Bizimle iletişime geçin

İŞ DÜNYASI

Sabancı Holding, Net Sıfır Emisyon Hedefi ile Sürdürülebilirliğe Öncülük Ediyor

Haberler

on

Sabancı Holding CEO’su Cenk ALPER “Sürdürülebilirliği çevresel, sosyal ve yönetişimsel olmak üzere tüm boyutlarıyla ele alırken, bu yaklaşımı baştan aşağıya Topluluğumuzun her bir şirketine, her bir birimine entegre ediyoruz.”

Sabancı Holding, 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarında ‘Net Sıfır’ seviyesine ulaşmayı amaçlıyor. Topluluk, ayrıca “sıfır atık” hedefi ile de çalışmaya devam ederek, döngüsel iş modeli uygulamalarını artırıyor, süreçlerini gözden geçiriyor.

TÜRKİYE’DE BU HEDEFLERİ KOYAN ÖNCÜ HOLDİNG

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO’su Cenk Alper, sürdürülebilirliği temel almayan yaklaşımların dünya ekonomisinde artık hiçbir geçerliliği bulunmadığının altını çizerken, “Sabancı Topluluğu olarak sürdürülebilirlik bizim için sadece belli aşamalarda hassasiyet gösterdiğimiz; ‘Biz de varız’ dediğimiz bir konu değil. Aksine, toplumda öncü role soyunduğumuz; kendimizi gelişim için sürekli zorladığımız konulardan birisi. Sürdürülebilirliği çevresel, sosyal ve yönetişimsel olmak üzere tüm boyutlarıyla ele alırken, bu yaklaşımı baştan aşağıya Topluluğumuzun her bir şirketine, her bir birimine entegre ediyoruz. Bu kapsamda Topluluk vaadimizi tekrar gözden geçirme kararı aldık ve Topluluk yöneticilerimizle birlikte bir çalışma yaptık. Başta Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Güler Sabancı olmak üzere tüm Yönetim Kurulu’muzun destek ve onayını alarak, Topluluk vaadimizi ‘Sürdürülebilir bir yaşam için, öncü girişimlerle Türkiye ile dünyayı birleştiririz’ olarak değiştirdik” şeklinde konuştu.

Cenk Alper şöyle devam etti: “Diğer yandan Geçtiğimiz yıllarda çevresel veri açısından tüm dünyada referans alınan CDP’nin, başta İklim Değişikliği olmak üzere çeşitli programlarında liderlik seviyesinde yer alan Topluluk şirketlerimiz var. Geçtiğimiz dönemde bir yılda tükettiğimiz suyun yüzde 20’sini geri kazandık, enerji ve emisyon yoğunluğumuzu yüzde 20 azalttık. Atık su miktarımızı ise Topluluk genelinde birkaç yıl içinde yüzde 17 azalttık. Plastik kirliliği ile mücadeleyi amaçlayan İş Dünyası Plastik Girişimi’ne de dahil olarak ilk imza atan topluluklardan biri olduk.

Ancak Türkiye ve dünya geneli diye baktığımızda sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşmak ve özellikle de iklim krizini engellemek için gerekli pek çok yöntem ve teknoloji bugün hâlâ yaygın değil. Tüm dünyada farklı sektörlerin farklı hızlarda yol almasının bir nedeni de bu. Biz de Sabancı Topluluğu olarak, birçok farklı sektör ve iş kolunda faaliyet gösteriyoruz. Bu da işimizin kolay olmadığını gösteriyor. Bazı sektörlerde çok hızlı gelişme kaydederken bazılarında güçlüklerle karşılaşacağımızın bilincindeyiz. Niyetimiz tüm AR-GE ve inovasyon gücümüzü kullanarak sınırlarımızı zorlamak ve gitmek istediğimiz yere mümkün olan en hızlı şekilde ulaşmak. “Yeni Neslin Sabancısı” mottosu ile insanı, dijitalleşmeyi, teknolojiyi merkeze alarak başlattığımız kültürel dönüşümümüz de bu yolda önemli itici gücümüz olacaktır. En geç, kritik eşik olan 2050’de, “Net Sıfır Emisyon” da dahil tüm hedeflerimize ulaşmak istiyoruz. Bu konuda yol almaya başladıkça, bugün imkânsız gibi gözüken çoğu hedef için, ufuk çizgisi daha da görünür olacak. Yeter ki iş dünyası olarak bugün var gücümüzle yola koyulalım. Koyduğumuz ve kamuoyu ile paylaştığımız bu hedeflerle, Sabancı Topluluğu’nun öncü ve örnek olma misyonunu sürdürülebilirlik alanında da ortaya koymaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi.

