek yüksekokulunda 8 milyon öğrencinin eğitim aldığını aktararak, “Yeni vizyonumuzun ana hatlarını yükseköğretimde büyük veri, istihdam odaklı üniversiteler, akademik üretkenlik, güçlü akademik performans, üniversite-sanayi iş birliğine dair yeni modeller, üniversitelerimizin uluslararası etkileşimleri ve nihayet son yılların önemli bir terminolojisi olan bilgi diplomasisinin yaygın kullanılması oluşturacak.” diye konuştu.

Analitik projelerin başarılı olabilmesi için iyi liderlerin öncülüğünde veri, teknoloji ve istatistiki bilgilerin önemli rol oynadığına dikkati çeken YÖK Başkanı Erol Özvar, “Yükseköğretime dair elimizde olan devasa miktardaki veriden faydalanabilmek ve üniversitelerimizi küresel bilimsel rekabette güçlendirecek şekilde dönüştürebilmek ve yönlendirebilmek ancak bu büyük verinin tahlil edilmesiyle mümkün olacaktır. İnanın, bunu başarmak üniversitelerimizde çok güçlü bir dönüşüm yaratacaktır diye düşünmekteyim.” değerlendirmesinde bulundu.

Üniversitelerden istihdamı özel bir odak haline getirmeleri beklenecek”

YÖK Başkanı Erol Özvar, yeni dönemde yükseköğretim kurumlarından istihdamı özel bir odak haline getirmelerinin bekleneceğini bildirerek, şöyle devam etti: “Yeni dönemde bir diğer önemli konumuz, Türkiye’de iş gücü piyasası ve üniversitelerimizin kendi mezunlarının istihdamlarını izleyen bir yönetim anlayışını harekete geçirmek olacaktır. Üniversitelerimizde mezun takip sistemlerinin özenle ve hızla hayata geçirilmesi, bu sistemlere sahip üniversitelerimizde ise aktif hale dönüştürülmesi ve daha işlevsel kılınmasını dilemekteyim. Ayrıca, bugün ülkemizde de kar amacı gütmeyen birçok organizasyon bu takip sistemlerinin kurulmasında ve işlemesinde üniversitelerimize katkı verebilmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak paydaş kurum ve kuruluşlarla tam bir uyum ve eşgüdüm içinde üniversitelerimizin, ülkemizin istihdam kapasitesine nasıl daha nitelikli katkı sağlayacağı sorusu etrafında bir dizi çalışmalar başlatacağımızı buradan ilan etmek isterim.”

YÖK Başkanı Erol Özvar, istihdam için klasik üniversite eğitim anlayışının dışında hem sırada hem sahada eğitim-öğretimin güncele hızla taşınması gerektiğini dile getirerek, “Bu çerçevede yükseköğretim kurumlarımızın tüm programlarında alan yeterliklerini de dikkate alarak farklı disiplinlerden seçmeli dersler alınmasına imkân verecek düzenlemeleri yapmaları ve mümkün olduğunca bu seçimlik ders oranını artırmaları elzem hale gelmektedir.” ifadesini kullandı.​

“Hâlihazırdaki önceliğimiz yüz yüze eğitimdir”

Konuşmasında yeni eğitim-öğretim yılı üzerinde değerlendirmelerde bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, neredeyse son 1,5 yıl boyunca Kovid-19 salgını nedeni ile yükseköğretimde olağanüstü anlamda ciddi güçlükler ve değişimler ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti.

YÖK Başkanı Erol Özvar, “Salgın sürecinde öğrendiklerimiz, yükseköğretimin klasik değerlerini değiştirmemiş olabilir. Ama bu salgının pek çok sektöre olduğu gibi çalışma, üretme ve bilgiyi aktarma biçimimize ciddi etkileri oldu.” değerlendirmesinde bulundu.YÖK Başkanı Erol Özvar, şöyle devam etti: “Dijital okuryazarlıktan, çevrim içi ders anlatma tekniklerine, çevrim içi dersleri desteleyecek nitelikte ders notlarından farklı materyallere, çevrim içi konferanslar ve seminerlere, çok şey öğrendik. Ve hız kazandık. Üniversitelerimiz yöntem, içerik ve nitelik anlamında ciddi çalışmalar gerçekleştirdiler. Ama net olarak ifade etmek isterim ki başta Cumhurbaşkanlığımız ve Sağlık Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm kurumların desteği ve kararları çerçevesinde hâlihazırdaki önceliğimiz yüz yüze eğitimdir.”

