Bizimle iletişime geçin

DÜNYA

Kazakistan Halk Asamblesi’nin 29. oturumu gerçekleştirildi

Haberler

on

Kazakistan Halk Asamblesi’nin 29. oturumu, «30 yıllık barış, birlik ve uyum» konu eden Kazakistan Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı – Elbaşı Sayın Nursultan NAZARBAYEV başkanlığında gerçekleştirildi.

Kazakistan Kurucu Cumhurbaşkanı-Elbaşı Nursultan Nazarbayev başkanlığında 28 Nisan 2021 tarihinde gerçekleşen Kazakistan Halk Asamblesi’nin 29. Oturumu’na, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev, Başbakan Askar Mamin, Kazakistan Hükümeti ve Halk Asamblesi üyeleri dahil 500’den fazla kişi katıldı.

Oturumun açılış konuşmasını yapan Nursultan Nazarbayev, Kazakistan’da barış ve uyum formülünün bir yaşam biçimi haline geldiğini vurgulayarak «toplumun çeşitliliğini kendi avantajımıza çevirdik» dedi. Bunun Kazakistan’ın bir rekabet avantajı olduğunu ifade eden Nazarbayev, ülkedeki etnik gruplar arası ilişki modelinin önde gelen uluslararası hukuk standartına dayanmakta olduğunu belirtti.Elbaşı oturum sırasında sosyal uyumu ve ulusal birliği daha da güçlendirmek için Asamble’nin özel görevlerini ve önemini vurguladı.Bununla bağlı,

Nursultan Nazarbayev: «Önümüzdeki yıllarda yeni devlet politikası ve yeni ulusal kimlik beş ilkelere göre inşa edilmelidir:Birincisi, güvene dayalı, devlet ve vatandaşlar arasındaki etkileşime dayalı Kazakistan vatanseverliği ilkesi. «Sivil vatanseverlik, bireyler, kamu dernek ve kurumları, sivil toplum ve yerel yönetim arasındaki yatay etkileşimin temelidir.»İkinci ilke ise sivil eşitliktir. Vatandaşlar için fırsat eşitliğine ve kanun önünde eşitliğe dayanmalıdır. Bu görevlerin yerine getirilmesi için bir araç olarak «sorumlu devlet, sorumlu toplum, sorumlu birey» formülünün kullanılması gerekmektedir.Üçüncü ilke, Kazak dilinin birleştirici rolüdür. Bugün Kazaklar, ülke nüfusunun %70’inden fazlasını oluşturmaktadır. Bu, dünyadaki tüm ülkeler ve ülkemiz için doğal bir süreçtir. Kazak dilini öğrenme ve anlama arzusu çok iyi ve bu isteği her yerde desteklemeli ve teşvik etmeliyiz. Kazakistan Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Kazakistan Halk Asamblesi’ne bu konuda özel bir role sahip» dedi.Dördüncü ilke, Kazakistan’da kültürlerarası ilkeyle dayanan çeşitlilik birliğidir. «Bu, bugün küresel bir trenddir. Bu, farklı etnik gruplar arasındaki çıkarların ve olumlu etkileşimlerin önce geldiği anlamına gelir. Ortak ilgi alanları nelerdir? Ülkemizin zengin olmasını istiyoruz ki her aile zengin olsun. Hepimiz başarılı olmak, bir yuvaya sahip olmak, bir iş sahibi olmak, iyi bir eğitim almak ve iyi eğitim almak istiyoruz. Bu insanlığın bir dizi temel ihtiyacıdır. Bu ortak çıkarlar doğrultusunda ülkeyi güçlendirmek ve zenginliğini geliştirmek, bu ülkenin korunması gibi ortak hedefleri geliştirmek oldukça önemlidir» dedi.Beşinci ilke, milletin modernleşmesidir. Kazakistan halkının eğitim, çalışkanlık, profesyonellik, disiplin, sorumluluk, dürüstlük, adalet gibi niteliklerin geliştirilmesinden oluşur.Elbaşı ayrıca, Kazakistan nüfusunun 2,5 milyon kişiye arttığını, bağımsızlık yıllarında nüfus gelirinin dokuz kat arttığını, günümüzde ülke nüfusunun 19 milyona yaklaştığını ve 2025 yılına kadar 20 milyona ulaşmasının hedeflenildiğini beyan etti. Bununla baraber ortalama yaşam süresinin 60-67 yaştan 73,5 yaşa çıktığını ve bunun tüm Kazakistan için büyük bir başarı olduğunu belirtti.2019 yılında alınan kararın doğru bir karar olduğunu belirten Nazarbayev, kendisi için görevini devretme kararının ciddi bir adım olduğunu kaydetti.Kazakistan Halk Asamblesi üyelerine vermiş oldukları emek ve desteklerinden dolayı teşekkürlerini sunan Nazarbayev, ömür boyu Asamble’yi yönetmeye yasal hakkı olduğunu, ancak ülkedeki iktidarın tek ellerde olması gerektiğini ve bu nedenle Başkanlık görevini Cumhurbaşkanı Kassym-Jomart Tokayev’e devretmeye karar verdiğini duyurdu.

