Bizimle iletişime geçin

DÜNYA

Emine Erdoğan, “Otuz Sekiz Dilde Afrika Atasözleri Seçkisi 1” kitabının tanıtım programına katıldı

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, 24 Ocak Dünya Afrika ve Afro-Kökenli Kültür Günü dolayısıyla Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evince yayımlanan, “Otuz Sekiz Dilde Afrika Atasözleri Seçkisi 1” kitabının Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinde düzenlenen tanıtım programına katıldı.

Emine Erdoğan, programda yaptığı konuşmada, yıllar içinde Afrikalı dostlarla muhabbetlerinin büyüdüğüne şahitlik etmenin son derece heyecan verici olduğunu belirterek bu dostluktan doğan sinerjinin, güzel projelere dönüşmesinin çok anlamlı olduğunu söyledi.

“AFRİKA’YI BİR BÜTÜN OLARAK SEVİYORUZ”

Emine Erdoğan, hükûmetin 2005’te Afrika açılımını başlattığını hatırlatarak o günden bu yana Türkiye-Afrika ilişkilerin güçlenerek arttığını, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakfı, Kızılay, Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığı gibi kurumların kıtaya dostluk eli uzattığını dile getirdi.

Bu açılımın tarihsel kökenlere dayandığını aktaran Emine Erdoğan, “Afrika bize kapısı çalınacak bir akraba kadar yakındır. Afrika’yı bir bütün olarak seviyoruz ve ne mutlu ki aynı sevgiyi baktığımız her çehrede görüyoruz” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın neredeyse tüm Afrika seyahatlerine eşlik ettiğini hatırlatan Emine Erdoğan, bu ziyaretleri yalnızca bir refakat görevi olarak görmediğini, her seyahatin kendisi için büyük bir heyecan vesilesi ve başlı başına bir keşif olduğunu anlattı.

Tüm insanlığın aslında büyük bir aile olduğunu en çok bu yolculuklarda içselleştirdiğini belirten Emine Erdoğan şöyle konuştu: “Hüzne boğulmuş kalplerin ve gözyaşının hiçbir tercümana ihtiyaç bırakmayan evrenselliğini gördüm. Çocuk, her yerde çocuktu. Bir annenin gözündeki endişe, dünyanın her yerinde aynıydı. Bizim kültür ve medeniyet kodlarımızda insanın insana emanet olduğu şuuru son derece yaygındır. Ben de hayatımda bu prensibi her zaman pratik etmeye çalıştım. Her bir seyahatin benim için ayrı bir hatırası var. Şu günlerde onları kayda geçirmeye çalışıyorum. Hatta evlere kapandığımız salgın günlerinde bu seyahatleri bir hatırata dönüştürme denemesi dahi yaptım. Belki önümüzdeki aylarda yayımlanır, sizlerle de paylaşma imkânı bulabilirim.”

Emine Erdoğan, Afrika’ya gönül gözleriyle baktıklarını dile getirerek şöyle devam etti: “Çok şükür ki her gün gittikçe kuvvetlenen bu duygusal bağ güzel projelere dönüşüyor. Ankara Hamamönü’nde 2016 yılında kurduğumuz Afrika El Sanatları Pazarı ve Kültür Evi bu projelerin ilkiydi. Afrika Evi’nin temeli Afrikalı kadınlarla dayanışma arzumuza dayanıyor. Alın teri, göz nuru sömürülen Afrikalı kadınlar için adil bir pazar anlayışıyla kuruldu. 18 Afrika ülkesinden Dışişleri Bakanlığımızın koordinasyonu ile getirilen ürünlerin satışı burada yapılıyor. Elde edilen gelir olduğu gibi sahiplerine gönderiliyor. İnşallah en kısa zamanda bu projemizi tüm kıta için yaygınlaştırmayı ümit ediyoruz.”

“ATASÖZLERİ, SÖZLÜ HALK KÜLTÜRÜNÜN EN ÖNEMLİ KAYNAKLARINDAN BİRİDİR”

Emine Erdoğan, geçen yıl Afrika ülkeleri büyükelçilerinin eşleri tarafından seçilen Afrika yemekleri tariflerinden oluşan bir kitabın yayımlandığını anımsatarak, “Bizleri bir sofranın etrafında kenetleyen tarifleri literatüre kazandırmış olduk. Bugün ise hayata geçmesinden büyük bir heyecan duyduğum yeni bir kitabı tanıtıyoruz. Afrika Atasözleri Kitabı kıtanın tüm tecrübesinin lisana nakşolunmuş özetidir” dedi.