“Üniversite yönetimlerini kutlamak isterim”

Kovid-19 salgınının başlamasıyla birlikte ilk haftalardan itibaren Yükseköğretim Kurulu ve üniversitelerin hızla hareket ederek gerekli tedbirleri almayı başardıklarına işaret eden YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversitelerde kurulan koronavirüs komisyonları ile de sahada sürecin basiretle yönetildiğini vurguladı.

Geçen yıl YÖK tarafından üniversiteler ve farklı kurum ve kuruluşlarla görüşülerek hazırlanan Küresel Salgında Yeni Normalleşme Süreci Kılavuzu’nun üniversitelere salgın sürecinde eğitimin devam edebilmesi için çerçeve kararlar sunduğunu dile getiren YÖK Başkanı Erol Özvar, üniversitelerin ilgili kurulları tarafından salgının bölgesel ve yerel seyrine göre farklı programların farklı uygulamaları özelinde planlama yapılması gerektiği belirtilerek, üniversite senatolarının karar almada yetkili kılındığını hatırlattı.

Buna karşılık üniversite yönetimlerinin mahalli şartları dikkate alarak programlarına dair hızla yeni düzenlemelere giderek bir yandan sağlık öncelikli politikalar devreye soktuğunu, diğer yandan eğitim-öğretimin aksamaması için gerekli alt yapı yatırımlarını olgunlaştırdıklarını anlatan Özvar, “Üniversite yönetimlerini, bu olağanüstü şartlarda faaliyetlerini aksatmadan ve kesintiye uğratmadan yürütebilmiş olmaları dolayısıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanı olarak kutlamak isterim.” dedi.

“Üniversitelerde örgün eğitim yüz yüze başlayacaktır”

Kampüslerin tüm ülkede kapanmanın yaşandığı günler hariç açık kaldığını, uygulamalı eğitimlerin bir kısmı ile Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerde devam ettiğini aktaran YÖK Başkanı Erol Özvar, hibrit yani karma eğitim modeliyle, çevrim içi uygulamalarla birlikte tedbirler alınarak yüz yüze uygulamalı eğitimlerin de sağlık programları başta olmak üzere çeşitli programlarda yapılabildiğini dile getirdi.

Yine de küresel salgının eğitim ve öğretim süreçlerinde hasarlar oluşturduğunun bir gerçek olduğunu kaydeden YÖK Başkanı Erol Özvar, şöyle devam etti: “Bu yıl, yani 2021-2022 eğitim ve öğretim yılında salgının gelişme seyri ve ilgili kurum ve kuruluşların uyarıları da dikkate alınarak üniversitelerde örgün eğitim yüz yüze başlayacaktır. Bununla birlikte yükseköğretim kurumlarımızla koordinasyonun sağlanabilmesi için salgının seyrine göre harmanlanmış eğitim modeli de örgün programlarda halen olduğu gibi kullanılmaya devam edebilecektir. Özellikle uygulamalı eğitimlerin gerekli tüm tedbirler alınarak yüz yüze yapılmasının sağlanması program kazanımlarının elde edilmesi açısından oldukça önem arz etmektedir. Teorik derslerin ise salgının seyrine göre yüz yüze veya belirli bir oranda uzaktan öğretimle verilebileceğini hatırlatmakta yarar görmekteyim.”