“HEDEFİ KOYMAK DÖNÜŞÜMÜ BAŞARMANIN İLK ADIMI”

COVID-19 pandemisinin, dünyamızın küresel bir kriz karşısında ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdiğini belirten Sabancı Holding İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Hakan Timur da konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu; “Özellikle iklim krizinin çözümü için yavaş hareket etme lüksümüz yok. Hedefi net koymak, bu dönüşümü başarmanın ilk adımı. Sabanci Holding olarak, CEO’muz Cenk Alper tarafından da açıklanan uzun vadeli hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere, tüm Şirketlerimiz ile birlikte, Topluluğumuz için kapsamlı bir yol haritası çalışması gerçekleştirdik. Bu yol haritası içinde kısa, orta ve uzun vadeli olmak üzere belirlenmiş 100’ün üzerinde aksiyon ve inisiyatif var. Ayrıca, CEO’muz Cenk Alper’in de ifade ettiği gibi, bu yol haritası sadece iklim krizine yönelik aksiyonları değil, Çevresel, Sosyal, Yönetişimsel olmak üzere, sürdürülebilirliğin tüm boyutlarını adresliyor. Topluluğumuzun her zaman önceliği olan, insana ve topluma değer yaratma odaklı birçok hedefi de içeriyor. Bu aksiyonların tamamını dönemsel göstergelerle takip edeceğiz, hedeflerimize yönelik gerçekleşmeleri ve performansımızı, sistemlerimiz ile sürekli gözden geçirerek, çıtayı sürekli yukarı taşımak için çalışacağız.” dedi.

WBSCD’DE TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDİYOR

Sabancı Topluluğu 6 şirketiyle Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’nde yer alıyor. Sürdürülebilir kalkınma konusunda dünyanın önde gelen iş dünyası platformlarından olan Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nde (WBCSD) Türkiye’yi temsil eden Sabancı Holding, aynı zamanda Konsey’in sürdürülebilir finans konusunda çalışan küresel ‘CFO Ağı’nın da bir parçası. Sabancı Holding, WBCSD’nin Türkiye’deki temsilcisi ve iş ortağı olan Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nde (SKD Türkiye) Yönetim Kurulu üyesi olarak yer alıyor.

GÜNCEL

Doğal Gaz Genişleme Yatırımları Artarak Devam Edecek

Haberler

on

Türkiye’nin 81 iline doğal gaz arzının sağlanması ile ülkemizde doğal gaz konforunun ulaşmadığı şehir kalmazken, ilçe ve beldelere yönelik çalışmalar da hız kesmeden sürüyor. 

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı planlamaları çerçevesinde EPDK koordinasyonunda BOTAŞ ve dağıtım şirketleriyle birlikte yürütülen doğal gaz genişleme yatırımları çalışması kapsamında; 2020 yılı sonu itibariyle 554’ü ilçe, 35’i belde olmak üzere toplam 589 yerleşim yerinde bugün doğal gaz kullanılıyor. Doğal gaz toplamda yaklaşık 68 milyon vatandaşımıza ulaşırken yaklaşık 55 milyon vatandaşımızın da bu hizmetten fiilen faydalanması sağlanmış oldu.

III. Dağıtım Tarife Uygulama Dönemi (2022-2026) içerisinde diğer ilçelerimize doğal gazın ulaştırılmasını teminen ETKB öncülüğünde BOTAŞ ve dağıtım şirketleriyle ortak yürütülmek üzere “2021-2026 Dönemi Doğal Gaz Genişleme Yatırımları Planlama Çalışması” başlatıldı. EPDK koordinasyonunda video konferans yöntemiyle EPDK Başkan Yardımcısı Hacı Ali Ulutaş başkanlığında Doğal Gaz Piyasası Dairesi ve Tarifeler Dairesi Başkanlığı ile BOTAŞ ve dağıtım şirketlerinin katılımıyla gerçekleştirilen ilk toplantıda;

  • 2021-2026 döneminde dağıtım şirketlerinin teknik ve ekonomik değerlendirmesi sonucu doğal gaz genişleme yatırımı yapılabilecek en fazla sayıda ilçe ve beldelerin tespiti,
  • Bu ilçe ve beldelere yönelik doğal gaz yatırımlarının hangi yöntem ve kapsamda gerçekleştirilebileceği,
  • Yapılacak yatırımlara ilişkin maliyet, finansman ihtiyacı ve tarife etkisi gibi hususlar,

ele alınarak “2021-2026 Dönemi Doğal Gaz Genişleme Yatırımları Planlama Çalışmasının” kapsamı ve usulü üzerine genel bir değerlendirme yapıldı.

Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte, bu dönem içerisinde BOTAŞ ve doğal gaz dağıtım şirketleri tarafından doğal gaz ulaştırılabilecek yeni ilçe ve beldelerimiz belirlenerek, ihtiyaç duyulan yatırım tutarları, bu yatırımların finansmanı, tarifelere ve son kullanıcı fiyatlarına etkisi, işletme koşulları ve hizmet kalitesi gibi tüm teknik ve ekonomik parametreler ortaya konulacak. Böylece Türkiye genelinde doğal gaz konforunun yaygınlaştırılması amacıyla önümüzdeki yıllarda yürütülecek çalışmalar belli bir programa ve takvime bağlanmış olacak.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Bakan Selçuk: “Kadın İstihdamının Arttırılması İçin 8 Bin Kişiye Farkındalık Eğitimi Vereceğiz”

Haberler

on

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, bu yıl yeni bir projeyi hayata geçireceklerini belirterek, “Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi kapsamında kadın istihdamının arttırılması ve kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi amacıyla 8 bin kişiye farkındalık eğitimi vermeyi hedefliyoruz” dedi.