Kitabın ön sözündeki “Afrika’da bir yaşlı öldüğünde bir kütüphane yanar.” atasözünü kendisinin de çok sevdiği belirten Emine Erdoğan şunları kaydetti: “Bu kitabın, atasözlerinin muhafızı ve taşıyıcısı yaşlıların mirasına sahip çıktığına inanıyorum. Bildiğiniz gibi, Afrika kıtası iki bini aşkın dilin evi. Kitabımızın bu ilk cildinde, 18 Afrika ülkesinin atasözleri, o ülkelerin sefireleri tarafından derlendi. Atasözleri, sözlü halk kültürünün en önemli kaynaklarından biridir. Doğdukları coğrafyaya ait olsalar da aslında tüm dünyanın bilgelik kaynaklarıdır. Bir Afrika atasözü ‘Yaşlıların sözü şifadır.’ diyor bize. Atasözleri tecrübelerden doğar. Onların gelişip büyüdüğü beşik insanlık deneyimidir. Bir toplumun atasözleri, o toplumun görüp geçirdikleri ile ilgili birçok şey anlatır bize. Aktarılan bu tecrübe birçok yanlışa şifa olur.”

“TEKNOLOJİNİN YAN ETKİLERİNDEN ŞEHİRLEŞMEYE KADAR BİRÇOK ETKEN, SÖZLÜ HALK KÜLTÜRÜNÜ EROZYONA UĞRATIYOR”

Emine Erdoğan, atasözlerinin doğumlarının, neredeyse yok denecek kadar azaldığına işaret ederek, “Teknolojinin yan etkilerinden şehirleşmeye kadar birçok etken, sözlü halk kültürünü erozyona uğratıyor. Tabii hâl böyle olunca bu kültürün korunması ve geleceğe taşınabilmesi büyük bir önem taşıyor. Çünkü bilhassa günümüzün teknolojik iletişim anlayışı, aslında en büyük iletişimsizliği meydana getiriyor. Sözler çoğalıyor, bir başkasına ulaşma hızı artıyor ama kalbe varamadan yok olup gidiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Bir başka Afrika atasözünün de “Hayatta başkalarından tavsiye iste.” olduğunu aktaran Emine Erdoğan, “Yani, tecrübenin bilgi havuzundan yararlan. İşte bu nedenle, atasözlerinin korunup yaşatılmasının gençlerin hayat yoluna da ışık tutacağına inanıyorum” dedi.

Kitabın çok titiz ve özenli bir çalışmanın ürünü olduğunu belirten Emine Erdoğan, emeği geçen herkese, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesine (AHBV), Yunus Emre Enstitüsüne (YEE) teşekkürlerini sundu, katkı veren tüm sefirelere ve büyükelçiliklere de müteşekkir olduklarını dile getirdi.

Emine Erdoğan, Afrika’ya dair geliştirdikleri projelerin çerçevesinin gün geçtikçe genişlediğine dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Buradaki gençlerimiz bu güzel ilişkilerin meyvesidir. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımızın misafirleri olarak Türkiye’de burslu eğitim alıyorlar. Bu öğrencilerin sayısı son 10 yılda 20 kat arttı. 2020 yılında 54 ülkeden 50 bin başvuru oldu. Bugün yaptıkları gösteri için de her birine teşekkür ediyorum. Bu dostluğumuzun, kardeşliğimizin ve candan muhabbetimizin bir ifadesidir. İnşallah tüm dünya olarak salgını bir an önce atlatıp bildiğimiz normale geri döndüğümüzde, projelerimize daha da hız katarak devam edeceğiz. Afrika’nın 21. yüzyılın en parlak yıldızı olacağına dair inancım tam. Biz de bu yolculukta, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere tüm Afrikalı kardeşlerimizle birlikteyiz.”

