Bizimle iletişime geçin

İŞ DÜNYASI

Sanat alanında , Türkiye ve Özbekistan arasında bir köprü Ataberk Otabek Ruzmatov

Haberler

on

Kimler Burada gazetemde bizleri onurlandırıp , demeç veren Özbekistan asıllı ,Ataberk (Otabek RUZMATOV ) ile söyleşim.

Gül ALCANSOY Sizi Tanıyabilirmiyiz ?

Ataberk (Otabek Ruzmatov) ;

26 Mart 1987 tarihinde Özbekistan’ın çok sıcak ,böl güneşli olan “Surhandarya”ilinin “Denov “ilçesine bağlı   “Hazarboğ” kasabasında doğdum .Çocukluk yıllarım tabiri caizse ,12 çocuğu olan kalabalık bir ailenin, en küçüğü ve sonuncusu olduğum için , el Bebek Gül Bebek oldu.  Anne ve Babam işçi  olmalarına rağmen, güzel koşullar altında yetiştirme noktasında ellerinden geleni yaptılar , onların haklarını asla ödeyemem. Beni hiç bir zaman zorlamadılar ,sıkılmadan büyüdüm, rahat bir ortamda yetiştirildim. Okul sonrası müzik okuluna gidiyordum, özgürce eğitimimi alır ev dönerdim ..okula yürüme ortamında gidip geldiğim için, yolda ses egzersizi yapar,bol bol  şarkı söyler, ders saatine hazır gelirdim.Hani Defter sayfalarının beyazlığı gibi ,tertemiz ,saf  umutlarla dolu bir çocukluğum oldu.

Gül ALCANSOY : Eğitim Yıllarınızdan bahsetmek gerekirse ;

Ataberk (Otabek Ruzmatov ):

 Eğitim yıllarımı kısaca anlatmak istersem . Liseyi doğup büyüdüğüm şehir de gerçekleştirdikten sonra ,Üniversite de , Konservatuar -Tiyatro bölümde okudum. Gençlik tiyatrosunda 4 yıl çalıştım .Birbirinden güzel çekimlerde rol aldım. Sanıyorum ki beni izleyen seyircinin yüreğinde yer almayı başardım Muhiddin Karyokubov anısına düzenlenen yarışmada , en iyi şarkı söyleyen ünvanını kazanarak ,ödüle layık görüldüm.

Gül ALCANSOY : Sanat ve Sanatçı adına neler söylemek istersiniz)

Ataberk (Otabek Ruzmatov ):

Çok güzel Hayaller ile Türkiye ‘ ye İstanbul’ a geldim.

Çocukken sanata ilgim vardı,müzik okulunda okudum, şan eğitimi aldım, tiyatro oyunculuğu okudum. Bu mesleki alanda yaratıcılık özelliği bana Cenab-ı Allah tarafından verilen bir Lütuf . Şarkıyı  herkes söyleyebilir ama içten söylemek gerekiyor. Bence içten söylerseniz. Duygu karşı tarafa daha çok geçer… Öğretmenimiz bize “Şarkıyı hissederek içten söyleyin” derdi. Babam ile ilgili de bir anım var.. Komşumuz geldi benden yaşça büyüktü… Babam bana dedi ki “Oğlum ne yaparsan yap içten yapmayı öğren” ve çocukken bu aklımda Kaldı. Ben de kendimce kalpten çalışıyorum. Hiçbir zaman sanattan vazgeçmedim…

Gül ALCANSOY : Türkiye ye İstanbul’ a geliş yıllarını anlatmak ister misiniz )

Ataberk (Otabek Ruzmatov ):

2011 yılında İstanbul Unkapanı’na geldim. Kimseyi tanımıyordum haliyle…O yıllarda  Türkiye Eurovizyon şarkı yarışmasına katılıyordu. Türkiye’yi temsil etmek istedim. Çok İçimden geldi… Albüm çıkarmaya heveslendim.Bir Plak şirketi ,benden …sana şarkı albüm yapacağız, Klip çekeceğiz diye para alıp kandırdılar. Bayağı yüklü miktarda paramı aldılar ama yine de pes etmedim.

Türkiye ‘de zor şartlar altında ,yeri geldi temizlik yaptım,yeri geldi lavabo temizledim, yeri geldi yemek yaptım ama hiçbir zaman içimdeki sanat aşkından vazgeçmedim. Bugün de buralardayım çok şükür.