Daha fazla kadını kooperatifleşme sürecine dâhil etmek için Bakanlık olarak çalışmalarını sürdüklerini belirten Selçuk, “Kadınlarımızın hayatın her alanında daha aktif roller alması için çalışıyoruz. Ulusal eylem planlarımızla her daim bunu destekliyor; farkındalık eğitimlerimiz ve bilinçlendirme faaliyetlerimizle bu süreci kuvvetlendiriyoruz” diye konuştu.

Kadın Girişimciliğinin Geliştirilmesi İçin Tüm Paydaşlarla Güçlü İşbirliği İçindeyiz

Kadın girişimciliğinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için tüm paydaşlarla güçlü işbirliği içinde çalışmalara devam ettiklerinin altını çizen Bakan Selçuk, “Bu yıl Bakanlığımız koordinasyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığı işbirliğinde yürüteceğimiz Kadınların Kooperatifler Yoluyla Güçlendirilmesi Projesi IPA II Programı kapsamında kadın istihdamının arttırılması ve kadın kooperatiflerinin teşvik edilmesi amacıyla farkındalık çalışmaları yapacağız” şeklinde konuştu.

Hali Hazırda Kooperatif Ortağı Olan 3.000 Erkeğe, Kadının Güçlenmesi Eğitimi

Projenin kooperatif kurmak isteyen, kooperatiflere ortak olma potansiyeli bulunan kadınlar ile hâlihazırda bu çalışmaların içinde yer alan kadın ve erkeklere yönelik olduğunu vurgulayan Selçuk, “Sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, sendikalar ve üniversitelerin de dahil olduğu proje ile 3.500 kooperatif kurma veya ortağı olma potansiyeli olan kadınlarımıza kooperatifçilik eğitimi, hali hazırda kooperatif ortağı olan 1.500 kadınımız ile 3.000 erkeğe ise kooperatifçilik ve kadının güçlenmesi eğitimi vermeyi hedefliyoruz. Ayrıca, 1.000 kadınımıza yönelik de danışman havuzu oluşturulması ve danışmanlık hizmeti eğitimi vermeyi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

OKUMAYA DEVAM ET

GÜNCEL

Ankara Sanayi Odası Başkanı Özdebir: “En Önemli Reform Sürdürülebilirlik ve Güven”

Haberler

on

Ankara Sanayi Odası Mart ayı meclis toplantısı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun katılımıyla video konferans yöntemiyle yapıldı. ASO Başkanı Nurettin Özdebir toplantıda gündemdeki ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Özdebir’in toplantıda yaptığı konuşma şöyle:

“Sayın Bakanıma bu yoğun programı içinde bize de zaman ayırdığı için teşekkür ediyorum.

Sayın Bakanım, Değerli Meclis Üyeleri, Ekonomimiz son dönemde, yüksek faiz, yüksek döviz kuru, yüksek enflasyon ve yüksek işsizlik olgularını bir arada yaşadığımız zorlu bir süreçten geçiyor.

