Bizimle iletişime geçin

GÜNCEL

Ankara Sanayi Odası Başkanı Özdebir: Ülke Olarak Üreten Bir Ekonomiye Dönmemiz Şart

Haberler

on

Ankara Sanayi Odası Temmuz ayı meclis toplantısı Meclis Başkanı Celal Koloğlu başkanlığında yapıldı.  ASO Başkanı Nurettin Özdebir toplantıda gündemdeki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Özdebir’in toplantıda yaptığı konuşma şöyle:

“Sayın Başkan, Değerli Meclis üyeleri, hepinizi Şahsım ve Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyorum.

Hepinizin geçmiş bayramını kutluyorum. Uzun bir bayram tatilinin ardından tekrar işlerimizin başına döndük. Ne yazık ki artan kovid vakaları biraz canımızı sıkmaya başladı. Bir yanda henüz aşısını yaptırmayanlar, diğer yandan aşısını yaptırıp bir rehavet içine girenler maalesef bu sayıların artmasını sağladı. Diğer yandan aşı yaptırmak istemeyenler bir risk alanı oluşturmaya devam ediyor. Bununla ilgili de günlerdir kamuoyunda çeşitli tartışmalar sürüyor. Toplu çalışılan işyerleri ve sosyal alanlarda bulunanların aşı yaptırmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.  Bu, özellikle işyerlerindeki çalışma huzuru açısından çok önemli. Ancak gördüğüm kadarıyla burada hukuki bir belirsizlik var ve tartışmalar da buradan çıkıyor. Özellikle son günlerde aşı olmayanların belli alanlara alınmaması konusu oldukça fazla gündeme getiriliyor. Bu noktada bence devlete önemli bir görev düşüyor. Sağlık Bakanlığımızın belirleyeceği çerçeveyle Cumhurbaşkanlığımızın bu konuda bir düzenleme yapmasının doğru olacağı düşüncesindeyim. Umarım bu konudaki belirsizlik biran önce giderilir ama, bu tablo gösteriyor ki bir süre daha tedbiri elden bırakmamamız gerekiyor. 

Değerli Meclis Üyeleri,

Son bir buçuk yıldır yaşanan gelişmeler gösteriyor ki; pandeminin yol açtığı sorunların reel ekonomi ve finansal sistem üzerindeki etkilerinin neler olabileceği konusundaki tartışmalar uzun bir süre daha devam edecektir. Bütün dünyada aşılama çalışmaları hızla devam ederken, Kovid-19 virüsünün delta varyantının birçok ülkede hızla yayılması, pandemide dördüncü dalga endişelerini beraberinde getirmiş, küresel piyasalarda risk algısının yeniden artmasına neden olmuştur.  Aşılama oranı sürü bağışıklığı oluşturmaya yetmez ise maalesef dünya pandeminin devam etme riski ile karşı karşıyadır. Pandemiye rağmen ülkemiz geçen yılın ikinci yarısı ile birlikte hızlı bir toparlama sürecine girdi. Ancak bu toparlanmaya rağmen bazı makroekonomik değişkenlerde istenilen dengelenme henüz sağlanamamıştır. Özellikle 2018 yılındaki kur ve faiz şoku, ardından gelen pandemi süreci ile yüksek kur, yüksek enflasyon, yüksek faiz ve yüksek işsizlik sarmalına giren ekonomimiz, büyük sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Yakın zamanda yaşadığımız ekonomik kırılganlıkların bir nedeni de geçmiş yıllarda ortaya koyduğumuz politika tercihlerinin tezahürüdür.  TL’nin değerli olduğu dönemlerde ülkeye giren yabancı sermayeyi üretken alanlara yönlendirmiş olsa idik bugün bu zor ekonomik koşullar ortaya çıkmayabilirdi. Hep söyledim ve söylemeye devam edeceğim. Ülke olarak üreten bir ekonomiye dönmemiz şarttır. Lakin üretim ekonomisine dönüş kısa vadede gerçekleştirilebilecek bir şey değildir. Bunun için orta ve uzun vadeli plan ve programların yapılması gerekir. Bunları yaparken kısa vadede yabancı sermaye ihtiyacı da ortadadır. Mevcut yüksek faize rağmen ne yazık ki yeteri miktarda yabancı sermaye de çekemiyoruz. Türk varlıklarına karşı ilginin artmasının tek yolu TL’ye güven kazandırmaktan geçiyor. TL’ye güven algısını oluşturacak ortam ve politikaların ivedi bir şekilde devreye girmesi gerekiyor. Kısa dönemde bu politika tercihi ile sağlanacak iyileşme ile orta ve uzun vadeli politikalar ortaya koyup, geçmişten de ders alarak üretim ekonomisine ivedilikle geçmek zorundayız. Bu süreçte etkin ve efektif para ve maliye politikası uygulamaları oldukça önemli olacaktır.  Özellikle son dönemde uygulamaya konulan para politikalarının reel sektörden bağımsız düşünülmemesi gerekiyor. Para politikası tercihleri, yüksek oynaklık dönemlerinde ileri vadelerde enflasyonun seyrinin öngörülmesinde önemli bir gösterge olmalıdır. Artan maliyetler karşısında reel sektörün girdi maliyetlerinin azaltılması,  fiyatlandırma politikasının öngörülebilirliği, yatırım ve üretim aşamalarının planlanması, enflasyon beklentisinin kontrol altına alınması ile mümkün olmaktadır. Bu sebeple, Merkez Bankası para politikası kararlarını alırken orta ve uzun dönemli perspektifle, maliye politikası ile destekli, fiyat istikrarı ile sürdürülebilir büyümeyi devam ettireceği bir anlayışı benimsemelidir.