Programda; AHBV Rektörü Prof. Dr. Yusuf Tekin, YEE Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş, AHBV Edebiyat Fakültesi Dekanı ve Akdeniz Havzası ve Afrika Medeniyetleri Merkez Müdürü Prof. Dr. Suna Timur Ağıldere ile Fas Krallığı Sefiresi Nawal Bouchkekif Lazreq de birer konuşma yaptı.

Etkinlikte Türkiye’de öğrenim gören Afrikalı öğrenciler tarafından kitapta yer alan atasözlerinden seçkiler ile “flash mob” gösterisi sunuldu.

Emine Erdoğan’a, “Otuz Sekiz Dilde Afrika Atasözleri Seçkisi 1” kitabının takdim edildiği program sonunda hatıra fotoğrafı çektirildi.

Kitap; Afrika kıtasının Kuzey, Batı, Orta, Doğu ve Güney Afrika olmak üzere beş farklı bölgesinin 54 ülkesi arasından 18 ülkenin 38 ulusal dilinde bin 500’ün üzerinde atasözünü barındırıyor.

“Afrika Kültür Evi” uluslararası projesinin bir ürünü olarak Cumhurbaşkanlığı himayesinde Ankara’da bulunan Afrika Büyükelçi Eşleri Derneği (ASHOM), Kültür ve Turizm Bakanlığı Yunus Emre Enstitüsü, AHBV Akdeniz Havzası ve Afrika Medeniyetleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (AKAF), AHBV Edebiyat Fakültesi Mütercim- Tercümanlık Bölümü ile Çeviri ve Kültürel Çalışmalar Lisansüstü Programının Afrikalı doktorantlarının iş birliğiyle hazırlanan kitabın sanat tasarımı ise AHBV Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf ve Video Bölümünün katkısıyla hazırlandı.

DÜNYA

Emine Erdoğan, Kadın ve Adalet Zirvesi’nin gala yemeğine katıldı

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından Anadolu Ajansının global iletişim ortaklığında düzenlenen “Kültürel Kodlar ve Kadın” temalı 5. Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’nin gala yemeğine katılarak bir konuşma yaptı.

Bahariye Mevlevihanesi’nde düzenlenen programda konuşan Emine Erdoğan, tüm katılımcıları selamlayarak, yurt dışından gelen yabancı konuklara da “Hoş geldiniz” dedi.

Zirve vesilesiyle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Emine Erdoğan, KADEM’in farklı temalarla her yıl düzenlediği zirvelerin, kadınlara dair evrensel meseleleri mercek altına aldığını, kördüğüm hâline gelmiş sorunların çözümlerine işaret ettiğini söyledi.

KADEM’in bugüne kadar yaptığı çalışmalarla, büyük bir ihtiyacı karşıladığına değinen Emine Erdoğan, derneğin kadın çalışmaları alanındaki tek sesliliğe, kendi medeniyet ve inanç dünyalarından yaklaşımlarla güçlü bir cevap verdiğini, kadınların, ailenin, toplumun yanında durduğunu dile getirdi. Tüm KADEM ailesine teşekkür eden Emine Erdoğan, derneğin başarılı çalışmalarının devamını diledi.

“KADINI HAKİKATİNDEN KOPARARAK YENİDEN ŞEKİLLENDİRMEYE ÇALIŞAN BİR GÜNDEMİN İÇİNDEYİZ”

Kadınların tarih boyunca hep tartışma konusu olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya, her dönemde kadınlara dair yeni kodlar, yeni söylemler ve yeni roller üretmiştir. Buna rağmen kadınla erkeğin birbirini tamamladığı, fıtratın adalet terazisi olduğu bir dünya hâlâ kurulamadı. Maalesef, kadını hakikatinden kopararak yeniden şekillendirmeye çalışan bir gündemin içindeyiz. Kadınlar, sınırları her gün genişleyen popüler kültürün tahakkümü altında büyük mağduriyetler yaşıyorlar. Çünkü kadınlara vadedilen tüm hak, özgürlük ve başarıların ön koşulu öz kimliklerinden vazgeçmeleri. Kadınlar ötekileştirilmemek, sosyal hayattan dışlanmamak ya da işini kaybetmemek için bu koşulu kabul etmek zorunda kalıyorlar. O nedenle küreselleşmenin ve popüler kültürün, gözlerimizin önünde inşa ettiği yeni kodları, kılı kırk yararak irdelemeliyiz. Mesela, iş, teknoloji ve sanat dünyasına ait kültür kodlarının, kadınlarla ilgili neler söylediğine kulak kabartmalıyız.”