Yüksek kur hem özel sektörün hem kamunun dış borç çevrimini zorlaştırmakta, ithalat maliyetlerini de yükseltmektedir. Ekonominin genelinde ise dolarizasyonun eğiliminin artmasına neden olmaktadır.Kurun yükselmesinin yanı sıra önemli ölçüde oynak olması da ekonominin genelinde belirsizliğe neden olmakta ve reel sektörde öngörülebilirliğin azalması olarak yansımaktadır. Kur artışları aynı zamanda enflasyonu besleyerek faizin yukarı yönlü olmasına neden olmakta, bu da özel sektörün yatırım imkânlarını azaltmaktadır. Yatırım için sürdürülebilir bir enflasyon ve faiz düzeyinde güvenin tesis edilmesi çok önemlidir. Enflasyon, sanayicinin kullanmış olduğu ara malların hem TL hem de döviz cinsinden fiyatlarını her geçen gün arttırmaktadır. Bu sorun varken diğer taraftan üretici iç piyasada ara mal bulmakta zorlandığından üretim yapamıyor. Bazı tüccarlar ellerindeki ara malı yurtiçi piyasaya vermek yerine, Suriye Irak gibi ülkelere satarak hem ülke içinde fiyatların yükselmesine hem de yurtiçindeki üreticilerin tedarik zincirinin bozulmasına neden olmaktadır. Sürekli dile getirdiğimiz katma değerli ürünlerin arttırılması gerektiğini söylüyoruz lakin firmalar ara mal niteliğindeki malı ihraç ederek ekonominin katma değer yaratmasına sekte vuruyorlar. Hiç kuşkusuz ki kalıcı ve sağlıklı bir büyüme için üretmek zorundayız. Yüksek faiz, üretici kesim açısından yüksek finansman ve yüksek re-finansman maliyetleri anlamına gelmektedir. Makroekonomik ve finansal istikrarsızlık ile yüksek sermaye maliyetlerinden olumsuz etkilenen üretim kesimi olarak, kurun makul seviyelere gerileyeceği ve oynaklığının azalacağı düşüncesiyle son dönemdeki faiz artırımlarını ilaç gibi görmüş, yan etkilerinin yaratacağı sıkıntılara rağmen katlanmamız gerektiği görüşünü ifade etmiştik. Ancak Merkez Bankası başkanlığındaki ani görev değişimi piyasalarda güven erozyonuna neden olmuş, kurun çok kısa bir zaman diliminde yeniden hızla yükselmesi sonucunda, parasal sıkılaşma politikaları amacını realize edememiş ve ekonomi aynı anda hem yüksek faizin, hem de yüksek kurun kıskacında kalmıştır. Kur seviyesinin, ara mallardaki yüksek fiyat artışları kanalıyla üretimde aksamalara yol açan ve uluslararası piyasalarda rekabet gücümüzü aşındıran, yüksek enflasyonla birlikte değerlendirilmesi, reel sektör olarak yaşadığımız zorlukların derecesini ortaya koymaktadır. Son dönemde ekonomi politikalarında istikrarın sadece para politikası ile gerçekleşeceği gibi bir algı var. Ekonomik yapının temeli üretken yatırımlar ve katma değeri yüksek üretim ile gerçekleşir. Sadece para politikası üzerinden uygulanacak enflasyon ve kurları kontrol etme stratejilerinin, ekonominin dinamizminin daha da bozulmasına neden olacağı unutulmamalıdır. Yakın zamanda ekonomik reformlar ortaya koyduk, lakin en önemli ekonomik reform sürdürülebilirliktir. Sürdürülebilirlik ise güven mekanizması ile sağlanabilecektir. 

Sayın Bakanım, Değerli Meclis Üyeleri,

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz haftalarda açıklanan “Ekonomik Reform Paketinin” somut ve çözüm odaklı olduğunu düşünüyoruz. Ancak bu paketlerin en önemli olan yanının uygulamadaki başarı olduğunu unutmamalıyız. Pakette yer alan; kamu harcama disiplini, şeffaflık, tasarruf vurgusu, vergi düzenlemelerinin sadeleştirilmesi, vergi inceleme sürelerinin kısaltılması ve dijitalleşmesi, güven unsuru, kamu ihalelerindeki şeffaflık ve bürokrasinin azaltılması vurguları son derece önemli. Özellikle Kredi Garanti Fonu’nun katma değeri yüksek üretimi ve nitelikli istihdamı uygun maliyetli selektif kredilerle destekleyecek şekilde yeniden yapılandırılacak olmasını çok değerli buluyorum. ASO’nun son dönemdeki meclis toplantılarında gündeme getirdiğimiz birçok önerinin paket içinde yer bulmasından dolayı büyük bir mutluluk duyduk. Özellikle üretimde ithal girdi kullanımının azaltılması ile katma değeri yüksek yerli ve milli ekonomi hedefi ortaya konulması çok önemli. Kamu tasarruflarının ön planda olduğu pakette, kamunun yerli ürün kullanımına yönelik ifadeler memnuniyet verici. Yıllardır dile getirdiğimiz bu konuda, ayrıca bir izleme komitesinin kurulması uygulamanın başarısı açısından çok önemli. Tam bu noktada Ekonomi Reform Paketi’nde yer alan “Yüksek katma değerli üretim ve ihracat ile istihdama dayalı üretim” vurgularının önemli ve yerinde olduğunu belirtilmeliyim. Pakette yer alan en kritik husus ise,  şeffaflık ve güven vurgularıdır. Şeffaflığın ve güven tesisinin en hızlı ve efektif biçimde sağlanması, ekonomimizin istikrarı için elzemdir. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Lütfi Elvan’ın geçtiğimiz hafta ekonomik reform eylem takvimini açıklayarak, reform paketinin zaman geçirmeden bir takvime bağlanması, uygulanabilirliği açısından oldukça önemli.