Değerli meclis üyeleri izninizle bazı makroekonomik değişkenlerle ilgili tespitlerimi de sizlerle paylaşmak istiyorum.

Haziran ayında beklentilerin üzerinde bir enflasyon artışı ortaya çıkarken, enflasyon eğilimlerinde önemli bir sapma ile karşı karşıyayız. Özellikle mevsimsel etkilerle gıda enflasyonunda düşüş beklenirken fiyatların yükselmesi, enflasyonun önemli bir sebebi olarak karşımıza çıkıyor.  Muhtemelen temmuz ayı verilerinde gıda enflasyonunun TÜFE üzerindeki baskısı biraz azalacaktır. Ekonomimiz, genele yayılan maliyet çekişli bir enflasyon ile karşı karşıya. Hem kur tarafı, hem küresel emtia fiyatı artışı, ayrıca elektrik ve doğal gaz fiyatlarındaki artış, gelecek aylarda enflasyonun artış yönünde olacağına işaret ediyor. TÜFE ile ÜFE arasındaki fark da tarihi zirveye ulaştı. Bu makasın açılması üreticilerin yüksek maliyetle üretim yaptığını, diğer yandan da tüketiciye yansıtamadığı için düşük karlılıkla faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını gösteriyor. Enflasyon eğilimlerinin hızla bozulduğu bir dönemde elektrik ve doğal gaz artışları, zaten yüksek maliyet baskısı altında olan reel sektörün üretim maliyetlerini iyice arttırmaktadır. Diğer taraftan kur seviyesindeki belirsizlik, reel sektörün orta ve uzun vadeli projeksiyon yapmasına da engel olmaktadır. Kurun yükselmesi önemli sorun lakin daha önemli sorun kurdaki belirsizliktir. Kurlardaki artış enflasyonun hem nedeni hem sonucudur. TL’nin değer kaybetmesi, fiyatlar genel seviyesi ve enflasyonun artmasına, TL’nin tekrardan değer kaybetmesine neden olmaktadır. Reel kur endeksi rakamları ile Türk Lirası tarihin en düşük değerine gelmiştir. TL’nin değer kaybına rağmen dış açığın ortaya çıkması üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Kur artışı ile ortaya çıkan fiyat rekabeti avantajını, maalesef ihraç ürünlerimiz ağırlıklı olarak düşük ve orta teknolojili ürünlerden oluştuğu için göremiyoruz. İhracatta daha çok yüksek teknolojili ürüne yönelmemiz gerekiyor. Bunu gerçekleştirebilmenin yolu da insan kaynağımızın niteliğinin artırılmasından geçiyor.  Ülkemizin ihracat potonsiyelinin arttırılabilmesi için, yüksek beşeri sermaye kapasitesine sahip olmanın yanısıra, Ar-ge ve inovasyona da çok büyük önem vermek zorundayız. Sanayi üretimi ise Nisan ayında olduğu gibi Mayıs’ta da baz etkisiyle önemli bir artış sağladı.  Mayıs ayında yıllık artış %40,7  oldu. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış aylık bazda sanayi üretimi ise Nisan’da daralırken, Mayıs ayında tekrar pozitife dönmesi toparlanmanın   sürdüğüne işaret ediyor. Ekonominin talep tarafında takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi Mayıs’ta baz etkisiyle yıllık bazda %27’lik artış kaydetti. Öte yandan, perakende satışların son iki aydır aylık bazda daraldığı görülüyor. Ekonominin hem arz tarafının hem de talep tarafının ikinci çeyreğin ilk iki ayında yıllık bazda güçlü seyretmesi, yılın ikinci çeyreğinde yüksek bir büyüme rakamına işaret ediyor. Diğer taraftan İmalat PMI endeksi Haziran’da yeniden eşik değerin üstüne çıktı. Mayıs ayında salgına yönelik kapanma önlemlerinin etkisiyle 50 eşik değerinin altına gerileyerek 49,3 olan imalat PMI endeksi, kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte Haziran’da 51,3’e yükseldi. Haziran ayında hem üretim hem de yeni siparişlerde artış gözlendi. Yurt dışından alınan yeni siparişlerde Ocak ayından bu yana en güçlü artış kaydedildi. Endekste bazı firmalar hammadde temininde yaşadıkları zorlukların üretimde daha yüksek oranlı artışı engellediğini ifade ederken,  diğer yandan firmaların girdi maliyetlerindeki yükselişe bağlı olarak satış fiyatlarında Eylül 2018’den bu yana en sert artış gerçekleşti. İşsizlik pandemi sonrasında üzerinde durulması gereken sorunların başında gelecektir. Pandemi kaynaklı ekonomik gerileme her alanda olduğu gibi işgücü piyasalarında da büyük tahribata neden oldu. Pandemi ile birlikte kısmi kapanma, talep düşüşü gibi etkenler ekonominin istihdam yaratma kapasitesini önemli ölçüde düşürdü. Lakin burada geçmiş yıllardan da gelen bir sorunla karşı karşıyayız. Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı Mayısta %13,2 olarak gerçekleşti. Bu oranlar, küresel ortalamaya (2019 tahmini %4,9), gelişmiş ülke oranlarına ve gelişmekte olan ülkelerin ortalamalarına kıyasla oldukça yüksektir. Bu sorunu çözmek için ekonomik büyüme modelimizi istihdam artışı sağlayacak şekilde tasarlarken, diğer yandan da gençlerimizi meslek liselerine, meslek yüksek okullarına yönlendirmemiz gerekiyor. İşsizlik oranlarında iki rakama daha dikkatinizi çekmek istiyorum. İlki; %30’lara yaklaşan kayıt dışı istihdam ki, bu rakam verimlilik açısından dikkat edilmesi gereken önemli bir veri. Diğeri ise, gençler arasında %28  (5,7 milyona tekabül ediyor) civarında olan, ne işte, ne de eğitimde olanların oranı. Diğer taraftan, ülkemizde 20-34 yaş arasındaki genç kızların %54,7’si ne eğitimde ne de çalışma hayatında bulunuyor.  Bu oranın, gelecek dönemde genç kesimde ümitsizliğe ve sosyolojik sorunların ortaya çıkmasına neden olabileceği unutulmamalıdır.