Gül ALCANSOY :Sanat alanında , Türkiye ve Özbekistan arasında bir köprü vazifesi olmak adına neler söylerdiniz ?

Ataberk (Otabek Ruzmatov ):

Türk Dünyasının dört büyük ayağı olduğu inancındayım. Türkiye –Özbekistan-Kazakistan ve Azerbaycan –Doğu Türkistan

Biz şu anda bu ayaklar üzerinde durmaya çalışıyoruz . Türk-Özbek Musikisinin ortak bir kökten geldiğini söyleyerek bu iki Ülke Halkının müzik harmanında yer almaktan son derece mutluyum.

Gül ALCANSOY : Sektör de baya güzel çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz .Bunu ilgi ile izliyor ve dinliyoruz. Sektörün artı ve eksileri sizce nedir ?)

Ataberk (Otabek Ruzmatov ):

Bana göre sektörün artı ve eksileri ;Sektörümüzün eksileri gerçek yetenekler maalesef keşfedilmiyor o kadar güzel yetenekler var ki keşfedilmeyi bekleyen ama maalesef hiçbirisi henüz keşfedilmedi ve keşfedilmek istenmiyor. Günümüzde mizah ve komedi anlamında doğaçlama maksatlı bir veya iki lafla insanı güldüren, yani boş boş konuşan insanlar ünlü olabiliyor. Gerçek yetenekler kıyıda köşede ziyan oluyor, kayboluyor.

Gül ALCANSOY : Son olarak Sektör de yoğun bir iş ortamında başarılı olmak için okuyucularımıza ip uçları verirmisiniz?

Ataberk (Otabek Ruzmatov ):

Tamamen hizmete dayalı müzik sektörü,çok emek ve özveri isteyen yoğun çalışmayı gerektiren bir sektör .Tabii ki zaman zaman bizler de zorluklar çekiyoruz ancak bu noktada ,güçlü pernsipler dahilinde çalışan ,başarılı ve işini severek yapan özverili bir karekteristik bir yapım var. Başarıda beraberinde geliyor zaten .

Diyerek sözlerine son veren değerli Ataberk (Otabek Ruzmatov ):

Kimler Burada ekibine ve Şahsınıza bu yazı dizisinde yer verdiğiniz için sonsuz teşekkürlerimi sunarak iyi ki varsınız diyorum.  Dedi.

Gül ALCANSOY

GÜNCEL

Zero Project Ambassador/ Elçisi Unvanı Bu Yıl Sabancı Vakfı Adına Nevgül Bilsel Safkan’a Verildi

Haberler

on

Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan: “Engelsiz Bir Dünya Misyonu İçin Çalışan Bu Değerli Kurumdan Böyle Bir Unvan Almak Gurur Verici”

Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’nin (CRPD) uygulanmasını desteklemek ve engelsiz bir dünya için çalışmalarını sürdürmek amacıyla 2008 yılında Essl Vakfı tarafından başlatılan Zero Project’te 2019 yılından beri verilmeye başlanan ambassador/elçi unvanı, bu yıl Sabancı Vakfı adına Vakfın Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan’a verildi. Nevgül Bilsel Safkan’a unvanı 10-12 Şubat tarihlerinde online gerçekleşen Zero Project Konferansı’nın kapanışında Essl Vakfı Başkanı Martin Essl tarafından takdim edildi. Ambassador/elçi unvanı Zero Project’e olağanüstü katkı sağlayan kişilere dört yıllık bir süre için veriliyor. 

Engelli bireyler için tüm bariyerlerin ortadan kalktığı bir dünya misyonu için çalışan Zero Project kapsamında her yıl Şubat ayında gerçekleşen konferans ile dünya çapında istihdam, erişilebilirlik, eğitim ve bağımsız yaşam konularındaki iyi örnekler bir araya geliyor. Geçtiğimiz yıllar içinde 150’den fazla ülkeden engelli ve engelsiz 5 binden fazla uzman Zero Project’e aktif olarak katkıda bulundu. 

Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan “Engelli bireylerin hayatın her alanında eşit ve aktif olarak yer alabilmesi bizim öncelikli alanlarımızdan biri. Sabancı Vakfı olarak 2013 yılından beri engelliler için sıfır bariyer hedefiyle gerçekleştirilen Zero Project Konferansı’na katılıyoruz. Her yıl temaya uygun olarak ülkemizden engelli alanındaki başarılı projeleri konferansa aday olarak gösteriyoruz ve aynı zamanda orada beğendiğimiz modellerin Türkiye’de yaygınlaşması için çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda Sabancı Vakfı olarak bu programdan ülkemize iyi örnek transfer eden ilk kurum olduk ve model olarak gösterildik. Türkiye İşitme Engelliler Derneği ile birlikte Türkiye’de yaygınlaştırdığımız işitme engelli çocuklara yönelik çok dilli hikâye uygulamamız, konferans raporunda başarı öyküsü olarak yer aldı. Önceleri konferansa Türkiye’den Sabancı Vakfı haricinde hiç katılım olmuyordu. Bu nedenle temas ettiğimiz kurumları bu konferansa başvurmaya ve katılmaya teşvik ettik. Ne mutlu ki bu yıl Zero Project Konferansı’nda ambassador unvanı bizlere verildi. Engelsiz bir dünya misyonu için çalışan bu değerli kurumdan böyle bir unvan almak gurur verici.  Bu, bizlere sürdürmekte olduğumuz işler için büyük bir motivasyon sağlayacaktır. 47 yıldır süregelen yolculuğumuzun uzun yıllar aynı itibarla devam etmesi, kazanımlarımızı toplumsal gelişme için harcayarak bu yolculuğu en iyi şekilde sürdürmek en büyük amacımız. Bu doğrultuda çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Türkistan “Dünya Mirası Kentleri” listesinde

Haberler

on

Kazakistan’ın Türkistan şehri, Dünya Mirası Kentleri Örgütüne resmen üye oldu.

Türkistan, 2 Nisan’da düzenlenecek 10. Uluslararası Avrasya Dünya Mirası Kentleri Konferansı’na ev sahipliği yapacak.

Türkistan Valiliği’nin yaptığı açıklamada, Kazakistan’ın güneyindeki ve Türk dünyasının manevi başkenti olarak tanınan Türkistan kentinin Dünya Mirası Kentleri Örgütüne resmen üye olduğu açıklandı.

Hoca Ahmet Yesevi Türbesi ilgi odağı olacak

Şehrin söz konusu örgüte üye olmasıyla statüsünün yükseleceği vurgulanan açıklamada, “Gök rengi kubbesiyle tüm dünyayı fetheden Türkistan’daki Hoca Ahmet Yesevi Türbesi, artık daha fazla turistin ilgi odağı olacak” denildi.

Dünya Mirası Kentleri Örgütü, UNESCO tarafından koruma altına alınmış mirasların idaresine ilişkin metotların geliştirilmesi ve uygulanmasına destek olunması amacıyla 1993’te Fas’ın Fes kentinde kurulmuştu.

OKUMAYA DEVAM ET

GÜNCEL

20. Vehbi Koç Ödülü’nün Sahibi Prof. Dr. Hüseyin Vural Oldu

Haberler

on

KOÇ HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER M. KOÇ:

“SALGINLA BİRLİKTE EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ DAHA DA DERİNLEŞMİŞ GÖRÜNÜYOR. BİZİM EN BÜYÜK SORUMLULUĞUMUZ, ÇOCUKLARIMIZI HIZLA DEĞİŞEN DÜNYAYA, BUGÜNDEN ÇOK FARKLI BİR GELECEĞE HAZIRLAMAKTIR. BU MEMLEKETİN MÜREFFEH VE AYDINLIK YARINLARI İÇİN EĞİTİMİ EN ÖNEMLİ, EN ÖNCELİKLİ MESELEMİZ OLARAK GÖRMELİYİZ.”