Sayın Bakanım,

Dijitalleşme öyle bir noktaya geldi ki, dijital ekosistemin önümüzdeki 20 yılda kendi kendine düzenleme, ölçekleyebilme, doğal ekosistemlerden esinlenme, dış dünya ile etkileşim kurması bekleniyor. Gerçekten de otonom dijital ekosisteme doğru gidiyoruz. 4. Sanayi Devrimi dediğimizde de kastedilen aslında budur.  Tüm bunların alt yapısı ise internet ağıdır. Bu gelişime ayak uydurabilmemiz için güçlü ve sağlam bir internet altyapısına ihtiyacımız olduğu açıktır. Bu nedenle sabit ve mobil internet altyapımızı süratle geliştirmeli ve dijital dönüşümün otobanlarını oluşturmalıyız. Tabi tüm bu gelişmeler lojistik sektörünü de kaçınılmaz olarak etkilemektedir. Lojistiğin 7 doğrusu olarak bilinen; doğru ürünün, doğru miktarda, doğru biçimde, doğru zamanda, doğru kaynaktan doğru yolla ve doğru fiyatla sağlanması süreçlerinin tamamını etkileyecek ve yeniden şekillendirecektir. Lojistik sektörü, sanayicinin en yakın komşusudur. Lojistik endüstrisi tedarik zincirinin her adımında yer almaktadır.  Her türlü olumlu ya da olumsuz gelişme doğrudan sanayiciyi etkilemektedir. Tüm üretim alanları, imalat sektörleri ile yakın ilişki içerisinde olan lojistiğin, endüstride olası değişimlere adapte olması gerekmektedir. Artık lojistik süreçlerin tamamen fiziksel olarak ele alınması, lojistik hizmet sağlayıcılarının rekabetçi olabilmeleri için yeterli değildir. Geleceğin lojistik adımları dijitalleşme, akıllı çözümler ve otomasyona dayalı olacaktır. Lojistik hizmet sağlayıcıları için başarının anahtarı geçmişte verimlilik, standardizasyon ve düşük maliyetti. Dijitalleşme ile beraber bunlara çeviklik, müşteri odaklılık, esneklik ve sürekli inovasyon gibi zorunluluklar eklenmiştir. Ancak biliyoruz ki lojistik yalnızca dijitale konu olan bir başlık olmanın ötesinde dış ticaretin ve dış politikanın da önemli bir konu başlığıdır. ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşları, Çin’in öncülüğünde başlayan “Kuşak ve Yol Girişimi” hem ticaretin lojistiğini hem de ticaretin boyutunu etkilemektedir. Hem sanayi hem Türkiye ekonomisi açısından bu derece önemli olan ulaştırma sektörü için 11. Kalkınma Planında “Türkiye’nin coğrafi avantajından en iyi şekilde faydalanarak modlar arası ve çok modlu uygulamaların geliştirilmesi; demiryolu ve denizyolu taşıma paylarının artırılması; hızlı, esnek, emniyetli, güvenilir ve entegre bir ulaştırma sisteminin tesis edilmesiyle lojistik maliyetlerin düşürülmesi, ticaretin kolaylaştırılması ve ülkemizin rekabet gücünün artırılması” temel amaç olarak belirtilmiştir.

Öngörülen tedbirler arasındaki;

  • Ulaştırma modları arasındaki entegrasyon güçlendirilmesi ve sektöre giriş engellerini ortadan kaldıracak tedbirlerin alınması,
  • kombine yük taşımacılığı hizmetleri ile kombine yük terminalleri ve aktarma merkezlerinin idari ve mali teşvikine yönelik program hazırlanması,
  • lojistik merkez ve iltisak hatlarının standartları ile işletme ve yönetim modellerinin belirlenecek olması,
  • lojistik faaliyetlerinde esneklik, hız, öngörülebilirlik, güvenlik, kalite, ölçek ekonomisi ve yenilikçilik gibi hizmet düzeyi parametrelerinin iyileştirilmesi,
  • kamu ve özel sektörün liman yatırımlarının bütüncül bir bakış açısıyla koordine edilecek olması bizler açısından önemlidir.

Ancak bir nokta var ki özellikle sanayi açısından kritik önemde görülmektedir. Türkiye’de üretilen ürünlerin dış pazarlara ulaştırılmasında yurtiçi lojistiğin rekabetçi açıdan değerlendirilerek, Anadolu’daki üretim merkezlerine girdi tedarikinde ve bu merkezlerdeki üretimin limanlara ve tüketim noktalarına erişimde alternatif lojistik yöntemlerinin düşünülmesi yerinde olacaktır. Kalkınma planında yer alan “entegre bir ulaştırma sisteminin tesis edilmesiyle lojistik maliyetlerin düşürülmesi” amacının sanayici açısından rutlar bazında tek tek ele alınması önemlidir. Sayın Bakanım bu noktayı özetlemek gerekirse: limanlarımız batıda, burdan doğuya doğru gittikçe  üretim yapanlar iki türlü dezavantajlı durumda. Yurt dışından gelen  ara mallar üretim için doğuya doğru gidiyor, üretimin ardından daha sonra ihracat için tekrar batıya gönderiliyor. İki türlü taşıma maliyeti oluşuyor ve bu da maalesef rekabet gücümüzü etkiliyor.

Sayın Bakanım, burada bizim de birkaç önerimiz var;

  • İhraç ürünlerine gümrüklendikleri şehirden limana kadar olan mesafede ÖTV’siz yakıt desteğe sağlanmalıdır,
  • Demiryolu taşımacılığı geliştirilerek yaygınlaştırılmalı ve ucuzlatılmalıdır,
  • Özel lokomotifçiliğin önü açılmalı ve rekabet şartları sağlanmalıdır.

