Bizimle iletişime geçin

DÜNYA

KAYSERİ’YE AŞI ÇIKARMASI

Haberler

on

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank ile Milli Savunma Bakanı Akar, Kayseri’ye aşı çıkarması yaptı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen inaktif aşı adayı çalışmalarını yerinde inceleyen bakanlar, önemli mesajlar verdi.

Bakan Varank, insan denemelerindeki aşı adayının faz 2 sonuçlarının ay sonunda Sağlık Bakanlığı’na iletileceğini belirterek “Burada başarılı sonuçlar elde edilmesiyle birlikte faz 3 çalışması ve daha sonra da seri üretimiyle hem Türkiye’ye hem de dünyaya şifa olabilecek bir inaktif aşı adayımızı elde etmiş olacağız.” dedi.

Bakan Akar da, tüm vatandaşların aşılama konusunda bilinçli olması gerektiğinin altını çizerek “Aşı çalışmasının diğer bir özelliği de sadece savunma sanayisinde milli ve yerlilik değil, aynı zamanda tüm alanlarda ve tabii ki tıpta da millilik ve yerlilik üzerinde durmamız lazım.” diye konuştu.

Bakanlara ziyaretlerinde Vali Şehmus Günaydın, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Dere, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış ve AK Parti İl Başkanı Şaban Çopuroğlu eşlik etti.

FAZ 2’DE SONA DOĞRU

Bakanlar Varank ve Akar, ilk olarak yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen aşı adayının faz çalışmalarının yürütüldüğü Erciyes Üniversitesi’nde bulunan İyi Klinik Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni (İKUM) ziyaret etti. İKUM Müdürü Doç. Dr. Zafer Sezer, yürütülen çalışmalar hakkında iki bakana bilgi verdi.

YENİ AŞI MERKEZİ

Bakanlar, Aşı Araştırma ve Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi’ni de ziyaret etti. Rektör Prof. Dr. Mustafa Çalış ve Merkez Müdürü Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, yerli aşı adayı hakkında bakanlara bilgi verdi. Varank ve Akar ayrıca, Erciyes Üniversitesi yerleşkesinde inşaatı devam eden yeni aşı geliştirme merkezini inceledi.

DÜNYAYA ŞİFA OLACAK

Daha sonra açıklamalarda bulunan Bakan Varank, aşı adayının faz 2 çalışmaları ikinci doz aşılamaların yapıldığını belirterek “Faz 2 sonuçları bu ay sonu itibariyle Sağlık Bakanlığına iletilmiş olacak. Erciyes Üniversitesi ve Aykut hocamızın büyük bir gayretle geliştirdiği inaktif, Türkiye’nin yerli ve milli aşısının etkinliğini bir parça görmüş olacağız. Burada başarılı sonuçlar elde edilmesiyle birlikte de faz 3 çalışması ve daha sonra da seri üretimiyle hem Türkiye’ye hem de dünyaya şifa olabilecek bir inaktif aşı adayını elde etmiş olacağız.” dedi.

FAZ 3 İÇİN GÖNÜLLÜ İSTENECEK

Varank, salgınla mücadele etmenin en önemli yolunun aşı olduğunu vurgulayarak vatandaşların vakti geldiğinde, aşıya erişim sağladıklarında aşılarını olması gerektiğini kaydetti. Gönüllülerin, Türkiye’nin yerli ve milli aşısının geliştirilmesine destek olmak istemeleri durumunda Erciyes Üniversitesine başvurabileceklerini anlatan Varank, “Burada gönüllü aşı faaliyetlerine katılabilirler. Faz 2 çalışması tamamlandı ama faz 3 için gönüllüler istenecek. Hem Türkiye’deki bilim insanlarımızın hem alt yapımızın bu hastalıkta mücadelede yeterince güçlü olduğunu biliyoruz. Bu alana dönük de hem hükümetimiz hem hocalarımızla birlikte büyük bir gayret içerisinde çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

AŞI BİLİNCİ

Milli Savunma Bakanı Akar, Kovid-19’a karşı mücadelede aşının öneminin altını çizerek “Tüm vatandaşlarımızın bu konuda bilinçli olması lazım. Mücadeleyi, aşıyla başarılı bir şekilde götürebiliriz. Aşı çalışmasının diğer bir özelliği de sadece savunma sanayisinde milli ve yerlilik değil, aynı zamanda tüm alanlarda ve tabii ki tıpta da millilik ve yerlilik üzerinde durmamız lazım. Bu konuda bizim için gurur verici bir noktaya gelindiğini görüyoruz.” dedi.