Buna karşılık Kazakitan Cumhurbaşkanı Kassym-Jomart Tokayev, Nursultan Nazarbayev’e «Kazakistan Halk Asamblesi Onursal Başkanı» olmasını önerdi. Devlet Başkanı ayrıca, bağımsızlığımızın 30. yıldönümü vesilesiyle, Asamblenin halkın isteklerini yerine getirmeyi amaçlayan belirli projelerin uygulanmasına özel önem vermesi gerektiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Kassym-Jomart Tokayev, sözlerinin sonunda «Ortak çalışmamızın yol haritası ve ana yönü bu olmalıdır. Birlik ve beraberlik sayesinde çağdaş bir ulus olarak tarihî hedeflerimize ulaşacağız» dedi.Online formatta yapılan Kazakistan Halk Asamblesi’nin 29. Oturumu «30 yıllık barış, birlik ve uyum» başlığı altında gerçekleşti.

DÜNYA

Azerbaycan Milli Günü Ankara’da kutlandı

Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi

Haberler

on

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad MEMMEDOV, 1991’de bağımsızlığını kazanan Azerbaycan’a en yakın devletin Türkiye olduğunu ve iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik, ticari ve askeri ilişkilerin en üst düzeye ulaştığını söyledi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “Türk dünyasının yeni bir merkez olarak oluşmaya başladığını, Türk dünyasının dünya barışına katkı sağlayacak önemli unsurlardan biri olduğunun altını çizdiklerini söyledi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Azerbaycan Bağımsızlık ve Silahlı Kuvvetler Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte Türkiye’yi temsil etti.

Azerbaycan Bağımsızlık ve Silahlı Kuvvetlar Günü kutlamasına Ankara’da elçilikleri bulunan ülkelerden Büyükelçiler, Askeri Ataşeler, Elçilik görevlileri ve seçkin bir davetli topluluğu katıldı.

Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezindeki Bağımsızlık ve Silahlı Kuvvetler Günü kutlamasına Azerbaycan Büyükelçisi Reşad MEMMEDOV ev sahipliği yaptı.

Azerbaycan Bağımsızlık ve Silahlı Kuvvetler Günü kutlaması iki ülkenin Milli marşlarının seslendirilmesiyle başladı.

İki ülkenin Milli marşlarının seslendirilmesinin akabinde kürsüye önce Azerbaycan Büyükelçisi Reşad MEMMEDOV geldi.

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad Memmedov, konuşmasında, tarihlerinin en zor dönemlerinde iki ülke halklarının birbirlerine desteğini esirgemediğinin altını çizdi.

Reşad MEMMEDOV, Çanakkale Savaşı’nda Azerbaycanlıların Türk kardeşleriyle omuz omuza düşmana karşı savaştıklarını ve Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’yü işgalden kurtarmasının buna örnek olduğunu söyledi.

Haydar Aliyev’in, Azerbaycan’ın bir gün bağımsızlığına kavuşacağı düşüncesiyle attığı ileri görüşlü adımların Azerbaycan halkının milli kimliğinin güçlenmesine ve 20’inci yüzyılın sonlarına doğru bağımsızlık için ayağa kalkmasına yol açtığına vurgu yapan Reşad Memmedov, 1991’de Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazandıktan sonra halkın çağrısıyla iktidara gelen Haydar Aliyev’in bir yandan Ermenistan’ın askeri işgaliyle karşı karşıya kalan, diğer yandan da ekonomik sorunlar yaşayan Azerbaycan’ın kurtarıcısı olduğunu söyledi.