Sayın Bakanım son 20 yılda Türkiye ulaşım alt yapısında çok büyük yatırımlar yaptı ve önemli mesafeler kat etti. Ekonomimiz için çok önemli olan zaman ve mesafeler kısalırken, diğer yandan kaza sayıları azaldı ve ölüm oranları düştü. Bunlar ülkemiz için gurur verici ve biz sanayiciler olarak da teşekkür ediyoruz. Biraz önce bahsettiğim konuların da Sizin bakanlığınız döneminde kısa sürede çözüleceğine inanıyorum.

Sayın Bakanım  Sincan’da bulunan ASO 1. OSB’de bir demiryolu lojistik merkezimiz var. Buradan blok trenlerle ihracat limanlarına konteyner taşımacılığı yapıyoruz. Ancak 3 yıla yakın süredir demiryollarının bölgedeki sinyalizasyon ve diğer alt yapı çalışmaları nedeniyle kullanamıyoruz. Bu nedenle sanayicilerimiz uzun süre demiryolu taşımacılığından mahrum kaldı. Bu çalışmaların bitmek üzere olduğu ifade ediliyor. Bu arada yapılan yeni çalışmayla tek hatlı demiryolumuz hem çift hatta çıkıyor, hem de doğrudan konvansiyonel ana yük hattına bağlanıyor. Ayrıca 2000’li yılların başlarında bölgedeki sanayi tesislerinde çalışanlar da bu hat üzerindeki istasyondan inip-binme imkânına sahipti. Çalışmaların tamamlanmasıyla bu yolcu istasyonunun da yeniden aktif hale gelmesini bekliyoruz. Sayın Bakanım bu çalışmaların süratle sonuçlandırılması ürünlerimizin ihracat limanlarına hızlı ve daha uygun koşullarda ulaşması açısından çok önemli. 

Bu çalışmalar nedeniyle Size ve emeği geçen tüm demiryolu çalışanlarına teşekkür ediyorum.