Vehbi KOÇ VAKFI tarafından, insanların yaşam kalitesinin artırılmasına katkıda bulunan kişi ve kurumları teşvik etmek amacıyla her yıl; kültür, eğitim ve sağlık alanlarından birine verilen Vehbi Koç Ödülü, bu yıl eğitim alanındaki öncü nitelikteki çalışmalarından dolayı İlköğretim Okullarına Yardım (İLKYAR) Vakfı ve vakfın kurucusu Prof. Dr. Hüseyin Vural’a verildi. Pandemi şartları nedeniyle dijital platformda gerçekleştirilen ve Arter’in ev sahipliği yaptığı törende konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, “Özgür düşüncenin temeli olan eleştirel okuma, analitik düşünme ve sentezleme becerilerini henüz okul yıllarında kazanan, donanımlı, bilim, kültür ve sanat alanlarında bilgi ve ilgi sahibi bireyler yetiştirmek, hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu memleketin müreffeh ve aydınlık yarınları için eğitimi en önemli, en öncelikli meselemiz olarak görmeliyiz. Başka türlü, Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesillerini nasıl yetiştirebiliriz? Ne mutlu ki bu bilinci haiz, elini taşın altına koyan, koşullar ne olursa olsun herkesten evvel koşan, topluma liderlik eden vatansever insanlarımız var. Bu akşamki ödülümüzün sahibi de, işte böyle değerli bir kişi ve hikâyesi de kendisi kadar özel” dedi.

 Prof. Dr. Hüseyin Vural ise İLKYAR ile yurdun dört bir yanında dokundukları çocukların ve gençlerin öykülerine yer verdiği konuşmasında “Çocuklara dokunduğunuz zaman çocuklar kendi kapasitelerini ortaya çıkarabiliyor. Her şeyin başı öz güven. Köy çocukları, eğitimde bu ülkenin en şanssız olan çocukları. Taşımalı eğitimle başka merkeze güzel okullara gidiyorlar, ancak okulun kaynaklarından pek faydalanamıyorlar. Hâlbuki bu ülkenin Edison’u büyük şehirlerden çıkacak diye bir şart yok. O köylerde belki de Edison’lar gizli. Bu köy çocuklarından bazılarını Bilim Elçimiz olarak belirledik. Kendilerine çeşitli kaynaklar ilettik. Onlarla tablet üzerinden konuşuyor, deneyler yapıyoruz. Hayattaki en büyük yaşam motivasyonum, o çocukların güzel yerlere geldiklerini, ülkesine, milletine, insanlığa katkı sağladıklarını görmektir. Yaz Bilim Okulumuz 19 yıldır sürüyor. Kendi konusunda en iyi bilim insanları çocuklar ile buluşuyor. Yaz Bilim Okulu senede sadece 8-9 gün. Bunu yıl boyunca yapalım arzusundayız. Onun için de bir rüyamız var, köylerden ve şehirlerden çocukların geleceği, en güzel şekilde altyapısını kuracağımız ve sürekli güncelleyeceğimiz laboratuvarlar ile tüm çocuklara, anne ve babalara hitap edecek Bilim Sanat Köyü’nü kurmak istiyoruz” dedi.
 Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak 52 yıl önce kurulan Vehbi Koç Vakfı’nın her yıl sırasıyla kültür, eğitim ve sağlık alanlarında verdiği Vehbi Koç Ödülü’nün bu yıl “eğitim” alanındaki sahibi, pandemi şartları nedeniyle dijital platformda gerçekleştirilen ve Arter’in ev sahipliği yaptığı törende açıklandı. Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu; Prof. Dr. Mehmet Ali Alpar’ın başkanlığını yaptığı, Prof. Dr. Petek Aşkar, Prof. Dr. İpek Gürkaynak, Prof. Dr. Hasan Şimşek ve Işık Tüzün’den oluşan Seçici Kurul’un önerdiği 3 aday arasından, “eğitim” alanındaki öncü nitelikteki çalışmaları ile 20. Vehbi Koç Ödülü’ne “İlköğretim Okullarına Yardım (İLKYAR) Vakfı” ile vakfın kurucusu Prof. Dr. Hüseyin Vural’ı lâyık gördü.

Tören, bir Vehbi Koç Vakfı Kuruluşu olan ve sanatın tüm disiplinlerini kapsayan programıyla herkes için erişilebilir, canlı ve sürdürülebilir bir kültür ve yaşam platformu sunan Arter’de düzenlendi. 2019 yılında Dolapdere’deki yeni binasına taşınan Arter’de iki adet performans salonu bulunuyor. Törenin gerçekleştirildiği Sevgi Gönül Oditoryumu, film programları, konuşma ve söyleşilerin yanı sıra performans sanatından örneklere, dans ve devinim çalışmalarına ve küçük akustik dinletilere de ev sahipliği yapıyor.