Modern dünyanın aileye yönelik tasarımının deşifre edilmesi gerektiğini belirten Emine Erdoğan, son zamanlarda öne çıkarılan rol modellere bakıldığında kadının bir özne olarak ailenin dışında, konumlandırıldığının görüldüğünü vurguladı.

Kadının emeği ev içinde kaldıysa, emeğinin de kendinin de görünmediğini dile getiren Emine Erdoğan, şunları söyledi: “İş yerlerinde kadın başarılı sayılırken, evdeki kadın hakir görülen bir konumda kalıyor. Evi ve işi arasında savrulan kadınların, ‘eşitlik’ adı altında sarf ettikleri insanüstü efor ve yaşadıkları çelişkiler göz ardı ediliyor. Benzer olarak annelik, kadının kendini gerçekleştirmesinin önündeki bir bariyer olarak sunuluyor. Evdeki kadının nesil yetiştiren, aile hayatını organize eden, her dakikası üretim ve sorumluluk dolu yaşamına tepeden bakılıyor. İşte tüm bunlar kadınları dar kalıplara mahkûm etmektir. Hayatın zenginliklerini, terazisini ve sunduğu seçenekleri yok etmektir.”

“KADINLARIMIZIN MEDENİYETİMİZ İÇİNDEKİ GÜÇLÜ VARLIĞINI HATIRLATMAMIZ GEREKİYOR”

Gerçek eşitlik ve özgürlüğün, kadınların fıtri hasletlerini korumalarına imkân sağlayacak ekosistemi oluşturmakla başladığını ifade eden Emine Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kadınların hayatın tüm alanlarında, kendi tabiatlarıyla var olmalarını sağladığımızda adalet ve denge ekseninde bir dünya zaten oluşacaktır. Hükûmetimiz bu anlayışla kadınların çalışma, sosyal ve eğitim hayatlarına yönelik reform niteliğinde iyileştirmeler yaptı. Kamusal yasakların kaldırılması da kadın meselelerinin en başta bir insan hakları mücadelesi ölçeğinde ele alınmasıyla başarıldı. Bu tecrübe, insanlık adına büyük bir kazanım olduğu gibi, evrensel bir referans noktasıdır. O nedenle bu başarılar sadece bizim gündemimiz olmamalı. El birliğiyle kadınlar adına kazandığımız hakları ve kadını örseleyen sistemlere karşı dik duruşumuzu tüm dünyaya anlatabilmemiz lazım. Zira bugün özgürlüğü sadece kendi değerleriyle tanımlayan dünyanın en medeni sayılan ülkelerinde bile kadınlar, ideolojik kıyımların kurbanı olabiliyorlar. Kamusal yasaklarla, mahalle baskısıyla, yaşamları görünmez prangalar içinde geçiyor.”

Emine Erdoğan, “Şu bir gerçek ki ana akım söylemler artık geçerliliğini yitirmiştir. Çözüm ise kadınların, hakikatlerinden koparılmadan var olabilecekleri reçeteler üretebilmektir. Dinimizin, kadın ve erkek arasında gözettiği, hassas dengeyi unutmayalım. Bizim inancımızda kadın ve erkek bir bütünün iki yarısıdır. Farklı fıtratlar ve farklı kabiliyetlerle hayatta yer alır, iş birliği içinde var olurlar. Dinimiz, kadınların ve erkeklerin, insan onuruna yaraşır hayatlar yaşamasının yollarını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu noktada bizim ödevimiz, bu prensipleri hayata aktarmaktır” dedi.

Dünyanın önemli bir dönemeçten geçtiğini vurgulayan Emine Erdoğan, ailenin DNA’sını bozmaya, kadını aileden koparmaya çalışanların çocuklar üzerinden çok çirkin hesaplar yaptığını dile getirdi.

Kadın hakları her konuşulduğunda cinsiyet kavramını belirsizleştiren küresel hareketin ortaya atıldığına dikkati çeken Emine Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bizler büyük bir dayanışma içinde, bu dayatmaları bertaraf edecek güçlü formüller üretmek zorundayız. En başta da kadınlarımızın kendi medeniyetimiz içindeki güçlü varlığını onlara hatırlatmamız gerekiyor. Cesareti, azmi, rikkati ve vakarıyla temayüz eden Anadolu kadını, zamanlar üstü bir rol modeldir. Topraklarımızdan geçen seyyahların tarihe bıraktığı kayıtlar, Anadolu kadınının yüzyıllar öncesinde dahi sergilediği liderliğin delilleridir. Hanım sultanların vakıf eserleri, medeniyetimizde kadınların topluma yön veren figürler olduğunu anlatır. Şifahaneler, imaretler, aşevleri, camiler ve külliyeler ile donattıkları şehirler kadının dönüştürücü gücünü gösterir. Anadolu medeniyetinde ve İslam medeniyetinde çok güçlü bir kadın tarihi var. Bu tarihin güncel söylemlerle gün yüzüne çıkarılmaması, gerçekten çok düşündürücü. Tarihimize ve medeniyetimize, mührünü vurmuş kadınların örnekliğini geleceğe aktaracak projelerin hayati olduğuna inanıyorum.”

Programa; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, KADEM Yönetim Kurulu Başkanı Saliha Okur Gümrükçüoğlu, Başkan Yardımcısı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Azerbaycan Aile, Kadın ve Çocuk Sorunları Devlet Komitesi Başkanı Bahar Muradova, Tanzanya Toplumsal Gelişim, Toplumsal Cinsiyet, Kadın ve Özel Gruplar Bakanı Onesphoro Gwajima, Libya Sosyal İşler Bakanı Wafaa Abu Bakhr Mohamed Al Kilani’nin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, akademisyenler ve KADEM temsilcileri katıldı.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.

Haberler

on

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.Hediye edilen eserlerin arasında 3 dilde hazırlanan Abay, Üç Arıs, Oljas Süleymanov, Cengiz Aytmatov gibi prestij eserler de yer aldı.

Etkinliğe Kazakistan Yazarlar Birliği Başkanı Ulugbek Esdaulet, TÜRKSOY Kazakistan Ülke Temsilcisi Bakıtjan Omarov, Daire Başkanı Sancar Mülazımoğlu ve Kazakistan edebiyat camiasının temsilcileri katıldı.

Kazakistan Cumhuriyetinin bağımsızlığının 30. yılı anısına düzenlenen etkinlikte, TÜRKSOY tarafından hediye edilen eserler Kazakistan’ın Almatı şehrinde bulunan farklı kütüphanelere dağıtılacak.

Etkinliği takiben, Karabağ’ın düşman işgalinden kurtarılması mücadelesini dünya kamuoyuna çalışmalarıyla duyuran Kazakistan medyasının temsilcilerinden Nurgali Jusipbay ile Serik Maleyev’e TÜRKSOY Basın Ödülü takdim edildi. Medya çalışanlarına ödüllerini TÜRKSOY Kazakistan Ülke Temsilcisi Bakıtjan Omarov takdim etti.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

SOCAR Türkiye, Karabağ Şehitleri Anısına ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ Kurdu.

Haberler

on

SOCAR Türkiye, 8 Kasım Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerin hatırasını ölümsüzleştirmek üzere İzmir’in Aliağa ilçesinde ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. 20 bin ağaçlık hatıra ormanının fidan dikim töreni, SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov’un ev sahipliğinde, Aliağa Kaymakamı Ömer Kocaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince’nin katılımlarıyla gerçekleşti.

Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi SOCAR’ın iştiraki olan SOCAR Türkiye, 30 yıldır işgal altında olan Karabağ’ın 8 Kasım 2020’de yeniden Azerbaycan topraklarına katılması zaferini ölümsüzleştirmek ve 44 gün süren mücadelede şehit olanların anısını yaşatmak üzere ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. SOCAR’ın Türkiye’deki en büyük yatırımlarının konuşlandığı İzmir’in Aliağa ilçesinde kurulan hatıra ormanı için 22 Kasım’da fidan dikim töreni gerçekleştirildi.

SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov’un ev sahipliğinde ve SOCAR Türkiye çalışanlarından oluşan SOCAR Gönüllüleri’nin de katılımıyla gerçekleşen törene, Aliağa Kaymakamı Ömer Kocaman, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar ve İzmir Orman Bölge Müdürü Zafer Derince katıldı. Samurlu mevkiinde bulunan 55 dönümlük alana dikilmek üzere Orman Genel Müdürlüğü’ne 20 bin adet kızılçam ve sedir ağacı fidanı bağışlanırken, törene katılan konuklar sembolik olarak fidan dikimi gerçekleştirerek, Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerini andı.

“İKİ KARDEŞ ÜLKE OLARAK AZİZ ŞEHİTLERİMİZİ BİRLİKTE ANIYORUZ”

SOCAR Türkiye CEO’su Zaur Gahramanov, törende yaptığı konuşmada Karabağ Zaferi’ni iki devlet tek millet ülküsüyle kutladıklarını belirterek şunları söyledi: “SOCAR Türkiye olarak Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanımızı, bu zaferi ve şehitlerimizin hatırasını ölümsüzleştirmek için kurduk. İki kardeş ülke olarak, Karabağ’ı yeniden Azerbaycan toprağı yapan ve bize büyük bir zafer armağan eden aziz şehitlerimizi birlikte anmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

DÜNYA3 ay önce

Emine Erdoğan, Kadın ve Adalet Zirvesi’nin gala yemeğine katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından Anadolu Ajansının global iletişim ortaklığında düzenlenen “Kültürel...

GÜNCEL1 sene önce

Techxtile Start-Up Challenge ödülleri sahiplerini buldu

Bu yıl üçüncüsü düzenlenen TechXtile Start-Up Challenge, genç girişimcileri sektöre kazandırırken, Türkiye genelindeki sektör paydaşları ve ihracatçı birlik başkanlarını da...

DÜNYA1 sene önce

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.

TÜRKSOY’un seçme eserlerinin yer aldığı 2000 adet kitap Almatılı okurlara hediye edildi.Hediye edilen eserlerin arasında 3 dilde hazırlanan Abay, Üç...

ENERJİ1 sene önce

2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık

OPET Yönetim Kurulu Üyesi Filiz Öztürk, “2018 yılında bin 541 olan kadın çalışan sayısını 3 binin üzerine çıkarmayı başardık. ”...

DÜNYA1 sene önce

SOCAR Türkiye, Karabağ Şehitleri Anısına ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ Kurdu.

SOCAR Türkiye, 8 Kasım Karabağ Zaferi’ni ve şehitlerin hatırasını ölümsüzleştirmek üzere İzmir’in Aliağa ilçesinde ‘Azerbaycan Karabağ Hatıra Ormanı’ kurdu. 20...

İŞ DÜNYASI1 sene önce

ATO BAŞKANI BARAN ANTOD’UN TOPLANTISINA KATILDI

ATO’DAN SAĞLIK TURİZMİ İÇİN HİSER PROJESİ BARAN: “ANKARA SAĞLIK TURİZMİNDE DE BAŞKENT OLMAYA ADAY” 27 KASIM 2021-Ankara Ticaret Odası (ATO)...

EĞİTİM1 sene önce

CW Enerji’nin Geleneksel Bayi Buluşmasında Gövde Gösterisi

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük güneş paneli üreticisi CW Enerji, Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren bayilerini ağırladı. Sektörün öncüsü...

DÜNYA1 sene önce

Kazakistan Senfoni Orkestrası,CSO ADA Ankara’da konser verecek.

Kazakistan’ın bağımsızlığının 30. yıl dönümü dolayısıyla 27 Kasım Cumartesi günü saat 20.00’de CSO ADA Ankara’da Avrasya Senfoni Orkestrası konser verecek. ...

GÜNCEL1 sene önce

´33 Kadın Belgeseli´nde güçlü bir kadın Hüsniye MİRİOĞLU

Aralarında Hatay da İşletmeciliği yanında iyi bir Anne olması ile Hüsniye Mirioğlu’ un bulunduğu Hatay´ın girişimci güçlü kadınlarından oluşan ´33...

DÜNYA1 sene önce

Rixos Premium Belek

Türkiye Antalya Turizm Otelleri Yazı Dizimiz Rixos Premium Belek, Akdeniz’in kıyısında, çam ve ceviz ağacı ormanlarının arasında yer alır. Belek’in...

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

tr_TRTurkish