1991’de bağımsızlığını kazanan Azerbaycan’a en yakın devletin Türkiye olduğunu ve iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik, ticari ve askeri ilişkilerin en üst düzeye ulaştığını ifade eden MEMMEDOV, bağımsızlığının ilk yıllarında ekonomik zorluklarla karşı karşıya olan Azerbaycan’a destek adı altında en fazla yatırımı Türkiye’nin yaptığına dikkat çekti.

Güçlerinin ve birliklerinden geldiği ilkesinden hareketle Azerbaycan’ın şu anda Türkiye’ye en çok yatırım yapan ülke konumunda olduğunu belirten Reşad Memmedov, 2020 yılında başlayan ve 44 gün süren Karabağ Savaşı’nda Türkiye’nin siyasi ve manevi desteğini hisseden Azerbaycan’ın, bu güvenle işgal altındaki topraklarını kurtardığını da sözlerine ekledi.

Azerbaycan Büyükelçisi Reşad MEMMEDOV’un konuşmasının hemen akabinde kürsüye TBMM Başkanı Numan KURTULMUŞ geldi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan Bağımsızlık ve Silahlı Kuvvetler Günü’nün yıldönümünde öncelikle Azerbaycan Bağımsızlık ve Silahlı Kuvvetler Günü’nü kutlayarak konuşmasına başladı.

Dünyanın içinden geçtiği sürece işaret eden TBMM Başkanı Numan KURTULMUŞ, çok kutuplu bir dünyanın kurulmasının muhtemel ve mukadder olduğu bir dönemin başında olduklarını belirtti.

Gelecek dönemde dünyada, dengeleri köklü bir şekilde etkileyecek yeni güç merkezlerinin ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğunun altını çizen Kurtulmuş, bu süreçte Türk dünyasının birliğinin önemli olduğunu kaydetti.

Numan KURTULMUŞ, Orta Asya’dan başlayarak Anadolu’dan Balkanlar’a kadar uzanan coğrafyada TURKUAZ YAY adı verilen dünyanın en stratejik, her bakımdan en önemli bölgesinde; nüfusu 300 milyona yaklaşan, yer altı ve yer üstü kaynakları ve stratejik konumuyla dünyanın en değerli bölgesinde bulunan Türk devletleriyle Türk milletinin dünyada yeni bir denge unsuru olarak ortaya çıkmasının kaçınılmaz olabileceğini söyledi.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, daha sonra sözlerine şu şekilde devam etti. “Çok açık bir şekilde ifade etmek isterim ki, Türk dünyasının yeni bir merkez olarak oluşmaya başladığını görüyoruz. Bu anlamda Türk dünyasının gelişmesinin, dünya barışına katkı sağlayacak önemli gelişmelerden biri olduğunun da altını çizmek istiyoruz. Özellikle Türk Devletleri Teşkilatı, parlamenter düzeyde ise Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi üzerinden organizasyonları genişleten, her alanda ilişkilerini geliştirmek iradesine sahip olan Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkelerin bu anlamdaki çabalarını takdirle karşılıyoruz.”

Numan KURTULMUŞ, Azerbaycan ile Türkiye’nin, Türk dünyasının gelişmesi ve kalkınması sürecinde en önemli aktörler olarak yer alacağını vurgulayarak iki ülke arasında özellikle son yıllarda gelişmekte olan güzel ilişkilerin Türk devletlerine örnek teşkil edeceğini de kaydetti.

Özelikle son dönemde Azerbaycan’ın kaydettiği tarihi başarıları takdirle takip etiklerini hatırlatan Kurtulmuş, Azerbaycan’ın bu başarılarının devam ermesini dilediklerini ifade etti.