MİLLİLİK VE YERLİLİK VURGUSU

Burada yapılan çalışmaların genç araştırmacılara da ilham vereceğini kaydeden Akar, “Burada çalışan çok genç arkadaşımız var. Arkadaşlarımızın gece gündüz burada çalıştıklarını öğrendik. Ayrıca dost ve kardeş ülkelerden de çalışmalara katılan doktorlarımızın olduğunu görmek memnuniyet verici. İnanıyorum ki millilik ve yerlilik konusu bütün alanlarda kendini gösterecek ve ülkemizin gelişmesine çok büyük katkılar sağlayacaktır.” diye konuştu.

YÜZDE 98’İ DOLU

Varank ve Akar, daha sonra Erciyes Teknopark’a giderek burada yapılan bilimsel çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Teknoparkta 255 Ar-Ge firması bulunduğu ve yüzde 98 doluluk oranıyla faaliyetlerin sürdüğü öğrenildi. Teknoparkın 2007-2020 yılları arasında 40 milyon dolarlık Ar-Ge ihracatı yaptığı ifade edildi.

MEKANİK KULUÇKA MERKEZİ

Bakanlara teknoparkta bulunan Mekanik Kuluçka Merkezinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı desteğiyle inşa edildiği bilgisi verildi. 8 hangardan oluşan kuluçka merkezinin birinci etabının Ekim 2020’de hizmete girdiği, 2 ayda yüzde 100 doluluk oranına ulaştığı kaydedildi. Mekanik Kuluçka Merkezinin 16 hangardan oluşacak ikinci etabının inşaatının Temmuz 2021’de tamamlanması ve hizmete sunulması planlanıyor.

YERLİ BİYOREAKTÖR

İki bakan daha sonra teknoparkta bulunan Valentis Biyoteknoloji firmasının biyoreaktör üretim tesisinde incelemelerde bulundu. Aşı, ilaç ve gıda üretiminde kullanılan biyoreaktörler, tamamen ithal ediliyor. İki bakana, firma tarafından geliştirilen ve 2 litre hacme sahip bir biyoreaktör tanıtıldı. Geçen yıl imal edilerek test çalışmalarına başlanılan biyoreaktörün, istenilen biyolojik malzemeleri başarıyla ürettiği bilgisi verildi.

300 LİTRELİK VERSİYONU TEST AŞAMASINDA

Projenin ikinci aşamasında 300 litre kapasiteli gerçek ölçekli bir biyoreaktör tasarımı gerçekleştirilerek üretimi tamamlandığı ve biyoreaktörün halen test ve iyileştirme çalışmalarına devam edildiği anlatıldı.

Bakanlar, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ı da ziyaret etti.

DÜNYA

Emine Erdoğan, Kadın ve Adalet Zirvesi’nin gala yemeğine katıldı

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından Anadolu Ajansının global iletişim ortaklığında düzenlenen “Kültürel Kodlar ve Kadın” temalı 5. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’nin gala yemeğine katılarak bir konuşma yaptı.

Bahariye Mevlevihanesi’nde düzenlenen programda konuşan Emine Erdoğan, tüm katılımcıları selamlayarak, yurt dışından gelen yabancı konuklara da “Hoş geldiniz” dedi.

Zirve vesilesiyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, KADEM’in farklı temalarla her yıl düzenlediği zirvelerin, kadınlara dair evrensel meseleleri mercek altına aldığını, kördüğüm hâline gelmiş sorunların çözümlerine işaret ettiğini söyledi.

KADEM’in bugüne kadar yaptığı çalışmalarla, büyük bir ihtiyacı karşıladığına değinen Emine Erdoğan, derneğin kadın çalışmaları alanındaki tek sesliliğe, kendi medeniyet ve inanç dünyalarından yaklaşımlarla güçlü bir cevap verdiğini, kadınların, ailenin, toplumun yanında durduğunu dile getirdi. Tüm KADEM ailesine teşekkür eden Emine Erdoğan, derneğin başarılı çalışmalarının devamını diledi.