“Riskler belirlenmeli ve buna göre önlemler alınmalıdır”

YÖK Başkanı Özvar, kampüslerde eğitim faaliyetlerinin yanı sıra akademik araştırmalar, çeşitli hizmetler ve idari faaliyetler de yürütüldüğüne işaret ederek, “Dolayısıyla yükseköğretim kurumları tarafından salgının kontrolünde sadece eğitim yönünden değil faaliyet alanlarına göre de riskler belirlenmeli ve buna göre önlemler alınmalıdır.” ifadesini kullandı.

Yurtlarla ilgili çeşitli temaslarda bulunuldu

Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı yurtların yönetiminin Gençlik ve Spor Bakanlığı uhdesinde olduğunu hatırlatan YÖK Başkanı Erol Özvar, YÖK Başkanlığı olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile temas ettiklerini ve yurtların kullanımı konusunda gerekli açıklamaların yapılmasını beklediklerini söyledi.

Yükseköğretim kurumlarının salgın dönemlerinde yüz yüze eğitimde riski azaltacak ve yayılmayı engelleyecek bazı koşulları sağlaması gerektiğini belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, bu doğrultuda dünyada da çeşitli kurum ve kuruluşların enfeksiyonla mücadele için çeşitli önerilerde bulunduğunu ve uygulamaya başladığını aktardı.

Farklı programlar ve uygulamalar için farklı tedbirler hayata geçirilmeli

Salgının bölgesel ve yerel seyrinin de farklılık gösterebildiğini, yerel otoritelerle yakın iletişimde olunmasının salgının yayılmasının önlenmesi ve kontrolü anlamında önem taşıdığını vurgulayan YÖK Başkanı Erol Özvar, şu bilgileri verdi: “Dolayısıyla üniversitelerimizden, salgın süreçlerinde eğitim ve öğretimin uygulanmasına yönelik plan yapmaları ve farklı programlar ve uygulamalar için farklı tedbirleri hayata geçirmeleri beklenmektedir. Yükseköğretim Kurulu olarak kampüs ve yerleşkeler için Kovid-19’a yönelik tedbirleri içeren bir Güvenli Kampüs kılavuzu ile eğitim öğretim süreçlerine yönelik ikinci bir rehber, bu yıl güncellemelerle birlikte çerçeve kararlarımızı içeren bu iki rehber uygulamalarda yol gösterici olacaktır. Alınan kararları da içeren bir web sitesi de anlık takipler için yardımcı olacaktır.”

Kampüs ve yurtlardaki Kovid-19 önlemleri

YÖK Başkanı Erol Özvar, yüz yüze eğitime hazırlanırken akademik ve idari personel ile öğrencilerin aşılanmalarının tamamlanmasının teşvik edilmesinin, ayrıca sosyal ve ortak kullanım alanlarında alınması gereken tedbirlere riayet edilmesinin son derece önemli olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Kampüs ve yerleşkelerde maske ve mesafe kurallarına uyulması, yurtlarda mümkünse aşılı kişilerle aşısız kişilerin ayrı yerlerde kalmasının sağlanması, yine yurtlarda aşısız bireylerin PCR takiplerinin yapılması, belirti gösterenler için izolasyon odalarının bulundurulması ve hem yurt hem de yerleşkelerde tıbbi danışmanlık verilebilmesi, dersliklerin mümkün mertebe havalandırılması, ders saatlerinin sınırlı tutulması blok derslerin yapılmaması, mutlaka ara vererek dersliklerin havalandırılmasının sağlanması basit gibi görünen ancak salgının yayılmasını azaltmada büyük önem taşıyan önlemlerdir. Havalandırma koşulları iyi olmayan amfi ve dersliklerle laboratuvarlarda maksimum kişi sayısı ve kapasitenin aşılmaması, öğrencilerin gruplara bölünmesi de yine önemli uygulamalardır.”

Üniversiteler salgınla mücadelede Ar-Ge çalışmalarına hız vermeli

Dünya Sağlık Örgütü’nün bilgi kirliliği salgınına dikkat çektiğini, salgın yönetiminde toplumda kanaat önderleri ile birlikte çalışmayı önerdiğini ve maneviyatın desteklenmesinin önemine işaret ettiğini aktaran YÖK Başkanı Erol Özvar, Amerika’da pek çok üniversitede akıl ve ruh sağlığı açısından danışmanlık hizmetlerinin de verildiğini söyledi.