Konuşmasında, Azerbaycan’ın 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı’nda elde ettiği zafere değinen Kurtulmuş bu tarihi başarıyı bugün de alkışladıklarını belirterek şöyle konuştu: “Hiç şüphesiz bu başarının oluşmasında, haklı bir davaya sahip olmanın verdiği cesaret ve azim söz konusu olduğu gibi, Anadolu’daki kardeşlerinin, yani Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da son derece kararlı desteğinin tarihi bir önemi vardır. İlk andan itibaren, hiç tereddüt etmeden bu haklı davada Azerbaycan’a destek verilmiş, her platformda bu davanın sonuna kadar arkasında durulmuş ve 44 gün gibi kısa bir süre içerisinde, en zor meselelerden birisi olarak görülen, hele Kafkasya bölgesinin en zor problemi olarak telakki edilen Karabağ’ın işgalden kurtarılması sağlanmıştır. Şimdi azatlığını kurtarmış olan Karabağ’ın bundan sonra abat olduğu dönem başlamış ve en kısa zamanda Karabağ’ın güçlü bir şekilde ayağa kalkması temin edilecek bir çabanın içine girilmiştir.”

Numan Kurtulmuş, Azerbaycan ve Türkiye arasındaki ilişkilerin, uluslararası ilişkilere örnek teşkil edecek şekilde, fevkalade güçlü olduğunu ifade ederek bu ilişkilerin, stratejik ortaklık seviyesinin de üstüne çıktığını, kardeşlik duygularının tamamen hakim olduğunu, akılcı adımlarla bu ilişkilerin kuvvetlendirildiği bir döneme girildiğinin de altını çizdi.

Kurtulmuş, Türkiye ve Azerbaycan’ın eş zamanlı olarak, imkan ve fırsatlarını en iyi şekilde değerlendirmenin kararlılığı ve azmi içinde olduğunu söyleyerek

bu kararlılık ve azimin çok güzel sonuçları doğuracağını, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki bu kuvvetli ilişkinin bir çekim merkezi oluşturarak Türk Devletleri Teşkilatının gelecek süreçte dünyanın en etkili, çok taraflı organizasyonlarından biri olmasını temin edeceğini ifade etti.

Kurtulmuş, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin her alanda çok daha ileriye gidebilmesi için bütün güçleriyle mücadele edeceklerini belirterek “Ekonomik, siyasi, askeri ve her alanda ilişkilerin sürdürüleceği, artırılacağı gibi en az bunlar kadar önemli olan halklar arasındaki köprülerin de kuvvetlendirilmesinin gerektiği bir dönemdeyiz. Bunun için eğitim, bilim, kültür, spor ve her alanda güçlü bir ilişkiyi sürdürmek, ortak çabalarımızı çok daha ileri götürmek mecburiyetindeyiz.” şeklinde konuştu.

TBMM Başkanı Numan KURTULMUŞ. Azerbaycan ve Türkiye halkları arasındaki güçlü bağlara da dikkat çekerek, sözlerine şu şekilde devam etti. “Allah dostluğumuzu, kardeşliğimizi, birliğimizi daim kılsın. Hep beraber daha güçlü bir şekilde bu birliği, kardeşliği ileriye götürmek, evlatlarımıza çok daha güçlü bir Türkiye’yi ve Azerbaycan’ı hazırlamak bizlerin vazifesidir. Milli günü dolayısıyla Azerbaycanlı kardeşlerimizi tebrik ediyorum. Azerbaycan’ın milli gününün Türk milleti için hayırlı olmasını diliyorum.”

Konuşmaların ardından Azerbaycan’ın bağımsızlığına uzanan süreci konu alan bir video gösterildi.

Konuşmaların ve video gösterisinin akabinde Azerbaycan Halk Dansları Topluluğu ve Azerbaycanlı sanatçılar, Azeri gösteri sanatı, folklor ve müziğinin en güzel örneklerini sahnede sergilediler.

Metin ASLIM

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

AI TOMORROW SUMMIT 2024

“Milli Teknoloji Hamlesi”

Haberler

on

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yapay zekanın dönüştürdüğü sektörlerin her birinde Türkiye için eşsiz fırsat pencereleri olduğunu belirterek, “Yapay zeka adeta internet gibi çok büyük bir devrim yaratarak gelişen veri işleme kapasitesiyle ve artan işlemci gücüyle insan performansını dahi aşan uygulamaları beraberinde getiriyor. Türkiye olarak bu sürecin dışında kalamayız. Tüm alanlarda ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ vizyonuyla Türkiye’nin kritik teknolojileri yerli ve milli olarak geliştirmesi iddiası taşıyan işleri, hayata geçirmek zorunda.” dedi.