Değerli Meclis üyeleri,

Resmi Gazete’de 30 Haziran’da yayımlanan kararname ile ekonomik istikrarla ilgili gelişmeleri izleyecek ve değerlendirmelerde bulunacak Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun ve fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesine ve sürdürülmesine katkı sağlamak amacıyla görev yapacak Fiyat İstikrarı Komitesi’nin kurulduğu açıklandı. Bu kurulda mutlaka piyasanın içinden gelen, eli taşın altında olan insanların da bulunması gerektiğini düşünüyoruz. Ankara Sanayi Odası olarak bu konuda destek vermeye, katkı sağlamaya hazır olduğumuzu da ifade etmek istiyorum. Enflasyon eğilimlerinin bozulduğu bu dönemde umuyorum ki bu kurul önemli katkılar sağlayacaktır. Diğer taraftan ihracatı önceliklendiren yatırımlara KGF teminatı ile uzun vadeli kredi desteği sağlanması, küçük ölçekli firmaların istihdama katkısını artırmak ve likidite sorunlarını azaltmak için ilave istihdam edilen her kişi için KGF kefaleti ile krediye erişim imkânı oluşturulması oldukça önemli. Bu konuda gerekli hassasiyeti gösteren Sayın Maliye Bakanımız Lütfi Elvan’a teşekkürlerimi iletiyorum. Ayrıca 2021 yılında da devam edecek olan 75 TL’lik asgari ücret desteği için de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Vedat Bilgin’e de teşekkür ediyorum.

Değerli Meclis üyeleri, sizlerle paylaşmak istediğim önemli bir husus, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu konusudur. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu ve bu çerçevede yürütülen müzakereler, ülkemizin halihazırda en büyük ticaret partneri olan Avrupa Birliği ile ticaret ve yatırım potansiyelini arttırması ve mevcut birtakım pürüzlerin giderilebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, karşılıklı ticari ilişkilerin hem genişletilmesini hem derinleştirilmesini öngörmektedir. Hayata geçirilmesi halinde AB’nin büyük ve çeşitlendirilmiş pazar yapısı nedeniyle ülkemize önemli avantajlar sağlayacaktır. Bu çerçevede Gümrük Birliği’nin modernizasyonu; Ortak karar alma prosedürlerinin oluşturulması ve Türkiye’nin çıkarlarının korunması, Türkiye’ye uygulanan karayolu taşıma kotaları ve transit geçiş belgesi sisteminden kaynaklanan sorunların ivedilikle çözülebilmesi açısından önemli. Diğer yandan mevcut haliyle sanayi ürünlerini (işlenmiş tarım ürünleri dahil) kapsayan anlaşmanın genişletilerek hizmetler, tarım ve kamu alımları piyasalarının karşılıklı olarak açılmasının getireceği ticaret ve yatırım artışı bakımından, Tüketicilerin korunması, gıda güvenliği ve yatırımcının korunması gibi önemli alanlarda iş birliğinin derinleşmesi noktalarında büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, Ticaret Bakanlığının yürüttüğü çalışmalar dahil olmak üzere Türkiye’nin girişimleri ve AB Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in geçtiğimiz ay Gümrük Birliği’nin modernizasyonu müzakerelerine yetki verilmesine ilişkin görüşmelerin yeniden başladığını belirtmesi oldukça önemlidir.

Bu arada AB tarafından Aralık 2019 tarihinde açıklanan “Avrupa Yeşil Mutabakatı”na da tekrar dikkatinizi çekmek istiyorum. AB ekonomisini sürdürülebilir bir gelecek için dönüştürme amacını ortaya koyan mutabakatla ilgili olarak bizim de geç kalmadan harekete geçmemiz gerekiyor. Mutabakat sadece bir çevre stratejisi olarak algılanmamalı, bizi de yakından ilgilendiren yeni bir uluslararası ticaret sistemi ve iş bölümü dizaynı olduğu da unutulmamalıdır. 

Bayramdan hemen önce, Ticaret Bakanlığımız tarafından hazırlanan eylem planı, Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle Resmi Gazete’de yayınlandı.  Burada gerçekleştirilecek çalışmaların özel sektörün de içinde bulunduğu bir çalışma grubu ile yapılması planlanmaktadır. Burada da katkı sağlamaya hazırız. Ankara Sanayi Odası olarak bu konuda biz de ASO 2. OSB ile birlikte bir çalışma yürütüyoruz. Öncelikle ilk etkilenecek sektörlere yönelik olmak üzere üzere bir dizi çalışma gerçekleştireceğiz. Ardından da tüm sektörlerimizi kapsayacak şekilde çalışmalarımızı genişleteceğiz. Bu konuda geç kalmamamız gerektiğini bir kez daha dikkatlerinize sunmak istiyorum.   