YÖK Başkanı Erol Özvar, “Küresel salgının, gençlerimiz ile akademik ve idari personelimiz üzerinde oluşturduğu olumsuz etkileri en aza indirmek, avantajları görmelerini sağlamak öncelikli görevlerimiz arasında yer almalıdır. Üniversiteler olarak salgınla mücadelede Ar-Ge çalışmalarımıza hız vermeli, çok disiplinli çalışmalı, sosyal bilimlerle birlikte bilgi kirliliği ile mücadeleye destek vermeli, toplumumuzun ve gençlerimizin yanında olmalıyız.” diye konuştu.

“Birkaç gün içinde yayınlanmasını beklediğimiz genelgelerle netliğe kavuşacaktır”

Salgınla mücadelenin bitmediğini vurgulayan YÖK Başkanı Erol Özvar, “Başkalarına karşı sorumluluk taşıdığımızı unutmadan ve birbirimizi destekleyerek inşallah bu afetten de kurtulacağız.” diye konuştu.

Kampüslerin geçen senelerde olduğu gibi yine açık olduğunu, kütüphane ve diğer imkânlardan üniversite yönetimlerinin belirleyeceği usullerle öğrencilerin istifade etmeye devam edeceğini aktaran Özvar, “Salgınla mücadele ve mahallinde yükseköğretimi bağlayacak kararlar ilgili bakanlıkların bugüne kadar aldığı kararlar ile kısmen açıklığa kavuşmuştur ve ilgili diğer hususlar da birkaç gün içinde yayınlanmasını beklediğimiz genelgelerle netliğe kavuşacaktır.” dedi.

YÖK ile üniversiteler daha katılımcı ve yakın iletişimde olacak

YÖK Başkanı Erol Özvar, yeni dönemde YÖK Başkanlığı ile üniversitelerin daha katılımcı ve yakın iletişim ile yükseköğretim hayatına birlikte katkı sağlayacaklarına inandığını dile getirdi. Üniversiteler ile daha yakından, belki bölgesel yakınlıklar dikkate alınarak belirli zamanlarda başkanlık olarak bir araya gelmeyi ve çalışmayı planladıklarını bildiren YÖK Başkanı Erol Özvar, bu programı yakında ilan edeceklerini belirtti.

“Üniversitelerimiz arasında devlet ve vakıf ayrımı yoktur”

“En önemli kamu hizmeti olarak değerlendirdiğimiz eğitim-öğretim hizmeti vermek bakımından üniversitelerimiz arasında devlet ve vakıf ayrımı yoktur.” değerlendirmesinde bulunan YÖK Başkanı Erol Özvar, nasıl ki kamu hizmeti bölünemezse kurumların da bölünemez olduğuna dikkat çekti. YÖK Başkanı Erol Özvar, “Eğitim-öğretimin kaliteli verildiği, ilmi çalışmaların ödüllendirildiği ve nihayet topluma duyarlı hizmetlerin üretildiği bütün kurumlarımız hepimizce takdire şayandır. Bugüne kadar yapılan hizmetleri devam ettirmeyi ve yenilerini onların üzerine koymayı bir vazife telakki ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Niçin üniversitelerimizin dünya ölçeğinde bir başarı hikâyeleri olmasın?”

“Niçin üniversitelerimizin dünya ölçeğinde bir başarı hikayeleri olmasın?” sorusunu yönelten YÖK Başkanı Erol Özvar, “Ben kendi adıma her bir kurumumuzun böyle bir hikayeyi inşa edecek kapasite ve potansiyele sahip olduğuna inanıyorum. Kadim kültür ve medeniyetimizden intikal eden zengin ilmi miras bize bir kez daha muvaffakiyetin ipucunu veriyor. Yeter ki çok çalışalım.” dedi.