 Sayın Bakanım, Değerli Meclis üyeleri,

Son birkaç cümle ile sözlerimi tamamlamak istiyorum. Pandeminin devam ettiği mevcut küresel koşullarda ekonomilerin sürdürülebilir ve sağlam büyüme patikasına oturabilmeleri, ekonomik birimlerin pozitif beklentilerine ve güven algılarına büyük ölçüde bağlıdır. Ekonomik birimlerin güveni ise, belirsizliğin azaldığı, ekonomi politikalarının güçlü, şeffaf ve tutarlı olduğu durumda pozitif olmaktadır. Türkiye gibi dış finansman gereksinimlerinin yüksekliği nedeniyle kırılganlığı yüksek olan ülkelerde, ülke riskinin azaltılabilmesi ve yatırım ikliminin elverişli kılınabilmesi, öncelikle güven tesisini gerektirmektedir. Güven tesisi, temel olarak, makroekonomik politikaların öngörülebilirliğini artırmakla mümkündür. Bu amaçla kurumların bağımsızlığını, hukuk sisteminin istikrarını ve üstünlüğünü teminat altına almak büyük bir önem arz etmektedir”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ise  “Orta Koridor” rotasının etkin kullanılmasının önemine işaret ederek, “Halen yıllık 710 milyar dolar tutarında olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden, ülkemizin ve Orta Asya ülkelerinin ekonomik fırsatlar elde edilebileceği aşikardır” dedi.
Karaismailoğlu, Cumhuriyetin 100. yılına bambaşka bir güç ve gelecek perspektifiyle girdiklerini, son 19 yılda dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olmak için güçlü hamleler gerçekleştirdiklerini söyledi.
Eğitimden sanayiye kadar dünya ölçeğinde bir iddia ve başarı kazandıklarını vurgulayan Karaismailoğlu, Türkiye’nin sanayisini ve sanayicilerini desteklemek, üretkenliğini artırmak ve güçlü bir lojistik altyapıyla yeni ihracat kapılarını açmak için çalıştıklarını ifade etti.
Karaismailoğlu, “Türkiye’ye duyduğunuz inançla bugünlere geldiniz ve Türkiye ekonomisini ürettiğiniz gelirle, istihdamla ayakta tuttunuz. Artık büyümenin ve ilerlemenin baş döndürücü bir hıza ulaşacağı, dijitalleşmenin tüm iş sahalarında yaygınlaşacağı, teknolojik üretimimizin artacağı, yerli ve milli ürünlerimizle pek çok alanda söz sahibi olacağımız yeni bir dönem olacak. Türkiye’nin yarınlarını inşa edeceğiz. Gelişmekte olan değil gelişmiş Türkiye’nin geleceğini birlikte kuracağız.” diye konuştu.
– “Kendi kaderimizi kendimiz çizeceğiz”
Yeni tip koronavirüs salgını sebebiyle dünyanın tarihi bir resesyon yaşadığına işaret eden Karaismailoğlu, tedavi ve aşılama konusunda sağlanacak ilerleme sayesinde bu yılın küresel ekonominin hızla toparlanacağı bir dönem olacağını dile getirdi.
Karaismailoğlu, IMF küresel ekonomide 2021 için yüzde 5,2 büyüme öngörürken, OECD’nin Türkiye’de yüzde 5,9 büyüme beklediğine dikkati çekerek, “Türkiye için ortaya çıkan bu olumlu tabloda Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki çalışmaların önemi büyüktür.” dedi.
Sanayi için de benzer bir tablonun bulunduğunu belirten Karaismailoğlu, Ocak 2021 itibarıyla yıllık sanayi üretiminin yüzde 11,4 artmasının özverili çalışmaların sonucu olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin pandemi koşullarında dahi tüm dünyanın hayretle izlediği bir devamlılık, üretkenlik ve büyüme sağladığını söyleyen Karaismailoğlu, “Bugüne dek başardıklarımızın verdiği şevk ve azimle, Türkiye’nin çıtasını daha da yükselteceğiz. Yerli ve milli ürünlerinin sayısını her geçen gün artıran, tekstil kadar, gıda kadar, ham madde kadar teknolojide, yazılımda, hizmet alanlarında da ihracat yapan bir Türkiye markası için çalışacağız. Gelişmiş dünyanın bize biçtiği rolleri bir kenara bırakıp, kendi kaderimizi kendimiz çizeceğiz.” dedi.
– Ulaşım ve haberleşme projeleri
Karaismailoğlu, yeri geldiğinde hazine kaynaklarının yanında özel sektör iş birliğiyle dev projeleri bir an önce hayata geçirmelerinin, bu sonuçlara hızla ulaşabilmek için olduğunu ifade etti.
Hükümetleri döneminde ulaşım ve haberleşme hizmetleri için 1 trilyon liranın üzerinde yatırım gerçekleştirdiklerine dikkati çeken Karaismailoğlu, tamamlanan ve inşası süren kara ve demir yolu projelerini anlattı.
TURASAŞ Fabrikasında Milli Elektrikli Tren Seti, Elektrikli Anahat Lokomotifi, Hibrit Lokomotif, Dual Lokomotif ve özgün motor projelerinin başarıyla sürdürüldüğünü dile getiren Karaismailoğlu, “Milli Banliyö Tren Seti Projesi başladı. 2021 yılında tasarımı tamamlanarak prototip imalatına başlayacağız. Milli Elektrikli Tren seti projemizde yerlilik oranı yüzde 60’a ulaşmıştır. Yerlilik oranı seri üretimde yüzde 80’e çıkacak.” diye konuştu.
Karaismailoğlu, 2023’te demir yolu sektör payını yolcuda yüzde 5’e, yükte yüzde10’a, 2035’te ise yolcuda yüzde 15’e, yükte yüzde 25’e çıkarmayı hedeflediklerini bildirdi.
Dünya ticaretinin yüzde 80’ini sırtlayan deniz yolları konusunda da kararlı bir şekilde ilerlediklerini belirten Karaismailoğlu, gelecek dönemde daha çevreci, rekabetçi, yerlilik ve millilik oranı daha yüksek bir gemi inşa ve yan sanayi geliştirmek için çalışacaklarını söyledi.
Türkiye’yi haberleşme ve iletişim yetkinlikleri açısından da yeni bir çağa hazırladıklarına işaret eden Karaismailoğlu, Türkiye’nin, Cumhuriyetin 100. yılında kendi uydusunu kendisi yapabilen dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alacağını bildirdi.
– “Kanal İstanbul, Orta Koridor’un en önemli bileşeni olacak”
Karaismailoğlu, Türkiye’nin, liman bağlantıları sayesinde Asya’daki yük trafiğinin Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Akdeniz bölgesine ulaşması için önemli fırsatlar sunduğuna dikkati çekerek, “Orta Koridor rotası etkin kullanıldığı takdirde halen yıllık 710 milyar dolar tutarında olan Avrupa-Çin ticaret trafiğinden ülkemizin ve Orta Asya ülkelerinin ekonomik fırsatlar elde edilebileceği aşikardır.” dedi.
Geçen hafta The Ever Given adlı geminin Süveyş Kanalı’na sıkıştığını ve bu durumun dünya ticaretini olumsuz etkilediğini anımsatan Karaismailoğlu, bu olayla Orta Koridor’un öneminin bir kez daha anlaşıldığını söyledi.
Karaismailoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kanal İstanbul, Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan ticaret yolu olan Orta Koridor’un da en önemli bileşeni olacak. Orta Koridor’daki varlığımızı ve hakimiyetimizi artıracak. Marmara Bölgesi, Kanal İstanbul’u, Marmara otoyol ringi, limanları, lojistik bölgeleri, demir yolu bağlantıları, Marmaray’ı ile Avrasya’nın lokomotifi, dünyanın kavşak noktası haline gelecek. Proje mevcut İstanbul Boğazı’ndaki yüksek tonajlı gemilerin neden olduğu kaza risklerini de ortadan kaldıracak ve İstanbul rahat bir nefes alacak.”
Ulaştırma ve haberleşme yatırımlarının 2003’ten bu yana sanayiye toplam katkısının 225 milyar dolar olduğunu bildiren Karaismalioğlu, sanayicilerle birlikte hareket etmenin, her daim yapıcı ve sonuç odaklı ilişkiler kurmalarının, diyalog ortamını güçlendirmenin son derece yararlı olacağını dile getirdi.
Karaismailoğlu, içeriden, dışarıdan, muhalefetten, basından pek çok eleştiri, karalama ve asılsız iddiayla karşılaştıklarını belirterek şunları kaydetti:
“Türkiye’nin yarınları ve çocuklarımızın geleceği için büyük bir sorumluluk duyarak yaptığımız işleri daha idrak bile etmekte güçlük çekenlerle bizim yollarımız çok ayrı. Artık muhalif siyasetle, ayrı dünyalardan hatta ayrı çağlardan olduğumuzu düşünmeye başladık desek yeridir. Bu uzun yolda, daha çok akıl ve fikir birliği yaparsak, devlet ve sanayi iş birliğini artırırsak, Türkiye’nin hedeflerini ortak hedeflerimiz olarak sahiplenirsek, başaramayacağımız hiçbir iş yoktur.”


 

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

GÜNCEL16 saat önce

Doğal Gaz Genişleme Yatırımları Artarak Devam Edecek

Türkiye’nin 81 iline doğal gaz arzının sağlanması ile ülkemizde doğal gaz konforunun ulaşmadığı şehir kalmazken, ilçe ve beldelere yönelik çalışmalar...

DÜNYA17 saat önce

Bakan Selçuk: “Kadın İstihdamının Arttırılması İçin 8 Bin Kişiye Farkındalık Eğitimi Vereceğiz”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, bu yıl yeni bir projeyi hayata geçireceklerini belirterek, “Kadınların Kooperatifler Yoluyla...

GÜNCEL4 gün önce

Ankara Sanayi Odası Başkanı Özdebir: “En Önemli Reform Sürdürülebilirlik ve Güven”

Ankara Sanayi Odası Mart ayı meclis toplantısı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun katılımıyla video konferans yöntemiyle yapıldı. ASO Başkanı...

GÜNCEL4 gün önce

ANKARA TİCARET ODASI “ATO” HEYETİNDEN ZİRAAT BANKASI GENEL MÜDÜRÜ ÇAKAR’A ZİYARET

ATO BAŞKANI BARAN, HİZMET SEKTÖRÜNDE FAALİYET GÖSTEREN ÜYELERİ İÇİN YAPILANDIRMA VE FİNANSMAN DESTEĞİ TALEP ETTİ. 15 NİSAN 2021- Ankara Ticaret...

DÜNYA5 gün önce

Kazakistan’da alışveriş merkezlerinde aşılama yapılıyor

Kazakistan’da alışveriş merkezlerinde aşılama yapılıyor Kazakistan’da bulunan alışveriş merkezlerinde yeni tip korona virüse (Covid-19) karşı aşılama yapılıyor. NURSULTAN – Kazakistan’da...

GÜNCEL5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, şehit aileleriyle iftar yemeğinde bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, şehit aileleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki iftar yemeğinde bir araya geldi. İftar yemeğine Cumhurbaşkanı...

DÜNYA5 gün önce

EN HAVALI FÜZE: BOZDOĞAN

TÜBİTAK SAGE’nin genç mühehdis ve teknisyen ekibi tarafından geliştirilen, Türkiye’nin ilk görüş içi havadan havaya füzesi Bozdoğan, uçaktan ilk atışını...

GÜNCEL6 gün önce

Koç Topluluğu “Türkiye’nin En İyi İşyerleri” Listesinde Yine Zirvede

Türkiye’nin En İyi İşyeri Seçilen 24 Şirketin 20’si Koç Topluluğu’ndanKoç Topluluğu, insan kaynakları alanındaki en saygın araştırmalarda lider konumunu pekiştirmeye...

DÜNYA7 gün önce

Orta Asya Uluslararası Ticaret ve Ekonomi Merkezi’nin inşaatı başlatıldı

Kazakistan Başbakanı Askar Mamin ile Özbekistan Başbakanı Abdulla Aripov, iki ülkenin sınırında faaliyete geçirilecek “Orta Asya” Uluslararası Ticaret ve Ekonomi...

DÜNYA7 gün önce

Türk-Özbek Ticaretinde 5 Milyar Dolarlık Hedef

Pekcan, Özbekistan’daki temasları kapsamında Başbakan Yardımcısı, Yatırımlar ve Dış Ticaret Bakanı Sardor Umurzakov ile görüştü. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Özbekistan...

OTOMOTİV

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

tr_TRTurkish