Değerli Meclis Üyeleri,

Konuşmamı tamamlarken, Ülkemizde üretim ekonomisine dönülmediği sürece sürekli risk algıları ile karşı karşıya kalacağımızı bir kez daha vurgulamak istiyorum. Yüksek enflasyon, TL’de değer kaybı, ülke risk primindeki dalgalanmalar ve yüksek faiz sorununun yegâne ve gerçek çözümü, ekonomi politikalarımızın üretim odaklı, ihracat odaklı ve sanayi odaklı olması ile sağlanabilecektir. Sözlerime burada son veriyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum”  

ENERJİ

2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık

Haberler

on

OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk, “2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık. ” dedi.

OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk ve OPET Kurumsal İletişim Müdürü Ayşenur Aydın, Hasan Kalyoncu Üniversitesi’nin düzenlediği ‘Sosyal Sorumluluk Projeleri Dersi’ kapsamında düzenlenen etkinliğe katıldı. Filiz Öztürk, burada sosyal sorumluluk projelerini anlattı. Ayşenur Aydın ise marka iletişim çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.

“OPET 6 KEZ SEKTÖRÜNDE ‘LOVEMARK-EN SEVİLEN MARKA’ SEÇİLDİ”

OPET’in SUNPET ile birlikte Türkiye genelinde bin 800’e yakın istasyonu bulunduğunu belirten OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk, OPET’in 6 kez sektöründe ‘Lovemark-En Sevilen Marka’ seçildiğini hatırlattı. 

Öztürk, “KalDer tarafından gerçekleştirilen araştırmalara göre, 12 yıldır müşteri memnuniyetinin zirvesinde yer alan OPET, Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi’nde 9 yıl üst üste, müşteri sadakatinin baz alındığı Türkiye Müşterinin Sesi Araştırması’nda akaryakıt istasyonları sektöründe 3 kez üst üste müşteri bağlılık seviyesi en yüksek marka seçildi” dedi.

Sosyal sorumluluk projelerinden de bahseden Öztürk, “İçinde bulunduğu toplumun sorunlarından yola çıkarak OPET Bilinçli Toplum Projeleri çatısı altında sosyal sorumluluk projeleri yürütmektedir. OPET’İn halen devam etmekte olan 6 sosyal sorumluluk projesi mevcuttur. Bunlar; Temiz Tuvalet Kampanyası, Yeşil Yol Projesi, Örnek Köy Projesi, Tarihe Saygı Projesi, Trafik Dedektifleri Projesi ve Kadın Gücü Projesidir”

2018 YILINDAN BU YANA RAKAMLARIMIZ ÇOK ARTTI”

Öztürk Kadın Gücü Projesi hakkında bilgi veren OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk şöyle konuştu: “OPET’in bin 800 istasyonu bulunuyor ve her istasyonda ortalama 20 kişi çalışıyor. OPET istasyonlarının 18-19 bin çalışanı var. Eğer burada kadınların çalışmasını başarırsak gerçekten biz bu sektörü değiştirebiliriz diye düşündük. Bu sektörde kadınların yer alması hiç alışagelmiş bir şey değildi. Biz de bir ekip kurduk ve projeyi bu şekilde ilerletmeye çalışıyoruz. Öncelikle kendimize küçük hedefler koyduk ve her istasyonumuzda 2 kadın çalışsın dedik. 2018 yılında sadece 14 ilde kadın çalışan vardı ve pompalarda çalışan kadın sayısı yok denecek kadar azdı. Şu an bu sayı 77 ile çıkmış durumda. 

Bu projeyi yapmak gerçekten kolay değil. En öncelikli zorluğumuz enerji sektörünün erkek egemen bir sektör olmasıydı. Bu sebeple gerek çalışanların gerek çalıştıran kişilerin bu konuya yaklaşımlarının değiştirilmesi gerekiyordu. Bu yüzden öncelikle bayilerimizi ikna etmeye çalıştık ve onlara kadın çalıştırıldığında toplumun güçleneceğini, ekonominin gelişeceğini anlattık. Bayileri ikna ettik, ama sorunlar yine devam etti. Çünkü bazı önyargılardan dolayı kadın başvuran sayısı çok azdı. Sorunları çözmek için de birçok iş birliği yapmaya başladık. Zorlukları aşmak için bayi ziyaretleri ve bayi buluşmaları yaptık” diye konuştu.