Törenin sunuculuğunu ise İLKYAR gönüllüsü olarak 3 yıldır görev yapan ve bu süreci “hayatımı değiştiren, köyümün sınırlarını aşmamı sağlayan yolculuğum” olarak anlatan Karadeniz Teknik Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Fatma Yıldırım yaptı.

Prof. Dr. Hüseyin Vural, İLKYAR Vakfı’nın ilk tohumlarını 1977 yılında Amerika’da doktora eğitimi sırasında attı. Vakıf, Vural’ın Türkiye’ye dönmesinin ardından çocukların hayal güçlerini desteklemek, özgüvenlerini geliştirmek ve her türlü yeteneklerinin ortaya çıkmasına olanak tanımak amacıyla Prof. Dr. Vural Altın, Prof. Dr. Sıddık Yarman ve Prof. Dr. Mahir Arıkol ile birlikte 1998 yılında kuruldu. Çocukları ilgi alanları doğrultusunda motive etmek, yatılı okullara kitap, eğitim, spor, oyun materyali sağlamak, köy okullarındaki çocuklara okuma zevki aşılamak ve kitap yardımı ulaşmamış okul bırakmamak hedefiyle uzun yıllardır karınca kararınca adımlar atan İLKYAR Vakfı’nda, çalışmalar gönüllülük esasıyla yürütülüyor. Gönüllüler ulaştıkları köy okullarında edebiyattan resme, matematikten fiziğe kadar birçok alanda eğlenceli etkinlikler düzenliyor, ihtiyaç sahibi öğrencilere burs veriyor, hediyeler dağıtıyor, etkinliklerde başarılı olan çocukları Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi’ndeki yaz okullarında ağırlıyor.

Vehbi Koç Vakfı ve Koç Holding’in Youtube kanallarında yayınlanan törende konuşan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, “Pandemi nedeniyle online olarak düzenlediğimiz bu ödül töreni, Vehbi Koç’u, vefatının 25’inci yılında bir defa daha anmak, hayatını adadığı değerleri hatırlatmak için bize kıymetli bir imkân sunuyor. Vehbi Koç’un ‘Ülkem varsa ben de varım’ sözü, tüm paydaşlarımızla kader birliği yaptığının ve zamanının çok ötesindeki vizyonunun göstergesidir. Bu sorumluluk duygusuyla eğitim, sağlık ve kültür alanlarında ülkemize çok değerli kurumlar kazandırmıştır. Onun ideallerini yaşatmak bizim için büyük bir gurur kaynağı ve onurlu bir vazifedir” dedi.

Ömer M. Koç: “Salgınla birlikte eğitimde fırsat eşitsizliği daha da derinleşmiş görünüyor.”

“Bu akşam sadece çok değerli bir kuruluşumuzu ve insanımızı ödüllendirmekle kalmayıp azimle çalıştığımız takdirde neleri başarabileceğimize bir defa daha şahit oluyoruz” diyerek sözlerini sürdüren Ömer M. Koç şöyle devam etti: “Hiç şüphe yok ki, içinden geçtiğimiz Covid-19 salgınının pek çok konuda menfi etkileri oldu. Ancak eğitim alanındaki sonuçları özellikle dikkat çekici ve üzücü. Milli Eğitim Bakanlığımızın web sitesinde yayımladığı ‘Sayılarla Uzaktan Eğitim’ istatistiklerine baktığımızda, yaklaşık 2,5 milyon öğrencinin Eğitim Bilişim Ağı’na erişemediğini görüyoruz. Devletimizin sahadaki durumu yakından izliyor olması, eminim alınan önlemlere de ışık tutuyordur. Her hâlükârda öğrencilerimizin yüzde 15, yüzde 16’sının sistemin dışında kalması vahim bir tabloya işaret ediyor. Korkarım, bu durum bilhassa sosyoekonomik bakımdan geri kalmış yörelerimizdeki evlatlarımızı daha da olumsuz etkiliyor. Özetle, salgınla birlikte süregelen sorun daha da büyümüş, eğitimde fırsat eşitsizliği daha da derinleşmiş görünüyor. Bizim en büyük sorumluluğumuz çocuklarımızı hızla değişen dünyaya, bugünden çok farklı bir geleceğe hazırlamaktır. Onları 21. yüzyılın yetkinlikleriyle donatmalı, gerekli meziyetleri kazandırmalıyız ki; yarının dünyasında kendilerine yer bulmanın ötesinde, söz sahibi de olabilsinler. Özgür düşüncenin temeli olan eleştirel okuma, analitik düşünme ve sentezleme becerilerini henüz okul yıllarında kazanan, donanımlı, bilim, kültür ve sanat alanlarında bilgi ve ilgi sahibi bireyler yetiştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu memleketin müreffeh ve aydınlık yarınları için eğitimi en önemli, en öncelikli meselemiz olarak görmeliyiz. Başka türlü, Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ nesillerini nasıl yetiştirebiliriz? Ne mutlu ki bu bilinci haiz, elini taşın altına koyan, koşullar ne olursa olsun herkesten evvel koşan, topluma liderlik eden vatansever insanlarımız var. Bu akşamki ödülümüzün sahibi de işte böyle değerli bir kişi ve hikâyesi de kendisi kadar özel” dedi.