Rektörlerde söz alarak soru ve görüşlerini ilettiler

YÖK Başkanı Erol Özvar’ın konuşmasının ardından toplantının “soru ve temenni” bölümüne geçildi. Toplantıya katılan çok sayıda üniversite rektörü söz alarak, YÖK Başkanı Erol Özvar’a soru, görüş ve temennilerini iletme fırsatını buldular.

Yaklaşık iki saat süren toplantı YÖK Başkanı Erol Özvar ile rektörlerin aile fotoğrafı çektirmesi ile sona erdi.

YÖK Başkanı Erol Özvar’ın toplantıda yaptığı konuşma metni için tıklayınız.

Yorum yapmak için tıklayın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜNYA

GURUR PROJEMİZ TÜRKSAT 6A AMERİKA’DA

SpaceX Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu

Haberler

on

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antonov An-124 tipi uçakla 4 Haziran gecesi yola çıkan Türksat 6A uydusunun SpaceX Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu’nda son testlerinin yapıldığını söyledi. Türksat 6A uydusunun SpaceX hangarında olduğunu bildiren Uraloğlu, “Türksat 6A uydumuz artık gün sayıyor. Amerika Birleşik Devletleri’ne nakli sonrası devam eden standart testlerin tamamlanmasının ardından temmuz ayının ikinci haftasında yerli ve milli gururumuz Türksat 6A uydumuzu Falcon 9 roketi ile uzaydaki konumuna göndereceğiz. Yüzde 81’in üzerinde yerlilik oranıyla geliştirilen uydumuz 15 yılı aşkın süre boyunca hizmet edecek” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Türksat-6A Uydu Projesi’nin planlanan bir şekilde ilerlediğini belirterek, 4 Haziran’da Antonov An-124 tipi uçak ile Türkiye’den uğurladıkları uydunun, 19 saatlik yolculuğun ardından ABD’nin Florida Eyaleti’nde bulunan SpaceX Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu’na gönderildiğini anımsattı.

SpaceX Falcon 9 Roketiyle Fırlatılacak

Türksat 6A uydusunun faaliyetlerinin Bakanlığın yanı sıra proje paydaşları ve ilgili kurumlarca yakından takip edildiğinin de altını çizen Bakan Uraloğlu, Türksat uydularının yedekliliğini sağlayacak ve mevcut kapasiteyi artıracak Türksat 6A’nın mevcut proje takvimine göre temmuz ayının ikinci haftasında Space X firmasının Falcon 9 roketiyle uzaya göndermeyi planladıklarını söyledi.

10 Günlük Uzay Yolculuğu Sonrası Yörünge Testleri Yapılıyor

Türksat-6A’nın üretim süreci sonrasında 400’e yakın çevresel ve fonksiyonel testi başarıyla tamamladığını anımsatan Uraloğlu, “Türksat 6A uydumuzu taşıyan Antonov An-124 tipi uçak yaklaşık 19 saatlik seyahatin ardından SpaceX Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu’na inmişti. Yaklaşık 4 saat süren indirme işleminin ardından Türksat 6A uydumuz SpaceX’in hangarındaki yerini almıştı. Burada da seyahat sonrası testler gerçekleştiriliyor. Testlerin tamamlanmasının ardından temmuz ayının ikinci haftasında uydumuzu uzaya göndereceğiz” ifadelerini kullandı.

Uydunun uzaya gönderilmesinin ardından yaklaşık 10 gün sürecek yolculuğun da başlayacağının altını çizen Uraloğlu, yörüngesine ulaştıktan sonra da yörünge testlerine başlamasının planlandığını söyledi. Bakan Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Testlerin ardından Türksat tarafından yörüngede teslim alarak Türksat 6A uydusunu faaliyete geçirmeyi planlıyoruz. Faaliyete geçmesi ile birlikte Türksat 6A uydusu ile Türksat’ın hizmet verdiği kapsama alanı Hindistan, Tayland, Malezya ve Endonezya’yı kapsayacak şekilde genişleyecek. Böylece Türksat 6A ile Türkiye’nin uydularının ulaştığı nüfus, 3,5 milyardan 5 milyarın üzerine çıkacak. Türkiye, kendi haberleşme uydularıyla dünya nüfusunun yüzde 65’inden fazlasına ulaşabilir hale gelecek. Ku Band kapasitesi ile yayıncılık sektörüne hizmet verecek. Uydumuz 7,2 kW güç kapasitesi ile 15 yıl boyunca hizmet verecek.”