Bakan Kacır, “Gelecekteyiz” sloganıyla bu yıl 6’ncısı Ankara Bilkent Hotel ve Konferans Merkezi’nde düzenlenen AI Tomorrow Summit 2024’te yaptığı konuşmada, Türkiye’nin “Milli Teknoloji Hamlesi” yolculuğunda girişimciler ve sivil toplum aktörlerinin kendileri için değerli olduğunu söyledi. Bu yolculukta elde ettikleri tüm kazanımları, Türkiye’nin girişimci gücüne borçlu olduklarının altını çizen Kacır, siyaset kurumunun, kamu yönetiminin en öncelikli misyonunun, Türkiye’nin girişimcilerinin önündeki engelleri kaldırmak ve onların hızlanmasını sağlamak olduğunu ve her adımlarını bu inançla attıklarını ifade etti.

Bakanlık olarak yürüttükleri tüm çalışmaları “Milli Teknoloji Hamlesi” başlığıyla yapılandırdıklarını vurgulayan Kacır konuşmasında şunları kaydetti:

TAM BAĞIMSIZLIK YOLCULUĞU: Milli Teknoloji Hamlesi, Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık yolculuğu. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yüksek teknoloji ürün ve sistemlerini kendi imkanlarıyla geliştirebilme ve nihayetinde rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilme, böylelikle teknolojik, ekonomik ve siyasi bağımsızlığını tahkim etme ve elde edilen ekonomik kazanımlar sayesinde toplumsal refahı artırma yolculuğu.

AR-GE’NİN ÖNCÜSÜ: Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 22 yıl boyunca atılan adımlar, kurulan dev AR-GE ve inovasyon ekosistemi ve bu ekosistem üzerinde yükselen yapılar sayesinde mümkün oldu. Bugün Türkiye’de 102 teknoparkımızda 10 bin 500’den fazla AR-GE yapan girişimler var. Türk özel sektörünün 1600’den fazla AR-GE ve tasarım merkezi var. AR-GE insan kaynağımız 272 bine erişti. Yüksek teknoloji ihracatımız 8 milyar dolara yaklaşıyor. Artık teknoloji seviyesi yüksek ürünleri rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilen Türkiye var. AR-GE harcamalarımız 2002’de binde 5 düzeyindeyken, İtalya ve İspanya’nın sahip olduğu seviyeye milli gelirimizin yüzde 1,3’ü düzeyine erişti.

GURUR DUYUYORUZ: Türkiye’de artık AR-GE’nin öncüsü Türk özel sektörü. 20 yıl öncesinde kısıtlı düzeyde gerçekleşen AR-GE faaliyetlerinin ancak yüzde 29’unu özel sektör gerçekleştirirken, bugün 22 yıl öncesine kıyasla 10 misline çıkan AR-GE faaliyetlerinin yüzde 60’tan fazlasını gerçekleştiren Türk özel sektörü olmasından gurur duyuyoruz. Türk sanayi AR-GE ve inovasyonun gücüyle dünyanın dört bir yanına ihracat yapıyor. Sanayi sektörlerimiz içinde yüksek teknolojili şirketler son 5 yılda diğer guruplardan ayrışıyor ve büyüme kaydediyor.

PARADİGMA DEĞİŞİMLERİ: Yatırımla, istihdamla, üretimle, ihracatla Türkiye’yi kritik teknolojilerde bağımsızlaştırmaya yönelik adımlar atmaya, nitelikli istihdamı güçlendirmeye, yüksek teknoloji ihracatını yükseltmeye ve katma değerli üretimi artırmaya dönük adımlar atmaya devam ediyoruz. Teknolojide paradigma değişimlerinin Türkiye için eşsiz fırsatlar sunduğunu değerlendiriyoruz. Yüksek teknoloji bir yarış ve yarışta yalnız değiliz.