“KADINI HAKİKATİNDEN KOPARARAK YENİDEN ŞEKİLLENDİRMEYE ÇALIŞAN BİR GÜNDEMİN İÇİNDEYİZ”

Kadınların tarih boyunca hep tartışma konusu olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya, her dönemde kadınlara dair yeni kodlar, yeni söylemler ve yeni roller üretmiştir. Buna rağmen kadınla erkeğin birbirini tamamladığı, fıtratın adalet terazisi olduğu bir dünya hâlâ kurulamadı. Maalesef, kadını hakikatinden kopararak yeniden şekillendirmeye çalışan bir gündemin içindeyiz. Kadınlar, sınırları her gün genişleyen popüler kültürün tahakkümü altında büyük mağduriyetler yaşıyorlar. Çünkü kadınlara vadedilen tüm hak, özgürlük ve başarıların ön koşulu öz kimliklerinden vazgeçmeleri. Kadınlar ötekileştirilmemek, sosyal hayattan dışlanmamak ya da işini kaybetmemek için bu koşulu kabul etmek zorunda kalıyorlar. O nedenle küreselleşmenin ve popüler kültürün, gözlerimizin önünde inşa ettiği yeni kodları, kılı kırk yararak irdelemeliyiz. Mesela, iş, teknoloji ve sanat dünyasına ait kültür kodlarının, kadınlarla ilgili neler söylediğine kulak kabartmalıyız.”

Modern dünyanın aileye yönelik tasarımının deşifre edilmesi gerektiğini belirten Emine Erdoğan, son zamanlarda öne çıkarılan rol modellere bakıldığında kadının bir özne olarak ailenin dışında, konumlandırıldığının görüldüğünü vurguladı.

Kadının emeği ev içinde kaldıysa, emeğinin de kendinin de görünmediğini dile getiren Emine Erdoğan, şunları söyledi: “İş yerlerinde kadın başarılı sayılırken, evdeki kadın hakir görülen bir konumda kalıyor. Evi ve işi arasında savrulan kadınların, ‘eşitlik’ adı altında sarf ettikleri insanüstü efor ve yaşadıkları çelişkiler göz ardı ediliyor. Benzer olarak annelik, kadının kendini gerçekleştirmesinin önündeki bir bariyer olarak sunuluyor. Evdeki kadının nesil yetiştiren, aile hayatını organize eden, her dakikası üretim ve sorumluluk dolu yaşamına tepeden bakılıyor. İşte tüm bunlar kadınları dar kalıplara mahkûm etmektir. Hayatın zenginliklerini, terazisini ve sunduğu seçenekleri yok etmektir.”

“KADINLARIMIZIN MEDENİYETİMİZ İÇİNDEKİ GÜÇLÜ VARLIĞINI HATIRLATMAMIZ GEREKİYOR”

Gerçek eşitlik ve özgürlüğün, kadınların fıtri hasletlerini korumalarına imkân sağlayacak ekosistemi oluşturmakla başladığını ifade eden Emine Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kadınların hayatın tüm alanlarında, kendi tabiatlarıyla var olmalarını sağladığımızda adalet ve denge ekseninde bir dünya zaten oluşacaktır. Hükûmetimiz bu anlayışla kadınların çalışma, sosyal ve eğitim hayatlarına yönelik reform niteliğinde iyileştirmeler yaptı. Kamusal yasakların kaldırılması da kadın meselelerinin en başta bir insan hakları mücadelesi ölçeğinde ele alınmasıyla başarıldı. Bu tecrübe, insanlık adına büyük bir kazanım olduğu gibi, evrensel bir referans noktasıdır. O nedenle bu başarılar sadece bizim gündemimiz olmamalı. El birliğiyle kadınlar adına kazandığımız hakları ve kadını örseleyen sistemlere karşı dik duruşumuzu tüm dünyaya anlatabilmemiz lazım. Zira bugün özgürlüğü sadece kendi değerleriyle tanımlayan dünyanın en medeni sayılan ülkelerinde bile kadınlar, ideolojik kıyımların kurbanı olabiliyorlar. Kamusal yasaklarla, mahalle baskısıyla, yaşamları görünmez prangalar içinde geçiyor.”

Emine Erdoğan, “Şu bir gerçek ki ana akım söylemler artık geçerliliğini yitirmiştir. Çözüm ise kadınların, hakikatlerinden koparılmadan var olabilecekleri reçeteler üretebilmektir. Dinimizin, kadın ve erkek arasında gözettiği, hassas dengeyi unutmayalım. Bizim inancımızda kadın ve erkek bir bütünün iki yarısıdır. Farklı fıtratlar ve farklı kabiliyetlerle hayatta yer alır, iş birliği içinde var olurlar. Dinimiz, kadınların ve erkeklerin, insan onuruna yaraşır hayatlar yaşamasının yollarını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu noktada bizim ödevimiz, bu prensipleri hayata aktarmaktır” dedi.

Dünyanın önemli bir dönemeçten geçtiğini vurgulayan Emine Erdoğan, ailenin DNA’sını bozmaya, kadını aileden koparmaya çalışanların çocuklar üzerinden çok çirkin hesaplar yaptığını dile getirdi.

Kadın hakları her konuşulduğunda cinsiyet kavramını belirsizleştiren küresel hareketin ortaya atıldığına dikkati çeken Emine Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bizler büyük bir dayanışma içinde, bu dayatmaları bertaraf edecek güçlü formüller üretmek zorundayız. En başta da kadınlarımızın kendi medeniyetimiz içindeki güçlü varlığını onlara hatırlatmamız gerekiyor. Cesareti, azmi, rikkati ve vakarıyla temayüz eden Anadolu kadını, zamanlar üstü bir rol modeldir. Topraklarımızdan geçen seyyahların tarihe bıraktığı kayıtlar, Anadolu kadınının yüzyıllar öncesinde dahi sergilediği liderliğin delilleridir. Hanım sultanların vakıf eserleri, medeniyetimizde kadınların topluma yön veren figürler olduğunu anlatır. Şifahaneler, imaretler, aşevleri, camiler ve külliyeler ile donattıkları şehirler kadının dönüştürücü gücünü gösterir. Anadolu medeniyetinde ve İslam medeniyetinde çok güçlü bir kadın tarihi var. Bu tarihin güncel söylemlerle gün yüzüne çıkarılmaması, gerçekten çok düşündürücü. Tarihimize ve medeniyetimize, mührünü vurmuş kadınların örnekliğini geleceğe aktaracak projelerin hayati olduğuna inanıyorum.”

Programa; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Azerbaycan Aile, Kadın ve Çocuk Sorunları Devlet Komitesi Başkanı Bahar Muradova, Tanzanya Toplumsal Gelişim, Toplumsal Cinsiyet, Kadın ve Özel Gruplar Bakanı Onesphoro Gwajima, Libya Sosyal İşler Bakanı Wafaa Abu Bakhr Mohamed Al Kilani’nin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve KADEM temsilcileri katıldı.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.

Haberler

on

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.Hediye edilen eserlerin arasında 3 dilde hazırlanan Abay, Üç Arıs, Oljas Süleymanov, Cengiz Aytmatov gibi prestij eserler de yer aldı.

Etkinliğe Kazakistan Yazarlar Birliği Başkanı Ulugbek Esdaulet, TÜRKSOY Kazakistan Ülke Temsilcisi Bakıtjan Omarov, Daire Başkanı Sancar Mülazımoğlu ve Kazakistan edebiyat camiasının temsilcileri katıldı.

Kazakistan Cumhuriyetinin bağımsızlığının 30. yılı anısına düzenlenen etkinlikte, TÜRKSOY tarafından hediye edilen eserler Kazakistan’ın Almatı şehrinde bulunan farklı kütüphanelere dağıtılacak.

Etkinliği takiben, Karabağ’ın düşman işgalinden kurtarılması mücadelesini dünya kamuoyuna çalışmalarıyla duyuran Kazakistan medyasının temsilcilerinden Nurgali Jusipbay ile Serik Maleyev’e TÜRKSOY Basın Ödülü takdim edildi. Medya çalışanlarına ödüllerini TÜRKSOY Kazakistan Ülke Temsilcisi Bakıtjan Omarov takdim etti.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

SOCAR Türkiye, Karabağ Şehitleri Anısına ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ Kurdu.

Haberler

on

SOCAR Türkiye, 8 Kasım Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerin hatırasını ölümsüzleştirmek üzere İzmir’in Aliağa ilçesinde ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. 20 bin ağaçlık hatıra ormanının fidan dikim töreni, SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov’un ev sahipliğinde, Aliağa Kaymakamı Ömer Kocaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince’nin katılımlarıyla gerçekleşti.

Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın iştiraki olan SOCAR Türkiye, 30 yıldır işgal altında olan Karabağ’ın 8 Kasım 2020’de yeniden Azerbaycan topraklarına katılması zaferini ölümsüzleştirmek ve 44 gün süren mücadelede şehit olanların anısını yaşatmak üzere ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. SOCAR’ın Türkiye’deki en büyük yatırımlarının konuşlandığı İzmir’in Aliağa ilçesinde kurulan hatıra ormanı için 22 Kasım’da fidan dikim töreni gerçekleştirildi.

SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov’un ev sahipliğinde ve SOCAR Türkiye çalışanlarından oluşan SOCAR Gönüllüleri’nin de katılımıyla gerçekleşen törene, Aliağa Kaymakamı Ömer Kocaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince katıldı. Samurlu mevkiinde bulunan 55 dönümlük alana dikilmek üzere Orman Genel Müdürlüğü’ne 20 bin adet kızılçam ve sedir ağacı fidanı bağışlanırken, törene katılan konuklar sembolik olarak fidan dikimi gerçekleştirerek, Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerini andı.

“İKİ KARDEŞ ÜLKE OLARAK AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ BİRLİKTE ANIYORUZ”

SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov, törende yaptığı konuşmada Karabağ Zaferi’ni iki devlet tek millet ülküsüyle kutladıklarını belirterek şunları söyledi: “SOCAR Türkiye olarak Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanımızı, bu zaferi ve şehitlerimizin hatırasını ölümsüzleştirmek için kurduk. İki kardeş ülke olarak, Karabağ’ı yeniden Azerbaycan toprağı yapan ve bize büyük bir zafer armağan eden aziz şehitlerimizi birlikte anmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA3 ay önce

Emine Erdoğan, Kadın ve Adalet Zirvesi’nin gala yemeğine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından Anadolu Ajansının global iletişim ortaklığında düzenlenen “Kültürel...

GÜNCEL1 sene önce

Techxtile Start-Up Challenge ödülleri sahiplerini buldu

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen TechXtile Start-Up Challenge, genç girişimcileri sektöre kazandırırken, Türkiye genelindeki sektör paydaşları ve ihracatçı birlik başkanlarını da...

DÜNYA1 sene önce

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.Hediye edilen eserlerin arasında 3 dilde hazırlanan Abay, Üç...

ENERJİ1 sene önce

2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık

OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk, “2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık. ”...

DÜNYA1 sene önce

SOCAR Türkiye, Karabağ Şehitleri Anısına ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ Kurdu.

SOCAR Türkiye, 8 Kasım Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerin hatırasını ölümsüzleştirmek üzere İzmir’in Aliağa ilçesinde ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. 20...

İŞ DÜNYASI1 sene önce

ATO BAŞKANI BARAN ANTOD’UN TOPLANTISINA KATILDI

ATO’DAN SAĞLIK TURİZMİ İÇİN HİSER PROJESİ BARAN: “ANKARA SAĞLIK TURİZMİNDE DE BAŞKENT OLMAYA ADAY” 27 KASIM 2021-Ankara Ticaret Odası (ATO)...

EĞİTİM1 sene önce

CW Enerji’nin Geleneksel Bayi Buluşmasında Gövde Gösterisi

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli üreticisi CW Enerji, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren bayilerini ağırladı. Sektörün öncüsü...

DÜNYA1 sene önce

Kazakistan Senfoni Orkestrası,CSO ADA Ankara’da konser verecek.

Kazakistan’ın bağımsızlığının 30. yıl dönümü dolayısıyla 27 Kasım Cumartesi günü saat 20.00’de CSO ADA Ankara’da Avrasya Senfoni Orkestrası konser verecek. ...

GÜNCEL1 sene önce

´33 Kadın Belgeseli´nde güçlü bir kadın Hüsniye MİRİOĞLU

Aralarında Hatay da İşletmeciliği yanında iyi bir Anne olması ile Hüsniye Mirioğlu’ un bulunduğu Hatay´ın girişimci güçlü kadınlarından oluşan ´33...

DÜNYA1 sene önce

Rixos Premium Belek

Türkiye Antalya Turizm Otelleri Yazı Dizimiz Rixos Premium Belek, Akdeniz’in kıyısında, çam ve ceviz ağacı ormanlarının arasında yer alır. Belek’in...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

tr_TRTurkish