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Türkiye’nin İhracatı, Türk Hava Yolları’nın İndirimli Taşımacılığıyla Büyüyor

Turkish Cargo, TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) ile iş birliği anlaşmasını yeniledi.

Haberler

on

Turkish Cargo, TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) ile iş birliği anlaşmasını yeniledi.

Türk Hava Yolları’nın hava kargo markası Turkish Cargo, Türkiye’nin ihracatına katkı sağlamaya devam ediyor. Bayrak taşıyıcı, TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) ile daha önce yapmış olduğu indirimli kargo taşımacılığı anlaşmasını yeniledi.

Yenilenen anlaşma kapsamında Turkish Cargo, Anadolu’nun dört bir yanında üretilen ürünleri, 30 ülkedeki 40 destinasyona yüzde 30’a varan muhtelif indirim oranlarıyla taşıyacak. Genel kargo, bozulabilir kargo, yumurta, balık, et, meyve ve sebze gönderilerini kapsayan kampanya, 14 Haziran’da başlayacak ve 31 Ağustos 2024 tarihine kadar geçerli olacak.

İş birliğine ilişkin görüş bildiren Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat; “Bayrak taşıyıcı havayolu olarak ülkemizin ihracat seferberliğine destek olmayı birincil görevimiz kabul ediyoruz. Kurduğumuz hava kargo köprüleri ve sunduğumuz fırsatlar sayesinde Türk ihracatçıları, stratejik pazarlara avantajlı maliyetlerle ulaşarak küresel rekabette güçlerine güç katıyor. Bu doğrultuda TİM ile imzaladığımız son kampanya kapsamında, seçili destinasyonlarda bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %50’den fazla artış elde ederek dış ticarete önemli bir katkı sağladık. Yeni kampanyamızda ise, titizlikle seçilmiş 40 destinasyonda kullanılmak üzere ciddi bir kapasiteyi ihracatçılarımızın hizmetine sunuyoruz. Gelenek haline gelen bu iş birliğimizin, ülkemizin ihracat hedeflerine büyük katkı sağlamasını temenni ediyoruz.” dedi.

TİM Başkanı Mustafa Gültepe; “Cumhuriyetimizin ikinci 100 yılına Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma vizyonu ve hedefi ile başladık. 2024 yılı için 267 milyar dolarlık mal ve 110 milyar dolarlık hizmet ihracatı hedefimiz var. Bu hedeflerimize ulaşmak için lojistik kasımızı güçlendirmek zorundayız. Özellikle uzak pazarlara erişimde hava kargo taşımacılığının ayrı bir yeri var. Hız ve maliyet parametreleri burada son derece önemli. Bu noktada en önemli destekçimiz olan ülkemizin gurur kaynağı Türk Hava Yolları ile beşinci kez bu protokolü imzalıyoruz.

‘Türkiye İhracatla, Türk Hava Yolları’nın Kanatlarında Yükselecek’ diyerek çıktığımız bu yolculukta önemli başarılara imza attık. İnşallah, yeni protokolle hava yoluyla taşımacılığın payını daha da artıracağız. 30 ülkedeki 40 şehre, ihracatçılarımız yüzde 30’a varan indirimlerle ürünlerini ulaştırabilecekler. İhracatçılarımıza maliyet avantajı sağlayan Türk Hava Yolları ailesine teşekkür ediyoruz.’’ ifadelerini kullandı.