DESTAN YAZIYOR: Bugün Türkiye’nin insansız hava araçları bütün dünyanın dikkatle takip ettiği, dostlarımızın gıptayla, hasımlarımızın endişeyle izlediği başarı hikayeleri ortaya koyuyorlar. Savaş paradigmasını değiştiriyorlar. Yeri geldiğinde insanlık yararına misyonlar üstleniyor ve dünyada insanların canlı yayında takip ettiği işler yapıyor. Bu paradigma değişimini yakalamamız sayesinde mümkün oldu. Teknolojide büyük bir kırılım ortaya çıktığını gördük ve başkalarından daha erken bir şekilde robot uçaklar diyebileceğimiz insansız hava araçlarına (İHA) yöneldik. Onların çok başarılı olduğu alanlarda rakiplerimizin üzerini takip etmek yerine, onların stratejilerini kopyalayıp yapıştırmak yerine, kendi özgün yol haritalarımızı, kendi fırsatlarımızı, güçlü yanlarımızı, aynı zamanda karşı karşıya olduğumuz kınamaları da dikkate alarak hayata geçirdik. Nihayetinde bu alanda dünyada bir numara olduk. Bugün Türk İHA’lara, Bayraktarlardan Anka’ya, Akıncı’dan Kızılelma’ya destan yazıyorlar.

FIRSAT PENCERELERİ: Yapay zekanın dönüştürdüğü sektörlerin her birinde Türkiye için eşsiz fırsat pencereleri var. Bunlardan bir tanesi otomotiv. Türkiye bir otomotiv ülkesi, 30 milyar dolardan fazla ihracat yapan pek çok global markanın üretim yaptığı bir ülke. TOGG Projesi’nde olduğu gibi kamu yönlendirmesiyle Türkiye’de yeni milli teknoloji inisiyatifleri başlatmayı sürdüreceğiz. Savunma sanayinde nasıl bir başarı hikayesini son 22 yılda ortaya koyduysak önümüzdeki yıllarda uzay teknolojilerinde de benzer başarıları Türkiye olarak yakalayacağız. Küresel uzay ekonomisinden yıldan yıla daha fazla pay alacağız. Halihazırda 600 milyar doları aşmış bir uzay ekonomisinden söz ediyoruz.

İLK ENSTİTÜ: Yapay zeka adeta internet gibi çok büyük bir devrim yaratarak gelişen veri işleme kapasitesiyle ve artan işlemci gücüyle insan performansını dahi aşan uygulamaları beraberinde getiriyor. Türkiye olarak bu sürecin dışında kalamayız. Tüm alanlarda ‘Milli Teknoloji Hamlesi’ vizyonuyla Türkiye’nin kritik teknolojileri yerli ve milli olarak geliştirmesi iddiası taşıyan işleri, hayata geçirmek zorunda. Türkiye’nin tüm yapay zeka araştırma ekosistemini bir araya getiren, katalizör ve köprü rolü üstlenen bir enstitü olmasına arzu ettik. Bu anlayışla sektörleri ve araştırma alanlarını yatay olarak kesen ve yükselen bir teknoloji alanına doğrudan odaklı olarak kurulan TÜBİTAK Yapay Zeka Enstitüsü bu alandaki ilk enstitümüz oldu.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

SARAYBOSNA İŞ FORUMU

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır | Bosna Hersek

Haberler

on

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin, askeri insansız hava araçlarının üretiminde dünya çapında lider ve bu teknolojide bir numara olduğunu belirterek, “Türk insansız hava araçları dünyadaki savunma paradigmasını değiştiriyor.” dedi.

Bakan Kacır, Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna’daki Parlamento Binası’nda 13’üncüsü düzenlenen Saraybosna İş Forumu’na (SBF) katıldı. SBF’nin Balkanlar’daki bölgesel ekonomik iş birliklerini konuşmak için fırsat sunduğunu aktaran Kacır, “Türkiye’nin, Balkanlar genelinde teknolojik ilerlemeyi, dijital büyümeyi, endüstriyel büyümeyi ve refahı teşvik etmek için deneyimlerimizi paylaşmaya ve bunlardan yararlanmaya tamamen kararlı olduğunu vurgulamak istiyorum. Balkanlar’da kalkınma ve istikrarın ekonomik ilerlemeyle el ele gitmesi gerektiğinin farkındayız. Bölge ile olan tarihi bağlarımız sebebiyle en bağlantılı ülkelerden biriyiz.” diye konuştu.