Filiz Öztürk, “2018 yılından bu yana rakamlarımız çok arttı. Pompa tarafında Türkiye çapında sadece 27 kadınımız görev almaktaydı, şimdi ise bu sayı 908’e çıktı. Marketlerde ise 576 kadın vardı ve bu sayıyı bin 192’ye çıkardık. 2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını da 3 binin üzerine çıkarmayı başardık. ” ifadelerini kullandı. 

“20,5 MİLYON KİŞİYE ULAŞIM SAĞLANDI” 

OPET Kurumsal İletişim Müdürü Ayşenur Aydın öğrencilere OPET’in marka iletişim çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Aydın; “8 Mart Dünya Kadınlar Günü Reklam Filmi, Survivor Kadın Gücü Alt Bantları ve A Milli Kadın Voletybol Takımı sponsorluğu kapsamında Olimpiyat ve Dünya Kupası için yapılan reklam filmi TV yayınları ile toplam 7.5 milyon kişiye erişim sağlandı. Kafa Radyo Nihat ile Sivrisinek programı Kadın Gücü DJ talkları ile 2 milyon kişiye erişim sağlanırken, kadın gücü sosyal medyada iletişimleri ile toplam 150 milyon gösterimle 20,5 milyon kişiye ulaşım sağlandı. ” dedi. 

“HER ŞEYDEN ÖNEMLİSİ TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ SAĞLAMAYI HEDEFLİYORUZ”

Ayşenur Aydın şöyle devam etti: “Benim de çok sevdiğim ve gurur duyduğum sloganımız; ‘Akaryakıt istasyonunda kadın çalışan gördüğünde şaşıran tek bir kişi kalmayana kadar bu yoldayız’la başladığımız Kadın Gücü Projesi, güçlü medya iletişim çalışmalarıyla kamuoyunda büyük ses getirdi, bugüne dek 1500’ün üzerinde haber yayınladı ve yaklaşık 31 milyon kişiye erişim sağlandı. Bu yıl ise Dünya Kadınlar Günü’nde medyanın her kanalı kullanarak 1-8 Mart arasına yayılan bir iletişim çalışması yapıldı. Yaklaşık 300 haber içeriği ve özel yayınlarla 4,5 milyona yakın kişiye erişim sağlandı. Biz bu projelerle her şeyden önemlisi toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı hedefliyoruz. Projelerin daha fazla kitleye ulaşması adına, yakın zamanda, önemli kadın gazetecilerimizden Rahşan Gülşan’la ‘Kadın Gücü Sohbetleri’ başlatmayı planlıyoruz”.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

SOCAR Türkiye, Karabağ Şehitleri Anısına ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ Kurdu.

Haberler

on

SOCAR Türkiye, 8 Kasım Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerin hatırasını ölümsüzleştirmek üzere İzmir’in Aliağa ilçesinde ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. 20 bin ağaçlık hatıra ormanının fidan dikim töreni, SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov’un ev sahipliğinde, Aliağa Kaymakamı Ömer Kocaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince’nin katılımlarıyla gerçekleşti.

Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın iştiraki olan SOCAR Türkiye, 30 yıldır işgal altında olan Karabağ’ın 8 Kasım 2020’de yeniden Azerbaycan topraklarına katılması zaferini ölümsüzleştirmek ve 44 gün süren mücadelede şehit olanların anısını yaşatmak üzere ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. SOCAR’ın Türkiye’deki en büyük yatırımlarının konuşlandığı İzmir’in Aliağa ilçesinde kurulan hatıra ormanı için 22 Kasım’da fidan dikim töreni gerçekleştirildi.

SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov’un ev sahipliğinde ve SOCAR Türkiye çalışanlarından oluşan SOCAR Gönüllüleri’nin de katılımıyla gerçekleşen törene, Aliağa Kaymakamı Ömer Kocaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince katıldı. Samurlu mevkiinde bulunan 55 dönümlük alana dikilmek üzere Orman Genel Müdürlüğü’ne 20 bin adet kızılçam ve sedir ağacı fidanı bağışlanırken, törene katılan konuklar sembolik olarak fidan dikimi gerçekleştirerek, Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerini andı.

“İKİ KARDEŞ ÜLKE OLARAK AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ BİRLİKTE ANIYORUZ”

SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov, törende yaptığı konuşmada Karabağ Zaferi’ni iki devlet tek millet ülküsüyle kutladıklarını belirterek şunları söyledi: “SOCAR Türkiye olarak Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanımızı, bu zaferi ve şehitlerimizin hatırasını ölümsüzleştirmek için kurduk. İki kardeş ülke olarak, Karabağ’ı yeniden Azerbaycan toprağı yapan ve bize büyük bir zafer armağan eden aziz şehitlerimizi birlikte anmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.

OKUMAYA DEVAM ET

EĞİTİM

CW Enerji’nin Geleneksel Bayi Buluşmasında Gövde Gösterisi

Haberler

on

  • Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli üreticisi CW Enerji, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren bayilerini ağırladı. Sektörün öncüsü olan firma, bayilerini 12-14 Kasım tarihleri arasında Antalya’da bir araya getirdi.
  • CW Enerji’nin geleneksel bayi toplantısında bir araya gelen bayiler, fabrikada üretimi yerinde inceledi ve ardından çeşitli konularda eğitimler aldı.

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli üreticisi CW Enerji, Türkiye genelinde hizmet veren bayilerini Antalya’da ağırladı.

Pandemi kuralları çerçevesinde organize edilen ‘CW Enerji Geleneksel Bayi Toplantısı’nın 4.’sü 12-14 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildi. Toplantının ilk gününde bayiler Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan fabrikayı ziyaret etti. Bayiler burada üretim sürecini yakından inceleme fırsatı buldu ve hammadde girişinden panellerin sevkine kadar geçen tüm süreç hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirildi.

CW Enerji’nin yenilikçi ürünlerinin yapım aşaması hakkında bilgi sahibi olan bayiler, toplantının gününde Titanic Beach Lara Otel’de bir araya geldi. Burada CW Akademi bünyesinde bulunan uzman ekip tarafından bayilere güneş paneli üretim süreçleri, sektöre genel bakış, CW Enerji AR­-GE süreçleri gibi çeşitli konularda eğitimler verildi. Toplantıda ayrıca 2021 yılı değerlendirilmesi ve 2022 yılı hedefleriyle birlikte gelecek planlamaları da masaya yatırıldı.

Gün geçtikçe çok daha ileriye gidiyoruz

CW Enerji Geleneksel Bayi Toplantısı’nda bir konuşma yapan CW Enerji CEO’su Tarık Sarvan, bayilere firmanın kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Bugüne kadar yurt içi ve yurt dışında birçok projeyi hayata geçirdiklerini dile getiren Sarvan, “Yolculuğumuzda gün geçtikçe çok daha ileriye gidiyoruz. Ailemize her geçen gün yeni katılımlar oluyor ve bununla gurur duyuyoruz. Hızla gelişen teknolojiyi yakından takip ediyoruz ve sektörümüzde fark yaratan çalışmalara imza atıyoruz” dedi. Güçlü ve alanında uzman bir kadro ile çalışmalarına hızla devam ettiklerini dile getiren Sarvan, kaliteden ödün vermeyen bir anlayışla yeni projeler üretmeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Hep birlikte büyümeye devam edeceğiz

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli üretim firması olduklarını dile getiren CW Enerji Genel Müdürü Volkan Yılmaz da, bu durumda bayilerinin büyük payı olduğunu söyledi. Yılmaz, CW Enerji bünyesinde bayi toplantısını geleneksel hale getirdiklerini ifade ederek, “Bayilerimizle birlikte bugüne kadar birçok projeye imza attık. Biz büyük bir aileyiz. Hep birlikte el ele vererek büyümeye devam edeceğiz” dedi. Gösterdikleri başarılı performanstan dolayı tüm bayilere teşekkür eden Yılmaz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da birlikte çalışarak çok daha büyük başarılar yakalayacaklarını da sözlerine ekledi.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da katılımın oldukça yoğun olduğu bayi toplantısında CW Enerji’nin alanında uzman kadrosu tarafından katılımcılara üretim, AR-GE, finans, sigorta, İSG, e-ticaret alanlarında eğitim sunumları yapıldı. İlginin oldukça fazla olduğu sunumlarda, bayilere sektör hakkında detaylı bir şekilde bilgiler aktarıldı.

Gala yemeğinde coşku doruğa çıktı

Diğer yandan, eğitimlerin ardından tüm bayilerin katılımı ile gerçekleşen gala yemeği, coşku dolu anlara sahne oldu.

Heyecanın bir dakika bile eksik olmadığı gala gecesinde, ‘bu yıl en çok satış yapan bayi’ ve ‘bu yıl en çok satış yapan 2. grup bayi’ye plaketleri verilirken, ‘EPC – proje satışı’, ‘e – ticaret satışı’, ‘konut tipi sistem satışı’,  ‘sulama sistemi satışı’ gibi kategorilerdeki başarıları için de ödüller takdim edildi.

Gecede ayrıca müşteri takip sisteminde yapılan yönlendirmelere en hızlı dönüş yapan ve yönlendirilen müşterilere en yüksek satışları yapan ve 2021 yılı içerisinde CW Enerji ailesine yeni katılan bayilere de ödül ve belgeleri verildi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

ENERJİ18 saat önce

2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık

OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk, “2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık. ”...

DÜNYA19 saat önce

SOCAR Türkiye, Karabağ Şehitleri Anısına ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ Kurdu.

SOCAR Türkiye, 8 Kasım Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerin hatırasını ölümsüzleştirmek üzere İzmir’in Aliağa ilçesinde ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. 20...

İŞ DÜNYASI1 gün önce

ATO BAŞKANI BARAN ANTOD’UN TOPLANTISINA KATILDI

ATO’DAN SAĞLIK TURİZMİ İÇİN HİSER PROJESİ BARAN: “ANKARA SAĞLIK TURİZMİNDE DE BAŞKENT OLMAYA ADAY” 27 KASIM 2021-Ankara Ticaret Odası (ATO)...

EĞİTİM2 gün önce

CW Enerji’nin Geleneksel Bayi Buluşmasında Gövde Gösterisi

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli üreticisi CW Enerji, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren bayilerini ağırladı. Sektörün öncüsü...

DÜNYA2 gün önce

Kazakistan Senfoni Orkestrası,CSO ADA Ankara’da konser verecek.

Kazakistan’ın bağımsızlığının 30. yıl dönümü dolayısıyla 27 Kasım Cumartesi günü saat 20.00’de CSO ADA Ankara’da Avrasya Senfoni Orkestrası konser verecek. ...

GÜNCEL2 hafta önce

´33 Kadın Belgeseli´nde güçlü bir kadın Hüsniye MİRİOĞLU

Aralarında Hatay da İşletmeciliği yanında iyi bir Anne olması ile Hüsniye Mirioğlu’ un bulunduğu Hatay´ın girişimci güçlü kadınlarından oluşan ´33...

DÜNYA2 hafta önce

Rixos Premium Belek

Türkiye Antalya Turizm Otelleri Yazı Dizimiz Rixos Premium Belek, Akdeniz’in kıyısında, çam ve ceviz ağacı ormanlarının arasında yer alır. Belek’in...

DÜNYA2 hafta önce

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BRÜKSEL’DE TEMASLARDA BULUNDU

TÜSİAD Yönetim Kurulu 9-11 Kasım tarihlerinde Brüksel’i ziyaret etti. Ziyaret kapsamında AB Komisyonu, AB Konseyi temsilcileri, Avrupa Parlamenterleri ve Türkiye...

DÜNYA2 hafta önce

ULUSLARARASI ÜNİVERSİTELİ KADINLAR FEDERASYONU SEÇTİ Nazan Moroğlu ‘dünyanın 100 öncü kadını’ listesinde

Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu’nun (GWI) dünyanın 100 öncü kadını listesinde Türkiye’den de bir isim var: Nazan Moroğlu. Uluslararası Üniversiteli Kadınlar...

DÜNYA2 hafta önce

Hisarcıklıoğlı, Türk Konseyi Devlet Başkanları 8. Zirvesi’ne katıldı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

tr_TRTurkish