Dünyadaki üretim ve ticaret merkezlerine ulaşım için en iyi bağlantıları sağlayan Turkish Cargo, kaliteli hizmet anlayışı ile sunduğu cazip olanakları geliştirmeye devam ediyor. Küresel taşıyıcı, her geçen gün artan lojistik talebe özel ve pratik çözümler üretip, bölgesel ve küresel ticareti geliştirirken; ihracatçı firmalara da destek olmayı sürdürüyor.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay geliriz”

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti: “Bu mübarek günlerin milletimize, İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. Cenab-ı Allah kestiğimiz kurbanları, yaptığımız ibadetleri katında kabul ve makbul eylesin.

Tüm milletimizin, Ümmet-i Muhammed’in daha nice bayramlara sağlıkla, huzurla, mutlulukla erişmesini temenni ediyorum. Özellikle Gazze’de, soykırımcı İsrail’in mezalimi altında bayramı idrak eden kardeşlerimin Kurban Bayramı’nı yürekten tebrik ediyor; acı çeken, zulme ve her gün katliama uğrayan kardeşlerimizin de bir an önce huzura, güven ve istikrar ortamına kavuşmasını diliyorum.

“HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA GÖNÜL BİRLİĞİNE, DAYANIŞMAYA İHTİYACIMIZ OLAN GÜNLERDEN GEÇİYORUZ”

Bayramlar, birlik, beraberlik, dayanışma ve kardeşlik duygularının en üst seviyede yaşandığı müstesna günlerdir. Bayramlar, yetimlerin, öksüzlerin garip gurebanın hatırlandığı, akrabalık ve komşuluk münasebetlerinin sıklaştığı, millet olarak birbirimize daha sıkı kenetlendiğimiz özel günlerdir.

Koronavirüs salgını sebebiyle, maalesef komşuluk, akrabalık, dostluk ilişkilerimizde araya mesafeler girdi. Bayramlar vasıtasıyla bu mesafeleri kapatıyor, sıla-i rahimi daha çok hatırlıyoruz. Atalarımız ‘gözden ırak olan gönülden de ırak olur’ demişlerdir. Millet olarak her zamankinden daha fazla gönül birliğine, kalp birliğine, dayanışmaya ihtiyacımız olan günlerden geçiyoruz.

Siyasette oluşan yumuşama ikliminin milletimizin tekrar kucaklaşmasına katkı sağladığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. İnşallah, hep birlikte gönül gönüle vererek bu bayramı tam anlamıyla bir kardeşlik şölenine dönüştüreceğimize inanıyorum.

“EKONOMİ PROGRAMIMIZ ÜRETİM, İSTİHDAM VE İHRACAT TARAFINDA MEYVELERİNİ VERİYOR”

Geride bıraktığımız 1 yıl içerisinde üst üste üç seçim yaşadık. Bu seçimlerin hepsinden de demokrasimiz güçlenerek çıktı. Hükûmet olarak önümüzde 4 yıllık icraat dönemi bulunuyor.

Dünyada yüksek seyreden enflasyon hâlen endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Aşımıza, işimize, ekmeğimize ortak olan enflasyon canavarından kurtulma sürecine girdik. Ekonomi programımız üretim, istihdam ve ihracat tarafında meyvelerini veriyor. Enflasyonda da yılın ikinci yarısından itibaren inşallah daha güzel neticeler alacağız.

Biz, çiftçisinden memuruna, beyaz yakalısından işçisine kadar bu milletin refahını yükselten, gelişmiş ülkeler seviyesine getiren bir iktidarız. Salgın, savaşlar, küresel krizler gibi sebeplerle tekrar nükseden enflasyon sorununu, geçmişte olduğu gibi, tek haneli rakamlara mutlaka indireceğiz.

Terörle mücadele konusunda elde ettiğimiz tarihî kazanımlarımızdan taviz vermemiz asla söz konusu değildir. 40 yıldır milletimizin kanını ve kaynaklarını sülük gibi emen bölücü terör belasına son verinceye kadar operasyonlarımızı devam ettireceğiz.