EKONOMİK ENTEGRASYON

Bosna Hersek’in ve Balkanlar’ın ekonomik anlamda kalkınmasını her zaman destekleyeceklerini anlatan Kacır, Türkiye’nin bölgedeki ekonomik entegrasyonun güçlü destekçisi olduğunu da ifade etti. Kacır, tüm uluslararası platformlarda sanayi ve teknoloji ile ekonomi alanındaki işbirliğinin teşvik edilmesinin herkese barış, istikrar ve refah getireceğini vurguladıklarını söyledi.

YÜKSEK TEKNOLOJİ VE İNOVASYON

“Ne yazık ki savaşlar, küresel salgınlar, iklim değişikliği, doğal afetler, gıda, su, enerji ve ham madde tedarik krizleri hayatımızı ve iş yapılarımızı bozdu.” diyen Kacır, “Hepimiz biliyoruz ki ticarette ve teknolojide çok tehlikeli bir korumacılık türü yükseliyor. Bu aksaklıklar, tedarik zincirlerini sürdürmek ve küresel ticaretin dayanıklılığını sürekli olarak test etmek için zorlayıcı olduğunu kanıtladı. Bu kritik dönemde, güçlü bir teknoloji ekosistemi inşa ederek Türkiye ekonomisini daha yüksek teknoloji ve inovasyon odaklı bir yola sokmak için zemin hazırladık.” ifadelerini kulandı.

HIZLI VE İSTİKRARLI BÜYÜYEN EKONOMİ

Türkiye’nin bugün 10 binin üzerinde teknoloji şirketine ev sahipliği yaptığını belirten Kacır, “102 teknoparkımız, 1600’den fazla AR-GE ve tasarım merkezimiz var. 272 bin AR-GE çalışanı, Türkiye’nin teknoloji ekosisteminin çekirdeğini oluşturuyor. Bu hızlı ve istikrarlı büyüyen ekosistem sayesinde yüksek teknolojili sektörler artık sanayi üretimimizde pozitif olarak öne çıkıyor.” dedi.

DÜNYA ÇAPINDA LİDER

Bakan Kacır, “Türkiye, askeri insansız hava araçlarının üretiminde dünya çapında lider, bu teknolojide bir numara olduğumuzu söylemekten gurur duyuyorum. Türk insansız hava araçları dünyadaki savunma paradigmasını değiştiriyor. Avrupa’da ticari araç, güneş paneli, beyaz eşya, demir-çelik ve çimento üretiminde ön plandayız. Türkiye, Avrupa’da bu ürünlerin ilk üç üreticisi arasında yer alıyor. Togg ile uzun yıllardır süregelen milli otomobilimiz hayalini gerçekleştirdik. Togg’ların tıpkı Türkiye’de olduğu gibi Balkanlar’ın panoramik yollarında seyrettiğini görmeyi canı gönülden temenni ediyorum.” şeklinde konuştu.

YEŞİL ENERJİYE ERİŞİM

Kacır, Türkiye ekonomisinin rekabet gücünü artıracak adımlar atarken, Türk imalat sanayinin yeşil ve dijital dönüşümünü hızlandırmaya devam ettiklerini belirten Kacır, “Avrupa Yeşil Mutabakatı ile ilgili gelişmeleri en başından beri yakından takip ediyoruz. Türk sanayisinin etkin bir şekilde karbonsuzlaşması için uluslararası finans kuruluşlarının yanı sıra yurt içi finans kuruluşlarıyla da projeler başlattık. Sektörümüzün gelecekteki ihtiyaçlara sorunsuz bir şekilde uyum sürecini sağlamak ve günümüz dünyasında rekabet gücünü korumak için kapsamlı bir teşvik sistemini yeniden yapılandırdık ve çeşitli finansman mekanizmalarını devreye aldık. Bu stratejileri, Dünya Bankası ile birlikte geliştirdiğimiz 450 milyon dolar değerindeki Türkiye Yeşil Sanayi Projesi gibi somut adımlarla hayata geçiriyoruz. Benzer şekilde, Dünya Bankasından sağlanan 300 milyon dolarlık fonla, planladığımız sanayileşmenin kalbi olan Organize Sanayi Bölgelerinin çevresel dönüşümü hedefleyen Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi’ni hayata geçiriyoruz. Sektörümüzün yeşil enerjiye erişimini kolaylaştıracak adımlar da atıyoruz.” dedi.

