Bizimle iletişime geçin

DÜNYA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerle buluştu

Haberler

on

Cumhurbaşkanı Erdoğan, YKS’ye girecek öğrencilerle video konferans aracılığıyla yaptığı görüşmede, “Sınavın sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geçmesi için gerekli tüm tedbirler alınmıştır. Gençlerimizden yarın ve öbür gün sadece önlerindeki sorulara ve hedeflerine odaklanmalarını istiyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek öğrencilerle video konferans aracılığıyla buluştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek sınava girecek tüm öğrencilere başarılar diledi.

“KORONAVİRÜS SALGINI NEDENİYLE SINAV TAKVİMLERİNDE DEĞİŞİKLİĞE GİDİLDİ”

Video konferansa Muğla’dan bağlanan Kardelen Büyükavcu’nun sınavın önce ileri bir tarihe ertelenip, ardından ilk belirlenen tarihinden bir hafta sonra yapılmasının nedenini sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu tür sınavların tarihlerinin aylar öncesinden ilan edildiğini ancak koronavirüs salgını nedeniyle sınav takvimlerinde değişikliğe gidildiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ÖSYM ve YÖK salgının tüm hızıyla devam ettiği dönemde tedbir amacıyla yeni bir sınav tarihi belirledi. Dünyanın ve ülkemizin önündeki belirsizlikler sebebiyle her alanda olduğu gibi sınav tarihlerinde de bu tarz tedbirli davranışlar kaçınılmaz bir durumdu. Yeni tarih, belirsizliğe karşı bir tedbir olarak tespit edilmiştir” dedi.

“TÜRKİYE, DÜNYADA SALGINLA MÜCADELEYİ EN BAŞARILI YÜRÜTEN ÜLKELER ARASINDA YER ALDI”

Türkiye’nin dünyada salgınla mücadeleyi en başarılı yürüten ülkeler arasında yer aldığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgının kontrol altına alınmasıyla birlikte 11 Mayıs tarihinden itibaren normalleşme takviminin açıkladığını hatırlattı.

Bu çerçevede sınav tarihleri konusunda da hassas bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Eğitim Bakanlığı ve YÖK’te yapılan hazırlıkların yanında, pedagoglar, öğrenciler ve velilerle birlikte yoğun istişareler gerçekleştirdiklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm bu çalışmalar sonunda sınavın asıl tarihine en yakın zamanda yapılmasının öğrencilerimiz için daha doğru, daha hayırlı olacağı görüşü ortaya çıktı. Bunun üzerine sınav tarihi ilk açıklanan tarihe en yakın zaman olan 27 ve 28 Haziran olarak belirlendi. Böylece yıllardır zaten ilk tarihe göre hazırlık yapan öğrencilerimizin gereksiz yere yaklaşık bir ay daha sınav stresi yaşamalarının önüne geçildi” diye konuştu.

Sınavdan sorumlu olunacak konuların azaltılmasından sınav süresinin uzatılmasına kadar gençlere pek çok ilave avantaj sağladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınavdaki baraj puanlarını düşürerek daha çok gencin cazip bölümlere girebilmesini temin ettiklerini söyledi.

“Bazılarının bu tarihin turizm sektörünü canlandırmak amacıyla belirlendiğini iddia etmesi tamamıyla spekülasyondur” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Gençlerimizin geleceğinin böylesine basit bir tercihe kurban edileceğinin düşünülmesi dahi sağlıksız bir zihniyetin ifadesidir. Her birini kendi evlatlarımla eş gördüğüm tüm öğrencilerimize, gençlerimize sınavda başarılar diliyor, her birinin gözlerinden öpüyorum. Sınavın sağlıklı ve huzurlu bir şekilde geçmesi için gerekli tüm tedbirler alınmıştır. Gençlerimizden yarın ve öbür gün sadece önlerindeki sorulara ve hedeflerine odaklanmalarını istiyorum.”

“KREDİ VEYA BURS ALAN ÖĞRENCİ SAYISI BU YIL 1 MİLYON 600 BİNİ BULDU”

Video konferansa Van’dan katılan Fatmanur Bildirici’nin yurtlar ve burslar konusunda atılacak yeni adımları sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, görevde bulunduğu süre içerisinde burslar noktasında Türkiye’nin çok farklı bir noktaya geldiğini kaydetti.

Lisans öğrencilerine 550 lira, lisans üstü öğrencilere bin 100 lira, doktora öğrencilerine ise bin 650 lira kredi veya burs imkânı verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, başvuran her öğrencinin kredi veya burs alabildiğini, kredi veya burs alan öğrenci sayısının bu yıl 1 milyon 600 bini bulduğunu açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilerin büyük sıkıntı çektiği öğrenci harçlarının da kaldırıldığına dikkati çekerek, “Öğrenci harçlarını da kaldırdık. Artık harç diye bir durum söz konusu değil. Öğrencilerimiz artık harç ödemiyor. Barınma konusuna gelince bu konuda da önemli projeler hayata geçirdik. Yılsonuna kadar 17 bin 450 yeni yurt yatağını daha hizmete alacağız. 2021 yılı sonuna kadar 72 bin yeni yurt yatağını daha hizmete sunmayı planlıyoruz. Bu yurtların bir kısmı kamu yatırımı olarak inşa edilecek, bir kısmı da kiralama yoluyla hizmete açılacak” bilgisini paylaştı.

“BÜYÜYEN, GELİŞEN, KALKINAN TÜRKİYE’NİN YETİŞMİŞ İNSAN İHTİYACI HER YIL KATLANARAK ARTACAKTIR”

Amaçlarının; her genci eğitim öğretimini rahatça sürdürebilmesini sağlayacak barınma, beslenme ve gelir imkânlarına kavuşturmak olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Büyüyen, gelişen, kalkınan Türkiye’nin yetişmiş insan ihtiyacı her yıl katlanarak artacaktır. Eğitimi diğer kademeleriyle birlikte yükseköğretimde de altyapıyı sürekli güçlendirerek bu potansiyeli desteklemekte kararlıyız. Sizlerden tek isteğim, bütün enerjinizi ve vaktinizi kendinizi daha iyi yetiştirmeye vermenizdir. Onun dışındaki tüm sorunları çözmek, zaten bizim görevimizdir. Bu da milletin bize verdiği görevdir” dedi.

Rize’de yaşayan Umut Çorbacı da Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan üniversite mezunu işsizlere bir mesajı olup olmadığını sordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, işsizliğin genç ya da ileriki yaşta olsun herkes için ciddi bir sıkıntı olduğunu söyledi.

Şehirleşmenin artmasıyla tarım kesiminde gizlenen gerçek işsizliğin kendini göstermeye başladığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda yapılan çalışmalarla ilk ve orta öğretim ile yükseköğrenimde altyapıyı güçlendirerek nüfusun genel eğitim seviyesini yükselttiklerini anlattı.

Üniversite eğitimi alan kişi sayısı arttıkça gençlerin hayata atılma yaşının da yükseldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, lisansın ardından yüksek lisansına devam eden bir kişinin 30 yaşına ulaştığını, mesleki eğitimin 28 Şubat döneminde imam hatip okullarının önünü kesmek için getirilen engeller sebebiyle cazibesini yitirmesinin de hayata atılma yaşının yükselmesinde etkili olduğunu ifade etti.

“TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDE ÇOK BÜYÜK BİR POTANSİYEL VAR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir tarafta sanayide çok ciddi bir tekniker, teknisyen, usta, tarım kesiminde çalışacak insan açığımız var, diğer tarafta ciddi bir genç işsizlik var. Bu çarpık tabloyu değiştirmemiz gerekiyor. Tabii hepsinden önemlisi gençlerimize, eğitimlerine, birikimlerine, kabiliyetlerine, hedeflerine uygun iş alanları oluşturmaktır. Bu da ülkenin genel ekonomik ve sosyal gelişmişliğiyle ilgilidir” diye konuştu.

Türkiye’nin son yedi yılda yaşadığı onca badireye rağmen hedeflerine sıkı sıkıya bağlı olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Ekonomide hem dış saldırılara karşı aldığımız tedbirlerin hem de büyümeyi ve kalkınmayı hızlandırmak için attığımız adımların meyvelerini yavaş yavaş alıyoruz. Salgın dönemi tarım başta olmak üzere temel üretim alanlarında öncelikle kendi kendine yeterli olmanın, onun ötesinde dünyanın taleplerine cevap verebilmenin ne derece önemli olduğunu gösterdi. Bu bakımdan Türkiye’nin önünde çok büyük bir potansiyel var. Önümüzdeki bu fırsatı değerlendirerek kendilerini geliştiren, birikimi ve yeteneğiyle öne çıkan her gencimize gönül huzuruyla çalışabileceği iş alanı sağlama konusunda kararlıyız. Ancak her üniversite mezununun kamuda istihdam edileceği gibi bir yanlışa da düşülmemesi gerekiyor. Kamunun görevi iş yapmak, üretmek, kazanmak isteyen herkese ön açmak, destek vermek, yol göstermektir. Asıl istihdam özel sektörde, üretimde, sanayide, yüksek teknolojide, ticarette, tarımda olacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerden kendilerine ve kabiliyetlerine güvenerek geleceklerini özel sektörde aramalarını isteyerek, “Kaldı ki dünyanın hiçbir yerinde her üniversite mezununa hemen iş hazırlığı diye bir şey de söz konusu değildir. Örneğin, dünyanın değişik ülkelerinde ara eleman diye bir konu söz konusudur. Özellikle ara elemanlar daha çok da tabii ki bu teknik liseler buralar ara elemanları yetiştirir ve bu ara elemanlarda kamuda görev almaktan çok, özel sektörde görev alabilme, oralarda bu imkânı yakalayabilme şansına sahiptir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı illerde ara eleman bulmakta çok ciddi sıkıntılar yaşandığını bildirerek, “Yani bu konuda bizler yeter ki kararlı olalım, biz kendi mesleğimizle bir ara eleman olarak iş bulmada adımı attığımız zaman iş var. Kamuda da yine aynı şekilde lisansüstü, yüksek lisans bu alanlarda açılan imtihanlarla bizler bütün evlatlarımıza inşallah iş bulma noktasında imkânları hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı.

“SALGINLA MÜCADELEDE MESLEK LİSELERİNİN BÜYÜK DESTEĞİ OLDU”

Görüşmeye Kayseri’den katılan Ahmet Can Erdoğan da meslek lisesi öğrencisi olduğunu belirterek koronavirüsle mücadele kapsamında meslek liselerinin dezenfektan, kolonya, siperlik gibi malzemeler ürettiğini hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan meslek liselilere sahip çıkmasını istedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da salgınla mücadelede meslek liselerinin maske, dezenfektan, tulum üretimi konusunda büyük desteği olduğuna işaret ederek meslek liselerine teşekkür etti.

Meslek liselerinin mobilya sektöründe de âdete tahrik gücü olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ülkenin tüm çocukları, gençleri, hangi okullarda okurlarsa okusunlar benim şahsen evladım. İnsan evlatlarını birbirinden ayırt edebilir mi? Benim için de imam hatipli neyse, meslek liseli de, Anadolu liseli de, diğer okullarda okuyan çocuklarımız da hep birdir” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “İmam hatip meselesini çok fazla dile getirmemin sebebi 28 Şubat döneminde âdeta bu okulları kökünden kazımak için girişilen haksız, hukuksuz, adaletsiz saldırılara dikkat çekmektir. Sayıları 60 bine kadar düşen imam hatip okulu öğrencileri bugün 1 milyon 270 binlere kadar çıkmışsa burada gerçekten kasıtlı bir ön kesme gayreti var demektir. Aynı şekilde meslek liselerinin öğrenci sayısını 800 binlere kadar geriletmişlerdi. Biz bunu da 1 milyon 400 binin üzerine çıkardık. Fen lisesinde bu sayıyı 12 binden 123 bine, Anadolu liselerinde 218 binden, 1 milyon 585 bine yükselttik. Tüm okullarda hem sayıyı hem kaliteyi yükselterek evlatlarımızın tamamına yapılan haksızlıkları giderdik. Kat sayı gibi suni engelleri kaldırarak tüm gençlerimizin yarışa eşit şartlarda girmelerini sağladık. Üniversite kontenjanlarını sınava girenlerin 10’da birine yetecek seviyeden neredeyse sınava giren herkesin talebini karşılayacak düzeye çıkardık. Bunların hepsi burada bir baba şefkatiyle evlatlarına eşit mesafede bulunmanın bir gereğidir, bundan sonra da bu yine böyle olacaktır.”

“SOSYAL MEDYANIN ASLA İHMAL EDİLEMEYECEK DERECEDE ÖNEMLİ BİR MECRA OLDUĞUNU BİLİYORUZ”

Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi Ozan Ferhat Aktaş’ın, “Siz aslında sosyal medyayı aktif kullanan bir siyasetçisiniz, ama bazı açıklamalarınızdan ve tepkilerinizden sosyal medyayı sevmediğiniz veya mesafeli olduğunuz sonucu çıkıyor, gerçekten bu böyle mi? Bunun sebebi sosyal medyada sizi eleştiren kesimlerin olması mı?” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: “Özellikle gerçeklere gözümü kapatacak veya sırtımızı dönecek kadar hayattan kopuk değiliz. Her şeyden önce ben bir siyasetçiyim, bir siyasetçi olarak da gerçeklere gözümü kapamam veyahut da sesleri duymamam söz konusu değil hem göreceğim hem de bu sesleri duyacağım. Günümüz dünyasında dijital platformların ve sosyal medyanın asla ihmal edilemeyecek derecede önemli bir mecra olduğunu biliyoruz. Sosyal medyadan nefret etsek böylesine yaygın ve etkin şekilde kullanmazdık. Ülkemizde 16,2 milyonu bulan takipçiyle Twitter’da en çok izlenen kişi olduğumu burada hatırlatmak isterim. Buradaki asıl mesele, sosyal medyanın ve internet platformlarının her türlü yalanın, iftiranın, sapkınlığın serbestçe dolaşabildiği bir mecra hâline getirilmesidir. Yanlış içeriği kaldırmadığı gibi düzeltilmesine de izin vermeyen internet mecralarının mahkeme kararlarını dahi hiçe saymasını görmezden mi geleceğiz? Sizlerden birinin telefonuna sızılsa, kendinizin veya kardeşinizin mahrem görüntüleri çalınıp Twitter’da, Facebook’ta veya benzeri yerlerde yayınlansa ne olacak biliyor musunuz? Çaresiz kalacaksınız. Çünkü bu mecralar bazı ülkelerde yaptıklarının aksine Türkiye’de mali ve hukuki muhataplıklarını sağlayacak temsilcilik açmaktan ısrarla kaçınıyorlar. Hâlbuki her vatandaşımızın ve kurumumuzun tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi sosyal medya ve dijital platformlarda da maddi ve manevi itibarlarını koruma hakkı olmalıdır. Gençlerimiz başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın sosyal medyayı etkin ve aynı zamanda ahlaki zeminde kullanabilmelerini sağlamak Devlet Başkanı olarak görevimdir. Bu konuda güçlü bir hukuki altyapı oluşturmanın hazırlıkları içindeyiz. Milletimizi sadece içeriğiyle zengin değil, aynı zamanda güvenilir bir internet mecrasına inşallah yapacağımız yasal düzenlemelerle kavuşturacağız.”

“GENÇLERİMİZİN HAYALLERİNİ HAYATA GEÇİRMEYE GAYRET GÖSTERİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekirdağ Güzel Sanatlar Lisesi’nden bu yıl mezun olan Sude Beyazova’nın, “2023 seçimlerinde ben ve benim gibi ilk defa oy kullanacak gençlerin desteğini almayı nasıl planlıyorsunuz?” sorusu üzerine siyasette gençlere güvendiğini belirterek, seçilme yaşını 30’dan önce 25’e, ardından da 18’e indirenin AK Parti olduğunu hatırlattı.

“Eğitimden sağlığa, haberleşmeden spora kadar her alanda yaptığımız hizmetlerin, ortaya koyduğumuz eserlerin amacı sizin için en mükemmel altyapıyı oluşturmaktır” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasette hep gençlerle yol yürümeye özen gösterdiğini, şu anda da yakın çalışma ekibinin çok büyük bir bölümünün genç denilebilecek kişilerden oluştuğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, her fırsatta gençlerle yüz yüze görüştüğüne işaret ederek, “Yeni yönetim yapımızı oluştururken Gençlik ve Spor Bakanlığını kurmuş olmamız gençlerimize verdiğimiz özel önemin ispatıdır. Gençlerimizin enerjilerinin ve dünyalarının büyüklüğünün gayet iyi farkındayım. Gençlerimizin dünyalarına girmeye, onları anlamaya, hayallerini hayata geçirmeye gayret gösteriyoruz. İnşallah sizlerle birlikte bunu başaracak ve geleceğimizi birlikte inşa edeceğiz. Biz ülkemizi 2023 hedeflerine ulaştırmaya çalışırken, sizlere de 2053 ve 2071 vizyonlarını emanet ediyoruz” dedi.

“SALGININ BELİRLİ BİR SEVİYENİN ALTINA DÜŞMESİYLE ALDIĞIMIZ TEDBİRLERİN BİR KISMINI GEVŞETTİK”

Görüşmeye Antalya’dan katılan Alara Şişmanoğlu ise koronavirüs salgını sürecinde normalleşme adımları sonrasında sosyal hayatta ve ekonomide eski seviyeye ne zaman gelineceğini sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soru üzerine, Türkiye’nin koronavirüs salgınına karşı dünyaya örnek teşkil eden bir mücadele yürüttüğünü yineleyerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Dünyada salgın sürecini en şeffaf yöneten ülkelerden biri olarak ne milletimizden ne de uluslararası kamuoyundan hiçbir şeyi gizlemedik. Gelişmiş ülkelerin dahi çaresiz kaldığı veya vatandaşlarını çaresiz bıraktığı tüm sınamalardan Türkiye olarak alnımızın akıyla çıktık. Salgının belirli bir seviyenin altına düşmesiyle birlikte aldığımız sıkı tedbirlerin bir kısmını gevşettik. Günlük vaka ve ölüm sayısının henüz istediğimiz seviyelere düşmemiş olması, dikkati ve tedbiri elden bırakmamız gerektiğine işaret ediyor. Bu konuda en büyük görev gençlerimize düşüyor. Esasen gençlerimiz yaşları ve sağlık durumları itibariyle salgından en az etkilenen kesimdir. Bununla birlikte gençlerimizin, aile büyüklerinin ve genel olarak toplumun yararı için özellikle, temizlik, mesafe, maske, yani T-M-M, TMM dediğimiz ilkelere sıkı sıkıya uyması gerekiyor.”

“HEP BİRLİKTE KURALLARA UYMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın pek çok ülkesinde yaşlıların bakım evleri veya kendi evlerinde âdeta ölüme terk edilirken, Türkiye’de yaşlıların üzerine titrediklerini anlatarak, gençlere ve 65 yaş üstü vatandaşlara uygulanan sokağa çıkma sınırlamasını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başımızın tacı, gönlümüzün sultanı olan büyüklerimiz, kronik hastalarımız ve genel olarak toplum sağlığımız için hep birlikte kurallara uymaya devam edeceğiz ve buradan da asla taviz vermeyeceğiz. Çünkü vereceğimiz taviz şunu bilmemiz gerekir ki; bu büyüklerimizi Allah göstermesin kaybetme gibi bir durumla bizi karşı karşıya getirebilir” diye konuştu.

Mesire yerlerinde, piknik alanlarında salgınla mücadelede açıklanan tedbirlere dikkat edilmemesinden duyduğu endişeyi dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tüm milletime sesleniyorum; gelin, maske, mesafe ve temizlik kuralını her yerde uygulayalım” dedi.

Hafta sonu sınava girecek tüm öğrencilere başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aman heyecanlanmayın, aman sakin olun ve sakinlikle, sükûnetle ben inanıyorum ki sizler büyük bir başarıyla bu sınavlardan çıkacaksınız. Rabbim zihninizi ve bahtınızı açık etsin. Sizlerle bir sonraki buluşmamızı üniversite öğrencisi sıfatıyla yapacağımıza inanıyorum. Ailelerinize ve arkadaşlarınıza da sevgilerimi, selamlarımı iletin” sözlerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, YKS’ye girecek öğrencilerle görüşmesi, Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesi öğrencisi Ozan Ferhat Aktaş’ın seslendirdiği “Fincanın Etrafı Yeşil” türküsünü söylemesiyle sona erdi.

DÜNYA

Abai ve Türk dünyası

Haberler

on

25 Kasım ‘ da Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesi tarafından Ahmet YESEVİ ve Selçuk Üniversitesi adına düzenlenen ′′ Abai ve Türk Dünyası ′′ isimli uluslararası yuvarlak masa düzenlendi.

Kazakistan, Türkiye ve diğer ülkelerin bilim insanlarının katılımıyla gerçekleştirilen uluslararası çevrimiçi etkinliğin betaşar sözünü konuşan Kazakistan bilim insanları Abzal Saparbekuly, bir asırdan daha fazla bir süre önce millete canlanma çağrısı yapan Abai tarihine odaklandı. yenilen ve yeni hayata uyum sağla ′′ diyerek ayrıldığını kaydetti. Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Devlet Başkanı ‘ nın sözlerini hatırlatan Kazakistan Büyükelçisi, Türk dünyası bilim insanları arasındaki bağlantının gelişmesine katılan herkese teşekkür ve şükranlarını iletti.

Toplantının açılış töreninde konuşan Ahmet YESEVİ Özel Divan Kurulu Başkanı. Muhittin Şimşek, Meclis ‘in modern Kazak edebiyatının temelinde yer alan Abai’ nin edebiyat sektörüne birçok yenilik getirmesi çalışmalarını anlattı. Ayrıca Türk dünyasının ortak mirasını korumanın ve desteklemenin önemi durduruldu. Shishek, Abai ‘ nin tüm Türk dünyasında eşsiz bir ortak insan olduğunu söyledi.Selçuk üniversitesi rektörü profili. Metin Aksoy, sırasıyla üniversite çalışmaları hakkında bilgi vererek, Abai ‘ nin Belediye Başkanının yazdığı yazılar hakkındaki talimat ve yorumlarının tüm Türk halkı için önemli olduğunu söyledi.Türk dünyasının manevi başkenti, konuşmasına Türkistan ‘dan Anadolu’ ya başlayan Ahmet Yasawi Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesi Rektörü. Bolatbek Abdrasilov, Abay ‘ ın sadece milletin değil, aynı zamanda bütün bir insanın mirası haline geldiğini söyledi.Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesi temsilcisi Ahmet YESEVİ açılış töreninin moderatörü Ahmet YESEVİ ‘ nin adını aldı. Jengiz Tomar ‘ dı.Açılış töreninin ardından Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Suat Beilur başkanlığında panel oturumu gerçekleştirildi.

Oturumda Kazakistan, Türkiye ve Azerbaycan ‘ dan akademisyen-bilim insanları, özellikle profiller. Tursyn Zhurtbai, profil. Fyrat Purtash, profil. Baurzhan Erdembekov, profil. Firuza Agaeva, doktor. Ecrem Kampanya, Prof. Danagul Manat, doktor. Jamile Kynajy, Prof. Svetlana Smagulova, Dr. Yılmaz Badjakly, doktor. Sargilana Egorova, Dr. Ahmet Shimshek ve doktor. Kydyr Toreali, Abay ve Türk dünyası üzerine tartışma yaptı.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

GİRESUN’DA MARSİLYA ESİNTİLERİ

Haberler

on

Giresun’da fındık ticareti yapan gemilerin yaklaşık 200 yıl önce Fransa’nın Marsilya şehrinden getirdiği malzemeler, Anadolu sivil mimarisinde eşine az rastlanır bir mahalle kültürünün doğmasına neden oldu. Giresun Kalesi’nin eteklerinde kurulan Zeytinlik Mahallesi’nde altın oran kuralına göre inşa edilen Marsilya tarzı evler; bahçesi, fırını, ocağı ve kuyusu ile bugünlere kadar geldi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyetlerini yürüten Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın (DOKA) desteğiyle restore edilen evlerle ilgili videolu bir paylaşım yapan Bakan Varank, “200 yıl önce Marsilya’dan gelen malzemelerle Giresun’da inşa edilen Zeytinlik Mahallesi, bölgesel kalkınma desteklerimizin güzel bir yansıması oldu. DOKA desteğiyle yeniden ayağa kalkan bu kadim mahalle, şimdi UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girmeye hazırlanıyor.” dedi.

GÜMÜŞHANE’DEN GELDİLER

19’uncu yüzyılda Gümüşhane’den Giresun’a gelen zengin madenciler, bugün Zeytinlik olarak bilinen bölgeye yerleşti. Armatörlük ve fındık ticareti yaparak işlerini büyüten Zeytinlik halkı, kazançları ile bugün görenleri hayran bırakan evler inşa etti. Ticaret yaptıkları Marsilya’dan getirttikleri malzemeler ile yaptırılan evler, zamanla Giresun’un simgelerinden biri haline geldi.

BİR SEMT TASARIMI

Bir sıra ev, bir sıra bahçe şeklinde planlanan evler ile bir semt tasarlanırken geniş bahçeleri, fırını, ocağı, kuyusu, çamaşırlığı ve müştemilatı ile Zeytinlik, bölgenin sosyal yaşamında da önemli bir yer edindi. Aradan geçen 200 yılda el değiştiren evlerin bazıları yok olmaya yüz tutarken bir kısmı da yapılan değişikliklerle aslından uzaklaştı.

BÖLGESEL KALKINMA ÖRNEĞİ

Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı, Giresin İl Özel İdaresi ile birlikte mahalleyi yeniden ayağa kaldırmak için bölgesel kalkınmaya örnek bir proje hazırladı. 4 buçuk milyon TL bütçeli Tarihi Zeytinlik Mevkii Sokak Sağlıklaştırma ve Kentsel Tasarım Projesi ile Zeytinlik’teki 40 tescilli bina aslına uygun olarak restore edildi.  Bir bölümü butik otel, kafe, restoran, müze gibi yapılara dönüştürülen binalar ile bölgenin turizm destinasyonu haline gelmesi amaçlandı. Türkiye’nin tek tescilli trafo binasının da restore edildiği çalışmaya Giresun Belediyesi de destek verdi.

GOGORA MAHALLESİ

Kentsel sit alanı olan Zeytinlik, yaklaşık iki asır önce Avrupa’dan ithal edilen malzemelerle inşa edildi. Zamanında Rumlar ile Türklerin yıllarca birlikte yaşadığı, türkülere konu olan Zeytinlik evleri, 1991 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından tescillendi. 16’ncı yüzyıldan bu yana yerleşim yeri olan ve o dönemlerde “Gogora Mahallesi” olarak anılan semtteki evler, kendine özgü bahçesi, kapıları, pencereleri, iç dizaynı gibi mimari özellikleriyle de ön plana çıkıyor.

IŞIK MANZARA VE HAVA

Osmanlı tapu kayıtları incelenerek kimler tarafından ne zaman yapıldığı, şu an kimlerin oturduğu tespit edilen evlerin hiçbiri diğerinin ışığını, manzarasını ve hava sirkülasyonunu etkilemeyecek şekilde konumlandırılmış. En eskisi 1840 yılına tarihlendirilen, hepsinin kimliği çıkartılan evlerin mimarisinde altın oran kuralına uyulması dikkat çekiyor.

ALTIN ORAN NEDİR?

Mimaride büyük parçanın küçük parçaya oranının 1,618 olması altın oran ile ifade ediliyor. Yatay ve düşey ölçülerin uyumunu anlatan bu oran, Antik Yunan’dan günümüze kadar mimaride kullanılıyor. Resim, fotoğrafçılık ve sinema gibi görsel sanatlarda da eserin mükemmelliğini anlatan altın oran, evrensel güzelliğin sayısal karşılığı olarak tanımlıyor.

ZİYARETÇİ AKINI

DOKA Genel Sekreteri Onur Adıyaman, Zeytinlik Mahallesi’ni yaşayan bir turizm destinasyonu haline getirmeyi amaçladıklarını belirterek “Bu proje kapsamında iki etap halinde 40 binanın restorasyonu gerçekleştirildi. Bu çalışmamızı otellerle kafelerle, restoranlarla destekleyerek istihdama katkı sağlamayı da hedefledik. Projenin tamamlanmasıyla birlikte mahallemize çok yoğun bir ziyaretçi akını var.” dedi.

AVRUPA KENTİ

Zeytinlik Mahallesi Proje Koordinatörü Doç. Dr. Gazanfer İltar, Avrupa ülkelerine gemilerle fındık götüren tüccarların dönüşte inşaat malzemeleri getirdiğini ifade ederek “İşte buradaki mahallede yapılan evlerin hemen hemen tamamının malzemeleri Marsilya’dan gelmektedir. Kiremitler Marsilya’dan, ferforjeler Marsilya’dan, kapı tasarımlarının pek çoğu Marsilya’dandır. Dolayısıyla bu mahallede bir Avrupa kenti görürsünüz.” diye konuştu.

O DÖNEMİN AKILLI EVLERİ

Evlerin içinin sanat galerisini andırdığını kaydeden Doç. İltar, “Mobilyalar, koltuklar, piyanolar, konsollar, hepsi Marsilya’dan getirilmiştir. Burada görmüş olduğunuz evler aslında o dönemin akıllı evleridir. Her ev kendi ekosistemini yaratmıştır. Evin geniş bahçesin içerisinde, sarnıçları, kuyuları, ocakları, fırınları vardır. Çatılardan akan sular evlerin girişlerinin altına sarnıçlarda biriktirilir, günlük işlerde kullanılır.” dedi.

LOZAN VE MÜBADELE

Doç. İltar, 1923 yılında imzalanan Lozan Anlaşması’nın ardından hayata geçirilen mübadele döneminde mahalleden göç eden Rumların yerine Selanik mübadillerinin yerleştirildiğini bildirerek “Bir de Tirebolu yangınında evleri yanan vatandaşlar buraya yerleştirilmiş. Boş kalan evler bir müddet sonra harap hale gelmişti.” diye konuştu.

DOKA’YA TEŞEKKÜR

Doğma büyüme Zeytinlikli olan 76 yaşındaki Ali Tığlıoğlu, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansının sayesinde mahallesinin çok güzel olduğunu anlatarak “Turist sayısında çok artış oldu. Bütün komşularım da her şey için teşekkür ediyor.” dedi. 42 yıl önce mahalleye gelin gelen Nurhan Çakır da “Kapımı açıp kapamaktan yoruluyorum. İnsanlar resim çekmek için sormak için tarihçesini öğrenmek için geliyorlar. O da bizim için bir şenlenme yani.” diye konuştu.

BÜYÜLÜ BİR HİS

85 yaşındaki Belgin Gökdeniz, “Bu mahallede çok mutlu oldum. Düşünün 1953 yılından beri yaşıyorum. 17 yaşındaydım buraya geldiğimde.” derken Gökdeniz gibi mahallede oturan torunu Selim Gökdeniz de “Güzel bir atmosferi var mahallemizin. Sabahleyin saat 6’da kalktığınızda kuş cıvıltıları, o güneşin yeni doğuşu çok büyülü bir his uyandırıyor. Buradan başka bir yere evim diyeceğimi zannetmiyorum.” değerlendirmesini yaptı.

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

Kadına Şiddete Hayır ,Sizce de artık zamanı değil mi?

Haberler

on

Bugün 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Etmenin günü .

Bugün Kadınlarımızın Haklarının korunması gerekliliğinin günü .

Kadına Şiddet etmek,zayıflığın acizliğin göstergesi değil miÖzellikle de Erkekler tarafından kadına yapılan şiddet,erkeğin ne kadar aciz ve güçsüz olduğunun göstergesi değilmi? Kadınlara karşı yaoılan şiddete toplum olarak duyarsız kalamayız . Kadınlar bir toplumun en değerli en şerefli varlıklarıdır.Bizi biz yapan bizim güçlü olmamızı sağlayan kadınlarımız eşlerimiz Analarımız değil mi?

Kadınlara karşı şiddet kapsamında başta eğitimin en başından gerekli bilgi ve beceriler öğretilmelidir. İnsanlarımız bilinçli,ailelerimiz bilinçli olmalıdır. Bir Kadına yapılan en büyük hakaret, en büyük haysiyetsizlik ona el kaldırarak, kadınlarımızı hayattan koparmaktır.

Kadınlarımız asla ve asla ölmesin,acı çektirilmesin , onlar iş yaşamında üretimde yerini alsın .En güzel olanı da bu değilmidir. Türkiyemiz de ,Bir Akademisyen ,bir Opera Sanatçısı, bir Genel Müdür ,bir Eğitimci ,bir Güler SABANCI lar,bir Leyla ALATON lar veya bir İdil Biret ler, bir Rüya BAYEGAN lar olmasın.

Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk kadınlarımıza hassasiyetle ehemmiyet vererek şu ifadeleri kullanmıştır.

“Ey Kahraman Tür Kadını ; sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın”

Bundan dolayı kadınlarımıza hak ettikleri değeri vermeliyiz. Kadına yönelik her türlü zulme, eziyete, işkenceye dur demeliyiz.

Sizce de artık zamanı değil mi?

Levent KANDEMİR

OKUMAYA DEVAM ET

DÜNYA

İŞ DÜNYASI2 gün önce

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 6. Toplantısı için Türkiye’ye gelen Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al...

İŞ DÜNYASI2 gün önce

2020 MUSTAFA V. KOÇ SPOR ÖDÜLÜ’NÜN SAHİBİ OLDU

‘OLİMPİK DEĞERLERE KATKI’NIN ÖDÜLÜ DÜNYA ARTİSTİK CİMNASTİK ŞAMPİYONUAZMİ, ÇALIŞKANLIĞI VE DİSİPLİNİ İLE DÜNYA ÇAPINDA SPORTİF BAŞARILARA İMZA ATANKİŞİLİĞİ İLE MÜKEMMELİYET...

DÜNYA3 gün önce

Abai ve Türk dünyası

25 Kasım ‘ da Uluslararası Kazak-Türk Üniversitesi tarafından Ahmet YESEVİ ve Selçuk Üniversitesi adına düzenlenen ′′ Abai ve Türk Dünyası...

DÜNYA3 gün önce

GİRESUN’DA MARSİLYA ESİNTİLERİ

Giresun’da fındık ticareti yapan gemilerin yaklaşık 200 yıl önce Fransa’nın Marsilya şehrinden getirdiği malzemeler, Anadolu sivil mimarisinde eşine az rastlanır...

İŞ DÜNYASI3 gün önce

ASO Başkanı Nurettin ÖZDEBİR; Yapısal Reformlarla Yeniden Düşük Faizli Ortama Ulaşabiliriz

Ankara Sanayi Odası Kasım ayı olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Celal Koloğlu başkanlığında video konferans yöntemiyle yapıldı. ASO Başkanı Nurettin...

DÜNYA4 gün önce

Kadına Şiddete Hayır ,Sizce de artık zamanı değil mi?

Bugün 25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Etmenin günü . Bugün Kadınlarımızın Haklarının korunması gerekliliğinin günü . Kadına Şiddet etmek,zayıflığın acizliğin...

İŞ DÜNYASI4 gün önce

Türkiye Yenilenebilir Enerjide Avrupa Ülkelerini Geride Bıraktı

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücünün giderek arttığını belirterek, “Bu yıl devreye aldığımız yenilenebilir...

DÜNYA5 gün önce

Türk Yatırımcılar Kazakistanda Tesis Kuruyor

Türk yatırımcılar Kazakistan’da 17 milyon $ mercimek işleme tesisi kurmayı planlıyor Türk “Armada Foods” şirketi Kuzey Kazakistan Bölgesinde mercimek işleme...

GÜNCEL5 gün önce

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 24 Kasım Öğretmenler Günü Mesajı

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, “24 Kasım Öğretmenler Günü” münasebetiyle yayımladıkları mesajları aşağıda sunulmaktadır: “24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle, saygıdeğer...

DÜNYA5 gün önce

24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun

“24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla istikbalimizin mimarları olacak çocuklarımızı bilgi ve şefkat ile yoğurarak yarınlara hazırlayan tüm öğretmenlerimizin günlerini en...

OTOMOTİV

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

tr_TRTurkish