“GAZZE’YE GÖNDERDİĞİMİZ İNSANİ YARDIMLARIN MİKTARI 55 BİN TONU AŞTI”

İsrail’in, 7 Ekim’den beri Gazze’de ve işgal edilmiş Filistin topraklarında yürüttüğü soykırım politikası karşısında dik duruşumuzu sürdürüyoruz. Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların miktarı 55 bin tonu aştı. İsrail ile olan tüm ticari işlemleri durdurduk. Uluslararası Adalet Divanı’ndaki soykırım davasına müdahil olma kararı aldık.

Filistin devletinin tanınması için en yoğun çaba harcayan ülkelerdeniz. Siyonist şebekenin tüm baskısına rağmen, her platformda hakkı, adaleti ve barışı savunuyor, doğruları cesaretle haykırmaktan çekinmiyoruz. Çocuk katili İsrail’in ve destekçilerinin tüm barbarlıklarına rağmen zafer inşallah, Filistin halkının olacaktır.

“EN BÜYÜK KUVVET KAYNAĞIMIZ MİLLETİMİZİN BİRLİĞİDİR”

Bu zorlu mücadelelerde en büyük kuvvet ve ilham kaynağımız milletimizin duası, desteği, birliği, beraberliği ve kendi arasındaki kardeşlik ruhudur. Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz bu bakımdan ayrıca önemlidir.

Bu bayramda yine büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpecek, eşimizin, dostumuzun, komşumuzun kapısını çalacak, dargınsak barışacak inşallah, ezelî ve ebedî kardeşliğimizi daha da perçinleyeceğiz.

Bu düşüncelerle mübarek topraklarda hac farizasını yerine getiren kardeşlerimin Allah ibadetlerini kabul etsin, Kâbe’de, Arafat’ta, Müzdelife’de yaptıkları duaları katında makbul eylesin diyorum.

Her bayramda olduğu gibi yola çıkacak sürücülerimize trafik kurallarına uymalarını, yola asla yorgun çıkmamalarını, bilhassa varacakları yere yaklaştıkça dikkatlerini daha da artırmalarını tekrar tavsiye ediyorum. Kurban Bayramı’nın kalplerimize huzur, ülkemize esenlik, Filistin ve Sudan başta olmak üzere gönül coğrafyamıza barış getirmesi diliyorum. Bayramınız mübarek olsun.”

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA18 saat önce

GURUR PROJEMİZ TÜRKSAT 6A AMERİKA’DA

SpaceX Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu

DÜNYA4 gün önce

Türkiye’nin İhracatı, Türk Hava Yolları’nın İndirimli Taşımacılığıyla Büyüyor

Turkish Cargo, TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) ile iş birliği anlaşmasını yeniledi.

DÜNYA6 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı

“Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay geliriz”

DÜNYA7 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan G-7 Liderler Zirvesi’ne katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İtalya’nın Borgo Egnazia beldesinde düzenlenen G-7 Liderler Zirvesi’nde, Afrika ve Akdeniz/Yapay Zekâ ve Enerji Konulu Yüksek...

DÜNYA1 hafta önce

Emine Erdoğan, İspanya Başbakanı’nın eşi Fernandez ile Madrid’deki Prado Müzesi’ni ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in eşi Maria Begona Gomez Fernandez ile Madrid’deki Prado Müzesi’ni...

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özel ile görüştü

Genç Gazeteciler

DÜNYA2 hafta önce

Türk Hava Yolları, Üst Üste Yedinci Kez ‘’Türkiye’nin En Değerli Markası’’ Oldu

2024 yılı “TURKEY100- Türkiye’nin En Değerli Markaları”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile görüştü

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TİM 31. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni’ne katıldı.

TİM 31. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni

DÜNYA2 hafta önce

TÜRKİYE KÜRESEL YATIRIMCILAR İÇİN ÇEKİM MERKEZİNE DÖNÜŞTÜ

Uluslararası Yatırımcılar Derneği YASED Küresel Yatırım Günleri Ankara

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish