Bizimle iletişime geçin

GÜNCEL

TİM’den Sürdürülebilirlik Eylem Planı: Dünyayı Tüketmeden, Dünya İçin Üretiyoruz!

Haberler

on

(TİM), Türkiye’yi geleceğe güvenle taşıyacak projelere devam ediyor. TİM’in son projesi; “Dünyayı tüketmeden, dünya için üretiyoruz” sloganıyla TİM Kadın Konseyi öncülüğünde hazırlanan 12 ana hedefin yer aldığı Sürdürülebilirlik Eylem Planı…Düzenlenen basın lansmanında kamuoyuyla paylaşılan eylem planı hakkında bilgi veren TİM Başkanı İsmail Gülle

“Ortaya koyduğumuz 12 ana hedef, sürdürülebilirlik noktasında ülkemizi markalaştırarak bizleri ‘Her Alanda Sürdürülebilir Türkiye’ hedefine ulaştıracak. Çalışmalarımızın sonucunda Dünyayı tüketmeden, dünya için üreten ülkemiz, hem sürdürülebilir kalkınma modeliyle ihracatla yükselecek; hem de çevreye değer veren herkesin bir numaralı tercihi haline gelecek. İhracatçılar olarak bu yola çıktığımızda, iki önemli vazifemiz bulunuyordu. Bunların ilki, sürdürülebilir ihracatı başarmaktı. Hamdolsun bunu hep birlikte başardık. İhracatımızı sürdürülebilir bir zemine bağladık. Şimdi ise vazifemiz, sürdürülebilir dış ticaret fazlası vermek…

Türkiye’nin en önde gelen sürdürülebilir faaliyeti ihracattır. İhracatçılar, sürdürülebilirlik kavramını en iyi bilen neferlerdir” dedi. 61 ihracatçı birliği, 27 sektör ile 100 bin ihracatçının tek çatı kuruluşu olan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ihracat hedefine ulaşmak, ‘Made in Türkiye’ markasını güçlendirmek ve gelecek nesillere daha iyi bir Türkiye bırakmak amacıyla çalışmalarına tüm hızıyla devam ediyor. TİM bu kapsamda, “Her Alanda Sürdürülebilir Türkiye” hedefine ulaşmak için seferberlik başlattı. TİM Kadın Konseyi ‘nin öncülüğünde, “Dünyayı tüketmeden, dünya için üretiyoruz” sloganıyla hazırlanan ‘TİM Sürdürülebilirlik Eylem Planı’nın ana hedefleri ve yol haritası;

TİM Başkanı İsmail Gülle tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. Düzenlenen basın lansmanına TİM Kadın Konseyi Üyeleri ve Sektörler Konseyi üyeleri de katıldı. Eylem planında 12 ana hedef ise, ‘TİM Sanayide Sürdürülebilirlik Bilim Kurulu, İhracatta Sıfır Atık Seferberliği, Dijital Mentorlük ve Eğitim Programları, Kurumsal Karbon Ayak İzi Çalışmaları, Sanayide Döngüsellik ve İleri Kazanım, İleri Arıtma Teknolojileri, Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Yönetimi, Standardizasyon Uygulamaları, Sertifikasyon Uygulamaları, Yenilenebilir Enerji Kaynakları, Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme ve İstihdam, Dijital Ürün Pasaportu ve İzlenebilirlik’ olarak belirlendi.“İhracatçılar, sürdürülebilirlik kavramını en iyi bilen neferlerdir”Türkiye İhracatçılar Meclisi olarak sürdürülebilir bir gelecek adına başlattıkları seferberlikten büyük bir heyecan duyduklarını dile getiren TİM Başkanı İsmail Gülle “Türkiye’nin en önde gelen sürdürülebilir faaliyeti ihracattır. İhracatçılar sürdürülebilirlik kavramını en iyi bilen neferlerdir. Sürdürebilirliğin içinde istikrar vardır, dirayet vardır, duruş vardır, vatan sevgisi vardır, insan sevgisi vardır, doğa sevgisi vardır, en önemlisi sevgi vardır; paylaşmak vardır. İhracatçılar olarak bu yola çıktığımızda, iki önemli vazifemiz bulunuyordu. Bunların ilki, sürdürülebilir ihracatı başarmaktı. Hamdolsun bunu hep birlikte başardık. İhracatımızı sürdürülebilir bir zemine bağladık. Şimdi ise vazifemiz, sürdürülebilir dış ticaret fazlası vermektir” dedi.“Geçtiğimiz yıl, 148 ülkeye dış ticaret fazlası verdik”Geçtiğimiz yıl, 148 ülkeye dış ticaret fazlası verdiklerine dikkat çeken Gülle, şöyle devam etti. Bu başarıyı sürdürebilir kılmak ve dış ticaret fazlası verdiğimiz ülke sayısını artırmak elimizde. Ancak iklim değişikliği ve çevre konusunu sürekli gündemde tutmamız gerekiyor. Çünkü İklim Değişikliği, artık gelecek nesillerin değil; bugün, doğrudan bizlerin sorunu haline gelmiş durumda. 2018 yılında görevi devraldığımızdan beri, dış ticaret fazlası verdiğimiz Avrupa Birliği’nin ısrarla karbon nötr kıta olma hedefini dile getirmesi, ihracatımız için oldukça önemli bir gelişme. Kimsenin kuşkusu olmasın, ihracatçımız yeşil mutabakatla beraber, mutlaka sürdürülebilir değer fazlası vermeye devam edecektir. TİM ve ihracatçı birliklerimizle, sürecin başarıyla tamamlanabilmesi adına var gücümüzle çalışıyoruz. Çalışmalarımıza yol göstermesi amacıyla, TİM tarihinde ilk kez İklim Değişikliği Komitesi ve Kadın Konseyimiz bünyesinde “Sürdürülebilirlik ve İklim” başlıklarında alt çalışma komiteleri oluşturduk. Enerji Yoğun, Kaynak Yoğun ve Tarım Sektörü ana gruplandırması ile üç farklı tarihte “TİM Avrupa Yeşil Mutabakatı Farkındalık Toplantıları” düzenledik. İhracatçı Birlikleri bünyesinde görev yapmakta olan personelimizin iklim değişikliği konusunda yeterliliğini artırmak amacıyla, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde “İklim Değişikliği ve AB Yeşil Düzen Eğitimi” düzenledik.“Tüm bu çalışmalar, Kadın Konseyimizin üstün çalışmalarıyla yoğruldu”“Avrupa Katılım Öncesi Yardım Aracı IPA III” proje çağrısını “Yeşil Gündem ve Sürdürülebilirlik” başlığında hazırladıklarını dile getiren Gülle, şunları kaydetti: İSTKA proje çağrısı için ihracatçılarımızın sınırda karbon düzenlemesine uyum sağlaması amacıyla “Sıfır Karbon Fasilitasyon Merkezi” proje başvurumuzu yaptık. COSME Programı “Avrupa Hafif Sanayisinde İnovasyon ve Teknoloji” çağrısı kapsamında ihracatçılarımızın dijital, teknolojik ve yeşil dönüşüm adımlarını hızlandıracak bir proje başvurusu gerçekleştirdik. TÜBİTAK Ağlara Üyelik Desteği kapsamında Avrupa İklim Ağına üyelik için çalışmalarımızı tamamladık. İnşallah olumlu sonuçları bekliyoruz. Tüm bu çalışmalar, Kadın Konseyimizin üstün çalışma ve gayretleriyle yoğrularak ‘Sürdürülebilirlik Eylem Planı’nı hayata geçirmemizi sağladı.“Eylem Planımız, ‘Her Alanda Sürdürülebilir Türkiye’ hedefine ulaştıracak”TİM Başkanı İsmail Gülle, ‘TİM Sürdürülebilirlik Eylem Planı’nda yer alan 12 ana hedefin, sürdürülebilirlik noktasında ülkeyi markalaştırarak “Her Alanda Sürdürülebilir Türkiye” hedefine ulaştıracağına vurgu yaptı.Gülle “Kaliteli, katma değerli ihracat hedefiyle sanayide dijital dönüşümü destekleyeceğiz.Bu vizyonu ortaya koyan ve ‘Sürdürülebilirlik’ başlığında ilklere imza atan TİM Kadın Konseyimizi tebrik ediyorum. İnşallah, eylem planımızdaki hedefleri bir bir gerçekleştirerek Türkiye’yi sürdürülebilirlik alanında marka ülke haline getireceğiz. Çalışmalarımızın sonucunda, dünyayı tüketmeden dünya için üreten ülkemiz, hem sürdürülebilir kalkınma modeliyle ihracatla yükselecek; hem de çevreye değer veren herkesin bir numaralı tercihi haline gelecek” ifadelerini kullandı.TİM Sürdürülebilirlik Eylem Planı’ndaki 12 ana hedef…Eylem planındaki 12 ana hedefi İsmail Gülle, şöyle sıraladı:

*İlk hedefimiz, TİM Sanayide Sürdürülebilirlik Bilim Kurulunu oluşturmak.Cumhurbaşkanımız liderliğinde hayata geçirilen eylem planı doğrultusunda TİM olarak oluşturacağımız kurul ile sektörlerimizin ilerleme sürecinin takipçisi olacağız. Sürdürülebilir ihracat stratejisi, sektörel eylem planı ve kamu istişare mekanizmasıyla; aşama aşama tüm süreci yakından takip etme şansına sahip olacağız. Ayrıca Bilim Kuruluna bağlı sektör kurulları oluşturarak değerlendirme toplantıları gerçekleştirecek; yıl sonunda “Sürdürülebilirlik Raporu”nu yayımlayacağız.

*İkinci hedefimiz, Emine Erdoğan Hanımefendi himayesinde gerçekleştirilen “Sıfır Atık Projesi”ni ihracatımızdaki her sektöre taşımak.Bu kapsamda, işletmelerin atık envanterinin oluşturulması ve ortak bir platformda birleştirilmesi, değerlendirilmesi, firmalara teknik envanter sağlanması konularında liderlik edeceğiz. Ayrıca atıkların minimize edilmesi, atıktan enerji elde edilmesi ve ihracatçılar için atık yönetimi iş modeli geliştirilmesine ilişkin mentörlük vereceğiz.

*Üçüncü hedefimiz, Dijital Mentörlük ve Eğitim programlarıyla; sürdürülebilirlik ekosistemini oluşturmak. Bu hususta, Ekolojik İhracat Akademisi çatısı altında pek çok eğitim ve projeyi planlamış durumdayız.

*Dördüncü hedefimiz, kurumsal karbon ayak izi çalışmalarında, yeni bir sayfa açmak.Bu hususta öncelikle, şirketlerin kurumsal karbon ayak izini bilimsel yöntemlerle ölçmesini teşvik edeceğiz.

*Beşinci hedefimiz, sanayide döngüsellik ve ileri kazanımla beraber, ekonomimize değer katmak.Bu başlıkta, materyalleri tekrar kullanma, üretim içi atıkları ile kullanım ömrünü tamamlamış tüm malzemenin geri kazanımı gibi konularda eğitim ve farkındalık çalışmaları gerçekleştireceğiz.

*Altıncı hedefimiz, son günlerde Marmara Denizinde yaşanan tabloyla gündemde daha da öne çıkan “ileri arıtma teknolojileri” alanında.Bu minvalde, ileri derece arıtma teknolojileriyle mevcut altyapının iyileştirilmesi ve sanayi tesisleri atık sularının değerlendirilmesi konularında çalışmalar gerçekleştireceğiz.

*Yedinci hedefimiz, tedarik zinciri yönetimini sürdürülebilir bir zeminde ele alma arzusundayız.Bu başlıkta, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygulanan entegre çevre bilgi sisteminin yaygınlaştırılmasının takipçisi olacağız. Ayrıca, değer zincirindeki tüm paydaşların davranış kalıplarını, düşünme ve çalışma şekillerini değiştirmek adına farkındalık çalışmaları gerçekleştireceğiz.

*Sekizinci hedefimiz, Standardizasyon.Bu konu, sadece sürdürülebilirlik alanında değil; ihracatımızla ilgili her konuda en önemli başlıklarımız arasında yer alıyor. Çünkü standartlar, markalaşma noktasında da oldukça önem arz ediyor. Bu başlıkta, sektör kurullarında ihracatçı sektörlerimizin güncel uluslararası standartlara uygun çalışma yapmalarını ve finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Ayrıca uluslararası standardizasyon ve sertifikasyon uygulamalarını takip ederek yaygınlaştıracağız.

*Dokuzuncu hedefimiz, ihracatımızda sertifikasyon uygulamalarını daha da öne çıkarmak. Burada, uyguladığımız başarılı modelleri tüm sektörlerimizde kullanarak, çalışmaları tüm ihracatçı sektörlerimize entegre edeceğiz.

*Onuncu hedefimiz, her alanda yenilenebilir enerji kaynaklarına odaklanmak.Yenilenebilir Enerji Kaynak Garanti Sistemi için sertifikasyon süreçlerini uluslararası geçerliliği olacak şekilde teşvik edeceğiz. Döngüsel Ekonomi Eylem Planı ve Avrupa Yeşil Mutabakatı odağındaki AB fonlarından ihracatçılarımızın daha fazla yararlanmasına katkı sağlayacağız.

*Onbirinci hedefimiz, işletmelerde yetkilendirilmiş kurumsal ve tedarik zinciri sürdürülebilirlik birimlerinin oluşmasını teşvik etmek. Böylece üretim faaliyetlerinin, girişimciliğin, yenilikçiliğin ve kalkınma odaklı politikaların desteklediği ekonomik büyümeyi sağlayacağız.*Eylem planımızdaki son hedefimiz, dijital ürün pasaportu ve izlenebilirlik uygulamalarını geliştirmek.Bu minvalde, Sektörel Dijital Ürün Pasaportu uygulamalarının Blockchain teknolojisi ile yaygınlaştırılması adına teşvik alanları yaratılmasında öncü olacağız. Finansal ihtiyacın giderilmesi için Eximbank ve diğer yurtiçi teşvik mekanizmaları ile uluslararası finansman kaynaklarını güçlendireceğiz.

TİM Kadın Konseyi bilgi notu Kadın ihracatçılar ve kadın delegeler ile iş dünyasında temsil edilen kadın sayısının artması, kadın girişimcilerin iş hayatına entegrasyonunun sağlanması, kadın ihracatçıların iş dünyasında karşılaştıkları sorunların hızlı bir şekilde çözüme kavuşturulması ve ortaya koydukları projelerin daha etkin şekilde yürütülmesi amacıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi bünyesinde, 2018 yılında TİM Kadın Konseyi oluşturuldu. TİM bünyesinde gerçekleştirilmekte olan tüm çalışma ve etkinliklere 54 üyesi bulunan TİM Kadın Konseyi katkı sunuyor.

DÜNYA

GIDA SANAYİSİNDE 246 BİN İSTİHDAMIN ÖNÜNÜ AÇTIK

Haberler

on

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, gıda sanayisini çok yönlü desteklediklerini belirterek “2002’den bugüne gıda ürünleri imalatına yönelik olarak 8 bin 268 yatırım için teşvik belgesi düzenledik. Bu teşvikler kapsamında 594 milyar lira sabit yatırımla 246 bin istihdamın önünü açtık.” dedi.

F İstanbul Gıda ve İçecek Ürünleri ve Üretim Teknolojileri Fuarı’nın açılışı Bakan Kacır’ın katılımıyla İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) yapıldı. Kacır, burada yaptığı konuşmada, toplumların gıdaya sürdürülebilir, sürekli ve kesintisiz bir şekilde erişiminin sadece sosyal politika unsuru değil, en temel insan haklarından da biri olduğunu söyledi.

ATALARIMIZIN ARZ GÜVENLİĞİ ÖNLEMİ
Gıda arz güvenliğinin insanoğlunun binlerce yıldır önemle üzerinde durduğu, gıdanın doğrudan temini için tarihten bu yana çeşitli önlemler geliştirdiği bir husus olduğunu vurgulayan Kacır, şöyle konuştu: “Günümüzde, kimi zaman lezzet artıcı işlem olarak gördüğümüz kurutma, fermente etme gibi yöntemler aslında atalarımızın arz güvenliği için aldığı birer önlemdi. Tarihin tekerleği hep aynı yoldan geçiyor olmalı ki gıda arzı ve güvenliği gündemlerimizi meşgul etmeye devam ediyor. İklim krizleri, salgın, küresel göç ve bölgesel savaşlar, gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun tüm ülkeler için tarım ve gıdayı ikamesi mümkün olmayan sektörler haline getiriyor. Biz de tarım ve sanayi politikalarımızı buna göre şekillendiriyor, güncelliyoruz.”

GIDA SEKTÖRÜNE 594 MİLYAR TL’LİK YATIRIM
Yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat rotasında kalkınma yolculuğunda öncü sektörler arasında yerini almasını sağladıklarını kaydeden Kacır, “2002’den bugüne gıda ürünleri imalatına yönelik olarak 8 bin 268 yatırım için teşvik belgesi düzenledik. Bu teşvikler kapsamında 594 milyar lira sabit yatırımla 246 bin istihdamın önünü açtık. 11’i ‘Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’ olmak üzere 201 organize sanayi bölgemizde girişimcilerimiz, sanayicilerimiz ‘gıda ürünleri imalatı’ gerçekleştiriyor ve bu işletmelerde yaklaşık 185 bin kişiye istihdam olanağı sağlıyoruz.” dedi.

TÜRKİYE GIDA İNOVASYON PLATFORMU
Tarım ve gıda sektörünün bilim, teknoloji ve inovasyon dünyasıyla bağını güçlendirmeye devam ettiklerine dikkati çeken Kacır, şöyle devam etti:
“Gıda sektörümüzün teknoloji ve inovasyon odaklı dönüşümüne öncülük eden 60 AR-GE merkezi ve teknoparklarımız bünyesinde 161 teknoloji girişimine destek sunuyoruz. Ülkemizin tarım ve gıda sektöründe ihtisaslaşmış ilk teknoparkı Mersin Agropark’ı kurarak gıda ve tarım teknolojilerinde yeni girişimlerin filizlenmesini hızlandırıyoruz. TÜBİTAK akademi, bilim insanı ve özel sektör AR-GE destek programları kapsamında, son 22 yılda gıda alanında yürütülen 3 bin 102 projeye ve bu alanda araştırma gerçekleştiren bin 643 bilim insanı ve gencimize 11,8 milyar lira destek sunduk. Türkiye’nin en büyük Avrupa Birliği destekli gıda AR-GE ve inovasyon projesi ‘INNOFOOD’ ile gıda ve içecek sektöründe yer alan tüm paydaşları kapsayacak, iletişim ağı ve kümelenme platformu Türkiye Gıda İnovasyon Platformunu (TÜGİP) kurduk.”

YEREL KALKINMA HAMLESİ
Gıda sanayisini AR-GE ve inovasyonla buluştururken Türkiye’nin lezzetlerinin kıymetli bir hazineye dönüştürdüklerinin altını çizen Kacır, “Yerel ve geleneksel değerlerimizi yenilik ve teknolojiyle buluşturmayı önceleyen ‘Yerel Kalkınma Hamlesi’ vizyonumuz doğrultusunda, gıda ve gastronomi sektörüne yönelik kalkınma ajansları eliyle yürütülen 680 projeye 3,2 milyar liralık destek olduk ve yararlanıcıların eş finansmanı ile birlikte 5 milyar liralık yatırım hacmi oluşturduk. Topraklarımızın bereketini, mutfak kültürümüzün birikimini, çeşitliliğini ve zenginliğini ‘Anadoludakiler’ projesi ile gün yüzüne çıkardık.” diye konuştu.

OSMANİYE YER FISTIĞI İLE BİNGÖL BALINA AB COĞRAFİ İŞARETİ
Bakan Kacır, Türkiye’nin dört bir yanında, yerel lezzetleri coğrafi işaretle tescilleyerek hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruma altına aldıklarını belirtti ve bugün itibarıyla tescilli 1600 coğrafi işaret ve geleneksel ürüne sahip olunduğunu söyledi. Bugün iki coğrafi işaretli ürünün daha tescillendiği dile getiren Kacır şunları söyledi:
“Osmaniye yer fıstığı ve Bingöl balının da Avrupa Birliği coğrafi işareti almasının mutluluğunu yaşıyoruz, hayırlı uğurlu olsun. Özellikle son dönemde coğrafi işaret tescilli ürünlerimizin uluslararası tanınırlığını ve ekonomik değere dönüşmesini hızlandırabilmek, güçlendirebilmek adına Avrupa Birliği coğrafi işaret tescillerinde bir atak yaptık ve bu sayede 23 ürünümüzün Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili almasını sağladık. Bu listeyi büyütmeye, genişletmeye ve bu listeye dahil olan tüm ürünlerimizi muhafaza etmeye ve onlardan daha fazla ekonomik değer üretebilmek adına sizlerin, girişimcilerin, yatırımcıların yanında olmaya devam edeceğiz. Bizler yerel ürünlerimizin tescilinden üretimine, markalaşmasından pazarlamasına kadar tüm süreçler için desteklerimizi sunmaya ve iktisadi değerlerini yükseltmeye devam edeceğiz.”

ÇOK KATMANLI ETKİ
Fuarın gıda, teknoloji ve ihracatı buluşturduğu için çok kıymetli bulduğunu ifade eden Kacır, “Zengin ve kaliteli ürünlerimizi daha geniş kitlelere tanıtma fırsatı sağlayan, sektörde gerçekleşecek yeni iş birliklerine de zemin hazırlayan organizasyona gösterilen teveccühün yüksek olmasını diliyorum. İnanıyorum ki işlenmiş gıda, içecek, şekerleme, gıda katkı maddeleri, gıda işleme ve ambalaj endüstrisi dahil gıda sanayisinin tüm paydaşlarının katılımıyla gerçekleşen bu fuar geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da ülkemizin üretim odaklı büyümesinde çok katmanlı bir etki oluşturacak.” diye konuştu.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

TÜRKİYE’NİN UZAYDAKİ GARANTİSİ TÜRKSAT 6A

ABD Florida | Genç gazeteciler

Haberler

on

Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu Türksat 6A, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla SpaceX firmasının ABD’nin Florida Eyaleti’nde bulunan Cape Canaveral’deki SpaceX’in fırlatma merkezinden Falcon 9 roketi ile dün gece uzaya fırlatıldı. Bakan Uraloğlu, uydunun fırlatılmasının ardından yaptığı açıklamada Türksat 6A’nın roketten ayrılmasından sonra ilk sinyalin planlandığı gibi 67. dakikada alındığını bildirdi. Türksat 6A’yı bu yıl sonuna kadar hizmete almayı planladıklarını ifade eden Uraloğlu, “Türksat 6 ile teknolojimiz bir üst seviyeye çıkmıştır ve Türkiye dünya ligindeki yerini almıştır. Türksat 6A ile uzay vatanımıza ve ülkemizin uzaydaki yörünge haklarına sahip çıkacağız” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ilk yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A’nın başarı ile fırlatıldığını ve yörüngesine doğru yolculuğunu sürdürdüğünü söyledi. Türkiye’nin kendi uydusunu üreten 11 ülkeden birisi olarak dünya liginde yerini aldığının ifade eden Bakan Uraloğlu, “Uydumuzu başarı ile uzaya gönderdik ve fırlatmanın ardından planlandığı gibi ilk sinyalimizi 67. dakikada aldık. Uydumuz buradan sonra 35 bin 786 kilometre uzaklıktaki, 42 derece doğu boylamındaki yörüngesine doğru yolculuğuna devam ediyor. Yörüngesine ulaştıktan sonra 1 aylık bir test süreci olacak ve bu senenin sonunda da tam anlamıyla İnşallah hizmete almayı planlıyoruz.” dedi.

Türkiye’nin 70’lerini, 80’lerini, 90’larını bilen birisi olarak bugünlere gelmiş olmanın önemli olduğunu vurgulayan Uraloğlu, “Bunları yapabileceğimize kimse bizi inandırmamıştı. Çok şükür Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye’nin neler yapabileceğine hep beraber şahitlik ediyoruz. Rahmetli Turgut Özal’ın 1994 yılında fikir iradesi ile başlayan yolculuğumuzda 2024 yılında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kendi uydusunu uzaya göndermiş olmanın gururunu, mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Bugünlere gelmemizde emeği olan eski bakanlarımıza, bütün çalışma arkadaşlarımıza, hasılı emeği olan herkese çok teşekkür ediyorum. Allah inşallah bize daha iyisini yapmayı nasip eylesin.” diye konuştu.

“TÜRKSAT 6A Uydusu İle Uzay Vatanımıza Ve Ülkemizin Uzaydaki Yörünge Haklarına Sahip Çıkacağız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle resmi olarak 10 yıl önce başlayan, yaklaşık 5 yıldır da üretim süreçleri gerçekleştirilen TÜRKSAT 6A uydusu ile Uzay Vatan’a ve Ülkemizin uzaydaki yörünge haklarına sahip çıkacaklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, “Uzayda sivil ve askeri haberleşme ihtiyaçlarını karşılayan 5 aktif uydumuz vardı. Hem bizim hem de dünyadaki yüzde 40’a varan 3,5 milyar insanın ihtiyacını karşılayabilen bu uydularımıza Türksat 6A’yı da ekledik. Şimdi kapsama alanımız 5 milyara çıkacak. Hindistan’ın tamamı Endonezya, Malezya ve Tayland’ı da kapsayacağız. Böylece ulaştığımız nüfusu yüzde 65’e çıkarmış olacağız.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKSAT 6A, Sadece Bir Uzay Teknolojisi Değildir. Bu Esasında Bütün Sanayinin Ve Teknolojinin De Uydusudur”

TÜRKSAT 6A’nın yüzde 81’in üzerindeki bir yerlilik oranıyla üretildiğinin altını çizen Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kendimizi çok çok daha güvende hissederek Uzay Vatanımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çünkü Türksat 6A’yı yerli yazılımımızla ürettik. Bu uydumuz ile daha kaliteli ve daha hızlı bir haberleşme imkanına kavuştuk. İHA ve SİHA’larımızın yönetilmesi, operasyonları, dünyaya pazarlanması ve haberleşme hizmetinin TÜRKSAT 6A ve 5B ile verilebilecek olması bizim için çok kıymetli. TÜRKSAT 6A, sadece bir uzay teknolojisi değildir. Bu esasında bütün sanayinin ve teknolojinin de uydusudur. Teknolojimiz bir üst seviyeye çıkmıştır ve dünya ligindeki yerini almıştır. Bu şekilde de İnşallah ülkemize daha farklı alanlarda da hizmet etmenin vesilesi olacaktır.”

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA DEVİNDEN TÜRKİYE’YE YATIRIM KARARI

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

Haberler

on

Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında, BYD’nin Türkiye’de yatırım yapmasına yönelik anlaşma imzalandı.

Çinli otomotiv deviyle imzalar Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve BYD Yönetim Kurulu Başkanı Wang Chuanfu tarafından atıldı. Yapılan anlaşma çerçevesinde, BYD’nin Türkiye’de yaklaşık 1 milyar dolar yatırımla, yıllık 150.000 araç kapasiteli elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil üretim tesisi ile sürdürülebilir mobilite teknolojilerine yönelik Ar-Ge merkezi kurması öngörülüyor. 2026 sonunda üretime başlaması hedeflenen tesiste 5.000 kişiye kadar doğrudan istihdam sağlanması planlanıyor.

TÜRKİYE KÜRESEL YATIRIMLAR İÇİN CAZİBE MERKEZİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yaptığı açıklamada “Elektrikli araç ve batarya teknolojilerinde lider küresel marka BYD’nin ülkemize yatırım kararı almasından memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım kararı, Aralık ayında Çin’e yaptığımız ve BYD’nin 110.000 mühendisiyle günde 32 patent ürettiğine bizzat tanık olduğumuz ziyaretten bu yana uzun süredir devam eden görüşme ve istişarelerin ürünüdür. Yeni teknolojileri ve Ar-Ge’yi Türkiye’ye getirme çabalarımız, ülkemizin yalnızca uluslararası yatırımlar için bir merkez değil, aynı zamanda bir inovasyon ve ileri yeşil teknoloji merkezi olma potansiyelini de vurgulamaktadır. Yeni nesil araçların yüksek yerli katma değerle üretimine yönelik bu yatırım, otomotiv sektörümüze güç katacak. Avrupa’nın en büyük üçüncü otomobil üreticisi olan Türkiye’de, 35 milyar doların üzerinde yıllık tutar ile ihracatın lider sektörü olan otomotiv sektöründe yeni nesil ve çevre dostu elektrikli araçlara yönelik dönüşümü öncelikli bir hedef olarak görüyoruz. Bu kapsamda milli markamız Togg, ülkemiz için öncü bir adım olmuştur. Ülkemizde üretim yapmakta olan diğer markaların da elektrikli araçlara yönelik yatırımları bakanlığımızca desteklenmektedir. Elektrikli araçların yaygınlaşmasını destekleyici önemli unsurlardan biri olan şarj istasyonlarının tüm şehirlerimizde hızla yaygınlaşmasını sağladık. Türkiye, yeni yatırımlarla otomotiv sektöründe dönüşümün lider ülkesi olacak.” dedi.