Prof. Dr. Hüseyin Vural: “Bu ülkenin Edison’u büyük şehirlerden çıkacak diye bir şart yok. Bu bilinçle Türkiye’nin 81 ilindeki 81 köyüne kitap, bilgisayar ve internet bağlantısı sağladık. Böylece öğrencilerin EBA’ya erişimi mümkün oldu…

Ödülünü Ömer M. Koç’un elinden alan Prof. Dr. Hüseyin Vural, İLKYAR’ın yurdun dört bir yanında dokunduğu çocukların ve gençlerin öykülerine değindiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bu çocukların hepsini güzel etkinliklerle bir araya getirebilmek ülkemizin geleceği için çok yararlı olacaktır, diye düşünüyorum. Çocuklara dokunarak önemli olduklarını hissettirirseniz, onlar da kapasitelerini ortaya çıkarmak için büyük bir heyecanla çalışıp, her yere ulaşabiliyor. Şu anda teknoloji ilerlerken bir sürü caydırıcılar ortaya çıkıyor. 2 terabaytlık bellekler satılıyor. 4 terabaytlık olanlar da yakında satılmaya başlar. 4 terabaytlık bir bellekte 500 bin kitabı saklayabilirsiniz, yani insanlığın bütün birikimini cebinize koyabilirsiniz. Bu birikimi özümseyerek çok güzel şeyler yapabiliriz. Ama yanlış amaçlara doğru yönlenirsek, teknoloji fayda değil, uyuşturan bir rol oynamaya başlar. Sosyal medyadan o kadar ilginç bilgi ve görüntüler akıyor ki; o mükemmellikler karşısında hayran oluyoruz, ama yavaş yavaş çocuklar da, bizler de uyuşmaya başlıyoruz. ‘Biz yapamayız, onlar yapmış hepsini’ diye bir psikoloji içerisine giriyoruz. Ancak bilgiyle beslenmiş özgüvenle insanlığa yenilikler sunabiliriz.”

Başlattıkları Bilim Elçisi projesini anlatan Prof. Dr. Hüseyin Vural şöyle devam etti: “81 ildeki 81 köy çocuğunu kütüphaneci olarak belirledik. Hep birlikte bilgisayarın başına toplanıp EBA derslerini izleyebiliyorlar. Köy çocukları eğitimde bu ülkenin en şanssız olan çocukları. Çünkü taşımalı eğitimle başka il, ilçe, taşıma merkezindeki güzel okullara gidiyorlar. Orada dersler saat iki, iki buçuk civarı bitince hemen servise binip geri dönüyorlar. Okullarındaki kaynaklardan yeterince yararlanamıyorlar. Köylerinde hayat neyi gerektiriyorsa onu yapıyorlar, ya hayvanların altını temizliyorlar, ya da analarına yardım ediyorlar. Eğitimden uzaklaşıyorlar. Hâlbuki bu ülkenin Edison’u büyük şehirlerden çıkacak diye bir şart yok. O köylerde belki de pek çok Edison gizli. Okuma heyecanının sürmesi gerekir. Milli Eğitim Bakanlığımızın çok güzel bir sloganı var, ‘Eğitimde ihmal edilecek tek birey bile olamaz.’ ‘Bilim Elçilerimiz’ kütüphaneci gibi çalışıp, çocuklara kitapları dağıtıyorlar. Onlarla internet üzerinden konuşuyoruz, deneyler yapıyoruz. Bilim Elçilerimiz ile büyük bir yolculuğa başladık. Çok güzel çocuklar ve çok iyi yerlere geleceklerine inanıyorum. Onların insani değerlerini, sevgilerini, saygılarını, gülümsemelerini koruyup, milletimize hizmet edecekleri günleri görmek için yaşıyorum.”

Prof. Dr. Hüseyin Vural, TÜBİTAK’ın desteklediği Yaz Bilim Okulu’nun 19 yıldır sürdüğünü de anlatırken, “Bilim Okulumuz ODTÜ kampüsünde gerçekleşiyor. ODTÜ’nün bilim insanları çocuklar ile buluşuyor. Çocuklar kendi deney setlerini geliştiriyor ve birçok etkinlik gerçekleştiriyorlar. Böylesine dolu dolu geçen bir Yaz Bilim Okulu’nda söz veriyorlar, ‘Biz de sizin gibi olacağız, ülkemize, milletimize faydalı bireyler olacağız’ diyorlar. Yaz Bilim Okulu her sene 8-9 gün kadar sürüyor. Bunu yıl boyunca yapalım arzusundayız. Onun için de bir rüyamız var, köylerden ve şehirlerden çocukların geleceği, en güzel şekilde altyapısını kuracağımız, sürekli güncelleyeceğimiz laboratuvarlar ile tüm çocuklara, anne ve babalara hitap edecek Bilim Sanat Köyü’nü kurmak istiyoruz” dedi.

Prof. Dr. Hüseyin Vural, “İyi ki Vehbi Koç bu vakfı kurmuş. İyi ki sizler böyle güzel şeylere devam ediyorsunuz. Vehbi Koç’u rahmetle anıyor, hepinize çok teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Prof. Dr. Hüseyin Vural Hakkında:1951 yılında Sarayköy-Denizli’de dünyaya gelmiştir. 1973 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden mezun olan Vural, 1976 yılında Boğaziçi Üniversitesi’nde yüksek lisansını, 1982’de ise Rutgers University’de doktora eğitimini tamamlamıştır. Prof. Dr. Hüseyin Vural, 1987 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde Makina Mühendisliği bölümünde öğretim üyesi olmuş, ODTÜ Sürekli Eğitim Merkezi’nin başkanlığını da yürütmüş ve 2018 yılında ODTÜ’den emekli olmuştur. Prof. Dr. Hüseyin Vural, İLKYAR Vakfı’nın başkanlığını kuruluşundan beri sürdürmektedir.
İLKYAR Vakfı Hakkında:İlköğretim Okullarına Yardım (İLKYAR) Vakfı, 1998’de Prof. Dr. Vural Altın, Prof. Dr. Sıddık Yarman, Prof. Dr. Mahir Arıkol ve Prof. Dr. Hüseyin Vural tarafından kurulmuştur. İLKYAR’ın temeli, destek verilmemiş köy okulu bırakmamak amacıyla EFES olarak adlandırılan Educational Funds for Elementary Schools’a dayanmaktadır. EFES, 1978 yılında Amerika’da doktorasını yapmakta olan Hüseyin Vural tarafından hayata geçirilmiştir. İLKYAR, özellikle köy çocuklarına okuma heyecanı ve eğitimlerini daha ileri düzeyde sürdürme motivasyonu kazandırmak ve eğitimlerine katkıda bulunmak için insanların eşit olduğu ilkesinden yola çıkarak faaliyetlerini sürdürmektedir.

Vehbi Koç Vakfı Hakkında:
Türkiye’nin sanayi duayeni merhum Vehbi Koç tarafından 17 Ocak 1969’da kurulan Vehbi Koç Vakfı, kuruluşunun 52. yılında Türkiye’ye kazandırdığı onlarca eserin ve on binlerce öğrenciye verdiği desteğin haklı gururunu yaşıyor. Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak kurulduğu günden itibaren çağdaş ve gelişen bir Türkiye’ye katkı sağlamak amacıyla; eğitimsağlık ve kültür alanlarında toplumun yaşam kalitesini yükseltecek öncü ve örnek hizmetler sunmaktır. Bugüne kadar Türkiye’ye eğitim, sağlık ve kültür alanlarında birçok kurum kazandırmış ve yüzlerce projeye destek vermiş olan Vehbi Koç Vakfı’nın 52 yılda burs vererek destek olduğu öğrenci sayısı 50 bini aştı. Vehbi Koç Vakfı’na ilişkin tüm gelişmeleri www.vkv.org.tr adresinden takip edebilirsiniz.

Vehbi Koç Ödülü Hakkında:
Vehbi Koç Ödülü, 2002 yılından bu yana eğitim, sağlık ve kültür alanlarında verilmekte; topluma değer katan, örnek olan hizmetleri tanıtmayı ve ödüllendirmeyi amaçlamaktadır.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

GÜNCEL8 saat önce

Zero Project Ambassador/ Elçisi Unvanı Bu Yıl Sabancı Vakfı Adına Nevgül Bilsel Safkan’a Verildi

Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan: “Engelsiz Bir Dünya Misyonu İçin Çalışan Bu Değerli Kurumdan Böyle Bir Unvan Almak...

DÜNYA3 gün önce

Türkistan “Dünya Mirası Kentleri” listesinde

Kazakistan’ın Türkistan şehri, Dünya Mirası Kentleri Örgütüne resmen üye oldu. Türkistan, 2 Nisan’da düzenlenecek 10. Uluslararası Avrasya Dünya Mirası Kentleri...

GÜNCEL3 gün önce

20. Vehbi Koç Ödülü’nün Sahibi Prof. Dr. Hüseyin Vural Oldu

KOÇ HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER M. KOÇ: “SALGINLA BİRLİKTE EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ DAHA DA DERİNLEŞMİŞ GÖRÜNÜYOR. BİZİM EN BÜYÜK...

GÜNCEL4 gün önce

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı “Dijital Tır”ının yeni durağı Tekirdağ oldu

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının Türkiye’nin milli, tarihi, kültürel, bilimsel ve teknolojik zenginliklerinin dijital sunumlarla anlattığı “Dijital Tır”ı Tekirdağ’da ziyaretçilerini ağırlamaya başladı....

GÜNCEL4 gün önce

KKTC EKONOMİK ÖRGÜTLER PLATFORMU ATO’DA

ATO VE KKTC HEYETİ ARASINDAKİ GÖRÜŞMEDE, EKONOMİK İLİŞKİLER VE YATIRIMLARIN GELİŞTİRİLMESİ KONULARI ELE ALINDI. 24 ŞUBAT 2021-Ankara Ticaret Odası (ATO)...

İŞ DÜNYASI5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, son 18 yılda eğitim-öğretim altyapısını dünyada en hızlı geliştiren ülkelerin başında geliyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Valiliği Eğitim Tesisleri Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye, son 18 yılda eğitim-öğretim altyapısını dünyada en hızlı...

İŞ DÜNYASI5 gün önce

DEV YATIRIMLAR | BİLİŞİM VE İLETİŞİM SEKTÖRLERİNDE YERLİ VE MİLLİ ATILIM TÜM HIZIYLA SÜRÜYOR

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, BTK’da Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi Toplantısı’na katıldı Karaismailoğlu, “Bilişim ve iletişim sektörü tarihi bir dönüşüm...

İŞ DÜNYASI5 gün önce

DEV YATIRIMLAR | İZMİR GÜRSEL AKSEL STADI RESMEN AÇILDI

İzmir’in Süper Lig’deki temsilcisi Göztepe’nin iç saha maçlarını oynadığı Gürsel Aksel Stadı’nın resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti....

GÜNCEL6 gün önce

Emine Erdoğan, İzmir’de depremzede vatandaşları ziyaret etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, İzmir’de 30 Ekim 2020’de meydana gelen depremde evleri yıkılan ve geçici barınma merkezinde...

GÜNCEL6 gün önce

Özdebir: Avrupa’nın Tedarikinde Önemli Bir Üs Haline Geleceğiz

Vergi Müfettişleri Derneği tarafından düzenlenen “Ticarette Değişim” temalı Zirve 2021 toplantısı video konferans yöntemiyle gerçekleştirildi. Toplantının TRT ekonomi program sunucu...

OTOMOTİV

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

tr_TRTurkish