GÜNEŞ PANELİ ÜRETİMİ

Türkiye’nin güneş paneli üretiminde Avrupa’da birinci sırada yer aldığını söyleyen Kacır, “Yenilenebilir enerji yatırımları için sağladığımız teşviklerle bugün toplam kurulu gücümüzün yüzde 55’ini yenilenebilir enerji kaynakları oluşturmaktadır. Sadece kullanmıyoruz, aynı zamanda yeşil enerji ürünleri üretiyoruz. Tüm Balkanlar ile yeşil enerji alanında iş birliğine hazır ve istekliyiz. Yeşil büyümeye giden yol, Türkiye ve Balkan ülkelerinin gelecekte daha da yakın iş birliği içinde çalışmaları için önemli fırsatlar sunuyor.” diye konuştu.

START-UP EKOSİSTEMİ

Bakan Kacır, start-up ekosistemine sahip olmanın yeni teknolojiler konusunda başarılı olmak için fırsatlar sunduğunu ve bunun da stratejilerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.Türkiye’nin dört bir yanındaki genç girişimcilerin, kuluçka merkezleri ve hızlandırma programları ağıyla hayallerini girişime dönüştürdüğünü belirten Kacır, “Türk girişimleri küresel sahnede giderek daha fazla parlıyor ve Türk girişim ekosistemi ‘Avrupa teknolojisinin yıldızı’ olarak tanımlanıyor. Kısa bir süre önce, 2019’da Türkiye’nin Turcorn’u yoktu, şimdi gururla 7 Turcorn ile övünüyoruz. Fonlarımız start-uplara 1 milyar dolarının üzerinde yatırım yapılmasını sağladı. Bu programlarla 2030 yılına kadar ülkemizden 100 bin teknoloji girişimi ve 100 Turcorn çıkması en büyük hedeflerimizden biri. Teknolojik gelişme, herkes için geleceğin anahtarıdır.” dedi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA1 gün önce

Azerbaycan Milli Günü Ankara’da kutlandı

Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi

DÜNYA3 gün önce

AI TOMORROW SUMMIT 2024

"Milli Teknoloji Hamlesi”

DÜNYA5 gün önce

SARAYBOSNA İŞ FORUMU

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır | Bosna Hersek

DÜNYA1 hafta önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 19 Mayıs mesajı

19 Mayıs 1919

DÜNYA1 hafta önce

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş Meclis’te gençleri ağırladı

TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ, 81 İL, KKTC VE AZERBAYCAN’DAN GELEN GENÇLERİ MECLİS’TE AĞIRLADI

DÜNYA2 hafta önce

Türk Hava Yolları, Taş Tepeler Projesi ‘nin Ana Sponsoru Oldu

Küresel taşıyıcı, 2024 – 2029 yılları arasında Taş Tepeler Projesi’nin Ana Sponsoru ve Karşılama Merkezi ile Araştırma Merkezi’nin İsim Sponsorluğunu...

DÜNYA2 hafta önce

Türkiye Marka Zirvesi görkemli bir organizasyonla yapıldı

Uraw Cosmetic 8. Türkiye Marka Zirvesi

DÜNYA5 ay önce

MÜZEYYEN AYGÜN EMİR ÇAKA BEY SAFLARINA KATILDI.

Emir Çaka Bey Denizcilik İhtisas Üniversitesini Kalkındırma Vakfı

DÜNYA6 ay önce

Birleşik Arap Emirlikleri Milli Günü Ankara’da Kutlandı

Birleşik Arap Emirlikleri’nin “52’inci BİRLİK GÜNÜ” yıl dönümü Resepsiyonu, iki ülkenin milli marşlarının seslendirilmesi ile başladı.

DÜNYA1 sene önce

Türkiye-Kazakistan Dostluk Parkı açıldı

TBMM BAŞKANI ŞENTOP, KAZAKİSTAN MECLİS BAŞKANI KOŞANOV İLE BİRLİKTE, “TÜRKİYE-KAZAKİSTAN DOSTLUK PARKI”NIN AÇILIŞINI GERÇEKLEŞTİRDİ TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop,...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

seers cmp badge
tr_TRTurkish