Türk otomotiv sanayi için tarihi bir güne şahitlik ettiklerini belirten Kacır, şunları söyledi: “Otomotiv sektöründe sekizi küresel marka olmak üzere on üç marka üretim yapıyor. 2002 yılında toplam 300 bin araca yakın olan üretimimiz, geçtiğimiz yıl 1 milyon 400 bini aştı. Mevcut üreticilerimizin kapasite artışlarını her daim destekledik. Bunun yanında, ülkemize yeni marka yatırımları çekmek için de gayretlerimizi artırdık. BYD’nin yatırım kararı, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz yatırımcı dostu politikaların ve yatırımlara sunduğumuz desteklerin sonucudur. Türkiye, yatırımcılar için Gümrük Birliği yoluyla Avrupa pazarına ve yirmi üç ülkeyle imzalamış olduğu serbest ticaret anlaşmalarıyla pek çok ihracat pazarına erişim kapısıdır. Türkiye’ye güvenen ve yatırım yapanlar kazanmaya devam edecektir.”

TÜRKİYE’NİN EŞSİZ AVANTAJLARI İLE AVRUPA’YA ULAŞILACAK

Halihazırda yılda 3 milyondan fazla otomobil üreten ve elektrikli araç satışlarında dünya lideri olan BYD tarafından Türkiye’nin tercih edilmesine ilişkin yapılan açıklamada, “Türkiye’nin gelişen teknoloji ekosistemi, güçlü tedarikçi tabanı, olağanüstü konumu ve nitelikli iş gücü gibi sahip olduğu eşsiz avantajlar sayesinde, BYD’nin bu yeni üretim tesisine yaptığı yatırım, markanın yerel üretim yeteneklerini daha da geliştirmekte ve lojistik verimliliği artıracaktır. Bölgede yeni enerji araçlarına yönelik artan talebi karşılayarak Avrupa’daki tüketicilere ulaşmayı hedefliyoruz.” denildi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA3 gün önce

GIDA SANAYİSİNDE 246 BİN İSTİHDAMIN ÖNÜNÜ AÇTIK

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, gıda sanayisini çok yönlü desteklediklerini belirterek “2002’den bugüne gıda ürünleri imalatına yönelik olarak...

DÜNYA7 gün önce

TÜRKİYE’NİN UZAYDAKİ GARANTİSİ TÜRKSAT 6A

ABD Florida | Genç gazeteciler

DÜNYA1 hafta önce

DÜNYA DEVİNDEN TÜRKİYE’YE YATIRIM KARARI

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

DÜNYA1 hafta önce

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve İletişim Fakültesi Mezuniyet Törenine katıldı

YENİ ANAYASA İLE TÜRKİYE YÜZYILI’NI ADALETİN, HAKKANİYETİN YÜZYILI YAPACAĞIZ

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü 24’üncü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katıldı

Kazakistan

DÜNYA2 hafta önce

DIŞ TİCARETE DENİZ YOLU DAMGASI

Türkiye Denizcilik Zirvesi İstanbul

DÜNYA2 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Al-Suud’u kabul etti

“Türkiye’ye Hoş Geldiniz”

DÜNYA2 hafta önce

Türk Hava Yolları, Skytrax Ödülleri’nde Dokuzuncu Kez ‘’Avrupa’nın En İyi Havayolu’’ Seçildi

Dünyanın en fazla ülkesine uçan hava yolu Türk Hava Yolları

DÜNYA3 hafta önce

İSTANBUL İLK 5 AYDA TURİZMDE TÜM YILLARIN REKORUNU KIRDI

Dünya turizminin göz bebeği İstanbul

DÜNYA3 hafta önce

Bakan Mahinur Özdemir Göktaş ,” Bilim Kurulu Komisyonlar Toplantısı”nda Konuştu

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Bakanlık bünyesindeki Bilim Kurulundan temel beklentilerinin aile yapısının güçlendirilmesi, kadın refahının artırılması,...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish